Türkiye İran Olmadı

FST Aralık 2nd, 2006

pamuk.jpgNobel edebiyat ödülü almış bir yazarımız var. Dün sırtında çantası yalnız başına memleketine döndü. Bavulunu almak için beklerken birkaç kişiye imza vermiş. Yüzünde hoş ve umursamaz bir tebessüm vardı. Sabah gazetesi konuyu aktarırken daha önce aynı ödülü alan İranlı hanım yazarla bir kıyaslama da yapmış. Şöyle deniyor:

Rejim muhalifi İranlı Şirin Ebadi Nobel alınca ülkesinde onbinlerce kişi tarafından coşkuyla karşılandı, Orhan Pamuk ise yapayalnızdı. Geçen ay Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk’u dün Türkiye’ye ilk gelişinde karşılayan olmadı. Bagaj cihazındaki sıkışma yüzünden bir saat valiz bekleyen Pamuk, bu süreyi gazete okuyarak değerlendirdi. Columbia Üniversitesi’nde ders veren ve dönem sonu olduğu için Türkiye’ye dönen Orhan Pamuk, valizini beklerken “Ödülü kazandıktan sonra ilk kez Türkiye’ye geldim, bu yüzden çok heyecanlıyım” dedi ve birkaç okura imza verdi.

abadi.jpgİranlı Ebadi üç yıl önce Nobel aldığında ise ülkesi ikiye bölünmüş, Devlet Başkanı bile “Ödülün siyasi gerekçelerle verildiğini” savunmuş, ancak yine de havalimanında onbinlerce kişi çiçeklerle karşılamış, VIP salonu açılmış, eskort verilmişti.

Bu durum bana göre şunu ispatlıyor: Türkiye asla İran olmayacak.

11 Responses to “Türkiye İran Olmadı”

  1. Recep Yılmaz 02 Ara 2006 - 21:18:42

    Sayın Fethi Bey;

    Böylesi daha iyi olmuş. Kendini bilmez (oh my god! Vatanın göğsüne namahrem eli değmesine karşı direnen zart zurt perverler için neler diyorum ben böyle) üç beş kerinçsizgil (yahu bu herif kerinçsizken böyle yapıyorsa, kerinçli olsa kim bilir neler yapacak?) familyası mensubu çılgın Türk tarafından tartaklanmadığına şükredelim.

  2. Fethi allah aşkına şu habere bir bak :)) http://www.8sutun.com/node/23648

  3. Fethi abi allah aşkına şu habere bir bak :)) http://www.8sutun.com/node/23648

  4. Tarık T. 04 Ara 2006 - 15:25:49

    Karşılaştırma ne derece sağlıklı acaba?…

    Orhan Pamuk rejim karşıtı biri değil.
    Şahsi çıkarları için vakti zamanında bazı laflar etmiş ve ilginç bir zamanlamayla ödüllendirilmiş bir yazar…
    Fakat toplum nezdinde hiç bir ağırlığı olmayan bir yazar Pamuk..

    Ona verilen ödül siyasetin gölgesinde kaldığı için
    sadece edebiyatçıların takdir ettiği bir hadise olarak tarihe geçti..

    Bu arada bizim halkımızın rejim karşıtlarına prim verdiğide hiç bir zaman görülmemiştir…

  5. Merhaba,

    Şimdi Orhan Pamuk’u eleştirelim (özellikle yazınsal anlamda, edebi değil, bunlar arasında deriiiin farklar var) ama yine de o havalimanındaki yalnız yazar görüntüsü ile toplum olarak bizim imtihandan geçtiğimizi bilmekte fayda var. Tamam maçtan dönen futbolcular gibi omuzlara alınıp, altı okka yapılması tuhaf olurdu ama yine de bugün yalnız olarak dönen yarın Dostoyevski gibi bir cenazeye mahkum kılacaktır bizi.

    Orhan Pamuk zaten bir şekilde intibak edemediği için yazıyor (ha denebilir ki Amerika’ya çok mu iyi intibak etti) ama adamı bu kadar yalnız bırakmak hayırlı değil.

  6. Merhaba,
    Burada tartışılması gereken bu ödülün Türkiye ve Orhan Pamuk açısından değeri olmalı. 2006 Nobel Edebiyat Ödülü’nün hangi nedenle verildiği Nobel jürisinin tasarrufudur. Türkiye’de tartışılması gereken ise Orhan Pamuk’un edebi değeri olmalıdır. Dikkat edilmesi gereken, Türk edebiyat alanının gelişimi açısından bu ödülün ne anlam ifade ettiğidir.
    En başta bu konuda yorum yapan şahıslar hissi duygularını bırakıp objektif olmalıdır; madem bir demecinde Sözde Ermeni Soykırımı hakkında konuşan biri varsa ve bu bizim görüşlerimize ters düşüyorsa buna karşı biz de bilimsel çalışmalarla cevap vermeliyiz. Ödülün bu gerekçe ile verildiği düşünülebilir. Zaten ödülü kompleks bir jüri veriyor ve genel olarak da ödülü kendini eleştirebilen, doğu ile batı arasında mekik dokuyabilen yazarlara çeviriyor odağını. Bu durum yalnızca Nobel’in şartları olarak da yorumlanmamalı, bu aynı zamanda bir entelektüel duruşudur da. Pamuk’un eserleri, batıda kendi toplumuna “Batı’nın gözüyle bakabilen” bir yazarın ürünleri olarak ün salmıştı. Pamuk, geçen sene sarf ettiği “bir milyon Ermeni’yi katlettik” sözleriyle gündeme gelmişti. Orhan Pamuk istenmeyen ve doğruluğuna inanmadığımız bir yorum yapmıştır, ama bizim cevabımız bu üslupta olamaz. Hem kişi kendini objektif olarak gördüğünde entelektüel olabilir. Sosyolojik olarak bir toplumu en sağlıklı yorumlayan ve objektifliği en iyi yakalayan aydınlar, toplumun içinde olduğu kadar topluma mesafeli yorumlar yapmayı başaranlardır. Entelektüelin tanımı da zaten budur ve söz konusu farklılık bizdeki ‘aydınların’ niçin entelektüel olamadıklarına da işaret eder. Nobel edebiyat ödülünü alabilenlerin hepsi, geldikleri toprağa eleştirel bakabilmiş ve bu eleştiri üzerinden yeni bir yerellik yaratabilmiş kişilerdir. Dolayısıyla Orhan Pamuk gibi birinin bizdeki cemaatçi kavrayış nedeniyle bir ‘yabancı’ olarak algılanması şaşırtıcı değil. Gerçekten de Orhan Pamuk, bırakın derin Türkiye’nin muhafazakâr dünyasını, laik kesimin bile marjinalidir. (Etyen Mahçupyan) Orhan Pamuk’un zıt kesimler tarafından marjinal bulunması objektifliği yakalamaya çalışan bir yazar olduğunun sinyalini verir. Ama bu hiçbir zaman bir tarafın kuklası olduğunu da göstermez. Evet, Orhan Pamuk, Sözde Ermeni Soykırımı hakkında hoşumuza gitmeyen bir yorum yapmıştır, ama bu Ermenistan’a konu hakkında bir fayda sağlamamıştır. Diyecekseniz eğer, Fransa’ya yaramıştır, hayır, Fransa’ya da yaramamıştır. Çünkü ödül töreni ve Parlamento kararının verildiği gün hususunda bir noktayı atlıyorsunuz. Dikkat etmek gerek, “ödül tarihi parlamento kararının verileceği güne ayarlı değil, karar tarihi ödülün verileceği güne ayarlı idi” bu anlamda, bu Nobel’in değil Fransa’nın dalaveresidir, bir anlamda Fransa’nın, ödülü Türkiye’de olumlu bir bakışla karşılanmaması için sabote etmesidir. Bu anlamda Pamuk ne Ermenistan’a ne de Fransa’ya kuklalık yapmamıştır. Biz yalnızca yüzeysel bir bakış açısıyla, yazının başında da belirttiğim gibi dar bir çerçeveyle yorum yaparak kutlama yerine susma ve hatta yerme tepkisine adapte olduk.

