Türk Dünyası

FST 22 Ekim 2006

Uzun araya gimezden önce bir konuyu daha gündeme getireyim. Akşam haberlerde Kazakistan’da Türk işçilerle Kazak işçilerin çok şiddetli bir kavga yaptıkları, yüzlerce yaralı (hatta bir miktar ölü) olduğundan söz ediliyordu. Olay muhtemelen ekonomik veya gerçekten anlamsız, boş bir sebepten kaynaklanıyor olabilir ama benim aklıma eskiden beri takılan bir konu var. Türk dünyasında Hazar’ın karşı tarafına geçildiğinde, özellikle Kazakistan, Türkmenistan vs. Türk devletlerinde Türkiye ve Türklere karşı ciddi bir antipati olduğuna dair izlenimlerim var. Azerbaycan ise muhtemelen dil ve kültürün çok benzemesi sebebiyle daha yakın, müspet görünüyor. Bilmem bu konuda bilgisi olanlar ne der.

29 Yorum

  1. nihavend - 22 Eki 2006 - 4:48 am

    BİZ FAKÜLTEDEYKEN RAHMETLİ ÖZALIN HAYATA GEÇİRDİĞİ PROJE İLE TÜRK DÜNYASINDAN GENÇLERLE BERABER OKUMA FIRSATI ELDE ETTİK.
    GERÇEKTEN AZERİLER KAZAKLARA GÖRE DAHA SICAKTILAR. HATTA BÖLÜMDEKİ DİNDAR HAVADAN ETKİLENEREK BAZI VECİBELERİ YERİNE GETİRMEYE BAŞLAYANLARI BİLE OLMUŞTU.
    FAKAT KAZAKLAR ATEİSTTİLER. ONLARLA DİYALOĞUMUZ HEMEN HEMEN HİÇ OLMADI. ZATEN BİR SÜRE SONRA SİYASİ BİR SÜRTÜŞME SONUCU KAZAKİSTAN ÖĞRENCİLERİNİ GERİ ÇEKTİ.

  2. birdost - 22 Eki 2006 - 8:52 pm

    Kazaklar evet.

    Ama Ozbek ve Turkmenler bizim Turklerden bile daha iyidirler.

  3. Ozge - 26 Eki 2006 - 2:50 pm

    Bir tek Kazaklar kismina katiliyorum! Daha soguk bi millet! Azeriler ise bence karakter olarak da cok cana yakin ve sicak bi millet ama ben Sn. Nihavend’in dile getirdigi gibi ateist olmakla bunun arasinda dogrudan bi baglanti oldugunu hic sanmiyorum! Benim tezim bi milletin bizden hoslanmamasi konusunda sudur: Bir baska milletin egemenligi altinda ki burda Osmanli İmparatorlugu olmakta yasayan milletler bu esaret! durumu karsisinda cesitli savunma mekanizmalari gelistirmekte olup, bunlardan biri de o egemen milletten nefret etmek olmakta! Tabi bu isin sadece bi kismi! sonucta binbir cesit insan bin bir cesit nefret sekli var!

  4. nihavend - 26 Eki 2006 - 3:31 pm

    sevgili özge,
    kalbinde bir “yaratıcı” sevgisi olmayan, kendinden başkasını ciddi manada sevemez. sevse bile yüzde doksan menfaati içindir, ya da hoşlanma şeklinde fiziki- şehevi bir sevgidir…
    mısır, bosna vs de bir zamanlar bizim egemenliğimiz altında idi. fakat onlar TÜRKLERE KARŞI BARİZ SEVGİ BESLEMEKTEDİRLER,OSMANLININ TORUNLARI ” demektedirler…bu da sanırım tezinizi çürütmeye yeter.

  5. Ozge - 26 Eki 2006 - 4:26 pm

    tezler anti tezlerin ortaya çıkması ve bu vesileyle senteze ulaşılması içindir. Bu nedenle tezimi çürütmüş olmanız bi senteze varabilme ihtimalinden dolayı olumlu bi şeydir kanımca! Ve inandığım bi şey var sa o da bi tane doğru olmadığıdır!

  6. Can - 26 Eki 2006 - 4:48 pm

    Amerikalıların peşine takılıp,komşularınıza iyi geçinmesseniz ve buna bağlı olarakta adıgeçen ülkelernle kültürel bağlarınızı keserseniz karşı karşıya kalacağınız sonuç budur.

    Bu ülkede uzun yıllar başbakanlık yapan Sn Demirel ,Sovyetleren çöküşündan sonra ortaya çıkan ve Türki Cumhuriyetler diye adlandırdığımız ülkelen için bunlar hakkında hiçbirşey bilmediğimkizi gördük diye çok acı bir itirafta bulunmuştu.
    Almanlar ise rejimin niteliğine bakmaksızın süreklı olarak Volga Almanları ile ilgilenmişlerdir.

    Saygılar

  7. nihavend - 26 Eki 2006 - 5:05 pm

    tamam, sentezinizi merakla bekliyorum…
    saçaklı mantığı reel hayata uygularsanız matematik yeni baştan yazılmalıdır. matematik yeni baştan yazılırsa mühendisler ne yaparlar hayal bile edemiyorum …
    peki neden su normal şartlar altında 100 derecede kaynar? eğer başka derecede de kaynadığını ispatlayabilirseniz, bir şey hem A dır hem A değildir mantığını tezinize de uygulayabilirsiniz.
    “bi şey var sa o da bi tane doğru olmadığıdır!”
    yargısı çoook genel…isterseniz özele indirgeyin.

    bak size ben bir kaç tane doğru yazayım.:))

    222:1=222

    Z kümesinde 4 ün kare kökü 2 dir.

    yes ingilizce de evet demektir.

    benim gözlerim miyop…
    :D aha size dört tane doğru, evet bence de doğru bir tane değildir.

    ama R kümesinde 222:1= işleminin doğru sonucu tektir.
    vs….
    meramımı anladınız mı?

  8. Ozge - 26 Eki 2006 - 5:23 pm

    Sanirim sizin caniniz tartisma istemekte!! burda pozitif bilimden degil yani sizin anlayacaginiz sekliyle matematikten degil, sosyal bilimlerden bahsediyoruz!! benim bildigim bir sey daha varki leb demeden leblebiyi anlamayip olayi gereksiz bi sekilde kasiyanlardan hoslanmam! Bu durumda belli beyinsel gelismeye ulasmis yaratiklar olarak benim ‘ tek dogru yoktur’ sozumden yola cikip bana matematik denklemi kurmaniz sizin algilama yeteneginizden suphelenmeme yol acar sadece! Siz herseyi biliyorum, tum dogrular benden once bulunmus zaten diyenlerdenseniz anlasmamiz mumkun degil ki zaten bakiniz yukaridaki yorumunuza anlasamadigimiz bir fact!! seklinde ortada!

  9. nihavend - 26 Eki 2006 - 7:23 pm

    ah haklısınız, ben aslında şunu kaçırmışım… bahsettiğiniz gibi ortada bir tez -antitez yok ki zaten sentez oluşsun ikisinden… sadece sizin teziniz ve benim tezim var…baştan niye farketmedim bunu…tüh…hay Allah…sentez olamayacak desenize…ayriyeten neden dikkat edememişim anti -tez ile tez nasıl sentez olur diye. biri eksi öteki artı, biraraya gelince yani sentezlenince sıfır, yani hiç olur…Türkün aklı sonradan gelir diye boşuna dememişler… bu arada sosyal bilimlerin aristo mantığını kullanmadığından habersizdim:) cümleten üstünde anlaştığımız tek bilim tarzı pozitif ve normatif bilimlerdir zaten…ayrıca matematik normatif bilimdir…sosyoloji pozitif ve deneysel bilimdir.
    cahilliğimi mazur görün efendim…hakkaten leb demeden leblebiyi anlayamıyorum
    baştan bir hışımla geldiniz , artarak gidecek anlaşılan…
    bu durumda şahsıma atfettiğiniz kusurları kabullenip susmam daha mantıklı ve hayırlı olacak…
    ah kazaklar ah…başımıza ne kazaklar ördünüz şimdi durup dururken…
    büyüklerime akıl vermemem gerektiğini hep unutuyorum…gençlik işte, hoşgörün.
    gereksiz yere yara kaşıdığım da bir fact, indeed!

  10. Ozge - 27 Eki 2006 - 9:18 am

    aciklara atlama gibi sazansal bir durum sezdim size atlayacaginiz bir bosluk yarattim der size burda noktayi koyarim!

    PS: kendi kendinize tartismaya devam edin, bi gun mutlaka senteze ulasirsiniz!!??

  11. nihavend - 27 Eki 2006 - 11:21 am

    :))))
    teşekkür ederim

  12. ozgur - 27 Eki 2006 - 10:54 pm

    Kazak oda arkadaşı ve sınıf arkadaşın olan (12 sene önce) biri olarak şunları söyleyebilirim .

    Ülkeye 10 bin Türki öğrenci geldi. Onlar model almaları gereken çağdaş bir Türk devleti yerine kendilerini tarikatların ellerinde buldular. Üst düzey bir Kazak bürakratın oğlu ülkesine gittiği zaman annesinin elini sıkmamış. sonuçta ilk başta özbekler öğrencilerini çekti kazaklar zor ikna edildi yeni öğrenci göndermediler.

    Kültürel faaliyetler çok zayıf kaldı

    Nihavend arkadaş Mısırlıların sevgisinden bahsetmiş. Gidin Mısır ve Ürdün’ün resmi sitelerini okuyun . Yunanlılar bile (Rodos’un sitesi) daha güzel şeyler söylemişler. 1960 lı yıllarda başlayan Arap milliyetçiliği Türk düşmanlığına dayanır ve Türk hakimiyetinin Arap coğrafyasını gerilettiğini iddaa eder. Benzer şeyleri Bosnanlılarda dillendiriyorlar ne yazıkki.

    Kazakistandaki PKK militanları devamlı olarak Kazakları Türkiye’ye karşı kışkırtmaktadırlar.

    Türk işçilerinin Kazak ve Rus kızları ile yaşadıdıkları çarpık ilişkilerde tuz ve biber ekmiştir Türk düşmanlığına.

    bu ülkenin ne Irak ne de Türkistan politikası vardır. Oysa yepyeni bir çağ başlıyordu. Biz kaybedenler tarafındayız son tahlilde.

    herkese selamlar.

  13. nihavend - 28 Eki 2006 - 1:00 am

    tariklatlardan ne anladığınızı bilemem ama gerçek manada tarikatı kastetmediğiniz açık. çünki anne ve kayınvalide namahrem değildir. haram olmayan şeyi haram ilan etmek küfürdür. çağdaşlıktan ne kastettiğinizde tanımlanmamış, çağdaşlık nedir ne değildir, çağdışı olmak nedir bunları kim belirler bu konu tek başına bir kitap mevzuu.
    resmi sitelerin halkın duygularını yansıttığı da bir tartışma konusudur.
    türkler orda çarpık ilişki yaşıyorlarsa hak etmişlerdir dayağı, bir de benim için vursalardı.
    tüm sevgilerin kaynağı ve özü yaratıcının koyduğu sevgidir. bu su götürmez bir gerçek.türklere karşı pkknın kışkırtması , türklerin işlediği cürümler, sebep olabilir.
    ben muhtemel sebeplerden sadece birini zikrettim ki sizin zikrettikleriniz bu cümlenin doğruluğunu ,yani “Allahı sevmeyenin yaratanını sevmeyeceği” hakikatını nakzedemez.

  14. can madenci - 28 Eki 2006 - 3:01 am

    nihavend’in yaratici ve sevgi ile ilgili goruslerine katilmiyorum. bir insanin baska birine karsi hakiki bir sevgi duymasi icin, muhakkak bir yaraticiyi sevmesi gerekmez. sevgi insanin icinden geliyorsa, herhangi birinin onun uzerinde tekeli olamaz.

  15. nihavend - 28 Eki 2006 - 6:47 am

    katılmamak kişisel tercihiniz, müdahale edemem ama
    tekel?…fesubhanallah…yaratıyor, sevgisini de koyuyor ve kendi sevgisini tüm sevgilerin kaynağı yapıyor, bunun adı tekel oluyor… kimin malını kime veriyorsunuz?..yaratıcı hakkında kullandığınız bu ifade küfr kokuyor. kamil iman sahibinden bu söz sadır olamaz.
    işte bazılarının deruni bir kompleksle ve cahilce humanist ilanetiği Allah aşığı koca yunustan :
    “gelin tanış olalım,
    işi kolay kılalım,
    sevelim sevilelim,
    dünya kimseye kalmaz…”

    bu dizelerin samimiyetini ve tevazuunu hiçbir inançsızın şiirinde bulamazsınız kusura bakmayın…
    neyse nerden nereye geldik…bu apayrı bir tartışma mevzuu diyeceğim ama , hayır hayır , kamil iman mevzuu..imanın hakikati tartışılacak şey değildir…

  16. metin-thePoor - 28 Eki 2006 - 1:08 pm

    Nihavend Hanım,

    Samimiyet ve tevazu gibi erdemleri dümdüz bir mantıkla dinsel inanç/inançsızlık bağlamına oturtmanızın hiçbir geçerliliği yoktur. Biraz alt perdeden kelam eylemenizde ise fayda vardır.

  17. Muzmin Anonim - 28 Eki 2006 - 3:00 pm

    Metin bey,

    Samimiyet ve tevazu gibi erdemleri dümdüz bir mantıkla dinsel inanç/inançsızlık bağlamına oturtmanızın hiçbir geçerliliği yoktur.

    Dediklerinizin isabetli oldugunu dusunuyorum, ama, realite ile cok da ortusmuyor sanki..

    Realite nedir diye soracak olursaniz –ki, ayip etmis olursunuz; okumadan cevap yazdiginiz anlamina gelir–, o da hic bir yanlis anlasilmaya meydan vermeyecek sekilde onunuze koyulmus:

    kalbinde bir “yaratıcı” sevgisi olmayan, kendinden başkasını ciddi manada sevemez. sevse bile yüzde doksan menfaati içindir, ya da hoşlanma şeklinde fiziki- şehevi bir sevgidir…

    En azindan bunu okudugunuzu umit ediyorum. Ve, artik, neyin ne oldugunu gorebildiginizi de…

    Sizde, ya da bende, ya da bu ilmekteki Can beyde, Ozge hanimda, sunda bunda ‘yaratici’ sevgisi var mi?

    Oyle, heman ‘Var!’ demeniz yeter mi saniyorsunuz?

    O isler o kadar kolay degil, oyle her diyeni de kaale almayiz biz. Dininiz-minimiz filan hava-civadir.

    Once yol ehli olacaksiniz; oyle her yol da degil, ‘bizim yol’..

    Ortada tek dogru vardir, o da bizim uzayip giden kivrimli yolumuzdur…

    Surum surum suruneceksiniz.. tas baski menkibelerden durr-u gevherler sokusturacagiz beyninize.. benliginizi bir baska faninin kerameti kendinden menkul ve cuml’alemden mechul receteleriyle dumura ugratacagiz..

    ..hikmetinden sual olunmaz laflar duyacaksiniz: “Bu Ayet-i kerimelerden ve bu Hadis-i şeriften sizin hiçbirşey anlamayacağınızı çok iyi biliyorum” denecek size..

    ..bunlari buyuranin batini derinlikleri sizi saskina cevirecek.. birincil kaynaklari en bir iyi anlayan insanustu varliklarin lutfettikleri temsillerle, serhlerle, misallerle hem benliginizden hem de birincil kaynaklardan uzaklasacaksiniz..

    iman sahibi olacaksiniz ..siz degil biz olaksiniz..

    Yok. Bunu, yani ‘bizim yol’u secmemisseniz ciddiye alinmayacaksiniz; her vaka bazinda incelemeye tabi olacaksiniz ve her defasinda en cok yuzde onluk sansiniz belki olacak..

    Siz akilli birisiniz. Iyi dusunun. Surunmek bile daha evladir. Yola gelin. Bizim yola.

  18. can madenci - 28 Eki 2006 - 5:08 pm

    metin bey dogru soylemis. birini sevmenin iman sahibi olmak ile bir ilgisi oldugunu sanmiyorum. hele yaratici veya iman gibi konularda, insanin kendi bildigini tek dogru olarak kabul etmesi oldukca tehlikelidir. bu tur hususlarda tek bir gerceklik yoktur. her insan sadece kendi inandigi seyi yasar. insanin hisleri ve dusunceleri uzerinde tek denetim hakki, yine o insanin kendisine aittir. biri, digerine hislerinin yanlis oldugunu soyleyemez. asik oldugum insana, gercekten asik olup olmadigimi benden iyi kim bilebilir?

  19. Muzmin Anonim - 28 Eki 2006 - 6:46 pm

    Can bey,

    asik oldugum insana, gercekten asik olup olmadigimi benden iyi kim bilebilir?

    :)
    Bunu nasil yapabildiginizi merak ediyorum. Ben, hep ve ancak, bitip uyandiktan sonra ‘evet, galiba oyleymisim’ diyebildim :)

  20. kalemzede - 28 Eki 2006 - 9:51 pm

    merhaba; buraya bir yorum eklemiştim ama sanırım içerdiği linkler nedeniyle bir yerlere takıldı. iyi sohbetler…

  21. nihavend - 30 Eki 2006 - 7:33 am

    demek bu kadar basit müzmin bey, ben de sizin, yaladığınız o kadar mürekkepden dolayı ve zekanızın yardımıyla öze yaklaştığınızı veya yaklaşabileceğinizi vehmetmiştim. demek beni “sadece bizim yol ” gibi bir taassuba indirgeyecek kadar az anladınız.
    düz mantık dediğiniz şeyi küçümsemeyin… hakikat sizin yazdığınız yazılar kadar karmaşık ve dolambaçlı değil… insanlar saf bir gönülle onu hemen hisseder ve görürler…
    ama farkediyorum ki sizin gocunacak bir yaranız var… buralarda gizli gizli en zeki, en kıvrak en bilgili, en popüler olma yarışı yapıldığını, bunu becerince de ne kadar haz duyulduğunu anlamıyor muyum sanıyorsunuz.
    yazılanlardan hareketle zihninizi süslemekten ve benliğinizi biraz daha artırmaktan, daha “entellektüel görünmekten maada ne ölüye ne diriye bir faydanız var mı?mesela ben günahlarımı mı azaltıyorum veya filanca daha güzel bir yaşam standardına mı sahip oluyor. veya ıraktakilerden en az biri işkenceden mi kurtuluyor…
    bence siz beyninizdeki o fazla malumatı atın da sadeleşin biraz belki “bizim yolu “değil ama o aslında çok yalın olduğu için milletin burun kıvırdığı şeyi yakalayabilirsiniz….
    buralara artık yazma ve sizinle yarışıp musab olmamaya dikkat etme gayretine son veriyorum. benim basit, sade,müşterisi az blogum bana yeter…ne de olsa ben düz mantık sahibiyim.ben anadolu lisesini ve fakülteyi birinci derecede bitirmiş, dergah gibi okkalı dergilerde onsekiz yaşında yazısı yayınlanmış biri olmama rağmen,demek ki akl bakımından sizden epeyce aşağı imişim ki iğneli dilinizle ifade ettiğiniz gibi bir şehin, şıhın basit sözlerinde yüce kerametler arıyor, anlaşılmayan ayetleri ondan dinliyorum….
    ayrıca :
    Allah’a inanıyorsanız sevgiyi onun yarattığını ve her sevginin onun sevgisiyle kemal bulduğunu da biliyor ve buna inanıyor olmanız lazım.
    hmmm. düz mantıkta, taassup ehli, yüksek perdeden atan biri olarak aranıza yakışmadığım belli. kolay gelsin efendim.
    hem zaten yazdıklarınızın verdiği utançtan , daha buralara gelmeye ve siz yüce entellektüellerle kalem ve akıl yarıştırmaya yüzüm kalmadı.
    selamlar efendim… selamlar…

  22. Muzmin Anonim - 30 Eki 2006 - 9:29 am

    Hanimefendi,

    demek beni “sadece bizim yol” gibi bir taassuba indirgeyecek kadar az anladınız.

    Sizi ‘bir taassuba’ indirgeyen ben degilim. Bana pek firsat biraktiginizi soyleyemem.

    Suret-i haktanmiscasina, ve yegane dogrulari siz temsil edermiscesine bunlari zuccaciye dukkaninda savurursaniz, ben sizi oldugunuzdan daha farkli hic bir yere indirgeyemem.

    düz mantık dediğiniz şeyi küçümsemeyin… hakikat sizin yazdığınız yazılar kadar karmaşık ve dolambaçlı değil… insanlar saf bir gönülle onu hemen hisseder ve görürler…

    Evet.. insanlar, yuzlerine –aslinda bence hakaret olan– ’siz hic bir sey anlamazsiniz’ denildiginde, o saf gonulleri ile bunu icsellestirirler ve bu sayede yucelirler; degil mi? Nereye yuceliyorlar.. yerin dibine mi?

    ama farkediyorum ki sizin gocunacak bir yaranız var… buralarda gizli gizli en zeki, en kıvrak en bilgili, en popüler olma yarışı yapıldığını, bunu becerince de ne kadar haz duyulduğunu anlamıyor muyum sanıyorsunuz.

    Gocunacak yaram olsaydi, bundan ilk bahseden ben olurdum –belki care bulursunuz diye– hic supheniz olmasin. Fakat, madem ilk bahseden siz oldunuz, size yardimci olmam lazim.

    Ote yandan, nereden baslamak gerektigini cikarsamak muskul.. Gizli el vehmetmekten mi baslasak, yaris zehabindan mi.. baska seylerden mi.. cok zaman alacaksiniz ve degecegine de emin degilim.

    yazılanlardan hareketle zihninizi süslemekten ve benliğinizi biraz daha artırmaktan, daha “entellektüel görünmekten maada ne ölüye ne diriye bir faydanız var mı? mesela ben günahlarımı mı azaltıyorum veya filanca daha güzel bir yaşam standardına mı sahip oluyor. veya ıraktakilerden en az biri işkenceden mi kurtuluyor…

    Hay Allah.. ne buyuk misyonlarim olmaliymis da bihaber kalmisim.. Daha onceleri neredeydiniz.. Uzuldum simdi.

    bence siz beyninizdeki o fazla malumatı atın da sadeleşin biraz belki “bizim yolu” değil ama o aslında çok yalın olduğu için milletin burun kıvırdığı şeyi yakalayabilirsiniz….

    Ben, hep dagin oteki yuzunden tirmanmagi tercih ettim –zirveye varmis olmak ya da varmak iddiam da yoktur. Fakat, sunun bunun yolundan, izinden gidip yolda kaybolmaktansa, kendi tercihlerimle gidip –kaderdeyse– kendi hatalarimla kaybolmagi tercih ettim. Elinde yol haritasi olmayan, flu ve serhe serh olmaktan oteye gecmeyen metinlerden baskasini haiz olmayan rehberlere itibar edemiyorum.

    buralara artık yazma ve sizinle yarışıp musab olmamaya dikkat etme gayretine son veriyorum. benim basit, sade,müşterisi az blogum bana yeter…

    Uzersiniz beni simdi.. ben bu derde dayanamam. Tam da bir entellektuel bulmusken –ki, samimiyim (sadece) bunu soylerken–, onun da cika cika rebel without cause cikmasi, ustune ustluk de refahi artiracagina dair iddialar ihsas ederek, ‘akil su kadar cesittir fakat sizin akliniz kesmez anlamazsiniz’ mealindeki akla ziyan seyleri kaale aliyor olmasi fevkalade derin parallaxlara garkeylemistir bendenizi..

    Bu durumda yoklugunuzun yaratacagi teessuru tarif etmege kosulmak dahi istemeyecegimi anlayisla karsilayacaginizi umuyorum.

    ne de olsa ben düz mantık sahibiyim. ben anadolu lisesini ve fakülteyi birinci derecede bitirmiş,

    Anladim.. suyun kac derecede kaynadigi hakkindaki malumatin kaynagi belli oldu galiba.. peki, akil kac derece sonra kaynar ve buharlasir?

    dergah gibi okkalı dergilerde onsekiz yaşında yazısı yayınlanmış biri olmama rağmen, demek ki akl bakımından sizden epeyce aşağı imişim ki iğneli dilinizle ifade ettiğiniz gibi bir şehin, şıhın basit sözlerinde yüce kerametler arıyor, anlaşılmayan ayetleri ondan dinliyorum…

    Benden asagi oldugunuzu soylemedim. Buyuk bir ihtimalle degilsinizdir de. Ama, farkli oldugumuzu soyleyebilirim saniyorum.

    ayrıca :
    Allah’a inanıyorsanız sevgiyi onun yarattığını ve her sevginin onun sevgisiyle kemal bulduğunu da biliyor ve buna inanıyor olmanız lazım.

    Allaha inaniyor olmak ile bu tur aksiyomlar koymak arasinda bir iliski goruyor olmanizdir zaten –bence– su anda konusuyor oldugumuz konunun ozu.

    hmmm. düz mantıkta, taassup ehli, yüksek perdeden atan biri olarak aranıza yakışmadığım belli. kolay gelsin efendim.

    Bu blog benim degil. Ben buradan kimseyi yolcu etmek hukukuna sahip degilim. Velev ki, olsam bile, size bu mealde herhangi bir sey de demis degilim; bilakis, medeni cesaretinizle kalmalisiniz –nacizane benim arzum bu istikamettedir, kaale alip almamak tabii ki sizin bileceginiz bir seydir.

    Fakat, kendi dogrularinizi savunurken bunlara itiraz gelebilecegini, dogrularinizi ilahi ortu ve ambalajlarla sunarsaniz tepki alabileceginizi –cunku sonucta o ‘ilahi’ dogrulari da siz kendi aklinizla buldunuz, kabul ettiniz; yani, sizin seciminize itiraz hakki (ozgurlugu, imtiyazi; ne derseniz deyin) herkesin (her an) vardir.

    Bu hakkin (ozgurlugu, imtiyazi) sadece sizde oldugunu, baskalarinda olmadigini soylerseniz, ima ya da ihsas ederseniz, iste bunu ‘taassup’ olarak nitelemek ozgurlugumuzu kullanabilecegimizi bilmenizi istirham ederim.

    hem zaten yazdıklarınızın verdiği utançtan, daha buralara gelmeye ve siz yüce entellektüellerle kalem ve akıl yarıştırmaya yüzüm kalmadı.

    Bence yanlis seylerden dolayi utaniyorsunuz.

    selamlar efendim… selamlar…

    Bilmukabele.

  23. Ozge - 30 Eki 2006 - 10:50 am

    Muzmin Anonim agziniza saglik diyor, iyi haftalar diliyorum.

  24. can madenci - 31 Eki 2006 - 4:12 am

    sanirim nihavend biz fanileri terk etti.

  25. Muzmin Anonim - 31 Eki 2006 - 6:42 am

    Bunca seyi soyledim, ama, soylemek istedigim baska seyler var.

    Bunlar Nihavend hanimin kendisine degil –ondan dolayli mulhem, fakat ‘biz’e yonelik.

    Akilli cocuklari harcamamagi ogrenmemiz lazim. Akilli couklar, cozmek icin kendilerine problem verilmezse, iki seyden biri olur, ya kendileri problem olurlar ya da kavrulur kendi iclerine yanarlar.. Ikisi de zulumdur. Ve, bu toplum bu zulmu cok fazla isliyor.

    Bir sekilde meritokrasiyi kurmamiz ge-re-ki-yor…

    Zeki insanlarin onune, toslasinlar ve kafa-goz kan revan icinde kalsinlar diye duvarlar dikerek cok mesafe alamayiz.

    Bir taraftan ’sansli sperm klubu’ uyelerinin onundeki her turlu limiti kaldirmak, diger taraftan da liyakati olsa da baskalarinin onune bariyer uzerine bariyer koymak..

    Cagdas ve bilimsel dusunen kafalarin, evrim denen sureci azicik anlayan insanlarin, bizim bu yapageldigimizin ne kadar sakat oldugunu gormeleri, gormemiz lazim.

    Cagdaslik adina toplumu negatif evrime zorluyoruz –hayli zamandir.

    Bu yu-ru-mez… gerizekalilari bastaci eden sistemin taci da kalmaz basi da..

    [zamaninizi aldim. ozur dilerim]

  26. merve - 22 Şub 2007 - 11:00 am

    çok kötü bir site iğraççççççççççççççççççççççççççççççççççççç midem bulandı

  27. izlenimler - 22 Şub 2007 - 11:20 am

    Aman klavyeye dikkat et kusarken. Monitörü silersin de klavye elden gidebilir haberin olsun.

    FST

  28. Anonymous - 24 Şub 2007 - 1:08 pm

    salak

  29. turkdunyasi - 18 Oca 2008 - 7:39 pm

    Merhaba sayin____________________________________________

    Colculer Edebiyat Merkezi www.turkdunyasikitap.blogspot.com
    sitelesini olusturdu.

    Buyurun, sizin kitaplariniz da bu siterde tanitilsin!!!

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş