Ertuğrul Özkök Kadın Olsa
FST 28 Ocak 2007
Bu talep elbette benden gelmiyor. Erkek haliyle zor çekiliyor bir de aynı kafada kadın köşe yazarı olsa halimiz ne olurdu. Peki bu talep nereden geliyor, derseniz, bizzat kendisinden. Bugünkü yazısında yazdıklarının yarısını anlamadım, şezlong diye bir şeyden bahsediyor. Anlayabildiğim ve ilgimi çeken bölümlerde şöyle yerler var:
[…] Ipod’umda Mahler’in “Ölmüş çocuklar şarkısı” çalıyordu. Dame Janet Baker söylüyordu. Cuma günü öğle vaktiydi. Kar yağıyordu. Bir şişe muhteşem Sciassia açmıştım. İçimdeki ben, narsisizmin dayanılmaz davetine icabet edip kendini çırılçıplak aynada seyrediyordu. Ve halinden çok memnundu. Aynada görünemeyen hayalim beni baştan çıkarıyordu.
[…] Cuma akşamı orada az sayıda insanın katıldığı çok özel bir davetteydim.Davetin ev sahibi İngiltere Başbakanı Tony Blair, Microsoft’un sahibi Bill Gates ve şarkıcı Bono’ydu. Afrika için yaptıkları çalışmaları bize anlatmak istiyorlardı.
[…] Bono’yu son defa üç yıl önce Dublin’de Dünya Yayıncılar Birliği Genel Kurulu’nda dinlemiştim. Orada yüz yüze konuşma imkánımız olmamıştı. Bu defa konuştuk. Üzerinde siyah bir tişört ve ceket vardı. Biraz kilo almıştı. Saçlarını kısa kestirmişti. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bono, eskisine göre çok daha çekici bir erkek. Karizması çok daha kuvvetli. Hiç usanmadan, bıkmadan herkese Afrika ile ilgili çalışmalarını anlatıyor. Son derece mütevazı; ama o kadar motive. Konuşurken insanın kollarına, omuzlarına dokunuyor. Vücut dilini çok iyi bilen bir insan. Yani şeytan diyor ki, kadın olsam…
[…] Oradan Tony Blair’in yanına gidiyorum. Yine sempatik, yine kendinden emin, yine aynı derecede muzip. […] Ben kendimi tanıtınca, “Evet hatırladım. Parti kongresi sırasında benimle mülakat yapmıştınız” diyor. Sonra Başbakan Erdoğan’la ilgili bir soru soruyor. Ama bu konuşma off the record olduğu için yazamıyorum.
[…] Dünyanın en ünlü insanları birbirlerine birinci isimleriyle hitap edip kollarına, omuzlarına dokunarak konuşuyor. Bana göre Davos, dünyayı savaşamayacak hale getiren bir Babil Kulesi. Bir gün bakacaksınız, siyasiler, askerler “Haydi savaşa” diyecek; ama kimse savaşa gitmeyecek.
[…] Oradan çıkıp Google’ın partisine gittim. […] Dün cumartesiydi. Davos’ta kar yağıyordu. […] Tekrar aynamın önüne geçtim, ruhumu çırılçıplak soydum ve narsist arzularımı sonuna kadar tatmin ettim. Aynada görünmeyen hayalimin ne kadar güzel olduğunu hissedip yoluma devam ettim.
Bu Bono dedikleri kim, yeni duydum. Yalnız adam bana biraz ciddiyetsiz geldi. Konuşurken muhatabının koluna, omuzuna filan dokunuyormuş. Özkök’e “ah keşke kadın olsam” dedirtmiş, ilginç. İsviçre’de istediği ameliyatı yapacak tıp merkezleri yok muymuş? Kendisine bunu tavsiye eden Şeytan ile bir görüşsün bakalım. Sonra Blair’e ne diyelim? Yahu bu Toni de çok sulu kardeşim. Erto ile her görüşmesinde enseye tokat davranmasa olmayacak. Allahtan görüşme off the record da herifin cıvıklığını iyice açık etmemiş Ertuğrul bey. Sempatik filan ama devlet adamı biraz ciddi olmalı, bu nedir, Davos’ta ekonomi toplantısı mı yapılıyor, komedyenlik yarışması mı?
Genel olarak Ertuğrul beyin yazısından (ve onun gözüyle Davos zirvesinden) çıkardığım 10 temel sonuç şu:
1. Thomas Mann şezlongda yatmaktadır
2. Ertuğrul Özkök’ün ruhu soyunabilmektedir
3. Bono siyah giyinmeyi tercih etmktedir ancak biraz kilo almıştır.
4. Blair bir şebektir.
5. Scissia muhteşem bir şaraptır
6. Bono Afrika için birşeyler yapmaktadır
7. Bu esnada Ertuğrul Özkök Bono’nun kadını olmak istemektedir
8. Ertuğrul Özkök şeytanla görüşebilmektedir
9. Dün Cumartesidir.
10. Davos’ta kar yağmaktadır
Popularity: 8% [?]
- Medya
- Yorum(9)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
11. Kaptan medyatör Ertuğrul Efendi ile klonlama teknolojisi zinhar biraraya getirilmemelidir. Yoksa halimiz haraptır.
12. Keşke Bono Bey aktif homoseksüel filan olsaydı da madde 7 bir şekilde gerçekleşseydi ve hepimiz rahat bir nefes alsaydık…
13. Siz asıl Çölajanı Bey’in bugünkü ultrasüpermega “makale”sine bakınız Fethi Bey! Yurdum insanının seviyesinin İsrail’deki göl seviyesinden de aşağıda olduğunu görmenin acısını tatsaydınız pazar pazar…
Tam üstüne bastınız, ben de yazıyı henüz bitirdim.
Ya Allah iyiliğinizi versin, pazar günü katıldım gülmekten.
Metin Abi’nin tamamlayıcı maddeleri cuk oturmuş.
Hele 12.si için ben de yürekten bir “keşkee” diyorum..
1 ve diğer bütün yorumlarım için önemli bir not:
Yorumlarımda adı geçen zevatın ve müessesatın gerçek kişi ve kuruluşlarla hiçbir ilişkisi yoktur. İtinayla duyurulur.
yahu ertuğrul özkökle de adaşmışım da habarımız yokmuş. Belli çok acılar çekmiş kendiisi, ailesi(hürriyet)… işkenceden hoşlanıyorlar mı ne , acı çekmeye zewkle devam ediyorlar
hooop!
Kadınlara haksızlık ediyorsunuz:)
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=215522
Ertuğrul ÖZKÖK yalan haberi için özür dilemiş!
Ve bir tür günah çıkartma gibi olmuş..
Peki bu sonuç bizim hatamızı örter mi?
Hafifletse de örtmez.
Daha dikkatli davranmamız, sadece rapora güvenmeyip araştırmamız gerekirdi.
O bakımdan hem muhabirin, hem de yazı işleri olarak bizim kusurumuz var.
Ayrıca olayı hemen “Tesettür Faciası” olarak sunmak da açıkça önyargılı bir davranış olmuş.
Bütün bunlar için, haberi yapan arkadaşımızı uyarıyoruz.
Yazı işleri olarak biz de gereken dersi çıkarıyoruz.
14. Aynada gorunmeyen hali cok guzeldir.