FST Haziran 7th, 2007
Yiğidi öldür hakkını ver demişler. Bugün Haber7 sitesinde Financial Times’a atfen bir AB temsilcisinin Atilla Yayla ve Yaşar Büyükanıt ile ilgili yazısını okudum. Yalnız yazıda bir bilgi dikkatimi çekti. Bu konuda medyada birşey duymadım, duyan varsa haberdar etsin, bilelim, aydınlanalım. Şöyle deniyor:
“Atilla Yayla bir terörist değil. Bir Kürt değil. Bir Ermeni değil. Bir marksist değil. Bir vicdani retçi değil. Gay aktivist değil. Bir Hıristiyan değil. Bir köktendinci Müslüman değil. Nobel ödülünü alan Orhan Pamuk gibi ünlü de değil. Dr. Yayla, yumuşak konuşan bir Türk, bir liberal, Ankara’daki Gazi Üniversitesi’ndeki bir siyaset bilim profesörüdür.”
Genelkurmay Başbakanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı sert dille eleştiren Duff, Orgeneral Büyükanıt için “Yargı sürecinin başladığını gözardı ederek kamuoyu önünde Yayla’ya saldırdı ve mahkemeyi onu mahkum etmeye çağırdı” suçlamasında bulundu. Duff, Orgeneral Büyükanıt’ın, “e-darbe” bildirisini yayınlanan, ve PKK’yı ezmek üzere “Irak’ı işgal” amacıyla sınırda kuvvet yığınağı yapan asker olduğunu da yazdı.
Acaba doğru mu yazılmış diye üşenmeyip FT sitesinden yazıyı buldum orada da şöyle deniyor:
In addition to the criminal charge, the professor was suspended from his teaching post. Although now re-instated, the university is under pressure from the military to sack him. Ignoring the fact that a criminal prosecution is under way, General Yasar Büyükanit, chief of the general staff, has publicly attacked Dr Yayla, inviting the court to convict him. This is the same Gen Büyükanit who, in April, issued the “e-coup” which warned the government not to nominate Abdullah Gül, foreign minister, as president.
Atilla Yayla konusunda yazılanlar elhak doğrudur, buna diyeceğim birşey yok ama Yaşar Büyükanıt konusundaki şu laflar kolay yutulur lokma değil doğrusu. Tamam bazı emekli paşaların uluorta asın, kesin demesine alışığız ama ben Yaşarbüyükanıt’ın medyada buraya aksettirildiği şekliyle birşey dediğini hatırlamıyorum. PKK meselesinde de Büyükanıt’ın şimdiye kadar bu yazıda belirtilen tavrı sergilemediğini biliyorum. Abdullah Gül meselesinde ise işi kilitleyenler Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi ve elbette Deniz Baykal oldu. E-muhtıra belgesinin Yaşar Büyükanıt tarafından mı yazdırıldığı, “genç bir subay” tarafından emrivakiyle mi konulduğu hala meçhul.
Burada pek çok kurum gibi silahlı kuvvetlerin de olması gereken dışında işlerini eleştirmişimdir ancak AB temsilcisi şahsın Atilla Yayla’yı haklı olarak savunayım derken Yaşar Büyükanıt ile ilgili bilgiye dayanmayan desteksiz laflar söylemesi tuhafıma gitti. Ha, eğer Yaşar Büyükanıt kamuoyunda alenen Atilla Yayla hakkında mahkemeleri, rektörlüğü yönlendirici şeyler söylemişse, bunu işiten varsa amenna ama ben duymadım, ki pek birşey kaçırmam bu konularda.
Eğer ben haklıysam yazıyı yazan şahsa gerekli ikazı yapmak şu halde Atilla Yayla’ya düşer, ki o da hakkaniyete dikkat eden biri olarak bunu yapmaktan çekinecek biri değildir.