Şubat 2007 Arşivi

Çankaya’ya Kim Çıkacak?

FST 27 Şubat 2007

demrel.jpgBunu merak ettiğim yok elbette, sadece sorunun yöneltildiği şahıs Demirel olunca şöyle bir dikkat ettim. Öyle ya, bakalım 50 yıllık siyaset tecrübesi ne söylemiş bu konuda. Kritik sorunun cevbına geçmedenSabah gazetesindeki  mülakattan söz edelim. Demirel’in cevaplarını anlayabilmek hakikaten bilgelik gerektiriyor. Hatırlarsanız Hürriyet yazarı Tufan Türenç kendisini büyük bir bilge olarak tanıtmıştı.  Bilge’nin cevaplarının biz faniler için anlaşılmaz görünmesi normal.

Devamı »

Popularity: 21% [?]

Gençlik Ayakta!…

FST 26 Şubat 2007

Türk gençliği her zaman hak edene gereken tepkiyi göstermiştir. Tarih bunun örnekleriyle doludur (… konulu bir kompozisyon yazınız.) Neyse, siz kaleme kağıda sarılın, bu özlü söz Kanaltürk televizyonunun maliye tarafından kontrolünü protesto eden ve haberde “Cumhuriyetçi Gençlik Platformu” olarak belirtilen bir gruba binaen aklıma geldi. Aslında geçen haftaki Nokta dergisinde de benzer birşey görmüştüm, gönüllü gazete takipçisi dostum Recep ayrıca bundan haberdar etti. Kanaltürk konusunda diyecek çok şey yok, uluorta AKP düşmanlığı yapan Tuncay Özkan bir de şu kadar milyon dolarla televizyonu kurduk deyince başına iş almış oldu. İncelensin, iyi olur, paranın hesabını verebiliyorsa ne güzel. Tabii işin medyaya sansür boyutunu dikkate alan “gençlik” doğal olarak olayı protesto ediyor, onlara da diyeceğim yok. Gerçi Cumhuriyetçi Gençlik Platformuna şöyle bir tarih gezisi yapıp 1925′ten itibaren medyada uygulanan sansürü incelemesini önerebilirim ama aklıma gelen başka bir şey.

Gazetedeki resme dikkat ettiniz mi? Eylemi yapan (ellerinde tasarruflu olduğunu tahmin ettiğim birer de ampul tutan) gençler standart Türk gençliğine göre epey “olgun” görünüyorlar. Benim resme bakarak yaptığım tahmine göre bu gençliğin yaş aralığı 70-95 ve ortalaması Cumhuriyete eşit gibi duruyor. Hele en öndeki mütebessim Türk genci beni kazanımlar konusunda çok daha ümitli hale getirdi. Artık Tuncay Özkan’ın sırtı yere gelmez, kafaya takmasın. Bu gençlik oldukça biz muasır medeniyeti paramparça eder, kalan tek dişini de sökeriz.

Popularity: 15% [?]

Şanlı Bayrağımız

FST 22 Şubat 2007

Eskiden dini dergiler vardı, bal peteğinde, ağaç gövdesinde, inek sırtında, karpuz çekirdeğinde Allah yazdığını resimlerle gösterir insanların bunlara bakarak Müslüman olacaklarını yahut imanlarının güçleneceğini iddia ederlerdi. İşin garibi bir defasında ben de yediğim bir karpuzun çekirdeklerinde hattat dikkatiyle yazılmış Allah yazısına rastlamış hayretler içinde kalmıştım gençliğimde.

Herneyse, nostaljiyi bırakırsak, bu tür simgelerin son zamanlarda Atatürk için de fazlasıyla kullanılmaya başlandığının farkındayım. Mesela Amasra’da bir kafeden karşı dağlara dürbünle bakıldığında tepelerin Atatürk resmi oluşturduğu iddia ediliyordu. 50 kuruş verip ben de baktım, evet gerçekten benziyordu. Yine hepimizin bildiği Damal dağına düşen gölge var, sanki dağ bilerek yontulmuş gibi alenen Atatürk silüeti görünüyor. Edremit taraflarında da bir kayalık varmış, biryerlerde işitmiştim, artık Suat beyin yazlığına gittiğimde detaylı incelerim (vaatler unutulmasın). Bu durum sadece İslam ve Kemalizm inançlarına özgü bir şey değil elbette mesela ABD’de bir tüneldeki nem Hz. Meryem’e benziyor diye millet oraya hücum etmiş, ben de konuyu bir yazıyla gündeme getirmiştim. Demek ki dinlerin kutsal değerlerinin tabiatta yansıması ilgi çekiyor. Bu saydıklarıma bir de Türk Bayrağı eklenmiş. Peki bunu nasıl yorumlayacağız? Haber sitesinde şöyle deniyor:

Türklüğünü kanıtlamış ilk inek

Şehitlerimizin kanıyla boyanmış ay yıldızlı bayrağımız…inanması belki güç ama ineğin gövdesinde bayrağımızın simgesi ay yıldız var..

Kütahya’da ‘yıldız’ isimli ineğin karın bölgesindeki ay yıldız şekli görenleri şaşkına çeviriyor. İlk türklüğünü kanıtlayan inek hatta canlı diyebiliriz. İneğin sahibi ise bu özel ineği satmamaya kararlı…

Haber sitesindeki resim ilginç ama haberin veriliş tarzı da en az onun kadar güzel. Yalnız aklıma takılanlar var. Bir defa aklıma ilk olarak “hayvandan Türk olur mu” sorusu geliyor. Benim bildiğim Türkler insan neslinin bir alt grubudur. Bir inek neden Türk olsun? Üzerindeki işarek başka bir kavmin bayrağını andırsa, misal orak veya çekiç resmi olsa komünist inek, Çinli inek, Rus inek denebilir mi?

İkincisi, başka bir hayvanın üzerinde bayrağı andıran resim görülse ve bu hayvan da pek makbul birşey olmasa ne olacak? Kaldı ki inek de çok muteber değildir. Misal bir merkep üzerinde ay yıldızı andıran şekil görünse “ilk Türk eşek görüldü” mü denecekti? Veya bir ayı olsa ne olacaktı? Bunu uzatabilirsiniz. Bir de haberde Türklüğünü kanıtlayan diyor. Türklüğü kanıtlamak için deride ay ve yıldız bulunması mı gerekiyor? Bu kıstas sadece hayvanlar için mi geçerlidir? vs. vs.

Bu haberde inek açısından en önemli yön kendisinin Türk olması değil, kesilmekten kurtularak ilelebet yaşamayı garantiye almış olmasıdır. Sahipleri de yakında kendilerini ziyaret edecek medya mensupları ve şaşkın vatandaşlardan biraz para kazanıp yollarını bulabilirler. Allah diyen aslan örneğini hatırladığımda, inek bir de böğürürken “Allah” dese tam olurdu, “Türk İslam Sentezci İnek” diyorum ama şimdilik biz elimizdekiyle yetineceğiz.

Bu arada, ay ve yıldızın siyah olup beyaz zemine oturması ineğin Beşiktaşlı olduğuna da işaret edebilir, maskot olarak kartal yerine düşünülür mü bilmem ama sahiplerine duyurmuş olayım.

Popularity: 37% [?]

Haram Elma

FST 22 Şubat 2007

elma2.jpgÇok garip bir toplumuz. (Bilmediğiniz bir şey söylemiş olmayı isterdim ama entel bir giriş yapmak gerekiyor bazen). İki önceki yazıda millet adına iş görmek için seçilmiş, milletten toplanan vergi, ceza vs. ile maaşı ödenen milletvekilleri ile muhtelif memurların alenen ve başkanın ifadesiyle “72 milyonu” hiçe sayarak ceplerini doldurduklarını yazmıştım. Benim bunu yazmama bile gerek yok, devede kulak kalır, şöyle kafanızı kaldırıp etrafa bakın yeter. Ancak, bu eleştiri “yahu iyi şeyleri niye görmüyorsun, yaptırmıyorlar, hem solcular, muhalifler, (herneyse) daha alasını yapıyor vs.” şeklinde ayıplanabiliyor. İşte bu konuda daha önce bir memur atamasında bahsettiğim çelişkili tavrımız aklıma geldi.

Devamı »

Popularity: 13% [?]

Dört Maçtan İkisi

FST 22 Şubat 2007

kursun.jpgBugün güzel ve ümit verici bir haberle karşılaştım. Malum, daha önceki bir yazımda halk arasındaki yaygın efsane ve inanışların asla bastırılamayacağını, hastanalerde birer Metafizik Polikliniği açıldığı ve başlarına civardaki tanınmış medyum, hoca, falcı, dede vs. atandığı takdirde devletin inanılmaz para kazanacağını üstelik de vatandaşın gizli kameraya yakalanma, Uğur Dündar tarafından taciz edilme derdi olmadan kendini okutabileceğini ve rahatlayacağını iddia etmiştim. 

Devamı »

Popularity: 12% [?]

Kamuoyuna Yansımaması İçin

FST 21 Şubat 2007

vekil.gifBülent Arınç ile ilgili epey yazı yazdım, kendisi milletin parasını çarçur eden, TBMM personeli memura, milletvekillerine halkın aleyhine haksız yere çıkar sağlamayı huy haline getirmiş garip bir insan. Bir de haktan, adaletten bahsetmesi yok mu, insanı çileden çıkarıyor. Birbiriyle bağlantılı birkaç haber okudum ve ellerindeki devlet imkanlarını kendi çıkarları, cepleri, akrabaları, ahbapları için nasıl fütursuzca kullandıklarına, bu konuda uzman olmama rağmen bir kere daha dehşetle şahit oldum. Şu haber 2005 yılına ait, bakın Bülent Arınç güya vekillerin sağlık harcamasından şikayetleniyor, tarih 16 Haziran 2005. (Bu arada o günlerde konuyla ilgili ben de birşeyler yazmışım)

Devamı Antibürokrasi’de…

Popularity: 11% [?]

Göbek Bağı-II

FST 20 Şubat 2007

ali.jpgBebek Atatürk’e benzesin diye göbekbağını Anıtkabir civarına gömdüren ünlüler meğer yeni bir şey değilmiş. Konuyla ilgili bir başka gelişme var, buyrun bakalım:

Ali Sadi’nin Göbekbağı

Ali Sadi’nin göbek bağını Harvard’a gömdürdük

BEBEĞİ Atlas’ın göbek bağını Anıtkabir’in yakınına gömdüren Gülben Ergen’den sonra Mehmet Ali Erbil’in de, yedi aylık oğlu Ali Sadi’nin göbek bağını ABD’deki Harvard Üniversitesi’nin bahçesine gömdürdüğü ortaya çıktı. Erbil, “Gülben’i doğumundan sonra ziyaret ettiğimizde söylemişti. Gayet normal. Biz de ABD’ye giden arkadaşlarımızdan rica ederek oğlumuzun göbek bağını Harvard’ın bahçesine gömdürdük. Amacımız, Ali Sadi’nin iyi bir eğitim alması. Onun bilim adamı olmasını istiyoruz” dedi.

Çok ilginç, demek Ali Sadi’nin iyi bir eğitim alması (hatta bilim adamı olması) için standart okul eğitimi dışında göbek bağının bir üniversite bahçesine gömülmesi de gerekiyormuş. Bakalım diğer ünlüler bu konuda ne gibi icraatlar yapmışlar? Bir de aklıma geliyor, ortalıkta bir sürü manyak var, bunların göbekbağı yanlışlıkla ve topluca bir tımarhanenin bahçesine mi atıldı?  

Popularity: 16% [?]

Merak Konusu

FST 18 Şubat 2007

antkbr.jpgBugün pazar, biraz da hafif magazin haberlerine bakalım. Sabah gazetesinde Gülben Ergen ile Mustafa Erdoğan çiftinin bebeğinin bir ayını doldurduğunu öğrendim. Gülben Ergen şarkıcı mı, dansöz mü, artist mi öyle bir şey. Daha doğrusu hepsinden çeyrek porsiyon olduğunu tahmin ediyorum. Mustafa Erdoğan ise Anayasa profesörü değilse Yılmaz Erdoğan’ın ağabeyi olmalı. Herneyse, benim bilgim ötesine yetmez, genç (herhalde gençtir bunlar) çifti tebrik ederim. Bebeğe de Allah ömür versin. Tabii tahmin edeceğiniz üzere bu popüler kişilerin burada konu edilmesi sadece bebeklerinin ayını doldurması değil. Bakın Sabah gazetesinde ne deniyor:

Devamı »

Popularity: 14% [?]

Sayın Maymun

FST 18 Şubat 2007

maymun1.jpgEkonomitürk’ten Ekonomix dostumuz İngiltere’de top oynayan Emre’nin ırkçılıkla suçlanması meselesinde bir yazı yazmış, yazının sonunda da konunun komplo teorisi boyutu olduğu iddialarını, benim ilgi alanıma gireceği düşüncesiyle buraya paslamış. Eskiden mahalle aralarında az patlak top tepmemiş, bu uğurda kolunu kırmış bir emekli olarak pası alıp kabul ettim. Araştırmacı gazetecilik gereği, konuyu ciddiyetle ele aldım. Öncelikle konuyla ilgili biraz önbilgim olmakla birlikte, detayları bilmediğimden hızlı bir tarama yaptım. Anlaşıldığı kadarıyla Emre’nin bir değil üç ayrı ırkçılık ihtiva eden söz sebebiyle başı derde girmiş.

Devamı »

Popularity: 14% [?]

“Bu Arada…”

FST 16 Şubat 2007

1f96ab9c06753f488786d253b.jpgSilahlı kuvvetler çeşitli yerlerde dersane işletmeciliği yapıyormuş, yeni işittim. “Mahrumiyet bölgeleri için güzel bir uygulama, tebrik ederim” diye düşünürken Sabah gazetesinde ilgili uygulamanın mahrumiyet bölgeleri dışında da örnekleri olduğunu fark ettim. Türkiye’deki büyük çaplı yeraltı tarikatlarından Süleymancı grubu bir ilçede yatılı dersane açmaya niyetlendiğinde karşısında TSK ÖSS hazırlık kursunu buluvermiş. “Tarikat kurslarına Mehmetçik yanıtı” başlıklı haberde ilgi çekici detaylar var. (Vurgular benden) 

Devamı »

Popularity: 21% [?]

İleri »

Kapat
E-posta ile paylaş