Ankara’nın Açısı

FST Ocak 10th, 2007

aajans.jpgAnkara’nın nesi meşhur denirse tavası, keçisi, yerel türkücüleri gibi şeyleri saymak mümkündür. İki gündür bir de “açı” çıktı, Habertürk Kanalında garip bir “Ankara Açısı” tartışması sürüyor. Anadolu Ajansı bir takvim bastırmış, Kasım ayındaki bölüme Anıtkabir ve Kocatepe Camisini yanyana gösteren bir resim basmış. Öylesine haber izlerken, Habertürk televizyonu haber spikerinin anlamadığım bir şekilde bu işi uzatıp durması dikkatimi çekti. Adamcağız kendinden emin şekilde Ankara’da böyle bir açı olmadığı, Kocatepe ve Anıtkabirin yanyana çekilemeyeceğini, üstelik de Anadolu Ajansı ile alay ederek söylüyordu. Anadolu Ajansı genel müdürü de telefonla bu resmin gerçek olduğunu iddia ediyordu, daha sonra noter önünde yeniden çekilsin filan diye lafı uzattılar. Bir de “Anıtkabir Ankara’nın en yüksek tepesindedir, oradan daha yüksek bir yerde cami olamaz” mealli şeyler söylendiği de aklımda kalmış.

Vasat ve saf insanlar için bu tartışma anormal görünebilir ama cumhurbaşkanlığı seçim sathı mailine girmiş Türkiye’de fevkalade normal kabul edilmelidir. Murat Ongun ve Habertürk’ün tavrının Türkçe meali ve kısa tefsirini dikkate alarak asıl haber metnini şöyle değiştirerek okumanızı tavsiye ediyorum. Murat Ongun haberi böyle sunsaydı kimse kendisini kınamaz hatta “aferin, adam gibi doğruyu söylüyor, siyaseten doğruculuk yapıp ıkınmıyor” denirdi. İşte haberin olması gerektiği şekliyle gerçek metni:

“Merhaba Sayın İzleyiciler,

Elimizde bir takvim var, aslında sıradan birşey, önemsiz bir devlet kuruluşu bastırmış, ancak biz AKP’li birinin cumhurbaşkanı olmasını istemediğimizden, aslında islamla bağlantılı herhangi birinin hükümet etmesini de istemediğimizden bunu malzeme olarak kullanmak istiyoruz.

Türkiye’de işlerin nasıl yürüdüğünü hepimiz biliriz. Halk, ki çoğunluğu ayaktakımıdır, bu işi kıvıramıyor, laiklik, ilericilik vs. laflarına karnı tok olmalı ki gidip gidip islamcı tiplere oy verebiliyor. Geriye kalıyor tek müracaat merciimiz, o da silahlı kuvvetler.

Malumunuz 1997 yılında medya elinde deynekle gezen 3-5 aczimendi, orasına burasına şiş sokan, namazda birbirine tekme atan tarikat erbabını şişirip askere iktidarı devirtmiştik. Malum o zaman da Refah partisi ilerici laik medya grupları ve holdinglerinin reklam ve ihale gelirlerini kesmişti. Acaba bir MGK toplantısında yine Tayyip Erdoğan’a askerlerin baskı yapmasını sağlayabilir miyiz düşüncesiyle arayışlara girmiş bulunuyoruz.

Tabii, elde malzeme olması lazım, Anıtkabirden daha yüksek görünen bir cami resmi irticanın Türkiye’de birinci tehdit olduğunun en güzel ispatı sayılmaz mı? İşte biz buradan tutturalım dedik. Kemalist ve ulusalcı kesimin bu konuya inanması açısından bir endişemiz yok, bunlara ne desen yutarlar, aslında yutmazlar da işlerine öyle gelir. Neyse, lafı uzatmayalım, elimizdeki resim iyi bir malzeme olabilir, hele de gerçekten montaj ise gericileri fena yakaladık demektir, MGK’dan asla sağ çıkamazlar.

[A.A. genel müdürü ile görüşülür, restleşilir, tehditler savurulur, gerçekse özür dileneceği söylenir, ertesi gün olur]

Sayın habertürk izleyicileri, dün darbe yaptırabilmek için kullanılabileceğini düşündüğümüz resmin montaj değil gerçek olması halinde özür dileyeceğimizi belirtmiştik. Kahretsin ki Ankara’da böyle bir açı varmış, rezil olduk. Ama yine de bu açının olması Caminin Anıtkabirden yüksekte olması, yani irticanın birinci tehdit olması gerçeğini değiştirmez. O halde bir an önce asker darbe yapmalı, bürokrat ve askerlerden oluşan yeni hükümet bizim medya grubuna, bağlı olduğumuz holdinge ihale dağıtmalı, reklam vermeli, yolumuzu bulmalıyız. Yoksa parsayı hep dinciler toplayacak. Daha da kötüsü, bundan sonra hırsızın eli kesilecek, katiller öldürülecek haberiniz olsun. İçki ve faize paydos, onu da hatırlatayım. Kubilay seni unutmadık, Çankaya laiktir laik kalacak.

Şimdi diğer habere geçiyorum, Ankara-İzmir karayolunda meydana gelen trafik kazasında…

Gördüğünüz gibi bu haber hepimiz için anlaması daha kolay bir hale gelmiş oldu. Kendinden emin, çok bilmiş spiker Murat Ongun’un dün düştüğü zavallı görüntüleri internette yayınlamışlar. Habere göre A.A.genel müdürü Hilmi Bengi de acaba özür dileyecek mi diye ekrana takılmış, Murat Ongun tam 5 dakika kıvırtıp lafı çevirince başka bir kanala geçmiş. Buyrun siz de izleyin, acıklı haline güler misiniz ağlar mısınız siz bilirsiniz.

Bu arada Ankara açısını da unutmayalım. Hani bir öğrenciye sormuşlar, üçgenin iç açıları toplamı kaçtır diye, o da “üçgenine göre değişir” demiş ya, artık dar, geniş, dik açı yanında kıvırtmalı Ankara açısını da matematik bilimine dahil etmek gerekiyor.

12 Responses to “Ankara’nın Açısı”

  1. Faruk Tepe 10 Oca 2007 - 12:51:58

    Fotoğrafın geçek olduğu ispatlandıktan sonra, spikerin düştüğü durum çok komik olmuş. İnsan kendini bu kadar düşürmemesi gerekir aslında. Çıkıp “yanılmışım, özür dilerim” şeklinde söylemesi onu içine düştüğü zor durumdan kurtarırdı. Ama spiker öyle lafı dolaştırdı durdu ki, adeta konuştukça battı. Hele neden “Atatürk’ün resmini koymadınız?” mealindeki ifadeleri ile seyircilere “bu kadar olur” dedirtti.

    Bence bu video kesiti, iletişim fakültelerindeki öğrencilere “medyamızdan ilginç ayrıntılar” şeklindeki bir derste ya da seminerde “örnek olay” olabilecek nitelikte.

  2. Fethi Bey,

    “Kubilay seni unutmadık, Çankaya laiktir laik kalacak.” tümcesini “Binaenaleyh Kubilay seni unutmadık, Çankaya laiktir laik kalacak netekim.” şeklinde düzeltmenin dışında çok güzel bir yazı. Tebrik ederim. Kıskandım, haset bilem ettim -gerçi ikisi aynı şey.

    Veysel Bey duymasın, vaktiyle ben de bir ilkokul matematik kitabı yazmış idim. Onun yeni baskısına ekleyeyim bari bu yeni bulunmuş açıyı.

  3. Doğu 10 Oca 2007 - 17:41:12

    Vay be babam bu yüzden mi izliyor kanaltürk haberi acaba :D STV ve Kanal7 bittimi Habertürke geçiyor hemen :D

  4. Doğu 10 Oca 2007 - 22:19:22

    Anaa Habertürkmüş bu olayı yapan :D

  5. Fotografcinin ayni aciyi yakalayip ayni resmi noter, AA temsilcisi,. Haberturk temsilcisi huzurunda digital kamera ile cektigi, herkesin imzaladigi Haberturk temsilcisinin imtina ettigi haberini bugunlerde bir yerde okumus idim.

  6. e-mine 11 Oca 2007 - 13:05:28

    Başkent öğretmen evine yakın bir yurdun son katından da buna benzer bir açı ile her ikisini de görebiliyorsunuz. Ben bunu bir çok defa görmeme rağmen ilk bakışta “bu ne biçim açı” dedim.
    Diyor ya sunucu “ben ve bütün Ankara’lılar yanıldı” diye. Pek çok kişi şaşırmış olabilir. Ancak araştırma yapmadan haber hazırlayan bir haber kanalımızın varlığı daha çok şaşırtıcı.
    Ayrıca bence çok iyi kıvırmış.

  7. Faruk Tepe 11 Oca 2007 - 13:52:21

    Bakmasını bilen için daha ne açılar var da, bizimkiler ya tek açıdan olaylara bakarlar ya da bakarkörler. Problem de işte burada zaten.

  8. Problem “gez” veya “arpacık”ta değil, sorun silahın arkasındaki gözde. Açı:)
    Şunu da atlamayalım, cami kabirden yüksek olsa ne olur alçak olsa. Maksat kaynatmak. Haber Fethi Beyin dediği gibi yapılsaydı kesinikle daha dürüst olunurdu.

  9. Bu resimde bir problem görmüyorum.. kültür ve değerlerimizi kucaklıyor… Suni gündem yapmasınlar.. milletin bir derdi yokken.

  10. Deli Dolu 24 Oca 2007 - 09:44:03

    Kazım Mızrak kardeşim,

    Bu resim hangi “kültür” vedeğerimizi kucaklıyormuş anlamadım? Biraz açmazsan saçmalamışsın diyeceğim.

  11. .:.: Cevap 1 :.:.

    Saçmalamamış olabilirim efendim :)
    .:.: Cevap 2 :.:.

    Kültür, kısa veya uzun döneme bağlı olarak bir toplumun maddi veya manevi kazanımlarıdır. Bu kazanımlar davranışlarda, ahlakta, örfde, âdette kendisini gösterir..

    Cami ! mimari sanatımız veya yaşam tarzımız şeklinde, ve istiklalimizi hür irademizi temsilen bir meta olarak da Anıt Kabir ! kültürümüze tesir eden iki öğedirler.

    Yaşam tarzımız, dini inançlarımız, dünyevi fikir ve düşüncelerimiz bu iki değere yıllır yılı yansımış hayat vermiştir.

    Anadolu Ajansı bu iki tarihi zenginliği ! kültür anlayışını ! yaşama tarzını ! aynı karede birleştirmek sureti ile, benim algı anlayışıma göre meâlen toplumumuza barış ve beraberlik mesajları vermiştir.

    Ben şahsen Kemalist değilim.. ama Mustafa Kemal’in şahsına yönelik hakaret edilmesine de asla müsaade etmem. Onun hesabı Mahkeme-i Kübraya intikal emiştir.

    Aynı şekilde, Anıt Kabir ve cami resminin beraber olamayacağını söyleyenlere de sessiz kalmam! Bu tür gereksizlikler ile suni gündemler oluşturuluyor. Esas olarak kanımca milletimizin ne Atatürk ile derdi vardır, ne de cami ile..

    Ne yazık ki, bu kareye dini inancımızın vazgeçilmez bir anıtı olan camimizi çok görenler oldu.. ve yine yazık ki, bu masum takvimi bahane ederek bir tebâya saldırmak sureti ile ayrımcılık yapmaya heves edenler oldu.

    Muhtemelen ne yaptığını bilmeyen - hâlâ dersini almamış - toplumu kışkırtma politikasıyla ! takdir peşinde koşan ajar medyanın temsilcileri bunlar.

    Sözlerimi seçerek kullanmaya çalıştım, ama böyle kibar ve nazik birisi değilimdir.. misafirim burada. Size de saygı duyuyorum. Bakış açısından kaynaklı iletişim problemleri her zaman yaşanır. Paradigma diyoruz buna. Siz de yargılamamış, suâl etmişsiniz zaten.. dikkatimden kaçmadı efendim.

    Allah râzı olsun.. eğer saçmalamaya devâm etmiş ve düşüncelerimi yerli yerinde ifade edememişsem, siz yardımcı olun :) Doğrusunu söyleyelim beraber, eksik kaldığım yerlerde.

  12. ankara 07 Kas 2008 - 18:28:46

    ben ankaralıyım cok guzel :d

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş