Memleket Meselesi

FST Aralık 5th, 2006

cankya.jpgHabere göre emekli generaller orduevinde Perşembe akşamları biraraya gelip memleket meselelerini tartışıyorlarmış. Emekliler için iyi bir uğraş, benim tanıdığım bir çok emekli de evde hanımlarından fırça yememek için kaçtıkları öğretmenevi, lokal, kulüp, kahvehane gibi yerlerde memleket meselelerini ele alırlar. Dolayısıyla emekli askerlerin bu davranışının takdire layık olduğunu söylememiz gerekir. Peki o zaman bu iş niye haber konusu olur?

Benim açımdan işin rekabet boyutu var. Paşalar memleket meseleleri içinde ekonomi ve politika konuşuyor olmalılar ki iş cumhurbaşkanlığı meselesine gelip dayanmış. Bunu işitince benim de dikkatimi çekmesi normal elbette. Baktım işin detayı nedir, şöyle ifadeler var:

Başkent’te Merkez Orduevi’nde her perşembe toplanarak “memleket meselelerini” ele alan ve “gidişatı değerlendiren” eski subayların Orgeneral Büyükanıt’a göndermek üzere hazırladığı mektubu SABAH ele geçirdi. Emekli bir tümgeneral tarafından imzaya açılan mektubu kaleme alan 20 eski subayın arasında emekli generaller çoğunlukta. Mektupta imzası bulunan eski paşalar isimlerinin açıklanmasını istemezken sadece biri adının açıklanmasına izin verdi. Emekli subay ve eski Manisa Milletvekili olan Tevfik Diker imzaladığı mektupla ilgili olarak “Biz sadece demokratik teamüllerin işlemesini istiyoruz. Askerlerin adının darbeyle birlikte anıldığı bir dönemde bu konudaki sorumluluğumuzu ve hassasiyetimizi Genelkurmay Başkanımıza iletmekten başka bir amacımız yok” dedi.

Kişiye özel” ibaresiyle kaleme alınan mektup “Mayıs 2007′de Türkiye Cumhuriyeti’nin 11′inci Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak kişinin cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerini ve cumhuriyetin kuruluş gerekçelerini samimi olarak içine sindirmiş birisinin olması Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için son derece önemlidir” diye başlıyor. Seçilecek cumhurbaşkanının devletin laik yapısıyla sorunu olmaması gereğinin altı çizilen mektupta, “Devletin laik yapısına ters tutum ve davranışlarından dolayı bağımsız yüce mahkemelerce hakkında hüküm verilmiş ve hapse mahkum olmuş kişilerin sonradan çıkarılan aflardan faydalanması söz konusu olsa bile siyasi etik değerler açısından cumhurbaşkanlığına seçilmesi sakıncalıdır” deniliyor ancak isim verilmiyor.

[…] Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’a yazılan mektupta, “10′uncu Cumhurbaşkanı seçimi öncesi zamanın Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, Anayasa’dan kaynaklanan yetkisini kullanarak TSK’nin görüşünü kamuoyuna ve zamanın Başbakanı Ecevit’e bildirmiştir. 11′inci Cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağı bir dönemde zatınızın Genelkurmay Başkanı olmasını yüce milletimiz ve devletimiz için çok büyük bir şans olarak değerlendiriyoruz” denildi.

Emekli paşaların memleket meselesine gösterdiği hassasiyeti anlıyorum ama dilekçeyi verdikleri merciye bir anlam veremedim. Genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt bu mektuba istinaden laiklik karşıtı şiir okuyup hapse girmekle malul başbakana “seni seçtirmiyoruz, bizim emekli paşalar istemiyor, dilekçe vermişler kusura bakma” diyecek değil herhalde.

Sonra Türkiye’de “demokratik teamüllerin” işlemesinde ne gibi bir sıkıntı var ki “bu isteniyor” onu da anlamadım. Geçenlerde Süleyman Demirel teamülleri listelemişti, bana bir klavyeye mal olan yazıda bahsetmiştim, hatırlayan çıkar. Demokratik teamül, adayların en çok oyu almasından ibaret. Başka ne temayülü olabilir ki? Ben eski bir temayül hatırlıyorum, 1990′lara kadar eski genelkurmay başkanının yeni cumhurbaşkanı olması nadir rastlanan bir durum değildi, belki bunun adının demokrasi olduğunu düşünüyor olabilir emekli paşalar. Bizim öğretmenevindeki emekliler de birilerini sallandırıp vatanı kurtaracaklarını düşünüyorlar, Çin’den, ABD’den büyükstratejilerden dem vuruyorlar, arada FB-GS-BJK konusuna eğiliyorlar vs. normaldir.

Yalnız tanıma baktım, neredeyse tıpatıp bana uyuyor. Ben de demokrasi teamüllerine uyarım, laiklik karşıtı değilim, hapse de girmedim. Verilecek görevden de kaçmam. Şu ara Ankara merkez orduevini bir ziyaret etsem iyi olacak, toplantı Perşembe akşamları mı oluyordu?

4 Responses to “Memleket Meselesi”

  1. gokhan 05 Ara 2006 - 17:36:16

    Efendim, demokrasinin teamulleri kavramı epey zihnimi kurcaladi. Ozellikle eski pasalar bundan bahsedince, kuskulandim.

    neyse, sonucta sizin cumhurreisligi icin bicilmis kaftan oldunuzu zaten biliyoruz. buyrunuz efendim.

  2. Sayın Editör, hatırlarsanız Çevik Bir de emeklilikten canı sıkılmış, “evde hanımla kavga etmektense Cumhurbaşkanlığına adayım” şeklinde bir söz sarfetmişti. Buradan cumhurbaşkanlığı işinin yaşı altmış beşi geçmiş ve işinin bitmiş (emekli olmuş anlamında) olması gerektiği çıkarılabilir.

    Bu durumda zat-ı alinizin yaşının buna uyup uymadığı konusunda endişelerim var. Yani sizin yapacak daha önemlki işleriniz vardır diye düşünüyorum.

    Hem sayın Sezer, “kurtuluş ve kuruluş yıllarının en zor görevini” üstlendiğini belirtmişti. Şimdi Mayıs’tan sonra perspektif değişecek mi, zorluklar kolaylaşacak mı? Tabii ki “hayır”. Belki kurtuluş ve kuruluş zamanlarını da geride bırakacak zorluklar gelecek…

    Laikliğe daha çok saldırılar olması, irticai faaliyetlerin daha bir ivme kazanması, AB sürecindeki aksamalar nedneiyle ülkenin “İslamcı” kökenli hükümetlerinin gözlerini İran’a dikmesi mevcut ihtimallerdir.

    Böyle bir süreçte zor bir göreve talip olmuşsunuz. Ben sizin yerinizde olsam bu işten çaktırmadan sıyrılır, güzel memleketimden enterasan manzaraları izlenimler.net’te görüntülemeye devam ederim.

    Yine de siz bilirsiniz. Benden hatırlatması…!

    Emekli paşalarımıza gelince, ben onlara hayranım. Kimisi devr-i daim makinası yapıyor, kimisi ülkenin en önemli problemini çözmek için formüller üretiyor. Bu tür çabalar tebrike şayandır. Ben de kutluyorum bu paşalarımızı.

    Bundan sonraki gündemde “Genç subaylar rahatsız” türü “out”, “Emekli generaller rahatsız” “in” demek ki…

  3. aladereli 05 Ara 2006 - 22:12:39

    Bu tür mektupları eskiden Doğu Perinçek’in dergileri ele geçirirdi.Sabah gezetesini, Cumhuriyet veya Hürriyet gazetesini atlatıp mektubu ele geçirmesinden dolayı kutluyorum.En yakın darbede çok büyük bir kemiği haketmiş.helal olsun, şimdiden afiyet olsun.

  4. bence Güzide Emekli Generallerimiz , yabancılara satılan bankalarda yönetim kuruluna giremeyince canları sıkılmış , eee elin oğlu öyle general meneral tanımıyor işten anlayan adam arıyor

    ama böyle dolambaçlı işlerle uğraşmasınlar henüz piyasaya çıkmamış olan ERKE ŞEY’inin ERKE-2 ŞEY’si üzerinde çalışsınlar

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş