Anlamayacak ne var?
FST 21 Aralık 2006
Sosyal güvenlik sistemini tek çatı altında toplamaya kalkan hükümete devlet memurlarının imtiyazını elinden alma cüretini gösterdiği için Cumhurbaşkanı ve Anayasa Mahkemesinden okkalı bir şamar gelmişti. Şamarı biz anladık da zavallı IMF heyeti bu işi bir türlü çözememiş. Bugün gazetesindeki haberde şöyle deniyor:
[…] Anayasa Mahkemesi’nin sosyal güvenlik reformunun bazı maddelerini iptal kararının ardından IMF’den teknik bir heyet, önceki gün Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Vekili Birol Aydemir ile ayrı ayrı görüştü. Görüşmelere ilişkin bilgi veren bir bürokrat, şunları anlattı: “Görüşme boyunca IMF heyeti aynı soruya takılıp kaldı. Bize, ‘Reformun niçin sadece memurlar yönünden Anayasa’ya aykırı olduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Lütfen söyler misiniz, Anayasanızın hangi maddesi sosyal güvenlik yönünden memurlara ayrıcalık sağlanmasını emrediyor?’ sorusunu yönelttiler. Yanıt vermekte çok zorlandık. Çünkü biz de bu sorunun yanıtını bulabilmiş değiliz. Buna karşın IMF heyetine, “Burası hukuk devleti. Hukukun verdiği kararı beğensek de beğenmesek de uymak zorundayız” karşılığını verdik.”
Bizim bürokratlar iyi kıvırmışlar doğrusu. Ne desinler “Vallahi biz de bilmiyoruz” diyeceklerine “Türkiye hukuk devleti” diyerek sıyrılmışlar. Aslında iyi cevap, maymuncuk gibi bir şey. “Efendim, Türkiye’de memurlar imtiyazlı bir sınıftır, sayın Cumhurbaşkanımız ve Anayasa Mahkemesi memurların kazanımlarını korumaktadır” demektense çalıyı dolaşmak evladır.
Bundan sonra yerli ve yabancılar hayrete düşüren uygulamalarımız için güvenle kullanılabilir. Mesela aklıma geliverdi, Atilla Yayla “neden heryerde aynı adamın resmi var diye sorarlar” demişti ya, cevap hazır: “Türkiye hukuk devletidir, resimler yasa gereği asılıyor”. AB yetkilisi de ”Ha, tamam o zaman mesele yok” diyerek konuyu kapatacaktır.
Herkese tavsiye edilir.
Taha Akyol ve Hasan Cemal’in konu ile ilgili köşe yazıları
http://www.milliyet.com.tr/2006/12/21/yazar/akyol.html
http://www.milliyet.com.tr/2006/12/21/yazar/cemal.html
Hukuk Devletinde egemenlik seçmeni (halkı) temsil eden seçilenlerdir. Atanmışların seçilenlerin aldığı kararları yok yere yasalar bahanesiyle budaması demokrasiye indirilen bir darbedir.
“Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi henüz açıklanmadı. Ama ben yine de aklımdan geçen bazı soruları sıralamak istiyorum.
Sırf sesli düşünmek için.
Örneğin bu ülkede bir yasama organı, halkın oylarıyla seçilmiş bir Meclis, devlet memurları hakkında yasal bir düzenleme yapamayacak mı?..
Bir başka soru:
Anayasa Mahkemesi’nin sayın üyelerinin, bu kararla aynı zamanda kendi emeklilik haklarıyla ilgili bir konuda karar vermeleri ne kadar doğrudur?
Çünkü bu karar sayesinde emekli oldukları vakit, bir takım avantajları onlar da kaybetmemiş olacaklar, öyle değil mi?
Bu soru da aklıma takılıyor.
Biliyorum, Anayasa Mahkemesi’yle ilgili hukukta görevsizlik kararı diye bir şey yok. Ama yine de böyle bir soru aklıma takıldı işte…
Bir başka soru:
12 Eylül’den kalma mevcut Anayasa’yla bu ülkede nereye kadar reform yapılabilir?
Yinelemek gerekirse:
Sosyal güvenlik reformu yaşamsal bir konu. Bu reform yapılmadan, devletin hesabı kitabı tutmaz.
Bu reform yapılmadan, bu ülkenin emeklisine, duluna, yetimine doğru dürüst hizmet götürülemez.
Yine bu reform yapılmadan, devletin kendi bütçesinden eğitime, sağlığa, toplumsal projelere doğru dürüst paylar ayrılamaz.
Yazık!” Hasan Cemal
bütün çalışanlar eşittir , kamu çalışanları daha eşittir.
(bir ssklı özdeyişi)
Fethi Bey,
“Turkiye hukuk dervletidir” guzel cevap ama ayni soruya daha bilem guzel bir cevabi Mustafa Akyol’un sitesinde bir Kemalist yorumcu soyle vermisti: SANA NE? Sen kendi isine bak, Turk ezelden beri bagfimsiZ…vs…
Bence bu cevap daha sersemletici bir samar ekisi yapar; adam,lar bir daha da aigizlarini acamazlar, o zaman buyurun AB’ye bas uye olun derler.
Bekir Bey,
Nerde bu AKPcilerde öyle IMF’ye şamar atacak cesaret. Kıvırıyorlar işte.
FST
burada akp nin yapması gereken ne var da ? anayasa mahkemesinin kararına nasıl itiraz edebilecekler ? Boyle olursa yargıya müdahale etmiş olur diye çekiniyorlar bunun üzerine ortada bir yanlışlık var düzeltmek gerekiyor onlarda sakal bıyık hikayesinin kahramanı gibi davranmak durumunda kalıyorlar.