Neyi Hatırlayacağız be…

FST Ocak 10th, 2007

hatrla.jpgSaddam’ın idamı ile Adnan Menderes’in asılması konusu yine gündme geldi. Bu vesileyle ben de bir şeyler yazayım. Geçenlerde bir yazıda kısaca bahsetmiştim, hangi kanal hatırlamıyorum “Hatırla Sevgili” diye bir dizi var, güya Demokrat Partinin son yılını anlatıyor. Bir iki defa rastladım, normalde dizi izlemem, sadece izlenimler için malzeme çıkar mı diye şöyle baktığım vakidir, buna da o muameleyi yaptım. Berbat bir dizi, hayatımda bu kadar yanlı, adice bel altı vuran bir şey görmedim. Öyle bir manzara var ki, 1959-60 arasında ülke müthiş bir felakete sürükleniyormuş da CHP ve Askerin gayretiyle uçurumun kenarından dönülmüş havası estiriliyor.

Dizide DP üst yönetiminden bir siyasetçi ile CHP’li komşularının ilişkileri filan da ele alınıyor. Aşk, meşk, budalaca bir romantizm vs. epey soslanmış. Bugün haberde gördüm Adnan Menderes “babam hiç böyle değildi” diyesiymiş. Hayır, dizide Adnan Menderes’le ilgili pek öyle olumsuz birşey yok. Bayağı da benzetmişler tipini ama sıkıntı başka yerde.

Bu dizide objektif bir adamın asabını bozacak kadar CHP borazanlığı hissediyorum. Dikkat edin, borazanlık DP için olsa gene asabım bozulurdu, madem dizi çekiyorsunuz ne demeye dengeli hareket etmiyorsunuz. Dizide DP ile özdeşleşen siyasi tipe bakın. Ne kadar itici, yalaka, yerine göre çıkarcı. Ama CHP’liler hep vakur. Sesleri gür, özgürlük yanlısı (evet CHP’den söz ediyorum), Ülke felakete gidiyor CHP’liler sürekli uyarı yapıyor, makale yazıyor vs. Darbe oluyor, memlekette büyük bir bayram havası esiyor, CHP’li dizi oyuncuları neredeyse haydi caddelere çıkalım göbek atalım diyecekler. Eh, danışmanı Can Dündar olan diziden fazla da birşey beklememek gerekir ya.

El insaf. DP iktidarı döneminde akılsızca işler yapmıştır. Vatan cephesi, Tek Parti dönemini andıran tahkikat komisyonları gibi saçmalıkları kim savunabilir? Kaldı ki DP ile CHP arasında sadece ton farkı vardır, hepsi aynı kökten gelmedir. Celal Bayar ile İsmet İnönü, Atatürk farklı görüşlerin adamları mıdır? DP 1946 yılından itibaren CHP’nin girdiği yolu devam ettirmiş, ezanı Arapçalaştırma dışında da CHP yolunda bir kabahat işlememiştir. Bunu aklımızda tutalım.

Dizideki madalyonun öbür yüzüne gelirsek, her demokrasi fırsatında (bkz. Serbest Fırka) muhalefete koşan halkın tokatıyla feleği şaşan CHP’nin daha ilk günlerden itibaren DP’nin kuyusunu kazmaya başlaması hiç mi dikkate alınmamalıdır? Askerin daha 1950′lerin başından itibaren kıpırdanmasında CHP’nin yangın körüklemesi, 1960′ta gençler katlediliyor etlerinden kıyma yapılıyor diye medyanın yalanlar uydurması neyin nesidir? Yassıada Mahkemelerindeki facialar, adada açtırılan milletvekili sayısınca çukur, dünyanın diline düşen iğrenç duruşmalar bakalım dizide yer alacak mı?

“Hatırla sevgili” imiş. Neyi hatırlayacağım be. Nahak yere idama gönderilen bir başbakana prostat kontrolü yapılması ve oradaki subayın kendisini aşağılamasını, bir erin Adnan Menderse’i hücresine girmesi için nasıl tokatladığını, üzerinde nasıl sigara söndürüldüğünü mü hatırlayacağım? Yabancı basın tarafından bir panayıra, sirke benzetilen gülünç mahkemeyi mi hatırlayacağım?

Millet Saddam’ın idamı üzerine Irak ve ABD vahşetinden bahsediyor. Herif alenen bir diktatör, önüne geleni gaz döküp yakmış, ülkesini budalaca savaşlara sürüklemiş Arap ırkçısı bir psikopat. Geberip gitmiş, arkasından kimi solcular, ulusalcılar ve islamcılar neredeyse destan yazacaklar. Adnan Menderes kimi öldürttü, kimlere işkence yaptırdı, hangi seçime hile karıştırdı? Kanlı diktatör Saddam’a yapılan muamele, her politikacının yapabileceği siyasi hataları dışında bir kabahati olmayan Adnan Menderes’e yapılanın yanında hiçbir şeydir.

Ha, Saddam’ı yargılayan mahkeme adil değilmiş vs. Yassıada mahkemesine kıyasla gayet de adil, son derece şeffaf bir mahkemeydi. Önce kendi evinizin önündeki pisliği bir temizleyin, ondan sonra millete akıl öğretmeye kalkın.

Henüz dizi bitmiş değil, bakalım “sevgili” dizi yapımcı ve danışmanları ile vakur, gür sesli dizi oyuncuları bunları da hatırlayacaklar mı?

İlgili yazılar: The Greatest Error, Mini Etekli Öldürüldü, Sizi Ben de Kurtaramam

(Güncelleme: Dizinin sonraki bölümlerinde nispeten bir denge sağlanması söz konusu olmuş, bu iyi bir gelişme, inşallah objektif ve dengeli bir şekilde sürer. Şubat 2007)

24 Responses to “Neyi Hatırlayacağız be…”

  1. Fethi Bey,

    Selim Bey duymasın ama ben TV kanalizasyonlarını seyretmiyorum, midem kaldırmıyor! Serdar Turgut geçenlerde bir doktor arkadaşından bahsettiydi; dizim dizim dizilerek dizi “iz”leyen beylerle hanımlar imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kitle oluşturmuşlar muhtemelen, fekat bendenizin bu kitle içinde erimeye hiç niyeti yohtir.

    O yüzden, bu diziyle doğrudan ilgili sözlerinize değil ama, yazınızın bütününe ilişkin söyleyebileceğim tek şey, “komuş ve oturtmuşsunuz” ve de “bravo, az bile” olacaktır!

  2. izlenimler 10 Oca 2007 - 15:55:06

    Metin Bey,

    Ben de dizi izlemiyorum, hatta neredeyse bazı filmler hariç TV izlemiyorum diyebilirim. Ama viran olası hanede izleyenler olunca insanın gözü takılıyor, buradan da yorum malzemesi çıkıyor.

    Selamlar.

  3. izlenimler 10 Oca 2007 - 16:17:21

    Bu arada konuyla ilgili bir haber daha var:

    Dizi ile ilgili

  4. Menderes’in Katilleri

    “Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…”
    ***
    Rahmetli Adnan Menderes’in fani dünyadaki son sözleri böyleydi…
    İmralı’da asılmadan hemen önce usulen bir arzusu olup olmadığı sorulduğunda, dini telkin için orada bulunan hoca ile yalnız kalarak görüşmek istediğini beyan etmişti, Menderes…
    Ancak darbeciler “kanunların buna müsaade etmediğini” söyleyerek son arzusunu da yerine getirmemişlerdi!
    Bu davranış, zorba/gaddar/eli kanlı darbecilerin Menderes’i katletmeden önce Masum Başbakan’a uyguladıkları sistematik işkence ve zulmün yanında bir hiç hükmündedir, kuşkusuz…
    Son olarak, Murat Bardakçı -idamına saatler kala- Menderes’e yapılan “Prostat Muayenesi”ni gündeme getirdi. (Menderes’e reva görülen ‘Prostat Muayenesi Zulmü’ yıllarca önce Nazlı Ilıcak tarafından yayınlanmıştı.)
    Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 17 Eylül 1961′in sabahında saat onu beş geçe Menderes’le doktorlar arasında geçen diyaloglar, 27 Mayıs Cuntası’nın sadece Masum ve Suçsuz Menderes’e değil MİLLETİMİZE ne denli kin ve nefret duyduğunun çok çarpıcı bir örneğidir!
    Ord. Prof. Sedat Tavat “Prostat muayenesi yapmayı unutmuşuz!” diyerek tarihe “zulme ortak olan bir tıp adamı” olarak geçmiş bir isimdir: Odada bulunan “komutan” da Menderes’e “Utanmayın, utanmayın” diye sesleniyor!
    Menderes “İstirham ediyorum, yapmayın” diyor; ancak Utanmaz Zalimler bir kere karar vermişler devrik başbakanı aşağılamaya, ona sınırsız ıstırap çektirmeye…
    Taammüden yapılan Prostat Muayenesi’nden dört buçuk saat sonra asılacaktır, Menderes: Şöyle bir düşünün, diyelim ki prostatında sıkıntı olsaydı infazdan hemen önce ameliyat mı edilecekti? Hayır! Zorla prostat muayenesi sadece hukuk dışı değil, insanlık dışı bir muameledir…
    Prostat Zulmü, onu asmaya karar vermiş olan İşkenceci İrade’nin doktorlara verdiği emirden başka bir şey değildi…
    27 Mayıs Darbecileri’nin ne denli gözleri dönmüş, görüyorsunuz değil mi?
    …………
    Devami icin:

    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=485105

  5. Tarık T. 11 Oca 2007 - 12:19:04

    “Hatırla sevgili” dizisinin bu yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için T.Erdoğan’ın hitap ettiği kitleye yönelik yürütülen bir psikolojik harekatın parçası olarak görenler var…

    Ben diziyi hiç izlemedim ama izlenimlerde okuduklarımıza bakılırsa bu iddianın gerçeklik payı var…

    Hatırla Sevgili (Tayyip)ayağını denk al!..

  6. Mehmet Edebali 13 Oca 2007 - 13:31:27

    Gerçekten güzel bir yorum olmuş bu Tarık Bey.
    Fakat şükürler olsun ki milletimizin bu oyunlara karnı doymuştur.
    Bunun en güzel örneğini de geçen yıl Şubat Soğuğu’na rakip olarak koyulan Hacı dizisinin tutmayıp yayından kaldırılmasını gösterebiliriz.
    Demokrasi hazımsızları son kozlarını bir bir oynuyor.
    Ama bir türlü olmuyor.
    Çünkü bu göl artık maya tutmuyor.
    Bu millet Yunanlıları düşman bildi, İzmir’den denize döktü. Ama asıl düşman içimizde kaldı.
    Onların da denize döküleceği gün yakındır…

  7. Bir de denemz mi? “Devlet biziz beyahu!” diye!

    Seçilmiş meşru bir başbakanı tokatlayan tebriyesiz heriflerin neresi benimle müşretektir?

    Bu kadar ilkel, bu kadar ham bir aşağılama dünyanın neresinde var acaba?

    Aşağılanan Merhum Menderes’in şahsında miletin iradesiydi..

    Bunu yapanların bugün “tambağımsızlık”1 diye bağırmalarına bakıyorum da.. Kimden tam bağımsızlık acaba?

  8. elif öztürk 09 Şub 2007 - 01:15:22

    sevgili büyüklerim,
    ben su an 18 yaşında öss maratonunda koşan bir genç kızım..öss maratonu dolayısıyla dizi film tv herşeyden soyutladım kendimi bu yıl..ama..sadece cuma günleri saat 22:15 itibariyle izlediğim kendimi tv karşısında bulduğum tek dizidir hatırla sevgili..neden mi?ben 6 yaşından beri hep tarih öğretmeni olmak istedim kendimi hep geçmişin siyasal olaylarını küçük yaşıma rağmen ilgileniyo buluyodum hala da öyle..ben ihtilalleri dedemden babamdan dinledim hep ilgimi çekti hep merak ettim keşke okulda dershanede bi öğretmenimiz tüm gün anlatsa bende dinlesem diye düşündüm..ama hep bi şekilde biz gençlerin bu konuyla uzaktan yakından ilgimiz olmasın diye yapılan hareketleri gördüm okullarda..ve böyle bi ortamda bu hep merak ettiğim bana birileri anlatsın diye beklediğim konuyu dizi olarak sundular bana..şimdi izliyorum.. sizin kadar bilgim olmadığı için bildiklerimi sınadığım değil öğrendiğim şeyler oluyo dizide..ve ben merakımı heyecanımı körükleyen bu diziye aşığım..ama siz büyüklerimin bu konuda yaptığı yorumları duymak üzdü beni..dediğim gibi biz GENÇLER bilgilerimizi sınamıyoruz türkiye tarihinin önemli bi olayını öğrenmeye çalışıyoruz..

  9. Sevgili kucuk elif,
    Biz de bir zamanlar kucuktuk. Biz de tarih ogretmeni olmak istedik. Biz de keske su ilk meclisin dizisini yapsalar bakalim ne tur konusmalar geciyor, keske su inonu savaslarinin filmini yapsalar da bakalim kac kisi savasiyor, keske kurtulus savasinin, 198;in ve bilimum seyin filmini yapsalar dedik… Bunca seyin icinde burada saymadigim ama keske filmi yapilsa dedigim bir tek “spider-man”in filmini yaptilar… Inanirmisiniz bir demir-bilek’in bile filmini yapmadilar.. iki kirmizi ceketliyi oldurdugunu seyredemeden buyuduk kocaman olduk.
    Kocaman olduk ama bu dizilerin filmlerin sirf milletin ilgisini ceksin yada yonetmenin pasa gonlu oyle istedi diye gercek hayattan farkli yapilmasini icimize sindiremedik…
    Mesela Batman’in babasini herkesce bilinir ki Joker tarafindan oldurulmemisti…. Ama ne yaptilar ilk filmde Jokeri Batman’in rahmetlik babasinin katili yaptilar…
    Yanlis hesabin Bagdattan donmesi tam 12 yil aldi… Ve gercek Batman yapildi ve babasini Joker oldurmedi bu sefer… Topragi bol olsun doktor Tomas Wayne mezarinda rahat rahat uyuyodur simdi….
    Ha bunlari niye anlattim….
    Ne zaman Adnan Menderes’in filmini tarihe, gercege, uygun bir sekilde carptirmadan cekerler biz o zaman “kurtlar vadisini” bekleyen yavru kurtlar gibi sevincle sokuluruz televizyonlarin onune…. O zamana kadar pazar konseri bitsede bir kelime bir islem yada mac baslasa diyerek dolasan cocuklar gibi bekleyecegiz…
    OSS sinavinizda da basarilar dilerim kendim ve tum buyukleriniz adina…Hormetler…

  10. Elisa 10 Şub 2007 - 18:41:21

    keşke yorumu yapmadan önce biraz daha izleseydiniz diziyi. zira dönem hakkında fikir sahibi, idam karşıtı ve objektif olmaya çalışan biri olarak söyleyebilirim ki yazdıklarınızın tersine neredeyse menderes hükümetinin tamamen hatasız olduğunu söyleyen bir dili var dizinin. Bence mümkün olduğunca tarafsız olmaya çalışıyorlar. Son dönemde kutuplaşmayı değil birarada olmayı, her açıdan bakmayı, empati kurmayı sağlayan tek dizidir. Oysa “ne hatırlayacağım be” başlığından da anlaşılacağı üzre sizin üslubunuz çok daha taraflı ve yıkıcı. “Budala romantizm” diye bahsettiğiniz dizi aşkı ise bence yeni kuşağa naifliğin, mütevaziliğin ve saygının ne demek olduğuna dair fikir verecektir.

  11. Ozan Cantürk 14 Şub 2007 - 00:25:47

    “Elisa Diyor ki” başlığıyla yazılan yoruma tamamen katılıyorum.
    “neyi hatırlayacaaaaz beeee” diye kimler bağırır?
    Önce nasıl hitab edileceğini bilmeli insan. Düşünceler sonra gelir.

  12. Ozan,
    Demin “dusunceler”de de gordum seni, kose bucak dolasip diziyi korumaya calisiyorsun. Ne o dizinin yapim ekibinde falan misin?
    Her neyse neysen ne beni ilgilendirmiyor da, su asagidaki 3 satirda yaptigin hatalarla pek de guven telkin etmedigini soyleyeyim istedim….

    “Elisa Diyor ki” başlığıyla yazılan yoruma tamamen katılıyorum.
    O oyle denmez… Cunku yorumun basligi yok… Numarasi var…
    Bak bir dahaki sefere soyle dersen daha mantikli olur :
    “Elisa’nin yaptigi on numarali yoruma katiliyorum”.

    “neyi hatırlayacaaaaz beeee” diye kimler bağırır?
    Walla ben gecenlerde bi kere bana “annemle sana ve annene neler aldigimizi hatirlatmak isterim” diyen eski kiz arkadasima aynen bu sekilde “neyi hatirlayacazzzzzzz beee” bagirdim…. Yani hemen herkes bu sekilde bagirabilir diye dusunuyorum… Siz de oyle “dusunuyor” musunuz?

    Önce nasıl hitab edileceğini bilmeli insan. Düşünceler sonra gelir.
    Oncelikle hitab degil hitap denir…
    Sonra soru oyle degil su sekilde sorulur : “Once nasil hitap edecegini bilmeli insan”
    Yok eger birini isaret ediyorsan orada isaret ettigin kisiyi de yazmalisin. Soyle ki : “Once izleyicilerine nasil hitap edecegini bilmeli insan”
    Izleyicilerine kelimesi dikkatini cekti mi bilmiyorum…
    Her neyse… Bunlar senin gibi bir insan icin cok muhim degil. Zaten dunyada cok az “insan” birseyi elestirirken elestirdigi konuda hata yapar. Cunku bu onlari komik duruma dusurur. Oyle degil mi Ozan ha???

  13. Devrim 17 Mar 2007 - 09:49:08

    Diziyi hakkını vererek seyredenler bilir ki gerçekler saptırılmadan anlatılıyor. Ama gerçeklerden rahatsız olan bazı kesimler olabilir. Adnan Menderes asılmamalıydı, asılmasaydı eminim bu kadar değerli olmayacaktı, tarih onu en güzel şekilde yargılayacaktı. Ve bir intikam bedeli olarak idam edilen , gencecik ölümü hiç ama hiç haketmeyen 3 fidana yazık olmayacaktı. İşte belki de bugün gerçek kahramanlarımız Deniz’ler olacaktı. Çağdaş ve laik Türkiye’nin önünü kapatmak isteyen yozlaşmış beyinler bir gün kendi açtıkları çukurlarda boğulacaklar. Dizide de bu en güzel şekilde anlatılmış zaten.

  14. Devrim merhaba,

    Dizinin ilk bölümlerinde -muhtemelen Can Dündar’ın anlamsız duygusallık katma çabalarıyla olabilir- belirgin bir tarafgirlik vardı. Sonradan bu durum dengelenmiş galiba, herhangi bir dizi izlemediğim için birşey diyemeyeceğim.

    Menderes konusunda haklı olabilirsiniz ama asılmış olması karşısındaki zihniyetin içyüzünü ayan beyan etmesine de yardımcı olmuştur. Bahsettiğiniz üç genç sizin için çok değerli olabilir ancak onları ipe gönderen mantığın da aynı zihniyet, bir önceki darbenin devamı olması dikkatimizi çekmeli.

    Kaldı ki bu şahısların komünist devrim için öğrencileri, işçileri ayaklandırmaya çalışması, banka soyması, adam kaçırması vs. belki sizin için hoşgörülebilir şeyler olabilir ama genelde bu tiplerin birer kahraman değil suç işleyen eşkıya olarak tanımlanması daha akla yakındır. Adam öldürmemişlerse asılmaları haksızlıktır, uygun şekilde bedelini ödemeleri gerekirdi. Menderes ve arkadaşları da iktidar nimetlerini fazlaca istismar etmek dışında suç işlememişlerdi, onlar da istismarın bedelini ödemeliydiler. “Üç fidan” kafalarınca devrim yapacaklardı, sert kayaya tosladılar, sonları acı oldu, muhtemelen yola çıkarken başlarına geleceği de tahmin edebiliyorlardı. Hamam giren terler neticede.

    Çağdaş ve laik Türkiye’nin önünü bizzat kendilerinin çağdaş ve laik olduğunu iddia ve vehm edenler kapatmaktadır. Komünistlikle, silahlı devrimcilikle “çağdaş ve laik” olmayı, muhtemelen Kemalizmi (bu bir tahmin)bir tuttuğunuz izlenimi edindim. Komünizme prensipte hayır diyen biri değilim ama Türkiye özelinde söyledikleriniz, çağdaşlık, laiklik vs. pek bir yere oturmuyor gibi.

    Selamlar.

    FST

  15. 27 Mayıs’ın idam ettiği 3′e karşılık, 6 Mayıs 1972′de 3 fidan diye bildiğimiz gerillalar idam edildi.Bu idamlar siyasi idamlardi,kendisini demokrat liberal gören herkesin prensipte karşı çıkmasi doğru olur. Deniz,Yusuf ve Hüseyin adam öldürmemişlerdi.Marxist-Leninist olduklari için idam edildiler. Bu şahıslar başlarına gelecekleri biliyorlardi ve son nefese kadar düşüncelerini savundular,yiğittirler.Öldürelim ama hakkini yemeyelim.Adi suçlu eşkiya değillerdi. Bizim Kurtuluş Savaşını yapanlara,Kuvayi Milliyeye de eşkiya diyorsunuz (sizin gibi düşünenler) ki aralarinda eşkiyalar vardır.Ancak bu insanlar elini taşın altına koyup ülke için risk almışlardı.Denizler ülkenin iyiliği için mücadele edenlerdir demek istemiyorum ama kendilerine göre ülke ve insanlık için savaşıyorlardı.
    Prensip olarak anti konunistim,hatta fikir testlerinde liboş çıkarım :) ancak Mendereslerin asılmasını karşı çıkarken,Denizler asılmış iyi olmuş deme omurgasizliğini gösteremem.

  16. Cengiz Bey, siz öteki Cengiz Bey misiniz?

  17. Deniz (Cengiz) Bey,

    İdam cezası -meşru müdafaa hali hariç katiller dışında- tasvip edilebilir birşey değildir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı da bu kabildendir.

    Seçilmiş bir siyasetçinin, kendisini ülkenin asli sahibi gören muhalif partinin (CHP) dolduruşu ile askerlerce ve büyük ölçüde sudan sebeplerle darbeyle devrilip asılması ile kendince makul sebeplerle silahlı devrim yoluyla ülkeyi farklı bir idare tarzına dönüştürmek isteyen maceracı gençlerin yine aynı despot devleti sahiplenen bürokratistlerce asılması -çok farklı nitelikte işler olmakla birlikte- sonuçta hak edilmeyen ölüm olmaları açısından benziyorlar.

    Komünizmin bu dünya için fazla iyi ve iyi niyetli bir ideoloji olduğunu düşünüyorum. Aynen, dünyayı nizamı alem davasıyla ateşe veren “samimi dindarlar” nasıl şeriat gerçekten uygulansa herşey yoluna girer naif inancına sahipse, komünist dostlarımız da insanlara biraz fazla güveniyorlar. Maalesef bu tür iyi niyetli hümanist görüşler uygulamada kanlı birer terörizme dönüşebiliyor.

    O sebeple tabii halinde birbirini yiyen insanlığı adam etmeye çalışmak abesle iştigal gibime geliyor.

    FST

  18. Sayın FST,

    “tabii halinde birbirini yiyen insanlığı adam etmeye çalışmak abesle iştigal gibime geliyor” demişsiniz.

    İnsanların özünde iyilik ve güzellik mayası olduğuna inanıyorum. Tabii halleri birbirlerini yemek değil yani. Zorlayınca o hale geliyorlar.

    İnsanlığı adam etmeye çalışmanın abesle iştigal olduğunda ise sizinle hemfikirim. Başkasını adam etmeye çalışan kişi kendinin adam olduğundan nasıl emin olabiliyor? Herkes kendini adam etmeye çalışmalı. Adam olmak o kadar kolay mı ki, hemen herkes bunun hocalığına soyunuyor?

    Herkes kendi keyfiyetiyle ilgilense ve kendi adamlığını sorgulasa eminim iyilik ve güzelik mayası tutacaktır. Tarihte bunun örnekleri mevcuttur.

  19. Deniz 18 Mar 2007 - 18:28:43

    Öteki Cengiz
    “O sebeple tabii halinde birbirini yiyen insanlığı adam etmeye çalışmak abesle iştigal gibime geliyor”
    Bu noktada size katılmamak mümkün değil. İnsanlarin gençken komunist, büyüdüğünde ise liberal,muhafazakar veya dindar olması da, yaş ilerkedikçe bunun farkedilmesi ve naiflikten çıkılması galiba.
    Bneim demek istediğim şey de bu iki idamın haksız olmasi.

  20. gizemli 20 Haz 2008 - 12:58:52

    inanamıyorum bu dizi hakkında pervazsızca söylenen sözlere, tamam sevmeye bilirsiniz ama bu kadarda sevimsizce eleştiri yapmanızı gerektirmiyor…….

  21. FST 20 Haz 2008 - 13:25:06

    Gizemli,

    Dizi berbat, maalesef hakikat bu. Şimdi baktım yazıya, az bile demişim. Halbuki elimizi korkak alıştırmamak lazım.

  22. Mister No 20 Haz 2008 - 18:30:46

    Hayret, bu yorumlarda kaç farklı Deniz var?

  23. Quo Vadi 24 Haz 2008 - 10:57:23

    “Gizemli,

    Dizi berbat, maalesef hakikat bu. Şimdi baktım yazıya, az bile demişim. Halbuki elimizi korkak alıştırmamak lazım.”

    seyretmedim , yazıyı da okumadım bilahere okurum , ama içimden bir ses haklısınız diyor……..

  24. gül 05 Ağu 2008 - 13:18:58

    yorumları okudum .Birçoğunu haksız ve yanlı buldum.Bir dönem bu kadar tarafsız ve güzel ancak bu kadar anlatılr.Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.O günleri yaşayan tarafsız gözler bunu çok iyi deyerlendiriyor.

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş