Haziran 2007 Arşivi

ÖSS Yaklaşıyor: Mini Test

FST 12 Haziran 2007

Lütfen aşağıdaki soruları verilen paragrafa göre cevaplayınız

“Ekonomik ilişkiler alanında Türkiye ile Birleşik Devletler, her iki taraf için de en büyük yarar sağlayacak şekilde, birlikte çalışabilirler. Zengin ve çeşitli millî kaynaklarımızın, Amerikan sermayesi için çekici olması gerekir. Biz, gelişmemizde Amerikan yardımını memnuniyetle karşılarız; çünkü bütün başka ülkelerin sermayesinden farklı olarak Amerikan parası, Avrupa milletlerinin bizimle ilişkilerine can veren siyasal entrikalardan uzaktır. Başka bir ifadeyle Amerikan sermayesi, yatırılır yatırılmaz bayrağını çekmeye kalkmaz.”

1. Bu sözleri aşağıdakilerden hangisinin söylemiş olması akla yakındır?

a) Recep Tayyip Erdoğan
b) Tony Blair
c) Mustafa Kemal Atatürk
d) Adnan Menderes
e) Mehmet Barlas

2. Bu paragrafta verilmek istenen mesaj aşağıdakilerden hangisidir?

a) Ülkenin kaynaklarının ABD’ye peşkeş çekilmesi kabul edilemez
b) ABD parası entrikadan uzaktır
c) Biz ABD yardımını memnuniyetle karşılarız
d) ABD sermayesi için ülke kaynakları cazip hale getirilmelidir
e) ABD-Türkiye el el, mutlu güzel günlere

3. Bu paragrafa en uygun tepki nasıl verilmelidir?

a) İfadeleri kullanan vatan satıcılığı ve hainliği ile itham edilmelidir
b) MHP ve CHP ulusalcı güçlerle birlikte nümayiş yapmalıdır
c) Türkiye laiktir laik kalacak, ABD defol
d) Kim söylediyse doğru söylemiş, helal olsun
e) Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez (TEMA Vakfı)

Test cevapları bir sonraki yazıda verilecektir, tümünü doğru cevaplayanlara bedava AKP karşıtı mitinge katılım davetiyesi verilecektir.

Popularity: 13% [?]

Kadromuz Genişliyor

FST 12 Haziran 2007

İzlenimler kadrosunu genişletiyor! (Tercüme: Tembellikten yazamadığım için birkaç arkadaştan ricacı oldum, arasıra uğrayıp siteyi boş bırakmayacaklar)

Bir yorumcu arkadaşımız “yazılar seyreldi, ne iş” dediğinde “kardeşim eliniz kalem tutuyor, yorumlarda atıp tutuyorsunuz, iki kelam da burada edin” cevabını verdim ve şimdilik bir yazar teklifimi kabul etmiş durumda. İkincisiyle görüşmelerim devam ediyor, parada anlaşabilirsek o da ara sıra yazacak. Genelde görüşmelerde “abi, senin tarzında yazamayız, müşteriye ayıp olmasın” deseler de ben fazlasını yapacaklarını biliyorum. Öte yandan denemekte fayda var, tutturamazsak sözleşmeyi feshederiz olur biter. Gençlere yol açmak lazım.

Şimdilik yazarlık başvurusu almıyorum kendim adaylara teklif götürüyorum ama deneme yazılarıyla başvurmak isteyenler olursa ona da hayır demem, sipahitan [at] gmail.com adresine yazabilirsiniz. Sitenin üslubu malum, onu hatırlatmaya gerek yok.

Popularity: 9% [?]

Su Servisi

FST 8 Haziran 2007

mehmetsevigen.jpgTam CHP programından bahsetmişken CHP’nin yeni bir buluşu dikatimi çekti. Malum siyasi partilerimizin en meraklı olduğu şey meydan mitingleridir, CHP de bu yöntemi kullanacakmış. Mitinglerle ilgili Mehmet Sevigen bir açıklama yapmış, epey şarkıcı ve türkücünün bu yaz CHP’den ekmek yiyeceği anlaşılıyor. Yanık sesim yok ki ne yapayım, pop şarkıcıları gibi kıvırtamam da. Bu yazın rantını oynak oğlanlar ile kızlara, acılı türkücülere kaptıracğız anlaşılan. Türkücü, şarkıcı meselesi dışında CHP’nin bir de sulama servisi var ki, kırk yıl düşünülse akla gelmez. Kemal Tahir ağzıyla söylersek “yahu bunlar nasıl bir akıllar, rahmetli İsmet Paşanın aklına gelmez ve de CHP’ye rey kazandırır bir akıllar”. İşi “sulandırmadan” bakalım neymiş CHP’nin miting sulama projesi, görelim:

“Önümüzdeki günlerde şarkılarla, türkülerle miting değil demokrasi şöleni yapacağız” diyen Sevigen, “Mümkün olursa gece mitingleri, gece şölenleri yapacağız. İnsanları güneşin sıcağından kurtarmanın yollarını aramaya çalışıyoruz. 5 yıldızlı konforlu bir şölen yapmaya çalışıyoruz. Mitinglerde vatandaşlarımızı serinletecek su fışkırtan helikopter ve planörler kullanacağız. Bu planörler insanları 40 derece sıcakta serinletmek için alçak uçuşla yağmur yağdıracak. İnsanların mutlu olması için her şeyi yapıyoruz.

CHP ve demokrasi şöleni pek uyumlu bir ikili gibi durmamış ama zaten lafın gelişi söylendiği için boşverelim.  Planör ve helikopter projesine ben şapka çıkarıyorum. Bunda serinlikten başımı istifade ettirme amacı yanında THK’na verilen dolaylı destek de etkili. İşte size dayanışma, CHP ve THK mitingde toplanan vatandaşı sulama projesiyle el ele veriyor. Yalnız bazı kötü niyetliler bu dahiyane buluş için “bunların ateşi iyice yükselmişti, tepelerinden su dökülse ancak akılları başlarına gelir” diyebilirler. Evet, toplumumuzda bir hararet yükselmesi, savaş ve darbe çığırtkanlığı var, bunu kabul etmek lazım ama bunu söndürmek için helikopter ve planörler yeter mi ondan emin değilim.

CHP’yi yürekten kutlarım, yalnız mitinglere giderken yanınızda bir şemsiye bulundurmayı da ihmal etmeyin, neme lazım.

Popularity: 8% [?]

CHP Programı ve Önerilerim

FST 8 Haziran 2007

baykal33.jpgCHP seçimlere yaklaşırken projeleriyle gözümü kamaştırmaya başladı, malum reyimin rengi henüz belli değil. Cem Uzan’dan sinyal henüz gelmedi, Hayder Baş beyin de arayıp sorduğu yok. Demirel’in aile fotoğrafındaki isimler de (hapiste olmayanlar) CHP’ye kayıyor, hani eski bir Demirel hayranı olarak CHP neden bir alternatif olmasın diye de aklımdan geçmiyor değil. Herneyse, CHP 12 maddelik bir program hazırlamış, şöyle bir baktım. İyi de bu maddeler yeni şeyler değil ki, geçen sene Haziran ayında Baykal “10 Emir” adıyla ve üstelik sağ seçmene mesaj olarak bir bildiri hazırlamıştı. Bunlar 12 madde olmuş, bilmem neyini değiştirmiş. Eski yazıda kısmen değinmişim, bu defa tek tek bakalım:

YARGI REFORMU:Yargı bağımsızlığı sağlanacak ve kapsamlı yargı reformu yapılacak. Yargı ve yürütmenin içiçe olduğu sistem değiştirilecek.

Güzel bir teklif, özellikle de yargının CHP’den bağımsız olmasını kastediyorsa çok manalı bir öneri, yalnız bağımsız yargı üzerinde şimdi olduğu gibi at oynatmak kolay olmayacağında sayın Baykal’ı bir kere daha düşünmeye davet ederim.

TERÖRLE ETKİN MÜCADELE: Ayrımcılık önlenecek, terörle etkin mücadele yapılacak. Türkiye topraklarında yaşayan her vatandaşın hakkı ve hukuku eşit koşullarda sağlanacak.

Bu laflar güzel de bakın dün gece yayınlanan genelkurmay bildirisinde “özgürlük laflarıyla teröre destek vereneler” manalı bir madde var. Sayın Baykal’ı tutup götürmesinler, nedir öyle “her vatandaşın hakkı”, “hukuk, eşitlik” vs. Bir de bu ağız CHP’nin geleneksel yapısına uygun değil, nerede bir sağcı varsa partiye doldurdunuz böyle abuk subuk programlar ortaya çıkmaya başladı.

DOKUNULMAZLIKLAR: Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılacak.

İyi. Peki YÖK gibi memur dokunulmazlıklarına dair bir plan var mı?

DIŞ POLİTİKA: CHP iktidarında dış politikada ulusal çıkarları ön planda tutan bir politika izlenecek.

Ulusal çıkarlar ne ola ki? Don lastiği gibi bir laf, kafana göre çek, esner.

EKONOMİ: Tüm üretim güçleri harekete geçirilecek. Rant ekonomisine son verilecek, rant ekonomisinin kaynakları kurutulacak.

Demek üretici güçler emirle harekete geçebiliyormuş. İlginç, bekleyip görelim bakalım. Rant ekonomisinin kaynağı devletin özel sektöredeki ahbaplarına yedirdikleri sonucu oluşan açıklar olduğuna göre devleti küçülteceğiz mi demeye getiriyorlar? Devletçilik ilkesinden sapılıyor mu, hayrola?

KOBİ BAKANLIĞI: Esnaf ve KOBİ’ler yeniden ekonominin itici gücü haline getirilecek.

Şuna “Lüzumsuz İşler Bakanlığı” deselerdi daha anlaşılır olurdu. KOBİ’ler için zaten KOSGEB var ve uyanık esnaf milletin parasını yemekle bitiremedi. Bir de bakanlık kurun tam olsun.

SINAV KALKACAK: CHP iktidarında ciddi bir eğitim reformu yapılacak. Lise öğrencileri meslek eğitimine yönlendirilerek üniversite sınavları kaldırılacak.

Yahu bu bizim Haydar Baş ile Cem Uzan’ın vaadi değil mi? Demek CHP de burada ekmek görüyor. Yılda ortalama 70-80 reform yapılan Milli Eğitim sistemimiz CHP reformlarını da başarıyla göğüsleyecektir. Yalnız bu vaat “iyi de herkes nasıl üniversiteye gidecek, yeterli okul var mı, olanların da iyisi 3-5 tane” diyecek kötü niyetliler için “Sınav Kalkacak, tüm lise mezunları Boğaziçi Üniversitesine kayıt olacak, Türkiye’deki tüm üniversitelerin adı da Boğaziçi olarak değiştirilecek” şeklinde revize edilirse daha çok puan alınır.

TARIM: Tarım ve hayvancılıkta büyük atılım gerçekleştirilecek.

Büyük Atılım mı? Bir an müteveffa Mao’nun Çin’deki büyük atılımını hatırladım. Bakalım Deniz Baykal sırtta bir çakaralmaz tüm ülkeyi baştan başa geçecek bir büyük yürüyüş mü başlatacak. Bu maddenin detayı olarak kuşkusuz “herkese bedava inek, koyun, keçi, at verilecek” şeklinde devam ediyordur.

TURİZM HAMLESİ: Ucuzlamayan turizmin yeniden ayağa kalkması için altyapısının yenilenmesi gerekmektedir.

Cümleden bir şey anlamadım kusura bakılmasın. İyi bir hamleye benziyor ya, yakaladığım ilk CHP adayına sorayım bakalım o ne diyecek.

İŞSİZLİK: İşsizliği önlemek için özel önlemler alınacak.

Ne müthiş bir tedbir. Alt maddelerde acaba yine Haydar Baş ve Cem Uzan’dan mülhem “Herkese 2 Milyar maaş” vaadi de var mı?

AİLEYE YARDIM: Yeni bir sosyal dayanışma modeli yaratılacak. Açlık ve yoksullukla mücadele kapsamında aileye önem verilecek. Ailelerin koruyucusu kabul edilen annelere düzenli olarak yardım yapılacak.

Buna benzer birşey zaten AKP eliyle yapılıyor demek ki geliştirilecek. Bizim ilçe başkanıyla bir görüşelim, ekmekten pay düşebilir.

NÜFUS CÜZDANI: Sosyal güvenlik kurumları yeniden düzenlenecek. Yeşil kart uygulaması kaldırılacak. Nüfus cüzdanı olan her vatandaş istediği her hastaneden hizmet alabilecek.

Evet, bu anlaşılır birşey, elli tane kağıt kürekle uğraşmaya gerek olmamalı. Yalnız adamın nüfus cüzdanı da yoksa, zavallı bir göçmense ne olacak? Sosyal konulara hassas bir parti bunu da dikkate almalıydı. Gerçi dün sayın cumhurbaşkanımız Türkiye’ye işçi girişi konusunda “bizim insanımız işsizken yabancıya iş verilemez” diyerek ilginç bir karara imza attı bakalım CHP sosyalist enternasyonal üyesi olarak göçmen konusuna ne diyecek? Gerçi, “bunlar ne biçim solcu, atalım Sosyalist Enternasyonalden gitsinler Faşist birliklere üye olsunlar” deniyor ama bunlar muhtemelen Türkiye’nin kendine has şartları olduğunu anlamayanlardır. (Bu şartları bir başka anlamayan da benim ya, boşverin).

Evet, 12 madde bu. Geçen yıl Hz. Musa’dan ilhamen “10 Emir” olarak duyurulan CHP programı bu sene Namazın farzları adedince 12 olarak geri dönmüş. Netice ne mi olur? Ben hayatımda parti programına bakarak rey veren kimseyi bu Türkiye’de duymuş değilim. Bundan sonra da olacağını zannetmiyorum. O sebeple CHP’ye tavsiyem “özel önlem alacağız, çığır açacağız” türü Aziz Nesinlik cümleler kurmak yerine “bize rey vermezseniz darbe yaptırırız, savaş çıkartırız, yerine göre adam astırırız” diyerek AKP’ye meyilli ancak korkak vatandaşın reyini çekmeye çalışmaktır. Ortodoks CHP seçmeni zaten işin içyüzünü bilir, sağcıya hitap edilecekse benim yöntemim denenmelidir.

Başarılı olmak için bana kulak verin, öyle Demirel’in icazetli adamlarıyla yol alamazsınız. İktidara gelindiğinde uygun bir mevkiye hayır dememe hakkımı saklı tutmak kaydıyladanışmanlık ücreti de istemiyorum.

Popularity: 8% [?]

3. Yıl

FST 7 Haziran 2007

Dün eski arşivleri kurcalarken tesadüfen izlenimleri başlattığım günkü yazımı buldum. Meğer bugün, 7 Haziran İzlenimlerin kuruluş günüymüş. Dolayısıyla, 3. yılı doldurmuş durumdayım. Açılış yazısında şöyle demişim:

İlk izlenim (07-06-2004)
Türkiye bir çok açıdan enterasan bir ülke. Hemen hergün ağlanacak halimize çaresizce güldüğümüz olaylarla yüzyüze gelebiliyoruz. Haber gruplarında, elektronik postalarda çeşitli görüşler kısmen aktarılabiliyor ama daha geniş bir ilgili kitlesine ulaşmanın ve daha interaktif olarak etkileşimde bulunmanın aracı olarak blog kullanmak iyi bir alternatif. Dolayısıyla, teknoloji özürlüsü sayılabilecek biri olarak izlenimlerimi (mutlaka günlük olmamak kaydıyla) aktarabilmek için blogu aktif hale getirmeye karar verdim. Bu şekilde fırsat buldukça Türkiye ve dünyada gelişen olaylara farklı açılardan yorum getirmek, ülkemizde isteyenin istediği gibi kullandığı elastik kavramlardan kaynaklanan problemlere değinmeyi amaçlıyorum. Umarım fazla kesintiye uğratmadan sonunu getirebileceğim bir çaba olur.

Hey gidi günler. Bakalım istikbal nasıl olacak.

Popularity: 9% [?]

Bir Dakika!

FST 7 Haziran 2007

yasarbuyukanit.jpgYiğidi öldür hakkını ver demişler. Bugün Haber7 sitesinde Financial Times’a atfen bir AB temsilcisinin Atilla Yayla ve Yaşar Büyükanıt ile ilgili yazısını okudum. Yalnız yazıda bir bilgi dikkatimi çekti. Bu konuda medyada birşey duymadım, duyan varsa haberdar etsin, bilelim, aydınlanalım. Şöyle deniyor:

“Atilla Yayla bir terörist değil. Bir Kürt değil. Bir Ermeni değil. Bir marksist değil. Bir vicdani retçi değil. Gay aktivist değil. Bir Hıristiyan değil. Bir köktendinci Müslüman değil. Nobel ödülünü alan Orhan Pamuk gibi ünlü de değil. Dr. Yayla, yumuşak konuşan bir Türk, bir liberal, Ankara’daki Gazi Üniversitesi’ndeki bir siyaset bilim profesörüdür.”

Genelkurmay Başbakanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı sert dille eleştiren Duff, Orgeneral Büyükanıt için “Yargı sürecinin başladığını gözardı ederek kamuoyu önünde Yayla’ya saldırdı ve mahkemeyi onu mahkum etmeye çağırdı” suçlamasında bulundu. Duff, Orgeneral Büyükanıt’ın, “e-darbe” bildirisini yayınlanan, ve PKK’yı ezmek üzere “Irak’ı işgal” amacıyla sınırda kuvvet yığınağı yapan asker olduğunu da yazdı.

Acaba doğru mu yazılmış diye üşenmeyip FT sitesinden yazıyı buldum orada da şöyle deniyor:

In addition to the criminal charge, the professor was suspended from his teaching post. Although now re-instated, the university is under pressure from the military to sack him. Ignoring the fact that a criminal prosecution is under way, General Yasar Büyükanit, chief of the general staff, has publicly attacked Dr Yayla, inviting the court to convict him. This is the same Gen Büyükanit who, in April, issued the “e-coup” which warned the government not to nominate Abdullah Gül, foreign minister, as president.

Atilla Yayla konusunda yazılanlar elhak doğrudur, buna diyeceğim birşey yok ama Yaşar Büyükanıt konusundaki şu laflar kolay yutulur lokma değil doğrusu. Tamam bazı emekli paşaların uluorta asın, kesin demesine alışığız ama ben Yaşarbüyükanıt’ın medyada buraya aksettirildiği şekliyle birşey dediğini hatırlamıyorum. PKK meselesinde de Büyükanıt’ın şimdiye kadar bu yazıda belirtilen tavrı sergilemediğini biliyorum. Abdullah Gül meselesinde ise işi kilitleyenler Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi ve elbette Deniz Baykal oldu. E-muhtıra belgesinin Yaşar Büyükanıt tarafından mı yazdırıldığı, “genç bir subay” tarafından emrivakiyle mi konulduğu hala meçhul.

Burada pek çok kurum gibi silahlı kuvvetlerin de olması gereken dışında işlerini eleştirmişimdir ancak AB temsilcisi şahsın Atilla Yayla’yı haklı olarak savunayım derken Yaşar Büyükanıt ile ilgili bilgiye dayanmayan desteksiz laflar söylemesi tuhafıma gitti. Ha, eğer Yaşar Büyükanıt kamuoyunda alenen Atilla Yayla hakkında mahkemeleri, rektörlüğü yönlendirici şeyler söylemişse, bunu işiten varsa amenna ama ben duymadım, ki pek birşey kaçırmam bu konularda.

Eğer ben haklıysam yazıyı yazan şahsa gerekli ikazı yapmak şu halde Atilla Yayla’ya düşer, ki o da hakkaniyete dikkat eden biri olarak bunu yapmaktan çekinecek biri değildir.

Popularity: 9% [?]

“Uzmanlar Tepkili” imiş, bir de beni sorun

FST 5 Haziran 2007

dn11648-1_600.jpgKüresel ısınma konusunun muhtemel bir balon olduğu, öte yandan çevreyi korumamızın da gerektiğini eskiden beri iddia eder herkesin tepkisini çekerim. Bakın koca NASA’nın başkanı nasıl kendince doğruları söyleyince küresel ısınma erbabınca aforoz edilmiş:

NASA, küresel ısınmayı ciddi bulmadı, uzmanlar tepkili

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) Başkanı Michael Griffin, “Küresel ısınmanın ciddi sorun olduğundan emin değilim.” dedi. Ulusal Radyo’ya demeç veren Griffin, “Küresel anlamda bir ısınmanın olduğu şüphe götürmez. Ancak bunun, ilgilenmemiz gereken bir sorun olduğundan emin değilim.” diye konuştu. Griffin, “Hangi insan, şu andaki iklimin, tüm diğer insanlar için en iyisi olduğuna karar verme hakkına sahip? Sanırım bu, büyük konuşmak olacaktır.” ifadesini kullandı. Griffin’in, ’sanayi tesisleri ve ürünlerinden atmosfere salınan gazların dünyanın iklimine büyük zarar verdiğine’ dair yayımlanan rapordan iki gün sonra yaptığı açıklama, büyük tepki çekti. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Araştırmaları Dairesi’nin yöneticisi Jerry Mahlman, “Sayın Griffin’in sözleri onun bihaber olduğunu ya da küresel ısınmayı reddedenlerin ideoloğu olduğunu gösteriyor.” dedi.

Bu defa küresel ısınmacılar sert kayaya tosladıklarından epey bozulmuşlar anlaşılan. Küresel ısınmayı reddedenlerin bir ideolojisi varsa, kabul edenlerinki de olmalı. Üstelik NASA başkanı “boyunuzdan büyük laflar etmeyin, hem size ne gidin işinize bakın” diyerek çevreci kesimi biraz da azarlamış. Sonra şu sözdeki gerçekliği nasıl inkar edelim: “Hangi insan, şu andaki iklimin, tüm diğer insanlar için en iyisi olduğuna karar verme hakkına sahip?” Hay Allah razı olsun.NASA Başkanı İstanbul 2. Bölgede Baskın Hoca’nın yanında bağımsız aday olsa hangisine rey atacağımı şaşırırdım herhalde.

Ha, küresel ısınma yandaşlarına da bir destek var, hakkını yemeyelim.

Karaman Ziraat Odası Başkanı Ercüment Yılmaz, son 10 yıldır yanlış ekonomik politikalar yüzünden sıkıntı yaşayan elma üreticisinin, bunlara bir de kuraklık tehlikesinin eklenmesi nedeniyle tedirgin olduğunu söyledi. […] Elma bahçelerinden yeteri kadar verim alınabilmesi için düzenli sulamanın şart olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Karamanlı elma üreticisi, yıllarca çok fazla elma üretti; ancak pazar bulamadı. Sattığı elmanın parasını alamadı. Bütün bu olumsuzluklardan yılmayan elma üreticisi, yeni arayışlara girdi. Modern elma bahçeleri tesis edildi. Tarımdaki en son teknolojik gelişmeler uygulanmaya başlandı. Ancak şimdi de üretici küresel ısınmanın getirdiği susuzlukla karşı karşıya” dedi. Elma bahçelerinin ekonomik getirisinin yanı sıra başka açılardan da önemli olduğunu aktaran Yılmaz, “Karaman Ovası, çölleşmenin etkisiyle hızlı bir rüzgar erozyonuna da maruz kalıyor. Bu nedenle elma bahçelerinin çoğalması ve buralara iyi bakılması gerekiyor” diye konuştu.

Laflara bakın. İçinde tek doğru yer var, pazarlama çalışması yapmaktan aciz çiftçinin malını satamayıp ona buna para çarptırması. Küresel ısınma susuzluk getirmiş, yahu çocuk olsak kanarız belki, ovalardaki kuyulardan vicdansızca yapılan kaçak salma sulama mı susuzluğun sebebi yoksa küresel ısınma mı? Sonra bu sene Anadolu’da güzel kış oldu, hiç lafı evirip çevirmesinler. Karaman bölgesinde yaşayan varsa bilgi versin işin gerçeğini duyalım.

Evet, ne diyorsunuz, elbette Karaman Ziraat Odası yetkilileri dururken NASA başkanına halt yemek düşer diyorsanız siz bilirsiniz.

Popularity: 23% [?]

Sağda Birliğin Yeni adresi, CHP

FST 4 Haziran 2007

Sağda -özlenen- birliktelik fazla uzun ömürlü olmadı ama uyduruk olduğu zaten belliydi. Kaldı ki daha önce İlhan Kesici ve İsmail Amasyalı gibi ’sağcılara’ adres olarak CHP’yi gösteren Süleyman Demirel’den dolayı bu işin olmayacağını bilmek gerekiyordu. Bugün diğer sağcılardan Mehmet Keçeciler’in ve M. Ali Bayar’ın da CHP listelerinden aday olacağını duydum. Hey gidi günler. Yine, DP içindeki kavgalar sonucunda önemli isimlerin CHP’ye geçeceği bekleniyormuş. Desenize sağda birlik CHP çatısı altında olacak.

Bu arada Atatürk yaşasa Kemalistleri sopayla kovalardı diyen Baskın Hoca soldan bağımsız aday oldu malum, Radikal’deki mülakatını okuyalım derim. Aynı A. Turan Alkan’ın benim ekmeğimi alırcasına yazdığı Süleyman Demirel yazısı için olduğu gibi. Baskın Oran’ın mülakatından bir bölüm aktarıyorum:

Rusya’yla ittifak bugün dünyanın gerçeklerine uymuyorsa, Rusya’yı önerenler niye öneriyorlar?
Efendim, bunlar Batıcı değil. Bunlar Kemalist değil. Bunlar statükocu.
Bir yanda, ‘laiklik elden gidiyor’ korkusu yaratarak kitleleri, diğer yanda da ‘milliyetçilik ve ulusalcılık’la seçkinleri tahakküm altında tutmaya çalışıyor bunlar. Laikliği bir din gibi algılıyorlar. M. Kemal’in sözleriyle Muhammed’in hadisleri, Anıtkabir’le Kâbe, Nutuk’la Kuran arasındaki paralelliği görmüyor musunuz? Muhammed’in hadisleri hadis-i sahih, hadis-i gayri sahih diye ikiye ayrılır. M. Kemal’in de sözleri ikiye ayrılıyor. Mesela, ‘Beni Türk hekimlerine emanet edin, komünizm her görüldüğü yerde ezilmelidir’ sözlerinin sonradan uydurulduğu anlaşıldı. Böyle memleket idare edilir mi? M. Kemal gelse bu Kemalistleri sopayla kovalar. 

Popularity: 5% [?]

Bu nasıl test?

FST 4 Haziran 2007

Bir okulda namaz kılanların yakalanmasının ardından bir başka okuldaki din bilgisi öğretmeninin yaptığı testte zina ile ilgili soru da Hürriyet tarafından “yakalanmış”. Haberden öğretmen hakkında derhal soruşturma başlatıldığı yazılıyor. Ben de bilim ve eğitim konularında hassas biri olarak “korkunç” olayı incelemeye aldım. İşte O soru:

Evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişkiye ne denir?

a) Zina, b) Flört, c) Aşk, d) Çağdaşlık

Evet, soru bu. Ehil biri olarak ben de isyan ediyorum. Bu nasıl soru kardeşim, çocuklara hiç mi insaf etmiyorsunuz? Bu sorunun cevabı maalesef iki şıklıdır, a ve d şıkları. Üstelik “seviyeli birliktelik” doğru cevabından hiç bahsedilmemiş. Din öğretmeni iki doğru cevap arasında bocalayarak birini tercih eden çocukların 2 puanını yemiş, 4 yanlışın 1 doğruyu alıp götürdüğü sistemde kendilerini strese sokmuştur.

Diğer taraftan Hürriyet bu konuyu niye manşete taşımış diye düşünürken, muhtemelen yaklaşan sınavlar için “aman testlerde iki tane doğru cevap koymayın” diye uzmanları uyarması dışında aklıma birşey gelmedi. Tam eğitime olan bu ilgilerinden dolayı tüm Türk gençliği adına kendilerine teşekkür edecekken gözüme diğer bir soru takıldı:

Hangisi zinanın zararlarından değildir?

a) Nesep (soy) bozulur, b) Nüfusun artmasına neden olur, c) İffet ve namus gibi duygular yok olur, d) Toplumda düşmanlıklar ortaya çıkar

Şimdi olmadı işte hocam. Tamam testte iki doğru cevaplı soru koydun, hata ettin, büyütmedik ama yanlış soru sormana ne diyelim? Zinanın zararı ne ola ki? Hani şıklarda “hiçbiri” seçeneği? Çıldırmamak mümkün değil, bu haber yarın gazeteye manşet olmazsa, kendi bilgisayarıma filtre takıp Hürriyeti engellemeye alacağım haberleri olsun.

Bir de haberde “kız öğrencilerin tepki gösterdiği sınav soruları” deniyor. Kızlarımızın zinaya dönük bu tavırları elbette velileri tarafından alkışla karşılanmıştır ama en çok alkışın erkek öğrencilerden geldiğini tahmin ediyorum. İşte çağdaş Türkiye bu, demekten kendimi alamıyorum, tebrikler çocuklar, veliler ve Hürriyet gazetesi.

(Ek: TDK sözlükte zina için Aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişki deniyor. Buna göre Hürriyet, kızlar ve velilerin niye kızdığını hala anlamış değilim)

Popularity: 10% [?]

“Hürriyet” Kısıtlaması

FST 4 Haziran 2007

hurriyet.jpgSuudi Arabistan’da Hürriyet gazetesine erişim engellenmiş haberini okuyunca önce “Hah, çağdaş ve ilerici yazarlar Arap despotları korkuttu, aferin bizimkilere” demişken işin aslının farklı olduğuna dair bir yorum okudum. Buna göre Hürriyet internet sitesinde çok fazla açık saçık kadın olduğu için engelleniyormuş. Elbette bu durum ilkine göre daha da kötü bir şey. Araplar despot olmaları yanında çıplaklığa da karşılar anlaşılan. Halbuki ünlü çıplaklarımızdan birini yakın zamanda umreye kendilerine göndermiştik, hayret ki yaranamamışız.

Bu arada konunun çağdaşlık dışında Hürriyete dinci bir saldırı olma ihtimalini de unutmamak lazım. Acaba öyle birşey var mı diyerek Hürriyetin bugünkü internet sitesine girip bir analiz yaptım. Şöyle haberler var:

(Sürmanşette, resimli)

Wolfowitz’den önce Clinton’la yakalanmıştı
İşte Kırcanın Sosyetik aşkı

(Manşette, resimli)

İş kazası’na aldırmadı. defilede göğsü açılan Deniz Pulaş hiç oralı olmadı.

(Anasayfanın diğer kısımlarında)

(Resimli)Kadınların seks fantezileri
Milli marşla mastürbasyon
(Resimli) Cinsel çekiciliğim mi eksik
Hepsi ayrı bir vak’a. Britney Spears, Robbie Williams, Lindsay Lohan ve diğerleri… Bu ünlüler adeta klinikte yatma yarışı yapıyor.
(Çıplak bir resim eşliğinde) Tuba Hollywood’da
(Yine çıplak resim) 2007′nin en seksileri
(Bir tane daha)Bir çıplak poz kaç dolar eder

Bu arada bir de ŞOK ibaresiyle Testte Zina sorusu haberi var, onu saymak doğru olmayabilir. Görüldüğü gibi ülkenin en önemli “hibrid” gazetesinin internet anasayfasında bu haberler var, yalan değil, ama sitenin kapatılması, özgürlüğü kısıtlamayı gerektirecek kadar olup olmadığı tartışılabilir. Neyse, kendilerine tavsiyem Hürriyeti fazla kızdırmasınlar başlarına bela açarlar. Bir de yasaklayacaklarsa bari köşe yazarlarından dolayı yasaklasalarmış, resimden kimseye bir zarar gelmez. Bir not da Hürriyet’e, bakın çıplak resim için erişiminiz engellenmiş, bu ülkeler için şifreli yayın yapın, diğer pornografik içerikli siteler öyle yapıyor, hibridliğe katkı da olur.

Ha, şu zina sorusunu takip edelim bakalı, arkasından ne çıkacak.

Popularity: 6% [?]

« Geri - İleri »

Kapat
E-posta ile paylaş