Babacan’ın Yanılgısı

FST 14 Ocak 2007

babacan.jpgDevlet Bakanı Babacan bir TV kanalında Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olursa darbe olur mu sorusuna “Başka bir rejim, başka bir sistem bir seçenek olmaktan çıkmıştır. Bugünkü dünya şartlarında kim böyle bir şeye kalkarsa bu elinde patlar, mümkün değil” gibi gerçeklerle uyumlu olmayan bir cevap vermiş. Bana göre darbe yapılırsa darbecinin elinde birşey patlamaz, Babacan ve AKP ile bugün ulusalcı olmayan güruhun kafasında koca bir kabak patlar.

Zira darbecileri cezalandırmak Yunanistan gibi Rum Çocuklarının işi olduğundan bizdeki tüm darbe girişimleri darbecilerin canlarının istediği gibi bir düzen kurmaları, belli kesimlerin bu gelişmeden nemalandığı bir yapı ile sonuçlanmıştır. Bundan sonra da böyle sonuçlanmaması için bir sebep görünmemektedir. Türkiye’de hala toplum en çok orduya güvenmektedir, mahalle kahvesinde sohbetlerde hala “darbe olmadan bu işler düzelmez” geyiği dönmekte, yani darbeye ciddi bir halk desteği görünmektedir. Dolayısıyla, yarın darbe olsa, ki olmaması için hiçbir sebep yoktur ve de Türkiye’de askerin darbe yapması için bir gerekçe aramasına da gerek bulunmamaktadır, şu gelişmeler yaşanır:

Darbe modern olursa darbeci doğrudan devlet başkanı olur, çeşitli subaylar, zaten kendilerini göreve çağırıp duran rektör ve professörler, rejime inançları kuşku götürmeyen yargı mensupları arasından derhal bir hükümet kurulur. Darbenin postmodern olabilmesi için cumhurbaşkanının Demirel türü biri olması gerekir, o sebeple muhtemel darbeyi ben post olmayan modern tarzda olarak bekliyorum. Darbe sonrası kurulan yeni hükümeti desteklemeleri karşılığı, bugün reklam sıkıntısı çeken birçok gazete ile doğrudan temas kurulacak, bunlar ihya edilecek ve kısa süre içinde TV ve gazetelerin propagandası ile vatandaş aslında nasıl bir tehlikeden dönüldüğünü anlayacaktır.

Kısaca muhtemel bir darbe, darbeyi yapanların ve bekleyenlerin elinde patlamayacağı gibi şu anda ulusalcı olarak isimlendirilen grupların çoğu darbeden maddi kazanç elde ederek karlı çıkacaktır. Doğal olarak bugün darbe karşıtlığı yapan liberaller, kemalist olmayan marksistler, sol demokratlar, demokrat islamcılar gibi gruplar aleni ya da üstü örtülü baskı, makeme, sürgün, iş kaybetme gibi durumlarla karşılaşacaktır. Gün ortalama devletçi solcunun, CHP, DSP, ÖDP, SHP gibi akmaz kokmaz sol partilerin günü olacaktır. MHP’liler gene bir alay sopa yiyecek ne olduğunu daha fark edemeden “ama biz de askeri seviyorduk, AKP karşıtıydık” diye zırlayacaktır.

ABD darbeyi umursamayacak, muhtemelen darbeci hükümetle derhal el altı görüşmelere başlayacak, görünürde olayı kınarmış gibi yapacaktır. AB ülkeleri ise derin bir nefes alarak “oh be, Türkiye’nin AB üyeliği belasından kurtulduk, ahmaklar kendi elleriyle belayı buldular” diyeceklerdir.

Kısaca Babacan neye dayanarak “darbe elerinde patlar” diyor mana veremedim. Boş konuşmak yerine biraz dizi izlese, “Hatırla Sevgili, bak neler olmuş” diyenlere kulak verse, bir kulak da sahil bölgelerimizde ressamlık edenlere, “35. madde neymiş, o olmasa da darbe yapardık” diyenlere kabartsa böyle sözler söylemezdi.

Ben ne mi düşünüyorum? Tabii darbe iyidir, ne diyeceğim. Bu millet sopa dışında birşeyle adam olmaz. Darbe sonrasi bir iki de liberal tekmelerim, fena mı olur. Enformasyon bakanlığı da tercihimdir, duyurayım. Kahrolsun AB ve uşakları.

7 Yorum

  1. kaan coskun - 14 Oca 2007 - 8:04 pm

    izlenimler bey;
    yazdıklarınıza katılıyorum ama çıkış noktasını ya siz ya ben yanlış anlamışız.
    Bugün bende o programın “elinde patlar” kısmını izledim.
    olayı ben şöyle anladım:
    program sunucuları babacana akpye halk güveniyor mu gibisinden bir soru sordular.mesele rejimle alakalıydı.Babacan’da :dört yıldır iktidardayız,halk bizi biliyor,hem bugün ki dünya şartlarında rejimden dönmek mümkün değil ve akıl dışı,böyle bir şey yapmaya kalkanın bu şey elinde kalır mealinde şeyler söyledi.
    yani biz rejimi değiştirmeye çalışmıyoruz,gizli gündemimiz yok gibisinden şeyler söyledi.

  2. izlenimler - 14 Oca 2007 - 8:11 pm

    Merhaba Kaan,

    Söylediğiniz ile benim anladığım farklı değil. Aynı metni farklı yorumluyoruz.

    Halk bizi biliyor, dünya şartları, rejimden dönmek mümkün değil, akıl dışı gibi sözler Türkiye şartlarında boştur anlamsızdır.

    Siz daha iyimsersiniz, ben daha tecrübeli ve gerçekçi o kadar.

    FST

  3. kaan coskun - 14 Oca 2007 - 9:11 pm

    doğrudur izlenimler hocam.
    ben sadece bilgi noktasında değil yaşım itibariyle de tecrübesizim.sadece sizin yazıyı yanlış anladığınızı düşünmüştüm fakat ben yanlış anlamış olmalıyım.
    yazı çok güzeldi ama.Teşekkürler.

  4. Mehmet Edebali - 15 Oca 2007 - 11:10 pm

    Tamam, haklısınız, bugüne kadar darbe, darbe karşıtlarının elinde patlamış, gizli veya açıktan darbe destekçilerine de her açıdan büyük bir rant kapısı olmuştur.

    Ama ben şu noktada görüşlerinize katılmıyorum:

    Mehmet Altan bugünkü yazısında şöyle diyor:

    “Başka bir rejim, başka bir sistem bir seçenek olmaktan çıkmıştır. Bugünkü dünya şartlarında kim böyle bir şeye kalkarsa bu elinde patlar, mümkün değil.
    Neden mümkün değil?

    Çünkü AB süreci Türkiye’nin dünya ekonomisiyle kaynaşmasını hızlandırdı.

    İhracat arttı… İthalat arttı..

    Yabancı yatırımlar arttı…

    Türkiye dünyanın sıkı bir parçası artık..”

    Yazının bu kısmına bir de TÜSİAD’ın “CB’nı uzlaşmayla seçilmelidir, erken seçim yapılmamalıdır” çıkışlarını da eklersek, hem ülke içindeki hem de ülke dışındaki büyük sermaye sahiplerinin bu durumdan oldukça rahatsız olacağını görmek zor değil.

    Üstelik bu, bugünkü tablonun sadece bir bölümü.

    Teşekkür ederim…

  5. izlenimler - 15 Oca 2007 - 11:46 pm

    Mehmet Bey merhaba,

    Ben darbenin dünya ile bütünleşmeyi olumsuz etkileyeceği konusundan pek emin değilim. 1980 darbesi tersine bizi dünyaya açmıştır, yeni bir darbenin mimarlarının bunu dikkate alabileceğini de dikkate alın derim.

    FST

  6. fatih demir - 16 Oca 2007 - 1:41 am

    Ben de bu konuda Fethi beye katiliyorum…
    Ne kadar ac gozlu uluslararasi sirket varsa bence darbecilerin dunyaya hos gozukmek adina verecekleri herseyi toplamak adina Turkiye’nin basina ususecektir.. Cunku Turkiye denizdir… Daha “satacak” cok sey vardir bu denizde… Maden arastirma haklarindan arazilere, elde kalan bi kac fabrikadan vergi elektrik haklarina kadar bir cok satilmaya hazirdir,,,
    Eeeee darbeci vatanini sevse zaten darbe yapmayacagina gore bence darbecilerin bunnari satmasi da hem cepleri doldurmalarina hem uluslararasi camiada guc kazanmalarina hem de icerdeki bazi catlak seslerin susmasina yeter de artar bile…

  7. Mehmet Edebali - 16 Oca 2007 - 2:43 am

    Sayın FST,
    1980 darbesiyle ilgili güzel tespitinize elbette katılıyorum.
    Aslında geçirdiğimiz 2 senelik zaman diliminin darbe kapılarını kapattığını düşünüyorum ben esas olarak.
    Şemdinli, danıştay saldırısı, atabeyler, sauna çetesi vb. birbiri ardına gelen başarısız oyunları, bir bakıma mevcut genelkurmay başkanının kabul ettiğini ima eder açıklamaları ile sürekli bu olayların bir ucunun askere çıkması “28 Şubat”vari bir girişimin önünü tıkadığı görüşündeyim.
    Aslında bir müdahale 2 seneye kadar burunumuzun dibindeydi. Bilmiyorum biz bunun ne kadar farkındaydık?
    Bu mevcut durumun ortaya çıkmasıyla birlikte sermaye sahiplerinin istikrar kaygısının ve bazı diğer şartların birleşmesiyle bu güne geldik.
    Doğrusunuz, 1980 ihtilali bizi dünyaya açtı. Ama bu durumdan o gün memnun olan uluslararası sermayenin bugün Türkiye’nin istikrarını savundukları görüşündeyim, üstelik bu kadar yatırım yapılmış ve bir o kadarı da kapıda bekliyorken.
    İlgiyle takip ediyorum,
    Muhabbetle…

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş