Leyla the Pressed Head

FST 3 Kasım 2006

leyla_sahin.jpgBiz Cumhuriyet ile coşarken Avrupa gene yapacağını yapmış. AB Komisyonu ilerleme raporunda çeşitli olumlu gelişmelerden bahsederken bir yerde “Mr. Öcalan” demiş. Hepimizi ürperten bu ifade doğal olarak Cumhuriyet coşkusuna da zarar vermiştir. Üstelik aynı şeyin 2005 yılında AİHM kararında da gerçekleştiğine işaret edilen haberde korkunç olayla ilgili şu detaylar veriliyor:

AB Komisyonu tarafından hazırlanan ve 8 Kasım tarihinde Brüksel’de açıklanması beklenen İlerleme Raporu’nda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a yer verildi. […] Bu çerçevede AİHM’deki Büyük Daire’nin terörist başı Öcalan ile ilgili kararına atıfta bulunan Komisyon ilgili paragrafta şu ifadelere yer verdi: “[…] mahkeme Sayın Öcalan’ın yeniden yargılama talebini reddetti.

[…]AİHM’in Büyük Dairesi de Mayıs 2005’da açıkladığı terör örgütü liderinin yeniden yargılanması ile ilgili gerekçeli kararında Türkiye’de tepki yaratan “Sayın Öcalan” ifadesini kullanılmıştı. Mahkeme kaynakları bunun özel bir önem taşımadığını, hukuki metinlerde bunun bir zorunluluk olduğunu ve tüm bireylerin mahkeme önünde eşit olduğunu savunmuştu. Ancak Avrupa Birliği Komisyonu’nun İlerleme Raporu’nda Öcalan’ın terör örgütü PKK ile herhangi bir bağına işaret etmemesi ve “Sayın” ifadesini kullanması soru işaretlerine neden oldu. AB Komisyonu’nun raporun açıklanacağı 8 Kasım tarihine kadar bir değişiklik yapıp yapmayacağı merak konusu.

Görüldüğü üzere konu çok ciddi, kafalarda soru işaretleri oluşmuş, değişiklik yapılıp yapılmayacağı “merak konusu” imiş. Öncelikle, AİHM tarafından yapılan “bunun özel bir önem taşımadığı, hukuki metinlerde bunun bir zorunluluk olduğu ve tüm bireylerin mahkeme önünde eşit olduğu” laf salatası ancak saflara yutturulabilir. Benim bildiğim “Mister” lafı sayın, muhterem filan gibi birşeydir. Bir de Mister No var, o konumuz dışında.

Gerçi daha vahim durumlar da var ama nedense gözden kaçmış olsa gerek. Misal AİHM başörtüsü davalarında mahkemeye başvuran yobazlara yapılan hitaplar niye dikkate alınmamış? Muhtemelen Leyla Şahin için “sıkmabaş, yobaz, karafatma, çöl bedevisi” gibi çağdaşlığı savunan laflar yerine Miss, Mrs türü ifadeler kullanılmış değil midir? Bunu da araya sıkıştırıvereyim, gözümüz dört açılsın.

Peki bu karmaşık durum nasıl çözülebilir? Benim ingilizcem iyi olmadığı, fransızcam ise “mersi boku” türü esprilerden öteye gitmediği için dil bilen arkadaşlara işi havale ediyorum. Yapacağımız kampanya şöyle birşey olmalı: Bundan sonra AB, AİHM ve sair Türk düşmanı örgütler bizde yaygın terminolojiyi kullanmakla mükellef olmalıdır. Ben bir liste yaptım, gücümün yettiğini ingilizce yazdım, siz ekleme ve düzeltme yapabilirsiniz.

Sayın veya Bay Abdullah Öcalan yerine: “Bölücü Başı”, “Terörist Başı”, “Elebaşı” Apo (Apo the Head of Seperatist/Terrorists)

Bayan Leyla Şahin yerine: “Karafatma”, “Sıkmabaş”, “Cumhuriyet Düşmanı” Leyla Şahin (Antirepublican Leyla the Pressed Head)

Sayın Orhan Pamuk yerine: “Ermeni Uşağı”, “Vatan Haini”, “Kahpe”, “Satılık”, “Uşak” Orhan Pamuk (Judas Orhan the Servant of Armenians for Sale)

Sayın Can Paker yerine: “Soros Yamağı”, “Amerika Uşağı” Can Paker (Can the Servant of America and Soros) gibi.

