Washingtonu Koruma Kanunu

FST Aralık 1st, 2006

gw1.gifTrabzon Belediye başkanının uluslararası D-100 karayolunun 10 kilometrelik kısmına Atatürk ismi vermesi benim de dikkatimi çekmiş, bir önceki yazıda bahsetmiştim. Bu isim verme meselesi aslında önemli. Zira geçenlerde Sabah gazetesi yazarı Yılmaz Özdil geçen haftanın gündem adamı Prof. Atilla Yayla’yı eleştiren yazısında Atatürk isminin Türkiye’de gereksiz yere fazla kullanıldığını ima edenlere ABD’den Washington örneğini vererek karşı çıkıyordu. Yılmaz Özdil yazısında şunları söyemiş:

Bugünlerde “fikir özgürlüğü” ayaklarıyla Mustafa Kemal’e saldırmak, moda.
“İnsan utanır biraz” diyorsun.
“Antidemokrat” ilan ediyorlar.
En çok sarıldıkları argüman da şu…
“Her yerde Atatürk’ün ismi var… Stadta, havaalanında, üniversitede… Caddeye bile Atatürk ismi konuluyor. Gelişmiş ülkelerde var mı böyle şey?”
Bak sen.
Akılları sıra, Lenin’e Mao’ya falan benzetiyorlar… Türkiye’yi de, Sovyet’e Çin’e.
Dikta yani.
E soralım o halde…
ABD’nin başkenti nere kardeş?
Kim o Washington?
Portakal mı?
Başkent kesmemiş, eyalete koymuşlar Washington’ın ismini, eyalete…
Washington Köprüsü. Washington Caddesi. Washington Üniversitesi. Washington Lisesi. Washington Enstitüsü. Washington Anıtı. Washington Katedrali. Washington Cemiyeti. Washington Meydanı. Washington Gölü. Washington Dağı. Washington Müzesi. Washington Otoyolu. Washington Kütüphanesi. Washington Hastanesi. Washington Hipodromu.
Hani dikta?
Sayayım mı daha?
Gazetesi var.
Washington Post.
Washington Times.
Basketbol takımı var.
Washington Wizards.
Futbol takımı da var.
Washington Redskins.
Parasında var.
Pulunda var.
Yetmedi mi?
Washington Locası. Washington Sanat Galerisi. Washington Terminali. Washington Limanı. Washington Parkı. Washington Şarabı. Washington Yat Kulübü. Washington Operası. Washington Denizaltısı. Washington Uçak Gemisi. Washington Bursu. Washington Ormanı. Washington Balesi. Washington Film Festivali.
Washington Oteli de var.
Washington Restoranı da.
Çünkü “ahde vefa” diye bir şey var.
A ruhsuz.

Anlaşıldığı kadarıyla Özdil aklınca karşı görüşün argümanını sağlam şekilde çürüttüğünü zannediyor. Peki Washington örneği ne kadar Türkiye ile uyumlu? Bakın aklıma gelen sorular var; mesela

1. ABD’de eleştirildiğinde bir üniversite profesörünün “hain” olarak yaftalanacağı “Washingtonizm” diye bir ideoloji var mıdır?

2. ABD’de New York Belediyesi kendi ilgi alanına girmeyen bir yola “biz buraya Washington adını vereceğiz” demesi, sonra da “sıkıysa Federal karayolları idaresi engellesin” diye eklemesi sıkça rastlanan bir durum mudur?

3. Kamuoyunun “Prof. Noam Chomsky ABD ve onun ideolojisi Washingtonizmi eleştirmiş, bu alçağı üniversiteden atalım” diye kampanya yürütmesi yaygın bir tepki midir?

4. Washington’un heykellerini izlemeye alan okul aile birliği başkanları, resimlerini kontrol eden ispiyoncu öğrenci ve veliler durumu “Washingtoncu Düşünce Derneği” eliyle protesto ediyorlar mı?

5. ABD’de “Washingtonu koruma kanunu” ne zamandır yürürlüktedir?

6. Orada Washington eleştirilse, Newyork Times, Washington Post gibi gazetelerin okuyucu yorumlarında üstelik de eleştiri yapan siyaset bilimi profesörüne “Şerefsiz, Kızılderili dölü, bölücü Meksikalı, Kanada uşağı, Quebec köpeği, İrlandalı pezevenk” türü tepkiler ne ölçüde gösterilir?

7. ABD’de Harvard, Yale başta önde gelen ya da gelmeyen üniversite rektörleri arasıra cübbeyi çekip müteveffa Washingtonun mezarını iyaret ederek “şikayet dilekçesi” bırakırlar mı?

8. Beğenmedikleri iktidara karşı bu profesörler, rektörler “Deniz Piyadeleri Göreve” pankartları taşır mı?

9. ABD’de üniversitelerin görev tanımında “Washington ilke ve inkılaplarına uygun yurttaş yetiştireceğiz” gibi ifadeler var mıdır?

10. ABD’de resmi devlet dairelerinin vergi ödeyenlerin cebinden Washington büstü yaptırıp heryere koymaları ne kadar kabul edilebilir bir tavırdır?

11. Daha sonra konulan büstün beğenilmeyip daha fazla paraya yine vergi ödeyenin cebinden yaptırılması burada olduğu gibi orada da alkışlanır mı? Washington resim ve heykellerinin yapılması ABD’de ciddi rant kapısı mıdır?

12. NewYork valisi katıldığı bir panelde asılmış olan Washington resmi G. Washington’a benzemiyor diye “yetkililer” hakkında idari soruşturma açtırabilir mi?

13. ABD başkanı “seküler olmak adam olmaktır” türü bir beyan verse ABD vatandaşı bu şahsı “ne dürüst adam, helal olsun” diye baştacı mı eder?

İsterseniz daha 100-200 soru yazabilirim. Görüyorsunuz Yılmaz Özdil’in aklınca eleştirdiği şey ile bizdeki durum biraz farklı görünüyor. Bir defa Washington isminin sağa sola verilmesinde müteveffa başkan Washington’un adının bir şehre verilmesi etkili olmuştur. Evet, bu hakikaten de ahde vefadır. Mesela ben Atatürk adının Ankara’ya verilmesinden hiç gocunmazdım, keşke adı Ankara’ya verilseydi ama işin şimdi olduğu suyu çıkarılmasaydı. Doğal olarak spor takımları, yollar, köprüler vs. şehrin adıyla anılır. Washington Wizards ismi Washington şehrinden mi gelmektedir, George Washington’a mı atfedilmektedir? Washington portakalı George Washington portakalı çok sevdiği için mi kulanılmaktadır yoksa Yafa, Anamur gibi birşehirle mi alakalıdır? Atatürk adı Ankara’ya verilmiş olsa muhtemelen Atatürk İdman Yurdu diye bir takımımız olabilirdi ve bu isim şehirle bağlantılı olurdu. Ankara tavası, Ankara havası yerine de Atatürk tavası vs. denirdi. Ankaralı Turgut diye biri de olmazdı.

Tüm bunlara rağmen, yine de Sabah gazetesinin süper zekalı yazarı Yılmaz Özdil’e “hain profa” müthiş bir buluşla haddini bildirdiği için Hürriyet haber yorumcuları adına teşekkür ederim.

Ahde vefa diye birşey var ne de olsa, a tuzruhu.
(Bu arada Washington’un resmine dikkat ettim, biraz çirkin çizilmiş, dilekçeyi nereye veriyorduk?)

19 Responses to “Washingtonu Koruma Kanunu”

  1. ahmet 01 Ara 2006 - 17:29:19

    Son zamanlarda okudugum guzel yazilardan. Tebrikler.

  2. manyakadam 01 Ara 2006 - 19:46:10

    bence hepiniz usenmeyip bu yaziyi yilmaz ozdil adli herife gonderinde okusun ogrensin ilerigeri sallayip durmasin.

  3. riza hayworth 01 Ara 2006 - 22:42:48

    Bence okumasın…Kemalizm nasıl ayakta durur okursa? Hem Fethi Bey’in malzemeleri de eksilmesin, değil mi?

  4. dr. hayvan 01 Ara 2006 - 23:56:38

    abd’nin bir degil bissuru kurucusu var ve hepsinin adini biryerlerde gormek mumkundur

  5. Musa 02 Ara 2006 - 00:02:17

    Harika bir yazi olmus. Elinize bereket.

  6. Washington’dan 40 km kadar uzakta kucuk bir kasabada George Washington’un evi var Mount Vernon adinda. Oraya gittiginizde. Villanin bahcesinde o zaman normal olan kole evleri var. Yattiklari, yemek yedikleri yerler, giydikleri elbiseler hepsi var. Muze gorevlleri bu konudaki sorular cevap vermekten lacinmiyorlar.

    ABD’nin Ingilizlerden bagimsizligi, kuruculari uzetinde konusulurken onlar anayasaya “We the people” (biz insanlar) diye baslarken kastettiklerinin “butun amerikalilar” degil, sadece beyazla da degil kurucu iradeyi olusturan “bi grup insan” oldugu bugun liberalinden zencisin herkes tarafindan oylenir. Cumhuriyetin kurucu eliti icin benzeri bir ifade kullananlara hangi muameleye tabii tutuldugu ortada.

    Diger kurucular deyince klima geldi. Cok capkin oldugun bildigimiz Thomas Jefferson’un kolelerinden Sally Hemmings ile gayrimesru ilikisi SIKCA iastilip sunulan magazin konusudur; saniyorum film de yapildi. Jerfferson’un siyah ve beyaz cocuklari arada bir “family reunion” bile yaparlar.

    Bir de Ataturk anekdotu. Ilkokul ucuncu sinifta dim. Odevimiz Ataturk kompozisyonu idi. Sinifimdaki Meliha’da benim gibi anne-babadan yardim almis idi. Yalniz onunkiler “Ataturk cok icki icerdi, ondan dol;asyi sirozdan oldu” deme terbiyesizligini yapmislar idi. Cezayi zavalli, Meiha odedi. Hangi yanlistan dolayi ogretmenden dayak yedigi, mudu tarafindan velisinin okula cgrildigini bildigini sanmiyorum.

  7. Fethi Sipahi Tan 02 Ara 2006 - 11:48:36

    Dr. Hayvan Bey,

    “abd’nin bir degil bissuru kurucusu var ve hepsinin adini biryerlerde gormek mumkundur”

    Sonuç?

  8. XSI 02 Ara 2006 - 18:39:07

    abd’nin bir degil bissuru kurucusu var ve hepsinin adini biryerlerde gormek mumkundur

    Cok dogru, Bu isim koyma, paye verme konusunda G. Washington’un öyle ayirt edici bir özelligi yoktur. Örnegin T. Jefferson, A. Jackson, T. Roosevelt ve A. Lincoln’ün isimlerini tüm ülkede görebiliyoruz.

    Özdil’in yukaridaki listesinde Washington’u kaldirin, yerine Lincoln veya Jefferson yazin pe bir sey degismez.

  9. ahmet 02 Ara 2006 - 21:59:57

    XSI ve Hayvan: Washington’un ABD tarihindeki yeri ayridir, cunku bagimsiz ABD’nin kurucusu ve ilk lideridir ve Ataturk ile kiyaslanmasi gayet mantiklidir. Ayrica dediginizin Fethi beyin yazisi ile olan iliskisini kurabilmis degilim.

  10. Recep Yılmaz 03 Ara 2006 - 17:53:23

    Diyelim ki Amerika’da da her yerde Washington’un büstleri, resimleri vs var, hiç sorun değil, ama Fethi Bey’in dikkat çektiği en önemli nokta, Washington’a “this guy” dediği için hiç kimsenin anasından emdiği süt burnundan getirilmez. Biraz akıl ve empati rica edeceğim (çok şey mi istiyorum acaba? Emin olamadım bir an)…

  11. “EMIN” olmadigniza sukredin Recep Bey? Olsa idiniz zaten ne bu teshisi yapabilir ne de bu cumleleri kurabilirdiniz :)

  12. siteye yeni katıldım, merhaba
    yazıdan ötürü tebrik ederim.

    lider kültü ve zamanın gerekleri(!) olarak düşünülüp halka zorla yüklenmek istenen sevginin samimiyetini ve kaynağını düşünmek gerek. yalnızca washigton örneğiyle kalamayacak bu durumun maalesef birçok da benzeri vardır ve bir o kadar da dikta görüntüsü verir. çünkü yapılan uygulamaların şahıslar hayatta ve kamu otoritesini elinde bulundururken gerçekleşmektedir. bu açıdan bakıldığında cumhuriyet elitinin Rousseuo’dan etkilendiği ve sahip oldukları otoriteye suni yollarla desteklemeye çalıştıkları görülmektedir. ardından gelen süreçte de “putlaştırma” vazgeçilmez bir unsur halini almıştır. fakat bu “putlaştırma” masum bir görüntü çizmekten öte siyaset platformundaki iktidar mücadelesinde kullanılmak üzere oluşturulmuş bir malzemedir. yani yüceltmekten ötekullanmaktır. herhalde Atilla Yayla’nın anlatmak istediklerinden biri de buydu.

  13. azure 05 Ara 2006 - 18:57:57

    Bu Washington da Üsküdar belediye başkanı gibi mürteciymiş. Bakın:

    1791 yılında kongrenin, alkollü içeceklere tüketim vergisi uygulamaya başlaması, sınır bölgelerinde, özellikle Pennsylvania’da protestolara sebep oldu. 1794 yılında Washington’un, protestocularun eyalet mahkemesinin karşına çıkartılmaları için talimat vermesiyle, sözkonusu protestolar, tarihe ’Whiskey isyanı’ (Whiskey rebellion) olarak geçerek, geniş çapta ayaklanmalara dönüştü.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/George_Washington

  14. derinsular 06 Ara 2006 - 18:50:19

    ahmet demis ki: “XSI ve Hayvan: Washington’un ABD tarihindeki yeri ayridir, cunku bagimsiz ABD’nin kurucusu ve ilk lideridir ve Ataturk ile kiyaslanmasi gayet mantiklidir. Ayrica dediginizin Fethi beyin yazisi ile olan iliskisini kurabilmis degilim.”

    Soylediginiz yanlis. Washington’in da, Madison’in da, Hamilton’in da hepsinin yeri ayridir. Yeni bir ulke insa eden bu insanlarin hepsi, farkli noktalarda kilit roller oynadilar.

    WAshington’in ABD’nin kurucusu oldugu bilgisi de yanlis. Washington ABD’nin kurucularindandir sadece. ABD’nin kurucusu yoktur. KurucuLARi (founderS) vardir.

    Bir ulkenin ilk liderinin o ulkenin kurucusu oldugunu varsaymak, dunyaya sadece Turkiye’den bakiyor olmanin bir sonucu.

    Dr. Hayvan rumuzlu okuyucu cok net bir degerlendirme yapmis ama ayni netlikte anlasilamamis. Kendisinin demek istedigi sey su: “ABD bir “tek adam” devleti degil. ABD bir liderin kurdugu bir ulke de degil. Cok sayida insanin (we the people) kurmus oldugu bir cumhuriyet. Bu nedenle de, bu noktada Ataturk - Washington karsilastirmasi yapilamaz.

  15. Merhaba,

    Bu nedenle de, bu noktada Ataturk - Washington karsilastirmasi yapilamaz.

    Karşılaştırmayı Yılmaz Özdil portakal ve basketbol takımı gibi argümanlarla yapmış, ben sadece bunun saçmalığını belirttim.

    Aslında ABD için söylediğiniz Türkiye’den de pek farklı sayılmaz (aynı demiyorum) sonuçta Kurtuluş savaşının galipleri, yeni ülkenin kurucuları da 5-6 kişilik bir gruptu, Atatürk’ün aradan sıyrılması daha sonrasının işidir.

    Selamlar.

    FST

  16. Fethi Bey,
    Bit pazarina nur yagsin diye degil de Muzmin Bey’in orada buraya link verdiginiz icin bir yorum yapayim istedim…

    Simdi ben bu sehir ismi verilmesine taktim. Allah muhafaza sehrin ismini verirlerse o zaman sehrin futbol takimi da belirttiginiz gibi Ataturk Idman Yurdu olurdu…

    Yaw bizim uc buyukler basta olmak uzere taraftarimizin bu takimin oyuncularina kizdiklarinda neler soyleyebilecegini tahmin edebiliyor musunuz? “Kayseri kumeye” “escinsel Ozhaseki spor”…..

    Ayrica sehre isim vermek deyince aklima Leningrad da geldi… Bi de ulkeye isim vermek olayi da muhtemel… Turkmenbasinin ulkesinin adi Turkmenistan degil miydi :p

    Bi de Virgin Island gibi seyler var ki bize yakismaz :)

  17. Fatih Bey,

    Aslında Atatürk’ün adının Ankara’ya verilmesi 11 Kasım 1938′den itibaren ciddi olarak gündeme gelmişti ama nedense olmadı, muhtemelen İsmet Paşa’nın yüzündendir. Konuyla ilgili yazım için:

    Şehirlere Değil Devlete Millete

    FST

  18. Kemal 09 Ağu 2007 - 20:25:26

    Ozdil baglantisindan buraya ilk kez geliyorum - cok komedi bir yazi olmus, trajikomik daha dogrusu, gecte olsa okumus olmaktan mutluyum.

  19. Yılmaz Coşkun mu, Bekir Özdil mi her kimse bu adam, Hürriyet’e yakışır.

    Google’dan falan direk bu sayfaya gelenler için bkz: Tencere, Kapak ve Göbek

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş