Türk Filminde İmamlar
FST Şubat 1st, 2007
Türk filmlerindeki din adamı imajıyla ilgili bir yazı varmış, detayları haber sitesinden okuyabilirsiniz, ben çok daha önce konuyla ilgili birşey yazmıştım, yeri geldi hatırlatayım dedim:
(14 Haziran 2005)
Diyanet işleri başkanlığı son dönemdeki faaliyetlerine imajla ilgili birini daha ekliyor. Habere göre Türk filmlerindeki olumsuz imam imajı teşkilatı rahatsız ediyormuş.
Malum, yeşilçam filmlerinde (aslında tüm türk film ve dizilerinde) imamlar çirkin, vahşi, saldırgan olarak tasvir edilirler. Bu imamlar sürekli yeniliklere karşı dururlar. Son derece modern giyimli (Hülya Koçyiğit gibi) sevecen, iyi kalpli, çağdaş öğretmenlere pusu kurmaya çalışırlar. Normalde benim hiç rastlamadığım şekilde cami dışında da cüppe ile dolaşırlar. Ellerinde de örneklerine Konya Mevlana müzesi veya Topkapı Sarayında rastlanabilecek türden devasa tespihler bulunur. Hasılı manzara kısaca “gerici, tiksinti verici imam ve onun temsil ettiği islam dini” ile “ilerici, insana ferahlık veren sevecen öğretmenin temsil ettiği laik düzen” şeklinde özetlenebilir.
Peki bu manzarada gerçeklik payı var mıdır? Elbette yoktur. Bir defa fiziksel özelliği bozuk imam olabileceği gibi bol miktarda öğretmene de rastlayabilirsiniz. Bütün islamcılar kılıksız olmadığı gibi, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinde de herkes manken gibi değildir. Rastgele gireceğiniz bir devlet lisesinde kendini şık sanan kokana öğretmenlere rastlayabileceğiniz gibi, bir devlet camisinde manken görüntülü imam da görebilirsiniz. Yani tipleme açısından bu yaklaşım elbette doğru değildir.
Köylerde, mahallelerde laik düzenden hoşlanmayan, modern eğitim sisteminden hazzetmeyen imamlar mevcut olabilirken, son derece modern, laptop bile kullanan imamlara da rastlayabilirsiniz. Üstelik imamlar boş vakte sahip meslek erbabı oldukları için her tür perakende ve toptan ticaret, emlakçılık, oto galericiliği, kömürcülük, köy yerlerinde ziraat gibi işlerle uğraştıklarından gerçek dünyayı iyi tanırlar. Filmlerdeki karikatürler pek gerçekçi değildir. Üstelik aynı gerçekler öğretmenler için de geçerlidir. Öğretmenler de sadece “devlet hizmeti” aşkıyla öğrencilere güler yüz gösteren masumlar değildir. Çoğu ek iş yapar. Genelde haftada 1-2, bilemediniz 3 gün çalıştıkları için boş vakitleri imamlara göre daha boldur. Semt pazarlarında plastik leğen, çorap, kadın iç çamaşırı satanları, dersane açıp özel eğitim sektörüne girenleri, tarla bahçeyle uğraşanları boldur.
Yani, benzer türden iki meslek erbabı. Üstelik yaptıkları iş de ne kadar birbirine benzer, dikkat edin: Biri camilerde diyanetin matbu hutbesiyle sivil vatandaşı “devlete itaatkar” iyi insanlar yapmak için para alır, diğeri aynı görevi okullarda yürütür. Yani, yok aslında bir farkımız, ama biz daha çağdaş, laik yerine göre demokratız hesabı.
Diyanet imamların imajını nasıl düzeltecek, orası biraz muamma görünüyor. Haberde çizgi film gösterileceğinden, büyükler için eğitici film yapılacağından, çingene belgeseli hazırlanacağından (ne alakası varsa) bahsediliyor. İmamların imajı çizgi filmle düzelir mi orasını bilmem ama Diyanet bütçesi gene birilerinin cebini dolduracak, öyle anlaşılıyor. Eğer kendileri yetenek geliştirip çizgi ve dizi film çekmeyeceklerse tabii.
(Bir başka imam yazısı için bkz. “The” İmam)
Elinize sağlık Fethi Bey,
Önemli bir konuyu açıklamışsınız. Belirttiğiniz gibi film ve dizilerde imamlar yobaz, gerici, menfaatçi ve özellikle de sapık olarak ortaya konuyor. Öğretmenlerle karşılaştırmaya gitmeyeceğim, her mesleğin değeri ve önemi vardır. (bir kaçı hariç) Ben bunun toplum mühendislerinin işi olarak görüyorum. İmam teizmin simgelenip, öğretmenle de ateizm sembolize edildiğini düşünütorum. Ama şunu açık bir şekilde söyleyeyim ki genel olarak imamlarımız hem dünya görüşü olarak hem de mesleklerinin gereği olan donanımlara sahip olduklarını düşünüyorum. İstisnalar elbette vardır ama bir talebinizi, isteğinizi, sorunuzu geri çevirecek imam çok azdır. Ve bence imamlar ve öğretmenler mesleklere yüklenen anlam bakımından en yücesine sahiptirler. Bu benzerliği ayırmak tabiki bir kesimin işine geldiği için bu fitneye gidiliyor.
Muhabbetle…
cok dogru dusunuyorsun talha bey kardesim. genclerin imanini boyle tuzaklarla caldilar. gun gelecek bu hainler dahi halkin onunde teshir olunacaktir diye umuyoruz. lakin zaten her gun her yerde teshir olunuyorlar da herkes anlamiyor. umuyoruz ki bir gun anlayacaklar. selam ederim.
Dün akşam bir Holywood filmi seyrettim. Bir çeşit aşk filmi. Erkek çok dindar, İncil’i elinden düşürmeyen bir adamdı. Dişleri de gayet düzgündü. Sevgilisine Tanrı ile ilgili çok hikmetli sözler söylüyordu.
Bu formatta bir Türk filmi neden yok diye düşündüm. Sonra düşünmekten vazgeçtim, filmi izlemeye devam ettim. Güzel filmdi çünkü.
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yazılan romanlarda çekilen filmlerde,dizilerde,karikatür dergilerinde,köşe yazılarında,gazete haberlerinde din adamları sadece kötüdür.İyi ve yararlı işler yapanlarda sinsice rejimin yıkma peşinde olan mürtecilerdir..
Din adamanı kötü gösteren sinema-tv sektörü çoğunlukla eski solcuların elinde.Onların objektif(!) dünyalarından çıkan sonuçta bu oluyor işte
Dün akşam bir Holywood filmi seyrettim. Bir çeşit aşk filmi. Erkek çok dindar, İncil’i elinden düşürmeyen bir adamdı. Dişleri de gayet düzgündü. Sevgilisine Tanrı ile ilgili çok hikmetli sözler söylüyordu.
Bu formatta bir Türk filmi neden yok diye düşündüm. Sonra düşünmekten vazgeçtim, filmi izlemeye devam ettim. Güzel filmdi çünkü.
fizikci bey/hanim, Filmin ismini de söyleyiverseydiniz keske.
XSI, yigidi oldurup hakkini vermeli, aslinda dediginize benzer bir turk “imam” filmi de mevcut. adini su an hatirlamiyorum ve imamin (belki filmin icinde imamligi terk ettiginden) gayet normal bir gorunusu var..
Kiliseler cocuklari oyle kendilerine bagliyorlar ki, buraya bir kez giden her cocuk bir daha cikmak istemiyor. Alt katlarinda oyun salonlari internet odalari, spor salonlari, toplanti salonlari var. Kiliseyle direk baglantisi olmayan cocuk guruplari kilisenin toplanti salonunda toplaniyorlar. Bir sebeple iceri cekilmis oluyorlar. Bazi kiliselerde kresler var, cocuklara bakiyorlar. Ayni zamanda din bilgisi sevgisi asiliyorlar.
Rahipler psikolojik danismanliga benzer hizmetler veriyorlar. Ev ev gezip dinlerini anlatiyorlar.
Turkiyenin her kosesi camilerle ve ilmamlarla dolu. Eskiden ogretmenlerin bile gidemedikleri yerlerde imamlar hep vardi. Bu buyuk gucu diyanet goremiyor mu, gormemesi mi gerekiyor bilmiyorum. Diyanetin imaj calismasi yerine imam kalitesini yuksetme gorevlerini artirma calismasi yapmasi daha mantikli olur. Imaminlar egitilmeli, namaz kildiran adam olmaktan cikip din adami olmali. Toplumla butunlesmeli. Bu konuda kiliseler cok guzel bir ornek.