Bunlara ilaveten ilerleme raporu ve AİHM kararlarında kullanılmak üzere bir Türkçe-İngilizce-Fransızca Ulusalcı Deyimler Sözlüğü hazırlanabilir. Türkçe kavramlar için ADD, Kerinçsiz, Milliyetçi-Ulusalcı-Muhafazakar Gençlik Teşkilatları, CUMOK vs. bir proje başlatabilir.

Ben ilerleme raporunu izliyorum, gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz. Su uyur düşman uyumaz, coşku güzel şey ama artık biraz kendimize gelelim.

20 Yorum

  1. blue - 03 Kas 2006 - 4:11 pm

    Mister sayın, saygıdeğer anlamına geliyor değil mi? Bunun bir de mis ve misis i var. Ayrıca matmazel, mösyö, madam gibi Fransızca harşılıkları da var. Yaratıcı olup konuyu iki tarafı da üzmeyecek bir şekilde halletmek lazım. Benim Mr.’a alternatif olacak önerilerim:
    1. Msr. Öcalan. Yani misister Öcalan. Missis ve mister’in birleşimi… Top, şöyle böyle anlamında… Veya mixture Öcalan da olabilir. (Mx)
    2. Hr. Öcalan. Yani hastr Öcalan. Bir harf değişikliğiyle istediğimiz tınıyı yakalayabiliriz.
    3. Mister Öcalan yerine Mistress Öcalan.

  2. Muzmin Anonim - 03 Kas 2006 - 8:21 pm

    Kucuk bir duzeltme –ama, kimi duzletiyorum? Bilmiyorum.

    ‘Mr.’, ‘Ms.’ filan gibi seyler ’sayin’ anlamina gelmez. ‘Bay’ ve ‘Bayan’ anlamina gelir.

    ‘Sayin’ lafi bize yalama [!] olmus bir laftir. Ingilizcede cok nadir kullanilir bir karsiligi vardir: ‘Esq’ (yani, ‘Esquire’) ki, bunu artik sadece Ingiliz bankalarindan adresinize gelen hesap ekstrelerinde gorursunuz –o da kaldiysa.

  3. izenimler - 06 Kas 2006 - 9:56 am

    Doğrusu Bay ve Bayan, evet. Aslında bunlar sayın manasını otomatik olarak ihtiva eden kelimeler gibime geliyor. Bu arada bay, bayan demişken nedense aklıma Red Kit geldi. Red Kit’e sürekli telgraf getiren posta memurunun ifadesi de ‘Bay Red’ şeklindedir.

    Red Kit bir yana, 1930′lu yılların yasalarına göre birbirimize de böyle hitap etmemiz gerekiyor yanılmıyorsam. Mesela ‘Bay Müzmin’, ‘Bay Metin’ gibi. Aynı şekilde PKK ve sempatizanlarının da Sayın Apo yerine ‘Bay Apo’ demeleri konuya yeni bir açılım getirebilir.

    Selamlar.

    Fethi Bey

  4. Muzmin Anonim - 06 Kas 2006 - 2:23 pm

    ‘Bay Apo’ diyemezsiniz. Lakaplar da yasakti.

  5. blue - 06 Kas 2006 - 2:42 pm

    Sayın Esq. Müzmin bey,

    Esquire diye bir erkek dergisi var galiba. Erkeklerin kendilerini önemli hissetmeleri için dizayn edilmiş herhalde. Bu tip ifadelerin amacı belli. Bize okulda Atatürk insanların birbirine bey, efendi, ağa gibi tabirlerle hitap etmesini yasakladı diye bir şey öğretmişlerdi. Başarısız bir icraat. Ama niyet güzel. Karayalçın diyor ya devrim ihraç edelim diye. Al sana devrim… Bi çıkarttırsak İngilizceden Mr, Ms, Mrs gibi hitapları onları da rahatlatacağız, biz de rahatlayacağız.

  6. Muzmin Anonim - 06 Kas 2006 - 5:09 pm

    Sayın Esq. Müzmin bey,

    Cok naziksiniz –ve luzumundan da fazla :) — ama kullanim yanlisiniz var. Dogru kullanim soyle olacakti:

    Mr. Muzmin Anonim, Esq.
    :)
    [ve, sizden ricam, bana hitap ederken eski bildigimiz usule donmenizdir]

    Esquire diye bir erkek dergisi var galiba.

    Erkek adamin erkek dergisi okudugu nerede gorulmus.. ;)

    Erkeklerin kendilerini önemli hissetmeleri için dizayn edilmiş herhalde.

    ‘Sir’den bir gidim daha asagida, ’sahip’ anlamina geldigini saniyorum. Zaten, arkaik kullanimda toprak agasina ’squire’ denirdi. Tahmin ederim siz o devire yetismediniz.

    Bu tip ifadelerin amacı belli.

    Yag cekmek?

    Bize okulda Atatürk insanların birbirine bey, efendi, ağa gibi tabirlerle hitap etmesini yasakladı diye bir şey öğretmişlerdi. Başarısız bir icraat.

    Yani, ogretemediler mi demek istiyorsunuz? Halbuki, hic de oyle durmuyor.

    Ama niyet güzel. Karayalçın diyor ya devrim ihraç edelim diye. Al sana devrim… Bi çıkarttırsak İngilizceden Mr, Ms, Mrs gibi hitapları onları da rahatlatacağız, biz de rahatlayacağız.

    Buna ugrasiyorlar. Kolay degil tabii.. Biz Mr. Benjamin Disraeli derdik.. ama, bakiyorum siz yeni ve zemane genclik soyadini bile soylemeyip ‘Hi, Ben’ deyip geciyorsunuz..

    Basimiza tas yagacak tas..

  7. Muzmin Anonim - 09 Kas 2006 - 9:21 am

    Elma!

    Elma!..

    Nerdesiniz ey millet..

    Valla, ben yazmam isterseniz, ama, yazin da okuyalim..

    Yani :)

  8. e-mine - 09 Kas 2006 - 11:29 am

    Hayırlı uğurlu olsun “Mr.” çıkartılmış paragraftan.
    Bu arada Fethi Bey, Başbakanımızı dinlemişsinizdir heralde. “Meclisimizin cumhuraşkanını kendi içinden çıkartmaması onun aczini ifade eder. Biz grup olarak anlaştık, meclisden çıkartacağız” mealinde bir şeyler söyledi. Bu konu ile ilgili görüşlerinizi almak istiyorum.

  9. Muzmin Anonim - 09 Kas 2006 - 12:27 pm

    e-mine hanim,

    Bu arada Fethi Bey, Başbakanımızı dinlemişsinizdir heralde.

    Nereden sizin basbakaniniz oluyormus.. hem o bizim en bi sevgili basbakanimizdir bi kerem.

    Daha bi tur daha basvekil olacak, basortusunu de sallaya sallaya halay hatta sirtaki cekecegiz kendisiyle biz [fakat asla horon olmayacak, findik ureticileri karsimasin diye], siz beraber yuruduk biz bu yollardayi aksak yuruk semai makaminda soylerken..

    “Meclisimizin cumhuraşkanını kendi içinden çıkartmaması onun aczini ifade eder.

    Siz simdi bu cumleyi nasil okumus ve yanlis anlamissinizdir. Burada, Sn Ahmet Necdet Sezer beyefendinin kendi icinden cikarilmasi kastedilmektedir.

    Biz grup olarak anlaştık, meclisden çıkartacağız

  10. izlenimler - 09 Kas 2006 - 12:31 pm

    Merhaba E-mine,

    Başbakanın beyanı beni -ve muhtemelen Elma tüccarı Müzmin beyi- fevkalade üzmüştür. Meclis dışında ümitle bekleşiyorduk, Müzmin Bey vatan hizmeti bendeniz de 13.5 Milyar maaş+lojman için, lakin hevesimiz kursağımızda kalacak gibi görünüyor.

    Herhalde bu yorumu bekliyordunuz, bilmem yardımcı olabildim mi?

    Selamlar.

  11. izlenimler - 09 Kas 2006 - 12:34 pm

    Müzmin Bey,

    Dönüşüm yakın ama pek muhteşem olacağını zannetmiyorum, şu ara iş icabı fazla gezdiğimden gündemi yakalamakta zorlanıyorum. İki önemli gündem maddesiyle döneceğim, inşallah akşama.

    FST

  12. e-mine - 09 Kas 2006 - 12:56 pm

    Bir de biz sayın öğretmenlere maaşdan başka bir şey konuşmuyoruz diye söyleniyordunuz(ayrıca o başlığın altına bir kaç sefer yazmayı denedim beceremedim. Neden mi? Siz dışarıdan bakıp işlerin nasıl kötü ilerlediğini, öğretmenlerin durumunu görebiliyorsunuz. Benim işin içinden bakıp gördüklerim bin kat acı ve kötü ve hepsi içimi acıtıyor. İşte bu nedenle her seferinde tıkandım, yazamadım.)Fethi Bey.
    Öğretmen olmak ister misiniz?840+300-lojman-güvenlik-saygınlık
    Ne dersiniz?
    Artık sendika üyesi olma zamanım gelmiş galiba:))

    Müzmin Anonim, çok istiyorsanız buyrun sizin başbakanınız olsun.
    Bence tefsiriniz gayet yanlış olmuş. Çünkü sadece bir açıdan yaklaşmışsınız. Oysa ki şöylede olabilir böylede olabilir. Şu şu nedenlerle böyle olması daha muhtemeldir şeklinde bir tefsir gerekirdi benim gayet açık olmayan cümlelerime. Bir dahaki sefere daha dikkatli ve özenli olmanızı tavsiye ediyorum.

    16 yıldızlı daire Fethi Bey’e hayal oldu gibi geliyor bana:))
    Ama kamuoyuna da soracaklarmış. Bana sorarlarsa neden olmasın derim:))

  13. Muzmin Anonim - 09 Kas 2006 - 1:55 pm

    Bir dahaki sefere daha dikkatli ve özenli olmanızı tavsiye ediyorum.

    Peki ortmenim.

  14. ecebee - 09 Kas 2006 - 11:00 pm

    Biz de, Mr.Saddam and Mr.Laden deriz olur biter :)
    sayg.

  15. e-mine - 10 Kas 2006 - 3:42 pm

    Fethi Bey,
    aşağıdaki paragraf size yazılmıştı.

    Bir de biz sayın öğretmenlere maaşdan başka bir şey konuşmuyoruz diye söyleniyordunuz(ayrıca o başlığın altına bir kaç sefer yazmayı denedim beceremedim. Neden mi? Siz dışarıdan bakıp işlerin nasıl kötü ilerlediğini, öğretmenlerin durumunu görebiliyorsunuz. Benim işin içinden bakıp gördüklerim bin kat acı ve kötü ve hepsi içimi acıtıyor. İşte bu nedenle her seferinde tıkandım, yazamadım.)Fethi Bey.
    Öğretmen olmak ister misiniz?840+300-lojman-güvenlik-saygınlık
    Ne dersiniz?

  16. Muzmin Anonim - 10 Kas 2006 - 5:52 pm


    Öğretmen olmak ister misiniz? 840 + 300 + lojman + güvenlik + saygınlık

    [Eksi gibi duranlari arti yaptim. Notasyon acisindan onemli]

    Bir kac sorum var.

    1) Buradaki rakkamlar net midir brut mu?

    2) 840 nedir, 300 nedir. Degisken midirler, sabit mi? Degisken iseler neye gore degiskendirler, sabit iseler nicin ayri yazilmistirlar?

    3) Kidem farki ne kadardir? Yani, belli bir konuda yeni baslayan kac para alir, emekliligi gelmek uzere olanlar kac para –rakkamsal fark nedir?

    4) Tipik bir sene icinde fiili calisma kac aydir?

    5) Tipik bir ogretmen kariyeri boyunca kac defa tayinle yer degistirir [istisnai halleri saymiyoruz]

    6) Tayin sozkonusu oldugunda, tasinma masraflarina yonelik maddi bir katki sozkonusu mudur [yol vs bedeli]

    7) Kanunen ogretmenlerin ders saatleri haricinde calismasi engellenmis midir?
    8) Emeklilik halinde toplu para odemesi var midir?

    9) Kredi almak vb icin ogretmen olmanin avantajlari var midir? (diger devlet memurlari ile VE sivil halk ile kiyaslandiginda)

    Ilk aklima gelen sorular bunlardir. Herhangi bir onyargi ile sorulmus degildir. Bilmedigim icin sordum. Orjinal soruya cevap vermekte yardimci olacaklarini dusunuyorum –en azindan kendi adima.

  17. e-mine - 10 Kas 2006 - 10:38 pm

    Müzmin Bey, şimdilik sadece şunu söyliyim. O işaretler gerçekten eksi işareti idi. Yarın veya daha sonra devam edeceğim. Şimdi müsait değilim. Hayırlı akşamlar…

  18. izlenimler - 11 Kas 2006 - 10:11 pm

    E-mine hanım,

    Çok meşguldüm, kusura bakmayın gözden kaçmış.

    Öğretmen maaşı konusunda haksızlık ettiğinizi düşünüyorum, ben genelde maaş meselesini tali bir konu olarak ele almaya çalışıyorum. Sorunuza gelince, bahsettiğiniz şartlar fena görünmüyor, lakin ben öğretmenlik yapabilir miyim bilemiyorum. Birçok sivil bu şartlarda gözü kapalı öğretmenliği kabul eder, zaten şartları sebebiyle çok gözde bir meslek. Daha ağır alternatiflerine göre nispeten rahat ve avantajlı göründüğünü inkar edemem.

    Müzmin Anonim de bu işi cidden düşünüyor galiba, baksanıza pek detaya inmiş, belki bir açıklama yaparak yardımcı olursunuz.

    Selamlar.

    FST

  19. e-mine - 15 Kas 2006 - 1:08 pm

    1-2.Rakamlardan ilki maaşın yılsonuna doğru kesintiye uğremış hali( yıllık aldığımız para belli miktar olunca bilmemne kesintisine uğruyo), ikincisi ise bir ayın içerisindeki derse girdiğimiz günlere bağlı olarak aydan aya değişen ve yazın alamadığımız ekders ücreti saati 5 ytl civarı. Bazıları için maaş 15 saat karşılığı bazıları için 20 saat karşılığıdır. Bundan daha fazla girdiğiniz her ders için saat başı 5 Ytl yani.
    3. Evet kıdem farkı tabiki var. Yeni bir öğretmenle emekliliği yaklaşmış bir öğretmenin kıdemden oluşan farkı en fazla 100-150 Ytl arasında oması lazım.(Gerçekten işin para mevzuuyla ilgilenmiyorum)

    4.Ağustos ayının sonlarından Temmuz ayının başına kadar fiili çalışma vardır.1,5-2 aya kadar tatil yapabiliyoruz. Tabi bu nedenle alınan parayı çalışılan saate böldüğünüzde ortaya güzel sonuçlar çıkmaktadır.

    5. Benim çalışmaya başlamamla birlikte ben ve benden önce doğu hizmeti yapmamış olan arkadaşlardan o dönem içerisinde bu görev kaldırıldı. Bu nedenle ben istemediğim veya yeni bir düzenleme olmadığı takdirde beni burdan bir yere gönderecekleri yok. Doğu hizmeti( aslında bu kapsamında Karabük, kastamonu gibi iller de var) nedeniyle ilk tayin yerinde bir kaç sene çalıştıktan sonra tayini çıkar. Daha sonra yine kendi isteğiyle yer değiştirebilir. Yani zorunlu olarak 1 veya 2 defa diyelim.

    6. Bir ara bunu kaldırdılar. Daha sonra tekrar uygulanmaya başlandı. Mesafeye göre bir ödeme yapılıyor. Bu uygulamadan yararlanamayan arkadaşlar sanırım şimdi faiziyle olsa gerek geri alıyorlar bu ek ödemelerini.

    7. Engellenmiş diye biliyorum. Ama acaba yeni bir düzenleme yapılmış olabilir mi? Hiç ihtiyacım olmadığı için araştırmadım açıkcası:) ama işyeri açma vs. gibi hakları olmadığını biliyorum.

    8. Tabiki var emeklilik ödemesi. Onu da öğrenip yazayım
    Devam edeceğim…
    Fethi Bey haksızlık etmiyorum sadece şaka yapıyorum. Allah devletimize zeval vermesin. ben gerçekten çalışma sürem karşılığı aldığım maaştan memnunum ama tabiki daha iyisi olmalıdır. sadece öğretmenler için değil….

  20. BirBilgi - 27 Ara 2007 - 7:50 am

    Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş