Şu ara nelere gülüyorum?
FST 28 Kasım 2006
Malum iki hödük dışında Serdar Turgut’un Ajdar yazısına kesintisiz iki gündür gülüyorum. Aşağıdaki paragrafa bakın haksız mıyım görün:
“Bilmiyorum, The Blob (ŞEY) filmini izlemiş miydiniz? Bu ‘Türk Şey’inden farklı bir şeydi. O filmde, şekilsiz ve ne idüğü belirsiz bir cisim, tüm toplumu yutup bitiriyordu. Şimdilerde bizim de topluma kontrolsüz yayılan ve önüne çıkan her şeyi yiyip bitiren bir Şey’imiz var; adı da Ajdar… Film bir korku filmiydi aslında. Ajdar da korku filmi gibi ama kendinizi zorlar ve tahammül edebilirseniz, olayın mizahi yönünü de görebilirsiniz.
[…] Sevgili arkadaşım Cem Ceminay, FM N101′deki ‘Back-up morning’ show adlı sabah programında Ajdar’ın Eurovision’a Türkiyeyi temsil etmesi için gönderilmesi yolunda kampanya başlattı. Dinleyicilerden gelen tepkilere baktığımda bu yönde toplumda hayli yoğun bir istek de var. Kampanyaya destek verenlerin bana çok mantıki ve makul gelen bir gerekçeleri de bulunuyor. Diyorlar ki; ‘Ajdar’ı bir kez gören Avrupa, bir daha Türkiye’yi katiyen unutamaz.’
Bu yoruma tamamen katılıyorum. Ben Ajdar’ı bir kez gördüm, ‘Çikita Muz’ adlı şarkıyı söyleyip dansediyordu. Emin olun; rüyama bile girmeye başladı adam. Klibi seyrederken insan elinde olmadan kafasını ellerinin arasına alıp dövünmeye başlıyor. Kötülüğün zirvesi o, bir başyapıt adeta. Gerçekten de Avrupa Ajdar’ı bir kez gördüğü takdirde Türkiye hakkındaki tüm görüşleri anında değişir ve Türkiye’yi hiç unutamaz.
Ayrıca bugüne kadar ciddi sanatçıları yolladık oraya da ne oldu? Avrupa’da Eurovision’u Türkler kadar ciddiye alan başka ülke de yok. Bizim sanatçılar güzel İngilizce göstermek için oralara gittiler. Tereciye tere satmaya çalıştık. Anlayacağınız, eğer isterse Ajdar da ‘Çikita Muz’ şarkısını İngilizce söyleyebilir. Bu da fantastik olur bence.
Popularity: 9% [?]
- Siyaset
- Yorum(15)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
fethi bey , bu “ajdar” bizim eve uğramadı hala, (ejder?)yutulmadım eminim de biraz bana açar mısınız, şu hödükleri
(iki hödüğün seyahati adlı eser geldi aklıma birden:D-her aklıma geleni yazarım ben.;D)))bile ondan iyi tanıdım gıyaben de olsa…bu ajdar yeni bir medyatik mi?
Hmm. Ajdar’ı Sersar Turgut anlatmış, bence siz akşamları Marava Televole, Anan ve Seda Sayan gibi ciddi yapımlardan uzak kalmışsınız. Bu Ajdar ERKE gibi bir “şey”, yani tanımı imkansız. Bilmem daha ne diyeyim.
İki Hödüğün Seyahati ise Hüseyin Rahmi’nin en sevdiğim kitabıdır. Lise 1′den beri okur gülerim.
FST
eminim güleceksiniz…ben erke yi de bilmiyorum..:D
netteki “marava televoleler”le daha çok iştigal ediyorum…:D
morarmam gerekmediğini biliyorum ama.:)))
anlatmanıza lüzum yok…görmeden anlaşılamayacak ,anlayamayacağım.görmeyi de canım istemiyor. ama gördüklerim üzerine bir ara bir diskur geçerim
Nihaven hanim,
emailinize bakar misiniz lutfen.
bakayım bir saniye:)
ya da (gelen bir sey yoksa) benim blogumun altindaki adrese bir email ceker misiniz lutfen
[Fethi beyden artik ozur dilemek kotamin da artirilmasini istirham ediyorum]
Devam, devam… Ben görmüyorum.
Fethi bey,
Ben bu yazinin basligina filan da bakmamistim, zaten yazilari filan da okumam pek –oylesine atarim, tutarsa ne ala, tutmazsa baska bir zaman.. Ben canedar mesrebimdir yani..
Neyse, kazara yazinin basligina bakasim tuttu, suymus: “Şu ara nelere gülüyorum?” [Yaziyi henu zokuyamadim, birisi ozetlese cok makbule gececek]
Fakat, her neye guluyorsaniz, sunu atlamis olmalisiniz:
Bunlara ‘Ataturkcu Dusunce Bu Kadar Duser’ isimli sitede rastlamis birisi bana da gonderdi sagolsun.
Ben bu arkadaslari tuttum. Her ne kadar hala daha beni ‘dusman’ hanesinie bir turlu yazamadilarsa da, yok, bu cocuklar gelecek vaad ediyorlar. Simdi zaman cinsinden bakinda ortalikta umitsizlikten baska bir sey olmasa bile, gelecek icin ayni seyleri soyleyemem.
Okumalarinin olduguna delil son paragrafta kapi gibi duruyor. Yazmak konusunda daha yapilacak cok sey var; ama, gelecek de onlarin –onlerinde upuzun bir yol var demek istiyorum.
Ve, mizah anlayislarini da sevdim.
Yok yok.. cidden sevdim. Renk kattilar, nese ve heyecan kattilar..
Daha yeni olduklari icin, 500 hit filani onemsiyorlarmis.. tabii.. normaldir.
Kendilerine cok goruyor da olabilirler, haklari da olabilir. Ama, ben o kadar acimasiz olmayacagim. Haklari var demekle yetinecegim yani.
Ha.. bu arada, Fethi bey, ben Selim beyi bulduramadim, sizin eliniz (pardon, kolunuz) uzundur; kendisine bir haber verseniz de beni ne amacla takipte tutulanlarin liste basina yazdigini bir izah etse. Kendisinin kabahati olmayabilir, fakat o tur vahim yanlislara yol acan vatandaslarin isim, adres, noterden tasdikli nufus kagidi ve ikametgah ilmuhaberlerini tarafima takdim ederse belki –keyfim gelirse– zan altindan kurtulabilecegini kendisine iletir misiniz lutfen.
Aksi takdirde, onun ‘Takipte’ sitesi benzeri bir sieyi ben kuracak ve ‘Zan Altindakiler’ olarak isimlendirip tepesine de Selim beyi yazacagim.
Madem bu gunlerde moda ya ‘dusman’ ya da ‘takipte’ listeleri filan yayinlamaktir; ben kimin kizindan asaayimdir..
“Ben calendar mesrebimdir yani..”
olmaliydi..
Bu bir sey degil; bir gun cok vahim bir sey yazacagimdan korkuyorum
Muzmin Bey,
Takipte sitesine hizla goz attim, şanınıza yakışır bir liderlik durumu söz konusu gibi görünüyor. Bu sizin popülaritenizden kaynaklanıyor zannedersem. Bu arada sitenin konsepti nedir pek anlayamadım, yarın geniş bir zaman bulabilirsem bakacağım.
Atatürkçü hareketin engellenemeyeceğini ispatlayan site hakikaten mizah sınırlarını zorluyor, gündeme bomba gibi düştüler, yalnız kokuları biraz burnumuzu kırmadı da değil hani.
Sizi niye düşman ilan etmemişler bilemiyorum ama mirim sizi kim çözebilmiş ki iki akıl fukarası ilerici genç bu işi halledebilsin? Zavallılar yakında Müzmin Anonim’i ne yapalım tartışmasından yarım akıllarını da yitirebilirler.
Selamlar.
:D))))
ne komedi ya…Allah Allaaah…:D
gelin ben size kullanmadığım, modası geçmiş cephanemi satayım…
kırın birbirinizi, o ara ben de aldığım parayla paralel evrenler
kesişemez mi onu araştırayım…
hadi açıkartırmayı açıyorum…
:DDDD
Fethi Bey,
Bu Atatürkçü sitenin adresini Metin Bey bizim fakirhaneye bırakmışlar, sağolsunlar…
Ben de baktım, inanamadım.
Abi bir site bu kadar “süper” olabilir yani…
Şu kadar aylık blogçuyum böyle reyting , böyle itibar, böyle kamuoyu görmedim!
Acaba benim kafamın yanlış yeri mi çatlak?
Nedir abi bu “ajdar” hikâyesi? Hakikat payı var mı? Buraya gazetelerin öğledn sonra filmlerin de bir- iki ay sonra geldiğini düşünürseniz, umarım sorumu gülünç bulmazsınız. hayır gene bulun da meraktan da çatlatmayın, lütfen…
Bir nevi “Ejdere Giriş” olarak tercüme edilen Bruce LEE muadili bir fil mi? Nasıl yani? Şey oluyo mu da şey oluyo?
Afşar Bey,
Ajdar’ı tanımıyorum diyorsunuz, hatanıza Buruş Li’yi de karıştırmışsınız. Ajdar, Orta Afrikada muz yiyen goril-şebek karışımı bir hayvana verilen isim. Şu ara Türkiye’de pop şarkısı söyleyen birkaç türüne de rastlandığını işittim. (Bkz. Animal Planet, Ajdar Domesticus)
Selamlar
Höööğ?!