Yorumcu Gençlik ve Korku Filmi Esnafı

FST 29 Kasım 2006

semum.jpgŞu ara Hürriyet, Milliyet ve muhtelif haber sitelerindeki gençlerin Atilla Yayla, Atatürk resmi vs. konulardaki yorumları da ilgi odağı haline geldi. Birkaç defa uzun alıntılar yaptım, hakikaten ilginç bir durum var gibi görünüyor. 1000 yorum varsa 990 tanesi tornadan çıkmış gibi benzer cümleler. Bunlara aslında yorum da dememek lazım. Mesela şu “yoruma” bakalım:

1. Müdürün Olaya bakışından ne mal olduğu belli .Lanet olsun p… herif.

2. İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR… CUMHURİYETİMİZ VE LAİKLİĞİMİZ SONSUZA KADAR SÜRECEKTİR. ECELİ GELEN KÖPEKLER CAMİ AVLUSUNA PİSLEMEYE KALKIYORLAR. TABİ HAKLILAR ATATÜRK OLMASAYDI YİNE DOĞACAKLARDI ANALARI BELLİ BABALARI MEÇHUL OLACAKTI BUNLARIN HESABI SORULACAK BEDELLERİ ALINACAK ÇOOOOK KAN AKACAK ÇOOOK…

Peki bunlar istisna mı? Hayır, neredeyse tüm yorumlar bu lafların değişik versiyonlarından ibaret. Üstelik çoğu o kadar berbat yazılmış ki yazanların hiçbir okul eğitimi almadığı izlenimi uyandırıyor. Noktalama işareti, büyük harf kullanımı vs. hak getire. Cümlenin başı sonu belli değil. O kadar cahiller ki küfürleri bile anlaşılmıyor.

Bu düşüncelerle çevreme biraz bakındım, bazı gençleri gözlemledim. Sohbet ettiğim gençlerin çoğu hakikaten zır cahil. Dincisi, solcusu, milliyetçisi fark etmiyor. Kimi köşe yazarı okuyor onu din olarak belliyor, kimi piyasada popüler olan 3-5 yazarın kitabındaki gülünçlükleri ciddi birşey zannediyor. Kimse kendi işine bakmıyor, sırtına giyecek gömleği yok memleketi kurtarmaya kalkıyor. Hatta bırak memleketi artık lafı alan Çin’den, Hintten, ABD’nin global stratejisinden bahsediyor. “Bundan size ne” diye sorduğumda ise aval aval yüzüme bakıyorlar. “Öğrenci isen git adam gibi dersine çalış, bir işte çalışıyorsan kariyerini düşün, sana ne ABD’den, Çin’den hatta Türkiye’nin dış politikasından” dediğim zaman benim uzaylı olup olmadığım konusunda şüpheye düşüyorlar.

Bir de Doğu Perinçek’in deyimiyle ortada korku filmi esnafı var. Ulusalcı proflar, emekli hakimler, askerler vs. Kıskaçtaki Türkiye, Hortlayan Sevr, AB bizi nasıl bölecek, Kıbrıs elden giderse ne olacak, Devlet malları peşkeş çekiliyor hepimiz aç kalacağız, misyonerler hepimizi hristiyan yapacak (iyi müslümanız da), 10 trilyon dolarlık madenimizi çıkarttırmıyorlar estek, köstek laflarla gençlik resmen korkudan altına edecek hale gelmiş gibi görünüyor.

Tırsak gençler bu tür aptal kitaplarını okumakla iyice ahmaklaşıyorlar. Gençler kitap okumaz dediklerine bakmayın, ben izliyorum ne kadar piyasada zeka özürlü komplo teorisi kitabı varsa onu hatmediyorlar. Senelerdir otobüs yolculuklarında dikkat ederim, elinde kitap olan insanlara bakarım. Bir defa olsun Masonlar, Tapınak Şövalyeleri, Erol Manisalı, Marduk Gezegeni, Kuranın Şifresi, Kavgam türü kitaplar dışında birşeye rastlamadım. Ha bir de dönemine göre Safiye Sultan, Ayşe Sultan, Cem Sultan, Falancanın aşkı, filancanın fingirtisi türü enayi yolma kitpları ve Ahmet Altan türü yazarların aşk kitapları vardır. İslamcı kesimin de kendi popülerleri var, onlar da İskender Pala, Mustafa Armağan türü şeylere meraklıdır.

Yani aslında bizim gençliğin problemi okumamak değil tersine okumak. Bana kalırsa gençleri mümkün olduğunca kitaplardan uzak tutmak gerekiyor. Kendi hallerinde kahvelere takılıp okey oynamaları, dünyayı kurtarma yönünde eğitsel faaliyetlerle iştigal etmelerinden çok daha hayırlı bir iş.

Bu vesileyle Doğu Perinçek’in korku filmi sözü ile ilgili eski bir yazımı aktarmak isterim:

Korku Filmi (3Nisan 2006)

Zaman zaman benim de gündemimi işgal eden ulusalcı hareket özellikle son zamanlarda çeşitli kitap ve makalelerle dikkat çekiyor. Çılgın Türkler kitabı yayınevini vergi rekortmeni yapacak kadar çok satmış. Emekli generallerin, savcıların kitaplarının da 35-40 baskı yaptığını takip ediyorum. Genelde kitaplar Türkiye’nin müthiş bir tuzağın içine çekildiği, tedbir alınmazsa memleketin batacağı tezine dayalı ve hep de çok kalın, hacimli şeyler. Ulusalcı hareket denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Doğu Perinçek şaşırtıcı bir çıkış yaparak, medyada ön planda görünen ve bahsi geçen kitaplarla Karun ile yarışacak hazineye sahip olan ulusalcı yazar kesimine sert çıkmış. Zaman gazetesinde Doğu beyin şu ifadeleri yer alıyor:

Türkiye’de bugün herkes korku filmi anlatıyor. Aydınları birbirleri arasında konuşuyor, nereye gidiyoruz diye. Edirne’ye de gitseniz, Kars’a da gitseniz bu konuşma. Ne konuşuluyor? Efendim Türkiye batıyor, kıskaç altında Türkiye, çöken Türkiye, batan Türkiye. Yazılan kitaplara bakın kuşatılan Türkiye, çöken cumhuriyet, Erol Manisalı’nın, Vural Savaş’ın, General Özbek’in ve diğer aydınların kitaplarında Türkiye hep kuşatılmış, bitmiş. Frankeştayn filmleri gibi, korku filmleri gibi. Kimse çözüm yolu göstermiyor. Atatürkçülük bu değil.

Ulusalcı hareket denen şey her ne ise, zira ben uzmanı olarak bir tanım yapamadım, lideri olduğu söylenen Doğu Perinçek’in şu sözlerinin altına imzamı atarım. Ekrana Erol Manisalı yahut kalın kitap yazmış emekli bir asker veya yargıtay üyesi çıktığında dehşetten hemen kanal değiştiriyorum. Elinde motorlu bir testereyle ortalıkta doğramadık kol, bacak bırakmayan bir zombinin maceraları bu şahısların senaryosu yanında masum kalıyor.

Doğu Perinçek’i tebrik ediyorum ancak bu çıkışıyla kendisini zaman zaman destekleyen MHP, CHP ve bilumum “korku filmi” esnafının tepkisini çekecektir, haberi olsun.

Popularity: 17% [?]

23 Yorum

  1. nihavend - 29 Kas 2006 - 10:27 pm

    fethi hocam, siz hangi eserleri önerirsiniz?

  2. Fatih Dai - 30 Kas 2006 - 3:56 am

    Çok az okuyan beyinler için “Düzene Uygun Kafalar Nasıl Yetiştirilir ? ” Yazar E.A. Rauter

    Dini bağlamda yaşayan ve düşünen ama az okuyanlar için aynı kitap, bunun yanı sıra Ahmet Özcan kitapları.

    Okumayı sevenler için Cemil Meriç, Ali Şeriati, Muahmmed Esed ve Tabi ki Fethi Beyin yakında çıkacak kitapları (İnşaallah Suat Bey, Müzmin ve siz beraber ortak veya ayrı kitaplar çıkartırsınız, müstear adınızla tabi. Müstear adınız da Fatih Dai olsun :) Alamut misyoneri gibi, belki izzettin Doğan 25 milyon(!) aleviye aldırır isminden dolayı, 50 baskı yaparız :) )

  3. bliyaal - 30 Kas 2006 - 5:09 am

    Hep soylerim, Turkiye’ye bir diktator lazim. Bu genclerde is yok. Ah, simdi universitede hoca olmak vardi. Dokeceksin soyle 300-500 kisiyi ayni anda dersten, bak bakalim bir daha ders kitaplari disinda kitap okuyorlar mi? Nerdeee 10 senede bir darbe yapan o eski komutanlar?

  4. blue - 30 Kas 2006 - 10:21 am

    Komplo teorisi manyaklığı iliklerimize işlemiş durumda. Sadece gençler değil, her yaşta, her kesimde, her fraksiyonda aynı durum. Belki de normaldir. Balkan savaşları, Çanakkale, 1.dünya savaşı, Kurtuluş savaşı… Sürekli savaşmışız. 11 Eylül ve arkasından Irak işgali de bu komplo avcılarına dünyanın malzemesini verdi. Herşey “Metal Fırtına”‘yla başladı. O kadar popüler oldu ki aynı tarzda yüzlerce kitap yazılmaya başlandı. Açmış millet, iliklerine kadar hissederek, yaşayarak okudu. Tabi bu arada Kurtlar Vadisinin hakkını yememek lazım. Millete habire komplo pompaladı. Bundan sonra yuvarlanıp büyüyen kartopu gibi gerisi geldi. Zaten herkes komplo konuşunca sanki konuşmamak anormal gibi bir durum oluştu.
    Bu psikolojiyi sürdüren etmen ise komplo teorilerini anlatan insanların kendilerini zeki hissetmeleri. Komplo teorisi insanlara böyle bir his veriyor. Yani “hiç kimsenin bulamadığı bir ilişkiyi ben kurdum, bak çok akıllıyım” gibi bir duygu veriyor. Komplo teorisini anlatanın gözlerinin içinde, ifadelerinde okuyorsunuz bunu.
    Bu kötü alışkanlıktan insanları kurtarmanın yolu bana ne kadar salakça konuştuğunu anlamasını sağlamaya yardım etmek gibi geliyor. Bunu, karşındakini kırmadan ve “asıl salak sensin, anlamıyorsun !” kıvamına getirmeden yapmak çok zor ama denenmesi lazım. Yoksa önümüzdeki yıllarda bu Polat Alemdar juniorlar başımıza bela olacaklar.

  5. blue - 30 Kas 2006 - 12:42 pm

    Fethi bey ataturkcu dusunce diye bir site sizi yazmış. Gülmekten yarılacaktım.
    Bilimsel araştırma yapmışlar. Siz, aslında Engin Ardıçmışsınız. Ayrıca Avrupa fonundan 260.000 Euro alıyormuşsunuz.
    Siz bu söylentilerle cumhurbaşkanı olmayı unutun.

    Benim bilimsel araştırmalarıma göre de bu Atatürkçü düşünce sitesini siz açmışsınız. Reklamın iyisi kötüsü olmaz di mi? Bu kadar da reyting canavarı olunmaz ki canım…

  6. Fethi Sipahi Tan - 30 Kas 2006 - 1:02 pm

    Blue,

    Artık bu konudaki düşüncemi açık edeyim. Evet ben de o sitenin aslında beni yakından tanıyan birilerinin işi olduğu konusunda şüpheliyim. Engin Ardıç bağlantısını da fena deşifre etmişler.

    AB paralarına gelince artık iş ortaya çıktığı için saklamayacağım, hepsini gece ortamlarında yedim. AB aslında bu paraları bana kendilerine uşaklık edecek birini cumhurbaşkanlığına çıkarmak için kampanya parası olarak vermişti, elde avuçta birşey kalmadı, 13.5 Milyara fit olacağız bu gidişle.

    Yahut son çare Müzmin Anonim ile sizin alacağınız proje parasının bir kısmını bana kampanya bedeli olarak vermenizdir ki, o da sizin büyüklüğünüz olur artık.

    FST

  7. nihavend - 30 Kas 2006 - 1:07 pm

    hala ne okunmasını tavsiye ettiğinize dair cevabınızı bekliyorum,
    Fethi Bey…???

  8. Fethi Sipahi Tan - 30 Kas 2006 - 1:12 pm

    Merhaba Nihavend,

    Şu ara biraz yoğunum, ekmek parasıyla ilgili bazı işleri halletmem lazım. (AB Fonları suyunu çekti malum).

    İlk fırsatta “şu ara ne okuyorum” başlıklı bir yazı hazırlayacağım.

    Selamlar.

  9. e-mine - 30 Kas 2006 - 1:38 pm

    Fethi Bey pardon Engin Bey,
    Bu kadar da olmaz diyorum.
    Bizi de cumhurbaşkanlığı ayağına taktınız peşinize. Daha gerçek kimliğini ortaya koyamayan, paralar içerisinde boğulup 13.5 milyarcık için uğraşan biri gibi kendinizi gösterdiğiniz için gerçekten sizi ayıplıyorum. “Helal olsun Fethi Bey’e 13.5″ derken meğer gerçek kimliğiyle eurolar içerisinde yüzüyormuş.

    Arkadaşlar aklımızı başımıza devşirelim. Bakın ne dost ne de düşman olarak tanımlanamayan Sayın Müzmin Anonim tek adayımız olsun lütfen. Bu arada kendisi kayıplara karıştı ama neyse Mayıs’a kadar döner herhalde.

  10. Fethi Sipahi Tan - 30 Kas 2006 - 1:49 pm

    E-mine hanım,

    Siz yine benim peşimden ayrılmayın, AB 2007 yılı için yeni fonlar dağıtmaya başlayacakmış diye duydum.

    Bu arada cumhurbaşkanlığı kadrosunu kurarken erkek egemen bir yapı oluştuğunu henüz fark ettim. Desteğiniz size “Kalemi mahsus müdireliği” şeklinde dönebilir, bilginiz olsun.

    FST

  11. Suat Öztürk - 30 Kas 2006 - 2:07 pm

    Müzmin Bey bloguna/bloglara hiç de hoş olmayan ve beni gerçekten üzen bir biçimde süresiz/belirsiz bir biçimde veda etmiş.

    Buna gerçekten üzüldüm.

    Kendisi ile birçok konuda tartıştık, daha doğrusu -benim açımdan- fikir alışverişinde bulunduk. Zaman zaman hafif sertleşen diyaloglar yaşasak da Müzmin Bey -benim açımdan- her zaman nazik ve gerçekten de tartışmasını iyi bilen, birikimli birisiydi.

    www.mustafaakyol.org daki son tartışmamızda -ki epey oldu- kendisine çok kırılmıştım. Zaten o zamandan beri de herhangi yerde herhangi bir diyaloga girmedim.

    Bugün sitesine baktığımda kısa bir bilgi notu ile ve beni ürperten bir çizimle veda ettiğini gördüm.

    Bunu anlatmak zor, uzattıkça becerim de azalıyor.

    Eğer burayı okuyorsa kendisi ile helâlleşmek isterim. Benden yana hakkım helâldir.

    Ve eğer bir sorun varsa, -ya da olan her ne ise- herşeyin yolunda gitmesini/düzelmesini temenni ederim.

  12. e-mine - 30 Kas 2006 - 2:09 pm

    Arkadaşlar, Müzmin Bey döner mi dönmez mi diye beklemek pek de doğru olmayabilir. Biz yine bu son olanları daha dikkatli değerlendirelim derim. Hem peşin hükme varmak bize yakışmaz.
    Fethi Bey, izlemede kalıyoruz, biraz daha dikkatli adımlar atarsınız umuyorum. Saygılar sunuyorum…

  13. Fethi Sipahi Tan - 30 Kas 2006 - 2:12 pm

    E-mine hanım,

    “biraz daha dikkatli adımlar atarsınız umuyorum”

    Hangi konuda?

  14. e-mine - 30 Kas 2006 - 3:24 pm

    Ordan burdan kırpıp yapıştırdım Fethi Bey. Hani sizi izleyenler de adımlarınızı doğru atmanızı söylüyorlar ya o bakımdan.
    Yoksa her konuda en doğru adımları atacağınıza eminim.

  15. Fethi Sipahi Tan - 30 Kas 2006 - 4:03 pm

    Ah kalın kafam, şimdi anladım… Kusura bakmayın.

  16. blue - 30 Kas 2006 - 4:46 pm

    Müzmin Anonim,

    Seni seviyoruz. Kelime cambazlığını seviyoruz. Peşin fikre düşmanlığını ve peşin imana hasretini seviyoruz. Her doğrunun bir yanlış ihtimali olduğunu ve her yanlışın bir doğru ihtimal olduğunu senden öğrendim. Derdin her neyse umarım çabuk halledersin, ve hakkında hayırlı olur.
    Blogundaki denklemde yardımcı olurum, ÖYS’de full çekmiştim.

  17. metin-thePoor - 30 Kas 2006 - 4:56 pm

    Blue Bey,

    Bu yorumunuzu izniniz olsa da olmasa da kopyalayıp blogumda yayımlayacağım…

  18. nihavend - 30 Kas 2006 - 11:57 pm

    şey, ordaki o sallanan adam…
    bana iyi fikir vermedi…
    onu ve sizin hiç birinizi tanımıyorum…
    ama düşündüğüm gibiolup olmadığını öğrenememek ihtimali beni kederlendiriyor…
    yolun sonu muydu ki…daha vardır sanıyordum…

  19. Bekir L. Yildirim - 01 Ara 2006 - 10:47 am

    Yaw bu proje seyini nasil yaziyorsunuz AB isbirlikciligi seyi icin? Yoo, ilgim falan oldugundan degil, gencler SIKCA soruyorlar, cevap veremiyorum, o bakimdan.. Atilla Hoca’ya sioracaktim, o bu gunler biraz islerim va dedi. Bu konuda vereceginiz bilgiler karsiliginda ben de size Washington’daki “think-thanks!” te is bulmanin sirlarini veririm. Zeyno (pardon Zeynep) Baran ile ozel dostlugunuz oldugunu sanmiyorum.

  20. izlenimler - 01 Ara 2006 - 11:00 am

    Nihavend,

    Orada sallanan adamdan mutlaka menfi bir mana cikarmaya gerek yok. Muzmin Anonim bıktım artık kendimi intihar edeceğim diyecek tiplerden değil. Adamcağız işim gücüm var, sanal alemin geyik muhabbetine bir müddet ara veriyorum demiş olabilir, ki aslında olan da muhtemelen budur.

    Sonra şurada çoğumuz birbirimizi tanımıyoruz, büyük ihtimalle de tanımayacağız, bir süre sonra burayı kapatıp gidersem 2-3 gün içinde kimsenin aklına dahi gelmem. Biz Müzmin Anonim’i tanımıyoruz ki, aslında bizim için olmayan biri. Fethi Sipahi Tan da öyle, Nihavend de öyle. Kaldı ki bu işlere en çok Müzmin Anonim dikkat çekerdi, asla sanal kimliklerle gerçek kimlikleri karıştırmayın, işi duygusal hale getirmeyin diye.

    Ben kendisine hayırlı işler, sağlıklı günler dilerim, insanları tercihlerinde serbest bırakmak lazım.

    FST

  21. Katip - 01 Ara 2006 - 11:06 am

    Mustafa Armağan’ın burada neden ismi gerçiyor. Eserleri yüzünden mi ? Yoksa malum gazetede yazarlık yaptığı için mi ?

  22. izlenimler - 01 Ara 2006 - 11:11 am

    Popüler olduğu için olabilir mi? Ahmet Altan misali. Dikkat edilirse kitapların içeriğinden ziyade insanların bu kitaplara niye ilgi gösterdiğini merak ediyorum. Mustafa Armağan, Ahmet Altan, İskender Pala kötü yazar olmayabilir ama insanlar onların kitaplarını şu veya bu görüşün reklamıyla popüler olduğu için okuyor.

    Tabii benim yazım bu kişilerle ilgili değil, sadece laf arasında atıfta bulundum, konu sapmasın.

    (Mustafa Armağan’ın ismi bir başka yerde geçecek yalnız, bu konuyla ilgisi yok)

    FST

  23. nihavend - 01 Ara 2006 - 12:58 pm

    fethi bey,
    müzmin beyle özel muhaberelerimiz oldu.
    o babdan, sizlere kıyasla daha gerçek benim için.
    geyik burda olur değil mi, e posta ile olmaz…
    geyikten öte bir iletişim kurmuştuk kendisiyle, ya da ben öyle sandım…
    son postam yerine ulaşmadı, ben ona üzüldüm asıl.
    tavsiyeleriniz için sağolun.

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş