Bari biz unutmayalım
FST Aralık 11th, 2006
Pinochet vefat etti, gençler kendisini hatırlar mı bilmem, Şili’de darbe yapmış bir diktatördü. Ölenin ardından hayırla konuşmak lazım ama herkes benim gibi düşünmüyor. Mesela o kadar hizmetinin geçtiği Şili’de kendisine bir devlet töreni dahi düşünülmemiş. Ulusal yas da ilan edilmeyecekmiş. Benim önerim Türkiye’den bir grubun Şili’ye giderek kendisi için taziyede bulunması ve burada da bir tören yapılması yönünde.
Şili’ye gidecek ekipte 1960 darbesini haklı gören bir CHP ekibine 1970 muhtırasını ve Cumhuriyet gazetesini temsilen İlhan Selçuk, “Ordu Göreve” pankartı taşıyan üniversite personelini temsilen bir grup rektör, bir kısım demokrasiden rahatsız “genç subay” ile genelkurmay başkanına dilekçe ile başvuran 20 kadar “yaşlı subay”, 28 Şubatçıları temsilen Derviş Günday, geçenlerde keşke darbe olsa diye mülakat veren tiyatrocu Ferhan Şensoy, bazı Hürriyet yazar ve yorumcuları da katılabilir. Ekibe Kenan Evren’in başkanlık etmesi, o müsait değilse Çevik Bir’in görevi devralması uygun olur. Yol paraları üniversitelerin döner sermayelerinden aktarılan payla YÖK bütçesinden karşılanabilir.
Türkiye dönüşünde “Büyük Diktatör ve Darbeci Pinochet’nin Ardından” konulu bir uluslararası sempozyum tertiplenir, yakın zamanda darbe yaşamış Filipinler, Tayland gibi ülkelerin askeri yetkilileri davet edilebilir. Sempozyumun onur konuğunun hem darbelere maruz kalmış hem de son darbeyi fiilen yönetmiş bir devlet adamı olarak Süleyman Demirel olması önerimdir. Sempozyum yapılan askeri müzede akşam Ferhan Şensoy bir oyun sergiler, sempozyum süresince de Kenan Evren’in resimleri burada sergilenir.Ulusalcı siteler, ADD, ÇYD, Cumok gibi kuruluşlar da bir süre yas ilan ederler. Şili kendi liderine bir töreni, yası çok görmüş ama biz daha ölmedik.
Şili halkının ve tüm darbecilerin, darbe yandaşlarının başı sağolsun.
- Siyaset
- Comments(19)
Friedman’la yakın gitti garip, tarihin bi cilvesi olsa gerek. Göbekleri bilem birlikte kesilmiş
Pinochet’ye allahtan rahmet, liberallere başsağlığı diliyoruz :))
N’oluyoruz yaw? Butun liberaller tek tek gidiyor. Boyle olmaz efendim, Amerika olaya mudahale etsin. Ah-ah, kalmadi artik o eski liberaller. Simdi Hayek-Friedman-Pinocet uclusu cehennemde serbest piyasa ekonomisini kuruyorlardir. Allah Seytan’in ve zebanilerin yardimcisi olsun - amin!
Evet, bazı darbecilerin liberal bir tarafı da olabiliyor. Rahmetli Özal’ın liberal politikalarına en azından mani olmayan, hatta muhalefetsiz güzel bir altyapı hazırlayan da 80 darbecileriydi. Boşuna yas tutalım demiyorum anlayacağınız.
FST
Ertugrul Ozkok de gitmeli, Slililere iyikide darbe olmus, olmus da bak boyle olmus diye bir konusma yapardi.
Fethi Bey, iyi ki hatırlattınız, sağolun; ben konuyla ilgili yazımda başsağlığı mesajını unutmuşum, gidip şimdi ekleyeyim.
Fethi Bey, yazınızdan ötürü tebrik ederim.
Bu yolcular arasına “kodumu oturtan genelkurmay başkanı” isteyen, darbe meraklısı, spor hariç her türlü nane yorumcusu Erman Toroğlu’nu da ekleyebilir misiniz? bir de zahet olmazsa Ferhan Şensoy’un yanına ayarlayabilir misiniz?
Helal olsun Şili’ye devlet töreni yapmayacak. Acaba bizde de böyle bir şey olabilir mi?
Çok beğendiğim yukarıdaki yazı ile ilgili düşüncelerimi aşağıdaki linkte belirttim:
http://budalaca.blogspot.com/2006/12/darbe-basn-darbe-ars-darbe-sreci-dar.html
Saygılarımla,
[ m k y ]
Sili’ye gidecek ekibin maneviyatini da guvence altina almak acisindan, Kenan Evren icin “Din derslerini zorunlu hale getirerek bu memlekete buyuk hizmette bulunmus olmasi bile cennete girmesine yeter” diye fetva vererek, kendisine yol acan darbecilere gosterdigi vefa ile gonullerimizde yer eden Sayin Fethullah Gulen Hocaefendi’ye de ekipte ozel yer ayirilmasini oneriyorum.
Hem boylelikle, fikirsel acidan biraz daha tutarli gozukmus olursunuz.
Sayin Balbazar,
Fethullah Gulen’in o cumleyi nerede ettigini belki delili ile yazarsiniz da bizleri de bilgilendirmis olursunuz.
Aksi halde soylenmemis birseyi soylenmis diye sagda solda anlatanlara ne derler bilirsiniz….
Buyrun, bu söze referans veren birkaç kaynak.
Derin Sular: http://www.derinsular.com/arsiv/2006/12/fethullah_gulen_cemaati_2.php
Ahmet Hakan: http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=159871
Cihan Soylu: http://www.evrensel.net/05/01/27/kose.html#2
Oğuzhan Müftüoğlu: http://www.birgun.net/index.php?sayfa=73&view_author=49&article=7753
Yeter mi?
Ayrıca, ne dendiğini bilmiyorum. Açık açık yazarsanız sevinirim. Ayrıca, ima yoluyla hakaret etmenin ayıp olduğunu düşünüyorum. Ama, buralarda demokratlık sergisinde bulunanlardan kimilerinin farklı düşüncelere karşı tahammülsüzlüklerini hiç vakit kaybetmeden gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
Sayin Balbazar,
Oncelikle cumleleri tum konusmadan ayirmadan ne demis oldugunu okuyalim isterseniz Fethullah Gulen’in…. :
Sizin önemli gördüğünüz bu yaklaşımın laikliğe ters olduğunu düşünen çok insan var.(Mehmet Gundem)
Evet var. Ama ben eğitimde dinin çok önemli oldu ğunu bir kere daha tekrar edeceğim. Müsaadenizle bu konuyla ilgili antrparantez bir mülahazamı arz edeceğim: Evren Paşa demokrasinin kesintiye uğraması ve daha pek çok açıdan tenkit edildi. Ama seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir.
Devlet adamlarımız dinin etkisini göz ardı etmemeliler. Yoksa bugün şikâyet konusu olan tinercilerin, kapkaççıların önünü alma imkânı çok zordur. Ancak Allah korkusu bu insanların ellerini tutar. Ayrıca hastalar, sakatlar, ölümün eşliğine gelmiş ihtiyarlar var. Ölüm her gün gözlerinde tüllenir bunların. Ahiret inancından başka ne vardır ki, bu insanların ruhundaki feryadı dindirebilsin. Öyleyse devlet adamlarımız dinin bu yenilmez esaslarından yararlanarak, fertleri birer maneviyat insanı haline getirebilirler ve böylece asayiş ve emniyetin teminini kolaylaştırırlar. Bu, din eğitimi verildiği zaman kanuna, nizama, kanun adamlarına, zabıtaya ve mahkemelere ihtiyaç kalmayacak demek değildir. Bunlara yine ihtiyaç olacaktır ama problemli insan sayısının azalmasına yardım edeceği için işleri kolaylaşacaktır. Zannediyorum bu anlayışımı paylaşabilecek pek çok insan vardır.(Fethullah Gulen)
Simdi sizin onun Cennetlik oldugunu soyledigini iddia ettiginiz kismi bir kere daha yazayim “Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir.”
Simdi de sizin cumlenizi yazalim : ““Din derslerini zorunlu hale getirerek bu memlekete buyuk hizmette bulunmus olmasi bile cennete girmesine yeter” diye fetva vererek, kendisine yol acan darbecilere gosterdigi vefa ile gonullerimizde yer eden Sayin Fethullah Gulen Hocaefendi’ye de ekipte ozel yer ayirilmasini oneriyorum.(Balbazar)”
Simdi bir kisiden alinti yaparken cumleleri sizin soylemesini istediginiz sekilde degil kendisinin soyledigi gibi aktarmaniz lazim. Bunu degistirdiginiz zaman adina “iftira” denir. (Ustu kapali hakaret ayiptir da iftira atmak nedir? Iftira atan hickimseye hosgoru gosterilmesi gerektigini de dillendirmedim hicbirzaman… Ve bunun benim sozde “demokratik” kisiligimle de alakasi yok…)
Fethullah Gulen “Allah bilir” gidebilir, yetebilir ve din dersi koydurmasi yararli bir istir…. demis…. siz -e -a bilirleri alip “yeter” sart ekini kullanarak iftira atmis olmuyorsunuz da ne oluyorsunuz soyleyebilir misiniz bana?
Kendisi demokrasiye mudahale ve benzeri bir konuda konusmayip konuyu din dersi cercevesinde degerlendirmesine ragmen konuyu “darbe” gibi herbirimizin midesini bulandiran bir meseleyle baglantilandirmaniz nedir?
Elbette Fethullah gulen’in de bir baskasinin da nasil guclendigi, nasil dal budak sarip her yere yayildigi konularinda dilediginiz seye inanabilirsiniz… Ama insanlarin soylemedikleri seyleri onlara soylemis gibi yapamazsiniz… Cunku bence bu cok buyuk bir ayiptir….
Oyledir degil mi sayin Balazar? ayiptir degil mi? biri olabilir dedigi zaman hemen kosup “olur” dedi demezsiniz insanlara degil mi? En azindan bundan sonra…
Ha bi de 4 delille oyle demedigini gosterip halen ayiplarla beni itham etmeniz de ayri bir ayip… Linkleri vermissiniz ama icerigini okumamissiniz herhalde… Okumamak da ayri bir ayip….yazik…
Bir iddiayi, boyle bir seyin hic olmadigini iddia ederek, iddiayi ortaya getirene sen soyle boylesin dersiniz. Deliller gosterilir, iddianin temelsiz olmadigi ortaya serilir. Bu kez, bak sen bu kelimeyi soyle, bu kelimeyi boyle aktarmissin, gordun mu, sen ahlaksizsin dersiniz. Sonucta, kendi iftiranizin ve hakaretinizin hesabini vermeden, karsinizdakini puskurtmenin, sindirmenin her daim bir yolu vardir.
Soylediginiz seyin sorumlulugunu almamak, soylediginiz seyi soylememis mi kiliyor sizi? Araya Allah bilir sikistirinca, darbeci pasayi ovmus olmaktan kurtulmus mu oluyorsunuz?
Ya da mesela “Evren Paşa demokrasinin kesintiye uğraması ve daha pek çok açıdan tenkit edildi” diye cumleye ucuncu kisi ozne yukleyerek, yani fikri sahiplenmeyip lafini ederek, hem darbecileri gucendirmemis, hem gerektiginde darbecileri elestirmis gibi gozukmus mu oluyorsunuz?
Darbelere, yikimlara, eziyetlere, zulumlere, muglak cumleler kurarak, avukat ordularinizla yasalari istediginiz gibi esneterek, okullarda ufacik cocuklari sinsi yontemlerle kendinize devsirme kilarak degil, baskinin, zulmun karsisina insan gibi, fikirlerinizle, eylemlerinizle, neye karsi, neyden yana oldugunuzu acik acik ortaya koyarak karsi durabilirsiniz.
Yoksa, yandaslariniza, farkli fikirleri “ahlaksizlik”la itham ederek sindirmenin, kendi tahammulsuzluklerini sofistce kelime oyunlariyla gizlemenin firsatini vermek kolay elbette.
Aslolan, bu memlekette kimin onyillarca batili guc odaklarinin da, onlarin isbirlikcisi yerli guc odaklarinin da, onlarin isbirlikcisi darbecilerin de gonullu olarak yaninda yeralmis oldugu gercegidir. Ama elbette, bunlari konusmak isinize gelmedigi icin, karsinizdakinin kelime secimine odaklanirsiniz.
Biz de bu memleketin darbe sonrasi yatili okullarinda okuduk. Onun icin kimin “mufteri” oldugunu iyi biliriz.
Sayin Balbazar,
Turkceyi ne kadar kullanabidiginizi bilmiyorum ama gidebilir kelimesi ile gider kelimesi arasindaki farki anlayabilecek seviyede oldugunuzdan eminim…
Belki dini bilgi eksikliginizden kaynaklaniyo da olabilir bu. Bir insan icin o cennetliktir derseniz kendinizi Tanri yerine koyuyorsunuz demktir. Cehennemlik de deseniz bu boyledir. Ama cennete gidebilir diyebilirsiniz. Bunda dinen bir sakinca da yoktur.
Siz Turkiye’de milleti “kafir” ilan edip cehenneme sokmaya meyilli uc gruplarin “zebanilik” gorevini ustlenmeleri gibi bir seyi isnat ediyorsunuz.
Bir de hic SIKILMADAN kelime oyunu yapiyor diyorsunuz. Bakin bakalim yukarda kelimelerle oynayan kim. Hala yaptiginizi savunmaya calisiyorsunuz.
Benim ilk basta sordugum soru sadece o kelime uzerine odakli bir problemdi. Iki konuyu karistirmayin. Gulen ve grubunu sevmiyor da olabilirsiniz. O konuda sizinle tartismaya niyetim yok.
Ama Gulen dediginiz gibi Evren’i cennetlik ilan etmis olsaydi buna sizden once ben karsi cikar onun yuzune ilk ben tukururdum. Kelimeler o yuzden cok onemlidir. O yuzden yaptiginiz dupeduz iftira atmak. dupeduz haksizlik. dupeduz saygisizlik.
Gulen “hic bir sevabi olmasa bile” diye bir ifade de kullanmis. Ben de bu cumlesinden “demek ki darbeden sevap almamis, demek hayati boyunca iki dogru seyi yapmamis, demek adam bir rekat namaz dahi kilmamis” gibi seyler de cikarabilirim 3 sahislara yoneltilen suclamalardan sizin cikarttiginiz seyler gibi…
Ama boyle korukorune birine saldirinca sizin icin farketmiyor oyle degil mi? Benim de o cumleyi nerde etmis sorumdan baska seyler cikartmaniz gibi…
Bir daha soyluyorum, Gulen’in kelimeleri ile oynamanizi ortaya cikarmama ragmen halen oynadim ozur dilerim diyeceginize hatanizda israr etmeniz, halen soylenmedik seyleri soylenmis gibi yapmaniz, konuyu baska konulara cekerek beyni yikanmis cocuklara, yatili yurtlara, bilmemnelere getirerek demogojiye girmeniz zaten tartisma adabindan da ne anladiginizi gosteriyor…
Size ilk sordugum soruyu bir daha okuyun isterseniz. 3 satirlik bir soru… icinde yurtlar bilmemneler yok… nerde etmis o cumleyi gosterin dedim…gosteremediniz cunku o cumleleri siz uydurdunuz… Fethullah Gulen ve cemaatini tartismak insanlara saldirmak istiyor olabilirsiniz… Belki bir tanesi tavugunuza kis dedi, belki sorun cocukluk devrenizde yatiyor bunlar beni ilgilendirmiyor…
Benim problemim yuklemini degistirdiginiz cumle ile…
Buyrun buna da cevap verin…finansal kaynaklarindan, televizyonlardan, gazetelerden, kucuk cocuklardan ekleyerek yapin isterseniz ama bu sizin iftira atmis olmanizi degistirmeyecek….
Cidden yazik… ve hala hatada israrci oldugunuz icin de pes…
Beni bir kez daha onayladiginiz icin tesekkur ederim. Aslolan, bu memlekette kimin onyillarca batili guc odaklarinin da, onlarin isbirlikcisi yerli guc odaklarinin da, onlarin isbirlikcisi darbecilerin de gonullu olarak yaninda yeralmis oldugu gercegidir. dedim ve sizin bu gercegi tartismaktan kacmak icin benim ahlakima yogunlastiginizi ekledim, boyle yapmakta israr ettiniz.
Hadi yogunlasalim benim ahlakima.
Benim cumlemle orijinal roportajdaki cumleyi yanyana koyun. Ve su sorulara o iki cumleyi de referans alarak cevap verin:
(1) Gorusleri kitleler tarafindan “dinsel gerceklere uygun” kabul edilen ve ciddiyetle takip edilen bir din adami, bir politik figurun ahireti hakkinda yorum yapmis midir?
(2) Sozkonusu kisi, ulkesinde tipki Pinochet gibi darbe yapmis, binlerce insani hapislere tikmis, iskencelere tabi tutmus, ulkenin yasalarini, kurumlarini, sivil orgutlerini darp etmis midir?
(3) Sozkonusu yorumda, bu kisi, anti-demokratik bir sekilde ele gecirdigi iktidarindaki “siyasi” bir ediminden dolayi “dinsel” olarak olumlanmakta midir?
(4) Yorumda, sozkonusu edimin kazanimlarinin, darbe ve diger suclarin gunahlarindan daha agir basmakta oldugu dusuncesi islenmekte midir?
Eger bu sorulara, iki cumleyi referans alarak farkli cevaplar veriyorsaniz, kabul ediyorum, “yuklem degistirerek” cok buyuk suc islemisim, ahlaksizim, mufteriyim. Ha, bu arada, birsey degistirmedim, hatirladigim anlamiyla ozet olarak yazdim cumleyi, bunu anlamak zor olmasa gerek.
Yok eger, ayni cevaplari veriyorsaniz, takdir sizin. Buna, ilk olarak hic oyle bir sey yokmus imasiyla bana hakaret edip, ben delillerini sundugumda delilleri begenmezlikten gelerek ilk iftiranizin sorumlulugunu benim ustume yikmanizi da ekleyin.
Tebrik ederim, cok saygi duyulasi bir tartisma ahlakiniz var. Bir kelime uzerine yogunlasarak butun fikirlerimi, butun ahlakimi mahkum edip, kendi cifte standartliliginizi temize cikarttiniz.
Yalniz sunu unutmayin. Sismana “enine genis” dediginiz zaman, sizin onun “sisman” oldugunu dile getirdiginiz gercegi degismiyor.
Evet, ahlaksiz olan benim, siz karsinizdakine “belki sorun cocukluk devrenizde yatiyor” diyebilecek kadar ahlaklisiniz.
Ha bu arada, saldirmaktan bahsediyorsunuz, buraya ilk notumu yazdigimdan beri sirf toz pembe demokratliginizdan sizi uyandiracak bir sey soyledim diye bana saldiran siz degil misiniz?
Hala beni baska bir tartismanin icine cekmek istiyorsunuz ve ben o konuyu sizinle tartismayacagimi cunku zaten ortadaki gercekleri bile kendi kafaniza gore tahrifata ugratarak kullanan sizin diger seyler uzerinde neler yapabileceginize delil oldugunu ve size karsi bu oyun disi savasta kazanmanin imkansiz oldugunu soyluyorum…
Kaynak gosterin dedim, farkli oldugunu gosterdiniz…
Kelime oyunuyla sucladiniz beni ama kelimelerle oynayan sizdiniz…
Neden o iki kelimenin farkli yere gittigini anlattim bana yurt hatirlarinizdan bahsettiniz ki ben sizin cocuklugunuzda hangi yurtlarda kaldiginizi sormamistim…
Anlattiginiz icin sorunu o devrede arayin dedim beni ahlaksiz ilan ettiniz…
e ben size daha ne diyeyim?
Madem cocuklugunuz hakkinda yorum yapmami istemiyorsunuz durduk yere tanimadiginiz bir insana cocuklugunuzu anlatmayin siz de o zaman! Ben sizin hangi yurtlarda kaldiginizi mi sordum?
Turkiye’de iyi yada kotu bir gucu olan bir insana ait cumleyi anlamini tamamen yitirecek sekilde degistirdiginiz icin dediginiz gibi “ustu kapali” hakaret ettim siz de sorulana cevap vermek yerine konuyu baska yere cektiniz…
Cekiniz efendim cekiniz… dilediginiz yere goturunuz….ugurlar olsun…
Sorulana cevap vermemisim:
Delil talebine dort baglantiyla karsilik verdim.
Hala sizi baska bir tartismanin icine cekmek istiyormusum:
Benim ilk notumun ana fikrinin ne oldugunu en basindan beri soyluyorum. Kelimelere yogunlasip “kesinlik”, “olabilirlik” gibi alakasiz karsilastirmalarla tartismayi baska yone cekmeye calisan sizsiniz.
Kaynak gosterin demissiniz, farkli oldugunu gostermisim:
Gercekten de, Hocaefendi, “Kenan Evren’in memlekete verdigi zararlarin gunahi cok buyuk olmasi muhtemeldir ve demokrasiyi darbeyle kesintiye ugratmak, Allah bilir, gerekceleri ve sonuclari ne olursa olsun kabul edilebilir bir sey olmayabilir” demis. Ben onu tamamen karsiti anlama gelecek bir hale sokmusum.
Turkiye’de iyi ya da kotu bir gucu olan bir insana ait cumleyi anlamini tamamen yitirecek sekilde degistirmisim:
Cumlenin bu baglamda neden onemli oldugunu, ne anlama geldigini, neden ona referans verdigimi, ve benim ozetledigim seklinin konumuz dahilinde anlama hicbir sekilde zarar vermedigini madde madde acikladim, bunlara yanit vermeyip cocukluguma odaklanmayi tercih ettiniz. Herseyden once onemli olan, Turkiye’de iyi yada kotu bir gucu olan bir insanin, boyle bir yorumda bulunmus olmasi degil mi?
Sorulana cevap vermek yerine konuyu baska yere cekmisim:
Sorulana dort tane linkle net olarak cevap verdim.
Kelime oyunuyla suclamisim sizi, ama kelimelerle oynayan benmisim:
En basindan beri kelimenin icindeki ebilirlerden, abilirlerden benim ahlakima dair her turlu cikarimi siz yaptiniz.
Madem cocuklugum hakkinda yorum yapmanizi istemiyormusum, durduk yere tanimadigim bir insana cocuklugumu anlatmamaliymisim:
Haklisiniz, kapimizi acik birakmissak, hirsizdan sikayet etmeye hakkimiz yok degil mi? Kendi tecrubemden bahsetmemin nedeni, bunlarin “soylenti” oldugu iddiasinin gercegi yansitmadigini bizzat bildigimin altini cizmekti.
Gulen’in kelimeleri ile oynamami ortaya cikarmissiniz:
Aslinda siz birsey yapmadiniz, linkleri ben verdim, cunku gizleyecek bir seyim yoktu, hicbirseyle oynamadigimi, boyle bir niyetimin olmadigini biliyordum. Ama yine de hakkinizi yemeyeyim, “zararli” kisilerin “aciklarini” yakalamakta oldukca iyisiniz. Biraz gayret etseniz, maasallah Emin Colasan’i aratmayacaksiniz.
Ilk basta soylemeye calistigim seyde ne kadar hakli oldugumu tekrar tekrar gosterdiginiz icin tesekkur ederim. Ofkeli bir uslupla tartistigim icin de ozur dilerim, her ne kadar tahrik ve hakaret olursa olsun, sogukkanliligimi korumanin kendi gorevim oldugunu biliyorum. Hele, degerli ve onemli bir insanimizin, yine bol bol nefretin, kinin agizlardan ve gonullerden eksik olmadigi bir ortamda katledildigi bir gunde.
Bu vesileyle bir duzeltme de yapmak isterim: Verdigim izlenimin aksine, Gulen cemaatine koru korune nefret besleyen birisi degilim. Kendilerine ve yontemlerine yonelik bircok elestirim olsa da, siddeti dislayan, ilimli ve coksesli olmaya calisan, ve egitime onem veren tavirlarini olumlu buluyorum. En bastan beri amacim Gulen’e saldirmak degil, Turkiye’de siyasal Islamciligin Sili’deki demokratik sosyalist hareketle ozdeslestirilecek kadar “muhalif” ve “mazlum” gosterilmesine tepki gostermek, oyle olmadigina, bircok iktidar odagiyla son derece uyum icinde olduguna ve bu iktidari geregince kullandigina dikkat cekmekti.
Sayin Balbazar,
Wallahi su Emin Colasanina benzetmeniz cok dokundu…
Ben birsey demiyorum artik… Turkiyenin hemen hemen en sahsiyetsiz insanina benzetilmek icin ne yapmisim diye baktim ama birsey de goremedim… Belki konu disi biri gelip mudahale edip hatalarimi yada hatalarimizi soyler…
Emin Colasani ha? Way be…
Aylar sonra bende bir bakayım dedim şimdi. Yapmışsınız Fatih bey, baya baya yapmışsınız