Kemal Karpat’ın Sırrı

FST Aralık 22nd, 2006

kemalkarpat.gifKemal Karpat ismi geçenlerde Radikal gazetesinde Neşe Düzel’in röportajı vesilesiyle gündeme gelmişti. Kendisi ehlince malum ünlü bir tarih profesörü, dünya çapında tanınan bir bilim adamı. Dolayısıyla söylediklerini dikkate almak gerekir diye düşünüyoruz. Ancak biz ortalama insanların farkına varamadığı gerçekler de var ve Allahtan Özdemir İnce gibi sinsi hareketlerin arkaplanını deşifre edecek çapta değerlerimiz bizi uyarma görevini üstlenmiş durumda. Özdemir İnce Kemal Karpat ile ilgili bir yazı yazmış. Bakın neler diyor:

Kemal Karpat elbette bir “Prof. Dr.”, ama Romanya’da imam hatip okullarına benzer bir okulda okuyup mezun olmuş. Görüşlerinde bu okulun zihninde bıraktığı derin izler var.

Kemal Karpat, Nakşibendilik, Kadirilik ve Rifailik gibi tarikatları hem dini hem de toplumu modernleştirecek oluşumlar olarak görüyor ve “Bugün bunların içinde en iyinin Fethullahçılar olduğunu görüyorum” diyor.

[…] Din nasıl modernleşecek? Bu soruyu yanıtlamaya yanaşmıyor. Müslüman ülkelerde dinsel modernleşmenin selefi görüşe dayandığını, selefi görüşün de El Kaide’yi dünya getirdiğini bilmiyor mu?

[…] Pek beğendiği AKP de bu gerçeği gördüğü için Fethullah Hoca’nın izinden giderek başta okullar olmak üzere devlet kurumlarını ve ekonomiyi ele geçirmeye çalışıyor. Bu operasyonda en önemli silahları da imam hatip okulları. Bu konuda da hiçbir yorumda bulunmuyor. Çünkü imam hatip benzeri okulların toplumun modernleşmesinde önemli bir rol oynadığına inanıyor. Kendisi de böyle bir okulda okuduğuna göre…

Özdemir İnce Kemal Karpat’ı resmen tuş etmiş. Var mı bu iddialara laf söyleyebilecek olan? Hakikaten bilimsel deliller, çürütülmesi de imkansız. Yalnız benim tam anlayamadığım bir iki yer var, misal, AKP (yani hükümet, iktidarda bulunan parti) devlet kurumlarını, ekonomiyi ele geçirmeye çalışıyor, denmiş. Nasıl yani, adamlar zaten devleti yönetmiyor mu? Sonra ekonomi nasıl “ele geçer” bunu da anlamadım.

İkinci nokta, Romanya’da imam hatipe benzeyen okullar mı var? O halde 28 Şubat sürecinde neden Romanya’ya baskı yapılıp kesintisiz 8 yıl eğitime geçilmesi ültimatomu verilmemiş? Herşeyi Özdemir İnce mi keşfedecek?

Bu iki pürüze rağmen Özdemir İnce’ye teşekkürü bir borç bilirim. Bizim dünya çapında bir tarihçi zannettiğimiz Kemal Karpat meğer takiyyeci bir tarikatçı, şeriat devleti özlemcisi bir Fethullahçı, üstelik de Romanya İmam Hatip Lisesi mezunu bir gericiymiş. “Prof. Dr.” ha, neredeyse uyutuluyorduk. Biz sana profesör olamazsın demedik, “laik olmazsan adam olamazsın” dedik.

Teşekkürler Özdemir İnce. Bu haini deşifre ettin, aydınlattın hepimizi. ABD’de yerleşen diğer sinsi İktisat Tarihçileri ve Siyaset Bilimcilerin içyüzünü de sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu arada Kemal Karpat’ın ne kadar çapsız biri olduğunu gösteren kısa biyografisini de vereyim görün. Dikkatimi çekti hep dış güçlerin emrinde çalışmış, bir bit yeniği olduğu belli zaten. Sen kimsin ki Özdemir İnce ile aşık atacaksın:

Kemal Karpat, Dobruca’nın Babadağ kasabasında doğdu. Akademik çalışmalarına 1950 yılında New York ve Washington üniversitelerinde başlayan Kemal H. Karpat, Birleşmiş Milletler Toplumsal Araştırmalar Bölümü’ndeki görevinin ardından, sırasıyla Montana Devlet Üniversitesi, New York Üniversitesi, Princeton Üniversitesi, Robert Koleji,Bilkent Üniversitesi, ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,AÜ Siyasi Bilgiler Fakültesi, Harvard Üniversitesi, John Hopkins Üniversitesi, Colombia Üniversitesi ve Ecole des Hautes Etudes en Science Sociales gibi eğitim kurumlarında öğretim üyeliği ve yöneticilik faaliyetlerinde bulundu. 1970-88 yılları arasında Wisconsin Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları Bölüm Başkanlığı’nı yürüten Profesör Karpat, Türk Araştırmaları Derneği ile Türk Araştırmaları Kurumu’nun başkanlıklarını da yaptı. Orta Asya Çalışmaları Derneği’nin kurucu başkanlığından sonra Wisconsin Üniversitesi Orta Asya Çalışmaları Programının bölüm başkanlığı görevini yerine getirdi (1989-1995). Halen Türk Tarih Kurumu onur üyesi olan Karpat, International Journal of Turkish Studies, Central Asian Survey ve Journal of Muslim Minority Affairs dergilerinin editörler kurullarında yer aldı. Karpat bilimsel çalışmaları nedeniyle, Romanya bağımsızlık madalyası ve Bükreş Üniversitesi Dimitri Cantemir madalyasıyla ödülendirildi; kendisine, Romanya Ovidius Üniversitesi ve Rusya Çuvaş Milli Üniversitesi tarafından onur doktoraları verildi. Rusya Kazan Bilimler Akademisi onursal üyeliği, Wisconsin Üniversitesi Hilldale ödülü ve Türk Bilimler Akademisi ödülüne de sahip Karpat, MESA-Ortadoğu Çalışmaları Derneği’nin kurucu üyelik ve başkanlık görevlerinde bulundu. Karpat, Wisconsin Üniversitesi Tarih bölümünde öğretim üyeliğini sürdürmektedir.

8 Responses to “Kemal Karpat’ın Sırrı”

  1. Elinize sağlık fethi bey.

    Ö.İnce gibi çapsız bir insandan ancak bu beklenirdi zaten. merksz medya da bu gibi isimler o kadar çok ki insan kahroluyor. Bu odunları okuyup fikirlerine itibar eden milyonlar var maalesef..

    Karpat Hoca’nın röportajı büyük ses getirdi. Her ne kadar Neşe Düzel röportajı acayip bir başlıkla duyurmuş olsa da içerik gerçekten çok önemli. Mutlaka okunmalı. Linki şudur:

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=206399

    Ö.İnce’yi kızdıran röportajdan bazı kısımlar alıntılayayım, belki tamamının okunmasına teşvik olur:

    “El Kaide ve başka küçük gruplar İslam’ı temsil etmiyor ki. Dünyada kimse İslam’ı temsil etmiyor ve edemez. İslam, bir din olarak alabildiğine liberaldir. İran’ın kendi tarihinden doğan on iki imam Şiiliği dışında, İslam’da bir ruhban grubu, bir hiyerarşi yoktur. Ayrıca İslam’ın kendi içinden değişme imkânı, potansiyeli var. ‘Her yüzyılda yeniliği getirecek biri gelecek’ diye anlatılmıştır İslam’da. Tabii ki ben, İslam’da her şey rahat bırakılırsa, ortalık güllük gülistanlık olur demiyorum. Çünkü bir din kendi kendine hareket etmez. O dini harekete geçiren, şekillendiren, o din adına medeniyetler ya da korkunç düzenler yaratan toplumlardır.”

    “İslam akılcı bir dindir. Kuran akıla dayanan bir kitaptır. Hadislerde de öyledir. Ama siz bir dini yozlaştırabilirsiniz, akılcılıktan çıkarabilirsiniz. Burada kurtuluş demokrasidedir. ”

    “İslam’ın içindeki akılcı önerilere dayanarak onlara akılcı ve dünyevi hayat önerisi sunabilirsiniz. İslam değişmeye açıktır. Moderniteyi de, demokrasiyi de kabul eder ve özünü de kaybetmez. Zaten İslam’ı kendi kaidelerine göre anlarsanız, onun moderniteyle çatışmadığını görürsünüz. Ama İslam’ı kullananlar onu moderniteyle, ‘değişimle’ çatıştırabilir. Mesele burada. Bugün İslam’da hakiki bir kadın hareketi vardır. Mesela Türkiye’de kadının durumunun arzu edilir derecede olmamasının sebebi de din değil törelerdir. Binlerce yıldır aşiretin tatbik ettiği bu töre, dinin içine sokulmuş ve kutsallaştırılmıştır.”

    “Çünkü adamlar Abdülhamit’in ne yaptığına, ne söylediğine bakmamışlar ki. Modern Türkiye’nin temelleri o zaman atılmış. 1869′da çıkarılan eğitim kanunu Abdülhamit devrinde uygulanmış ve okullar kurulmuş. Bugünkü Türkiye’yi kuran elitler, askerler, subaylar doktorlar onun okullarında yetişmiş. Demiryolları o devirde yapılmış ve yeni Türkiye’nin ruhunu ifade eden milli edebiyat o devirde oluşmuş. Türk dili bugünkü halini o zaman almaya başlamış. Abdülhamit, İslam toplumlarının dogmatizmden kurtularak modernleşebileceğini ve ilerleyebileceğini söylemiş bir adam. ‘Avrupa’nın bugünkü hali Hıristiyanlık dogmadan kurtulduktan sonra mümkün oldu’ diyor. Abdülhamit’in istibdat idaresi berbattı ama bir devleti 600 sene idare etmiş bir sülalenin ferdiydi o. Onun sultan olarak vazifesi devletin bütünlüğünü korumaktı ve nitekim bir dereceye kadar korudu.”

    “Bu toplum inançsız yaşayamaz. İnanç ihtiyacı ve kültürü bu toplumun o kadar ruhuna işlemiş ki, ben başka bir toplumda bu kadar inanç arzusu, isteği görmedim. Bizim toplumda ateizm bile çok acayip bir ateizm oluyor. Çünkü ateizm bile büyük bir inanç gibi yaşanıyor. Böylesine inanca ihtiyaç duyan, inançsız yaşayamayan bir toplum bu. Ki bu inancın diğer ismi de dindir. Bu din de İslam’dır…”

    Suat Ö.

  2. Evet, Özdemir İnce’nin bozulduğu kadar var. Hocaya az bile söylemiş.

  3. Heheh yahu bu Özdemir İnce vallahi ayrı bir alem yahu! Yahu okurken ciddi ciddi yerlere yatıyorum gülmekten :)) Hiç sinir yapmıyor bende…

  4. Söze Tansel Bey’den başlayacağım… Bir “mülkiyet düşmanıyla” aynı şeye güleceğim aklıma gelmezdi, doğrusu…

    Umarım kullandığın tırnak işaretinin aromasını, mürekkep yalamış dillerimiz ayıt edebiliyordur?

    Eh Tansel Bey… Sizin gibi “vatansevmezler” yüzünden bu hale gelmiyor muyuz? Gidip gavurun okullarında akademik kariyer yaparsanız ya davulcu ya robotik mühendisi olursunuz.. ( Bu söz böyle değildi galiba ama ben gene bir düşüneyim…)

    Tansel Bey’e bir önerim var… Bu internet ortamı pek tekin değil…

    Biz tartışmalarımızı burada yapmayalım, zira görünen o ki Özdemir İnce gibi “entellektüel” alemin kabadayıları ikimizi de anlamayacağı için yazı tura atarak birimizi harcamağa kalkabilir.

    Bak Wisconsin denen gavur illerinde müderrislik yapan yobazları nasıl yakalıyorlar, ya aynı şey başımıza gelirse? Üstelik biz Türkiye’deyiz!

  5. Ha bu Ince’den incileri toplasa idim Bill Gates’ten zengin olurdum. Ayni mevzuu su anda Mustafa Akyol’un yerinde de isleniyor Ince ve “laikci entellektuel oxymoronmudur” ekseninde.

    Aklima gelen bir inci” Niye Amerika’ya ornek alalimlki? Amerika laik degil” (mealen) . Hakan Sukur’un “laik Galtasaray’de yerinin olmadigi” fikirinden bahsetsem Fethi Bey hemen “tereciye tere satma; mevzuu burada islenmisir su su tarihte” deyip linkini de verir.

  6. Afşar bey,

    Hakikaten sizin gibi düşünüyorum. Yazı turayı atmasına atar ama dik gelirse bizim galip geleceğimizi ima edebilir! Aman dikkat…

  7. Özdemir İnce Bey’le uğraşmayınız beyler! Adamı ince ince ipe dizer o bey walla! Ben onun ne qw@*%wx& olduğunu uğraşım itibariyle çok iyi bilirim de…

  8. Sitede emegi gecen herkese tesekkurler

    http://www.1bilgi.com

    Sizleride sitemize bekliyoruz

    Nice yillara…

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş