“Bu Arada…”
FST 16 Şubat 2007
Silahlı kuvvetler çeşitli yerlerde dersane işletmeciliği yapıyormuş, yeni işittim. “Mahrumiyet bölgeleri için güzel bir uygulama, tebrik ederim” diye düşünürken Sabah gazetesinde ilgili uygulamanın mahrumiyet bölgeleri dışında da örnekleri olduğunu fark ettim. Türkiye’deki büyük çaplı yeraltı tarikatlarından Süleymancı grubu bir ilçede yatılı dersane açmaya niyetlendiğinde karşısında TSK ÖSS hazırlık kursunu buluvermiş. “Tarikat kurslarına Mehmetçik yanıtı” başlıklı haberde ilgi çekici detaylar var. (Vurgular benden)
Ordu’nun Mesudiye ilçesinde Süleymancı bir grubun ÖSS kursu açacağı bilgisini alan Jandarma Bölük Komutanı, acilen Mehmetçik Dershanesi’ni hizmete soktu.
[…] Tarikatçıların dershane olarak kullanmayı planladıkları binaya 200 metre mesafedeki bir binayı dershaneye dönüştüren yüzbaşıya Genelkurmay da destek verdi ve 13 öğretmen asteğmeni ilçeye atadı. Bu gelişme üzerine Süleymancı olarak nitelendirilen grup dershane açma fikrinden vazgeçti.
[…] Belediye Başkanı Ahmet Baki Yılmaz’ın desteğiyle Mesudiye’deki kullanılmayan eski Tekel binası Mehmetçik Dershanesi için tahsis edildi. Binanın onarımında jandarmaya Mesudiyeliler Derneği, Ordu Valiliği ve İstanbul’da yaşayan kimi Mesudiyeliler de yardım etti.
[…] Mesvak’ın Süleymancı olarak bilinen tarikatla bağlantıları olduğunu söyleyen Mesudiye Belediye Başkanı Ahmet Baki Yılmaz bu kuruluşun birkaç yıldır açtıkları küçük çaplı kurslardan rahatsız olduklarını söyledi. Bu kurslarla bağlantılı olarak öğrencilere burs adı altında daha derin tarikat bağlantıları sağlandığını anlatan Yılmaz, “Bu nedenle Yüzbaşı Derelioğlu’nun girişimlerini hep beraber destekledik. Tarikatçılar İlçe Milli Eğitim Müdürü’nden bile destek alıyordu. Hatta İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmetçik Dershanesi’nin açılmaması için çok çaba gösterdi. Ama bizlerin desteğiyle dershane açıldı. Tarikatçılar da amaçlarına ulaşamadı” dedi. Bu arada Mesudiye İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Gül’ün daha önce irticai faaliyetler ve Atatürk büstünü gerekçesiz kaldırmaktan dolayı soruşturma geçirdiği belirtildi.
Tarikatçıların engellenmesi güzel olmuş. Aslında herkes haddini bilip kendi kulvarında kalmalıdır. Dershane işinin uzmanı Fethullah Hoca grubudur, Süleymancılar bilmedikleri alana girmeye kalkmışlar, acemiliklerinden Mehmetçik yanıtını alıp oturuvermişler. Neyse, kendi bilecekleri iş.
Tabii yüzbaşı bu girişimiyle bir yıl erken binbaşılığı kapmazsa ayıp olur, benim gözüme girdi, üstleri de bunu değerlendirecektir muhakkak. Zaten eylem takdir edilmiş ki, 13 asteğmen de bedava öğretmen olarak tayin edilmiş. Tabii asteğmenlerin işi ne derece sahipleneceklerini bilemem. Genelde bunlar gönülsüz olurlar, ipe un serebilirler. Muvazzaflar ders versin diyeceğim, onların da harp sanatı ve inkılap tarihi dışında birşey bilenleri sırf bir tarikata “yanıt” olmak için Mesudiye’ye gelmeleri sıfır ihtimal. Bu işin bir yönü.
İkinci ve daha tehlikeli ihtimal asteğmenlerin muhtemel birer takiyyeci ve dinci olmasıdır. Evet, bunların şecereleri muhtemelen ince elenip sık dokunuyodur ama ben askerlik yaparken çok ciddi yerlerde namazlı niyazlı bir sürü yedek subayla karşılaşmıştım. Nasıl olsa geçici diye bunlara göz yumuluyordu, Mesudiye ilçesindeki asteğmenlere bir daha bakılsın derim. Kaş yapalım, tarikatçılara “yanıt verelim”, derken göz çıkarıp tazecik nesilleri yobaz ve takiyyeci sivil yedek subaylara kaptırmayalım.
“Bu arada” ilçe milli eğitim müdürüne de dikkatinizi çekerim. Bu adam büstü gerekçesiz kaldırma gibi affı mümkün olmayan bir suç işlemiş. Peki neden hala yerinde duruyor? Aslında cevabı hepimiz biliyoruz ama ben yine de ilgili yerlere Sabah muhabirleri ile birlikte duyurayım dedim, neme lazım. Yüzbaşıyı ataklığı sebebiyle takdir ettim, yalnız Milli Eğitim Müdürü dersini almadıkça binbaşılığı erken kapma hayal olabilir. Önerim Bölük karargahını tez elden ilçe milli eğitim müdürlüğünün en az 100 metre yakınına taşımasıdır. İnşaatta sağda solda boş gezen bir grup istihkamcı asteğmenden yararlanabilirler. Bu icraat gerçekleşirse, Süleymancıların geri adım atması gibi milli eğitim müdürü de muhtemelen kendisini bir ilkokulda öğretmen olarak bulabilecektir. Yüzbaşı da tez elden binbaşılık, bilemediniz yarbaylığı kapacaktır.
Ben bizim oğlan için dersane arıyordum, artık vazgeçtim. Yarın gidip mahaledeki yeraltı tarikat kuran kursundaki ÖSS dersleriyle ilgili olarak jandarma alayını bir ziyaret edeyim, bakalım gelişmeler nasıl olacak. Anladığım kadarıyla askerlerin dersaneleri bedavaymış.
Popularity: 15% [?]
- Güncel , Toplum
- Yorum(41)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Fatih Dai Bey,
Fethi Bey’e muhtemel darbemizin rüzgarı bile yetti netekim! Bakınız karlar erimiş bile! Binaenaleyh bir CB adayı olarak Fethi Bey The Sülü Bey’den ders almış olabilir diye de düşünmüyor değilim doğrusu.
“Tarikatçıların engellenmesi güzel olmuş. Aslında herkes haddini bilip kendi kulvarında kalmalıdır. Dershane işinin uzmanı Fethullah Hoca grubudur, Süleymancılar bilmedikleri alana girmeye kalkmışlar, acemiliklerinden Mehmetçik yanıtını alıp oturuvermişler. Neyse, kendi bilecekleri iş.”
“Önerim Bölük karargahını tez elden ilçe milli eğitim müdürlüğünün en az 100 metre yakınına taşımasıdır.”
Bu ne güzel üsluptür… Ey blogcunun iyisini bize bağışlayan internet…
Tatil yaramış Fethi Bey… Ben de çıkayım bari…
Ben askerligimde ilcenin birindeki bir mehmetcik dersanesinin muduruydum. Mudur deyince oyle onemli bir sey zannetmeyin, profesyonel olmayan bir kurumun esas durustaki muduru nasil olursa o kadar iste..
Konuyla ilgili baslica soylenebilecek olan seyler soyle:
1- Dersanenin basarilari her zaman rakamlarla oynanarak bir ust komutanliga sisirilir. Dagitimimizdan once il komutanliginda dersanenin basarisinin %98 oldugunu soylemislerdi. Ben de sehir merkezlerinde en iyi ogrencileri kapan profesyonel dersaneler boyle bir basari gerceklestiremezken, ilcenin birinde cok kotu egitim sartlarinda yetismis ogrenciler cok daha az sayidaki dersle nasil bunu basardilar hayret etmistim. Ama isin ic yuzu sonra anlasildi. Meger ilcedeki komutanlar basariyi yuksek gostermek icin ildeki komutanlari (tabir caizse) kandiriyorlarmis. Kazanmayan ogrencileri kazandi gostermekten tutun, ilce okulunda okuyup da dersaneye hic tenezzul etmemis, paraa kiyip sehir merkezindeki dersaneye gitmis ve kazanmis olan ogrenciler de eklenmisti listeye. Dahasi, sene basinda biz ise baslarken ‘kazanamayacagini dusundugumuz’ ogrencileri kayitli gostermememiz de istenmisti. Gercek basari ne kadardi derseniz, %2-3 civarindaydi. Bu %2-3 de, hem ozel deraneye gidip hem de oraya da ugrayan bir iki ogrenci sayesinde edinilmis bir basari. Ancak merkezdeki komutanlarin basarinin gercek oldugunu zannettiklerine eminim. Cunku bizi dagitimda ugurlayan personal sube komutani cok heyecanliydi.
2- Dersaneler cogu zaman kisa donem universite mezunlarinin ogretmenligiyle isletildigi icin ogretmenler 5 ayda bir degismek zorunda kalir. Bu da surekliligi bozar.
3- Benim gorev yaptigim yerdeki ordu mensuplari (astsubay vs.) sadece mehmetcik dersanesine guvenmez, cocuklarini ayni zamanda ozel dersaneye de gonderirlerdi.
4- Yukarida sozu edilen ordu mensuplari sehrin en basarili dersanesine cocuklarini gondermeye korkarlardi. Dersane gulen cemaatine yakin oldugu icin, istemelerine ragmen cocuklarini bu dersaneye kaydedemezlerdi. Bu nedenle de mecburen daha basarisiz bir dersaneyi secerlerdi.
5- Cok yerinde bir sekilde tespit ettiginiz gibi, gecici bir sure icin askerlik yapan, ama resmi ideolojiye prim vermeyen ogretmenlerin cocuklara militarist olmayan dusunceler asilamasi tehlikesi her zaman mevcuttur. Ornegin benim idare ettigim mehmetcik dersanesinde basortusu serbestti.
6- Yine de butun bunlarin hic onemli olmadigini dusunuyorum. Cunku butun bunlara ragmen mehmetcik dersanesinin asil gayesinin cocuklari egitmek degil, halkin gozunu boyamak oldugunu dusunmusumdur.
jandarma-kaymakam-okul muduru burokrasisi arasinda ezilip kalan o cocuklar aklima geldiginde hala cok uzulurum.
Ben daha çok “Bu arada…” ile başlayan ve Milli Eğitim Müdürü’nün, Atatürk büstünü “gerekçesiz” olarak kaldırdığı bilgisini veren cümleye takıldım. Ne yani, gerekçe gösterek kaldırabilmesi mümkün müydü? “Şu şu nedenlerden dolayı bu büstün kaldırılması gerekir” deseydi, “gerekçe gayet makuldur, kaldıralım gitsin” mi denilecekti.
Müdür’e,
Abicim bir iş yapacaksan sebebini söyleyeceksin. Yoksa soruşturmaya girersin.
Asker’e
Asker, senin işin bu ülkede irticayı önlemek. Terörle Polat abin ilgileniyor zaten.
Süleymancılar’a
Kardeş siz de çok ileri gitmişsiniz be. hadi fetonun grubu olsanız tamam da. Onlar biraz diyalog yapıyorlar. sizde o da yok. Hiç konuşmadan olmaz ki.
Ben de kısa dönem askerliğimi Ağrı-Patnos’ta Mehmetçik dersanesinde Fizik öğretmeni olarak yaptım.
Bence TSK’nın böyle bir hizmet vermesi çok güzel bişey. Özel dersaneye gitmek isteyen gidiyor zaten. Gücü yetmeyenler bizim dersaneye geliyorlardı. Cumartesi-Pazar günleri ilçenin lisesinde ders veriyorduk. Başarılı öğrenciler olduğu gibi ümitsiz vakalar da vardı.
Sabah gazetesinin haberi çok yersiz olmuş. Eğer doğruysa (ki yalan, bu gazeteler için sıradan birşeydir) Mehmetçik dersanesinin ruhuna uygun olmayan, münferit bir olay olarak değerlendirmek lazım. Çünkü biz, Mehmetçik dersanesindeki öğretmenler olarak, yaptığımız işin önemli olduğunu düşünüyor, böyle bir projeyi gerçekleştirdiği için silahlı kuvvetlerimizle gurur duyuyorduk.
herkes kendi isini yapsin kardesim..
dersaneciler komutancilik oynuyor mu?
hayret bisey..
manyakadam,
Dersi komutanlar vermiyor zaten. Kısa dönem askerlerden eğitim fakültesi mezunu olanlar veriyor. Zaten altı ay askerlik yapan bu vatandaşlar tabak silmek ve izmarit toplamaktan daha faydalı bir işle görevlendirilmiş oluyor.
Kaldı ki TSK sadece savaşmakla değil aynı zamanda hazarda sulhun devamını sağlamakla da muvazzaftır ki yurtta sulh cihanda sulh. Ne mutlu Türküm diyene.
kardesim ne demek dersi komutanlar vermiyor, herhalde vermeyecek, bizde yukarida okudugumuzu anlayabiliyoruz herhalde degil mi? neyse..
bir de dizmarit toplayacagina ders versin demissin. ne ilgisi var yahu? adama ihtiyac yoksa essek gibi izmarit topluyorsa onun cozumu ona ders verdirmek degil askerligin suresini kisaltmaktir.
herkes kendi isini yapsin derken ne demek istedim bir dusunsene. ordu ders vermek icin kurulmus bir kurum mu? ya da yardim kurumumu? darulaceze mi orasi? butceden iyi para goturuyorlar birsey diyemem ama fazla geliyorsa bu para gitsinler egitim kurumlarina bagislasinlar o parayi, egitimi de isi iyi bilenler yapsin.
asker uniformasiyla dersanecilik! korkar cocuklar be! hic mi pedagoji gostermediler sana? ben senin hocan olsam sen de bu kafa varken sifiri yemistin haberin olsun.
lafi toparlayamadigini farkedince yorumumun sonunda slogana vurmussun isi zaten ya neyse.
Müdür, müdür müdür?
hehehe
İyi diyorsun da manyakadam, şartlar gereği altı ay askerlik yapmak zorunda olan askerlerine tugayın öğretmenlik yaptırması fena bir şey midir? Sebeple sonucu birbirine karıştırma. Mehmetçik dersanesi, kısa dönem askerlerin yeterince uzun askerlik yapmasının sonucudur.
Ayrıca Mehmetçik dersanesi Genelkurmay’ın emri değil. Tugaylar bu işi yapmak için kendi insiyatiflerini kullanır. Yani mevcut durumda kısa dönem askerlere yaptırılabilecek hayırlı bir iştir bu.
Son olarak, çarşı iznine bile asker kıyafetiyle çıkılamazken, bu dersanelerde askeri kıyafetlerle ders verildiğini zannetmişsiniz, yanlış olmuş. Ayrıca kısa dönem asker-öğretmen en asil duygunun insanıdır!
kisa donem asker-ogretmen ha? hic gulecegim yoktu..
imam-subay olmaz ama asker-ogretmen olur tabi.. allah bereket versin..
metin-thepoor Bey, Fethi Bey geldi artık gam yemem ölsem de. Geldiği gibi bahsettiği konu da cidden bu ülkenin komedisi. Hoşgeldiniz Sayın Fethi Bey. Elleriniz dert görmesin.
Not: Darbe fikrinden vazgeçtim,mevcut CB adayımız şimdilik kalsın. En iyi CB adayı, CB adaysızlığından iyidir.
Fizikci Bey, sorun şu. bu ülkede gerçekten çok ters giden şeyler var (V for Vendetta filminden alıntıdır bu laf
)
Bir ülkenin ordusu tukaş, oyak vb. gruplar adı altında nedense çok farklı kulvarlarda iş yapıyor. demir çelik olayını zaten biliyorsunuzdur. ve üstüne “mehmetçik dersanesi”. Anlayın bunu artık. Ayrıca, “Ne mutlu türküm diyene” lafını da her fırsatta dile getirdiğinizi düşünüyorum, sizde odtü rektörü profili görüyorum. hadi hayırlısı..
Fatih Dai Bey,
Darbe yapamadık madem, iyisi mi gelin sizinle bir dersane açalım netekim. Marmaris’te yapabiliriz bu işi. Ne dersiniz sayın CB adayımız kıymetli Fethi Bey?
(Lütfen bana kısaca “Metin Bey” deyiniz.)
Fizikci Bey, sorun şu. bu ülkede gerçekten çok ters giden şeyler var (V for Vendetta filminden alıntıdır bu laf
)
V For Vendetta’da 1812 Overture caliyordu cuk diye oturmustu sahneye. Nedense konu disi detaylara takiliyorum bu siralar. Bu da bir hastalik olsa gerek)..
Kısaca “Metin Bey”,
Marmaris sakini eski bir büyüğümüz İzmir’e taşınmaya karar vermiş, dersane yanında resim galerisi de karlı bir teşebbüs olabilir.
Fatih Bey,
Abartıyorsunuz, ben haddimi bilirim ama yine de teşekkürler. Bu arada iki dakika (hafta) dinlenmeyi de çok gördünüz ya, ne diyeyim.
Tabii CB adaylığım konusunda bir geri adım atılmamıştır, o maaş ve lojman orada durdukça kimse beni vatan yolunda hizmetten alıkoyamaz. Tabii aynı rahatlık ve geliri sağlayan başka bir konum varsa (KİT yönetim kurulu üyeliği türü) ayrıyeten değerlendirmeye alabilirim. Hizmet hizmettir.
FST
Yahu bu CB adatligi icin ne zaman ve nereye oy kullanacagiz? Kitle psikolojisine girdim benim de oy veresim geldi. Oyum tabi ki Fethi beye gidiyor (bu yazi kolesterol icermemektedir).
manyakadam, bence fizikci beyin dediklerinde yanlis bir sey yok, kendisi bizzat icerisinde imis ve gorevini hakkiyla yerine getirmeye calismis birisi. bence yanlis dusunuyorsunuz.
“Kaldı ki TSK sadece savaşmakla değil aynı zamanda hazarda sulhun devamını sağlamakla da muvazzaftır ki yurtta sulh cihanda sulh. Ne mutlu Türküm diyene”
Sayın blah, fizikçinin bu tespitinden ne anlıyoruz acaba? aynı şeyleri mi düşünüyoruz? bence fizikci bey, tsk ya da ordunun sadece savaşmakla meşgul olmadığını sulhu de sağlaması gerektiğini savunuyor. Dersane ile alaka kurmuş. Gerçekten bu ülkede bazı şeyler ters işliyor. “Cumhuriyet kazanımları ve bunların bekçileri” kavramı bunu açıklıyor.
bosuna dil dokma fatih arkadasim bunlarin anlamaya niyeti yok.. laf anlatamazsin.
Fethi Bey,
“Kısaca”yı size söylememiştim yaw!
Fatih Bey,
“Kaldı ki TSK sadece savaşmakla değil aynı zamanda hazarda sulhun devamını sağlamakla da muvazzaftır ki yurtta sulh cihanda sulh. Ne mutlu Türküm diyene” ifadesinin hedefi espri anlayışınız idi. Üzerinde fazla düşünmenize gerek yoktu yani. Ama -neden bilmiyorum- internet ortamında gülücüğü “:)” olmayan espriler ciddiye alınıyor genelde.
Manyakadam, neyi anlattın da anlamadık, söyler misin? “Herkes kendi işini yapsın, komutandan örtmen mi olur” gibi yüzeysel yaklaşımlardan öteye geçmedin ki, birşey anlayalım.
Ben kısaca, tugayların kendi insiyatiflerini kullanarak doğuda fakir öğrencilere ücretsiz kurs vermesi güzel birşeydir diyorum. Bunun nesinden rahatsız oluyorsunuz? Sen de mahallendeki çocuklara ücretsiz kurs ver, seni de alkışlarım. “Kendi işini yap arkadaşım, senden örtmen mi olur” demem.
Fethi Bey’in burada işlediği konu (Sabah gazetesinin densizliği) ayrı bir olay. Bundan rahatsız olabilirsiniz, ben de oldum. Ama bu Mehmetçik dersanesi gibi güzel bir olaydan rahatsız olmanızı gerektirmez.
Sapla saman diyorum yani, karıştırıyorsunuz diyorum. OYAK’la, TUKAŞ’la ilgisi yok bu olayın. Kimsenin menfaati yok bundan. Sadece fakir öğrencilere faydası var. Dersi verenler de kısa dönem askerler. Merak etmeyin yani, ideolojik bir tarafı da yok.
Askerler için:Halkla ilişkiler
Öğretmenler için:Rahat Askerlik
Öğrenciler için:Bedava kurs
Alan razı satan razı
bak kardesim, fizikci misin nesin adamin ahsabini bozma. ben ‘ortmen’ yazmadim nasil yazilacagini bilirim kelimlerin tamam mi? benim kelimelerimi yuzeysellestirip de sonra “yaklasimlarin yuzeysel” demeye kalkma, sonra o tugaylarin da alamaz seni elimden.
bir de utanmadan sen de mahallende ac demissin. aradaki farki goremiyorsan suc benim degil. hem sana sorayim: sen bir ayakkabi dukkani acsan varinla yogunla masraf edip, ertesi gun de jandarma gelse de sevaptir hesabi halka beles ayakkabi dagitsa isine gelir mi? kendi parasiyla mi dagitiyor be saf vatandas? yine senin benim paramla. ama vatani savun diye verdigin parayla anlamadigi bilmedigi islere bulasiyor. sen ne dedigimi bile anlamamissin bos solu salliyorsun. zaten anlasaydin olayin oyakla ilgisini de anlardin.
baska memleketlerde de yapiliyor boyle isler ama profesyonel kurumlara vergi indirimi dogrudan bagis gibi yontemlerle yapiliyor. bilmiyorsan ogren de gel, oyle yuzeysel muzeysel gibi akademik agizlar yapip adami hasta etme.
hem askerlerin maaslarini kesip zorla sirkete trilyonlari aktaracaksin hem de bunu millete serbest piyasa diye yutturucaksin var mi oyle yagma? ayni sektorde faaliyet gosteren ama boyle trilyonluk ranti olmayan adama haksiz rekabet degil mi?
bence sen boyle bos beles yorumlar yapmayi birak yoksa erdal inonu gibi meslegini yapmayan bir fizikci olup cikip memleketi darmaduman edersin soylemis olayim.
Tarık Bey,
Aynen dediğiniz gibi. Herkes memnun bu işten. Memnun olmayanlar genellikle bu işin hiç bir parçası olmayıp dışardan sallayanlar.
Manyakadam,
1. Boşuna tahrik etmeye çalışma, seviyene inmeyeceğim. Örtmen kelimesini asabını (ahsab değil, kelimelerin nasıl yazıldığını bilmiyorsun) bozmak için ben yazdım, sen yazmadın. Ama yüzeysel olan kelimelerin değil yaklaşımların.
2. Jandarma halka ucuz bir ayakkabı dağıtsa, bundan sadece o ucuz ayakkabıya ihtiyacı olanlar faydalanır. Çünkü daha iyisine gücü yeten o ayakkabıyı giymez zaten. Ayakkabıcılar da mağdur olmaz, az gelirli vatandaş da mutlu edilmiş olur. Mehmetçik Dersanesi de tam böyledir işte. Diğer dersanelerin işini engellemez, çünkü diğer dersanelere gücü yeten gider zaten, Mehmetçik Dersanesi başka çaresi olmayana yöneliktir.
3. Yüzeysel kelimesini akedemik bulmuşsun. İlginç. Bana hiç öyle gelmiyor. Dağarcığındaki başka akedemik kelimelere örnek verebilir misin?
4. Askerlerin maaşını kesip şirket, trilyon, offf ne diyorsun abi ya? Karıştırmışsın gene her şeyi birbirine!
5. Erdal İnönü zamanında bizim bölümü ziyaret etmişti. Arkadaşlarla birlikte fotoğraf çektirmiştik. (O kadar anlamsız birşey yazmışsın ki, cevap olarak ancak bunu yazabildim.)
Kendine iyi bak dostum, fazla sinirlenme. Muhabbetin tadını çıkar.
Ciddi meselelerde, ciddiyetini sonuna kadar muhafaza etmeyi başaramayan “manyakadam” gibilerle hiç muhatap olmamak lazım bence. Uzun yazacağınıza az-öz yazmayı deneyin. Ve ciddiyetinizi muhafaza edin.
Mehmetçik dersanesi sabah gazetesinin çarpıtmasına mağruz kalsada, bir kısım saflar bu habere inansada, fizikçiye katıldığımı ifade etmeden geçemeyeceğim.
Düşünen komutana teşekkür etmek lazım…
“Elimden kimse alamaz” gibi ifadeler, ne kadar düşük bir seviyenin dışa vuruşu… Gülünç ve komik… bence nick’ini değiştir ve kendini öyle savun. kimse sallamaz seni..
hem bana demedigim halde “ortmen” demisim muamelesi yapiyorsun, hem de kendin durup durup akEdemik diyorsun. yuf olsun sana. senin fizigin de boyleyse vay bu ogrencilerin haline!
daha cevap vermiyorum sana. isim de olmaz senle bundan sonra. attim cope gittin…
Haydar Bey,
Aman bulaşmayın, tavsiye etmiyorum. Ama bulaşmışsınız bir kere, Allah sabır versin.
Benim kelimeleri doğru yazmak gibi bir iddiam yoktu ki manyakadam. Ashabın bozulmuştu (arkadaşların galiba) sen iddia etmiştin. Beni çöpe atmışsın, isabet olmuş. Daha fazla uzatmanın alemi yok zaten, yoksa Fethi Bey bütün yorumlarımızı çöpe atacak. (Ben olsam atardım yani.)
Fizikçi Bey anlatmak istediğini gayet düzgün anlatmış; sorun nedir manyakadam?
Recep, sen de anlamazsin. Yorma kafani..
Yok ille de anlayacam inat ettim diyorsan, benim yukaridaki yorumlarimi yavas yavas 100 kere oku, ondan sonra yine sor.
au revoir, oldu mu?
Şimdi her şey bir yana;
bu samimi hitap şekli nereden çıktı onu bir izah eder misiniz?
İkincisi, okuma şeklim zaten tane tane ve sindire sindiredir.
Fizikçi bey özetle yaptığı işte herhangi bir ideolojik maksat gütmediğini, yapılan işin maddi gücü olmayan öğrenciler için iyi bir uygulama olduğunu söylemiş. Siz nesini anlamadınız bunun? Benim amacım üzüm yemek; onu da belirteyim.
Ve fakat Fizikçi Bey, sizin şekvacı olduğunuz hususların zaten aksini iddia etmemiş…
Size de au revoir…
Ha bu arada,
askerin böyle akçeli işlerle iştigal etmesine sizden daha şiddetle karşı olduğumu ve prensip olarak askerin ürettiği mal ve hizmetleri kullanmadığımı da belirteyim. Sonra ben de “ashabınızı” bozmayayım…
suan üniversitede okumaktayım .. öss ye calısmaya ılk baslamam TSK nın actıgı kurslardan birisine katılmam ile baslamıstır ki.. almak ısteyene cok guzel egıtım ve en onemlısı kaynak saglamaktadır.. Buyuk sehırlerde öss ye çalışmak ıcın rahatylıkla kaynak bulunmakta ama doğuda ,guneydoğuda sehırmerkezlerınden zıyade ilçelerinde boyle kaynakları bulmakta sıkıntı yasanmakta ..Askeriyenın actıgı bu kurslarda hem kaynak hem ogretmen saglanmakta ve yararlanmak ısteyen ıcın guzel bır egıtım ortamı yaratılmakta .. Teşekkurler TSK ve bu kurslarda gorev alan Fizikçi Bey gibi öğretmenler ..
ve bu kursların amaçları altında baska amaçlara arayanları önyargılarından arınarak dusunmelerı için rıca edıyorum ..
