“Konsept”

FST 16 Kasım 2006

RTÜK bütçesi görüşülürken ilginç tartışmalar olmuş, bazı milletvekilleri görüş beyan etmişler. Edep, ahlak konusuna alışığız zaten ama AKP’li Mikail Arslan konuyu milliyetçilik ile ilişkilendirmiş. Haber şöyle:

AKP’li Mikail Arslan da yaptığı konuşmada “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde dini programlara ilgi yüksek. Bu programlar, milli birliğimiz için gözden geçirilip değerlendirilmeli” önerisinde bulundu. Arslan, ABD filmlerinin hepsinde bir milliyetçilik konsepti bulunduğunu, iyilerin her zaman kazandığını belirterek, “RTÜK dizilerde böyle bir konseptin yakalanmasını sağlayabilir mi” diye sordu. Arslan, televizyonlarda Türk kültüründen olmayan Tom ve Jerry gibi çizgi filmler yayınlandığını belirterek, “Türk kültürünün kahramanlarının yer aldığı çizgi filmlere yer verilmeli” dedi.

Dini içerikli yayın yaparak milli birliği güçlendirme arasındaki sebep sonuç bağı bana pek sağlam görünmedi. Ancak vekilin diğer önerisi çok daha anlamlı. (Bu arada ortada bir “konsept” lafı dolaşıp duruyor, onu çözemedim, herhalde vekile 1.5 Milyar maaşla danışmanlık yapan arkadaşın hazırladığı konuşmanın sevabı olsa gerek.) Burada, Amerikan filmlerinde milliyetçilik olduğu, iyilerin de hep kazandığından bahsediliyor. Türk filmlerinde durum daha mı farklı diye düşündüm, hayır. Ne Battal Gazinin, ne oğlunun, ne de intikamının herhangi bir filmde yenildiğini, Kahpe Leon’un Battal yahut Kara Murat’ı hakladığını görmedim. Demek ki bizde de iyiler kazanıyor. Peki milliyetçilik? İstemediğin kadar. İyi, masum Türklere karşı sürekli köy yakan, ırza geçen, nıhahaha şeklinde gülen, pazarcı esnafına karşı vergi oranlarını yükselten “kahpe” Türk dışı unsurları hatırlatmam herhalde yeterlidir.

Anlaşıldığı kadarıyla burada vekilin ekranlarda sayısı 100-200 arası değişen dizilere bir eleştirisi var. Bunları yeterince milliyetçi ve iyilerin kazandığı “konseptte” görmüyor. Bazen ben de Neriman vesilesiyle dizilere göz atıyorum, hakikaten pek çoğunda kötüler oran olarak fazla. Mesela boğaz kenarında bir yalıda geçen dizide Ekrem Bora ve başroldeki avanak bir kız dışında herkes faullü. Kimin eli kimin neresinde belli değil. Birçok dizide milliyetçiliğe halel gelmese de kötüler cirit atıyor.

Yalnız laf aramızda geçen bir diziden bahsettiler, neymiş diyerek 5 dakika kadar baktım (daha fazlasına dayanamadım), hakikaten milliyetçi ve iyi insanlar vardı içinde. Güya dizi Demokrat Partinin son dönemini anlatıyor. CHP’liler son derece beyefendi, masum, aklı başında, ses tonları gür, vatansever vs. kısaca eşrefi mahlukattaki tüm iyi özellikleri toplamış ak kaşıklar olarak gösteriliyor. DP’liler ile üçkağıtçı taşra esnafı, yerine göre hırsız, yükünü tutmuş büyük tüccar olarak lanse ediliyor. İyi (ve memur) CHP’liler sürekli kötü (ve tüccar) DP’lileri “dostane” uyarıyorlar. Ses tonları hep vakur. Hasılı, tarihe bakarsak burada “iyiler” dizinin sonunda kazanacak gibi görünüyor. AKP’li vekile müjdeleyeyim.

Bir de Tom ve Jerry meselesi var. Daha Örümcek Adam’ı yeni kapattık derken “Türk kültüründen olmayan” Tom ve Jerry çıktı başımıza. Örümcek namaza başlamıştı, bunları da Türkleştirme operasyonuna tabi tutmak gerekecek anlaşılan. Tabii “Türk kültürünün kahramanları” denince ne kastediliyor ona da bakmak lazım. Nasreddin Hoca çocuklara pek uymaz, genelde siyasi, sosyal ve iktisadi mesajları büyükler içindir. Nasreddin hocaya çocuklar pek gülmez.

Keloğlan var, ama bilmem Tom ve Jerry ile rekabet edebilir mi? Bir defa yavaş, gıcık ve salak bir tip. Bugs Bunny, Tom, Jerry gibi hareketli rakiplere karşı pek şans vermiyorum. Hele yanında Karabaş diye bir köpek gezer bazen, Spike karşısında tutunma şansı sıfırdır. Belki isimler değiştirilir, Tom yerine “Sarman”, Jerry yerine “Minik”, Spike yerine “Tosun” denir, çizgi filme Türk kültürüne uygun bir senaryo hazırlanır, o ayrı.

“Dedem Korkut boy boylamış, onun kahramanlarına ne kulp bulacaksın” diyen çıkabilir. Ben Dede Korkut hikayelerini çocuklarıma mümkün olduğunca okutmuyorum, size de öyle tavsiye ederim. Hatta kendim geceleri ve yalnızken de okumuyorum. Zira bu hikayelerde kan, vahşet, işkence, zulüm kol geziyor. Basat’ın Tepegöz’ü öldürmesi hikayesini film yapın korku ve vahşet sinemasının başyapıtı olur. Yani “Türk Kahramanı” konusunda da işler kesat gibi görünüyor.

Milletvekiline iki tavsiyem var. Önce danışmanını kovsun, sonra kendisine yeni bir “konsept” bulsun. Bende yeterince var, sorarsa bedeli mukabili veririm.

Popularity: 4% [?]

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş