“Dedemin kemikleri”
FST Ocak 6th, 2007
“Bugün bir haber okudum hayatım değişti” desem herhalde meraklanırsınız. Bu haber ne olabilir, Saddam’ın idamı mı, TBMM’nin 367 oyu ararken ilelebet bulamaması sebebiyle sayın Sezer’in ölene kadar, hatta öldükten sonra da 367 bulunamayacağı için öldükten sonra da Cumhurbaşkanı kalma ihtimali mi, Süleyman Demirel’in türban açıklamaları mı derseniz yanılırsınız derim. Zira haber Türkiye’nin en önemli meselesi olan “erkeklik” davası üzerine. Edremit’te bir pazaryerinde azılı hırsızla polis komiseri uzun süre mücadele etmişler, bir Allahın kulu da kalkıp polise yardım etmemiş, hırsız kaçmış, polis de etrafa “hiç mi erkek yok” diye bağırmış. “Bunda ne var” diyorsanız haberin devamına dikkat etmenizi rica ederim. Şu ara ikiz bebeklere bakma işi yanında medya takibini de elden bırakmayan sevgili dostum Recep de uyardı, olaydan haberdar olmamızı sağladı. Şöyle deniyor:
Balıkesir’in Edremit İlçesi’nde Asayiş Büro Amiri Komiser Aydın Yılmaz, 27 Kasım’da halk pazarında saat 17.30 sıralarında devriye gezerken, çok sayıda suçtan aranan azılı bir hırsızla karşılaştı.
Yakaladığı zanlının direnmesi üzerine onunla 10 dakikaya yakın süre boğuşan Yılmaz, “Yardım edin” diye bağırmaya başladı. Komiserin elinden kurtulan zanlı, kalabalığın arasına karışıp gözden kayboldu. Pazar yerindeki kalabalığın kendisine yardım etmemesi Yılmaz’ı isyan ettirdi. Arbede sırasında elbisesi de yırtılan Yılmaz, “Siz erkek değil misiniz, erkek adam yok mu? Erkeğim diye geziyorsunuz. Yerde 10 dakika Edremit’in en azılı hırsızıyla yuvarlanıyorum. Kimse yardım etmiyor. Olur mu böyle şey” diyerek sitem etti. Yılmaz’ın esnaf ve halkla girdiği diyalog gazete ve televizyonlara da yansıdı.
Komiserin bu sözleri üzerine Avukat Bülent Öven ise, “Edremit’te doğmuş ve yaşayan bir insan olarak dedemin kemiklerinin sızlamasına izin vermem. Burası Kuvay-ı Milliye’nin temelinin atıldığı yerdir. Bilmeyenler varsa Atatürk’ün Nutku’nu okusun. Hiç kimse Edremitli için ’Korkak, teslimiyetçi’ diyemez. Edremitli’nin erkek olmadığını iddia edemez” diyerek, Yılmaz hakkında Edremit Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Öven, komiserin hırsızla boğuştuğu için yakınmaya hakkı olmadığını da savunarak, “Ayın 15’i gelince maaşı Edremitliler almıyor. O zaman Emniyet’i kaldıralım, Edremit kendi başının çaresine baksın” dedi.
Avukatın iddiası ilginç aslında “madem devlet bu işi üstlenmiş, vatandaştan vergisini alıyor, o zaman yardım istemesin” diyor. Avukatın eleştirisi bana ilginç bir konuyu hatırlattı. Devletin gereksizliğini, iddia ettiğinin tersine insanların başına bela olduğunu ileri süren anarko-kapitalistleri hatırlayıverdim. Devletin gereksizliğine inanan mülkiyetçi anarşistler de kabaca “Edremitliler başının çaresine bakar, merak etmeyin, devlet polis besleyeyim iddiasıyla ortaya çıkar ama hırsızlık bitmediği gibi suç daha da artar, üstelik polisin işlediği suçlar ayrı meseledir” mealinde bir argüman kullanırlar. Bunları mülkiyet karşıtı komünistlerle karıştırmayın, bilakis özel mülkiyeti kutsallaştıran otorite karşıtlarıdır, ilginç tiplerdir. Elbette olay bana bunu çağrıştırsa da, avukatın duruşu, gerekçe olarak kullandığı sözlere bakarak tahmin ediyorum, bireyci anarşistten ziyade dayanışmacı bir milliyetçiliğe yakın duruyor. Bunlar spekülasyon elbette ama avukatın görüşlerinin en azından feminizmle alakası olmadığını kolaylıkla ileri sürebiliriz. Tabii işimiz siyaset ve felsefe değil, mübarek kurban bayramı gecesi ve yılbaşı arefesi kafanızı ütülemiş olmayayım, biz daha kolay fikir yürütebileceğimiz ulusal alana geri dönelim.
Malum bizde erkeklik önemlidir ama şehirlerin de insanlar gibi algılandığı da bir hakikattir. Geçen sene Osmaniye ile ilgili bir haber vardı, bu ilimizin önde gelenleri “Antep Gazi, Maraş Kahraman olur da Osmaniye niye Yiğit olmaz” şeklinde haklı bir talepte bulunmuşlardı. Bir sene geçti, Osmaniye Ticaret Odası yetkililerini ipleyen olmadı anlaşılan ki Osmaniye hala Osmaniye diye kalmış. Bunu niye hatırladım, dikkat edilirse Edremit için de “Erkek Edremit” türü bir talepte bulunulduğunu görüyoruz. Bir de erkekliğin kitabını yazan bir arabeskçi vardı, araştırılsın muhtemelen Edremitli çıkabilir. Aynalı Tahir diye kirli sakalla akşama kadar mahallede başıboş gezen aylak bir herif ve arkadaşları anlatılıyordu yanlış hatırlamıyorsam.
Peki konuya dönersek, Edremit halkının “polis maaş alıyor, bize ne” dediğini kabul edersek burasının kuvayı milliyenin (üstelik adı Nutukta geçen) başlama yeri olması da su götürmez mi? Edremit halkı o zaman niye “canım, devletin zabiti, askeri var, bize ne, Yunanlılarla onlar savaşsın, ayın birinde maaşı biz mi alıyoruz” dememiş? Yahut Edremit o zamanlar erkekmiş de sonradan mı liberteryen olmuş?
Bu arada ben Edremit’i az çok bilirim, birkaç sefer içinden geçtim, bir defa da tatil vesilesiyle bulundum. Erkek midir dişi mi anlamadım ama bir sürü emekli memur ile bazı esnafın kooperatifiyle dolu ufak bir kasaba gibi geldi bana. Güya mesire yeri diye Hasanboğuldu denen bir kayalık dağbaşına götürdüler mangal dumanından boğulmamak için zor geri kaçtım. Pek hoş hatıram yoktur, bir daha da yolum düşer mi bilmiyorum. Anadolu içlerinin, Konya’nın, Kayseri’nin gözünü seveyim. Batı Karadenize de saygı duyarım o ayrı tabii.
Bir de malum Kutsal kitaplarda adı geçen yerlere gidip hacı olunur, İncilde adı geçen yerlere “holy tour” filan yapılır, Kuvayı Milliye hacısı olmak isteyenler rotayı Edremit’e çevirse iyi olur. Bakın Nutuk’ta adı geçiyormuş.
(Not: Bu yazı çok daha uzundu ama izlenimler sitesine erişimim anlamadığım bir sebeple imkansız hale geldiği bir sırada çoğu silindi, aslında çıldırma noktasınja gelmiştim ve tümünü silecektim, fakat konunun önemine binaen kısaca yeniden yazdım. Tabii bir hafta önceye ait bir mesele, biraz eskidi ama o kadar olsun)
- Siyaset
- Comments(11)
Fethi bey, dikkat edin, memleketlerini begenmediginizi sanip darilanlar olabilir
Fathi Bey,
Sizle zaten şu site başlığındaki “Ormanlarda ateş yakmayın, Doğa sevenleri ağlatmayın” yazsısı nedeniyle hafiften ppaz olmuştuk hatırlarsanız.(Blk. memleketim sayılır.)
Şimdi de Edremit. Ne oluyor yaw.
Mozilla haklı, darıldım darılacağım yani

(Bu arada Mozilla kardeşim bu firefox neden benim yer imlerini kaydetmiyor? Siliyorum komple Mozillayi tekrar yüklüyorum yine aynı eski mozillayı kuruyor. Dönecem İE 2.0 haa. Hani nick dolayısı ile alakan vardır diye söylüyorum. Yoksa kusura bakma
Suat Bey,
Bahsi geçen levha Balıkesir valimizin edebiyata düşkünlüğünü, bir devlet adamının aynı zamanda ne kadar ince sanat erbabı olabileceğini göstermesi açısından buraya konmuştur. Menfi mana aramak beyhude gayrettir.
Edremit veya Aksaray fark etmez vatanın dört bir köşesi benim için birdir. Verilen oylar eşit olduktan sonra fark etmez.
Yalnız size de Edremit’e yolunuz düşerse pazarına uğramanızı pek tavsiye etmem. Başınıza bir iş gelirse yardım eden çıkmayabilir, haberiniz olsun. Ha, bir de ortalıkta söylenmeyin, alınıp dava açabilirler.
FST
Suat bey, Firefox yer imlerini ornegin
c:/Documents Settings//Application Data/Mozilla/Firefox/Profiles//bookmarks.html dosyasina kaydeder. Bildigim kadari ile firefox 2.0 ile birlikte otomatik yedekleme de yapiliyor. yani bir kaza olurda veriler kaybolursa. ayni yerdeki bookmarkbackups dizininde yer aliyor bu yedekler. Yalniz sorununuzu tam anlayamadim, firefox yeniden kurunca yer imleriniz ortadan mi kayboluyor? normalde kaybolmamasi gerekir. Firefox 2.0′i yoksa indirip tekrar kurmayi deneyin.
Sayın Mozilla,
Aynen bahsetiğim gibi. Biraz açayım,
Firefox’un bundan önceki sürümü sorunsuz çalışıyordu. Güncelleme yapılınca eski yer imleri kayboldu.
Ben tekrar bunları ayarlamaya çalıştım. Gmail ile kendi blogumu kaydeytiim.
Sonra ne olduysa kaydetmemeye başladı. Bak şimdişu anda bu sayfa için deniyorum.
yer imleri + Sayfayı yer imlerine ekle + (kutucuk çıkıyor) “tamam” diyorum hiç tepki vermiyor, kabul etmiyor komutu. “Vazgeç”e basınca komutu kabul ediyor ve kayboluyor kutucuk.
Bunu çok defa beceremeyince bu kez komple firefoxu sildim tekrar yükledim. Baktım yeni yüklenende başta kaydettiğim gmail ile kendi blogum kaybolmamış duruyor ama yeni kayda yine izin vermiyor.
Hasılı anlayamadım gitti. Çok büyük ihtimal bendeki korkunç pc cehaletinden kaynaklanan bir sorun var ama nedir bilemedim.
Her neyse. Allahtan rss okuyucusu var. Oradan takip kolay oluyor.
Zaman ayırıp cevapladığın için teşekkürler.
Saygılar.
Fethi Bey
Efendim Valimiz edebiyata düşkündür.
Her ne kadar o veciz ifadeyi yazan valimiz kıymeti bilinmediğinden merkeze çekildiyse de biliyorsunuz bu ülke de değerli kişilerin hizmetine sürekli çelme takıldığından buna şaşırmıyoruz.
Bu Blk. meselesini özel olarak görüşelim efem
Edremiti boşverin ben de içinden geçer giderim. Altınoluk tarafında şöyle yukarılara doğru güzel bir dublex yazlık var. Sakin, denize tepeden bakıyor, koruluk içinde vs vs.
Hani diyorum bir tatil teklifi yapayım size, fikriniz değiştir belkim. Şu Blk. işini orada rahat rahat bi analiz ederiz? İçinizdeki Blk sevgisi açığa çıkar. Ne dersiniz?
Suat Bey ve Mozilla,
Bu problem bir arkadaşımda da olmuştu, Firefox 2.0 düzenlenen tüm yer imlerini çıkışta kaybedip yeni bir sayfayla başlıyordu. Yeniden kursa da birşey değişmiyordu. Yalnız o şunu da eklemişti, mesela aynı bilgisayardaki ikinci kullanıcı oturum açtığında onun firefoxunda bu problem görülmüyormuş.
Ben de (Mozillayı kızdırma pahasına söylüyorum) IE 7 Kullanmasını tavsiye ettim. Normalde Linux kullanıyorum ama windowsta IE 7 Firefoxtan daha hızlı ve kullanışlı, onu da belirteyim.
Suat Bey,
Bahsettiğiniz bölge benim emekli memur kooperatiflerinin bayağı uzağında herhalde. Bir de tarifinizden Erbakan ile komşu olduğunuz izlenimi edindim.
Teklifinizi değerlendireceğim, bunda bedava tatil imkanından ziyade Balıkesir’i yakından analiz etme şansı bulmam daha etkilidir. Hem de Erbakan hocadan biraz siyaset tecrübesi alırım. Onun da ağzı iyi laf yapar ama Demirel kadar zinde olmamalı ki istifade edemiyoruz.
Selamlar.
FST
Fethi bey,
Doğrudur efendim A.oluk’u biraz geçiyoruz çünkü.
Ayrıca isabet olur, Erbakan Hoca ile aramızda taş atımı mesafe vardır.
Siz teklifi değerlendirin bana basıl ulaşacağınız malumdur.
Selamlar.
Benim açımdan olay şu. Annem doğal olarak beladan uzak dur der
Ama dışarda öyle bir olayla karşılaşırsam yapacağım hamleden en iyi sonucu yani garanti sonucu alacağım anı kollayıp olaya dahil olurum. Zaten orada müdahle etmezsem sonra o bi yerde bana müdahale eder iyi olmaz. Bir de şu haber var konuyla ilgili: http://www.8sutun.com/node/25545 yani birde bunlar var. Edremit halkı bunu bildiği için müdahale etmemiş olabilir mi acaba diye sormayacağım tabi :d
Doğu merhaba,
Evet bahsettiğin konu aklımdaydı, daha önce silinen yazıda da vardı, maalesef sonradan aklıma gelmedi. Hatta şimdi hatırlıyorum, silinen yazım şöyle bitiyordu: “…Atalarımız boşa konuşmaz, erkekliğin onda dokuzu kaçmak, biri de ortalıkta görünmemekmiş”.
İşin bir de şahit yazarlar tarafı var ki Türkiye şartlarında hiç de yabana atılacak bir dert değildir.
Selamlar.
FST
Abi ben olayın bu kısmını ilk defa senden duyuyorum “…biri de ortalıkta görünmemekmiş”
Ve şu anda gülme krizine girdim
:D 
Evet abi o şahit yazalar da ayrı bir olay. Böyle yorgun argın bir yere giderkende az dua etmiyorum içimden Allahım nolur ters birşeyler olmasın. Hem kötü birşey olması hemde yorgun argın şahit olarak vazifeyi yapma hadisesi beni hep sıkıntıya sokmuştur. Neyseki şahitlik konusunda şansım iyi gitti şimdiye kadar. Baktım bir olay olduğunda ilgilenen var mı diye hep. Allaha şükür büyükler bana iş bırakmadı bu konuda.
İyi günler…