İsyan

FST 9 Kasım 2006

44850.jpg“10 Kasım günü düğün olur mu” tartışması sonlanmadan yeni bir konu gündeme damgasını vurdu. Samsun’a bağlı Gazi belediyesinde bir Atatürk heykeli skandalı patlamış. Konunun yakın takipçisi ve ilgilisi olarak derhal incelemeye aldım. Haberde TÜBİTAK projesinde başa güreşecek yaratıcı ifadeler var, Ordu örneğinden sonra komşu vilayet Samsun’a hak ettiği yeri vermezsem ayıp olur düşüncesiyle haberin bazı kısımlarını aktarıyorum:

Atatürk’ün ayak bastığı kentte olmasına ve adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten almasına rağmen Gazi Belediyesi’ne yakışır bir Atatürk köşesi olmamasına içerleyen Belediye Başkanı Süleyman Kaldırım, kolları sıvayarak ilçenin tanınmış heykeltarşlarından Gökhan Yerlikaya’ya bir Atatürk heykeli sipariş ettirdi.

6 Ay süren çalışmalar sonucu sipariş edilen heykel bitirildi. Ancak görenlerin çoğu heykeli Atatürk’e benzetemeyince bir hoşnutsuzluk oluştu. Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyeleri heykelin Atatürk’e benzememesine tepki göstererek, konuyu Belediye Meclisi’ne taşıdılar ve heykelin değiştirilmesini istediler.

Belediye Başkanı Süleyman Kaldırım, konuyu araştıracaklarını ve benzemiyorsa heykeli değiştreceklerini söyledi. Heykeltraş ise CHP’nin heykeli beğenmemesine şaşırdı ve “Ben bununla yarışmaya katılacağım […] Geçmişten günümüze doğru akan bir zaman dilimi içerisinde yer alan ve Atatürk’e sevgi gösterisi gösteren vatandaşlarla dolu bu çalışmanın ilerleyen günlerde yurt dışında gerçekleşen yarışmalarda derece almasını bekliyorum” dedi.

Haberin tümünü okumanızı tavsiye ederim. Hakikaten özlü sözler söylenmiş. Merak ediyorum, irili ufaklı belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, parti il ve ilçe teşkilat başkan ve üyeleri, milletvekilleri, hatta her çeşit sanat ve meslek erbabı, memur vs. bu kadar özlü sözü nasıl biraraya getirebiliyor? Konuşanlar sanki orta halli birer taşra belediye başkanı ile heykeltraş değil ne dediği anlaşılmayan entel bir sosyoloji yahut edebiyat profesörü. Ben denedim olmuyor, özlü, veciz söz söyleyemiyorum. Heykel işine dönersek, resme baktım ve üzüldüm. Hakikaten Atatürk’e hiç benzememiş. Bozuk bir Levent Kırca tiplemesini andırıyor. Gerçi ilk resimde heykelin çevresini saran kalabalık anlamlı bir kompozisyon oluşturmuş ama heykel sırıtmış. Bence Samsun halkı ayaklanıp “isyan etmekte” haklı. Bir de belediye başkanının resmini görmedim, Torbalı belediye başkanına özenip çaktırmadan kendi heykelini dikmiş olmasın? CHP’li meclis üyelerine bir ipucu vermiş olayım.

Haberde “ilçenin tanınmış heykeltraşlarından” diye bir ibare gözüme çarptı. Bu nasıl bir ilçedir ki bir sürü heykeltraş bulunsun ve içlerinden bir kısmı da tanınmış olsun, garip değil mi? Benim de çocukluğunda çamurla oynayan eski bir heykeltraş olarak milyarlarca liralık heykelcilik piyasasına girme niyetim zaten malum ama daha uyanık meslektaşlarım köşeleri çoktan tutmuşlar anlaşılan. Bu arada tartışılan heykele Belediye başkanının kaç YTL ödediği belirtilmemiş. Torbalı’daki rakam 150 Milyardı mesela.

CHP’li meclis üyelerine de bir tavsiye yapayım. Tamam, belediye başkanı yalaka, “Gazi Belediyesi’ne yakışır bir Atatürk köşesi olmamasına içerleyen” türü laflarla ahbap heykeltraşı besleyenlere alışığız ama siz de biraz değişin kardeşim. “Atatürk heykeli benzememiş” diye saçmalayacağınıza pamuk elleri cebe atıp daha görkemlisini ve benzeyenini yaptırın, heykelci esnafı biraz yolunu bulsun. Merak etmeyin “paralar nereye gidiyor” takibatı yapmanızı isteyen yok. Ben şu ara boştayım, onu da duyurayım.

(Heykeltraş Yerlikaya bir tekzip metni yollamış, şu linkten görebilirsiniz)

15 Yorum

  1. blue - 10 Kas 2006 - 12:14 pm

    Atatürk’ü hiç bu heykeldeki gibi neşeli görmemiştim. Yok yok salıncakla sallandığı fotoğrafı da var. Heykel o fotoğrafa bakılarak yapılmış olabilir.
    Ben de çocukken Atatürk büstü yapardım. Toprağı kalıba koyup malayla düzeltiyorsun ve fırına atıyorsun, kalıbı alıp yüzünü beyaz veya siyaha boyuyorsun. Çok zevkli bir şey. Ama benim yaptığım avuç içi kadar bir şeydi. Hep böyle kocaman heykeller yapmak istemişimdir.
    Michalengelo’nun Musa heykelini yaptıktan sonra kendi yaptığından korktuğunu ve heykelin dizine çekiciyle vurup “konuş!” dediğini anlatırlar.
    Bizim Atatürk heykelleri de bir konuşsa neler söyleyecek ama…

  2. hzhubble - 10 Kas 2006 - 2:46 pm

    Gözden kaçmasın, isyanım dağlaradır.

    Mersin’de Türkiye’nin en büyük bayrağı çiziliyor.

  3. Anonymous - 10 Kas 2006 - 4:03 pm

    Ben su Ardahan’daki bir mezrada gorulen Atatuk silueti ve bu kutsal topraklara, Ataturkculerin her yil hac yapabilmesi icin bir 5-yildizli otel, park, tesisler insasi konusunda ADD, CHP Ardahan milletvekili ve diger Ataturkcu kuruluslarin girisimleri onusunu ne zman ele alacaksiniz diye bekliyorum.

    Bir an once duruma el kiymanii diliyorum cunki Anit-Kabir’e gitmek he ne kadar sevap olsa da bi noktadan sonra can sikmaya basliyor. Yeni tesislere ihtiyac izahtan varestedir.

  4. blue - 10 Kas 2006 - 5:06 pm

    hzhubble,

    Bayrak küçükmüş abartmayın. Uzaydan görünmüyor.

    Anonymous’un önerisi de yerinde…
    Ankara’lılar bilir Anıtkabir’in karşısı Anıttepe’nin sokaklarının isimleri şu şekildedir:
    Türk sokak
    Ordu sokak
    İlk sokak
    Hedef sokak
    Akdeniz sokak
    İleri sokak
    Yapılacak otelin ismi de aynı mantık örgüsüne sahip olmalı:
    Türk, öğün, çalış, güven resort.. veya
    The Grand Ben Sporcunun… Hotel

    Atanın özlü sözleri yazmakla bitmez. Adapazarı tren istasyonunda Atamızın şu sözünü görünce “hönk !” demiştim:
    “Adapazarı il olmalıdır… K.Atatürk”. Hala duruyor mu çok merak ediyorum.

    Heykel konusunda da yanlış yapıyoruz. Öyle küçük heykellere 150 milyar, 200 milyar gibi cüzi paralar vereceğimize belediye bütçelerini birleştirip Amerika Özgürlük heykeli gibi bir devasa Atatürk heykeli yapılıp ne kadar özgür olduğumuzu kendi simgelerimizle ifade edebiliriz.
    Dünyada kaç tane var ki, Brezilyadaki İsa heykeli, Amerika’da Özgürlük anıtı, bir de Melih Gökçek’in Güliver’i var onu saymıyorum tabi. 3. sü mutlaka Atatürk olmalı. Bizim neyimiz eksik soruyorum size?
    Neyse ki Madam Tuso müzesindeki vahim yanlışı düzelttik, atamıza çeki düzen verdik. Yine de millet gidip Nelson Mandela’nın balmumu yanında resim çektiriyor ya hiç anlamıyorum.

  5. manyakadam - 10 Kas 2006 - 9:59 pm

    demek ataturk’un heykeli dururken ataturk adina verilen odulu reddetmis olan hain, gerici mandela ile resim cektiriyorlar. akil fukaralari! iki adim otede butun dunyanin selam caktigi adam var, bunu bilmiyor olmalari mumkun mu? bile bile gormezlikten geliyorlardir.

    hadi onceden olsa diyecegimki atamiz hitler mussolini felan gibi alakasi bile olmayan diktatorlerin yaninda oldugu icin cektirmiyorlardi. peki simdiki bahaneleri nedir?

    bunun adi turk dusmanligidir.

    eger biz de hurriyet abidesi gibi pendik aciklarina bir ataturk abidesi dikersek, o zaman onlar da turkiyenin de ne kadar ozgur bir yer oldugunu anlayacaklardir.

  6. chipotle - 10 Kas 2006 - 10:02 pm

    bu ataturk heykellerinden hep zamaninda bu ihaleleri kapmis olanlar mi ekmek yiyecek?

    yapilsin bogaza ya da camlica tepesine kocaman bir tane hurriyet abidesi gibi, tepesine cikip resim cektirmek isteyen turistler de 5 dolari gazlasinlar. boylece bari hic olmazsa doviz geliri elde edilir.

  7. ziyaretci - 11 Kas 2006 - 1:02 am

    Gelir olur diye heyecanlanip saglikli dusunememenize veriyorum chipotle. Hic Atanin tepesine cikilir mi?

  8. izlenimler - 11 Kas 2006 - 10:20 pm

    Bekir Bey,

    Damal dağına düşen gölge İzlenimlerin klasik konuları arasındadır ve eski bir yazı arşivdedir. Dünyanın 8 ve 9. Harikaları

    Konunun yeniden ele alınması teklifiniz yerindedir, üstelik Damal ile yarışabilecek Amasra’daki dağ manzarasını da dikkatinize sunmak isterim.

    FST

  9. Gökhan YERLİKAYA - 27 Kas 2006 - 8:07 pm

    Merhaba… Ben yazınızda konu ettiğiniz heykeltraş Gökhan YERLİKAYA….

    Tamamı yanlış, ön yargılı ve bilgisizce yazıp yayınladığınız, aşağılayıcı ve terbiyesizce yapılmış yorum yazınızın neresini düzelteyim doğrusu bilemiyorum…

    Yazınıza açıklama getireceğim ama öncelikle hatırlatmalıyım ki bir hafta içinde yazınızı düzeltip gerekli TEKZİP yazınızı aynı şekilde duyurmazsanız sizi dava edeceğimi öncelikle belirtmek isterim. Bu bir tehdit değil, iyi niyrtli bir davranış biçimi olarak algılanmalıdır. Olaki bu yorumları bilgisizlik nedeniyle yapmış olabilirsiniz. Sizin bana yaptığınızın aksine, ben size önyargılı davranmak istemem…

    Gelelim yazınıza…

    İlk önce tamamen önyargıyla hiç tanımadığınız Belediye çalışanı, meclis üyeleri veya kastettiğiniz diğer görevlileri “Bu kadar kelimeyi biraraya getiremeyecekleri”nden bahisle onları aşağılamış, cahillikle suçlayarak hakaret etmişsiniz. Bu insanların içine bendenizi de dahil etmenize hiç şaşırmadım doğrusu. Size göre bir gurup cahil malı götürmüşler çünkü…

    Bu nasıl bir yazı ve üsluptur ki hiç tanımadığınız insanları böylesine fütursuzca karalayabildiniz!!!…

    Sizin daha olayın geçtiği yerin nersi olduğundan bile haberiniz yok… Samsun nersidir, Gazi Belediyesi ne menem bir yerdir, taşra neresidir, Kent neresidir farkında bile değilsiniz ama bilgisizlik akan kelimeleri ardarda sıralarken hiç utanmadan koskoca bir kenti aşağılamakta bir sakınca görmemişsiniz…

    “Orta halli bir taşra belediye başkanı ve heykeltraş” diyerek, sizin hiçbirzaman erişemeyeceğiniz seviyedeki insanlara kolayca hakaret edebilmişsiniz. Bravo…

    CHP’li lere ipucu verirken kimi aşağıladınızı ise anlayamadım. Atatürk’ü mü yoksa böylesi densizliği yapan CHP’li belediyeyi mi bilmiyorum. Yazınıza komiklik katmak için Levent Kırca adını zikretmeniz yeterli gelmemiş. Yarattığınız kavram kargaşası Atatürk’e hakaret kabul edilebileceğinden haberdar olduğunuzu da hiç sanmıyorum.

    O heykelin hangi ideallerle yapıldığını bilemeyeceğiniz için olayı ticari bir meta durumuna düşürmeniz sizin için normal olabilir. Önyargı ve gerek kişiliğime gerekse sanatçılığıma kolayca dil uzatırken, tanınmışlığım ve sanatım hakkında aşağılayıcı üslup kullanmak herhalde sorumsuzluğunuzdan kaynaklanmıştır… Çünkü en azında bu kadar sorumsuzca laflar etmeden elinizin altındaki bilgisayardan google’ tuşlayıp küçük bir araştırma dahi yapmaya lüzum görmemişsiniz…

    Belediye Başkanının kaç para ödediğini araştırmanıza ne gerek var. Siz fiyatı biçmişsiniz işte… Sorumluluk taşımadığınız için gerçek rakamı duysanız yüzünüzün kızaracağını da sanmıyorum.

    Gazi Belediye Başkanı Sayın Süleyman Kaldrım için sarfettiğiniz YALAKA kelimesinin hesabini ona verceksiniz ama ben sizin yerinizde olsam derhal özür diler ve kendisinden bağışlamasını isterdim. Belki o da benim gibi size bir şans verebilir…

    “Yolunu bulmak” noktasına kadar alçalttığınız seviye, sizin bulunduğunuz noktayı işaret ediyor olsa da, sanat ve Atatürk konusunda duyarlı davrananları usulsüzlük ve boşa para harcıyorlar durumu yaratarak aşağılamanız tamamen alçaklıktır.

    Ömrünü sizin gibilerin seviyesizliğinden kurtarmak için harcamış biri olarak sözlerinizi size aynen iade ediyor, ve başta da belirtiğim üzere, bu rezil yazıyı bir hafta içinde gereken şekilde tekzib etmediğiniz taktirde hukiki yollara baş vuracağımın altını çiziyorum. 27-KASIM-2006

    Yazınızdan etkilenerek yorum yapan okuyuculara da bu yazının yada tekzip yazınızın tebliği sizin sorumluluğunuzdadır.

    Ayrıca yorum yapan yada yapmayan okuyucularınıza uyarım şudur ki; güvenilirliği belli olmayan yorum ve yorumculara aldanıp, bir yorum da siz yapmayın… Aksi taktirde yazdıklarınızdan enaz bu yorumcu kadar sorumlu olur, içine düştüğünüz yanılgı sizide aynı seviyeye çeker.

    Açık adres:
    gokhanyerlikaya@mynet.com.
    www.gokhanyerlikaya.com.tc

  10. Bekir L. Yildirim - 27 Kas 2006 - 11:14 pm

    Ne bu siddet bu celal Sn. Yerlikaya? Gerci sozlerinizin tehdit olarak algilanmamasi gerektigini soylemissiniz ama bu bir bayanin bir baya “terbiyem musade etse idi babanin agzina ******” demesine benziyor biraz. Ben de sanatcilari mutedil, ince ruhlu insanlar olarak bilirdim.

    Walla heykelden anlamam, ve de simdiye kadar Frank Sinatra’dan Churchill’e kadar cok kisiye benzeyen Ataturk heykelleri gormus biri olarak fazla kili kirk yarmayayim.

    Gazete kupurunde ““Ben bununla yarışmaya katılacağım […] Geçmişten günümüze doğru akan bir zaman dilimi içerisinde yer alan ve Atatürk’e sevgi gösterisi gösteren vatandaşlarla dolu bu çalışmanın ilerleyen günlerde yurt dışında gerçekleşen yarışmalarda derece almasını bekliyorum” demissiniz.

    Baskalarini bilmem ama ben Orhan Pamuk’un Nobel odulunden sonra bir Turk heykeltrasin “Dunya Ataturk Heykelleri Yarismasinda” ipi goguslemesini can-i gonulden dilerim.

    Cehaletimi hos gorun ama eger heykel “Geçmişten günümüze doğru akan bir zaman dilimi içerisinde yer alan ve Atatürk’e sevgi gösterisi gösteren vatandaşlarla dolu” olmasa sadece profesyonel bir heykeltrasin bir siparisi yerine getirmesi olsa idi, farkli bir gorunumdemi olurdu? Biliyorsunuz bazi meslekdaslariniz objeleri ile duygusal bir baglanti kurmazlar. Onlar icin cikardiklari her eser bir “is” tir. Yahut ta diyelimki Ataturk’un Selanik’te dogdugunu, inkilaplarini, vb simgeleyen Ataturk heykelleri yapacak olsa idiniz yuzleri farkli mi olurdu?

    Gazi ilcesinin en taninmis heykeltraslarindan biri seviyesine Fethi Bey gelir mi gelemez mi onu da bilmem, ne Fethi Bey’in heykeltraslik kaabiliyeti ne de Gazi ilcesindeki diger unlu heykeltraslarin eserleri konusunda bilgi sahibiyim.

    Ilce yonetiminin siparis verdikleri bir heykel hoslarina gitmedigi icin eser sahibi hakkinda sorusturma acmasi ise bir Turkiye klasigidir. Yadirgamamak lazim. Bence siz bunun altinda yatan zihniyeti sorgulasaniz enerjinizi daha isabetli bir yere kanalize etmis olursunuz. Bu ulkede sadece “kotu heykel” yapanlar degil, kotu yazi yazanlar, yanlis dusunenler, demokrasi insan haklari gibi yanlis seyi isteyenler hakkinda da sorusturmalar acilir ve daha kotusu. Sorun Atilla Yayla’ya.

    Sanat hayatinizda basarilar diler saygi ile selamlarim

  11. Bekir L. Yildirim - 27 Kas 2006 - 11:19 pm

    Yanlislikla farkli yere kopyeliyorum sanarak ayni yere iki kere girmisim. Fethi Bey birini silmedi ise ozur dilerim.

  12. nihavend - 27 Kas 2006 - 11:50 pm

    niye düğün olmasın ki?…ben on kasımda gelin gittim…müdür biraz kem küm etti ama “e gelinlikle de törene gelemem ki!!!”
    ciddiyim, şaka değil…:)))

  13. Bekir L. Yildirim - 28 Kas 2006 - 12:54 pm

    Benim de balayim 10 Kasim’i kapsamis idi. “Bir musibet 40 nasihatten evladir” diye bosuna demwemisler. Su anda bekar biri olarak “bir dahakilere asla” diyebiliyorum ancak :(

  14. nihavend - 28 Kas 2006 - 2:17 pm

    ben genelleme yapmazdım bu konuda…ama ateş düştüğü yeri yakar, bana da laf düşmez…

  15. BirBilgi - 27 Ara 2007 - 4:59 am

    Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş