TSE’de Memur
FST 4 Şubat 2007
Türk insanındaki garip bir ahlak zafiyeti ile ilgili kafamda bazı sorular var, daha sonra geniş yazmayı düşünüyorum, şimdilik giriş mahiyetinde memurlukla ilgili iki kelam edeyim. Eskiden beri bu siteyi izleyenler bilir, memura değil memurun kabullendiği, benimsediği bir anlayışa karşıyım. İyi memur saygı duyulması, el üstünde tutulması gereken kişidir ama gerçek dünyada nadir karşılaşıyoruz veya ille de bir defosu çıkıyor iyisinin. Memurluk devletle bağlantılı bir iş ve devlet ortadan kalkmadıkça da memur olacaktır. Dolayısıyla madem olacak, bari edebiyle olsun demek iyi memurlarımızı da onore etmek anlamına gelir.
Konuyu aklıma getiren şu haber oldu. TSE Kocaeli Kalite Kampüsü diye bir yerde Şevki Yılmaz’ın kardeşi memur olmuş, iki ayda bir ödenen ikramiye ile 2.700 YTL maaş alıyormuş. Üstelik TSE Kalite kampüsünün Türkçe açılımı “hiçbir iş yapılmayan yer” demektir. Bu şahsın, onun eş dost ve akrabasının, onu oraya tayin edenlerin vicdan muhasebesi yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.
Hep dikkatimi çeker, bizde İçişleri, Maliye, Adalet, Milli eğitim vs. bakanları temel görev olarak kendilerine bağlı memurların maaşını yükseltmeyi görürler. Milli Eğitim bakanı ek ders, maaş, vs. artışlarını, İçişleri bakanı polislere yapılacak zammı, Maliye bakanı geçenlerde olduğu gibi tüm personele havadan 500 Milyon zammı, adalet bakanı savcı, hakim, diğer adliye personeline yapılacak ilave ödemeleri “müjde” adıyla verir. Belediyeler, özerk kurumlar ayrı bir hikayedir. Sanki bakanlar, belediye başkanları ceplerinden akrabalarına, yakınlarına bahşiş dağıtıyorlar. Çevremde bunu kabul etmeyi onuruna yediren, evet bunu versinler, daha da zam yapsınlar diyen, yahut en azından “yahu bu parayı hak edecek ne iş yapıyoruz” diye vicdanen rahatsız olmayan memur arkadaşlarımı da hayretle izliyorum. Bunları çok doğal bir hak olarak görüyorlar ve benim sözlerime mana veremiyorlar.
Özel sektöre göre çok rahat şartlarda, çok zaman herhangi bir vasıf gerektirmeyen işlerde minimum 1000 YTL maaş alan devlet memurları ve kamu işçileri toplumdaki adaletsiz bir ayrımcılığın aktörleri haline geldiler. Sağcı, solcu, islamcı tüm memur ve kamu işçi sendikaları da toplumun kalan kısmı aleyhine haksız gelir talep eden birer menfaat şebekesi görevini yürütüyorlar. Milletin bir kısmından vergi diye zorla alınıp, hatta çocuklarımızın sırtına sarılan borçlarla memurlara ödenen yüksek maaş ve ek para, tazminat vs. ayıbı bence unutturulmaması gereken bir hakikattir.
AKP’ye bu düzenin devamı için elinden geleni ardına koymadığı için teessüf ediyorum.
Popularity: 18% [?]
- Bürokrasi , Siyaset
- Yorum(5)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
“Sağcı, solcu, islamcı tüm memur ve kamu işçi sendikaları da toplumun kalan kısmı aleyhine haksız gelir talep eden birer menfaat şebekesi görevini yürütüyorlar.”
Aynen katılıyorum.
Bahsi gecen kisinin yeni memur olmadigi ile ilgili bi tekzip yazisi okudum onceki gun, gordunuz mu?
Merhaba Betül,
Ben ilgili şahsın yeni veya eski memur olmasını önemsemedim. O haberde de zaten şahsın daha önce memurluk yaptığı yazıyor.
Vurgum genel olarak insanların (siyasi görüşü fark etmez) bu işleri doğal bir hak olarak görmesi, kendileri lehine oldukça adaletsizlikleri görmezden gelmesi üzerine.
FST
hiç bir şey anlamadım !!!
Ne konuda?