Archive for Ekim 20th, 2006

Örümcek Adam

FST Ekim 20th, 2006

Gelelim Örümcek Adama. Burası balyoza göre biraz daha karışık, bir defa ortalıkta henüz görünmeyen, ne idüğü belirsiz bir kitap var. Namaz hocası adlı bir kitapta Namaz kılma ve dini bir takım gerici faaliyetler Örümcek Adam üzerinden anlatılıyormuş. Önce “herhalde Örümcek Adam resmini ve karakterini Marvel Comics’in haberi olmadan kullandıkları için Yalçın Bayer telif sebebiyle harekete geçti” diye düşünürken işin arkasında sinsi bir irtica tezgahı olduğunu fark ettim.

Yalçın Bayer’i tanırsınız, kendisi sıkça okur mektuplarına yer verir, bunların da pek aslı astarı var mı diye bakmaz. Özellikle irticaya geçit vermeme üzerine bir yazı ise aslı astarının aranmaması gerektiği gerçeğine binaen bu konu üzerinde fazla durmak istemiyorum. Daha önce kendisine gelen okur mektupları ile ilgili 4-5 yazı yazmıştım. Hatırlanırsa bikiniliye saldıran yobaz meselesi de yine Bayer’e gelen bir mektupla ortaya çıkmıştı. Herneyse, Örümcek Adamlı mektup şu imiş:

Örümcek Adam hidayete mi erdi

GEÇTİĞİMİZ günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı, çocuklar için bir namaz kitabı çıkardı; fakat bu kitap hiç de rastladığımız türden değil.

Continue Reading »

Balyoz-II: Kutsal Emanetler Gerçek mi?

FST Ekim 20th, 2006

hirkaiserif.jpgDün balyoz meselesinden girip Marvel Comics süper kahramanı Thor üzerine bir senaryo üretmişken, yurt sathında Hürriyet yazarı Yalçın Bayer’e gelen bir şikayet mektubuna binaen Örümcek Adam’ın dindarlığı üzerine tartışma başladığını gördüm. Bu konuyu bir sonraki yazıda ele alacağım ancak daha önce balyoz davasında işlerin sarpa sardığını, Milletvekilinin para ödeyerek aldığını iddia ettiği balyozun orijinal olmadığı, sıradan bir balyoz olduğu gibi haberlere dikkatinizi çekmek isterim. Bakın olayda nasıl gelişmeler varmış:

İnşaatta çalışan Diyarbakırlı işçiler, balyozu Berdibek’e vermediklerini, Güven Hastane Güvenlik Müdürünün, medyanın balyoza olan ilgisinden rahatsız olarak balyozu aldığını söyledi. Diyarbakırlı işçi Zeki Alpyılmaz, “Balyozu satmadık. Bize hastaneden gazeteciler gelip gitmesin, balyozu bize verin dediler. Biz de dün teslim ettik. 3 aydır kullanıyordum, zaten eskimişti” dedi. […] Hastane yetkilileri, “Vekil geldi, balyozu çok istedi. Biz de inşaattan başka bir balyoz verdik” dediler.

Eski milletvekili ve Hastane Başhekimi de olan hastane sahibi Dr. Ahmet Küçükel ise olaya çok şaşırdığını belirtti. Milletvekilinin kendilerinden balyoz rica ettiğini ve çalışanların da eldeki balyozlardan birini verdiğini anlatan Küçükel, “Hastaneden balyoz satılması kesinlikle mümkün değil. Zaten Berdibek’le hiç karşı karşıya gelmedik. Bu balyoz o balyoz değil. Rasgele bir balyoz vermişler” dedi.

Bu arada bir başka yetkili balyozun parayla satılmadığını ileri sürüyor ama dünkü haberde milletvekilinin “verdiğim parayı söyleyemem” dediğini hatırlıyorum. Yani ya hastane para aldı ve bunu söylemiyor, ya da milletvekili doğru konuşmuyor. Burası detay, esas nokta yine dünkü haberde “sapının çatlaklığı” vurgulanan balyozun muhtemelen başbakanı “ölümden kurtaran” kutsal balyoz olmayıp sıradan bir inşaat balyozu olma riski. Tabii “canım ne önemi var, sanki Topkapı Sarayındaki kutsal emanetlerin gerçek olduğunu kim biliyor, varsın bu balyoz gerçek kabul edilsin, mühim olan manevi değeri” de denebilir. Orasını artık balyoza önem atfedenler düşünsün.Balyoza önem atfeden demişken, Anadolu Ajansı gündeme balyoz gibi inen konuda teknik ve ticari bilgileri de aktarmış. Şöyle deniyor:

Çelik döküm olarak üretilen balyozlar, 3, 4, 5, 6, 8 ve 10 kiloluk olarak gruplanıyor. Kilosu 3.5 YTL’den satılan balyozların fiyatı ağırlığına göre 10.5-35 YTL arasında değişiyor. Nalburluk yapan Cemal Üngür, “Ağırlığı üç kilodan az olanlar çekiç sınıfına girer. Sağlam olması için çelik döküm olarak üretilen balyozların üzerinde ağırlığının ne kadar olduğu yazılıdır. Türkiye’de balyoz üreten birçok firma var ama en iyi balyoz Denizli’de yapılıyor. Piyasada en çok Denizli balyozu tutuluyor” dedi.

Bakalım balyoz işinden daha neler öğreneceğiz.

Kapat
E-posta ile paylaş