Archive for Haziran 1st, 2007

ADD’den proje

FST Haziran 1st, 2007

damaladg.jpgSon iki yıldır Türkiye’de bir proje furyası var. Malum orta yolu bulamayan bir milletiz, önceleri plan, program bilmezken şimdi en basit konuya dahi proje yazıp biryerlerden para kapma kurnazlığını epey ilerletmiş durumdayız. Yalnız, arada çok önemli ve ülke için hayati değeri olan projeler de çıkmıyor değil. Bunların bir örneğini site takipçimiz Obur Kedi hatırlattı, kendisine teşekkür ediyorum. Proje aslında benim için yeni bir şey değil. Malum Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Atatürk mucizesi olarak adlandırılan silüet, gölge, kaya, ağaç gibi oluşumlar mevcuttur. Bunların içinde en meşhur olanı da Damal Karadağdaki Atatürk silüetidir. Hakikaten de buradaki gölgenin Atatürk’e benzemediğini kimse iddia edemez. Bu dağın önünde her yıl :Haziran Temmuz aylarında resmi devlet erkanı ve tüm ülke genelinden gelmiş vatandaşlar bando mızıka, resmi tören eşliğinde gölgeyi seyrediyorlar. Hava kapalı olur da gölge görünmezse yağlı boya tablo konuyor, insanlar yağlı boya tablo karşısında resmi tören yapıyor.

Bu işlerle en çok ilgilenen de zamanında gölgenin üzerinde koyun otlatan bir çoban için “burada hayvan otlatmak terbiyesizlik, burası sit alanı ilan edilsin” diyen CHP milletvekili Ensar Öğüt. Konuyla ilgili eskiden bir yazı yazmış ve AKP ile CHP’nin bu önemli sit alanını nasıl oluşturduğunu anlatmıştım. Herneyse Ensar Öğüt son yıllardaki proje akımına kapılıp Damal dağındaki gölge için bir proje oluşturmuş, para topluyormuş. Haber şu:

Ardahan’ın Damal İlçesi’ne bağlı Yukarı Gündeş Köyü’nde Karadağ eteğine yansıyan Atatürk siluetinin rahatça izlenebilmesi için seyir terasları ve sosyal tesis yapılması konusunda kampanya başlatıldı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Damal Belediye Başkanlığı ve CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’e ait vakıf tarafından başlatılan ’Atatürk siluetini yaşatma ve koruma kampanyası’ ilgi gördü. Ata Mahallesi’nde bulunan seyir sahasına anfi tiyatro, 30 yataklı konaklama tesisi ve Seyitveren Köyü yakınlarında bulunan 80 yataklı otel için yaklaşık 4 milyon YTL’lik bir proje hazırlandı. Kampanyaya ilk desteği Damallılar verdi, bir günde 2 bin YTL toplandı. Ensar Öğüt ve Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan da 500’er YTL ile kampanyaya katıldı. Her yıl 15 Haziran- 15 Temmuz tarihleri arasında görülen Atatürk silueti için hazırlanan ADD Atatürk Siluetini Koruma ve İzleme Projesi’ne şu hesaplardan para yatırılıyor:

Ziraat Bankası Ankara Siteler Şubesi hesap no: 627 467 608 245 001. İş Bankası Ankara Maltepe Şubesi, hesap no: 4212- 304400- 854082. Vakıf Bank Ankara Maltepe Şubesi hesap no: 2 037 685.

Ensar beyi bu projeden dolayı tebrik ediyorum. Yalnız para işi biraz zor olabilir, ADD’ye yanaşması iyi olmuş, malum başkan yardımcısı Nur Serter zamanında AB projelerinden pay alabilmiş ve bu sebeple eleştirilmiş biridir. Bir de ADD’ye sayın cumhurbaşkanımız yüklü miktarlarda bağış yapıyor, orayı da yoklamakta fayda var. Elbette Diyanet işleri teşkilatımız hızla bgünkü Cuma namazı için bir tamim yayınlayıp “Damaldaki Atatürk Gölgesi önüne yapılacak sosyal tesisler için yardım yapılsın” derse oradan da birşeyler çıkabilir. Gerçi 4 Milyon YTL epey bir para ama Türk halkı elini taşın altına koyacaktır. Haydi bakalım banka hesaplarını görüyorsunuz, Atatürk Sevgisi meydanları bedava doldurmukla olmuyor. Mitinge katılan “milyonlar” 1-2 YTL çıksa proje dünden tamamlanır.

Bu arada bir dostum banka hesaplarında havaleyi alacak isim olarak “Fethi Sipahi Tan” göründüğünü söylüyor ki, aklınıza birşey gelmesin, bu tamamen paraların güvenliği için Ensar beyle düşündüğümüz bir tedbir.

(Not: Konuyla ilgili işin ekonomik yönüne vurgu yapan bir yorumu da paylaşmak isterim)

meltem erşan (’melankolim’ tüm yorumları) 20/05/2007 - 8:29
gölgesi dahi ne kadar değerli bizim için, sanki zor durumumuzu biliyormuş gibi yeni iş sahaları açtırıyor bize …ya da ben öyle düşünmek istiyorum

Sizce Suç Kimde?

FST Haziran 1st, 2007

kelkit.jpegSamsun’daki bayrak mucizesine dikkatimi çeken Recep Bey (Ankaralı olmayı kabullenmemesine mana veremiyorum, benim favori türkücüm Oğuz Yılmaz’dır ve bu yazıdaki en ciddi yer de bu ifadedir) dün CEO sıralamasında ilk üçe girmeyi kıl payı kaçıran Emin Çölaşan’ın asıl yerinin daha yükseklerde olduğunu gösteren bir yazısından haberdar etti. Daha doğrusu ortada iki yazı var, Emin bey öncelikle kendisine ulaştırılan hain bir komployu açıklıyor ancak komplonun aslında komplo olmadığını da ertesi gün cevabi bir yazıya atfen belirtiyor. Konu trafik haftası ancak işin içine Atatürk de karışmış, yazı şöyle:

SiZCE SUÇ KiMDE?!!!

TÜRKİYE’de belli kesimlerden fışkıran Atatürk düşmanlığının hangi boyutlara ulaştığını ve nasıl sinsice sergilendiğini bu fotoğrafta bire bir görüyorsunuz.

Gümüşhane’nin Kelkit İlçesi’nde cadde ve sokaklara bu doğrultuda afişler asılıyor. Aynen şöyle:

“Alkollü sürücüler her gün trafik kazalarında hayat kaybediyor, kaybettiriyor.”

Bu bölüme itirazımız yok. Sürücünün alkollü olması elbette ki çok tehlikeli bir şey. Afişte ayrıca -büyük harflerle- soruluyor:

“SİZCE SUÇ KİMDE?”…

Yanıtı verilmiyor ama bu ifadenin hemen altında, ne ilgisi varsa (!) Atatürk’ün resmi: “1881-1938″

Cingözce, tamamen bilinçli hazırlanmış bir afiş.

Alkol ve Atatürk özdeşleştirmesi!.. Ve suç Atatürk’te!

Gümüşhane Valisi ve Kelkit Kaymakamı, bu afişi herhalde görmemişler! Görseler bile anlamını, verdiği mesajı kavramamışlar! Türkiye’de şimdi böyle oyunları çaktırmadan oynuyorlar.

Görüldüğü üzere Emin Çölaşan durumdan adı gibi çok emin, hükmü hemen veriyor. Öyle ya kabak gibi resim de ortada, alenen Kelkit Belediye Başkanı, Kelkit Kaymakamı, Gümüşhane Valisi, Gümüşhane Emniyet Müdürü, Kelkit Emniyet Amiri, Gümüşhane Trafik Şube Müdürü, Kelkit Mal Müdürü, Kelkit Esnaf Odası Başkanına varana kadar “çaktırmadan bir oyun” oynuyorlar.

Ancak Kelki’ten ertesi gün gelen jet açıklama ve yalanlama Emin Çölaşan’ı hayli zor duruma düşürmüş görünüyor. Kelkit belediye başkanı ve kaymakamı durumu izah ettiklerinde ortada Emin Çölaşan’ın zannettiği gibi bir “Alkol ve Atatürk özdeşleştirmesi” olmadığı anlaşılıyor. Emin bey bu cevabı sadece yayınlamış herhangi bir açıklama yapmamış. Gerçi açıklama da kendi içinde ilginç cümleler içeriyor, isterseniz şunu bir görelim:

“Her yıl mayıs ayının ilk haftası dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Trafik Güvenliği Haftası olarak kutlanmaktadır. […]

Maddeler içerisinde bulunan afiş ve broşür çalışmalarıyla ilgili olarak yine Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığına ait bir eğitim filminin içinden alıntı ‘Alkollü sürücüler her gün trafik kazalarında hayat kaybediyor, kaybettiriyor. Sizce suç kimde?” ibareli söz ile hazırlanan afişin uzaktan bakıldığında, 1998 yılından günümüze kadar sabit olarak asılı bulunan ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün siluetiyle alt alta asılmış gibi gözükerek yanlış anlamaya sebebiyet verdiği, ancak konum itibarıyla bahse konu afiş ile Atatürk siluetinin arasında herhangi bir bağlantının olmadığı, aralarında yaklaşık olarak bir metre mesafe bulunduğu ve arka arkaya durdukları, ancak alt alta duruyorlarmış gibi gözüktüğü ve göz aldatmasına sebebiyet verdiğinin İlçe Emniyet Müdürü tarafından gözlemlenmesi üzerine, afiş asıldıktan bir gün sonra afişin yerinin değiştirilmesi sağlanmıştır. Gümüşhane Valisi’nin, Kelkit Kaymakamı ve Belediye Başkanı’nın ve Atatürkçü düşünceyi hücrelerine kadar sindirmiş olan Kelkitlilerin böyle bir terbiyesizliğe, alçaklığa ve hıyanete izin vermesi ve göz yumması söz konusu bile edilemez. Saygılarımızla.

Kelkit Belediye Başkanı Muammer Duran. Kaymakam Erol Rüstemoğlu.”

İşin aslı anlaşılıyor, Atatürk resmi zaten orada varmış ve bir göz yanılgısıyla sanki iki afiş birarada gibi görünmüş. Bu fotoğrafı çekenin Emin Çölaşan’ı alenen kafaladığı belli. Eh, o da her gördüğü malzemeye yalan mı diye bakmadan atlamasın, gerçi yalan olsa da fark etmez, mühim olan ilk darbe ve çamur olduktan sonra Hürriyet için normal birşey. Yalnız, Kelkit Belediye Başkanı ve Kaymakamı bence asıl şimdi Emin Çölaşan’ı kafaya almışlar gibi görünüyor. Afiş meselesini mahkeme kararı üslubuyla anlatırken işi getirip “Atatürkçülüğü hücrelerine kadar sindirmiş” olmaya bağlamışlar. Atatürkçülük yiyecek birşey mi hücreye kadar sindirilmiş olsun? Bal gibi Emin Çölaşan’la kafa buluyorlar. “Afişteki dümeni anlayamayan Emin Bey herhalde bizim sindirme benzetmemizi anlayacak değil ya” diye düşünmüşler olsa gerek. Buradan kendileri hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.

Yalnız hukukumuz eski olan Emin Çölaşan’a da  bu yazı vesilesiyle sitem edeyim. Ortada fol yok yumurta yok Atatürk ile içki arasında hemen bağı nasıl kuruverdin Emin bey? Dervişin fikri neyse zikri odur hesabı, alakasız bir trafik afişinden “Atatürk ve Alkol eşleşmesi”sonucunu çıkarmanı yadırgadım doğrusu. Gerçi Atatürk alkol aldığını gizleyen bir insan değildi ve bu ayıp da değildir, ama bunu kötü birşey gibi göstermeye çalışıp çağdaşlığı hücrelerine kadar sindirmiş, muhtemelen DNA’larına yazdırıp genleri vasıtasıyla  gelecek nesillere aktaracak Kelkit halkına ve yöneticilerine hakaret hiç uygun düşmemiş. Halbuki ben olsam bu afişten “biz Gümüşhane ve Kelkit’i yobaz bilirdik, bravo Atatürk’ün sözde değil özde takipçisiymişler” sonucunu çıkarırdım.

Bu arada tıp camiasını gıda maddeleri dışında fikirleri de hücrelerine sindirebilmeleri açısından Kelkit yöresinde bir araştırmaya davet ediyorum. Hakikaten fikirler de hücrelere sindirilebiliyorsa ilginç olabilir, mesela Kapital’i haşlayıp yiyorsunuz, hücreleriniz kitabı özümsüyor ve tavizsiz bir Marksiste dönüşüyorsunuz. Bence üzerinde durulmalı.

Kapat
E-posta ile paylaş