Gençlik Ayakta!…
FST 26 Şubat 2007
Türk gençliği her zaman hak edene gereken tepkiyi göstermiştir. Tarih bunun örnekleriyle doludur (… konulu bir kompozisyon yazınız.) Neyse, siz kaleme kağıda sarılın, bu özlü söz Kanaltürk televizyonunun maliye tarafından kontrolünü protesto eden ve haberde “Cumhuriyetçi Gençlik Platformu” olarak belirtilen bir gruba binaen aklıma geldi. Aslında geçen haftaki Nokta dergisinde de benzer birşey görmüştüm, gönüllü gazete takipçisi dostum Recep ayrıca bundan haberdar etti. Kanaltürk konusunda diyecek çok şey yok, uluorta AKP düşmanlığı yapan Tuncay Özkan bir de şu kadar milyon dolarla televizyonu kurduk deyince başına iş almış oldu. İncelensin, iyi olur, paranın hesabını verebiliyorsa ne güzel. Tabii işin medyaya sansür boyutunu dikkate alan “gençlik” doğal olarak olayı protesto ediyor, onlara da diyeceğim yok. Gerçi Cumhuriyetçi Gençlik Platformuna şöyle bir tarih gezisi yapıp 1925′ten itibaren medyada uygulanan sansürü incelemesini önerebilirim ama aklıma gelen başka bir şey.
Gazetedeki resme dikkat ettiniz mi? Eylemi yapan (ellerinde tasarruflu olduğunu tahmin ettiğim birer de ampul tutan) gençler standart Türk gençliğine göre epey “olgun” görünüyorlar. Benim resme bakarak yaptığım tahmine göre bu gençliğin yaş aralığı 70-95 ve ortalaması Cumhuriyete eşit gibi duruyor. Hele en öndeki mütebessim Türk genci beni kazanımlar konusunda çok daha ümitli hale getirdi. Artık Tuncay Özkan’ın sırtı yere gelmez, kafaya takmasın. Bu gençlik oldukça biz muasır medeniyeti paramparça eder, kalan tek dişini de sökeriz.
Popularity: 11% [?]
- Siyaset
- Yorum(92)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Evet, aydinlik yarinlar bizimdir!
Ampul çok manidar. MHPye kafa tutan DYPnin ambleminde kırat yerine beyaz kurt kullanması gibi birşey. (Teşbihte hata olabilir, hatalıysam lütfen ‘TEŞBİH HATALI’ yazıp 5454e gönderin, Orhan Gencebaydan ‘Hatasız kul olmaz parçası cebinize gelsin’ )
Neyse, Fethi Bey nolcak bu kazanımcıların hali, ben asıl cumhuriyet gastesinin reklamlarına acıyorum. Gerçekten çok başarılı reklam açısından. Vurguları güzel. Kazanımcıları ve “saf”ları iyi etkiliyor. (burada kullanılan saf kelimesi temiz berrak ve halis anlamında değil bön, avanak, süzme ve bilimum ‘vur kafasına al ekmeğini sadece biraz okşa gönlünü al’ türündeki insanları temsil etmektedir.)
Velhasılı kelam Allah sonumuzu hayreylesin.
Atatürkçüler neden Tuncay Özkan gibi Atatürkçülere(!) tepki göstermiyor?
Kanalturk’e sansürü mübah mı buluyorsunuz?
Postmodern sansür,
Kanaltürk’ün maliye tarafindan incelenmek üzere seçilmesini manidar buluyorum. Bu aba altından sopa göstermek. Bir kanalın mali kayıtlari incelenebilir tabii, ancak adalet duygularımız rencide edilmeden, stv, kanal7,tv5 filan da yeri geldiğinde incelenirse.Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla mesaji da var, muhtelif muhalif medyaya.
Genghis merhaba,
Tavrını beğenmediğim ve izlemediğim Kanaltürk sansürlenirse bundan hiç hoşlanmam. Kurtlar Vadisi komedisinin yasaklanması konusunda da aynı fikirdeyim.
Yalnız, Kanaltürk için mali bir inceleme başlatıldığını zannediyorum, ortada Kurtlar vadisi türü bir yasaklama yok. Yok kirli işleri var da bunları kapatmak için muhalif yayınlara ara veriyorlarsa bu sansürden farklı bir şey olur. Hürriyetin POAŞ meselesinde alenen hükümete yaltaklanması, Kemal Unakıtan’a saatlerce program yapması ile paralellik kurulmalı bence.
Bekleyip görmek lazım.
FST
Ben de bunu beklerdim sizden ama Kurtlar yorumunu göremiyom, sansür mü yaptınız
Ben gönderemedim saniyordum.
Yorumunuz otomatik denetlemeye takılmıştır, bazen oluyor birazdan bakayım.
FST
Genghis Bey merhaba;
“Kanaltürk’e sansürü mübah mı buluyorsunuz?” sorunuzun altında acayip biçimde buzağı aradım. Haberiniz olsun.
Bu soruya alacağınız cevabı bile bile, neden sorduğunuzu merak ediyorum.
Yalnız, Kanaltürk için mali bir inceleme başlatıldığını zannediyorum, ortada Kurtlar vadisi türü bir yasaklama yok. Yok kirli işleri var da bunları kapatmak için muhalif yayınlara ara veriyorlarsa bu sansürden farklı bir şey olur.
Kirli isleri sirf kirli oldugu icin degil de aykiri yayin yaptiklari icin ustlerine gidiliyorsa pek de bir farki yok. Bol bol kanun ve secerek/keyfi uygulama da bir baski araci. Atilla Hoca’ya yapilan ile parallellik kurayim: onun da yazili ama benim anladigim pek uygulanmayan bir kurala dayanarak uzerine gitmislerdi (amirinden izin almadan sehir disina cikmak). Maksat kurali uygulamak degil ustune gidilecek insanin uymadigi bir kural bulmakti. Tabii AY’nin durumundan farkli olarak uzerine gidilen kurumlar agiz degistirdiklerinde artik uzerlerine gidilmiyorsa o zaman belki daha fena. Bunlarin hepsi pis isler, su iktidar bu iktidar diye de birsey farkettiginden emin degilim — taraflar/oyuncular farkli roller aliyorlardir sadece.
“Düşünün adam bir gün önce hapse girecekken, Tayyip Erdoğan’ın yerine birinci sıradan milletvekili, ertesi gün de bakan oldu. ” adam Kemal Unakitan
Peki bu adaam niye hapse girme aşamasındaydı, mali suçtan. Peki ne oldu? Bakan olunca af çıkardı.
Peki Kanalturk niye inceleniyor? Mali suçtan? O zaman Tuncay elini çabuk tutup mebus seçilsin, maliye bakanı olamaz ama..
Eğer bu kadar incelemeden sonra Kanalturk’te usulsuz bir şey bulamazlarsa ellerinde patlayacak.
Ben Atilla Yayla konusunda, düşüncelerinden hazzetmesem de,
” Edward Said ve Columbia Rektörü arasındaki olayı forwardlamıstım. Yazar Jonathan R. Cole Columbia Uni Rektörü
Prof. Edward Said, 2000 yılında Lübnan sınırındaki bir İsrail karakoluna taş atınca, Columbia Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliğine son verilmesini isteyenler olmuştu. Bunun üzerine Rektör Jonathan R. Cole, akademik özgürlük çerçevesinde Said’i savunan bir yazı kaleme almıştı. Radikal’de 17 Aralık 2000′de çıkan yazıyı, ‘Ermeni konferansı’na ilişkin tartışmalara bir katkı olarak yeniden yayımlıyoruz.”
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=164966
şeklindeki örnek olayda olduğu gibi düşünüyorum.
Bu arada Atila Yayla düşüncelerinden dolayı suçlanan ilk üniversite hocası değil, solcu meslektaşları atılırken o ne yapıyordu ki?
Aynı yazı Kasım’da Zaman’da A.Y. olayı sıcakken yayinlanmış
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=459430
T.Özkan Atatürkçü olduğundan dolayı mı hedef;
yoksa hedef olmamak yani dokunulmaz olmak için mi Atatürkçü ?
Gözden kaçmasın Fethi Bey.
Sayin hzhubble guzel bir noktaya parmak basmis. Yanniz ben yazida surada : http://www.youtube.com/watch?v=WVu5o3N9×2A oldugu gibi bir elestiri goremedim. Iste ayni elestiri olsaydi buna adamlar genellemeyi cok seviyor derdik. Olmadigi icin cifte standart diyoruz. Olmasi gereken ise “ne olmus adam sasirmis olabilir” dennmesidir.
sayın editör,
resimde görülen yurttaşların biyolojik anlamda yaşlarıyla “dalgananızı” geçmiş görünüyorsunuz.
ancak unutmayın ki önemli olan bizlerin kaç yaşında olduğu değildir. biz kemalizmle bir olmuş bir milletiz. bu birlik, birliktelik felsefi anlamdadır ve 1000 yıl sürecek 28 subat, 10000 yıl sürecek kemalizm karşısında bizlerin 100 hatta 150 yaşında olmamızın hiçbir önemi yoktur. hep genciz, hep genç kalacağız.
Noon Bey / Hanım,
Sizin gibileri tarif etmiştim ilk yorumumda. Bir fark göremiyorum. Bilimsel açıdan kanıtlanmış da oldu. Artık literatüre girebilir yorumum.
Noon Bey / Hanım,
Kemalizm’den kastınız nedir tam olarak anlamıyorum, anlayamıyorum. Klişelerin havada uçuştuğu, lider fetişizminin kavramları körlemesine kestiği yerde, tarihsellik bir kategoriyi sadece “eşantiyonluk nostalji” kıvamında aramızda endam ettiği bir zamanda, “10000 yıl sürecek kemalizm karşısında” kimin ve neyin hükmü vardır diye de sormaktan geri duramıyor insan.
Noon Bey/Hanım,
Heil Hitler, dökülmesin 10000 yıl bitler!
Metin Ağabey ağzımdan almış:
Heil Noon!! Hitler sizinle gurur duyuyor olmalı.
Noon bey/hanım,
10000 yıl sonra Kemalizm neden bitecektir? Önümüzdeki sene 1.ligde kim şampiyon olacaktır?
Bu iki soruma cevap verebilirseniz sevinirim.
Hürmetler,
yorumcu beyler ve hanımlar
yaptığım bilimsel tespitler karşısında hiçbir argüman üretemeden saldırıya geçmiş olmanızı anlamak mümkün değil. evrensel bir ideoloji olan kemalizm varoluştan bile eskidir.
beşeriyetle yüzde yüz uyumlu olan kemalizm insani farkındalığın da amentüsüdür. kemalist olmamanın insani bazı niteliklerden yoksunluk olduğunu belirtir, içinde bulunduğunuz durumunu tekrar gözden geçirmenizi dilerim.
Noon bey / hanım,
“beşeriyetle yüzde yüz uyumlu olan kemalizm insani farkındalığın da amentüsüdür.” diye buyurmuşsunuzdur. Bunca körlemesine inanç, değme yobazı zikrinden çıkartır. Açıkcası şu yukarıda yazdığınız yorum karşısında insan sadece “Vista” ile de uyumlu mu diyesi geliyor.
Herhangi bir ideolojinin böyle sapkın ve aynı zamanda cahilce savunuluşu karşısında “bilim falan hak getire” de diyor. Elin Batılısı Moon’a giderken, biz anca Noon’a diyorum.
noon:evrensel bir ideoloji olan kemalizm varoluştan bile eskidir.beşeriyetle yüzde yüz uyumlu olan kemalizm insani farkındalığın da amentüsüdür.
milli görüş mü bu..:)
Biz, Ademizme inanıyoruz. Ondan önce de dinazorlar vardı zaten. Varoluştan eski derken kastınız Big Bang öncesi sıkışmış gaz şeklinde mi, yoksa ilk mikroorganizmaların oluşumundan mı bahsediyorsunuz? ‘Evren’sel olduğuna göre Mars’ta da Kemalist bulmak mümkün mü yani? Bağırıyorlardır orada:
Maaaars laiktir, laik ka-la-cak !
Evrensel Kemalizm ideolojisine evrenin Türkiye dışında kalan kısmının itibar etmemesini neye bağlıyorsunuz?
Katilmiyorum, Kemalizm millidir.Ancak her ülkenin kendilerine göre çıkarması gereken dersler vardir. Özellikle İslam ülkelerinin. özellikle kadın haklari ve bilimsel ilerleme çabalari açısından.
genghis misin nesin yani diyorsunki islam ulkelerinin kemalizmden GAVURLASMAK ACISINDAN cikarmasi gereken dersler vardir. ta ki cengizligi birakip genghis falan olsunlar.. yuh be..
Valla, bir acidan Arap ulkelerinin Kemalizmden cikartacak derslerinin olduguna inaniyorum. Bizde Tansu Ciller gibi bir tip bile basbakan olup rahatlikla erkekler gibi memleketin icine edebiliyor mesela. Sorarim size, Iran’dan bir Ciller cikabilir mi?
Saka bir yana, hem kadin haklari hem de bilimsel acisindan Turkiye’nin diger islam ulkelerinden daha iyi durumda oldugunu biliyoruz. Ve bunu saglayan da zamaninda Ataturk’un yaptigi reformlar. Ataturk ile, kendisinin Ataturkcu oldugunu soyleyenlerin yaptiklarini birbirine karistirmamak lazim.
Genghis ve bliyaal’a katılmak istiyorum ama yine de Fransız Aydınlanması’nın pozitivizmi ile İstanbul Üniversitesi’nde gelinen nokta arasındaki bağı eğer Atatürkçülük üzerinden kuracaksak, işimiz çok zor. Aydınlanma ve Modernizm arasındaki çok dolaylı bağı, ne Batı’nın kendi içinde yaşadığı şeyler açısından ele almamış, “atın önüne araba koşmuş” Kemalist Kadro’nun modern zamanlarda gerçekten yeniden okunması, eleştirilmesi de Kemalist Aydınlanma’nın işidir. Yoksa kendisi bir dogma olarak, 1. sınıf mantık problemi olarak kaldır gider.
bliyaal: eger ortunme acisindan vs. bakarsaniz konuya elbette oyle. ama iran toplumunu iyi tanirsaniz, kadinlarin toplumsal hayata katiliminin bizde oldugundan cok daha ileride oldugunu gorursunuz.
hzhubble; Muhakkak Batili gibi olmak, Ataturk’un degil, ondan sonra gelen ve Ataturkcu olduklarini soyleyen kisilerin ozlemidir. Ne aydinlanmayi ne de sanayi devrimini yasamis olan bir topluma, Bati medeniyetinin bu sekilde elde ettigi kazanimlarini hangi yoldan verecektiniz? Yoksa Turkiye’nin bu donemleri yasamasi icin gerekli olan kosullarin toplumda gelismesini mi bekleyecektiniz? Cumhuriyetin ilk yillarini dusundugunuzde, o donemin kadrosunun elinde hangi imkanlar vardi? Bati medeniyetinin kazanimlarini tependen halka vermek disinda bir secenek var miydi? Kanaatimce, o donemde bundan baska bir yol da mumkun gorunmuyordu.
dr. hayvan; Ortunme acisidan su sekilde de yaklasabiliriz; Iran’da herhangi bir kadin ortusunu cikarip basi acik bir sekilde gezme ozgurlugune sahip mi? Turkiye’de insanlar ortunebiliyorlar - su kamusal alan meselesine deginmiyorum. Isteyen, ailesinden gelecek tepki disinda, ortusunu de cikarabilir. Iran’da ahlak polisi tarzinda seyler oldugunu da duymustum. Orada genclerin flort edip, sokak ortasinda opusebildigini dusunebiliyor musunuz? Hos, bunu Turkye’de de her yerde yapamazsiniz ya!
“Muhakkak Batili gibi olmak, Ataturk’un degil, ondan sonra gelen ve Ataturkcu olduklarini soyleyen kisilerin ozlemidir”
bu ne bicim cumle kardesim? cahilsin diyorum daha da birsey demiyorum. ben mi zorla gecirdim milletin basina sapkayi? ben mi astim sapka giymeyi reddedenleri? yuru baska kapiya da adamin ahsabini bozma..
Şu var aslında, manyakadam’ın değindiği şekli ile de özetlenebilir ama Atatürkçülük ile III. Selim’in ya da ne bileyim II. Mahmut’un uygulamaları ile İttihak Terakki’nin yediği herzeler arasında bocalamak zorunda değiliz. Bunlar “tarihsel” olarak hep aynı hataları, “bizim” hatalarımızı ifşa ediyorlar. Şapka ile serpuş arasında aslında hiç bir fark yokken, birini böyle “çağdaş”lık diye kafaya geçirtirsen işler bir “mukavemet” doğurur.
Ama Kemalizm dendiğinde bunlar anlaşılmıyor artık. Sonuçta tarihsel ve ideolojik olarak “aşılmış” bir devrim sonrası pratikleri bütünü olarak, kriz halinde başvurulacak yöntemlerden öte gidemiyorlar. İcad edebildiğimiz tek şeyin “Türk” ifadesi olduğunu, bunu da yüzümüze gözümüze, ermenimize vs bulaştırdığımızı görüyorum ben. Bir Aidiyet projesi olarak görüyoruz biz bütün bunları, başka şeyler olarak değil.
manyak bey kardesim; Su “sapka giymedigi icin adam asildi” masalini bizim taharet muslugu fetişisti dinciler pek bir severler. Kendi kendilerine anlatip avunurlar. O yuzden, bosu bosuna oldugun yerde tepismene gerek yok - anladin sen anladin.
hzhubble; Ataturk’un o donemde yaptiklarini zorunluluk olarak goruyorum. Bu turden seylere ahlaki acidan yaklastiginizda bocalarsiniz. Icinde bulunulan kosullar toplumun hicbir sekilde kendi hali ile ilerlemesine musaade etmez iken, o donemki kadronun bazi seyleri tepeden dayatmasi kacinilmazdi. Sapka meselesi bunun sadece kucuk bir parcasi. Kemalizmin asilmis olup olmadigi ise ayri bir mesele. Diger yandan, Turkiye’de kendi cikarlarini korumak icin Ataturkcu ve laik olduklarini soyleyen insanlarin oldugu da dogru.
Kemalizm hicbir zaman asilmaz olmadi ki simdiden sonra oyle olsun. Hayal dunyasinda yasiyorsunuz tuhaf rumuzlu arkadasim, uyaniniz artik.
Sapka takmadigi icin yuzlerce insanin asildigi tarihi bir gercektir. senin gibi dunku veletler bilip bilmeden inkar etse de oyledir. senin deden hemen basina gecirdi bir fotr sapka da asilmaktan kurtuldu diye herkesin dedesini kendininki gibi zannetme oldu mu? benim de agzimi actirma gecenin su vakti.. ruhsuz herifler..
Yani size kalsa biz sanayi devrimini aydinlama devrimini başaramadık zaten,halk da böyle şeyler talep etmiyor. Biz istemiyoruz üniversite reformunu, okuma yazma oranı artmasaymış, sanayi devrimi devlet eliyle olmaz,Atatürk’ün devletçi politikalari çagdışıdır.
Bu arada Cengiz, Genghis teferruat, tabiki bu rumuzum ismim değil:)
Atatürkçülük’ü Türk milliyetçiliği ve akılcılık üzerine kurulu bir sistemdir. Batılılaşma ise akılcılık bağlamında değerlendirilmelidir. Düşünce sistemi bu iki sutundan oluşmaktadir, başka şeyler kafa karıştırır.
öyle biz özeleştiri yapabiliriz “Devletçilik” ilkesi gerekli mi? İçeriği ne olmalıdır. Bunun tartışılması gerekir, dogmatik değiliz.Ayni şekilde milliyetçilik de. Devletçilik 1929 dan sonraki Büyük Buhran’dan sonra sadece Türkiye’de tatbik edilmedi.Amerika’da New Deal ve Keysnesyen iktisat politikalari da buna örnek. Liberalizm ve Altın Standardi çökmüştü.1991 de Komunist ekonomiyi benimsemek ne kadar sacma ise 1929′da da liberal iktisat o kadar sacmaydi.Yani Sanayi trenini kaçirdik hiç bir şey yapmayalim diyenler bence sadece eleştirmek için eleştiriyor. Ülkemiz 21. yy a girerken NATO üyesi olan tek İslam ülkesi,OECD de ayni şekilde, ve AB’ye aday bu konumda.Eksiklikler neler, bilimde diğer İslam ülkelerinden önde olmamiza ragmen ilk 500 üniversite arasinda 2 Türk Üniversitesi var,akademik atif endeksinde sürünüyoz ama Misir’dan ve İran’dan daha iyi durumdayiz.
Not: hakikaten İran diğer İslam ülkeleriyle karşılaştırıldığında Kadın haklarinda ileridir. Seçme ve seçilme haklari vardir, ver parlamento da oran olarak Türkiyeden daha fazla kadin vardir,ancak bizde mevcut olan kısmi türban yasağının simetriği orada var. kadınlar sokakta dahi örtünmek zorundalar. Bizde örtünme yasagi kısmidir.
Yani size kalsa biz sanayi devrimini aydinlama devrimini başaramadık zaten,halk da böyle şeyler talep etmiyor. Biz istemiyoruz üniversite reformunu, okuma yazma oranı artmasaymış, sanayi devrimi devlet eliyle olmaz,Atatürk’ün devletçi politikalari çagdışıdır.
Bu arada Cengiz, Genghis teferruat, tabiki bu rumuzum ismim değil:)
Atatürkçülük’ü Türk milliyetçiliği ve akılcılık üzerine kurulu bir sistemdir. Batılılaşma ise akılcılık bağlamında değerlendirilmelidir. Düşünce sistemi bu iki sutundan oluşmaktadir, başka şeyler kafa karıştırır.
öyle biz özeleştiri yapabiliriz “Devletçilik” ilkesi gerekli mi? İçeriği ne olmalıdır. Bunun tartışılması gerekir, dogmatik değiliz.Ayni şekilde milliyetçilik de. Devletçilik 1929 dan sonraki Büyük Buhran’dan sonra sadece Türkiye’de tatbik edilmedi.Amerika’da New Deal ve Keysnesyen iktisat politikalari da buna örnek. Liberalizm ve Altın Standardi çökmüştü.1991 de Komunist ekonomiyi benimsemek ne kadar sacma ise 1929′da da liberal iktisat o kadar sacmaydi.Yani Sanayi trenini kaçirdik hiç bir şey yapmayalim diyenler bence sadece eleştirmek için eleştiriyor. Ülkemiz 21. yy a girerken NATO üyesi olan tek İslam ülkesi,OECD de ayni şekilde, ve AB’ye aday bu konumda.Eksiklikler neler, bilimde diğer İslam ülkelerinden önde olmamiza ragmen ilk 500 üniversite arasinda 2 Türk Üniversitesi var,akademik atif endeksinde sürünüyoz ama Misir’dan ve İran’dan daha iyi durumdayiz.
Not: hakikaten İran diğer İslam ülkeleriyle karşılaştırıldığında Kadın haklarinda ileridir. Seçme ve seçilme haklari vardir, ver parlamento da oran olarak Türkiyeden daha fazla kadin vardir,ancak bizde mevcut olan kısmi türban yasağının simetriği orada var. kadınlar sokakta dahi örtünmek zorundalar. Bizde örtünme yasagi kısmidir.Velhasıl kadinlarin işgücüne katilimi ve özgürlükleri bakimindan İran’dan iyiyiz.
Yanlişlikla iki defa gönderdim myorumlardan birini ve bunu silerseniz iyi olur.
“Atatürkçülük’ü Türk milliyetçiliği ve akılcılık üzerine kurulu bir sistemdir.”
Cengiz misin genghis misin ben orasina karismam. ama al su asagidaki yaziyi oku, bir daha da ataturk milliyetciligi akil isidir falan gibi ileri geri sallama seni akilsiz sanmasinlar:
http://www.derinsular.com/arsiv/2007/02/lale_devrinden_gunumuze_bireysel_haklar_7.php
Deli misin Dumrul musun?
Hem bir de Hakk geçiyor, dini olan herşeye tavır alan Atatürk nasıl olmuş da buradaki “Hakk” ı yasaklamamış.
Rumuzun Türk Mitolojisinden geliyor ama anlaşılan pek memnun değilsin. Dikkat ederseniz o metinlerdeki Irk ve soy vurgusu 1939′da artiyor. Ismet 2. Dünya Savaşı sirasinda başlarda Alman’a yaklaşmış, sonra vaz cayip Amerika’ya yaklaşmış gibi..
Bu arada o zamanlar Almanya’nın bilimde kaydettiği mesafe inkar edilemez. Bizimkiler de onlara özenmişler anlaşılan.Bu arada Nazi Almanyasından kaçan Yahudi bilim adamlarina kucak açan sizin o kafatasci dediğiniz Türkiye Cumhuriyetidir.
Soyum Oğuz Ata’nın soyudur, dilim Korkut Ata’nın dilidir,yolum Kemal in yoludur.
“Çatma kurban olayım çehreni ey nazli Hilal,
Kahraman bir gül ne bu şiddet bu celal,
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hakkın,
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal”
Vay canına milli marşımızda da ırk geçiyor
Soy vurgusunun bir sakıncası mı var?
Lan sapıttım ben de ya , 5. kıtanın üçümcü mısrası 2. kıtanın 3. mısrası olmuş
Özür dilerim, yoruldum.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman “ırkıma” bir gül ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
“Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;”
“Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;”
gibi
Cengiz Bey ideolojik bakis sizi kor etmis anlasilan. 1939′dan sonra neyin dozu artmis anlamadim. Gercekten okudunuz mu metnin tamamini? Hani diliniz varsa onca mezari da Inonu actirip olcturdu kafataslarini diyeceksiniz.
Sen okudun mu İstiklal marşını
İdeolojik olmayan bakış yoktur kardeş
Orada yazılan da ideolojik”
ee şuna ne diyeceğiz,
“Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk denir” M.Kemal Atatürk”
Bu arada ideolojik olmayan hiç bir şey yoktur. Derinsularin bakışı da ideolojik, bir şeyler ortaya koyup, bir şeyler kanıtlamaya çalışıyorlar. Sizin bir ideolojiniz yok mu?
Böyle demagojilerle sizin gibi düşünmeyenleri marjinalize etmeye çalışıyorsunuz. Bundan sonra “ideolojik bakış” gibi ideolojik laflar kullanmayın.Bak hiç bir şeye kızmam buna kızarım.
Ama Cengiz bey, insanin ideolojisi olmasi baskadir, ideolojisinden gozu kamasip gercekleri gorememesi baska. simdi ortalikta kafataslari cetveller kan irk soy vs. dolasirken buna aydinlatici derseniz karsinizdaki de size insaf diyecektir.
Şimdi Şahan Gökbakar’ın o dişi yakarıştaki nevriye budak gibi çıkışayım size “Cenkiz yeminnen bozuşuruz”
Size çok okutmuşlar İstiklal marşını ama nedense farklı bir formatta söyletmişler sanırım. Hani gençlikte liselerde yapılanlardan. Tabi öyle söyleyince düzden ve tersten manasını çıakrtamıyorsunuz haliyle. Bakın herkesin ideolojik yaklaşımı var. Ama siz gidip de kemalizm atatürkçülk gibi kavramları taptaze kavramlar ve uygulanması her Türk için elzem kabul ederseniz o zaman onu açıklamanız gerekir. Nedir bu Atatürkçülük? Bileycilik ve Hanutçuluk gibi zanaat mi? Zumhuriyet kazanımları koruyucusu olmak mı? yoksa “irtica” laflarıyla “başörtüsü”ne karşı çıkmak mı. Hem “elhamdürülllah müslümanım, dedem de hacca gitti, annanem de başörtülü” deyip aynı zamanda Başörtüsü bu nolur çıkarın bişi olmaz, kamusal alan mı demek? Nedir bu kavramlar açıklayın hele. Hzhubble bu konuda bana cahil olduğunu söyledi. Karşıymış ama o da bilmiyormuş. Di mi Hzhubble, sen söyleyemiyorsun ben söyledim. Rahat ol açıklayacaktır.
Not: Hzhubble affına sığınıyorum. siz beni anlamışsınızdır
Ben şunu demedim : “Atatürk bireysel haklara önem vermiştir filan” Ben dedim ki Atatürkçülük akılcıdır. Milliyetçiliği bile bilime, gözleme,ölçüme dayandırılmış ki akılcı iste.Akılcılık bazen çoğu zaman soğuk bir kavramdir.Peki derinsulardaki kardeşimiz,
““Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk denir” M.Kemal Atatürk”
” Biz ne bolşevikiz ne de başka bir şey, bir milliyetperveriz, dinimize hürmetkariz” demiyor mu?
Niye güzel kardeşimiz bu sözleri okuduğu kitaplarda görememiş, işte ideolojik bakış.
Velhasıl, Türk vurgusu beni rahatsız etmiyor. Ben biresyel haklar bla bla demiyorum.
Guzel kardesim “Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk denir” denince sen elbette rahatsiz olmazsin. nedenini de soylemissin zaten, TURKSUN de ondan. peki ama herkes Turk irkindan mi? elalemin kafatasini olcmeye kafasina bomba yagdirmaya kalkarsan bu ne kadar akilcidir? sor bakalim dogulu vatandasimiza bu is akilci mi degil mi? bana pek akilli isi gibi gelmedi.
Başörtüsü ile ilgili tek yargi belirtmedim, sadece Türkiye’de kısmı bir yasak var, İran da ise basının örtmemek tamamen yasak dedim. Bu konuyu herkes tartışıyor, herkes yasağa karşı ama bişey olmuyor. Bunu savunması gerekenler iktidarda zaten.
Ben hiçbir yorumumda Atatürkçülük elzem demedim,ve zaten de değil.Biz kurşun asker değiliz ayni fabrikadan çıkmıyoruz, Atatürkçülük içinde benim gibi “faşo” milliyetçi vurgular yapanlar da var, solcular özellikle sol-ulusalcilik gibi garip bir sentez yapanlar da var.Bizim fabrikamız varsa o da Milli Eğitim sistemi değil, tam tersi Milli Eğitim Atatürkten ve Atatürkçülükten soğutmak için her şeyi yapıyor. 12 Eylül ağlarini ole örmüş.Cumhuriyet kazanımlarinin koruyucusu olmayabilirsiniz ama burada kanımca okumus adamlarsınız, sizin yorumlarınız “Atatürkçülük gavurlaşmadır,çıplaklıktır vs” gibi sığ kahvede oturan adam, yorumlarından daha nitelikli olmalı.Bu şapka olayına girmedim ama yasaklanan fes de İslami değil, bu din-vicdan meselesi değildi.Benim dedelerim şapka giymişse aferin, (hala takke giyerlerdi 80 lerde.)
Benim Dünya görüşüm şu Türk Milliyetçisiyim Jakoben’im,Dünyada barış, uluslararası hukuk vs hepsi yalan. Uluslar arasında bir yaşayakalma mücadelesi var, ben de kendiait olduğum milleti yedirmek istemeyenlerdenim. Onun için milletimizi geriye götürüp, ezdirmek isteyenlere karşıyım.
“kanımca okumus adamlarsınız, sizin yorumlarınız “Atatürkçülük gavurlaşmadır,çıplaklıktır vs” gibi sığ kahvede oturan adam, yorumlarından daha nitelikli olmalı”
Atatürkçülük gavurlaşmadır, çıplaklıktır.
Bu arada bu topraklarda bizim terk ettiğimiz söylemlere sahip çıkan başkaları da varmış, ama derin sular yazmaz.
“Dink’s article urged Armenians to turn their attention “to the new
blood of independent Armenia,” as the only way to free them from the
burden of exile and called on them to symbolically reject “the
ADULTERATED PART OF THEIR TURKISH BLOOD.” … (Reporters Without
Borders 07.13.2005)
Maalesef bu sözlerin bedelini hayatıyla ödedi, çok acıdır.Bu hassas bir konu, Allah rahmet eylesin deyip bu menfur cinayete işyenlere ,işletenlere lanet ediyorum. Deyip bitiriyorum.
Diyorum ya delikanli adamı severim, başka kavramlara gizlenmeden direkt kendini belli ediyor manyak adam.Eywallah kardeş.
Cengiz bey, ceviride hata var. O cumle cok konusuldu, anlam oyle degil. Dink kesinlikle Turk kanina pis demiyor. Belirtmis olayim, dezenformasyon daha da yayilmasin.
Ben bilerek İngilizcesini koydum zaten.Yorumsuz.
Ben bilerek İngilizcesini koydum zaten.Yorumsuz.
Velhasıl, herkes şahin ve kurtken bizden kuzu olmak, cici liberal olmak beklenmesin.
Yazinin orjinali Ingilizce degil, Turkcedir.
“Diyorum ya delikanli adamı severim, başka kavramlara gizlenmeden direkt kendini belli ediyor manyak adam.Eywallah kardeş.”
Sana da eyvallah cengiz kardes.
ama sonraki yorumunda yine isi bulandirmissin.
bak simdi.. Osmanli da aslanlar gibi sahindi, hatta oyle sahindiki bugunku memleketimizi yaninda serce gibi birakacak cinsten bir sahindi. (bak soyleyince bile icim titriyor, oyle yani!)
Ama Osmanlimizin sahinligi disariya karsiydi iceriye degil. yani musluman-gayrimuslim turk-kurt ayrimi yapmaz, milletin kicina basina karismazdi. bilmem anlatabiliyormuyum?
“İran’ da cinsel dürtülerini bastırmak isteyen erkeğin, devrim yasalarına göre ne yapacağından bahseden kısım tam bir traji-komedi.
“Erkek, eğer bu duygularını bastıramıyorsa bir hayvanla cinsel ilişkiye girebilir. Yalnız, cinsel ilişkiye girdiği hayvanı (mesela tavuk ya da sığır) kendisi yiyemez, ailesine de yediremez, komşusuna da yediremez.
“Komşusunun komşusuna vermeye cevaz vardır. Yani devrim erkeğin cinselliğini kontrol altına alarak kadınları koruduğu gibi, hayvanın etinin mundar olmaması için çözümü de ortaya koyuyor!…”(”Tahran’da lolita okumak”, Azar Nafisi)
Bir internet sitesinde gorunce buraya ekleyeyim dedim …
aferin gerizekali, oku oku tatmin ol. onlari okuyunca kendini adam zannedersin.
Manyak kardesim, senin gibi beton kafali komedyenleri koseye sikistirip kizdirdigim zaman nasil da keyifleniyorum, bilemezsin. Eger gercekten gerizekali birini gormek istiyorsan, aynaya bak.
Bay/an Bliyaal’in verdigi bilgiyi hemen googladim ve bir gay sitesinden baska birsey bulamadim. O sitede Muslumanlara ataifla haywanlarla sevistikten sonra yikanmazsaniz oruc tutmaniz lazim gibi sapikliklarda vardi.
Dogal olarak bu tur insanlarin kaynagin originalinden yani Iran sitelerinden link gosteremedikleri surece cenelerini kapamalari bence kendileri icin daha saglikli olur.
Cunku bu tur insanlik disi iftiralari atanlara karsi agzimi toplamam icin iki kamyon adam getirmeniz gerekebilir.
Terbiyesizliginizi yaniniza kar birakmam ama bu acik alanda da anlayacaginiz dilde cevap vermek siteye ayip olur…
Fatih kardesim, zaten yaziya bir internet sitesinde rastladigimi yazdim. Kaynagi Iran sitelerinden istemen ise oldukca sacma olmus. Sanki hepimiz Iranca biliyoruz da, girip sitelere okuyacagiz. Ustelik Iran sitelerinde bunlar da yazilacak … Ozlediginiz rejime sahip ulkelerdeki gerceklerden bahsedilince nasil da kopuruyorsunuz. Al sana kitapla ilgili en basitinden bir link, tabii Ingilizcen varsa: http://en.wikipedia.org/wiki/Reading_Lolita_in_Tehrah
Al bu da yazar: http://en.wikipedia.org/wiki/Azar_Nafisi
Bliyaal,
Direkt Farsca’sina link vermezsinde Farscasina link veren ingilizce yada Turkce bir kitaptan o kismin bulundugu yere link verirsin. Herseyi bu kadar uzun uzun anlatmamiz mi lazim.
bir de madem link veriyorsun adam gibi ver. Tahran ingilizce h ile degil n ile biter.
http://en.wikipedia.org/wiki/Reading_Lolita_in_Tehran
Al bir de verdigin linkteki Colombia universitesinden bir profosor ne demis : “Recently, Nafisi’s book has earned some criticism by Columbia Professor Hamid Dabashi who sees the book as basically being propaganda for the Bush administration to attack countries like Iran and Iraq”
Ingilizcen var da niye sana karsi cikan yazilari yayinlarsin ki burada???
Bir de Farsca bilen birini bulmak bu kadar mi zor dagda mi yasiyorsun?
Bu ne cahillik kardesim yaw???
Aptal bi kariymis… Babasi Ingiltereye okumaya yollamis bu lolitayken sonra lolita olarak hayatini gecirmedigi ulkeye donup calisip sonra amerikaya kacip bu kitabi yazmis. Ne mal oldugu da belli olmus…
“Born in Iran, Nafisi was sent to school in Lancaster, England at the age of 13[1]. She moved to the United States in the last year of her high school career. She received a Ph.D in English and American literature at the University of Oklahoma. Nafisi returned to Iran in 1979 where she was a professor of English literature for 18 years at the University of Tehran. She taught at the University of Tehran, the Free Islamic University, and Allameh Tabatabai before her return to the United States in 1997 — earning national respect and international recognition for advocating on behalf of Iran’s intellectuals, youth and especially young women. She was expelled from the University of Tehran for refusing to wear the mandatory Islamic veil in 1981, and did not resume teaching until 1987″
birak fatih kardes, adam farscaya bile iranca diyor, elif gorse mertek zanneder zibidi. ciddiye almaya degmez. bunlar ingilizce ogrenirler, almanca ogrenirler, fransizca ogrenirler, 5 dil daha ogren desen daha neler neler ogrenirler, ama farscaya arapcaya sira gelmez. sonra da iranca falan derler serseriler. kiblesi bozuk soytarilar.
Verdigim linkte kitapla ilgili elestirilere de yer verilmis olmasinda garipsenecek bir sey yok. Diger yandan, dil meselesi dogrudur. Bizim gibi ulkeler icin Arap ulkelerinin dillerini ogrenmekten bir fayda yok. Dunya tarihinde onculuk etme gorevlerini coktan doldurmus olan bu milletlerin dillerini ogrenmek, bize bir sey katmaz. Bunlarin kulturlerinden alacagimizi coktan aldik ve hala gereksiz bircok safrasini da tasiyoruz bunlarin. Geri dusmus medeniyetlere ait eserlerin bize pek de fazla bir sey kazandiracagini sanmiyorum. Gunumuz Turkiye’sindeki gencler icin Ingilizce ogrenip Hayek okumak, Arapca veya Farsca - her ne ise - ogrenip herhangi bir Dogu klasigini okumaktan cok daha faydalidir. Bu Arap ulkelerine tek basina bir Israil devleti Amerika’ya sirtini vererek istedigi gibi kafa tutuyor - olacak sey degil! Ellerinde kayda deger bir sey olsaydi boyle olmazdi.
sende bu kafa varken istersen 10 tane dil ogren, yine bir halt olamazsin. hemen cevap vermene de gerek yok. yaz bu dedigimi bir kenara. gun olur da bir baltaya sap olursan hatirlat, ben ozur dilemeye saniyesinde hazir olurum.
Manyak bey kardesim, fena halde koseye sikistigin asikar. O yuzden kasma kendini. Hararet bastiysa, al eline Hay Bin Yakzan, oku, rahatla. Iste butun bunlar kibleye basini donmek yerine arka yerini dondugun icin oluyor.
bliyaal bey, lutfen terbiyenizi takinin. manyakadam rumuzlu arkadasimiz burada sevilen sayilan biridir. kendisine manyak bey diye hitap etmeniz asil sizin koseye sikistiginizi gosteriyor.
Bilyaal bey,
Yaw madem ingilizce ogrensinler, Hayek okusunlar istiyorsunuz ne diye Hayek’i turkceye ceviriyorsunuz. Sizinkisi balik tutmayi ogretmek degil taze pismis, ayiklanmis balik vermek. Bence bu cok yanlis. Siz boyle yapinca adamlarda Arapcadan Farscadan ceviri yapiyorlar eeee..ne anladim ben bu isten. Birakin kardesim cevirmeyi. Millet kendisi okusun ogrensin…
Yalniz bir seyi cidden merak ediyorum. Bu insanlar Farsca ogrenmezlerse Ali Seriati’yi nasil okuyacaklar? Yoksa o da mi kotu? ha?
Bilyaal bey’e
Şu an dunya tarihine öncülük etmeyen o milletlerin, o kültürlerin, özendiğiniz batı kültürünün temel taşları arasında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bilse idiniz, herhalde koca bir bilgi birikime artık gerek yok diye bir yaklaşım sergilemezdiniz.
Tarih önemlidir, hocam, geçişimiz önemlidir…
manyakadam kardeş, ara ara zıvanadan çıkıyon sen!!!
Bence dikkatli yaz, gaza gelme!!!
“Ama Osmanlimizin sahinligi disariya karsiydi iceriye degil. yani musluman-gayrimuslim turk-kurt ayrimi yapmaz, milletin kicina basina karismazdi. bilmem anlatabiliyormuyum”
Manyak adam, Osmanli’nin özellikle Yavuz’un Alevilere yaptiği zulumden haberin yok galiba, biliyorsun bunlari yeme bizi.
“Benim Dünya görüşüm şu Türk Milliyetçisiyim Jakoben’im,Dünyada barış, uluslararası hukuk vs hepsi yalan. Uluslar arasında bir yaşayakalma mücadelesi var, ben de kendiait olduğum milleti yedirmek istemeyenlerdenim.” demiş Cengiz Han hazretleri. Aferin, baklayı çıkarmış.
“Geri dusmus medeniyetlere ait eserlerin bize pek de fazla bir sey kazandiracagini sanmiyorum. Gunumuz Turkiye’sindeki gencler icin Ingilizce ogrenip Hayek okumak, Arapca veya Farsca - her ne ise - ogrenip herhangi bir Dogu klasigini okumaktan cok daha faydalidir.” demiş Bilyalı Bey de. Ona da aferin. Ne de güzel çözüvermiş meseleyi bir çırpıda.
Utanç verici bir manzara bu. Rezillik. Beyinsizlik. Ağzınızdan çıkanın ağzınızdan çıktığı biraz belli olsun bari. Bu kadar da olmaz ki sayın çılgıntürk arkadaşlar!
Fethi Bey,
Dilimi tutamadım. Bir önceki yorumumdan son paragrafı çıkarır mısınız lütfen.
Saka-maka, tartisirken arada hizli gidip bazi seyleri daha hararetle soylemis olabilirim. Ama yine de, Bati klasiklerini okumanin daha yararli oldugunu dusunuyorum. Dogunun bilgisinin zamaninda Bati icin kaynak olusturdugu dogrudur. Fakat gunumuzde Dogu milletlerinin bu bilgisinin artik kendilerinin isine yaradigini soyleyebilir misiniz? Batililar bu bilgiyi aldiktan sonra bugunku medeniyetlerine ulastilar. Hangi Dogu ulkesi o sahip oldugu bilgiler ile Batidan once sanayi devrimini gerceklestirdi? Burada sahiplik bir sey ifade etmiyor. Onemli olan onu kullanabilmek.
Fatih kardesim niye olayi tersten anliyorsun? Bati klasiklerinin ne kadari Turkce’ye cevrilmis ve cevrilenlerin ne kadar duzgun cevrilmis? Hayek’in kitaplarinin cevirileri bir elin parmaklarini gecmez. Ingilizce bilen birisinin bir kitabi okumasi ile, o kitabin cevrilip basilmasi arasindaki zaman farkini dusun bir. Daha sirada cevrilip basilmayi bekleyen bircok kitap var.
Metin bey de manyak bey kardesime uyup uslubunu sertlestirmis. Gecen defa aynisi benim basima da geldi.
Bliyaal Bey,
Cengiz Han’a kızarken arada siz de kazaya uğradınız biraz. Ben sevmiyorum kötü söz söylemeyi esasen.
Fakat şunu belirtmekte fayda var: Bu Doğu-Batı meselesi öyle üstünkörü yargılara varılacak, kestirilip atılacak bir mesele değil. Daha derinlemesine, daha serinkanlı, oryantalist bakıştan biraz daha sıyrılarak bakmak gerekir. Binbir yanlışın, binbir yalanın, binbir hurafenin arasında doğruyu bulup değerlendirmek peygamber sabrı gerektiriyor. Bir de, her zaman “NE PAHASINA” sorusunu sormayı unutmamalı insan. Sanayi devrimi… İyi güzel de, ne pahasına? Günümüze bir bakın, gördüğünüz nedir? İnsanoğlu daha “win-win”e gelemedi, bu gidişle de gelemeyecek gibi…
Olaya, doğu batı ‘dan ziyade, insanlığa faydalı olma yönüyle yaklaşsak daha doğru olur bence.
Doğunun yüksek ahlaki değerleri ve bu değerlerin ortaya koyduğu kültürü, batının yüksek ilmiyle bir birleştirebilsek belki hayal bile edemeyeceğimiz güzellikler ortya çıkar…
Çokmu kılişe oldu, ama buna can-ı gönülden inanıyorum…
Hay ağzına sağlık Metin Ağabey..
Cengiz Han’a sadece kızmışsınız. Ben burada adam gibi tartışmaya geldim. Benim düşüncelerime düşünceyle karşılık veriniz, hakaretle değil.Neden böyşe oluyor anlamiyorum, başka düşünceleer tahammülsüzlük liberal sitelerde; olmuyor.
Cengiz Bey,
80′i dikkate alın lütfen.
80′i dikkate alsam da olan olmuş zaten. 79. da ki beyin faaliyeti ve düzeyi açıkca belli ediyor kendini.
Bi de Lütfenmiş, efendi ol efendi.Kötü söz söylemeyi de sevmezmiş. Hep kendi fikrindeki insanlarla yatıp kalktığındandır belki, farkli bir fikirle karşılaşınca kuduruyor.
Peki Cengiz Kağan Beyefendi. Emriniz olur. Davul bile dengi dengine demiş atalar. Fakat akşam akşam beni iyi güldürdünüz son cümlenizle! Tabii siz anlayamazsınız bunun nedenini. Kafanız basmaz.
Tanrı Türkü Korusun! (Ama sizin gibi Türkçülerden tabii!) Hadi bakalım, anca gidersiniz efendi.
İnşallah
Bir yanlış yapmayın da Tanri da sizi korusun bizden ni haa
Cengiz Han ne demiş : “Ben Tanrinin gazabiyim” nihaa ha.
Çirkeflik yapacaksak ben dibine vururum çirkefliğin, ama efendiysen efendimsin.
Biz toplum olarak heyecanımıza hakim olmayı çoğunlukla başaramayan bir milletiz gibime gelmeye başladı son zamanlarda…
neden kendi doğrularımızı ortaya koyduktan sonra, sakince karşı tarafı dinleyemiyoruz…
Bu hepimizin bir eksiliği kabul etmek lazım…
Bazen şöyle dediğimi duyar gibi oluyorum ” ya diyorum diyorum anlamıyor” ama “default olarak benim onu iyice anladığımı da nerden çıkarıyorum bilemiyorum..”
oldukca güzel bir yazı. doğru söze ne denir.