AB Projesi

FST Kasım 22nd, 2006

5b.jpgAtilla Yayla ile gelişmelerde Emin Çölaşan’ı bekliyordum, kambersiz düğün olmaz misali, nihayet teşrif etmiş. Aslında ben ne yazacağını biliyordum, seneler evvel medyaya yansıyan Atilla Yayla ile bir polemikleri vardı. Emin Çölaşan Atilla Yayla’nın başında olduğu Liberal Düşünce Topluluğunun AB’den para aldığını vs. söylüyordu. Daha sonra ne oldu bilmiyorum ama Atilla Yayla o ara “bizim bütün faaliyetlerimiz açıktır, gizli saklı bir işimiz yok, dünyanın çeşitli kuruluşlarından proje karşılığı fon bulmaya çalışıyoruz çünkü bu işleri yürütebilecek maddi gücümüz yok” mealli birşeyler söylemişti. Emin Çölaşan bugün de Atilla Yayla ile yaptığı telefon görüşmesinde Atilla Yayla’nın Avrupa destekli projelerden 450.000 Euro aldıklarını söylediğini “işte yakaladım” edasıyla aktarıyor.

Öncelikle AB projelerinden destek almakta ne gibi bir tuhaflık onu anlayamadım. Geçenlerde çevremdeki bazı küçük sanayi erbabı, çeşitli kamu daireleri ve belediyelerin “AB Projesi” adıyla harıl harıl yazıp çizdiklerini, bunları ingilizceye çevirtmeye çalıştıklarını gördüm. “Ne oluyor” diye sorduğumda, herhangi bir proje ile AB’ye başvurulduğunda bu projelere destek sağlandığını öğrendim. Ben pek anlamam ama bahsettikleri projelerin bir kısmı saçma sapan şeylerdi. Fakat bir liste gösterdiler, Çankırı, Samsun, Çorum civarlarında AB projesi kazanan köfteciler, yerel gazeteciler, odalar, borsalar filan listelenmişti. Üstelik ufacık bir işletme için alınan destek rakamı 100.000 Euroya ulaşıyordu. 50.000 Euro altında destek görmedim. Üstelik bu fonlara başvuranların liberal olmadığını da müşahade ettim. Devlet kuruluşları, bakkal, meslek odası türü şeyler ve çoğu da bildiğimiz milliyetçi, ulusalcı, muhafazakar, solcu insanlar.

Sonra acaba Atilla Yayla’nın gizli kapaklı işiyle ilgili internette bilgi var mı diye bakınırken aklıma kendilerinin resmi web sitesi geldi. Tuhaf şey, bu projelerini alenen web sitelerinde zaten görebiliyordunuz. Yani Emin Çölaşan’ın gizemli bir edayla “AB’den para alıp ülkeyi satacaklar” mesajı vermeye çalıştığı konunun detayları zaten derneğin resmi sitesinde yer alıyor. Mesela Çölaşan’ın bahsettiği proje şu:

Yasal ve Sosyal Yönleriyle Türkiye’de İfade Özgürlüğü Projesi

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde yerine getirilmesi öngörülen Kopenhag siyasî kriterleri arasında önemli bir boyut olan düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda Liberal Düşünce Topluluğu tarafından bir araştırma ve yayın projesi yürütülmektedir.

Proje Avrupa Birliği Komisyonu İnsan Hakları Vakfı tarafından desteklenmektedir.

“Yasal ve Sosyal Yönleriyle Türkiye’de İfade Özgürlüğü” ismini taşıyan projenin amaçları;
1. Türk mevzuatında düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan hükümlerin ayrıntılı bir dökümünü sunmak ve mevzuatın ıslahıyla Kopenhag siyasî kriterlerinin karşılanması doğrultusunda öneriler geliştirmek,
2. Düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda kamuoyunun duyarlılık düzeyini tespit etmek, insan hakları taleplerinin “toplumsal tabanının” bir analizini yaparak siyasa yapımı ve uygulamalarına yol gösterici veriler hazırlamak,
3. Yayınlar ve toplantılar yoluyla düşünce ve ifade özgürlüğü alanında kamuoyunu ve karar vericileri bilgilendirmek.

Evrensel standartlara uygun bir insan hakları rejiminin ve liberal-demokratik bir hukuk devletinin oluşmasına katkıda bulunmak üzere proje çerçevesinde 5 ana alanda faaliyet göstermektedir. Bunlar;

1. Uluslararası (1), ulusal(2) ve bölgesel sempozyumlar düzenlemek,
2. Türk mevzuatında (Anayasa, yasalar, tüzük ve yönetmeliklerde) düşünce ve ifade özgürlüğüne ilişkin ayrıntılı bir tespit ve öneriler paketi hazırlamak,
3. Türkiye kamuoyu ve karar önderleri arasında düşünce ve ifade özgürlüğüne ilişkin sorun/çözüm algılama biçimlerini tespit edecek kapsamlı bir “sosyal araştırma” yürütmek,
4. Düşünce ve ifade özgürlüğü üzerine araştırmalar yayınlamak,
5. Düşünce ve ifade özgürlüğü inceleme yarışması düzenlemek.

Düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda Türkiye’nin yasal ve sosyal bir “envanterini” hazırlayan proje, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum sürecine önemli bir katkısı olacaktır.

Proje Çerçevesinde Yayınlanan Aşağıdaki Kitapları LDT’den ücretsiz olarak temin edebilirsiniz:

1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Işığında İfade hürriyetinin Muhtevası ve Sınırları, Reyhan Sunay,
2. Madde 312, Ahmet Gokcen
3. İfade Hürriyeti ve Sınırları, Wojciech Sadurski, çeviren: Bahattin Seçilmişoğlu
4. İfade Özgürlüğü: Felsefi Bir İnceleme, Frederick Schauer; çeviren: Bahattin Seçilmişoğlu
5. Serbest İfade: Hukuki ve Felsefî Denemeler, W. J. Waluchow, çeviren: Erhan Çağlar
6. 21. Yüzyılda İfade Özgürlüğü, Robert Trager, çeviren: Nuri Yurdusev
7. Hürriyet Üstüne, John Stuart Mill, çeviren: Ömer Çaha
8. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, derleyen ve yorumlayan: Vahit Bıçak
9. Amerikan Yüksek Mahkemesi Kararlarında Kararlarında İfade Özgürlüğü, derleyen ve yorumlayan: Zühtü Arslan
10. Türk Anayasa Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, derleyen ve yorumlayan: Reyhan Sunay
11. Yargıtay Kararlarında Kararlarında İfade Özgürlüğü, derleyen ve yorumlayan: Haci Ali Ozhan and Bekir Berat Özipek
12. Teorik ve Pratik Boyutlarıyla İfade Özgürlüğü, derleyen: Bekir Berat Özipek
13. Rapor: Türk Mevzuatının İfade Özgürlüğü Bakımından Değerlendirilmesi
14. İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü konulu kamuoyu araştırması sonuçları ve değerlendirme raporu

Bu faaliyetlere baktığımızda 2001-2003 arası iki yıl boyunca ülke çapında yapılan ulusal ve uluslararası paneller, toplantılar, çevrilen, edisyonu yapılan, telif edilen ve ücretsiz dağıtılan kitaplar, hazırlanan raporlar, makale yarışmaları gibi az paraya mal olmayacak şeyler görüyoruz. Atilla Bey alenen beyan etmiş, 450.000 Euro destek aldık diye. Peki konu ne? “Yasal ve Sosyal Yönleriyle Türkiye’de İfade Özgürlüğü”. Yani tam da memleketimizi ilgilendiren bir konu. Üstelik bugünlerde Atilla Yayla’nın başının aynı meseleden derde girmesi de bir ironi.

Emin Çölaşan “bravo, AB komisyonundan proje karşılığı 450.000 Euro alınmış ve bu para ifade hürriyeti ile ilgili çabalara harcanmış, alnından öpmek lazım” diyeceğine Atilla Yayla’yı satılık olmakla, hırsızlıkla suçluyor. Üstelik Yayla kendisine telefonda bu projelerin (aynı Çorum’daki leblebi dükkanında olduğu gibi) açık, tamamen devletin kontrolünde olduğunu, yani tüm ödemelerin belgeli yapıldığını belirttiği halde.

AB Komisyonundan, başka fon ve finans kurumlarından ciddi projeler oluşturulup para alınması anormal birşey değildir. Çeşitli vakıflar dünya üzerindeki muhtelif faaliyetleri desteklemeyi kendilerine görev bilirler. Mesela Almanya’da solcuları destekleyen (Friedrich Ebert gibi) vakıflar da vardır, Konrad Adenaur gibi muhafazakarları ve Friedrich Naumann gibi liberalleri destekleyen vakıflar da. Üstelik bu vakıflar gizli yeraltı teşkilatı değil devlet kontrolünde aleni kurumlardır. Türkiye’de sağcı, solcu, islamcı, liberal kurumların faaliyetlerini yürütmek için bu destekleri sağlamalarında ayıp birşey yoktur. Hatta sivil toplumun gelişmesi açısından, proje mantığını öğrenmeleri açısından hayırlı bir iştir de.

Neticede 450.000 Euro bir kişinin cebine girmiş, o da İsviçre’ye uçmak üzereyken yakalanmış havası oluşturmaya çalışan Emin Çölaşan, Hürriyet gazetesi ve zeka düzeyleriyle ilgili ciddi şüphe duyduğum gazete yorumcuları büyük bir yanılgı içinde.

Bükemediğin bileği öpeceksin, yap sen de “Türk Siyasi Hayatında Kemalizmin Yeri ve Önemi” projesi, 4.5 Milyon Euro al, ilk tebrik eden ben olayım. (Emin Çölaşan’ı alnından öpmek isteyip istemeyeceğim ayrı bir konudur). Yalnız Selçuk Parsadan yöntemiyle Cumhurbaşkanı, hükümet ya da resmi kurumlardan para sızdırmak yok, ona göre. Adam gibi proje yazılıp AB fonuna başvurulacak. İngilizceye çevirmesi benden.

16 Responses to “AB Projesi”

  1. blue 22 Kas 2006 - 18:20:14

    Çok güzel toparlamışsınız, final de harika. Sinan Aygün, Nobel ödülü için Orhan Pamuk’a vereceğinize Emin Çölaşan’a neden vermiyorsunuz demişti ya. Böyle çaplı ve deneyimli bir gazetecimizin tabi ki 4,5 milyar Euroluk bir proje oluşturabileceğini düşünüyorum. Mali destek özellikle şu konularda işe yarayabilir:
    Başını 100 dolar vererek kapatan her kadına 150 dolar verilerek açtırılması.
    Başbakan’a ve hükümet üyelerine tango ve ça ça, şan, kadınları dansa kaldırma dersleri verdirilerek çağdaş hale dönüştürülmesi.
    Özelleştirilerek peşkeş çekilen tüm kurumların geri satın alımı.
    Kısıtlı Atatürk heykellerinin yaygınlaştırılması. Her eve bir heykel kampanyası masraflarının karşılanması.

  2. Fethi Bey,

    Her yazınıza bir görselin eşlik etmesi şart midur? Şu anda kusmak üzereyim de…

  3. Bulent Murtezaoglu 22 Kas 2006 - 18:34:01

    Dediginize katilmiyor degilim bircok bakimdan ama bu iste bir ilginc komiklik oldugunu da teslim etmek lazim herhalde. Gerek AB, gerek Gazi Universitesi ozel kuruluslar degil, bahsettiginiz vakiflar gibi de degiller (bilmiyorum Alman vakiflarinin devletle alakasi nedir diye). Bu paralar birinden kanun zoruyla vergi olarak alinmis paralar. Simdi, tabii “LDT’ye vakif para vermis de calismamislar mi?”, yahut “Turkiye’de ozel universite var mi?” yahut “olan vakif universitleri ne zamandir var?” filan demek kabil. Belki cok daha makulu, ‘biz almasak o paralar sahiplerine geri verilmeyecek, sadece baskalari bizimkinden daha az faydali projeleri icin alacaklar’ demek. Maksadim suclamak degil ama takdir edersiniz ki liberallerimizin dahi devletlerle veya devlet-ustu devletimsilerle para/is iliskisi icinde olmalari bize durumumuz ve dunyanin durumu hakkinda birseyler soyluyor. Hocanin isini yapamaz hale getirilmesi, sehir disina cikti diye sorusturma acilacak denmesi filan da bu resme dahil herhalde. ‘Liberallik lazimsa onu da biz fonlariz veya memurumuz anlatir’ desem, kafama ciltli bir Human Action yer miyim?

  4. Bülent Bey,

    Önce iyi haber, Human Action yakında (bugün yarın gibi) Türkçe yayınlanacak “minik bir kuş” haber verdi.

    Bahsettiğiniz dokundurmalar üzerinde detaylı durulabilir. Neticede LDT çalışmalarını yürütme gayreti içinde ve Türkiye’de namerde muhtaç olacak kadar finansman sıkıntısı çekiyor. Türkiye’de memurluk, devlet ve sivil toplum arasındaki girift ilişkiler vs. de var elbette, siz gayet güzel belirtmişsiniz. Bildiğim kadarıyla Almanyadaki vakıflara devlet maddi destek sağlıyor, Alman vatandaşlarının parasını dünya genelinde harcıyorlar. Şimdilik bu iş Almanları ilgilendirir.

    Keşke bu tür sorular hiç akla gelmese ama Türkiye gibi devletin neredeyse ilgili olduğu alanlar dışında heryerde var olduğu bir ülkede yaşıyoruz, zamanla bu işler de rayına oturacaktır. Keşke LDT (ya da solcu, muhafazakar diğer vakıfları) besleyebilecek daha özel inisiyatifler olsa da AB projesi hazırlama, yabancılardan para arama gibi karmaşık işlere gerek kalmasa. Belki Atilla Bey ömrünün kalan kısmını bu konularda çalışarak geçirebilir, mahpus damında Fikret Başkaya ile karşılıklı saz çalmak da bir alternatif elbette.

    FST

  5. Blue,

    Rahmetli Selçuk Parsadan bu projeleri görse kesin sana finansman bulurdu. Atilla Yayla’nın talihsizliği Selçuk Parsadan gibi bir dehayı zamanında keşfedememiş olması. Büyük adamdı, Allah rahmet eylesin.

    FST

  6. Bülent Bey,

    Eklemeyi unuttum, siz gayet ince ve önemli noktalara, işin esasına işaret ediyorsunuz (ve buna da devam edin, şeytanın avukatına ihtiyacımız kesinlikle var)ama bence Türkiye’de tali konuların gündeme gelmesi ve halledilmesi şu an için daha önemli. Önce herkesin adam gibi içindekini söyleyebileceği, karnından konuşma, yutkunma gereksiniminin ortadan kalkacağı bir platform oluşmalı ki Liberalizm, Devlet, Memur, Proje finansmanı gibi işler salim kafayla görüşülebilsin.

    Hele şu yolu bir aşalım, leblebi, rakı, şarap, heykel, rozet, linç ortamından yakayı bir sıyıralım. Böyle bulanık ortamlarda ciddi bir konu üzerinde konuşmak mümkün değil.

    Selamlar.

    FST

  7. Metin Bey,

    Klavyeyi koruyun.

    FST

  8. Bulent Murtezaoglu 23 Kas 2006 - 09:05:00

    Alakasiz birsey soyleyecegim ama bence onemli:

    Proje Çerçevesinde Yayınlanan Aşağıdaki Kitapları LDT’den ücretsiz olarak temin edebilirsiniz

    Bir dakika, bunlar madem bedavadir PDF’leri nicin webe konmaz? Konduysa nerede bunlar? Bilen var mi? Ozellikle TCK 301 gundemdeyken bir suru e-laklakta link verilebilecek kaynaklar bunlar, o firsat kacmis. ‘Arayin yollayalim’ ‘buyurun tiklayin indirin’ ile ayni sey degil. Ustelik boyle bedava basili kitap ‘bakin AB bizi zehirlemek icin zararli kitaplari bedava dagitiyor’ karalamasinin kapisini acarken, insanlar webden indirilen dokuman icin boyle dusunmezler.

    “450k Euro’ya ne yaptik” diye bir sayfa yapilsa belki webden duyurmak kabil olur, insanlar da ilgilerini cekeni tiklar okur.

  9. Bülent Bey,

    Önerileriniz isabetli ama LDT maalesef biraz teknoloji özürlü görünüyor, Hürfikirler sitesi de Firefox ile gezilemiyor mesela. Belki ilgili bir arkadaş bu mesajı kendilerine iletir.

    Selamlar.

  10. Fethi abicim hakkaten şu hürfikirlere girecekken her seferinde explorer açmaktan bıktım. Hakkaten bi çözsünler artık şu işi. Bu işlerden bu kadar anlasam amme hizmeti olarak ben yapacağım hakkaten.

    Bir de “Human Action”un çevrilecek olmasına çok sevindim. Merak ediyordum gerçekten. Aslında daha çevrilmesi gereken çok kitap var hatta ilerde ben de biraz yetkinleşince çevirmeyi düşünüyorum.

    Bu arada Fikret hoca bu ara içerde değil :) Ama Özgür Üniversite’nin sayfasındaki son yazısına bakarsanız her an tekrar girebilecek gibi duruyor :)
    Bir de örneğin Özgür Üniversite AB’den ilkesel olarak fon falan almıyor. Kitap satışlarıyla ve öğrencilerin cüzi ücretleriyle dönmeye çalışıyor. Bayağı zorlandıklarını da biliyorum. Destek almadan çok zor gerçekten.

  11. Bulent Murtezaoglu 23 Kas 2006 - 11:48:18

    Bir de “Human Action”un çevrilecek olmasına çok sevindim. Merak ediyordum gerçekten. Aslında daha çevrilmesi gereken çok kitap var hatta ilerde ben de biraz yetkinleşince çevirmeyi düşünüyorum.

    Tansel bey, tercume yapmaktan bahsettiginize gore Ingilizce bildiginizi tahmin ediyorum. Merak ediyorsaniz Human Action’in Ingilizcesi acik olarak su anda indirilebiliyor:

    http://www.mises.org/humanaction.asp

    Orada von Mises’in daha eski Almanca bir kitabi da var, Almanca biliyorsaniz o da faydali olabilir. (Bir Viyana hikayesi hatirliyorum nedense, oradan cikarttim).

    Ben o Amazon linkini komiklik olsun diye verdim kelleye 900 kusur sayfalik ciltli kitap yemek baglaminda. Ilgi oldugunu bilseydim, pdfine verirdim, kusura bakmayin. Tercume bitince belki o sayfaya da eklenir diye dusunuyorum.

  12. habil 23 Kas 2006 - 12:39:02

    fethi bey Atills hocanın başına gelenlerde sizinde suçunuz var gibi geliyor bana:)
    Televizyondaki programda cumhurbaşaknlığını açıkladığında sizde sayfanızda desdekleniz hatırladığım kadarıyla, ancak malum adaylar(Tayyib, siz….)klasik ayağı kaydırma siyaseti ile “adamı” bu hale getirşmişsiniz gibi bir duygu var içimde . Kötü düşünüyorsam lütfen uyarın…..

  13. Habil Bey,

    Atilla Beyin karşıma aday olarak çıkmaya çalışması kendisi açısından bir talihsizlik oldu, evet. Ayağını kaydırayım derken hamleyi biraz hızlı yapmış olabilirim, hoca tepetaklak gitti. İnşallah diğer adaylar bundan ders alırlar.

    FST

  14. Bülent bey,

    İngilizce bilirim ama öyle çeviri yapma konusunda henüz yetkin olduğumu düşünmüyorum. Hafızanız bayağı kuvvetliymiş. Evet Viyana’ya gitmeyi düşünüyordum ama vazgeçtim ve yükseği burda yapıyorum. Almanca bilmiyorum. Viyana’da bir seneyi Almanca eğitimi ile geçirecektim sonra Üni.ye başlayacaktım. Ama ertelemek durumunda kaldık. Belki doktoraya. Linkler için çok teşekkürler :)

  15. neyzen 25 Ağu 2007 - 13:55:56

    kimse bu işi vatan millet için yapmıyor kanımca..herkez cebinin derdinde

  16. neyzen 25 Ağu 2007 - 14:03:12

    ben suan askerdeyim yaşım 29.komutanım elime bi kağıt tutuşturdu.al bi proje yaz diye..bana verilen süre 5 gün.ya insanlar bu iş için yıllarca kafa yoruyo 5 günde ne projesi dedim içimden.üstelik ordunun ödeneğini zaten fazla buluyorken bide proje yazıp ordunun parasına para katmaya hiç niyetim yok .çünkü burda yapılan israfı ben görüyorum.hergün çöpe atılan ekmeklerle binlerce fakirin karnı tıka basa doyar.varın gerisini siz düşünün

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş