“Anti-Emperyalist Dünya Konferansı”
FST 3 Şubat 2007
Malum Atatürkçü Düşünce Derneği olağanüstü genel kurultayını, biraz kavga gürültülü de olsa tamamladı, yeni yönetim oluştu. Yeni yönetimde 4-5 tane üniversite rektörü de var. ADD bilim fenerinin aydınlık ışığında yürüyecek, kendilerini tebrik ediyorum. Yalnız, yönetime giremeyen, yahut henüz derneğe üye olmayan 70 küsur rektörü “vay, demek ADD üyesi değilsiniz” şeklinde bir yeniden atanma sınav sorusu terletebilir, şimdiden hatırlatayım. Bulunduklar il, ilçe ve kasabadaki en yakın şubeye başvursunlar. Başkan emekli orgeneral Şener bey tüm dernek şubelerinin saat 10-16.00 arası açık bulunup üye kaydında ciddiyetsizlik yapılmamasını bir talimatla emretmiş. Ben de buradan herhangi bir devlet görevinde terfi etmek, göze girmek isteyen varsa duyurmuş olayım. Öncelikle de tüm akademisyenlere söylüyorum, bakın rektörleriniz dernek yönetimine girmek için birbirini çiğneyecek neredeyse, üniversitede rahatınızı daha da pekiştirmek istiyorsanız derhal tavsiyemi ciddiye alın. Yarın doçent olamadım, oldum da kadro vermediler diye zırlamayın.
Peki taze yönetim ilk icraat olarak ne yapıyor dersiniz? Gazeteden okuduğuma göre 8 Milyon potansiyel Türk vatandaşının hızla derneğe üye yazılması, bunun için mahalle ve köy bazında eyleme geçilecekmiş. Peki neden 8 milyon. Bu rakam geçen yıl Anıtkabiri ziyaret edenleri gösteriyor. Yalnız emekli paşa bu rakamların muhtemelen tekrarları ihtiva ettiğine dikkat etmemiş. Bir de kabri ziyaret edenlerin kısmı azamı dersi kırmanın zevkini yaşayan ilk ve ortaokul talebesi olduğundan onların üyeliği de problemli olabilir. Ziyaretçilerin bir kısmının da zaten üye olduğunu düşünürsek potansiyel üye 8 milyon değil 8 bin bile olabilir.
Herneyse, yurt genelindeki bu atılım yanında benim dikkatimi çeken konu yurtdışı işbirlikleri oldu. Tabii bu işbirliği biraz farklı. Zira malum ADD Avrupa ile ilişkilere pek sıcak bakmıyor. Peki nedir uluslararası eylem dediğimizde “Anti emperyalist dünya konferansı” diye bir şeyden bahsedildiğini görüyoruz. Haberde şöyle deniyor:
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanlığı’na seçilen emekli Orgeneral Şener Eruygur, emperyalizme karşı Fidel Castro ile işbirliği yapmaya hazırlanıyor. Dernek bu amaçla Küba ile ortak ‘Anti-Emperyalist Dünya Konferansı’ düzenleyecek. Eruygur, projesini geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da gerçekleştirilen ADD Olağanüstü Genel Kurulu’nda dile getirdi. Bu amaçla da Küba Büyükelçiliği ile temasa geçilmesi planlanıyor. Dernek içindeki muhalifler ise Paşa’nın projesini gerçekçi bulmuyor. Girişimi ABD ve AB yanlısı olmakla suçladıkları ADD Genel Başkanı’nın yeni bir manevrası olarak görüyor. Genel kurulda güven tazeleyen Şener Paşa, önümüzdeki süreçte tek hedeflerinin cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu saklamıyor. Cumhurbaşkanı seçiminin Kemalist devrim karşıtlarının ve taraftarlarının gönüllerindeki son aşama olduğunu iddia eden Eruygur, bu sorumluluk duygusunun gereğinin yapılmasının ‘hayati bir önem’ taşıdığını ifade ediyor.
Dikkat edilirse Küba-ADD işbirliği yanında Atatürkçü Düşünce Derneğinin son kale cumhurbaşkanlığını korumayı da temel hedef olarak belirlediğini görüyoruz. Ben Küba ile birlikte girişilen eylemi pek manalandıramadım. Atatürkçü Düşünce Derneği komünistleri anti emperyalist görüyor zahir, yalnız Castro ile (eğer hala yaşıyorsa) işbirliğine gitmesine mana veremedim. Kuzey Kore ABD’ye kafa tutmada Küba’yı ikiye katlari neden onlarla anti emperyalist işbirliği yapılmıyor? Herneyse.
ADD’ye cumhurbaşkanlığı yolunda destek olmak istiyorsanız para yardımı da yapabilirsiniz. Bakın sayın Cumhurbaşkanımız 100 YTL, Cumhuriyet gazetesi yazarı İlhan Selçuk 50 YTL bağış da yapmış. Evet, biliyorum size de bu rakamlar pek düşük geldi. Ramazan ayında kuran kursu hocalarına bile esnaf daha fazla yardım eder. Sayın cumhurbaşkanımız lojman+yolluk+yevmiye hariç 13 Milyar maaş alıyor, koca ADD’ye 100 YTL bağış yapıyor. Ben yakıştıramadım doğrusu. Daha önceki bir haberde 80 Milyar bağış yaptığını işitmiştim, acaba bu sene sayın Sezer’in giderleri mi arttı? Koca cumhurbaşkanı 100 YTL veriyorsa benim 1 YTL vermem de anormal olmaz herhalde.
Neyse, lafı uzatmayalım, ADD’nin yeni yönetimine başarılar, Castro’ya uzun ömürler dilerim.
- Toplum
- Yorum(5)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Bir de kurban derilerini ADD toplamalı:))
Bunu nasıl akledemediler hayret!
Üyelik ödentileri de zaten aylık 1 ytl imiş..
Bu da demektir ki, Atatürkçü olmak için bütçeyi sarsmaya gerek yok, o halde:)
Kredi kartı da kabul ediliyordur mutlaka..
Fethi bey bir düşünün derim:))
sayg.
http://www.add.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=51&Itemid=75
ÜYELİK ÖDENTİLERİ
MADDE 7.
a.Üyelik Ödentisi yıllık 12 YTL.-(oniki) dir. (aylık birYTL.-) Üyelik ödentisi her yılın başında peşin veya Nisan ve Eylül aylarında taksitli olarak ilgili Şubeye ödenir. Bu miktarları artırmaya Genel Merkez Genel Kurulu yetkilidir. Eylül ayı sonunda ödentisini ödemeyen üyenin, üyelik hukuku yıl sonuna dek askıya alınır; üyelikten kaynaklanan haklarını kullanamaz. Ödenti yıl sonuna dek ödenmez ise üyelik, şube yönetim kurulu kararı ile bildirimsiz olarak düşürülür.
b. Yeni Üye olanlardan giriş ödentisi (kimlik bedeli dahil) beş YTL alınır. Öğrencilerden giriş ödentisi alınmaz. Üyelik başvurusunda bulunan kişi, başvuru formunu ilgili Şubeye teslim eder. Şube Yönetim Kurulunca başvurusu onaylanan Aday Üye, giriş ödentisinin tamamını Genel Merkezin banka veya posta çeki hesabına yatırıp, alındısını ilgili Şubeye teslim ettikten sonra Şube, Aday Üyenin başvuru belgesiyle birlikte ödenti alındısını
üç ay içinde Genel Merkeze göndermekle yükümlüdür.
c. Üyelerin ödentileriyle ilgili izleme görevi Şubelerce yapılır.
d. Yıllık üye ödentilerinin üçte biri Genel Merkeze gönderilir.
e. Üyelik ödenti yükümlülüğünü yerine getirmeyen Üyeler, Şube Genel Kuruluna ve Genel Merkez Genel Kuruluna katılamazlar.
f. Genel Merkeze karşı yükümlülüklerini yerine getirmeyen Şubeler ve temsilcileri, delegeleri, (e) fıkrası gereğince yapılacak işlemler sonucu, izleyen Genel Merkez Genel Kurulunda temsil edilemezler. Bu düzenleme, Tüzüğün yürürlüğe girmesini izleyen ilk Genel Kuruldan sonra uygulanır.
Marksizm-Leninizm-hatta-Maoizm itikadında “savaşım” Faşizm’e karşı yapılır. “Emperyalizm”e karşı “savaşım” ancak bazı “eytişimsel-özdekçi” koşullar oluştuğunda “farz” olur. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi Downing Street 10 numarada Lloyd George gibi bir etkafanın ikamet ediyor olmasıdır. Şayet bu “konut”ta mesela Winston Churchill gibi “sadr-ı millete vücudu ulu bir mucize” ikamet etmekte ise, bırakın “savaşım”ı, onunla “işbirliği” her Marksist-Leninist-hatta-Maoist’in “birinci vazife”sidir.
Sizi Veysel Bey siziiii!