** Not daha sonra özel dersaneyede devam ettım.. 1 yıl askerıyenın Cumartesı-Pazar Kurslarına 1 yılda Özel bir dersaneye devam ettım şimdi İstanbul Üniversitesinde muhendıslık okumaktayım .. Bunu yazmamın amacı bu kursların ne kadar faydalı olduğunun gorulmesıdır .. Tekrar tekrar tesekkur edıyorum …
ey nasipsiz insan. haddini bil.yoksa cezanı hem bu dünyada hem de ahirette çekersin.
ben bu bahsedilen mehmetçik dersanelerinin antakya şubesine gidiyorum bu dersanelerde okadar güzel eğitim veriliyor öğrencilerle okadar ilgileniliyor özel dersaneleri artamıyor orda asteğmeninden erine kadar herkes öğrenciler için çalışıyor oyüzden tsk yı en içten duygularımla tebrik ediyorum
Yorumlara bakıyorumda genelde süleymancılarla ilgili alaylı yorumlardan ibaret. Bende 2 sene Süleyman Efendinin yurtlarında kaldım, bu yurtlarda bana sadece dini bilgiler öğretilmedi bunların yanında milliyetçilik vatan sevrlik duygularıda aşılandı. Süleyman EFendinin yurtları sayesinde hem dinini bilen ve gereklerini yerine getirmeye çalışan birisi oldum hem de vatanını, milletini, ülkesini seven birisi oldum. Onlara çok şey borçluyum.
Sizlerle bir anımı kısaca paylaşmak istiyorum; askerliğimi 2003 senesinde Ankara Kara Harp Okulu öğrenci işlerinde kısa dönem olarak yaptım, birgün ablam eniştem ve yeğenim mersinden ankaraya ziyaretime gelmişlerdi, malum ablam kapalidir. kapali olduğu için de K.H.O`na girmesine izin vermediler, kapısından bile içeri almadılar. Ablam kapının dış tarafında ben iç tarafında sadece 2 dk görüşmemize izin verdiler. Bu olay o kadar çok zoruma gitmişti ki görüşmemiz boyunca o 2 dk tek kelime edemedim ağlamaktan abla hoş geldin bile diyemedim, anneme selam söyle bile diyemedim, o kadar zoruma gitmişti ki ben vatanim için askerlik yapiyorum ve canimi seve seve hiç tereddüt etmeden vermeyehazırken bana yapılan bu muamele o kadar zoruma gitmişti ki o 2 dakika hala dün gibi aklimda adete nefesim kesildi tek kelime edemedin ağladım. o gece baddaniyemin altına girdim kimse görmesin diye sabaha kadar uyuyamadim ağladim. ağlamamin tek bir nedeni vardı o da yapılan muamele o kadar zoruma gitmişti ki. evet kirildim ama küsmedim yinede, biz şehit torunlarıyız bu vatan için siz süleymancılarla alay edenlerin annelerine bacılarına coluguna cocuguna zarar gelmemesi için gözümüzü kirpmadan bu uğurda canımızı kanımızı veririrz. bahsettiğiniz yurtlarda bunları öğrettiler bana….. vesselam
Bilal bey,
Yazıyı ve yorumları tekrar inceledim, bahsettiğiniz cemaati alaya alan birşey göremedim. Siz iki sene kalmışsınız benim için o rakamı 6 ile çarpın.
Başınıza gelen olay üzüntü verici ama size biraz daha muhasebe yapmanızı tavsiye ederim. Hem tarkat hem de devlet açısından.
FST
12 sene kalmışsınız ama sanırım bir şey kapamamışsınız maalesef.
Recep bey,
Bu nasip kısmet işi, ne yapalım.
Bu arada siteniz iyiymiş, inşallah devamı gelir.