Archive for Haziran 22nd, 2007

Özal-Erdoğan

FST Haziran 22nd, 2007

Milliyet gazetesinde Özal ile Erdoğan’ı kıyaslamaya kalkmışlar, saçma sapan laflar var, Erdoğan şöyle hatipmiş, Özal sürprizi severmiş şu, bu. Eh Fikret Bila vs.den daha fazlası beklenmez. Bu ikiliyle ilgili zamanında ben de bir kıyaslama yapmıştım, bu vesileyle yeniden hatırlatmış olayım:

midnightebook2gif0yn.jpgTommiks, Erdoğan, Özal
(18.06.2005, İzlenimler)

Başbakan Lübnan-Türkiye hattında gazetecilerin sorularını cevaplandırırken Kuran kursu işiyle ilgili şöyle cümleler sarf etmiş:

“Bu yaşlardan önce öğretemezsin, deniyor. Niye? Bırakalım rahat rahat öğrensin. Tommiks, Teksas okumaya kimse mani olmuyor. Ancak çocukların kendi kitabını öğrenmesine mani oluyoruz.”

Burada, Kuran kursu taraftarları açısından ilk anda doğru gibi görünmekle birlikte aslında fevkalade hatalı bir benzetme olduğunu düşünüyorum. Bunun bir iki sebebi var. Öncelikle Tommiks ve Teksas okumak benim zamanımda gerek aile içinde gerekse okullarda yasaktı. İkinci olarak, “Tommiks” okumaya mani olunmasa dahi bu Kuran öğrenmeyle kıyaslanabilecek bir eylem midir? Tommiks okumak aşağılık bir iştir de, “bakın bu saçma şey bile serbest” havası verilmesi normal midir? Sonuçta biri zararsız bir çizgiroman, diğeri milyarları ilgilendiren bir kutsal kitap.

Başbakana düşen yasa çıkarıp Kuran okumayı, gizli-açık eğitimini serbest bıraktırmaktır. Bırakın bunu yapmayı, verilecek cezayı dahi indirmeye gücü yetmeyince “Tommiks dahi okunurken” diyerek bir kaç gazeteciye şikayetlenmesi hiç de uygun değildir.

Bazen sayın Erdoğan’ı rahmetli Turgut Özal’la kıyaslamaya kalkanlar çıkıyor. Sırf şu haber bile aradaki farkı göstermeye yeter de artar. Özal asla şundan bundan şikayetlenmez, bodoslama meselenin üzerine giderdi. “Benim memurum işini bilir”, “Anayasa bir defa delinse ne çıkar” gibi laflar, solcu ve Kemalistlerin yaygarasını yaptığı gibi memuru rüşvetçiliğe sevkeden, hukuk tanımazlığa prim veren şeyler değil, o zamana kadar milletin sırtında parazitlik yapan uyuzların çarkını kırmaya dönük ifadelerdi. Bunu elbette o dönemi yaşayanlar bilir.

Rahmetli yeri geldiğinde don gömlek askeri teftiş eder, yeri geldiğinde makam arabasının direksiyonuna geçip Orhan Gencebay’ı açar hız denemesi yapardı. Bir memurun şimdilerde sıkça görüldüğü gibi rahmetliyi azarlaması, hatta ona “kadın satıcısı” deyip terfi etmesi mümkün değildi. Kendisini cumhuriyetin sahibi zanneden bürokrasi illetinin tekerine ilk çomağı kendisi soktuğu için molozlar Özal’dan hiç hazzetmediler.

Üstelik sıkı Red Kit okuruydu, hatırlatayım kıyaslama hatasına düşenlere….

Rekabet Kızışıyor, Akşamcılar dikkat!

FST Haziran 22nd, 2007

uzan3.jpgSon günlerde siyaset arenasında tatlı ve hızlı bir rekabet yaşanıyor. Vatandaşı bilmem ama ben bu durumu ilgiyle izliyorum. Muhtemelen oyumun rengini de bu yarış belirleyecek. Yarış mazot fiyatlarının düşürülmesi üzerinde odaklanmakla birlikte fındık, kayısı, ÖSS sınavları, eğitimin süresi gibi konularda uzayıp gidiyor. ÖSS ile ilgili YÖK “saçmalamasınlar, kaldıramayız” demiş onu geçelim ama şu mazot ve fındık işi ile ilgili kafamda sorular var.

Mazot için açık eksiltme 1 YTL civarında sürüyor. CHP 1.1 YTL demiş, ola ki iktidar ortağı filan olursak en azındanm 10 kuruş vergiyi kurtaralım diye düşünmüş herhalde, nasıl olsa Uzan ve Haydar Baş’ın böyle bir derdi yok. AKP ise “biz zaten çiftçi mazotunun fiyatını 2002′de indirdik, bunların dünyadan haberi yok” diyesiymiş. Yalnız “İş, aş bu sefer Haydar Baş” sloganıyla yola çıkan Haydar Bey mazot konusunda son bir atak yapmış, Mazotu 80 Kuruşa satacağını yazılı bir tahhüde bağlamış. Bu girişimi Cem Uzan’ın fındık konusunda namusunu ortaya koymasına karşı bir hamle olarak düşünebiliriz. Malum sayın Uzan bir kamyonet kasasında düşüp elini incittiği Samsun-Çarşamba mitinginde fındığa 8 YTL’den aşağı fiyat verirlerse namussuz olacağını beyan etmişti. Bakalım Haydar Baş’ın 0.80 YTL çıkışı konuyla ilgili taraflar GP ve CHP tarafından nasıl karşılanacak? Ben olsam “mazot bedava, her mazot alana Cem Uzan oyuncağı ve depo başına artı 1 YTL” türü bir girişimle oyları torbaya doldururum.

Mazot demişken, düşündüm de, aslında bu konu bana hiç hitap etmiyor. 15 yıllık eski bir otomobilim var, tüple çalışıyor, mazotlu motorla kuyudan su çekeceğim bir tarlam da yok. Mazot bedava verilse ne yapacağım, zaten herkesin elinde olacak. Öte yandan buradan bedava alıp petrol üreten ülkelere satmaya çalışsam herhalde mazot ihracatına da kısıtlama getirilecektir, uğraşmaya değmez. Acaba Türkiye’de “mazot şu fiyata olacak” dendiğinde hemen koşup oyunu verecek dizel otomobile binen ve tarla sulayan kaç kişi vardır?

Fındık daha da kötü. Fiyatlar yüzünden en son ne zaman fındık yediğimi dahi hatırlamıyorum. Bir misafirlikte ortaya getirilen karışık kuruyemiş içindeki fındıkları çaktırmadan ayıklayabilmek için sık sık insanların dikkatini farklı yönlere çekmem gerekmişti. Bir de Cem Uzan çiftçiye 8 YTL verirse bizim fındık markete, dükkana 25-30 YTL’ye gelecek demektir ki aşıracak fındığı dahi rüyada göreceğiz demektir. Ben önümüzdeki yılın ayva fiyatlarını bir tetkik edeyim.

Bu arada yarış başka mallara da sıçrayacak gibi görünüyor. DP büyük bir atak yaparak “alın size vaat” dercesine şu büyük ekonomik hamleleri sıralamış:

DP’nin hazırlıkları süren seçim bildirgesine esas oluşturmak üzere yayımladığı ekonomik programında, alkollü içeceklerde ÖTV’nin kaldırılması, ilköğretim üçüncü sınıfta tüm öğrencilere devlet eliyle dizüstü bilgisayar dağıtılması yer aldı. DP lideri Mehmet Ağar’ın seçim meydanlarında verdiği mazot fiyatının 1 YTL’nin altına çekilmesi vaadi programda yer almadı. DP “Aş-İş-Onurlu Yaşam” adını verdiği ekonomi programında asgari ücret vergi dışı bırakılacak, her türlü harcamanın gelir beyanından düşmesi sağlanacak.

Oyumun rengi belli değil demiştim ama şu laptop işi sanki dumanlı havayı biraz dağıtır gibi oldu. Bizim ufaklık seneye ilkokul 3. sınıfa başlayacak, “devlet eliyle” verilen laptop bir anda nedense DP’ye muhabbet beslediğimi hatırlattı bana. Ağar karakolda verdiği “1 YTL’ye mazot” vaadini mahkemede unutsa da benim mazotla bir işim yok, onu çiftçi takımı düşünsün. Alkollü içeceklerin ucuzlaması ise DP adına bomba gibi bir vaattir ve üstelik çağdaşlık silahını CHP’den alma garantisini de getirmiştir. DP bir taşla 8-10 kuşu vuracak gibi görünüyor, ilkokul 3. sınıf öğrenci velileri, akşamcılar, tekel bayileri, çağdaşlıktan ödün vermeyenler bu vaatlere sırtını çeviremeyecektir. Sayın Ağar’ı ataklığından dolayı tebrik ederim.

Bu arada Cem Uzan’ın Giresun ziyareti de ilgimi çekti, yaklaşık 50 kişiye hitap eden Cem Uzan Trabzon yolu boyunca hayli maceralı bir seyahat yapmışa benziyor. Haberde şu ifadeler yer alıyor:

Bazı vatandaşlar Cem Uzan’dan fındığın fiyatını 10 YTL yapmasını isterken bazıları ise, “Buraya değil, Doğu’ya askerlik yapmaya git” diye bağırdılar. Trabzon’a gelişinde sahil bandındaki tüm ilçelere uğrayan Uzan, Vakfıkebir’e uğramayınca ilçe teşkilatı tarafından protesto edildi.

Evet, ortalıktaki “ucuzlama” furyası yanında siyaset meydanı ısınıyor, bunun sebebini küresel ısınmaya bağlayanlar olacaktır elbette ama ben mazotu daha gerçekçi bir sebep olarak görüyorum. Bu süreçte oyumun rengi de yavaş yavaş netleşecek ama durun bakalım.

Ha, unutmadan, CHP yeni transferi Süleyman Demirel’i bu konuda neden kullanmaz ki? Mesela Baykal önümüzdeki ilk mitingde “Mazot var da biz mi içtik, hepsini Süleyman Bey bitirdi” temalı bir konuşma yaparsa şık olur.

Liberal Ofis ve Erhan Bey

FST Haziran 22nd, 2007

Bugün Liberal Ofis adlı siteden bir mesaj aldım, sitelerine bağlantı vermemi istiyorlardı. Siteyi gençler hazırlamış,anladığım kadarıyla bunlar Liberal Hareket’in devamı veya içinden bir grup. Bu arkadaşları medyaya yansıyan ilginç ve zekice eylemlerinden hatırlarsınız. Yeni siteleri daha iyi olmuş, yalnız arşivleri pek kolay gezilemiyor, biraz daha kolay kullanılabilir hale getirebilirler. Ben Türkiye’deki bu tür hareketleri ciddiye alıyorum, (tek şartla, onlar çok ciddileşip neşeli yüzlerini kaybetmedikçe). Liberal Ofis demişken tam tersten bir siteden de bahsedeyim, pek güncellenmemekle birlikte gomonist ve bağlantılı siteler Erhan Bey ile ben hayattayken de takip ettiğim sol görüşlü sitelerden. Kendinizi kaptırıp arşivlerde epey zaman harcayabilirsiniz, uyarmış olayım.

Liberal Ofis hayırlı olsun, Erhan bey, size de selamlar.

Kapat
E-posta ile paylaş