Şanlı Bayrağımız

FST 22 Şubat 2007

Eskiden dini dergiler vardı, bal peteğinde, ağaç gövdesinde, inek sırtında, karpuz çekirdeğinde Allah yazdığını resimlerle gösterir insanların bunlara bakarak Müslüman olacaklarını yahut imanlarının güçleneceğini iddia ederlerdi. İşin garibi bir defasında ben de yediğim bir karpuzun çekirdeklerinde hattat dikkatiyle yazılmış Allah yazısına rastlamış hayretler içinde kalmıştım gençliğimde.

Herneyse, nostaljiyi bırakırsak, bu tür simgelerin son zamanlarda Atatürk için de fazlasıyla kullanılmaya başlandığının farkındayım. Mesela Amasra’da bir kafeden karşı dağlara dürbünle bakıldığında tepelerin Atatürk resmi oluşturduğu iddia ediliyordu. 50 kuruş verip ben de baktım, evet gerçekten benziyordu. Yine hepimizin bildiği Damal dağına düşen gölge var, sanki dağ bilerek yontulmuş gibi alenen Atatürk silüeti görünüyor. Edremit taraflarında da bir kayalık varmış, biryerlerde işitmiştim, artık Suat beyin yazlığına gittiğimde detaylı incelerim (vaatler unutulmasın). Bu durum sadece İslam ve Kemalizm inançlarına özgü bir şey değil elbette mesela ABD’de bir tüneldeki nem Hz. Meryem’e benziyor diye millet oraya hücum etmiş, ben de konuyu bir yazıyla gündeme getirmiştim. Demek ki dinlerin kutsal değerlerinin tabiatta yansıması ilgi çekiyor. Bu saydıklarıma bir de Türk Bayrağı eklenmiş. Peki bunu nasıl yorumlayacağız? Haber sitesinde şöyle deniyor:

Türklüğünü kanıtlamış ilk inek

Şehitlerimizin kanıyla boyanmış ay yıldızlı bayrağımız…inanması belki güç ama ineğin gövdesinde bayrağımızın simgesi ay yıldız var..

Kütahya’da ‘yıldız’ isimli ineğin karın bölgesindeki ay yıldız şekli görenleri şaşkına çeviriyor. İlk türklüğünü kanıtlayan inek hatta canlı diyebiliriz. İneğin sahibi ise bu özel ineği satmamaya kararlı…

Haber sitesindeki resim ilginç ama haberin veriliş tarzı da en az onun kadar güzel. Yalnız aklıma takılanlar var. Bir defa aklıma ilk olarak “hayvandan Türk olur mu” sorusu geliyor. Benim bildiğim Türkler insan neslinin bir alt grubudur. Bir inek neden Türk olsun? Üzerindeki işarek başka bir kavmin bayrağını andırsa, misal orak veya çekiç resmi olsa komünist inek, Çinli inek, Rus inek denebilir mi?

İkincisi, başka bir hayvanın üzerinde bayrağı andıran resim görülse ve bu hayvan da pek makbul birşey olmasa ne olacak? Kaldı ki inek de çok muteber değildir. Misal bir merkep üzerinde ay yıldızı andıran şekil görünse “ilk Türk eşek görüldü” mü denecekti? Veya bir ayı olsa ne olacaktı? Bunu uzatabilirsiniz. Bir de haberde Türklüğünü kanıtlayan diyor. Türklüğü kanıtlamak için deride ay ve yıldız bulunması mı gerekiyor? Bu kıstas sadece hayvanlar için mi geçerlidir? vs. vs.

Bu haberde inek açısından en önemli yön kendisinin Türk olması değil, kesilmekten kurtularak ilelebet yaşamayı garantiye almış olmasıdır. Sahipleri de yakında kendilerini ziyaret edecek medya mensupları ve şaşkın vatandaşlardan biraz para kazanıp yollarını bulabilirler. Allah diyen aslan örneğini hatırladığımda, inek bir de böğürürken “Allah” dese tam olurdu, “Türk İslam Sentezci İnek” diyorum ama şimdilik biz elimizdekiyle yetineceğiz.

Bu arada, ay ve yıldızın siyah olup beyaz zemine oturması ineğin Beşiktaşlı olduğuna da işaret edebilir, maskot olarak kartal yerine düşünülür mü bilmem ama sahiplerine duyurmuş olayım.

Popularity: 26% [?]

63 Yorum

  1. secedo - 22 Şub 2007 - 5:24 pm

    ???

  2. Bulent Murtezaoglu - 22 Şub 2007 - 5:27 pm

    Biraz buyukce birsey indirebileceklere icinde Marstaki suratlar ve tersten calinan sarkida “kesfedilen” seytanperestlik dahil bir suru komiklik olan bir konusmanin filmine link vereyim (Ingilizce):

    http://ted.streamguys.net/ted_shermer_m_2005.mp4

  3. dr. hayvan - 22 Şub 2007 - 5:34 pm

    gunlerden bir gun cocuklari bir kopekle oynarken gordum. kopegi tomas diye cagiriyorlardi. iclerinden birine sordum, “bu kopegin adi neden tomas, gavur kopegi midir?” diye.

    cocuklar bir an sasirdilar ve bakakaldilar. sonra iclerinden biri “yok” dedi, “Turk”.

  4. hokkabaz - 22 Şub 2007 - 7:49 pm

    simdi eskaza bir de yunan motifli bir inek cikarsa ne yapacagiz? kafa goz girisip oldurur bunlar hayvancagizi..

  5. fizikci - 22 Şub 2007 - 7:51 pm

    Bence çocukların cevabında problem yok.
    - Gavur köpeği mi bu?
    - Yok, Türk. (yani Türk köpeği)
    - E hani bayrak nerde?
    - Nasiiii?

  6. fatih demir - 22 Şub 2007 - 8:09 pm

    Florida’da benim oturdugum evin hemen arka sokagindaki cam kapli binanin yanina vakti zamaninda bir yildirim dusmus…
    Yildirim nasil yapmis etmis bilmiyorum ama cam cepheli sirketin camlarinda meryem ana silueti belirmis. Walla ben de her gecisimde goruyorum orada duruyor. Neyse ben size Turkiye’den daha vahim olan seyi anlatayim. Efenim camin sirketin park alaninin hemen yaninda kalmasini firsat bilen halk oraciga ustu acik kiliseyi konduruvermisler :) Sandalyeler butun alani kapliyor… bi de kursu var…Hac var…Rahip var…
    Vesselam butun dunyada var boyle seyler….

    Bildiginiz gibi biz yeni yada eski buldugumuz haywanlara isim vermesini severiz. Hatta haserata bile Turk ayyildiz ismini gururla veririz ( http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=157465 )Inek meselesine gelince Alman kurdu, Hollanda inegi, Japon baligi oluyor da Turk Inegi neden olmasin? :)
    Ben bu inegin hemen kolonlanmasini teklif ediyorum. Gelecek proje olarak da yildiz seklinde yumurtlayan tavuk uzerinde calisilmasini oneriyorum..

    Ayrica Inek cok mubarek bir haywandir, doner, adana, urfa, beyti, icli kofte, manti gibi bircok yerde kullanilir. Binbir derde iyi gelir :)
    Ve inek medari iftiharimiz Mektep-i Mulkiyenin maskotudur. Inek bayramimiz vardir. Bir fakulte dolusu Turkiye’yi yonetecek adam bir inegin pesinden kuyruk olup yurunur… Inekler her zaman ozenle secilir… Ben buradan inek bayrami komitesine de seslenip bu yilki torenlere masraftan kacinmadan bu inegin pardon bu Turk ineginin getirilmesini de teklif etmek istiyorum…

  7. Zulfikar - 22 Şub 2007 - 8:13 pm

    Hepimiz ermeniyiz diyenlere karsi cikanlarin,

    o soz(hepimiz ermeniyiz)yerine;

    “Hepimiz inegiz” demeyi tercih edeceklerine inandigim bir haber.. :)
    yani dusunsenize, ermeni olamaktansa “Turk Inegi” olmayi yeglemek.. :)
    Ay yildizli sanli bayragim, olurum sana…nerede olursan ol…

  8. Talha Can - 22 Şub 2007 - 9:44 pm

    İneğin üzerinde bir de (Hatay ve Kıbrıs dahil) bir Türkiye hatitası olsaydı daha makbul olurdu:)

  9. CengizKhan - 22 Şub 2007 - 11:09 pm

    Sizin baska isiniz gücünüz yok mu Allah askina? :)

  10. Recep Yılmaz - 22 Şub 2007 - 11:49 pm

    İneğin boynundan ay yıldızın olduğu yere kadar ki diğer leke ise inanılmaz derecede Avrupa’ya benziyor :D Ne ki bu şimdi?

  11. manyakadam - 23 Şub 2007 - 12:41 am

    Bence bu resimde haber olmasi gereken inek degil, inegin arkadaki iki vatandas. ozelliklen de sagdaki.

  12. dr.hayvan - 23 Şub 2007 - 1:50 am

    inek kirmizi beyaz olsa daha iyi dururdu.

  13. deli kadin - 23 Şub 2007 - 8:05 am

    “Gelecek proje olarak da yildiz seklinde yumurtlayan tavuk uzerinde calisilmasini oneriyorum..”

    Tavuga yazik ya.

  14. haydar - 23 Şub 2007 - 10:11 am

    Bu fotoya bakarak nasıl anlamlar çıkartıyorlar acaba?
    Türklük canlı-cansız mahlukat tarafından tasdiklendi!
    Bir mübrak bir milletiz!

    Bence ilah-i sanatın tecellileri…
    Özel anlamlar yüklememek gerektiğini düşünüyorum. Yoksa iş öyle bir noktaya varırki, böyle olaylar birşeyleri meşrulaştırma aracı olarak kullanılır…

  15. metin-thePoor - 23 Şub 2007 - 11:59 am

    Konu mankenimiz inek değil de öküz olsaydı ne güzel olurdu tetikçi katillerin sloganı:

    “Hepimiz öküzüz!”

  16. izlenimler - 23 Şub 2007 - 12:04 pm

    Recep,

    Çok doğru hakikaten o benekler resmen Avrupaya işaret ediyor. Bu inek düpedüz Türkiye’nin AB üyeliğini temsil eden bir mucize.

    FST

  17. Fatih Dai - 23 Şub 2007 - 12:31 pm

    Yakında bu hayvancağız satılır ulusalcı birine. Kerinçsiz alsın bunu himayesine. “Hepimiz Türküz, ineğimiz bile” sloganıyla yeni bir kampanya başlatsın ve üzerinde Türklük emarasi taşımayan tüm hayvanlar itlaf edilsin. Kurban bayramında bu ineği kurban etmek lazım ibreti alem için :) Hoş o zaman da Allah yolunda öldüğü için vatan şehidi olur. Neyse uzatmayayım en iyisi :)

  18. blue - 23 Şub 2007 - 2:30 pm

    Şimdi Yunan’lar da üzerinde Yunan bayrağı olan bir boğayı bizim ineğin üzerine salarlarsa sen gör o zaman olanları…:)

  19. fatih demir - 23 Şub 2007 - 6:14 pm

    Deli Kadin,
    Ben o kismini dusunmemistim. Genetikci arkadaslara soyledim tavugun “gerisi”nde de bazi degisikliklere gidecekler :)

  20. Ece - 24 Şub 2007 - 12:14 am

    http://www.ardahan.pol.tr/pictures/silüet.jpg

  21. aladereli - 24 Şub 2007 - 12:23 am

    Malumunuz “Her Türk Asker Doğar”
    Bu inekte türk olduğuna göre askerliğini nerede, nasıl, kaç yaşında yapmalı?

  22. XSI - 24 Şub 2007 - 12:50 am

    http://www.ardahan.pol.tr/pictures/silüet.jpg

    Yav Ece verdigin adresteki silüet Atatürk’ten cok gidikli Mussolini’nin silüetini andiriyor. )

    http://www.dimimonete.it/mussolini%20fasci%20giovanili.jpg
    http://www.dimimonete.it/mussolini%20napoli.jpg

  23. manyakadam - 24 Şub 2007 - 1:38 am

    XSI kardes, bunlar birbirinin muasiridir, dolayisiyla da birbirlerine cok benzerler.

  24. XSI - 24 Şub 2007 - 2:03 am

    Haklisiniz manyakadam kardesim. Görülüyor ki cagdaslik tipe bile sirayet ediyor))

  25. cenkunal - 24 Şub 2007 - 2:59 am

    :-)))

  26. fizikci - 24 Şub 2007 - 4:11 am

    Öle karpuz çekirdeğinde, bal peteğinde, inek üzerinde birşeyler bulmaya çalışmak kolaycılık oluyor. Bakınız ecdad bileğinin hakkıyla neler yapmış:
    http://www.namazladirilis.com/modul.php?yid=105&bl=22

  27. A. Selim Tuncer - 24 Şub 2007 - 6:24 pm

    Herkes gaflet içinde! Alfa kanallarından tanrısal mesajlar aramak yerine mütevazı ve kendi halinde bir ineğin verdiği bu büyük mesajı okuyup tahlil etmek lazım…

    1. Bu, Türkler için bir lütuftur.
    2. İneğin Türk olup olmadığı belli değildir, bunun için kafatası ölçümü gerekir. Pekala bir Türk dostu da olabilir.
    3. Yunan öküzü gibi yorumlar son derece gayri ciddidir. Burası başka bir boyuttur ve cinsiyet farklılıkların hiçbir önemi yoktur.
    4. İnekçağız mesajı öyle bir yere kazımıştır ki, kendisi döner, beyti, adana, urfa olsa bile mesaj ilelebet kalacaktır.
    5. Mesajın ayakkabı, çanta, mont olarak parçalanma tehlikesi olsa da birkaç yüzyıl sonra bu parçalar birleştirilerek yine de ona ulaşma ihtimali mevcuttur. Ayrıca inekte bir Da Vinci edası sezmiyorsanız, ben daha ne diyeyim?
    6. Recep Yılmaz şifreyi çözme konusunda gerçekten önemli bir adım atmış, fakat maalesef sonuca gidememiştir.
    7. Metin-thePoor ise konuyu sulandırmış, bu önemli mesajın algılanmasını zorlaştıracak parazitler yaymıştır.
    8. Bu mesaj, sarih ve sahih bir şekilde, bir türlü giremediğimiz AB’ye nasıl girebileceğimizin stratejisini vermektedir.
    9. Ve bize öncelikle paradigma değişikliği önermektedir.
    10. Mesajda “Daha önce Viyana kapısını da denemiştiniz, olmadığını görmediniz mi?” sorusu çok nettir.
    11. İşaret edilen, arka kapı ve altın değerinde 2 (iki) puandır.
    12. Mesajın tam olarak deşifresi şudur: “Arkaya, yani Atlantik Okyanusu’na dolan ve sırtını Antantik ötesi güce daya… Hilalin alt ucunu Cebelitarık dolaylarına, Portekiz-İspanya hattına, üst ucunu İzlanda’ya geçir. Yıldızla da Fransa, İngiltere sahillerini tırmala… Ve AB’ye arka kapıdan kolaylıkla gir.

    Tanrım, sen nelere kadirsin.

  28. A. Selim Tuncer - 24 Şub 2007 - 6:27 pm

    Bu arada Antantik ötesi gücün ineğin hangi nahiyesinden uç gösterdiğine de dikkat çekmek isterim. Bunun yorumunu da ev sahibi FST’ye bırakıyorum.

  29. Cengiz - 25 Şub 2007 - 1:00 am

    23 ve 24 no’lu yorumlar üzerine, 23 ve 24 nolu yorumlari sadece sima benzerliği anlamında anliyorum. Öncelikle sunu söyleyeyim Atatürk’ün eleştirilmezliği yoktur olmamalidir. Muhtelif yerlerde Atatürk’e karsi eleştiriler yükselmektedir, insanlar içlerinde kalan hinci disariya vurmaktadir. Bu ifade özgürlüğü acisindan anlamli bir ilerlemedir.
    Sizin sadece siluet benzetmesini kastettiğinizi veri kabul etmeme rağmen, Mussolini-Atatürk benzetmesini manidar buldum.Muasirlari olma dışında bu iki liderin birbiriyle siyasi düşünce ve yöntem olarak hicbir benzerliği olmadığını düşünüyorum. Muasirlarinin aksine Mustafa Kemal’in fikirleri ve ilkeleri hala kendi ulusuna yön vermektedir.Bunun nedeni Atatürkçü düşünce sisteminin fanatik milliyetçi olmamasi, akılcı ve esnek olmasıdır. Atatürk silueti ritueli ise bir komedidir.Bu konuda izlenimlere katılıyorum.İhtimal ki muhtelif zevatin rahatsızlığı Atatürk Milliyetçiliğinin demode olmamasından kaynaklaniyor, fikir bazında bir yerlerden tutup savurulamayinca, böyle birkaç ajitasyoncunun ortaya attığı (bunlar bizim cepheden) Atatürk silüeti gibi yerlerden tutuluyor. Velhasıl Atatürk’ü dogmalastirmak ve putlaştırmak ona ihanettir. Onu tiran gibi göstermeye çalışmak da, belki kuyruk acisiyladir, ayıptır.

  30. dr. hayvan - 25 Şub 2007 - 1:57 am

    Cengiz Bey,

    Once MKA doneminde Mussolininin hangi kanunlarinin ithal edildigi konusunu bir inceleyin, siyasi dusunce ve yontem konusunu sonra tartisalim. Birde bu yakinlarda simdi hangisiydi hatirlayamadigim bir baska sitede her iki onderin de ayni ekonomik politikaya sahip oldugu da ciddi kaynaklar gosterilerek aktariliyordu. Irkcilik konusuna da hic girmeyelim mahcup olursunuz. Onca kafatasi Mussolinin memleketinde olculmedi.

  31. fatih demir - 25 Şub 2007 - 2:40 am

    “Üç komisyon bir odada toplandı. Başkanlığa Hoca Müfit Efendi seçildi. Sorunu görüşmeye başladılar. Dinişleri Komisyon üyesi olan hoca efendiler, herkesçe bilinen uydurma sözlere dayanarak halifeliğin padişahlıktan ayrılamayacağını savladılar. Bu savları çürütmek için özgür düşünceli kimseler de ortaya çıkar görünmedi. Biz, çok kalabalık olan bu odanın bir köşesinde tartışmaları dinliyorduk. Bu biçim görüşmelerin, istenilen sonuca varmasını beklemek boşunaydı. Bunu anladık. En sonu, Karma Komisyon Başkanından söz aldım. Önümdeki sıranın üstüne çıktım. Yüksek sesle şunları söyledim : “Efendiler, dedim, egemenliği hiç kimse, hiç kimseye, bilim gereğidir diye, görüşmeyle, tartışmayla veremez. Egemenlik, güçle, erkle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk Ulusunun egemenliğine el koymuşlardı. Bu yolsuzluklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk Ulusu bu saldırganlara, artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini kendi eline almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan, ulusa saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun, zaten gerçekleşmiş bir olayı yasa ile saptamaktan başka bir şey değildir. Bu, kesinlikle yapılacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes sorunu doğal bulursa, sanırım ki uygun olur. Yoksa, yine gerçek, yöntemine göre saptanacaktır; ama, belki birtakım kafalar kesilecektir. İşin bilimsel yönüne gelince, hoca efendilerin üzülmelerine ve kaygılanmalarına hiç yer yoktur: Bu konuda bilimsel açıklamalarda bulunayım.” dedim ve uzun uzadıya birtakım açıklamalar yaptım. Bunun üzerine, Ankara milletvekillerinden Hoca Mustafa Efendi : “Bağışlayınız efendim; biz sorunu başka bakımdan ele almıştık; açıklamalarınızdan aydınlandık.” dedi. Sorun, Karma Komisyonca bir çözüme bağlanmıştı.”
    Ataturk, 1 Kasim 1922

    Iste ozlenen demokrasi …

  32. Musa - 25 Şub 2007 - 3:52 am

    >>Bunun nedeni Atatürkçü düşünce sisteminin fanatik milliyetçi
    >>olmamasi, akılcı ve esnek olmasıdır.

    Peki dunyadaki tum irklarin Turk’lerden geldigi, kayip Mu adalari, Turkce’nin tum dillerin temeli oldugu vs. gibi tarihi faraziyeler ne zaman cikmisti? Ne Mutlu Turk’um Diyene bu denemelerin icinde en az fanatik olanidir, ama ulkede Turk olarak katiyen addedilmek istemeyen insanlarin varligi bu denemeyi de basarisiz kilmistir. Ortada bir karisiklik vardir: Bir yandan “isteyen olsun”, diger yandan bir tarih bazinda etnik milliyetcilik. Eger esneklik kafa karisikligi ise, dogru, esneklik vardir. Ilber Ortayli’ya gore ananemiz, kurucu etmen olan Turk’un, Turk’lugu uzerinde cok asiri durmamasi, bunu herkesin gozune sokmamasidir.

  33. miracc - 25 Şub 2007 - 8:46 pm

    Soyle bir haber denk geldi bugun.
    Houston’da bir ilkokul kafeteryasinda firin tepsisi uzerinde Virgin Mary (Meryem Ana) silueti belirmis. Tam da Lent dedikleri Ramazan benzeri 40 gunun baslangici ‘Ash Wednesday’de. Bir de bu ‘Ash Wednesday’den bir gon once kutladiklari Mardi Gras (Fat Tuesday) var. Bu 40 gunluk periyod baslamadan bir gun once toplanip deliler gibi icip, egleniyorlar.

    Haber linki ve fotograf:
    http://www.chron.com/disp/story.mpl/front/4578164.html

  34. Genghis - 26 Şub 2007 - 12:43 pm

    “1970′lerde ülkem Kore’de büyürken, ilkokulda dünyanın büyük siyasi liderlerinin yaşamöykülerini okumaya teşvik edilirdik.Elbette o dönemin güçlü diktatörü General Park Chung Hee de bunlardan biriydi.Diğer liderler arasında öne çıkan isimler, George Washington, Abraham Lincoln, Winston Churcill ve Charles De Gaulle’dü.Ancak, dünya sahnesinde sadece Amerikalıların ve Avrupalıların yerinin olduğunu düşünenen bir okul çoçuğu için bu liderlerin arasında bir Türk liderinin olması ilginç bir durumdu. Bu türk lider Gnereal Kemal Paşa ya da Kore’de daha çok bilinen adıyla Kemal Atatürk’tü.Kemal Atatürk’ün yaşamöyküsünü okuyan okul çocuğu bile çok uzaklardaki bir ülkeyi (mesafe olarak uzak ama linguistik olarak yakın, Türkçe de Korece de, Ural-Altay dilleridir) yönetmiş olan bu liderin General Park için bir rol moedli olduğunu anlayabiliyordu. her ikisinin de mütevazı bir gecmişi vardı.Her ikisi de darbeyle başa gelmiş askerlerdi ve en önemlisi her ikisi de kendilerini, ülkelerini yoksulluktan kurtarmayı hedefleyen kararlı ve çoğu kez modernleştiriciler olarak görülüyorlardı, öylediler de. Yıllar sonra bir üniversiet öğrencisi olarak Kalkınma İktisadi okuduğumda . General Park’ın versiyonunun Atatürk’ten daha başarılı olduğu iddia edilir.Aradan uzun bir zaman geçtiketn sonra bu kitapla ilgili araştırma yaparken aslında devlet güdümlü kalkınma stratesjini uygulayanın ne Kemal Atatürk, ne de Meiji dönemi Japon imparatorları ne de Almanya’nın demir şansölyesi Otto von Bismarck olduğunu anladım. Stratejinin, o dönemde sanayi alanında İngiltere’den daha üstün olan Hollanda’yı alt etmek isteyen,ilk İngiliz başbakanı Roebrt Walpole ile ortaya çıkmış olduğunu gördüm. Bu stratejiyi destekleyen kuramları geliştiren herkesin zannettiği gibi Alman iktisatçı Friederich List değil ABD’nin ilk Hazine sekreteri parlak Alexander Hamilton’dı. Büyük özgürlük savunucusu olarak bilienen Abraham Lincoln’un,aynı zamanda büyük bir korumacı olduğunu,ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerini daha önce görülmedik düzeylere yükselttiğini, kölelere karşı verdiği mücadeleyi serbest ticarete karşı verdiği mücadeleyle devam ettiğini gördüm.

    “Ha Joon Chang, “Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü (kicking Away the Ladder)” adlı eseri için Türkçe baskıya yazdığı önsöz’den
    Cengiz’n notu : Atatürk’ün iktisadi politikasini daha önce kimler uygulamış? Demokrasiye girmeyelim, Liberal Milton Friedman’ın Pinochet’le ilişkilerine, G.Kore Lideri Park’a hiç girmeyelim isterseniz.

  35. Genghis - 26 Şub 2007 - 12:45 pm

    2.Güneş Dil ve Mu gibi faraziyeler Atatürk döneminde bilimsel dayanak olmayınca çöpe atılmıştır zaten.

  36. Genghis - 26 Şub 2007 - 12:51 pm

    3. Dünya üzerinde gecerli anaakım (mainsteam) hukuk anlayisi vardir. Roma Hukuku, Anglo Sakson ve İslam Hukuku. Mussolini döneminden ceza kanunu aldik, İsviçre’nin Ticaret Kanunu, Fransa’nın başka bir kanunu vs. İtalya’dan aldığımız hukuk sistemi bireye nazaran devlet vurgusu yapan bir hukuktur. Anglos Sakson hukuku kadar liberal değildir.Sizin itirazınız bu yönde anlaşılan. Türk devlet geleneğini düşündüğümüzde “devlet” vurgusunun yapılmasında bir sakınca yok kanımca.

  37. Genghis - 26 Şub 2007 - 12:59 pm

    4.Ftaih Demir’e bir soru?

    Halifelik kalsaydi daha mi demokratik olurduk?

  38. Genghis - 26 Şub 2007 - 1:09 pm

    37. yoruma ek
    Fatih Demir yazacaktım, din devletinden sekularizme veya laikliği geçişin diğer örneklerinin yanında bir kaç kafanın kesilmesi az kalır. Bknz: Yüzyıl Savaşları, Otuz Yıl Savaşları, Fransız İhtilali vs.

  39. Bulent Murtezaoglu - 26 Şub 2007 - 7:23 pm

    Büyük özgürlük savunucusu olarak bilienen Abraham Lincoln’un,aynı zamanda büyük bir korumacı olduğunu,ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerini daha önce görülmedik düzeylere yükselttiğini, kölelere karşı verdiği mücadeleyi serbest ticarete karşı verdiği mücadeleyle devam ettiğini gördüm.

    Biraz tarafli bir pespektiften bir link vereyim bu konuda:

    http://www.mises.org/story/952

  40. fatih demir - 27 Şub 2007 - 1:50 am

    (mesafe olarak uzak ama linguistik olarak yakın, Türkçe de Korece de, Ural-Altay dilleridir) yönetmiş olan bu liderin General Park için bir rol moedli olduğunu anlayabiliyordu. her ikisinin de mütevazı bir gecmişi vardı.Her ikisi de darbeyle başa gelmiş askerlerdi ve en önemlisi her ikisi de kendilerini, ülkelerini yoksulluktan kurtarmayı hedefleyen kararlı ve çoğu kez modernleştiriciler olarak görülüyorlardı, öylediler de.

    Oncelikle bu yazida da olan ve bugunlerde cok yapilan fakir edebiyatinin izlerini gosteren “mutevazi gecmis” lafina taktim…
    Ataturk’un Padisah’in yaveri ve O’nun emri ile anadoluya gonderildigini bilmeyenleri kandirabilir tabi. Ama hayatini indirdigi padisahin sarayinda sona erdiren bir liderden konustugumuz da unutulmasin.

    Ulkesine halifeye yardim icin gonderilen paralari kabul etmeyip geri gondermek gibi bir sey de yaptigina sahit olmadik. Paralar alindi halife gonderildi.

    Hah simdi sorunuzun cevabina geleyim… Sirf Halife degil Padisah dahi gonderilmeseydi Turkiye zaten cumhuriyet icin konusuyordu. Mesrutiyeti getiren sistem Cumhuriyeti de elbet getirecekti. Ulkeyi boyunduruk altina sokan ittihatcileri bir daha guvenmemek uzere gonderecekti ve CHP “ittihatci kafa ile” dogmayacakti belki de…

    Kim bilir tarih icinden bir unsuru degistirmek cok seyi degistirir… Labaratuvarda tarih uretseydik belki biz de baska seyleri test edebilirdik. Mesela ben de size birkac sey sorayim :
    Halife gonderilmeseydi Sey Sait isyani cikar miydi?
    Terakkiperver fikrasi kapatilmasaydi ilk secimde iktidar olur muydu? Ataturk 2. defa cumhurbaskani secilir miydi? bu boyle uzaaaaar gideeer

  41. blue - 27 Şub 2007 - 4:23 pm

    Genghis bey,

    Halifelik kalsaydi daha mi demokratik olurduk?

    Ben bir ilgi kuramadım. Demokrasi ile hilafetin ne ilişkisi var? Galiba monarşi kalsaydı daha mı demokratik olurduk demek istediniz. Elcevap: Yine alakası yok. Monarşik ülkelerde de demokrasi bulunabilir. Bkz: İngiltere, Japonya vs.

    din devletinden sekularizme veya laikliği geçişin diğer örneklerinin yanında bir kaç kafanın kesilmesi az kalır. Bknz: Yüzyıl Savaşları, Otuz Yıl Savaşları, Fransız İhtilali vs.

    Yüzyıl savaşlarının sekülarizm ve laiklikle ne alakası var? Fransa sekülarizme 1453′te mi geçti? Peki otuz yıl savaşlarının ne alakası var? O zaman lügatlarda “laiklik” diye bir kelime bulunuyor muydu? Fransızlar’ın engizisyonunun Osmanlı’da karşılığı var mıdır? Zorba bir monarşik rejim varsa meşrutiyet ne demektir? Madem dinsel bir rejimden halk iradesinin hakim olduğu bir rejime geçilmiştir, neden 40 sene halkın rağmına icraatlar yapılmıştır? Peki halkın seçtiği bir başbakan cumhuriyetin hangi prensibine uygun olarak asılmıştır? Bu da sizin meşruluk verdiğiniz kafa kesilmesi kapsamına girmekte midir? Madem cumhuriyete kavuştuk, cumhurun seçtiği iktidarlar neden her 10 senede bir ihtilalle alaşağı edilmektedir? Neremizin Cumhuriyet olduğunu açıklayabilir misiniz?
    Türkiye Hasso’larla Memo’lara bırakılamaz diyenler mi cumhuriyetçi? Başbakan asanlar mı? Cumhurbaşkanı olursan darbe yaparız diyenler mi? Halkın nasıl giyinip, nasıl düşüneceğine karar veren mekanizma mı cumhuriyetçi?
    İyi ki cumhuriyete geçmişiz. Yoksa ne olurdu halimiz?

  42. Genghis - 27 Şub 2007 - 7:04 pm

    “Ben bir ilgi kuramadım. Demokrasi ile hilafetin ne ilişkisi var? Galiba monarşi kalsaydı daha mı demokratik olurduk demek istediniz. Elcevap: Yine alakası yok. Monarşik ülkelerde de demokrasi bulunabilir.”
    Saltanatla hilafet’in ayrımını yapalım. Saltanat 1922′de kaldırıldı, Hilafet 1924 yilinda. Japonya, İngiltere, İspanya gibi devletlerdeki idareler saltanata tekabul eder, Halifelik ise Papalık, Patriklik gibi bir müessesedir. İngiltere ve Japonya’daki saltanat tamamen semboliktir, yasama ve yürütme sürecinde yoktur. Saltanatla birlikte demokrasi olabilir miydi, belki olabilirdi,ancak halk meclise değil padişaha daha çok itaat ederdi o ayri mesele.Hilafetle birlikte demokrasi olamazdı, çünkü din kurallari kesindir. Laiklik, yönetenlerin yönetme meşruiyetinin “dini olmayan” bir kaynağa dayanması demektir. Hem Laiklik, hem Hilafet olamazdı. Laik olmadan demokratik olunabilir diye bir tez de var, ama bunun Islam Dünyasında uygulanış olan bir örneği yok henuz. İslam sadece bir rituel dini olmayıp, devlet yönetiminden yatakta nasıl davranacagınıza kadar herşeyi düzenler, işte çekinilen şey budur.
    Askeri darbelere gelince bunları Kemalistlere mal etmek ne kadar doğru bilmiyorum. Dünya konjonktörü içinde düşünmek lazım. Menderes’in SSCB ziyaretinden 40 gün önce darbe yapılmıştır, manidardir. bugünkü Kemalistler 1960 darbesine övgüler düzmektedir ki bu beni bağlamaz. Soğuk Savaş döneminde Büyük Birader’in istemediği seçilmiş başkanlar darbeyle indirilmiştir. Salvador Allende bunun en bilinen örneklerinden birisidir. Topu dış mihraklara atmak gibi olmasın, darbe varsa yanlıştır.1960 ihtilalcilerinin hazirladığı anayasa Türk Tarihinin en liberal ( siyasi anlamda) anayasasıdır. Bu da başka bir anomali.1980 darbesi ise Atatürkçülüğü ya da Kemalizmi canlandıran bir darbe olmayıp, İktisadi liberalizmin yukselmesinin önünün açılmasısır. Uzatmak istemiyorum, Liberaller ve İslamcilar 1980 darbesine çok şey borçludur.Velhasıl darbeler Atatürkçülüğü değil, Dünyadaki moda ideolojileri güçlendirmiştir.

  43. Genghis - 27 Şub 2007 - 7:27 pm

    “Ben yüzyıl savaşlari ve otuz yil savaşlari konusunda yanılmışım. O savaşlar mezhep savaşlarıydı,ortaya çıkan mezhepler Katolikliğe göre daha sekuler olsalar da benim tezimi desteklemezler.Bu mezhepler Avrupa’nın ilerlemesininin yolunu açtığı için benim zihnimi bulandirdilar. Bilgi eksikliği. Yalnızca Fransız devriminde uçan kelleler yeterdi.”
    Ben sizin kadar naif değilim. Devletin bekasi için herşey ve dahi her şey mübahtir. Her şey ve dahi her şey diyorum. Bu ABD ve İngiltere gibi liberal devletler için de gecerli bir kuraldir,Fransa ve Almanya gibi devletler için de.Bir de Şeyhülislamlarin, halifelerin ve sultanlarin kaç kafa kestirdiklerinin hesabi yoktur. Türk tarihine baktığımızda bir kardeş katli geleneği vardir, Fatih bunu kanun haline getirmiştir. Cumhuriyet döneminde yaiplanlar ilk değil.Ancak şu var kardeş katli İslam’ın ideolojisi için de tutarlidir, Şeyhul İslam dan onay almıştır. Demokrasi getirme iddasindaki bir idare için tutarsizlik olarak görülebilir, ancak bunlarin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Atatürk hakkında sizinle benzer düşüncelere sahip olan H.C. Armstrong onun için ” o bir diktatördü, kendisinden sonra bir diktatör gelmemesi için diktatör oldu” diye bitirir “Bozkurt” isimli kitabini.(biyografiydi yanılmıyırsam). H.C. Armstrong, Bozkurt, Nokta Kitap,2005

  44. Genghis - 27 Şub 2007 - 7:28 pm

    Atatürk hakkinda Armstrong kadar insafli olmanizi rica etmiyorum, ama makul davranın.

  45. blue - 28 Şub 2007 - 4:36 am

    Cengiz bey,

    Kısaca;
    Osmanlı’da saltanat varken dünyada da vardı. Cumhuriyet varken Osmanlı’da da temayül rejimin değişmesi yolundaydı. Yoksa meşrutiyet, meclis-i mebusan gibi şeyler olmazdı takdir edersiniz ki. Ne oldu? Japonya’da,İngiltere’de bu kendi seyriyle oldu, bizde cebren oldu. İngiltere, üzerinde Kraliçemizin resmi yok diye Euro kullanmıyor, biz hanedanımızı sürgünde köpek gibi yaşatıp sefil bir şekilde ölüme terkettik.
    Halifelik önemli bir kurumdu, ortadan kaldırılmaması gerekiyordu. Kaldırıldı, ne oldu? Bütün orta asya bağların koptu, sana din bağıyla bağlı unsurların isyan etti. İtalya’da papanın bulunması kötü müdür? Demokrasiye, cumhuriyete engel midir? Engel değildir, çünkü onlar Hristiyandır düşüncesi saçma. Bahsettiğiniz yüzyıl savaşlarının müsebbibi bu Katolik kiliselerdi. İslam tarihinde 100 yıl savaşları yok. Katoliklik kadar baskıcı bir kurum da yok.
    Hilafetle çekinilen madem devletin din baskısıyla vatandaşın özgürlüklerini kısıtlamasıdır. Atatürk ilke ve inkılapları bahane edilerek vatandaşların özgürlüklerinin kısıtlanması hilafet değil de nedir? Mesela ‘Kamusal alana başörtülü giremez’ diye kanunda bir hüküm olmamasına rağmen böyle bir fetvanın Atatürk sünnetinden ve kutsal devrim yasalarından alınması nedir?
    Hepimiz milli eğitimden geçtik. Doğrusu ‘din devleti’ diye bir öcü oluşturup, Cumhuriyet’i insanları bu öcüden kurtarıp bahşedilen bir hediye olarak göstermek iyi taktik. Ama artık işlemiyor. Devrimler Fransız ihtilalinde olduğu gibi alttan üste olursa etkili ve kalıcı olur, top-down dayatmalar kalıcı değildir, köklü değildir. 600 yıllık bir geçmişi tukaka edip sıfırdan başlıyorum diyemezsiniz. Bir rejimi halka rağmen baskıyla dayatamazsınız. Atatürk, ifadenizde olduğu gibi kendisinden sonra diktatör gelmesin diye diktatörlük etmiş olabilir. Kendisinin Jan Jack Rousseau hayranı olduğunu ve ülkeyi batılılaştırmak amacıyla devrimleri yaptığını biliyoruz. Ama bugün aynı zihniyetle davranmak, 80 yıl öncesinin dünyasının koşullarında oluşturulan sistemi halkın ümüğüne dayamak akıllı insanların işi değil.
    Şeyhülislam’ların, halifelerin, padişahların kafa kestirmeleri, kafa kestirmeyi mübah kılmaz. Kardeş katline ferman veren de zalimdir, haksız yere kafa kestiren de. Zulmün mazereti olmaz. Mazeret bulan aynı zalimliğe ortak olur. Devrimlerde kafa kesmeyi mazur görürseniz Dersim’de halkın üzerine kimyasal atılmasını da mazur görürsünüz, başbakanın asılmasını da, 10 senede bir darbe yapılmasını da. Neymiş, çok liberal anayasalar hazırlanmış. Vay anasını o yüzden bu memleket bu kadar özgürlükçü !

  46. kenan - 08 Mar 2007 - 12:37 pm

    güzel ama daha faz la resim koyun

  47. Cengiz - 08 Mar 2007 - 6:05 pm

    Suat Bey “blue” siz değilsiniz heralde,çünkü yazi sağlam olmamış. Örnek Papa İtalya’da değil, Vatikan’da. Vatikan ayri bir ülke ve İtalya Devletinden ayri bir hukuku var. Bu tip maddi hatalari düzeltecek zamanim yok. Halifelik ve Papalik çok farkli yapilar. Nesini düzelteyim ben bunlarin.
    Ben Suat Beyle daha önce tartıştım o böyle hatalar yapmazdi.

  48. Cengiz - 08 Mar 2007 - 6:06 pm

    Blue siz Suat Bey değilsiniz, benim bildiğim Suat Bey böyle yazmaz. Yazi sağlam olmamış. Örnek Papa İtalya’da değil, Vatikan’da. Vatikan ayri bir ülke ve İtalya Devletinden ayri bir hukuku var. Bu tip maddi hatalari düzeltecek zamanim yok. Halifelik ve Papalik çok farkli yapilar. Nesini düzelteyim ben bunlarin.
    Ben Suat Beyle daha önce tartıştım o böyle hatalar yapmazdi.

  49. Antiyou - 08 Mar 2007 - 10:22 pm

    Kafa kesmeden,kan dokulmeden kalici bi devrim yapilamaz,Ataturk ne yapilmasi gerektigini biliyordu.dunyaya veda ederken ulkeyide saglam temeller uzerinde birakti.
    bu kadar kisa bir surede kim osmanougllarinin 600 yillik rejimi sayesinde miskinlesmis yozlasmis bi halki yeniden diriltebilirdi ki,ataturk bunu yapti.Adinin anlami gibi Turkun babasidir.itiraz eden kafalarda kesilmelidir.

  50. Enver Paşa - 09 Mar 2007 - 1:41 am

    fst bey

    hayat ne güzel değil mi? neyi görürseniz onla dalga geçin. şimdi de sıra türk bayrağına mı geldi?

    yazınızın başında önce müslümanlarla dalga geçmişsiniz. burda hal veriyorum size bir nebze. zira bilim dışı bir şekilde orda burda dini yazı aramak ancak ortaçağ insanlarına mahsus bir davranıştır. ama sizin burda takiyye yaptığınız apaçık ortada. böyle yaparak güya kimliğinizi gizleyeceksiniz? ama tabi dine karşı olarak misyonerlik yapma ihtimaliniz de var?

    ayrıca yazıda sürüyle tarihi hata var. en ciddisi türklerin insanlığın alt bir grubu olduğunu yazmışsınız ki bu yalandır. zira bilindiği gibi tüm insanlık ve medeniyet türklerden türemiştir. bundan dolayı bugünkü sözde ırklar türklerin alt koludurlar. sizi biraz tarih okumaya ve dürüst olmaya davet ediyorum.

    gelelim atatürk siluetlerine. elbette bunlar gerçektir. hatta ulu önderin çanakkale semalrından şehitliğimize bakan gözlerini gösteren fotoğraflar dahi vardır. bundan dolayı sanki taş yontulmuş da böyle görüntüler oluyor nağmeleri okumayın! hadi taşı yonttuk peki semayı da mı çizdik? işte sizin çelişkiniz burda!

    utanın diyorum. bir inek bile türklüğünü ifade ediyor da siz etmekten utanıyorsunuz! recep yılmaz avrupa haritası görmüş orada. sizin hayal dünyanızda hep oraları görmek mümkün tabi. işiniz gücünüz avrupa! eminim orada ab fonlarını da görüyorsunuzdur 2. cumhuriyetçi liboş takımı!

  51. meltem - 10 Mar 2007 - 8:09 pm

    benim web sitem sadece türkiyeliler içindir.

  52. meltem - 10 Mar 2007 - 8:10 pm

    çok özür dilerim bir yanlışlık yaptım

  53. ahmet - 12 Mar 2007 - 1:47 am

    enver pasa:
    “bir inek bile türklüğünü ifade ediyor da siz etmekten utanıyorsunuz!”
    bazi inekler turktur -> bazi turkler inektir.
    Bu durumda bazi Turkler okuz, bazi okuzler de Turktur.

  54. şükrü - 12 Mar 2007 - 7:03 pm

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE..NE YAZIK TÜRKİYE DE YAŞAYIPTA TÜRK’E DÜŞMAN OLANLARA ..NE YAZIK KENDİNİ DARI AMBARINDA GÖREN AÇ TAVUKLARA.TÜRK MİLLETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR.

  55. izlenimler - 12 Mar 2007 - 7:14 pm

    Payidar kalması temenni edilen Türkiye Cumhuriyeti olmalı. Türk milleti zaten tabiatı gereği payidardır. Yani bir Türk istese de başka birşey olamaz, malumu ilan etmek gereksiz.

    Türke kim düşman onu da göremedim. Budalalığa düşman olmakla Türke düşman olmak aynı şey değil. Türklerden budala çıkıyorsa bu tüm Türkleri zan altında bırakmaz elbette ama bir Türk olarak beni üzer. Gerçekler de slogan, özdeyiş, atasözü, mani söylemekle değişmez.

    FST

  56. Enver Paşa - 12 Mar 2007 - 8:48 pm

    Ahmet’e

    Bazı insanların milli duygularıyla dalga geçmek senin gibi basit tiplere komik gelebilir. Ama benim söylediklerime mantıklı bir cevap verebilmiş değilsin. İnsanlar üstesinden gelemedikleri gerçeklikler karşısında, o olayı dalgaya alarak kendilerini rahatlatmak isterler. Sen de ne yazık ki bu haldesin! Ama sevinmelisin ki bu bataklıktan kurtulmak için şansın var!

  57. ajda - 12 Mar 2007 - 10:21 pm

    Hah buradaymissin Enver Pasam.

    Çikista müzmin bekarmidir nedir, bir herif, ‘asil pasan benim, gel benim siteme gidelim’ diye çekistirip duruyor. Allah baska seyini benzetmesin ama görünüsü sana çok benziyor. Saf temiz, bir o kadarda vatansever bir Türk kizi olaraktan neyapmaliyim ?

  58. ahmet - 13 Mar 2007 - 12:10 am

    ben milli duygularla dalga gecmiyorum. sadece matematik mantik kurallarini sarfettiginiz tuhaf cumleye uyarladim. ne dediginizi okuyup bir daha dusunun isterseniz.

  59. fizikci - 23 Nis 2007 - 2:53 pm

    şaşkın büşbüş şaşırma!
    sabrımızı taşırma!

  60. kghıtgfb - 01 May 2007 - 8:59 pm

    haıugvyuftzjxdgfvıysdrgjıdhygfcyn8bzsuıg yuıegbıvyınu9csyvtıpmglbvcklbnlhjnmdBJşdhbmp
    dotuhjdpl
    mbpdoıjhlşxckgmbhşojhdzjhmpoıtdjhıpdfjhbk gjh dıjhk gkbnvxckghjzdhgıpxn hpof hıdnbıgjfnxgnhknjfonh

  61. murat - 05 Tem 2007 - 3:46 pm

    çok güzel olmuş açıkcası bide arada sırada resim olsa bayrak weya atmazın resmi tam olurdu :D

  62. buse - 24 Ara 2007 - 6:31 pm

    ben salağım

  63. emoşşş - 05 May 2008 - 7:10 pm

    helloooooooooo ben bayrağımızı çoooooooookkkkkkkk seviyorum ve burdan tüm askerlere slm özellikle canımdan çok sevdiğim asker aşkıma slm onu öpt

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş