Nerde Kalmıştık: “Amacımız yılda 150 pilot”
FST 26 Kasım 2006
Bu yıl Kurban Bayramı her yıl olduğu gibi Hac dönemine rastlamakla kalmıyor, tartışmalar da aynı tonda devam ediyor. THK’dan açıklama yapılmış, kurban derilerine adres gösterilmiş. Bir de kurumun misyonu varmış:
TÜRK Hava Kurumu (THK) Genel Başkanı Yusuf Güngör, kurumun gelir elde etmenin ötesinde bir misyonu bulunduğunu söyleyerek, fitre-zekat ve kurban derisi toplamaya devam edeceklerini açıkladı. Güngör, kurban derisi ve fitre-zekat paylaşım oranlarının yeniden incelenerek, THK lehine düzenleme yapılması konusunda çalışma yapıldığını bildirdi. Güngör, kurumun nakit birikiminin 43 trilyon liraya çıkarıldığını söyleyerek, “Amacımız yılda 150 pilot yetiştirmektir. Sadece Türk gençliğine değil, artan kontenjanımızla yabancılara da eğitim vereceğiz. Uçuş eğitiminden yıllık 10 trilyon liranın üzerinde gelir hedefliyoruz” diye konuştu.
THK tüm dünya gençliğinin hizmetinde ha, ne gurur. Bu konuda eski iki yazım var, ısıtıp şimdi buraya ekleyeceğim yalnız Türkiye’ye eğitim almak için gelen yabancı pilot adaylarının bir ülkedeki havacılık kurumunun web sitesinde şu ifadenin neden yer aldığını anlaması bayağı zaman alacaktır:
“2006-2007 yılı Deri ve Bağırsak Satışı İhale Duyurusu İçin Tıklayınız. (İhale Merkezleri ve Tarihleri)”
Gerçi ingilizce sayfada deri, bağırsak, sakatat lafları yok. İngilizce demişken, geçen sene sitenin Fransızca bölümü de vardı ne hikmetse kaybolmuş. Aynı finansal bilgilerin kaybolduğu gibi. Geçen seneki yazım -mali rakamlar hariç- bu yıl için de, muhtemelen haccın kurbana rastladığı diğer yıllarda da geçerli olacaktır.
THK Nasıl Kurtulur? (7 Ocak 2006)
Kurban bayramı yaklaşıyor. İsmi konusunda şimdilik kavurma bayramı mı kurban bayramı mı gibi bir tartışma olmamakla birlikte, bu bayramımızda özellikle kurbanın derisi üzerinden ciddi tartışmalar yaşanır. Konuyla ilgili geçen sene bir yazı yazmıştım, arşive tekrar koydum, arzu eden oradan bakabilir. Bu sene THK meselesine biraz eğilmek, konu artık ülke gündeminden çıksın, THK ve vatandaş rahat bir nefes alsın düşüncesiyle bazı katkılarda bulunmak istiyorum. Sathi bir bilgim olduğu için öncelikle bu kurumumuzun internet sitesini ziyaret edeyim dedim. Bir sürü anlamsız animasyon sebebiyle Firefox ile siteyi açamadım. Explorer ile girdiğimde THK’nın güzel bir sürpriziyle karşılaştım. Anasayfada alışık olduğumuz üzere yanıp sönen butonlarla bağlantılanan Türkçe ve İngilizce sayfalar yanında alışık olmadığımız “Fransızca” içerik için de bir bölüme link verilmişti. Bu durumu THK’nın çağdaşlık ve globalleşme atağının bir göstergesi olarak kabul etmek lazım. Fransızca linkini takip ettiğimde bir şey anlamamakla birlikte muhtemelen THK’yı tanıtan kısa bir sayfa ile karşılaştım. Pek detay bir şey yok, belki az sözle çok şey anlatılmıştır, dilden anlamıyorum, bilemem.
İngilizce sayfa ise çok daha cafcaflı. Koca bir balon resminden havacılıkla ilgili bir sitede olduğunuzu hemen fark ediyorsunuz. Birkaç link “under construction” dese de diğer sayfalarda anlamsız animasyonlar eşliğinde İngilizce bazı bilgiler veriliyor. Biraz deşeledim ama Türkçe bölümde gördüğüm kamyonlarla dağıtılan kavurma, deri toplama yetkisinin sadece THK’ya ait olduğu gibi bilgileri İngilizce kısımda bulamadım. İngilizce tarihçe kısmında “TAA has continued its progress on the course drawn by Atatürk , and will keep to do so” diye bir mesaj var ama deri, kavurma bahsinden bir şey yok.
Türkçe anasayfaya girdiğimizde ise bambaşka bir manzara ile karşılaşıyoruz. Ortalıkta balon, uçak yerine et taşıyan kamyon resimleri ağırlıklı yer alıyor. Şu an itibariyle alt kısımda geçen animasyon bir kamyonun üzerinde “THK Vekalet Kurbanı Etlerini Taşıyan Kavurma Dağıtım Aracı” ibaresi var. Açıklamada ise “Kurulduğu günden beri yardıma muhtaç insanların yanında olan Türk Hava Kurumu bir dilim ekmeğe muhtaç evlere, annesiz babasız çocuklara, evsiz barksız gariplere ulaşmak için 20 Aralık 2005 Salı günü yola çıktı” deniyor. Diğer linkler –elbette aslında olması gerektiği gibi- planör, paraşüt okulları, ticari ve amatör havacılık ile ilgili. Ama ilk intiba sanki havacılıkla değil de fakirlere yardımla ilişkili bir kurumla karşı karşıya olunduğu şeklinde.
Linklerden biri de “bağış” bölümüne açılıyor, alt başlıkları ise “Vekaleten kurban, Adak kurbanı, Bağış, Fitre ve Zekattan” oluşuyor. Doğal olarak laik Cumhuriyet vurgusunun eksik olmadığı bir ülkede, üstelik Atatürk’ten emanet kamusal bir internet sitesinde göze çarpan bu kavramlar “acaba yanlışlıkla Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesine mi atladık” diye düşündürüyor insanı. Öyle ya, havacılıkla ilgili, başında general oturan bir devlet kuruluşunun “adak” kurbanı, zekat, fitre ile ne alakası olabilir? Sonra “bir şeyin olması için dilekte bulunulması ve olduğu takdirde bir hayvanın kurban edilmesi” gibi uç noktada dini bir işleme aracılık etmenin “kitapta” yeri var mıdır? Bu çelişkileri incelemek üzere CHP milletvekillerimizle tüm çağdaş derneklerimizi uyanmaya davet ediyorum. Savcılarımızı göreve çağırdığımı belirtmeme zaten gerek yok, onlar sürekli uyanık vaziyettedir. Gözümüzün önünde Atatürk’ün kurduğu bir kurumda “adak kurbanı” kesiliyor, kavurması fakirlere dağıtılıyor. Sanki THK değil Abdülkadir Geylani Yardımlaşma Vakfı.
Sitede derin araştırmamı sürdürürken pdf formatında “THK’dan Duyuru” başlıklı bir dokümana rastladım. Doküman son derece önemli bir içeriğe sahip ve ana teması Türk halkına serzenişten ibaret. Bir de şeffaflık gereği gelir-gider cetveli koyulmuş, para nereden geliyor nereye gidiyor görülün diye. Matematik ve hesap cahili olmama rağmen şöyle bir göz atmaktan kendimi alamadım. Buna göre kabaca ana kalemler şöyle oluşmuş 2004 yılında:
Toplam Gelir 30.819 Milyon YTL
Toplam Gider 32.340 Milyon YTL
Herhalde kurumda “zarar” kavramı olmadığından Öz Kaynaklardan Karşılanan 1.521 milyon YTL olarak belirtilmiş. Öz kaynak dedikleri herhalde kurum yönetimindeki memurların maaşlarından ayırdıkları pay olsa gerek. Peki gelirler içinde önemli kalemler neler? Biliyorum herkes deri ve fitre işini merak ediyor, söyleyeyim:
Fitre Zekat 2.226 Milyon YTL
Kurban Derileri 3.779 Milyon YTL
Yani dini faaliyetlerden elde edilen gelir yekun 6.005 Milyon YTL, yaklaşık tüm gelirlerin yüzde 20’si kadar. Yine dini bir anlamı da olan “faiz” bahsi de gelir kalemleri içinde ciddi bir yekün tutuyor, 8.995 Milyon YTL. Diğer bir ifadeyle THK’nın dinin emirlerinden ve yasaklarından elde ettiği gelirler toplam cirosunun tam yarısını oluşturuyor. Bir de “Bağışlar ve Diğer” diye bir kalem var, bu “diğer” neyin nesidir onu tabii bilemiyorum. Gider kalemlerinde dikkatimi çeken 3.162 Milyon YTL ile personel giderleri ve 2.000 Milyon YTL ile kurban kesim giderleri oldu. Yani fitre ve deri gelirleri personel ve kurban kesim giderlerini ancak karşılıyor. Dolayısıyla THK haklı olarak “Öz Kaynaklardan” 1.521 milyon YTL karşılama durumundayız, yardım edin diye feryat ediyor.
“Madalyonun Öbür Yüzü” başlıklı kısımda THK’nın devlet bütçesinden pay almadığı, kurulduğu sıralarda sahip olduğu 21 kalem gelirin sadece 7 tanesinin artık mevcut olduğundan söz ediliyor. Buradaki ilginç bir bilgi de “Büyük Nutkun” gelirinin Atatürk tarafından THK’na bağışlanmış olması. Şu günlerde kimsenin telif melif dikkate almadan peynir ekmek misali bastığı, kamu kurumlarınca misyonerlerin İncil, diyanetin Kuran vermesi gibi gibi sağa sola sola ücretsiz dağıttığı “Nutukların” gelirinin bir kısmının hak sahibinin THK olduğunu “İzlenimler” sitesi aracılığıyla kamuoyuna duyurmuş olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Daha da ileri giderek Nutuk’un çılgın bir tefsiri olan “Şu Çılgın Türkler” kitabı ile tüm ulusalcı davaya dair kitapların telif gelirlerinin “fitre ve zekâtının” da THK’ya aktarılmasını da ciddiye alınması dileğiyle teklif ediyorum. Telif gelirleriyle ihya olan Turgut Özakman, Vural Savaş, Metal Fırtına gibi isimler herhalde Cumhuriyetin kurumlarını düşünmeyecek kadar amigo ulusalcı değildir, kesenin ağzını biraz açacaklardır. (Burada bir istisna var ama para milletin cebinden çıkıyor).
Kısaca, Atatürk’ün emaneti THK maalesef zor durumda, dincilerin, adak adayan hurafecilerin insafına terk edilmiş vaziyettedir. Zamanında tüm geliri THK’ya ait olan Milli Piyango idaresi bugün THK’ya zırnık koklatmamaktadır. Atatürk devrimleri de karşı devrim hareketince iplenmez hale gelince THK’nin işi faiz ve adak gelirlerine, kavurma ticaretine kalmış görünüyor. Her ne kadar devlet yarım ağızla deri toplama yetkisini THK’na vermişse de bilinçsiz vatandaşımız THK’nun önemini kavrayamadığından derileri götürüp dinci yer altı tarikat teşkilatları ile küçükleri zehirlemeye çalışan kuran kurslarına veriyor. Post kavgasına mahalle muhtarları, azalar, il ve ilçenin mülki amirleri filan da karışıyor. Hırgür eksik olmuyor. Hatta “ben deriyi kimseye vermem, posttan seccade yapacağım” diyen aymazlara, havacılık düşmanlarına da rastlanabiliyor. Malum hikaye, önümüzdeki hafta nasıl olsa bizzat şahit olacağız.
THK nasıl kurtulur? Nutuk telif payı, Milli Piyango payı, deri, zekat ve fitre gelirleri, çağdaş dostların bağışları dışında benim aklıma gelen TEDAŞ’dan bir payın aynı TRT’ye olduğu gibi THK’ya da aktarılmasıdır. TRT can da THK patlıcan mıdır? Bu kadar dinle iç içe bir kurum olan THK’ya Türkiye Diyanet Vakfının para vermemesi düşünülecek şey midir? Hatta RTÜK gibi reklam paylarından aldığı trilyonlarla oynayan bir kurumun Atatürk’ün emaneti THK’ya destek olmaması sizce de ayıp sayılmaz mı? Lütfen bu bayram hayvanın derisini güzelce tuzlayıp poşete koyduktan sonra bir kere daha düşünün. Üç dilde Türkiye’nin tanıtımını yapan, paraşüt ve planörcülük eğitimi veren, fakirlere kavurma dağıtan THK mı, yoksa mahallenizde gizlice çocuklara din eğitimi veren tarikat mı? Gün bu gündür, laf salatası değil, eli cebe atmanın günüdür ve de Atanın emanetine sahip çıkma günüdür. Gazanız mübarek ola…
Diğer Kurban Yazıları:
Kurban ve Derisi: Perinçek de Talip Olmuş
Popularity: 10% [?]
- Güncel , Toplum
- Yorum(11)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
üzgünüm fethi bey, yazacaklarımı yazmıyorum:))) olur ya gene eski taşbasma nüshaları hatırlatırım…
mazur görün efendim:)))
ayet ve hadisler taş basmalarda yazılı olunca kavunun tadı değişiyor galiba:D
şu yukarıdaki, anonsla alakalı yazınıza yorum yazacaktım ama ne hikmetse sayfa açılmıyor. affınıza sığınarak ben buraya açayım…
şu tavşan benzetmesi …cuk oturmuş:D
mesai arkadaşımız binbaşının hanımına oturmaya gidilecekti…
“yalnız seni öyle almazlar, nizamiyeden geçerken iğneni çıkarıp ev hanımları -mütedeyyinler(!) gibi bağlarsın”
nereye koyayım ben bu lafı şimdi, ne kadar manasız, bir iğnenin rejimi tehdit ediyor olması, bunu açıklayacak normatif, pozitif ve hatta uhrevi ilim erbabı beri gelsin!!!…
…
bir yakın akrabamız sünnet töreni münasebetiyle ordu evini kiralamış, daha ucuz oluyormuş. ama benim tavşan gibi:D bağlamam gerekiyormuş:))) ağabeyimi ise almıyorlarmış sakallı olduğu için…hay Allah, şimdi ne yapsak… bu yakın akrabayı ağabeyimin hatırını saymadığı için protesto mu etsek?..umrumuzdaydı!!!
Fethi Bey,
THK hakkinda uhrevi ve dunyevi bilgileri iceren yazinizdan epeyce istifade ettim. Yalniz bazi eksiklikler var yazinizda. Benim mevzu ile ilgili bir yazida da isaret ettigim gibi THK sadece pilot yetistirme ve kavurma yapmakla istigal etmiyor halkimizin tercih ettig bilumum parasut atlama, kanatla ucma (ad bu olmayabilir- Hezarfen Ahmet Celebi gibi), hava sporlari ogretme faaliyetleri veriyor.Belki THK Baskan’nin gelir getirme otesinde “misyonu” derken bunlardan bahsediyordur.
Butceyi inceledigimde dogrusu hayal kirikligin ugradim: Mecburi kurban derisi ve bagirsak bagislarinin (mecburi olmasa da millet bagirsagin muhtevasini verirdi minim) yekununun azligi. Ben gon ve bagirsak piyasasini takip edemiyorum ama 3 milon dedigin tanesi ortalama 50 ytl olsa 60 bin deri eder; bagirsagi saymadan. . Bu konuda TESEV arstirmasi varmi bilmiyorum ama ulkede ozellikle Hac mevsimine denk gelen kurban bayramlarinda bundan cok fazla kurban kesildigi asikardir. O zaman sorarim: Devlet nerede?
Bir de haracama kalemlerinin detaylari eksik: Gecmiste bircok gazetelerde eski THK Baskani (Tanoy, mu idi Tangoc’mu ne), THK yoneticileri, aile ve yakinlarinin Paris, Las Vgas ve diger guzide mekanlarda havacilik arastirmalari yapmalarinin yanlis anlasilmasi haberleri vardi. Acaba bu tur faaliyetler ne kadar yekun tutuyor?
Bu vesile ile ilgi alaniniza giren ve gordugum kadari ile su ana kadar radariniza takilmamis olan bir moda olayini dikktnize sunarim. Gecen hafta yapilan 456 parcadan olusan Ataturk’un sevdigi kiyafetler defilesi. Bunnla ilgili bir TV programinda konusan modacidan “Ataturk 1.68 boyunda idi”, deyince ne kadar soke oldugunu tarif edemem! 2 santimle de olsa Atamdan uzun oldugum icin sucluluk duydum! Yalniz defilede Ataturk’un kiyafetlerini teshir eden modeller ortalama tahminime 1.90 civarinda idiler ve giyeceklerde uzerlerine oturmustu.
Okur katkisi olarak sunulur.
Merhaba Nihavend,
“bir yakın akrabamız sünnet töreni münasebetiyle ordu evini kiralamış, daha ucuz oluyormuş.”
Bu sünnet dini bir hadise degil mi? “Ucubelikler zinciri halka bir” gibi olmus. Orduevinde “sünnet” merasimine sakalli alinmadi demek “Kurban bayramında THK sakallılardan deri ve bağırsak almadı” der gibi birşey.
FST
Bence THK tam bir laik. Hem kurban derisi hem de faiz konusunda örnek alınmalı. Gerçek mütedeyyin(!) ve laik islamcı(bu nasıl bir ifadedir, ajan provakatör gibi) böyle olmalı. Önünüzde örnekler var ve siz hala Emre Kongar’dan laiklik dersi alıyorsunuz, dibinizdeki örnek yeterli değil mi?
Şu ana kadar kurban kestiğimiz yere THKdan bir ekip gelmedi, neden bize gelmiyor. Biz derimizi nereye vereceğimiz konusunda ortaklarla kanlı bıçaklı kavgaya tutuşuyoruz. Herkesin camisi ayrı, THK gelse de kurtarsa bizi bu ihtilaftan. Daha çok çalışanı olmalı THKnın, yazık bu millete
Fethi bey,
Siz sunnetin sadece muslumanlar icin mi var oldugunu saniyorsunuz yoksa..
Dur-durak bilmez laf aticiya da sunu hatirlatayim: Sitede yayinladigi ‘akillar 3tur birisi hictir’ turunden seylerdir tasbaski menkibeler…
Hayber Kalesinin fethini merakla ve sabirsizlikla bekliyorum.. Balalim Zulfikar ne yapacak bu episode’da 
sizin kellenizi uçuracak, müzmin bey…:DDD
akıllar hususunda menkıbe nakledilmemişti ya neyse… menkıbenin anlamına gidip bir daha bakayım şu devellioğlunun bilmem kç kiloluk lügatından :)))
Müzmin Bey,
“Siz sunnetin sadece muslumanlar icin mi var oldugunu saniyorsunuz yoksa…”
Öyle zannetmiyorum da Türkiye’de genelde dini vecibe olarak görüldüğünü inkar edemem. Peygamber ocağının bu işe tahsisi ayrıyeten hoş olmuş, sadece onu belirttim..
aradıgımı bulamadım anlamsız yazmışsınız bide önüne inek koymoşsunuz:)
Sevgili kardeşim,
Aradığınız neydi bilemiyorum, onu söylerseniz burada bilen çıkabilir.
Selamlar.