Bir Kadeh Tepki

FST 20 Kasım 2006

som.jpg

Geçenlerde Üsküdar Belediyesinin bazı açık alanlarda içki içilmesini yasakladığını işitmiştim. Önce pek kulak asmadım ama Cumhuriyet Gazetesi yazarı Deniz Som bu işi protesto edecekmiş dediklerinde meraklandım. Hakikaten dün eylem yapılmış, dincilere hak ettikleri mesaj verilmiş. Olay şöyle anlatılıyor:

Üsküdar Belediyesi’nin açık alanlarda içki içenlere para cezası verip, encümen kararlarını internette yayınlayarak teşhir etmesini protesto eden yaklaşık 300 kişi Kızkulesi’nin karşısında şarap, votka, bira içti.

Cumhuriyet yazarı Deniz Som’un çağrısıyla biraraya gelenler, “Burada içki içmek yasaktır” yazılı tabelanın önünde, Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır’ın şerefine kadeh tokuşturdular. Gruba tepki göstererek Som’a saldıran bir kişi içki içenler tarafından tartaklandı.

Deniz Som ve eşi Harika Som, içkilerini yudumlarken, “Sarhoş şerefsizler” diye bağıran 36 yaşındaki Bilal Çelik, Deniz Som’um omzuna yumruk attı. Grubun tepki gösterdiği Çelik, sivil polisler tarafından ağzı kapatılarak uzaklaştırıldı. Gruptan bazı kişiler Çelik’e tekme ve yumruk atarken, bir kişi de yüzüne şarap döktü. Bilal Çelik, sivil polislerce gözaltına alındı. Olayın ardından hepbir ağızdan “Çankaya’da imam istemiyoruz” diye slogan attılar.

Eylem başarılı geçmiş, Üsküdar Belediyesi muhtemelen tabelayı oradan kaldıracaktır. Benim kanaatimi soruyorsanız ferdi tercihlere karışmamakla birlikte başkalarına zarar verme sonucunu doğuracak konularda kanunla engelleme yapılmasına en azından itiraz etmem. Misal sigara içmeme ile ilgili kampanyalara aslında pek sıcak bakmam, ama sigara içmeyenleri rahatsız edecek mekanlarda sigara içilmesinin engellenmesini makul bulurum. Aynı şey içki ile ilgili olarak geçerlidir. Adam içki içip sarhoş olunca önüne gelene saldıracak, etrafa boş şişe atacak, bilemedin nara atarak ortalığı rahatsız edecekse bu konuya mahsus tedbirler alınabilir.

Üsküdar Belediyesin neresi için yasak koyduğunu bilmiyorum. O bölgede içki içen bir ayyaşın gezip tozanları rahatsız etme ihtimali var ise, yahut böyle olaylar vuku bulmuşsa yasaklanması ihtimal dahilindedir. İstanbul’un boğazı ve boş yeri boldur, isteyen istediği yerde gidip içebilir, nara atabilir. Yalnız ortalığa boş şişeleri atıp sağa sola kusuyorsa belediyecilere ve çevre dostu insanlara yakalanmamalarını tavsiye ederim. Muhtemelen Üsküdar sahilinde de ayyaşların tacizi değil, boş bira ve şarap şişeleri yüzünden karar alınmış olabilir. Dincilik sebebiyle karar alsalar sadece sahile değil daha başka noktalara da içki içmek yasaktır tabelaları koyarlardı.

Gelelim bazı detaylara. Protesto eylemini protesto eden Bilal isimli şahıs Deniz Som’un omuzuna vurmuş, bir başkası da suratına bir kadeh şarap dökmüş. Protestocu şahıs polis tarafından gözaltına alınmış, şarapçılar da Çankaya’da imam istemediklerini deklare etmişler. Bir başka haberde Bedri Baykam’ın da ekipte olduğunu gördüm. O da şunları söylemiş:

“Burada, özgürlüklere ve yaşam tarzlarına müdahale etmeye karşı Türk halkının direncini görüyoruz. Bu küstahlık hakkını kendinde bulup bizim yaşam tarzımıza orta çağ şeriatçı anlayışta uygulamalarla set çekmek isteyenlerin sonu hüsran olacak”

Hayat tarzına müdahale denince içki yanında aklıma muhtelif kıyafetlerin giyilmesinin yasaklanması geliverdi. Bedri Baykam’ın direnci muhtemelen bu noktalara gelene kadar kırılıyordur, yoksa kendisini Üsküdar sahilinde toplu şarap içme eylemi yanında başörtülülerle el ele eylemlerinde de görebilirdik. Bir de Ortaçağ lafı geçiyor, dün Atilla Yayla’nın konuşmasında da bundan bahsedilmiş ve kendisi tepki almıştı. Bir boş zamanımda bakayım bu ortaçağ ne imiş. İlkokulda 476 (395 olabilir?) ile 1453 yılları arası diye anlatılırdı. Bana pek karanlık bir çağ gibi gelmiyor, hatta büyük bölümü için doğu ve İslam dünyasının bilim, sanat, felsefe, ekonomi alanlarında zirve yaptığı dönemler bile denebilir. “İçki yasaktı” denirse dönemin muhtelif halife ve önderlerinin içki içtiğini, saz, söz meclisinden geri kalmadığını hatırlatırım. Bedri Baykam bu dönemdeki hangi özellikten çekiniyor, kendisine sormak lazım.

Şimdi gelelim benim bu yaratıcı protesto eyleminden yola çıkarak önerdiğim alternatif eylemlere. Türkiye’de sadece Üsküdar Sahilinde içki içmek yasak değil. İlk aklıma gelen yasak başörtüsü ile ilgili. Malum başı kapalı insanlar öğrenci ve memur olamıyorlar. Bu da Bedri Baykam’ın tabiriyle “özgürlükler ve yaşam tarzlarına” aleni bir müdahaledir. Bu zamana kadar çeşitli başörtüsü eylemlerine şahit olduk, ben de Deniz Som’un güzel fikrinden yola çıkarak şu öneriyi yapıyorum:

Madem başörtülüler okula veya devlet dairesine, hatta çoğu özel alanlara dahi alınmıyorlar, bu “alanların” birinin karşısında üzerinde “okul” yazan bir stand açıp alenen ders görür gibi yapıp tepki verebilirler. Bu temsili kulübede başörtülüler kapıdaki güvenlik görevlisi tarafından uyarılmaksızın selamlanarak içeri girerler, girdikleri yerde ilk tıuvalete koşarak kafalarına keçi postunu andıran bir peruk koymak yerine başları örtülü olarak rahatça sınıfa girerek sıraya oturabilirler. Sınıfa hoca olarak yine başörtülü bir temsili akademisyen girebilir.

Bu manzaranın ortalama bir Kemalisti küplere bindireceği açıktır ama ne yapayım, Deniz Som ve şarap tepkicileri çok güzel bir yöntem bulmuşlar. Şimdi başörtülüler Beyazıt meydanında böyle bir eylem yapsalar Deniz Beyi öncü olarak göstermekle hiç hata etmiş olmazlar.

İkinci eylem teklifim Beyaz Türklerle ilgili. Mine G. Kırıkkanat ve Beyaz Türklere karşı bir Deniz Som eylemi şöyle olabilir. Nişantaşındaki bir entel kafe önünde, tercihan içinde Haşmet-Ahmet-Mansur isimli üç kişi yumruklaşırsa güzel olur, mangal eylemi yapılabilir. Bir grup kara Türk kıllı ve kısa kollarını açıkta bırakan askılı atletlerinin altına çizgili pijama giyerek entel kafe yahut Mine G. Kırıkkanat’ın gazetesinin (Vatan mıydı) önüne gelerek mangalın dumanını savurabilir, hatta lahmacun bile yiyebilirler.

Eylemleri çoğaltmak mümkün, Deniz Som ve ekibini yaratıcı fikirlerinden dolayı tebrik ediyorum. Yalnız eylemlerinde Çankaya’ya imam çıkmaması dışında “Türkiye Laiktir Laik Kalacak” şeklinde bir slogan atıldığı bilgisine ulaşamadım. Bu slogan beyinlere iyice kazınmalıdır. Gerçi bazı gericiler bu sloganı “Türkiye Lavuktur, Lavuk Kalacak” diye tiye alıyorlar ama gerekirse bir eylem de onlara yapabiliriz.

Bu arada Deniz Bey belirtmemiş, eylemin bir sonraki adresinin Yeşilay Cemiyeti İstanbul Şubesi önü olmasını teklif ediyorum.

Popularity: 12% [?]

25 Yorum

  1. Serhat Atabey - 20 Kas 2006 - 2:07 pm

    Alkol laikçilerin simgesi mi oldu? Alkollü içkilerin “kamusal alan”da yasaklanması neden ayyaş vatandaşlarımızdan çok laikçi kesimi ayağa kaldırıyor? Yani içki yasaklama şeriata bir adım yaklaşma ve laiklikten on adım uzaklaşma olarak addedilir hale geldi. Bu da gösteriyor ki, alkol laikçilerin simgesi ve sembolü. Tıpkı türbanın islamcıuların sembolü olması gibi.

    Sakın kavram kargaşası yaratarak ortalığı bulandırmaya çalıştığımı filan düşünmeyin. Taşları yerli yerine oturtmaya çalışıyorum o kadar!

    Şimdi kamusal alanda türban yer bulamıyorsa, rakipler de içkiyi kamusal alandan çıkarmaya çalışıyorlar, hepsi bu. Kamusal alan deyince bunun devlet daireleri ile sınırlı olduğunu düşünmeyin. Evinizin odası bile birden kamusal alan haline gelebilir!

    İşin şakası bri tarafa, alkollü içkiler ile sağlıklı genç nesiller yetiştirmek adına mücadele edilmelidir. CHP’li amigolara da şunu söylemek gerek: bU işin laiklikle filan alakası yok, insanlık meselesi…

  2. Murat Aygen - 20 Kas 2006 - 6:22 pm

    Hz.Gorbaçev resmi kabullerde içki servisini yasaklamıştı. Sovyetler Birliği votkadan batmıştır. “Son Sovyetik devlet” de bira ve şaraptan batacak valla… Zıkkım için!

  3. Muzmin Anonim - 20 Kas 2006 - 7:52 pm

    Murat bey,

    Zıkkım için!

    Sanki zikkim daha ucuzmus gibi..

    Siz kiblegahsiz loyalistler (!) hep boylesiniz.. :))

  4. Suat Öztürk - 20 Kas 2006 - 8:52 pm

    Söylenecek herşeyi söylemişsiniz; elinize sağlık Fethi Bey.

    Murat Bey sizin de elinize sağlık..

  5. Abdullah Sayar - 20 Kas 2006 - 9:02 pm

    Şimdi bu kemalist sonra da kartel basın yaygaraya başlayacaktır. Şeriatçılar özgürlükleri kısıyor diye.

    Kesinlikle geri adım atılmamalıdır. Zira içki içmek özgürlük değildir. İntihar etmek özgürlük değildir. İnsan fıtratını ve sağlığını bozan her araç ve tavır insan nesline bir saldırı olduğu için tabii ki yasaklanmalıdır.

    İçkiyi yasaklayan Kur’an ayetleri, fıtrata aykırı bir durum yaratmamaktadır. O nedenle insan fıtratını / doğasını savunmakla vahyi savunmak çelişmez.

    Evet içki yasağı desteklenmelidir. Çünkü fıtrata aykırı olan insanlığa aykırılıktır. Bu goygoyculara tepki gösteren şerefli kişi provakatör değil asıl bu ayyaşlar provakatördür.

  6. bajazet - 21 Kas 2006 - 1:19 am

    Resimlere buradan bakin lutfen [http://www.vakit.com.tr/News.aspx?NID=3673]
    Ben sahsen ozgurluk asigi bir kisiyim.Fransayi cogu turkler begenmez ama ben ozgurluk bakimindan çok rahatim burada.Dunyada tam manasiyla laïk yani dinsiz devlet Fransadir.
    Hal boyle iken su an bile burada sokakta alkol içmek yasaktir.Onlarin eylem yaptigi umuma ait yerlerde degil alkol mesrubat içmek bile yasak.O sosyete bozuntusu kafirler gelsinlerde ayni eylemi Paris’te Champs Elysees de yapsinlar.Fransiz polisi o siseleri onlarin seyine sokar.(Turk polisinin tavri,Fransada olsa gorevi ihmalden suç teskil ederdi). Alkol sadece ruhsatli mekanlarda tuketilir.
    ve su basliktaki kanun asilir: “Protection des mineurs et repression de l’ivresse public” turkçesi “kuçuklerin korunmasi ve kamusal alanda sarhoslugun bastirilmasi”.Yani o mekanlarda içmek serbest fakat sarhos olarak sokaga çokmak yasak.Eger yakalnirsa ceza alir ve o içki satan mekan bir sure kapatilir.
    Iste bizim angutlarin medeniyet anlayisi bu kadar.Onlarin serrinden Allah butun insanlari korusun.

  7. manyakadam - 21 Kas 2006 - 1:27 am

    bajajet dedigin dogru olabilir ama bir noktayi unutuyorsun o da su…

    turkiyede laiklik ile icki icmek arasinda cok yakindan bir bag vardir ama ayni bag fransada sozkonusu degildir yani demek istiyorum ki eger islam dininde icki serbest olsaydi bogazda icki yasaklari rejim sorunu haline gelmezdi turkiyedede

    ama bu herifler simdi bogaza nazir kadeh tokusturaraktan nasi da irticaya giydirdik ama diyorlar kiskis biyik altindan gulerek

  8. blue - 21 Kas 2006 - 3:36 pm

    Bence içmek serbest olmalı. Eylemi destekliyorum. İçip de sapıtan olursa, onun, bunun eşine, çocuğuna laf atan olursa belediye itlaf ekipleri tarafından kısırlaştırılmalı.

  9. Bulent Murtezaoglu - 21 Kas 2006 - 3:53 pm

    İçip de sapıtan olursa, onun, bunun eşine, çocuğuna laf atan olursa belediye itlaf ekipleri tarafından kısırlaştırılmalı.

    Itlafi bilmem de, aslinda boyle ‘ama o zaman bazi insanlar sarhos olup rahatsizlik yaratir’ diye yasak koymak aslinda oradaki otoritenin biraz aciz oldugunu gosteriyor. Rahatsizlik verene mani olmak cok daha dogru, haklisiniz. Tabii acz dedim de, bu eylemde olan da pek saglam bir is degil. Madem levhayi asmis gelip cezayi kesebilmeliydi belediye.

    Neye yaradi bu eylem simdi? Bir Cumhuriyet gazetesi yazari ve bimemkac kisi icerse belediye ceza yazamaz diye birsey tespit edildi sadece benim anladigim kadariyla. Boyle huylarim yok ama elime bir icki alip orada oturmak isteyecek olsam yine oturamam. O zaman becerilen nedir? Bir takim insanlara kural islemedi de ne oldu yani? Levha kalkmis mi oradan?

  10. metin-thePoor - 21 Kas 2006 - 4:57 pm

    Abdullah Sayar Bey,

    “Zira içki içmek özgürlük değildir. İntihar etmek özgürlük değildir. İnsan fıtratını ve sağlığını bozan her araç ve tavır insan nesline bir saldırı olduğu için tabii ki yasaklanmalıdır.” diyerek beğenmediğiniz o resmi zihniyetin kucağına düştüğünüzün farkında mısınız acaba?

    İçki içilebilir. Ama içki içmeyi güya “laik” bir rejimin simgesel savunusu olarak lanse eden o zibidi embesillerin içki içişiyle karıştırmayın bunu. Şovmenlik taslayan o faşizan zibidilerle aynı kulvarda yarışmayınız derim.

  11. metin-thePoor - 21 Kas 2006 - 4:58 pm

    Abdullah Sayar Bey,

    “Zira içki içmek özgürlük değildir. İntihar etmek özgürlük değildir. İnsan fıtratını ve sağlığını bozan her araç ve tavır insan nesline bir saldırı olduğu için tabii ki yasaklanmalıdır.” diyerek beğenmediğiniz o resmi zihniyetin kucağına düştüğünüzün farkında mısınız acaba?

    İçki içilebilir. Ama içki içmeyi güya “laik” bir rejimin simgesel savunusu olarak lanse eden o zibidi embesillerin içki zıkkımlanışıyla karıştırmayın bunu. Şovmenlik taslayan o faşizan zibidilerle aynı kulvarda yarışmayınız derim.

  12. blue - 21 Kas 2006 - 5:09 pm

    Üsküdar Mihrimah Sultan Camiinin önünde bir kavga görmüştüm yıllar önce. 3 taksici bir ayyaşı ağzı burnu kan içinde dövüyorlardı. Rahatsız oldum, adamı öldüreceklerdi, polisi aradım, gelene kadar taksiciler gitmişti. Ambulansla aldılar götürdüler adamcağızı.
    Adam birine bir laf mı attı, ne yaptı bilmiyorum. Bayağı kötü bir şey yapmış olmalı.
    Eskiden evim Bağlarbaşındaydı, hafta sonları Üsküdar sahilinde çok dolaştığım için biliyorum. Kuşkonmaz camiinden kız kulesine kadar balıkçılar vardır. Ellerinde biraları, şarapları, oltaları… Kimseye laf attıklarını duymadım ama sahilde dolaşanlar için bir tedirginlik kaynağı oldukları kesin. Ama sadece Üsküdar’da yok, Moda’da da var, her deniz manzaralı yerde var.
    İçip de sapıtan olmasa hiç problem değil. Ama kadehte durduğu gibi durmuyor ve başkalarını rahatsız ediyor.
    Kayınvalidemin apartmanının giriş kapısı da bir ayyaş abimizin tuvalet mekanı olmuş durumda. Apartman olarak çeşitli öneriler, parlak fikirler getirildi. Nasıl yakalarız, elektrik mi verelim, gizli kamera mı yerleştirelim, nöbetleşe kim işiyor diye gözleyelim mi diye… Bir gün baktım kapının eşiğinde alafranga bir tuvalet koymuşlar. Tamam işte şimdi çözüm buldular galiba, adamcağıza yapacaksan bari buna yap diye tuvaleti kapıya çıkarmışlar dedim ama meğer bir apartman sakini atmak üzere söküp kapının dışına koymuş.
    Dün de yine kapının dışında ıslaklık vardı, “destur Bismillah” deyip üzerinden atlayıp geçtik. Bilemiyorsun ki yağmur mudur, biranın kazuratı mı…
    Buradan bu abimize mesaj vermek istiyorum. “Abicim işeyeceksen git, bak Üsküdar’da arkadaşların kadeh kaldırmışlar, onlarla takıl. Bize bulaşma, çünkü yakalarsak ne ceza vereceğimize dair fantaziler kuran hacı amcalarımız var… Benden söylemesi…”

  13. Murat Aygen - 21 Kas 2006 - 7:08 pm

    Muhterem Müzmin Anonim dostum,

    Siz hala “mikro” ve “comperative statics”te misiniz Allah aşkına? Ben sorunu diyalektik-materyalist ( = eytişimsel özdekçi) perspektiften irdeliyorum. Rantın ne yapılması gerektiğini bu dünyada en iyi bilen millet Suudilerdir. Sanıyor musunuz ki bunlar hiç içki içmezler? Yaa kardeşim git evinde istediğin çağdaşlığı yap, yeter ki komutanların karşısına ayık çık. İşte en kral hayat felsefesi…

    Saygılarımla,
    Murat Aygen

  14. Muzmin Anonim - 21 Kas 2006 - 7:46 pm

    Murat bey,

    Siz hala “mikro” ve “comperative statics”te misiniz Allah aşkına?

    Haklisiniz.. biraz daha dusunerek yazmaliydim.. fakat, “yaratilani hosgor, Yaratan’dan oturu” mealindeki o deyis bazan hic beklenmedik yerde insani etkisine alabiliyor.

    Bir dahaki sefere dha itinali davranip, o tur hezeyanlarimi engellemege calisacagim.

    Ben sorunu diyalektik-materyalist ( = eytişimsel özdekçi) perspektiften irdeliyorum.

    Bu memleket ne cektiyse sizin gibilerden cekti diyenleri hakli cikarmaniz sart mi?.. 80-90 sene harcadik hala daha materyalist diyalektigi tam anlayamamisken, siz cikmis bir de ‘eytişimsel özdekçi’likten bahsediyorsunuz..

    Birincisi yabanciydi, ama, azicik da olsa alistik, ikincisi ise.. ne diyeyim, bilmem ki..

    Bu topraklarin ruhuna aykiri kavramlarin bize zerre kadar faydasi yoktur.. ve, bu topraklardaki hakim felsefenin ‘eytişimsel özdekçilik’ degil, ‘kaytarimsal destekcilik’ oldugunu artik gorebilmeniz gerekiyor bence.

    Son AKP seyinde Atilla Yayla beyin yerinde mushade ve tespit etmis oldugu uzere..

    Rantın ne yapılması gerektiğini bu dünyada en iyi bilen millet Suudilerdir.

    Olabilir. Ama, siz simdi bize bizim ‘ex-colonial’lerimizden ornek almamizi mi salik veriyorsunuz.. Bunu Misir ozelinde denemedik mi? Denedik. Tuttu mu? Yok gibi.. Dolayisi ile, uygulanabilir seylerden bahsetmekte fayda var..

    Sanıyor musunuz ki bunlar hiç içki içmezler? Yaa kardeşim git evinde istediğin çağdaşlığı yap, yeter ki komutanların karşısına ayık çık. İşte en kral hayat felsefesi…

    Pardon. Bu paragrafin tamamini okumadan yukaridaki cumleyi yazmisim, ama, silmege de kiyamadim…

    OK. Simdi dediginizi anlar gibiyim; ve yeni sekliyle revac kazandirilmak istenen kamusal ortam tarifi ile sizinkinin birbirine bu denli yakin olmasini fevkalade sevindirici ve cagdas buluyorum.

    Bu cagdas tarife –bula bula– ornek olarak Suudi Arabistan’i gostermenizi de esefle kinamak ihtiyaci duyuyorum.

  15. BirBilgi - 27 Ara 2007 - 5:34 am

    Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

  16. jörmungand - 03 Mar 2008 - 11:39 pm

    aslinda boyle ‘ama o zaman bazi insanlar sarhos olup rahatsizlik yaratir’ diye yasak koymak aslinda oradaki otoritenin biraz aciz oldugunu gosteriyor. Rahatsizlik verene mani olmak cok daha dogru, haklisiniz.

    şimdi de “amman türban üniversitede serbest olursa türbansızlara baskı yapar dinciler” diyorlar. şimdi bunu diyen hangi yüzle ona karşı çıkıyordu, o yasağı koyan veya destekleyen hangi yüzle buna karşı çıkıyor.
    nasıl da benziyor 2 taraf da birbirine allah allah…

  17. fatih demir - 04 Mar 2008 - 12:35 am

    Icildigi zaman insani etkiledigi bilimsel bir sekilde kanitlanmis olan alkol ile -e bilir -a bilir lere dayali psikolojik bir korkuyu ayni “korku” altinda degerlendirmek de ilginc bir bakis acisi…

    Ickili sekilde arabayi bir cok “basortulu” kadindan daha iyi kullanacagina yemin edebilecegim insanlara dayanarak da “alkollu bir sekilde arac kullanmaya ceza verilmesi hatta bazen tutuklanmalari”na da karsi cikalim o zaman hep beraber…

    Esrar’la silah yasalarini, programlara konulan izleyebilme yasi ve gazetelere uygulanan bazi konulardaki sansurlerle karsilastiralim… Ona vermedigin destegi buna da vermiyorsun falan diyelim…

    gulelim oynayalim di mi ? :)

  18. jörmungand - 04 Mar 2008 - 3:28 am

    Alkol içildiği zaman insanlara kesinlikle rahatsızlık vereceğim hangi bilimsel araştırmada kanıtlanmış acaba? Alkol kullanan insan, diğer insanlara rahatsızlık verebilir, evet. Ama bu da -a bilir, -e bilir’lere dayalı, daha fazlası değil. (Hem alkolsüz olarak sokağa çıkan insan da diğer insanlara zarar verebilir, o zaman sokağa çıkmayı da yasaklayalım?)

    Ona bakarsanız ben de çıkıp “bir kısım yobazların kendi gibi olmayana baskı yaptığı kanıtlanmış bir gerçektir” diyebilirim, gazi üniversiteli uzun saçlı küpeli erkekler üzerinde yaptığım araştırma sonucunda? O zaman da “başörtüsü” yasaklanmalıdır diyip çıkarım.

    Başörtüsü serbest olunca baskı olabileceği gerçeğinin çözümü “başörtüsü”nü yasaklamak olmadığı gibi, içki içen adamın çevresine rahatsızlık verebileceği gerçeğinin de çözümü içkiyi yasaklamak olmamalı.

  19. fatih demir - 04 Mar 2008 - 8:03 pm

    Ben “etkiledigi” demistim ama etkilemeyi “zarar vermek” ile ozdeslestirmissiniz oradan devam edelim.
    Madem ickinin cevresine zarar ver-ebilecegi bilimsel olarak ispatlanmamis ben de diyorum ki ickili arac kullanimi da serbest birakilsin. Hatta esrar da serbest birakilsin… Esrar’in rahatlatici yanlari say say bitmez. Hem kontrollu satilirsa teroristlere para da gitmez.. Oyle degil mi?

  20. fatih demir - 04 Mar 2008 - 8:55 pm

    Bir de su kismini unutmusum :

    “Ona bakarsanız ben de çıkıp “bir kısım yobazların kendi gibi olmayana baskı yaptığı kanıtlanmış bir gerçektir” diyebilirim, gazi üniversiteli uzun saçlı küpeli erkekler üzerinde yaptığım araştırma sonucunda? O zaman da “başörtüsü” yasaklanmalıdır diyip çıkarım”

    Burdan cikacak sonuc “okullarda irkci fasist yapilanmalar” yasaklanmalidir olmali degilmidir … Yoksa basortulu kizlarimiz mi dovmus saci uzun kupeli oglanlari? :)

  21. jörmungand - 04 Mar 2008 - 9:44 pm

    ilk başta “rahtsızlık vermek” şeklinde başlamıştı, siz “etkilemek” yapmıştınız onu, ben eski haline getirdim, neyse.

    İçkili araba kullanmakla içkili sokakta yürümeyi nasıl aynı kefeye koyuyorsunuz ki? İçkili araba kullanmayı da yasaklayalım tabi evet. Ama içki içmeden de kaza yapılabilir. O zaman araba kullanmayı toptan yasaklayalım bence. Sokağa alkol almadan çıkan adamın millete zarar verebilme ihtimali yüzünden

    Ayrıca evet, esrarın Hollanda’da olduğu gibi kontrollü olarak serbest bırakılması çok daha hayırlı olabilir bence.

    Burdan cikacak sonuc “okullarda irkci fasist yapilanmalar” yasaklanmalidir olmali degilmidir … Yoksa basortulu kizlarimiz mi dovmus saci uzun kupeli oglanlari?

    Hayır değildir. Kim yapıyorsa yapsın baskıyı, onun baskı yapması engellenmelidir. İlk başta Bülent Bey’den alıntıladığım gibi, “rahatsızlık verene mani olunmalıdır.” Diyelim ki başörtülü kızlar (ya da onların abileri, onlarla aynı görüşteki başka “erkek”ler) dövüyor uzun saçlı küpeli oğlanları, o zaman başörtüsü yasaklanmalıdır mı diyecektiniz?

  22. fatih demir - 04 Mar 2008 - 10:14 pm

    İçkili araba kullanmakla içkili sokakta yürümeyi nasıl aynı kefeye koyuyorsunuz ki?

    Halka acik bir alanda icki icmek ile basortusu takmayi ayni kefeye koymak ozgurlugunuze karsi benim yaptigimin esamesi bile okunmaz aslinda.

    İçkili araba kullanmayı da yasaklayalım tabi evet. Ama içki içmeden de kaza yapılabilir. O zaman araba kullanmayı toptan yasaklayalım bence. Sokağa alkol almadan çıkan adamın millete zarar verebilme ihtimali yüzünden

    Boyle “guzel” argumanlar verince bana da soyleyecek bir sey kalmiyor zaten :) Hem ickinin bilimsel olarak insani “etkiledigi”ni kabul etmeyeceksiniz hem de boyle seyler soyleyeceksiniz…cik cik cik… hic yakistiramadim…

    Aslinda ben de cok adam taniyorum sut ictikten sonra karisini doven, ogullarinin baslarini duvarlara vuran, koynundaki son para ile karisina “basortusu” alip cocuklarini ac birakan, hicbir seye ihtiyaci yada “bagimliligi” olmadigi halde karisini baska erkeklere pazarlayan, ayik kafali oldugu ve basortusu manyagi oldugu icin yol kenarlarinda “abi bir liran var mi basortusu alacagim bizim kiza” diye yalvaran …evet evet… cok adam var boyle…
    Ickisiz ickisiz nagralar atan, kutuphaneleri dagitan, ayik kafa ile ters seride girip koca aileleri yok eden, …. Alkolle hic alakasi yok tabi bunlarin…. Yahu ben de diyorum gorevdeyken icki icmeyi yasaklayan kanunlarin hepsini de kaldiralim… doktorlar ziftlenip ziftlenip girsinler ameliyatlara nasil olsa ayik kafa ile giren de yanlis bir yeri kesebilir… Polisler zuuum gibi dolassinlar ortalikta nasil olsa siyasi sebeple bile adam vurduklari vakidir, ogretmenler icmeden girmesinler ders anlatmaya kafasi guzel degilken kizlaramiza sarkan hoca gormedik mi hic yani?…bu boyle uzar gider gitmesine de “ickinin bilimsel olarak etki yaptigina delil isteyen” birine yetmeyecegini bildigim icin hepsine kabul arkadasim… he basortusune ve ortalik yerde cocuklarimizin oynadigi parklarda ziftlenmeye ozgurluk!!!! Ama bu ozgurluklere destegini gormek adina ilk senden bekliyorum bu adamlarin parkta icki icmeyen insanlar kadar zararsiz olduklarinin ispatini… Nasil ispatlarsin orasi sana kalmis…

    Ayrıca evet, esrarın Hollanda’da olduğu gibi kontrollü olarak serbest bırakılması çok daha hayırlı olabilir bence.

    Niye esrarla sinirli kalalim ki? Silahi da katalim o isin icine, fahiselik de serbest olsun sonucta kime ne zarari var kendi ozgurlugu ile yapiyor… Cocuk aldirma serbest olsun… Silah tasima da serbest olsun… Kokain, ecstacy, eroini de katalim… Hatta hatta cocuk pornosu seyredenleri de rahatsiz etmeyi birakalim yani… nasil her porno seyreden gidip birine tecavuz etmiyor ise her cocuk pornosu seyreden de gidip bir cocuga tecavuz edecek degil ya!!!

    Hayır değildir. Kim yapıyorsa yapsın baskıyı, onun baskı yapması engellenmelidir. İlk başta Bülent Bey’den alıntıladığım gibi, “rahatsızlık verene mani olunmalıdır.” Diyelim ki başörtülü kızlar (ya da onların abileri, onlarla aynı görüşteki başka “erkek”ler) dövüyor uzun saçlı küpeli oğlanları, o zaman başörtüsü yasaklanmalıdır mı diyecektiniz?

    Wallahi ilginc bir dusunme sisteminiz var… Anlamakta zorluk cekiyorum… Yani siz diyorsunuz ki (mesela ben mulkiyeliyim) su ortalikta gelip bize baski yapan (eee sonucta mulkiyede okudugumuz yillarda cogunluk “solcu” gardaslarimizdaydi) haki renk uniformalar giyenler bize bazi derslere girmemize negel oldu, yemekhanedeki zammi boykot etmek icin onumuzu kesip bizi zorla boykota alet etti diye haki kiyafeti mi yasaklamaliydik okulda?

    Bir de kizin abisi dovuyor ise basortusunu niye yaskliyoruz anlamadim yine… Yahu doven abisi…basortulu kizkardesi olan okula giremez dersin oldu olacak :)
    Ayrica basortulu kizlarin hepsi milleti dovmeye baslamadigi surece bunu bile basortusune baglamamak lazim degil midir “normal” dusunen bir insan icin… yani bugune kadar hirsizlik yaparken yakalanmis butun kizlarin basinin acik oldugu sonucundan hareketle “basi acik” kizlarin magazalara girmesine engel olmak gibi birsey bu dediginiz… ki sizin dusunce sisteminize bu da uyabilir ki ne diyecegimi bilemem o zaman….

  23. jörmungand - 04 Mar 2008 - 11:21 pm

    Çarpıtıyorsunuz. Öncelikle başörtüsünün kesinlikle serbest olmasını savunuyorum, sadece üniversitede değil, kamu görevinde falan da. Ama verdiğiniz örnek çok alakasız. Üniversitede başörtüsü yasak olunca kimse baş örtüsü tak diye baskı yapamaz, ama serbest olunca birileri çıkıp “neden takmıyon sen yegenim” diyebilir. Ama bu başörtüsünün yasaklanmasını gerektirmez.

    Evet aynı şey değil, ama benzer şekilde; birileri içki içince insanlara rahatsızlık verebilir, insanlara rahatsızlık verme ihtimali (içkili araba kullanmakla kıyaslanamayacak kadar olsa da) artabilir, ama bu içkinin yasaklanmasını gerektirmez. O zaman evden çıkmayı da yasaklayabiliriz, sonuçta kimse evinden çıkmazsa kimse kimseye zarar veremez. (Siz alkolle ameliyata girme örneği verirseniz ben de böyle derim :) ) Nereye kadar?

    Parkta alkol almakla alkollü araba kullanmak arasındaki farkı da “Eheh, sen yapmayacağına göre tamam ya, o zaman serbest bırakabiliriz, oldu bu iş” esprilerine maruz kalma tehlikesine rağmen şöyle açıklamaya çalışayım: Ben parkta alkol aldıktan sonra birilerine sarkıntılık etmeyeceğime, onun bunun eşine çocuğuna laf etmeyeceğime, adam öldürmeyeceğime eminim. Ama alkollü araba kullanırsam kaza yapabilirim, sonuçta adam bile öldürebilirim, çünkü bu dikkatle, alkolün el göz bilmemne koordinasyonunu zayıflatmasıyla da ilgili, falan filan. Parkta alkol almakla alkollü ameliyata girmeyi de kıysalamamı ister misiniz?

    Ayrıca “kızın abisi” eklemesini sadece “başörtülü kız adam mı dövecek ahaha” denir diye yaptım, çıkartayım tekrar. Ben de zaten bunu başörtüsüne bağlamak yanlıştır diyorum ki?

    Not: Bence de fahişelik serbest olsun, çocuk aldırmak zaten serbest değil mi? Silah konusunda karar veremedim henüz.

  24. fatih demir - 05 Mar 2008 - 9:35 am

    Yani siz diyorsunuz ki “alkollu” insanlarin park gibi halka acik yerlerde parktaki diger alkollu yada alkolsuz (bu da garip bir kelime oldu, ayik mi deseydim acaba?) dolasan insanlara ver-ebilecegi zarar onemsenmeyecek kadar azdir… oyle mi?

    Cunku ben bugune kadar kendi gozlemlerime dayanarak bunun dogru olmadigini yani halka acik ortamlarda icki icen insanlarin alkolun etkisi ile agresif tavirlara giirdigine defaatle sahit oldum. Hos batili ulkelerde de bu yasak diger alanlardaki tum ozgurluklere ragmen suruyor. Bunun bilimsel bir nedeni oldugu kanaatindeyim. Turkiyede bu yasagin sebebinin “dinsel” oldugu gorusu de beni ilgilendirmiyor bu noktada. Ispat icin de haftasonu amerikadan ornek resim de yollayabiliirim… yani alkolun parklarda icilmesinin yasak olmasi konusunda…

  25. jörmungand - 05 Mar 2008 - 4:40 pm

    Alkollü insanların evde veya barda içip sonra dışardaki insanlara agresif tavırlarda bulunmasını engellemek için bir yöntemimiz var mı peki? Evinde içip içip çıkıp parkta olay çıkarabilir adam yine.
    Yasağın sebebinin dinsel olup olmaması beni de ilgilendirmiyor. Batılı ülkelerde de yaşasam yasağın olmamasını savunacaktım.

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş