Artık Coşku Daha Anlamlı
FST 2 Kasım 2006
Bir süredir Türkiye’de olup biteni yakından izleyemeyecek yoğunluktaydım. İlk fırsatta gazetelere şöyle bir göz attığımda “bu sene Cumhuriyet bayramı daha bir coşkulu kutlandı” mealli haberlerin çokluğu dikkatimi çekti. Hafızamı biraz zorlayıp “acaba ne zaman daha az coşkulu kutlanmış olabilir, ben mi haberdar değilim” diye düşünürken Milliyet gazetesinde sürmanşet olan bir spor haberine gözüm takıldı. Bayan voleybol takımımız uluslararası bir turnuvada rakipleri Mısır’ı yenmişler, gazete de Mısır takımında türbanla oynayanlara atfen bunu “Türbanlı Mısır” türü bir lafla vermiş. (İnternet sitesinde başka yazmışlar). Herneyse, önce büyük bir sevinç yanında gurur da duydum. İşte çağdaşlık bir kere daha yobazlığa galip gelmişti. Tam ağlamaya başlayacağım sırada “Filenin Sultanlarının” bir önceki maçta Küba’ya 3-0 yenildiği bilgisini aldım.
Olay Küba’da “Komünizmin Zaferi” şeklinde verilmiş midir bilmiyorum ama önemsiz. Neticede komünistler de irticadan pek hazzetmezler, dolayısıyla çağdaş sayılmamaları için bir sebep yok. Türbanlı (dolayısıyla gerici ve yobaz) Mısır’a çalınan bu galebe Cumhuriyet Bayramını “daha da anlamlı” hale getirmiştir. Bu arada (nasıl bir şeyse) bu anlamı geometrik olarak arttıran başka olaylar da var ama ben özellikle şu habere dikkatinizi çekmek isterim:
İstanbul Taksim Meydanı dün Cumhuriyet kutlamaları nedeniyle kalabalıktı. Mustafa Sandal konserini izlemeye gelen binlerce kişi Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı ancak kameralara kutlamaların yanısıra bir de taciz görüntüleri yansıdı.
Ellerinde Türk Bayrağı olan üç genç kız, şarkılara eşlik ederken etraflarını saran gençlerin tacizine uğradı. Üç genç kızı sıkıştıran gençler, ikazlara rağmen tacizlerine devam etti. Taciz devam edince kızlar ellerindeki Türk bayraklarını gençlerin kafasına vurarak konser alanından ayrıldı.
Haberin devamında bayrakla coşan gençlerin kafasına vuran kızlara bayrağa hakaretten dava açılıp açılmadığı bilgisi verilmiyor. Herhalde mübarek bayram günü bu saygısızlığa göz yumulmuş olsa gerek. Coşkuya gölge düşmemesi iyi olmuş. Hani diyorlar ya reklamda “ver çoşkuyu” diye, al sana coşku.
(Müzmin Anonim’e özel not: Dini içerikli yazı ile başlayacaktım ama Cumhuriyet coşkusu ağır bastı, herhalde anlayışla karşılanacaktır. Bir de araştırmalarım devam ediyor, Mısır El-Ezher ziyaretimden sonra konu daha da netleşecek. Politikaya ısınan biri olarak verdiği sözü tutmama ilkesini benimsemem de artı puan olarak değerlendirilebilir elbette.)
Popularity: 6% [?]
- Siyaset
- Yorum(5)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Sayın Başkanım ( sizleri siyasi ortamlarda görmek istiyoruz, verin coşkuyu bu millete), Yalçın Doğan’ın “en vahim” gördüğü Cuma namazı hakkındaki yorumlarınızı en kısa zamanda bekliyoruz. Atlanmaması gereken bir konu, bu Cuma namazı alışkanlığı
Fethi bey,
Siz, bana, benim sizin yadiklariniza elimden gelen en derin anlayisla yaklasmadigim bir yazimi gosterin, gozumu kirmadan inkar ederim. Bundan hic kuskunuz olmasin. Ben sozumun hep arkasindayimdir. Bosuna mi hep bir halli Turhalli oldugumuzu soylemiyoruz?..
Pek tabii ki arti puandir. Sade ve tek renk uzerine eklenecek her turlu puan belli bir zenginligi de temsil ediyor –eski kafaliligin alemi yok tabii ki, sadelik ve saflik devirleri geride kaldi cok sukur.
Herseyde mutlaka negatif bir taraf bulmasak milletce cok daha mesut ve bahtiyar olacagiz ama, dinleyen yok ki..
Baska, ve cok daha onemli seyler varken, gene getirmis getirmis konuyu kanayan yaramiza, turban meselesine dayamissiniz.. bu mesele, mevcut iktidar tarafindan cozulmemis gibi hala daha ayni seyleri gundeme getiriyorsunuz.. Oyle yapmayin lutfen..
Halbuki, kizlarimizin bu zaferlerinin aslinda Kavalali peydahlamasi olan ve bir tarihte ecdadimizi cok fena ciss etmis olan ol semi-kafir ve dahi kipti memleketinden –azicik gecikmis dahi olsa– alinmis bir intikam olarak konuslandirabilir ve milletimizin fazlasiyla layik oldugu ic huzurunun devamina katkida bulunabilirdiniz..
Bu ulkenin iyiligi ve esenligi ugrunda kalem nuru harcayan birisi olan bendenizi bu denli yalniz birakmasaniz diyorum…
Böyle bir kompleksimiz var. Elaleme karşı Türkiye’nin ne kadar çağdaş olduğunu gösterme kompleksi. Dayım tır şöförüdür. İtalya’ya gitmiş. Bir İtalyana Türklerin ne kadar çağdaş olduğunu göstermek için karısının ve kızının plajda çekilmiş bikinili fotoğraflarını göstermiş. Adam da çok beğenmiş, dayım gururla anlatıyordu. Karını mı daha çok beğenmiş, kızını mı diye sordum ama anlamadı. Yabancı filmlerde ve belgesellerde de kara çarşaflı, başörtülü görüntüler verildiğinde batılıların ne kadar ön yargılı olduklarını, halbuki bizi tanısalar her yerimizi göstermeye ne kadar açık olduğumuzu ispatlamaya can atıyoruz. Hatta ispatlıyoruz… Dün Mısır maçına ben de baktım. Mısır takımında bizim kızlarımız gibi giyinen de vardı, başörtülü ve eşofmanlı olan da. Şimdi Mısır’ı nasıl değerlendirmek lazım bilmiyorum. Hele Mısır bizi yenmiş olsaydı durum iyice karışacaktı. Allah’tan Atatürk Türkiyesinin çağdaş ve aydınlanmış kadınları bu gericiliği sahada hezimete uğrattı da bizleri kafa karışıklıklarından azad etti. Tabi bu arada kutlamalarda tacizci gençlerimiz içinde yürekli bir şekilde savaşan ve onurunu koruyan kızlarımızı da tebrik ediyorum. Ah erkeklerimizin de soyunup çağdaş gözükmek imkanı olsaydı da Türk erkeklerinin çağdaşlığını da tüm dünya görebilseydi. Belki de Atatürk’ün şapka inkılabını canlandırmak lazım bilmiyorum.
Blue bey,
Allah mustehakinizi vermesin e mi !! :))
Yaw, koltuktan dusuyordum neredeyse.. bunlari okuyunca..
Cok fesatsiniz.. cookk.. Italyanlar oyle seyler dusunur mu hic :))
Misir’a yolu dusmus birisi olarka soyleyeyim.. OK, Misir’in ortalamasi TC’nin ortalamasini yaklasik 30 yil geriden takip ediyor. 30 sene once TC’nin neresinde nelerin olabilecegini tahayyul edebiliyorsaniz, Misir da oyle bence..
30 sene kadar once TC’de shortla voleybol oynayan oyuncu var miydi.. Vardi. 30 sene kadar once TC’de basortusuz insanlar; nadir de olsa plajlarda ustsuz dolananlar var miydi? Vardi. 30 sene kadar once TC’de magarada yasayanlar var miydi? vardi.
Iste.. oyle.
Once ‘a’ harflerinden mi baslasak?..
Evet gerçekten de bizimkiler ..yyuslukla çağdaşlığı karıştırmaya başladılar. Yoksa aslında aralarında çok fark yok mu gerçekten de. Neyse…