Kefal

FST Nisan 3rd, 2007

22.jpgÇoktandır yazamıyorum ve herhangi bir mazeretim de yok. Evi taşıyorum desem kimse yutmayacak, taşınmanın en kralı bir hafta sürer ne mazeret bulsam derken bir haberle karşılaştım. En azından “avarelikten”, “artık heyecanımı kaybettim”, “olaylar hep aynı bıkkınlık geldi”, “bu işten ekmek çıkmaz ne uğraşayım” gibi kabul edilemez olanlar dışında niçin yazı yazmadığıma bir kulp bulmuş olurum düşüncesindeyim. Yerseniz elbette. Evet, şu ara moda olan tabirle, “küresel ısınma” sebebiyle yazmıyorum. “Bula bula bunu mu buldun” demeyin, şu ara epey popüler bir mazeret, bana neden uymasın?

İşte böylece isteksizliğimin sebebi üzerinde düşünürken Radikal gazetemizde iki gün üstüste küresel ısınma felaketi ile ilgili haberlere rastlayınca herhalde beni de bu olay etkiliyor dedim. Öyle ya, koca Sibirya ayıları uykuya bir süre geç dalınca “aman ayılara bir hal oldu, nedir ya rabbi” diyerek konuyu ele alan ilgili ve ilgisiz insanlar konuyu küresel ısınmaya bağlayıvermişlerdi. Sibirya ayıları (hala uyanıklar mı bilmiyorum, haberlerin arkası gelmedi) meselesini kutup ayıları izledi, şimdi de “ABD’de filanca eyalette arı sayısı azaldı, arılar yok olursa 4 yıl içinde kıyamet kopar” şeklinde tespitler yapılıyor. Bu arada ülkemizde de konuyla ilişkili uzmanlardan bir muhtar ve balıkçı da açıklamalar yapmışlar. Balıkçı Mümin Aydemir bu sene Palamut olmamasını şöyle izah ediyor:

Küresel ısınma yüzünden balıkların Karadeniz’den göç etmesi bize darbe vurdu” diyor, balıkçının imdadınaysa kefal yetişmiş: “Son günlerde Karadeniz’de kefal bolluğu var. Biz de tezgâhları kefalle doldurduk.”

Öte yandan Manyas Kuş Cennetinden sorumlu muhtar (herhalde köy muhtarıdır) “küresel ısınma bizi de etkiledi ” diyesiymiş.

Küresel ısınmaya bir kanıt da Manyas Kuş Cenneti’nden geldi. Manyas’ta sular ilk defa kuşların göç etmeye başladığı mart ayında çekildi. Göçten gelen binlerce pelikan toprak alanda kuluçkaya yatmak zorunda kaldı. […] Kuş Cenneti Muhtarı Mehmet Ekin, göldeki seviyenin geçen yılın temmuz ve ağustos ayındaki düzeyde bile olmadığını belirterek “Maalesef küresel ısınma bu yıl Türkiye’yi de etkiledi” dedi.

Pelikanlar ve diğer kuş taifesi ile Palamut balığı için üzgünüm ama muhtarın ve balıkçının kendinden emin bir tavırla konuyu küresel ısınmaya bağlamasını tam anlayamadım. Bu küresel ısınma denen şey neden nokta atışla Manyas’ı bulmuş da dünyanın diğer kuş cennetlerinde birşey olmamış anlamak güç. Mesela benim yaşadığım yerde de son yıllarda ne göl kaldı ne yeraltı suyu ama sebebi küresel ısınma filan değil. Vatandaşın izinsiz açtığı kuyular ve baraj sularını bahçeye salarak yaptıkları insafsız sulama yüzünden sular heba ediliyor. Öte yandan bu sene yaşadığım yerde her sene olduğu kadar kış oldu, hatta dün sabah kar bile yağdı. “Küresel mi olur yerel mi biraz ısınsak, medet” diyecek vaziyetteyim. Yakacak kazma kürek sapı da bitmek üzere.

Küresel ısınma diye anlatılıp durulanlar, inananlar kusura bakmasın, bana tam bir komedi gibi görünüyor. ABD’de, Kanada’da, İngiltere’de tuzu kuru bazı bilim adamları ikide bir tahmin yürütüp “30 sene ömrümüz kaldı, falanca yer çöl olacak, ayıların uykusu kaçtı, maymunların asabı bozuldu” derken benim aklıma “bu herifler acaba bu ipsiz sapsız raporlardan ne kadar para alıyorlar, insanların yüreğine korku salıp muhtelif çevreci vakıfların ceplerini doldurmaya çalışanlar mı var” gibi sorular geliyor. Benim çocukluğumda da Uzay 1999 Ayüssü Alfa gibi diziler vardı, güya dünyada petrol bitecek, heryer pislenecek, savaş çıkacak millet pılı pırtıyı toplayıp Ay, Mars, Andromeda içleri gibi yerlere gidecek denirdi. Hamdolsun Allah ömür verdi 1995, 1999, 2001 Uzay Efsanesi gibi eşikler aşıldı, ortalıkta ne Ay üssü Alfa var, ne de Andromeda’da yaşıyoruz. Eski tas, eski hamam. Dünya da eskiye göre gayet iyiye gitmiş vaziyette. (Eskiye göre diyorum hemen ince hesaba başlamayın).

Havaların ne ısındığı ne soğuduğu var, çocukluğumda da aşırı soğuk ve ılıman kışlar hatırlarım, şimdi de öyle. İkide bir televizyonda, gazetede, internette “şu kadar ömrümüz kaldı, ayılara bakın inanmazsanız” yahut “bu sene palamut olmadı, kefal verelim” türü laflarla küresel “korku” pompalamaya çalışanlara inananlardan rica ediyorum: Bu laflar doğru olsa şimdi biz Ayda yaşıyor olurduk. Tamam, elektrik tasarrufu yapalım, iki ampulden birini söndürelim -lütfen AKP ile ilgili mana çıkarmayınız-, damlayan musluğu tamir ettirelim, herkes kapısının önünü süpürsün vs. bunlara ben de riayet ediyorum ama zavallı küçükleri ahmakça laflarla korkutup durmayalım.

Bir de kafamı kurcalayan şey şu, ben kefali palamuta tercih ederim, küresel ısınma denen şey lehime çalışıyorsa neden şikayet edeyim? Palamutun tavası güzel olur, inkar etmiyorum ama kefalden de bir şikayetimiz yok. Sonra küresel ısınma ile benim gibi soğuk iklimde yaşayanlar nispeten rahat edecekse böyle iklim değişikliğinin başımın üstünde yeri var. Hem Sibirya’daki ayı dostlarımız da yeni düzene ayak uyduracaktır, çağdaşlık gereği evrime inanıyorsak ayıların da zamanla uyku düzeninin insanlar gibi günlük hale dönebileceğini iddia edebiliriz. Biz Andromeda galaksisi içinde uygun bir gezegene göçtüğümüzde de dünya her renk ve ırktan ayıdan evrimleşmiş zeki ve bilinçli yaratıklara kalır. Bu durumda renkleri icabı kutup ayılarının dünyayı idare edeceğine bahse girebilirim. Biz Andromeda’da işleri yoluna koyduktan sonra torunlarımız dünyaya saldırıp “Ayılar Cehennemi” filmi için malzeme de oluşturacaklardır, bu ayrı bir yazının konusu.

Diğer yandan, diyelim küresel ısınma var, asla ümitsiz değilim, bunun için çok haklı bir sebebim mevcut. O da Türk insanın dünyaya örnek çalışma azmi ve yenilikçi yaklaşımları. Yanlış işitmiyorsunuz, küresel problemlere çare de yine biz Türklerden geliyor, herkes bazı bilim adamları gibi ağlamayıp iş yapıyor. Bakın Ağrılı TV tamircisi iki kardeşin küresel ısınmaya karşı verdiği göz yaşartıcı mücadele ne noktaya gelmiş:

Ağrı’da TV tamirciliği yapan iki kardeş, küresel ısınmanın önüne geçecek bir cihaz geliştirdiklerini dünya kamuoyuna açıkladı. Mucit kardeşlere göre cihazları ozon tabakasını tamir ediyor.

Resimden konunun detayları pek anlaşılmıyor, alet edevat neden ibaret seçemedim ama Ağrı’lı kardeşlerin çabası takdire değer. Ameller niyetlere göredir. Açıkladıkları şeyi “dünya kamuoyu” duydu mu bilmem, en azından ben duymamıştım, şimdi haberdar oldum ve gurur duydum. Allah yollarını açık etsin.

Herneyse, lafı uzatmayalım, bekleyip göreceğiz. Bu arada benim kış uykusundan uyanmam için de biraz zaman gerekiyor, yeni gelişmeler var, inşallah kısa süre sonra eski günlerdeki gibi sıkça yazar hale gelirim.

33 Responses to “Kefal”

  1. batu 03 Nis 2007 - 17:42:41

    cok eglenceli bir yazi olmus, eline saglik=)

  2. Kuresel isinmada ne ayaklarin dondugu ile ilgili “State of Fear” adli kitabi tavsiye ederim. Turkceye cevirmislerdir herhalde ama ne diye cevirmislerdir bilmiyorum. Michael Crichton’in kitabi…
    Kendisi bilimsel gerceklerle karisik bilim-kurgu romanlari yazan bir vatandas…
    Her neyse kitapta bazi veriler sunuyor. Buna gore son yuzyilda degisen hicbirsey yok. Dunya buzul cagina gidiyor diyenlerle kuresel isinmadan bahsedenlerin tek amaci devletten surdan burdan para toplamak diyor.
    Ama Agrili abilerimizi de buradan ozonu tamire basladiklari icin tebrik etmek istiyorum…
    Ama Ataturkculukle mi calisiyor onun aciklanmis olmamasini yanlis buluyorum. Bildiginiz gibi ulkemizde Erke gibi seyler hep Ataturkten aldigi guc ile calisir…Bu nasil bilim eger Ataturkcu dusunce isin icinde yoksa?

  3. Küresel ısınma, yerel ısınma derken aklıma geldi, aslında bizim başımızda bir “ulusal” ısınma problemi var. Cumhuriyet ve kazanımların tehlikede olduğunun farkında olmadığımız zamanlarda nüksediyor ve (küresel ısınmadan farklı olarak) ayıların değil de bazı insanların uykularını kaçırıyor. :)

  4. Pasalarimiz da 2004 de fena isinmis, sooyle bi disari cikalim cumhurbaskanligini meclisi ziyaret edelim, unuformalardan bunaldik biraz da sivil sivil yonetelim, bir iki kisi asalim keselim dunya nufusunu azaltim da kuresel isinmayi durduralim demisler. Neler olmus neler olmus..
    Bunca yazilasi/okunasi olay varken siz de yazmamaniza avarelikten, kuresel isinmadan diye sebep gostermissiniz

    Her gun sitenizi acip yeni bir yazi gorememekten daral gelmis bi okuyucunuz olarak teessuf edesim geldi Fethi bey.

  5. dr. hayvan 04 Nis 2007 - 06:38:23

    kuresel isinma masal degildir. daha dikkatli konusalim arkadaslar.

  6. Faruk Tepe 04 Nis 2007 - 10:49:11

    Kürevi ısınma gibi kürevi bir mesele ile bu kadar alay edilir, pes yani!

    Fethi Bey, Konya’da ne Akşehir gölü kaldı ne Tuzgölü. Beyşehir Gölü ise varlık yokluk mücadelesi veriyor. Kışları kar yağmıyor. Nerede o eski karlar! Bütün bunları yok farzederek mevzuyu nereye getirmişsiniz…

    Bence de siz kürevi ısınmadan müteessir olmuşsunuz ve yeni iklime henüz tam adapte olamamışsınız. Bu yazıyı buna bağlıyorum.

    Asıl sabık bir komutanın günlüklerine dair hiç not düşmeden gündemi nasıl geçiştiriyorsunuz anlayamadım. Benim bildiğim Fethi Bey bunu görmezden gelemez. Ama dedik ya küresel ısınmanın bireysel sonuçları…

    Saygılar.

  7. Fethi bey, hoşgeldiniz.

    Üsluba diyeceğim yok, harika zevkle okudum ama içeriğe itirazım var.

    Küresel ısınma söyleminin rant kapısı olarak da kullanılması bu ısınmanın gerçekliğine gölge düşürmez ki? Günümüzde din de dahil rant kapısı olarak kullanılmayan ne kaldı ki? Bu rantçılara karşın gözümüzü açalım eyvallah ama iklimbilimcilerin uyarılarını da ciddiye alalım derim.

    Küresel ısınmanın da en büyük müsebbibi insandır. Doğa belli limitlerde kirliliği temizliyor ama şu andan doğaya salınan gazlar bu limitlerin çok çok üzerinde.

    Selamlar.

  8. Sayın Dr. Hayvan, Suat ve Faruk Beyler,

    Küresel ısınma konusunda ben medyaya yansıyan bilimsel veya olmayan açıklamalara hala şüphe ile bakıyorum. Mesela Suat Beyin bahsettiği “belli limitler” nedir, kim, nasıl belirlemiş bence kolay cevaplanacak sorular değil. Çevreyi dikkatle gözetmenin, suyu tasarruflu kullanmanın vs. önemine aynen iştirak ediyor ve buna göre davranıyorum ama küresel ısınma adıyla bahsedilen konunun büyük ölçüde abartı ve korku aracılığıyla rant elde etme mekanizması olduğu hususunda şüpheler taşıyorum. Göllerin kuruması vs. gelişmelerin sebepleri küresel ısınma ile değil, insanların yanlış tarım uygulamaları, şehirleşme vs.de aranmalıdır.

    Betül Hanım, Fizikci ve Faruk Bey,

    “Ulusal Isınma” konusu yoğun isteğiniz üzerine gündeme alınacaktır.

    Fatih Bey,

    Aynı görüşte olduğumuza sevindim.

    Batu,

    Eğlendinizse bu site amacına ulaşıyor demektir.

    Herkese Selamlar.

    FST

  9. Fethi bey kaçırmaz diyordum ama küresel ısınmaya sebep olan gazların %30′unun ineklerin geğirmeleri sırasında çıkan gazdan oluştuğu, İngiliz bilim adamlarının ineklerin yiyeceklerini değiştirerek bu gazı faydalı hale getirme çalışmaları vs. şeklinde rastladığım gazete haberine değinmemişsiniz.

    Ben de bir sıcak sever olarak küresel ısınmanın avantajı olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca buzulların erimesi de dünyanın su preoblemini çözmekte fayda sağlayabilir. Hem, okyanusların tuzu da seyrelir, deniz suyu içilebilecek bir hal alır. Hatta su bol olduğu için baraj gibi gereksiz inşaat giderlerinin de önüne geçilmiş olur.
    Küresel ısınmanın bir diğer avantajı iklimleri birbirine yaklaştırarak bütün dünyayı Hawaii’ye dönüştürmek olabilir.
    Ayrıca Yunanistan’la aramızda ‘Adalar’ sorunu gibi bir sorunu kökten hallettiği gibi, hatta Kıbrıs sorunu bile bir anda çözülebilir.
    Denize hasret bir Ankaralı olarak da başkentimize suların gelmesi bizleri sürura gark edecektir.
    İstanbul’da deprem olacak mı endişelerinin de sonu demektir bu. Batıya göç de bu şekilde durmuş olup, hatta doğuya göç başlayarak Kürt sorununun çözümüne bile faydalı olabilir.
    Atatürk boşuna Ankara’yı başkent yapmadı. Küresel ısınmayı bile görmüş şerrefsizim !

  10. Fethi Bey,

    Bu konuda deyaylı bilgim yok ama en son Paris’te toplanan Küresel Isınma ile ilgili büyük kongrenin hazılradığı roporun özetini okumuş dehşete düşmüştüm. Bu küresel ıısnma ile bahsedilen her 400-500 yılda bir olan mutat doğal ısınma-soğuma ile alakasız birşey. Şu anki ısınmanın tek sebebi sanayi derrimi ve ardından gelen süreç; yani insan.

    Meseleye dünyada atmosfere salınan sera etkisi yaratan gazların dörtte birinden sorumlu olan ABD’liler gibi örtbas edici bir tavırla yaklaşmamalıyız diye düşünüyorum.

    Konu hakkında Tema Vakfı’nın sitesinde PDF ler var, bakılabilir:

    http://www.tema.org.tr/tr/cevre_kutuphanesi/kuresel_isinma/kuresel_isinma.htm

    Isınma sebebi ile kuşların göç ayları nisandan şubat’a kayıyor sadece bunun önümüzdeki 10-20 yıla etkisi şu: Bu, kuşların göç yollarındaki ve kalkış-varış noktalarındaki milyonlarca tür böceğin üzerindeki üreme baskısını ortadan kaldırıyor ve böcekler yüzünden çok büyük ölçekteki tarım alanları kullanılamaz hale geliyor.

    Tabi meseleye evrimsel açıdan bakarak “dün bugünden iyidir, herşey iyiye gider, doğa buna da bir çare bulur” deniyorsa birşey diyeyem. Sadece “doğa en iyisini bulur” argümanının içine, kendisine savaş açan insan türününün yokloması seçeneğinin de girdiğini belirtmekle iktifa ederim. Öyle ya doğa bizim aç-susuz-nefessiz kalmamıza acıyacak değil değil mi? Şartlara adapte olabilen yaşamaya devam eder çünkü. Evrimde piyangonun birzamanlar dinonara da vurduğunu biliyoruz.

    Ben “insan merkezli” düşündüğüm ve “evrimsel gelişme”, “dün bugünden iyidir”, “herşey iyiye gider” gibi masallara tok olduğum için endişeliyim sadece..

    İçeriğine katılmadığım bir yazıyı bile büyük bir zevkle ve zaman zaman kahkaya dönüşen gülümsemelerle okutturan üslubunuza ise hayranım..

    Selamlar.

  11. Recep Yılmaz 04 Nis 2007 - 17:59:42

    Küresel ısınma olmasa bile dünyanın çekirdeği soğuyor arkadaşlar. Bugün izlediğim bir belgeselde, çekirdeğin soğuyup donması durumunda olacakları anlattılar da, küresel ısınma bunun yanında çerez kalır. Sonuçta dünya öyle ya da böyle, yaratıldığı ilk günden beri yok olma sürecinde. Ha 1000 yıl sonra olmuş ha 150 yıl sonra :)

  12. manyakadam 05 Nis 2007 - 08:38:08

    fethi bey ankaralilar bence sevinmesinler deniz gelecek diye. bunlar daha cehennemde yanacak haberleri yok. global isinma aslinda cehennemin isinma turlari ama anlamazki gafiller.

  13. Peki bu kuresel isinma beni niye etkilemedi? Apartman icin yakit parasi olarak bu yil gecen yildan daha fazla odedim.

    Bu arada sizein icin bir maden buldum Fethi Bey. Adam benim sinirlerim icin fazla kullanisli degil her ne kadar bugun biraz kullandiysamda. Bir zamanlarin AD sitesindeki yazarlari cebinden cikarir:

    http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=111&yazitar=04.04.2007&yaziid=24001

  14. Fethi Bey,

    İlk kez bir konudaki düşüncelerinize % 100 KATILMIYORUM. Bu konu, şaka filan kaldırabilecek bir konu değil. İnsanoğlu, üzerinde yaşadığı gezegenin sonunu getiriyor. Sonumuz hiç de sandığınız gibi uzak değil.

  15. Metin Bey,

    Eeee, arada şöyle muhalif görüntü de verelim.

    Yazıya gelince, ben sizin kadar kötümser olmasam da aslında vermek istediğim mesaj “küresel ısınma” konusunun bir fetişe dönüşmesiyle ilgili. Yoksa insanoğluna en az sizin kadar güvenmeyen biriyim. Ferdi olarak su tasarrufu, çevre temizliği gibi konularda fazlasıyla hassasım, aile efradıma da bu konuda telkinlerde bulunuyorum bundan şüpheniz olmasın.

    Şaka kaldırmaz demişsiniz ama dayanamayacağım, işe iyi tarafından bakın, bu vesileyle Andromeda’ya gitme şansı buluruz belki…

    Selamlar

    FST

  16. Bekir Bey,

    Bu maden hakikaten Bor ile kıyaslanabilecek değerde. Haydar Baş bey ve burada kendisine taraftarlık eden arkadaşlarımıza da duyurulması gerekir.

    Kömür meselesinde sizinle hemfikirim.

    FST

  17. Kömür meselesi> Yakıt olarak kömür kullanıyorum

  18. ahmet 05 Nis 2007 - 18:54:06

    kuresel isinma konusunun abartildigi konusuna katiliyorum. Fethi beyin dedigi gibi bugun kuresel isinmaya yuklenen suclarin cogu (hepsi demiyorum) aslinda bilincsiz tarim, avlanma (ozellikle baliklar), ormanlarin yok edilisi - ya da yerine gore ormanlarin artisi, nufus artisi ve tabiki israftan kaynaklaniyor. Ornegin ic anadoludaki yer alti sularindaki azalmanin da asil nedeni yer ustundeki binlerce pompa ile suyun cekilmesidir. istatistiksel olarak yillara gore artezyen kullanma orani incelense bu konuda daha saglam deliller ortaya cikardi.

    Yeryuzu ve insanoglu cok adaptif bir yapiya sahip, bu nedenle korku - kiyamet tuccarlarinin soylediklerinin ardinda mutlaka ekonomik bir neden aranmasi gerektigini dusunuyorum.
    Bununla birlikte, kuresel isinma konusundaki abartma temiz enerji kullaniminin yayginlasmasina vesile olacagindan son derece verimsiz fosil yakitlarin tarihe karismasini isteyen birisi olarak -birak ikiyuzluluk ederek- bu konuda cok sesimi cikarmiyorum (ozon tabakasi ile kuresel isinma konusunu karistiranlara bile).

  19. secedo 06 Nis 2007 - 00:29:34

    http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/Resimler.aspx?gr=2&g=UlqrbvjdW8TGrZEiEOaW1jWg6HSLz2WUQyDHXYpEtDtuPJypp3pooX09NzphXXTrVEwgFswWQ8IqYKDPubFofYt%2b1FLx9Rev&i=9&s#pagenumbers

    Bence kuresel isinma diye birsey varsa kesin Araplar yapmistir. Bakiniz Hurriyet gazetemiz futbol macina farkli bir perspektiften bakmis. Arap, Ataturk, Demokrasi (yada demekrosi :) ), diktator, koyun halk; bunlar akliniza kazinmasi gereken sihirli kelimeler.

    Kuresel isinmayla nasil alaka kurdun diyorsaniz, futbol macindan Ataturk’e kurulan alaka sayesinde.

  20. Küresel ısınmanın abartıldığını düşünenler bu konuda fazla bilgisi olmadığı için böyle konuşuyorlar. Biz alışmışız ‘irtica’ gibi kelimelerin üzerinden arkaya geçip puan alanlara, dünyayı da kendimiz gibi zannediyoruz.
    Hiçbir ülke herhalde kendi ayağına kurşun sıkmaz. Kyoto protokolüyle 160 ülke karbon emisyonlarını azaltmak için imza attı. Bu, emisyonların azaltılması için mevcut yakıt kaynaklarını daha pahalı kaynaklarla değiştirmek, yüksek maliyetli filtre sistemleri kurmak vs. demek ki ortaya inanılmaz maliyetler çıkarıyor. Bu protokole imza atmayan kim var derseniz, tahmin edeceğiniz gibi Amerika, ekonomisini çok zor duruma getireceği için yanaşmıyor; Hindistan ve Çin, “şimdiye kadar siz kirlettiniz, biz mi çekecez sıkıntısını” diye protokole imza attıkları halde kısa vadede taahhüdde bulunmuyorlar. Yani tamamen duygusal.
    Küresel ısınmanın altında nasıl bir rant bekliyorsunuz ben pek anlayamadım.
    Bu yaklaşımı da “Son Sözler” kapsamına almak lazım:
    “Yok abi küresel ısınma filan, bilim adamlarının uydurması ! Abi içerisi sıcakladı mı, ne oluyo böle laa?….”
    Elbette hayatı ti’ye almak güzel. İnsan ölümle bile dalga geçebilmeli. Ama dalga geçmek ayrıca şey, hafife almak çok ayrı.
    Zaten 10 sene içinde anlayacağız hanyayı konyayı. Çocukları büyütürüz de, torunlar görürler herhalde kıyameti.

  21. ahmet 06 Nis 2007 - 19:23:31

    Ekrem, kuresel isinmanin olup olmadigi degil, meydana gelen olaylarin bilinir bilinez ona yuklenmesi mevzu bahis. Soyledigin seyleri zaten seksen tv kanalindan duymayan kalmamistir. Kyoto protokolunun ve ABD’nin tavrinin ne oldugunu herkes asagi yukari biliyor.
    Gorusume gore insanoglunun tabiati bu sekilde, bir kotulugun ucu kendisine dokunmadikca o konuda adim atmaya yeltenmiyor, var olan duzeni ve rahati bozulacak ya. Hoslansak da hoslanmasak da olan bu. Kuresel isinma 50-100 yil sonra (su anki tahminle) gelismis ulkeleri etkilediginde sanildigindan cok daha hizli bicimde bir adaptasyon yasanir tahmin ediyorum. Mesela

    - nano teknoloji vs kullanan ucuz deniz suyu aritma sistemleri -> icme,kullanma suyu problemi.
    - cok ucuz gunes enerjisi sistemleri -> elektrik uretimi
    - yuksek kapasiteli ucuz pil teknolojileri -> ulasim

    Fakir ulkeler elnetteki bugun oldugu gibi bu gelismelerden en son yararlanacaktir, ne yazik ki.

    Kimse elbette insanlarin olmsinden , kurakliklarin binlerce kisiyi kirmasindan hosnut olmaz, ama yuzyillardir olagelen kuraklik periyotlarini, kasirgalari , 80′lerdeki Afrikadaki aclik kurakligi da mi global isinmaya yukleyelim? Dunyanin nufusu arttigindan ve iletisim kaynaklari cok gelistiginden felaketler artik daha hizli ve canli sekilde yansiyor, biz de onceye gore daha cok etkileniyor, olan seylerin sadece bizim bu sekilde oldugunu saniyoruz.
    Rant konusu ise taze henuz, biraz bekleyip gorun derim. Konu daha da abartildikca herkes bir kosesinden bir seyler kazanmaya calisacaktir. Bunlari derken dun kullandigim sivri sinek kovucudaki reklam yazisini hatirladim.. Uzerinde “Protect yourself from west nile and Dengue Virus carrying mosquitos !” yaziyordu..
    sevgilerle..

  22. Ahmet bey de belirtmis ama ben de bir kere daha soyleyeyim. Bu kuresel isinma geliyor yanacaz yokolacaz diyen sirketlerin bircogu Amerika menseilidir. En cok yardimi da Kyoto’ya imza atmasa da Amerikan sirketlerinden ve zenginlerinden alir. Gecen gun izledigim belgeselde bu manada birseyler soyleniyordu. “Korku”nun halk uzerinde devlete yani otoriteye uymak konusunda bir yonlendirmesi hakkinda. Once Afrikadan Amerikayi istila eden katil arilar herseyi talan eden cekirge suruleri vb…seylerle korkuttular halki simdi de arilar yokoldu diye korkutuyorlar (Bu arada harbiden benim evin onundeki arilar da kayboldu ve ben de eywah yandik falan dedim ama sonra bizim baska bir arkadas “yaw bizim evin orayi arilar basti” deyince ari denen haywanlarin da bolge degisikligine gidebildigini kavradim) .
    Neyse Kuresel isinma ile hersey su altinda kalacak diyenler de buz cagi geliyor kicimiz donacak tuvalete keserle gidecez diyenlerde ayni verileri kullaniyorlar ve tamamen zit iki sonuca variyorlar.
    Peki parayi nasil kazaniyorlar?
    Binlerce yolu var… Biri daha az kirleten bir motor yapiyor ve oncekilerin hepsinin ozonu deldigini soyluyor mesela… Oburu issiz gucsuz uc-bes bilim adamini almis onune kara para akliyor.. Bir digeri eger kuresel isinma var deyip hava arastirma icin kurdugu sirketini finanse ediyor…
    Kyoto’yu imzalamayan Amerika Hydrebid arabalari ile dunyayi “sozde” temizliyor… Yeni filtreler satiyor ve bunlari bilimsel olarak destekliyor…
    Brezilya’nin “dunyanin cigeri” diyerek Amazonlarin icinden gececek bir otoyol yapmasina izin vermiyor… Sozde dunyayi kurtariyor ama bolgesel bir patlama yapmasini engelliyor ulkenin…

    Vesselam 1500 yildir hava sicakligina ait verilerimiz yok.. Kurakliklar ve sogukluklar gelip gidici… 100 yillik verileri de farkli yorumlayan bir suru insan var… Ben kuresel isinmaya gozumle gormedigim icin inanmiyorum… Ben bu kuresel isinma olayini en az 20 yildir dinliyorum… Hani denizler yukseliyordu??? Daha dun baktim gram oynama yoktu :)

  23. Sen dalganı geç bakalım Fatih; bir filmle, evin önündeki arılarla, okuduğun bir kitapla ve komplo teorileriyle olmaz bu işler. Herşeyde gözünde bulundurduğunu sandığın sorgulayıcı düşüncen bu kez tatile çıkmış anlaşılan?

    Bu nasıl bir tezgahmış ki dünyanın pek çok ülkesinden bilimadamı boylu boyunca uzanmış yatmış?

    http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/04/070406_climatereport.shtml

  24. ahmet 07 Nis 2007 - 03:43:29

    Suat bey, tamam.. ama su makalelere de bir goz atin.

    http://news.bbc.co.uk/2/hi/in_depth/6460635.stm
    http://www.telegraph.co.uk/news/main.jhtml?xml=/news/2007/03/11/ngreen211.xml

  25. Suat agabey :))))))
    Gonderdigin linki okuyor musun gondermeden once sen?? :) Orda diyor ki “Dr ve unvansiz bir kac bilim adami koca koca devletleri ikna etmeye calisti”… Yahu gunes gibi ortada olsa niye kabul edilmesin?
    Ahmet beyin linklerine yuzlerce link de ben eklerim ama siz uzum-bagci olayina girmeye calismisiniz durduk yere…
    Hatta o kadar ileri gitmissiniz ki iki yazima indirgeyivermisiniz tum bilgimi… Ilginc bir sorgulama tarzi…

  26. Nerede yazıyormuş o ifade Fatih kardeşim? Sen linki okuduğundan emin misin? Benim okudğumda öyle değil, böyle yazıyor:

    Dünyanın önde gelen, 100′den fazla çevre uzmanı tarafından hazırlanan raporun dili üzerinde uzlaşmak, bilimadamlarıyla görüşmelere katılan hükümet yetkilileri arasında uzun müzakerelerin yaşanmasına neden oldu.”

    Devamı:

    http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/04/070406_climatereport.shtml

    Anlayamadığım, herşeyde komplo teorisi sezenlere karşı geçtiğimiz onca gırgır varken senin burada aynı komplo teorisi mantığını kullanman. Yani tüm bu iklimbilimci bilimadamları; Hintlisinden Japonu’na Pakistanlısından ABD’lisine kadar, tezgah ve rant için birşeyler yapıyorar, sende bu tüm dünyayı bir odadan yöneten küresel baronların varlığına inananlara benbzer bi mantıkla buna inanıyorsun he mi?

    Güneş gibi ortada olan şey neden mi kabul edilmesin? Sen küresel ısnmaya sebep olan gazların 1/4 ünden sorumlu devlet olsan ve kabul etiğinde milyarlarca dolar maliyet gereken yatırımlar yapmak zorunda olsan kabul eder misin?

    İşe bak; Paris’te de Şubat başında büyük bir konferans olmuştu.

    Ona da 130 ülkeden 500 bilimadamı katılmış. (Garanti önemsiz kişilermiştir. :-)) Onlar da tezgah peşinde anlaşılan.

    http://www.cnnturk.com/BILIM_TEKNOLOJI/BILIM/KURESEL_ISINMA/haber_detay.asp?PID=1600&haberID=295424

    Bir olayın rant olarak kullanılması başka, olayın gerçekliği başka. İslam’ı da rant olarak kullananlar var diye süpürüp atıyor musun?

    Kuşkucunun, sorgucunun önde gideniyim ve “süpürüp atmak” gibi bir mantığa hiçbir konuda bulaşmıyorum.

    Ve bu mantığı anlamakta zorlanıyorum. Bir an kendimi GS üniversitesi başlığının altında hisettim. :-)

  27. Bu konuda genelde esen korkutucu havaya muhalif bazı kitaplar var.

    Yakın bir akademisyen dostumun bu konuda kitabı olduğunu biliyorum, (Crichton’un Fatih Beyin bahsettiği romanı yanında) konuya ilgi duyanlar belki okumak ister.
    Küresel Isınma Fetişizmi

    Bir de daha önce okuduğum kitap var. Piyasada bulunuyor mu bilmem.

    Korkular değil Gerçek

    FST

  28. Fatih Bey kardeşim,

    İlk defa tongaya bastığınızı görmekteyim. Dikkat! “Küresel ısınma” dar kapsamlı bir ifade; siz ona odaklanmayın, daha genel ve kapsayıcı olan olguya bakın.

  29. Fethi Bey,

    Kitap linkleri için teşekkürler. İlgimi çekti ilk kitap, en kısa zamanda edinmeye çalışacağım. (Yazar nasılsa arkadaşınızmış hediye ederseniz de baştan “yoo gerek yok, est” falan desem de çok direnmem)

    Selamlar.

    [ Kitabın (Küresel Isınma Fetişizmi) arka kapağından anladığım kadarı ile “küresel ısınma palavradır” demiyor; bununla mücadele etmede devlet müdahalesinin çekincelerine ve nasıl bir liberal politika izlenebileceğine ilişkin değerlendirmler yapıyor. ]

  30. Bakın bu konudaki toptan süpürücü aklı görünce ne düşündüm.

    Bir komplo mantığı var ve bu diyor ki “küresel ısınma falan yok, bundan rant sağlamaya çalışanlar var, kazları yoluyorlar” vs vs.

    Bu mantığın aynını, tam tersini; yani küresel ısınmanın abartıldığını ve bundan rant sağlandığını öne sürenlere karşı kullanmak mümkün.

    Mesela şöyle: ““Küresel ısınma amprik şekilde gözlenmekte; bu kesin. Bunun önemini azaltmaya çalışanlar Kyoto vb. protokelleri imzalamayan ve imzalamaları takdirde milyarlarca dolar külfete gireceklerinin farkında olan büyük devlet ve sermayeler. Bu amaçla bu çevreler küresel ısınmayı önemsizleştirmeye, ciddiye alınacak birşey olmadığını savunmaya çalışıyorlar. Bunun için kitaplar yazdırıp aleyhte söz söyleyecek bilim adamlarını destekliyorlar. En ılımlıları da ısınmayı kabul ediyor ama geleceğe randevu veriyor, nasılsa teknoloji bi çaresini bulur diyerek.” gibi.

    İşte iki süpürücü görüş. Hangi komplo teorisi akla daha uygun?

  31. izlenimler 07 Nis 2007 - 18:56:39

    Suat Bey,

    İkinci görüş kamuoyunda hiç seslendirilmiyor ve seslendirilse dahi medya tarafından ilgi çekici bulunmadığından abartılmıyor olsa gerek, dolayısıyla buradan henüz bir rant sağlanması imkansız. Eğer küresel şirketler istese bu görüşü dünya medyasına pompalar ama yapmıyorlar, dolayısıyla rantın “küresel ısınma” abartısında olduğunu düşünebiliriz.

    İlk görüş sadece akla yakın olmakla kalmıyor, egemen de olmuş. İkinci görüş akla yakın ama geçerli değil.

    FST

  32. Anonymous 05 Haz 2007 - 08:56:28

    Küresel ısınmayla ozon tabakasının incelmesi farklı şeyler.

    Sapla samanı karıştırmakta üstümüze olmadığından…

    Bilhassa jet uçaklaırnın atmosferin üst tabakalrında seyretmeleri yüzünden ozon inceliyor.. Ozon incelmesinin ısınmayla ilgisi yok1 O sadece bi,ze daha fazla UV ulaşmasına sebep oluyor.

    Küresel ısınma CO2 salımıyla igili yani fosil yakıt tüketimiyle ilgili olarak atmosferin ALT KATLARINDA OLUŞAN co’ TABAKSI ARTIŞIYLA YERYÜZÜNDEN YANSIYAN GÜNEŞ IŞIKLAIRNIN DAHA ÜST TABALARA GEÇEMEMSİ YÜZÜNDEN MEYDANA GELİYOR.

    Abi kime ne anlatacaksınız ki? Ağrılı hemşehrilerim bir iş yapmışlar ama bilmeden.. Gene de Allah onlardan razı olsun….

  33. ahmet 29 Nis 2008 - 18:25:58

    çççççççççççoooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkk iiiiiiiiiiiiiiiiiiyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii========================

Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş