Kerinçsiz’e Dayakçılarla İlgili Açık Çağrı
FST Aralık 21st, 2006
Cevahir alışveriş merkezinde küçük çocuğu döven iki güvenlik görevlisinin orayla ilişkisi kesilmiş. Ne yani, bu ceza mı oluyor şimdi? Çocuk dövmenin kanunda cezası yok mu? Olur olmaz her şeyi şikayet eden vatandaşlarımız, 301. madde takipçisi savcılarımız nerede? Bu heriflerin diğer tüm dayakçılara (ilkokul öğretmenleri, müdürleri, kışladaki çavuşlar, subay, astsubaylar, sanayideki ustalar, kalfalar ve aile ana-babaları) ibret olmak üzere cezalandırılması şart değil midir? Üstelik muhtemelen bu tipler yarın başka yerde işe başlayacaklar, nasıl olsa ortalık sütliman olup bu iş unutulacak.
Meşhur avukat Kerinçsiz beye buradan çağrıda bulunuyorum. Eğer tüm dayakçı zihniyete ibret olması açısından bu işi çözerse, bu ikiliyi uzunca bir süre içeri tıktırıp iyi de bir meydan dayağı attırırsa Ulusalcı Hareket konusunda fikirlerimi yeniden gözden geçireceğim.
Bu arada ilkokullardaki dayak bahsinde de bir kampanya açalım, Çocuk Pornografisine karşı başlatılan kampanyanın benzeri Çocuk Dayağına açılırsa bu işe önder olanın elini öpüp harekete nefer yazılacağımı buradan ilan ediyorum.
İlk eylemimizi de ilkokul çocuğu döven bir öğretmeni döverek gerçekleştirebiliriz, bakalım 9-10 yaşında savunmasız birine saldırmak gibi oluyor muymuş.
- Siyaset
- Comments(11)
Afşar bey de aynı konuya değinmiş..
Görüntüler kahrediciydi; yalvaran ve suratına tokatlar inen bir kız çocuğu..
Toplum olarak çıldırdık!
Evet malesef çıldırdık!
şiddet seven
porno seven,
ismail yk dinleyip transa geçen,
kokmuş, aptal ve yoz bir toplum olmaya doğru gidiyoruz..
Malatya daki çocuk yuvasında yaşananları balık hafızamız sayesinde iki ayda unuttuk!
Bebeğe tecavüz edenleri de unutacağız!
Ve adım gibi eminim kocaman adamlar tarafından dövülen bu küçük kızı da unutacağız..
Duyarsız, gamsız, balık hafızalı ve mutlu(!!) bir toplumda, arkamızda sadece biyolojik çöplerimizi bırakıp göçüp gideceğiz..
sayg.
Siddete cok meyilli bir toplum halindeyiz, en ufak bir musamaha yok. Elle, degilse dille ama ille kirip dokuyoruz.
Toplum olarak çıldırdık!
Evet malesef çıldırdık!
Etmeyin. Bizim evde dayak hic yoktu ama disarida vardi, ben yedim. Ogretmenlerden de tokat/tekme/cetvel filan yedim, polisten de, askerden de (bu son ikisi macta), sokakta oynarken kapicidan da, camina top gelen esnaftan da. Sadistce dovuldugumu hatirlamiyorum, ama ‘terbiye’ kilifi disinda hirsla vuran da olmustur. Hergun degil elbette, ama senede bir de degil bu dediklerim. Daha onemlisi bunlar beklenen seylerdi, istisna degil. Yani bana ne durumda vurulabilecegini asagi yukari bilirdim, herkes de bilirdi (eve soylemezdim ben, ailem bilmezdi).
Bu dedigim 70-80+ arasi. Internet yok. TV yok veya yeni (ve sadece TRT). Bu simdi suclanan seyler yok yani, ama dayak var. 40-50 yaslarindaki diger adamlar ‘aa dayak yoktu yeni cikti, zaman kotu’ filan diye dolasiyorlarsa demektir ki ben anormal bir cocukluk yasadim. Ciddi problemlerimizin oldugu dogru, ama bunlar evvelce yokmus da yeni cikmis gibi yapiliyormus gibime geliyor — vardilar eger ben Marsta yasamadiysam.
Bülent Bey,
Bu olaylar yeni değil, hatta daha da azaldığını biliyorum ama madem internet, televizyon vs. imkanımız arttı, iyice kökü kurusun istiyorum.
Evvelce olmaz olur mu, eskiden tabii çok daha felaketti durum. Hatta, çocuk pornografisine, ahlak, edep gibi konulara filan girersek orası da bayağı su kaldırır.
Selamlar.
FST
Bülent Bey merhaba:)
yediğiniz dayaklar için üzgünüm..
Ben ne ailemden ne de çevremden, fiziksel şiddet adına en ufak bir darbe almadım..
Belki de bu yüzden dayak yiyen bir çocuk görünce tüm sinirlerim ayağa kalkıyor..
Eşlerinden dayak yiyen kadınlar için de aynı hisleri taşıyorum..
Malesef erkekler sahip oldukları fiziksel ERK ile güçsüz olan kadınlara, kadınlar da kendilerinden daha güçsüz olan çocuklarına şiddet uyguluyorlar..
Toplum olarak çıldırdık dememin nedeni, eskiye nazaran bir kıyas yapabildiğimden değil aslında..
Çünkü ben kendimi bildim bileli [83 lüyüm]böyle zaten..
Kapkaç diye bir terörden bahsediyoruz..
Bu sizin çocukluğunuzda bu kadar yaygın mıydı?
Yada futbol maçlarından hemen sonra bu kadar canavar mıydı taraftarlar?
Düğünlerde kaza kurşunuyla bu kadar sık insan ölür müydü?
Hırsız giren ev sayısı bu kadar fazla mıydı?
Liselerde uyuşturucu vs bu kadar kolay mıydı?
Geçen ramazan bayramında olduğu gibi, seri cinayet işleyen psikopat sayısı bu kadar fazla mıydı?
Açıkçası evdeki büyüklerim, eskiyle kıyasladıklarında,
hep huzurlu ve insancıl ilişkilerden, saygıdan, hürmetten ve o günlere olan özlemlerinden bahsediyorlar…
saygılarımla
Kapkaç diye bir terörden bahsediyoruz..
Bu sizin çocukluğunuzda bu kadar yaygın mıydı?
Hayir, ama ben Istanbul’da baska terorden dolayi olmus insan gordum kucukken. Tabanca atildigini da gordum/duydum. Ozellikle 76-80 arasi berbatti. O baska teror tabii, ama o zaman Istanbul’un nufusunun (ne nufus yapisinin) cok degisik oldugunu goz onune alalim.
Yada futbol maçlarından hemen sonra bu kadar canavar mıydı taraftarlar?
Degisikti isler. Buyuk mac icin sabah 7-8 sularinda kuyruga girilirdi, cunku hem maclar ucuzdu hem kapilar acilmazdi. Polis gelinceye kadar (sabah ezani gelmezlerdi) bazen gokten tas yagdigi olurdu. Simdi yapilan isleri zaten yapamazdik, ‘dagilin’ filan derlerdi biz vikvik ederdik ‘ama abi suydu da buydu da biz once geldik’ filan diye sonra pata kute copla girip dagitirlardi. Oyle tribun yakmak kirmak filan (hele 12 Eylul’den sonra) yapilabilecek isler degildi. Olayli mac olmustur (ben hatirliyorum bir iki tane) ama boyle devamli birsey olmazdi. Bir de sunu akilda tutmak lazim: insanlarimizin onemli bir kismi ates altinda askerlik yapti. Bunun siddetin cinsine etkileri nedir arastiran oldu mu bilmiyorum.
Düğünlerde kaza kurşunuyla bu kadar sık insan ölür müydü?
Buyuk ihtimalle hayir. Sahsi silahlanma aleni degildi bu kadar ve yasakti buyuk olcude. Bizde yoktu. Evinde silahi olan tanidiklarim vardi ama bu insanlar zaten silahla hasir nesir olmus (Karadenizli) insanlardi, oyle kazayla adam vurmazlardi. Bunu dogru durust arastirmiyor insanlar bence. Baska bir yakinimdan dolayi bir iki tane Cerkes/Abaza koy/kasaba dugunu videosu seyretmistim seneler evvel (Turkiye’de), patir patir silah patliyordu hic vurulan filan olmuyordu. Buyuk ihtimalle silah gelenegi olan yerlerde olmuyordur bunlar, sonradan eline silah gecen insanlar (basinin maganda teshisi dogru olabilir) yapiyordur. Dogru durust trafik disiplini oturmadan kiyamet kadar arabanin sokaklara dokulmesi gibi biraz.
Hırsız giren ev sayısı bu kadar fazla mıydı?
Bilmiyorum, tahminen, Istanbul icin, hayir. Sokaklarda bekci dolasirdi geceleri bir de. Araba teybi isi ciktigi dakika teyp hirsizligi baslamisti diye hatirliyorum yalniz. Caldirip dururdu insanlar. Simdi nasildir bilmem, belki para etmedigi icin calinmiyordur artik. (duymadim kimseden yakin zamanda)
Liselerde uyuşturucu vs bu kadar kolay mıydı?
Kesinlikle hayir. Sigara icerdik. Otekini duymazdik, duysak bilsek bile el surecegimiz birsey degildi. Benim neslimde o konuda bir kesin sInIr var galiba (orta sinif icin soyluyorum), ABD’de bile evimde bunu satan oldugu zaman dahi ‘neymis bu, verin bir bakayim’ demek aklima gelmedi. Nasil suradan bir kadeh camasir suyu doldurup iceyim demek aklima gelmiyorsa oyle. Yalniz o zaman ilac da pek kullanilmazdi, simdi daha genclerden antidepresan filan kullanmanin yaygin oldugunu duyuyorum. (Gerci arkadaslarimdan da duyuyorum bazen). Oyle birsey iceyim iyi olayim diye dusunmezdik biz. Oyle bir fikrimiz yoktu yani.
Ickinin de bir adabi filan olmasi gerektigini dusunurduk, sarhos olmak icin icmek diye birsey bilmedigimiz gibi sarhoslugun ayip (toyluk, isi bilmemezlik) oldugunu dusunurduk.
Geçen ramazan bayramında olduğu gibi, seri cinayet işleyen psikopat sayısı bu kadar fazla mıydı?
Bunu bilmiyoruz bence. Seri cinayet garip birsey. Ben uzun sure bunu Anglo-Saxonlara ozgu diye dusunmustum.
Açıkçası evdeki büyüklerim, eskiyle kıyasladıklarında,
hep huzurlu ve insancıl ilişkilerden, saygıdan, hürmetten ve o günlere olan özlemlerinden bahsediyorlar…
Ben o kadar buyuk degilim, ama memleketten ayri kaldigim icin aklindaki kisim hep ‘eski’. Ben de oyle diyorum, iyiydi suydu buydu diye ama bir yandan da dusunuyorum ‘kotu’ olma yollari ve imkanlari acik miydi, bu kadar paramiz var miydi, harcanacak yol sayisi fazla miydi diye — oyle degildi gibi geliyor. Kismen ‘iyi’ haller baskasi mumkun olmadigi icin oyle ‘iyi’ idi gibime geliyor.
Bülent Bey merhaba:)
yediğiniz dayaklar için üzgünüm..
Pek uzulunecek birsey degil. Sadistce bir muameleye maruz kalmadim. Bir de tabii nicin eve soylemezdim dayak yiyince onu yazmamisim: “peki sen ne yaptin da ogretmenden dayak yedin” diye sorma ihtimallerini de goz onune alirdim. Masum masum duruken yapilmis isler degil bunlar. Biraz da isime gelirdi, eger iyi dayak yediysem ogretmen de korkardi bunun ailesi disli cikarsa bana ne yapar filan diye, aileme birsey diyemezdi. Babam uyanmisti bu ise bir seferinde, ‘yahu disipline ciktin diye cagirdilar beni ama adam hakkinda garip derecede iyi seyler soyledi, bu sana birsey mi yapti yoksa?’ diye sorduydu. Uzulmeyin yani.
Ben ne ailemden ne de çevremden, fiziksel şiddet adına en ufak bir darbe almadım..
Ablam da almadi. Yegenlerimin de bir fiske yediklerini duymadim.
Belki de bu yüzden dayak yiyen bir çocuk görünce tüm sinirlerim ayağa kalkıyor.
Hepimizin oyle bence. Ben de tasvip filan etmiyorum. Su farkimiz var belki: benim bazen eger bir burokratik seyle ugrasmam gerekiyorsa aklimdan ‘bununla ugrasacagima, beni kaymakamin odasina yollasalar soyle bes on tokat yesem sonra da rahat biraksalar’ gibi kisa yollar geciyor. Askerler icin de bunun boyle oldugunu soylerler, “mahkeme ve askerlik uzamasi mi yoksa sopa mi?” sorusunda tercih sopa olabiliyor.
Canlar,
Orada çocuğun nasıl dövüldüğünü gördünüz mü? Hem dövülüyor, hem aşağılanıyordu, aynı görüntülere Çocuk Esirgem Yurdu’nda da şahit olmadık mı?
“Beni sev..” diyen yetimin kafasına inen yumrukları görmedik mi?
Eskiden görünmüyordu, bilmiyorduk, artık görüyor ve biliyorsak, mesulüz.
Orada kazık kadar herifler, bir çocuğu korkutmaktan zevk alıyorlardı. Nasıl bir yetmezliktir, nasıl bir vahşettir?
Bunun tevil edilecek bir yönü olabilir mi?
Kerinçsiz’e çağrıda bulunmanız nafile…
O zaten gücün egemenliğini savunan, otoriter bir adam, o çocuğu dövenlerle aynı hamurdan…
Gene de çağrınıza ben de iştirak ediyorum…
Eskiden görünmüyordu, bilmiyorduk, artık görüyor ve biliyorsak, mesulüz.
Bu cok dogru. Katiliyorum. (Fethi beye de bu arada) Sadece ’simdi boyle oldu’ ’simdi yoldan ciktik’ filan kisminaydi benim serhim.
Bülent bey,
Bende çoğu zaman, doğduğum döneme sitem ve bazen de lanet okuma var..Yani 60 ların 70 lerin müziklerini bile daha insancıl buluyorum..
Ama siz diyorsunuz ki “Hayır hep böyleydi”..
Bilemiyorum! Belki de ben sizin bahsettiğiniz dönemlerden daha eskileri dinliyorum ..
80 dönemi gerçekten çok kan dökülmüş..
Allah bir daha yaşatmasın..
saygılarımla