  7. Recep Yılmaz 06 Ara 2006 - 01:05:21

    Sayın hzhubble;
    Orhan Pamuk dün akşamki ATV haberde, havaalanında karşılama istemediğini kendisi söyledi. Yani öyle bir imtihan söz konusu değil…

  8. Tarık Bey,

    Acaba neresinden tutmalı söylediklerinizin?

  9. Tarık T. 06 Ara 2006 - 13:08:39

    Metin Bey yazdıklarım şu ana başlıklar altında toplanabilir..
    1-Orhan Pamuk ciddi bir rejim karşıtı mıdır?
    2-Pamuk,Türk toplumunu etklileyen,sürükleyen bir yazar mıdır?
    3-Bir kaç bürokratik tebriği saymazsak aldığı ödülün edebiyat dünyası dışında olumlu-olumsuz bir yankısı olmuşmudur?..
    4-Halkımızın İran gibi rejimiyle ciddi bir problemi varmıdır ?..
    Halkımzın rejim karşıtlarına prim verdiği nasıl görülmüştür?.

    Bu konularda yazmak isterseniz istifade ederiz..

  10. 7-8 ay kadar once bir Italyan arkadas ile birlikte British Museum’a gidiyordum. Bir sergi icin bilet alacaktik. Muzenin caddeye bakan kapisina geldigimiz esnada, kapidan uzun boylu, siska, gri sacli ve gozluklu bir adam cikti. Ben “Ulan bu Orhan Pamuk be!” dedim. Arkadas da “O da kim yav?” dedi. O siralar Pamuk’un basi su unlu gazete roportaji ile dertliydi. Pamuk’un Nobel aldigi hafta yine ayni arkadas ile bulustum. Bana “Seninle gordugumuz su yazar Nobel almis.” dedi. Birlikte, buranin unlu alisveris caddesi olan Oxford Street civarindaki kitapcilari dolasip Pamuk’un kitaplarina bakalim dedik. Gittigimiz kitapcilarda Pamuk’un neredeyse butun kitaplari satilmisti. Ben daha onceleri de ayni kitapcilara gidip Pamuk’un kitaplarina bakmistim ve bircok kitabi satilmadan duruyordu. Odulden sonra talep patlamasi yasanmis. Odulden 1 ay kadar sonra ayni kitapcilara gittigimde raflarin yine Pamuk’un kitaplari ile doldugunu gordum - tipki daha once oldugu gibi. Tabii, bu sefer kitaplarin uzerinde “2006 Nobel Edebiyet Odulu Sahibi” diye bir ibare vardi. Kendisinin odulu aldigi siralar, Nobel odullerinin sitesinden Pamuk ile yapilan geleneksel Nobel roportajini dinledim. Sesinden kendisinin oldukca neseli oldugu anlasiliyordu - hatta ingilizceyi de aynen turkceyi konustugu sekilde konusuyordu. Pamuk’un Turk toplumunda bir agirligi olmadigi kesin. Edebi degerini bilemem, ama odulun edebi degerinden dolayi verildigini, hatta dogu-bati arasinda bir nevi kopru olma vesilesi ile verildigini de dusunmuyorum.

  11. Bir de getirilerini düşünsek diyorum. Türkçenin Dünya’da hak ettiği yeri bulması için ömürlerini bağışlayan insanlar Pamuk’un yapmış olduğu başarıyı ve ödülün değerini çok iyi bilir. Orhan Pamuk’un iki gün önce verdiği demeçte söylediği gibi ödülü yalnızca Pamuk değil, Türkiye kazanmıştır. Bu anlamda bu fırsatı değerlendirmek ve Türkçenin hak ettiği yeri bulmasında bu mevzuuyu kullanmalıyız.

    www.pakvizyon.com
    adresindeki “Orhan Pamuk’u ve Nobel’i Kaldırmak” yazıma eleşririlerinizi bekliyorum.

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş