Archive for Temmuz 7th, 2007

Ölüm Allahın Emri…

FST Temmuz 7th, 2007

170px-2006_us_vs_john_lennon_003.jpgÖlünün ardından ne yapılır sorusuna cevap pek zor değil aslında, bizim oralarda cenaze toprağa verildikten sonra (ki bu süreçte kuran ve çeşitli dualar okunur) arkasından helva yenir, yerine göre mevlit okunur vs. Elbette büyük şehirlerimizde durum biraz farklılaşabiliyor, özellikle de ölen solcu bir sanatçıysa cenaze camiden kalkıyor ama genelde gelenler namaz kılmak yerine pahalı ve lüks güneş gözlükleriyle boy gösterip 3-5 yaşlı cemaatin kıldığı cenaze namazının ardından tabutu alkışlıyorlar. Bir de Beyaz Türkler ile Teşvikiye camii alakası var, o da ilginç. Olabilir, her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır denmiş. Yalnız bu adetlere “benim cenazemin ardından filanca yabancı şarkıyı çalın” diyenlerin usulü de eklenecek gibi duruyor. Geçenlerde vefat eden eden Ufuk Güldemir “My Way” diye bir şarkıyla uğurlandı mesela. İşte bu sünneti devam ettirmek isteyenlerden biri de bizim Ertuğrul Özkök imiş. Bir dostumuz kendisinin son yazısından haberdar etti, meğer kendisi de cenazesinde bir yabancı şarkının çalınmasını istiyormuş. Yazıda şöyle diyor:

Bir gün kader tecelli ettiği zaman arkanızdan hangi parçanın çalınmasını isterdiniz?

Biz geçenlerde yazı işleri masasında uzun uzun bunu tartıştık.

Ben kendi şarkımı seçtim:

John Lennon‘un “Imagine” şarkısı.

Ben yabancı müzikten hiç anlamam, dinlemem de. Entel olamadım bir türlü, ne yapalım kısmet değilmiş, bu yaştan sonra da gitara başlayıp gülünç olmaya niyetim yok. Dolayısıyla Ertuğrul Özkök’ün bahsettiği şarkı nedir diye bizim entel dostları biraz sıkıştırdım. “John Lemon imiş, limondan hatırlarsınız” dediğimde gülerek “Fethi abi, o Lemon değil, Lennon, ünlü Beatles grubunun gitaristi” diyerek açıkladılar. Gençler, sağolsunlar cahilliğimi yüzüme de vurmadılar. İşte ehline malum olan bu Lennon, meğer 68 kuşağının çiçek, böcek entelliğinin simgelerinden biriymiş. Serde solculuk varmış, anarşistlik, din karşıtlığı filan da cabası.

Eh, Ertuğrul bey de fevkalade romantik olduğundan “imagine” şarkısını seçmiş. Beni bilgilendiren entel dostum “aslında bu şarkıyı biz tutup Ertuğrul Özkök’e uygundur desek hakaret ediyorsun derlerdi. Zira şarkı akmaz kokmaz, insanlar el ele tutuşsun türü saçmalamalarla dolu naif birşey, üstelik ‘imagine there is no heaven’ gibi laik yerleri de var. Allahtan Ertuğrul Özkök kendisi seçmiş, tam da layığını bulmuş” diye de ekledi.

Ben şarkıyı dinlemedim, dinlesem de birşey anlayacağımı zannetmiyorum ama aklıma şu geli. Yahu bu adamlar ne diye yabancı şarkı isterler, bizim türkülerimiz, nihavend, rast makamından şarkılarımıza kıran mı girdi diye düşünerek durumu çevremdekilerle paylaştım. Türkü arayışına girdiğimizde ben Ertuğrul Özkök için uygun olur mu bilmem ama bazı adamlar için Kazak Abdal’a ait şu türkünün rahmetli Cem Karaca veya Kıraç versiyonuyla cenazesinin ardından söylenmesinin gayet yerinde olacağını belirttim, bakalım siz ne diyeceksiniz:

Eşşeği saldım çayıra
Otlaya karnın doyura
Gördüğü düşü hayıra
Yoranın da avradını

Münkir münafıkın soyu
Yıktı harap etti köyü
Ölüsüne bir tas suyu
Dökenin de avradını

Dağdan tahta indirenin
Iskatına oturanın
Mezarına götürenin
İmamın da avradını

Derince kazın kuyusun
İnim inim inilesin
Kefen dikmeye iğnesin
Verenin de avradını

Müfsidin birde gammazın
Malı vardır da yemezin
İkisin meyyit namazın
Kılanın da avradını

Kazak Abdal söz söyledi
Cümle halkı taneyledi
Sorarlarsa kim söyledi
Soranın da avradını

Beni sorarsanız, yabancı ya da yerli bir şarkı söylenmesini vasiyet edeceğimi şimdilik tahmin etmiyorum, şu şiire daha yakın duruyorum:

Son gün olmasın dostum ; çelengim , top arabam,
Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam… NFK

Elbette 2012 CBşk. seçimlerinin neticesi çelenk ve top arabasını gündeme getirebilir ama orasını artık zaman gösterecek. Evet, yeniden potaya girdim ve ümitliyim.

Trafik Kuralı

FST Temmuz 7th, 2007

fethullahgulen.jpgFethullah Hoca “trafik kuralına uymak vaciptir” fetvası vermiş. Üstelik yazının detayında “emniyet kemeri takmak vaciptir” gibi bir yer de gözüme çarptı. Etme hocam, vacibi filan niye karıştırıyorsun, bu işe çok meraklıysan “kurallara uyun, uymayanları uyarın” de yeter, sen elli tane dini hüküm saydın mı bir o kadar da soruya muhatap olursun. Misal, vacip nedir, bazı görüşlere göre vacip kuvvetli sünnettir, farz mı olduğu belli olmayan bazı uygulamalar için kullanılır. Üstelik vacibi kabul etmeyenleri, bir şey ya farzdır ya değildir, oyuncak mı bu diyenleri ne yapacağız.

Kaldı ki pek çok trafik kuralı öyle anlamlı şeyler de değil. Emniyet kemeri de takan kişiyi bağlar, takmazsa en fazla tedbirsizlik etmiş olur, bunun tasası da bize mi düşecek. Mesela ben yaşadığım yerde kemer takmam, buna gerek görmem, Fethullah hocaya göre günaha batmış vaziyetteyim. Üstelik punduna getirdim mi otobanda (sınır 120) hız da yaparım. Çift şeritli yollarda radar olmadığı tespitini yaptığımda da 90′ın epey üstünde giderim. Zira çift şeritli geniş bir yolda 90 ile gidersem kesin uyurum. Al sana bir sürü vacip terki daha. Sonra bu fetvya göre otomobillerin maksimum hız sınırının da 120-130 olarak üretilmesi gerekmez mi? Üreticiler de vebal altında demektir.

Hocaya tavsiyem Türk okulları projesine hız vermesi, aklı başında herkes kendisini bu sebeple takdir ediyor, boşversin trafik kuralını filan. Trafik kuralı demişken çok daha gerçekçi bir şey istiyorsanız şu linki takip ediniz: Trafik Kuralları

Budala

FST Temmuz 7th, 2007

budala.jpgÖzdemir İnce burada ara sıra konuk ettiğimiz değerli bir Hürriyet yazarı. Özellikle şair yönüyle dikkat çekiyormuş, gerçi ben şiirlerinden bir şey anlamıyorum ama bu benden kaynaklanan bir eksiklik olmalı. Şairliği yanında siyaset bilimciliği de var ki, 2007 genel seçimleri için ilginç tahminlerde bulunmuş Özdemir bey. Bugünkü yazısından alıntılar yapacağım ama aslında kendisinin seçimlerle ilgili daha önceki bir tahmini dikkatimi çekmişti. Malum, Hürriyet gazetesi yurt sathına muhabir gönderip partilerin il bazında kaç milletvekili çıkaracağını tahmin ettiriyor. Bazı vilayetlerde muhabirler makul sonuçlar verirken bazıları “ah keşke böyle olsa” diye düşündüklerini tahmin diye yazıyorlar. Mesela Özdemir İnce Aydın’a görevlendirilmiş ve orasıyla ilgili tahmin yapmış. Şöyle diyor: ” […] DP barajı geçemezse CHP 5, MHP 2, AKP 1 çıkarır“.

Bu sonuç ilginç çünkü 2002 seçimlerinde AKP 4 milletvekili CHP 4 milletvekili çıkarmış. Oy oranları da CHP % 21, DYP %20, AKP %18, MHP % 12 şeklinde gerçekleşmiş. Acaba anormal ne gibi değişiklik oldu ki en iyi ihtimalle (kendisi açısından) 4 CHP, 3 AKP, 1 MHP yerine 5 CHP, 2 MHP, 1 AKP tahmini yapıyor Özdemir Bey? Yanılmayayım diye 2004 yerel seçimleri Aydın il genel meclisi dağılımına da baktım. Burada AKP %35, CHP 20, DYP %19, MHP %12 görünüyor. Yani Özdemir İnce’yi desteklemeyi bırakın, tersi duruma işaret eden bir manzara var.

Bu hatırlatmadan sonra gelelim bugünkü yazısına. Burada da Özdemir İnce yaygın kanaatin aksine CHP’nin birinci parti olacağını, AKP’nin ise üçüncü olabileceğini bir ankete dayanarak iddia ediyor. Bakalım ne diyor:

[…] Millet AKP’nin yüzde 40-45 alacağına öylesine inandırılmış ki ben yüzde 30’un altına düşebileceğini söylediğim zaman budala muamelesi görüyordum. AKP geçen seçimde yüzde 34.2 oy aldı mı, aldı, peki bu oyun yüzde 4-5’i Saadet Partisi’ne gidebilir mi, gider. Ne oldu, yüzde 29-30.

Ben böyle hesaplar yaparken, 1982’den bu yana görmediğim, eski TRT’ci dostum Abidin Aydoğdu, TRT üzerine yayınladığım iki yazıma teşekkür etmek için bana telefon etti.

Abidin Aydoğdu, şimdi Siyasal Stratejik Araştırma Merkezi’nin başkanlığını yapıyormuş. SSAM, 22 Temmuz seçimleri için bir araştırma yapmış. Araştırma tarihi: 7-19 Haziran arası. Yöntem: Posta Kodlu Anket. Anket yerleri: 32 il ve 64 ilçe. Denek sayısı: 36 bin 844 kişi. Araştırma sahibi ve finansörü: Siyasal Stratejik Araştırma Merkezi. SSAM’nin yaptığı araştırmanın sorumluluğu kendilerine ait sayısal sonuçları ve yorumları şöyle:

AKP: Yüzde 26-29 bandında görünüyor. Varoşlar ve okumamış kesimlerden oy alıyor. […] Her ilde ortalama 2 milletvekilliği kaybedecek.

CHP: 1977 havasını 30 yıl sonra yakalamış. Yüzde 24-28 bandında görünüyor. 28’in üzerine çıkabilir. Bütün şehir merkezlerinde üniversite ve lise mezunlarının oyunu alıyor. Cumhuriyet mitingleri Baykal karşıtlarını birleştirmiş. Ayrıca, DSP ortaklığı yükseliş ivmesini hızlandırmış.

MHP: Baraj sorunu yok. Yüzde 14-18 bandında. Özellikle İç Anadolu bölgesinde müthiş bir patlama yapmış. Ankara, İstanbul ve İzmir’de yüzde 10-13 bandına oturursa, ülke genelinde yüzde 20’yi geçebilir.

DP: Soru işaretleriyle dolu bir durumu var. Sorunu Ankara, İstanbul ve İzmir. Yüzde 8-11 bandında gidip geliyor.

[…] Saadet Partisi: Yüzde 5-8 bandını zorluyor. Oylarının yüzde 80’ini AKP’den alıyor.

İşçi Partisi: Araştırmanın flaş partisi. Yüzde 3-5 bandına yükselmiş. Ulusalcıların, ABD ve AB karşıtlarının oyunu alıyor. Yüzde 10 barajı olmasaydı kuşkusuz daha yüksek oy alırdı.

[…]Siyasal Stratejik Araştırma Merkezi’ne göre bu araştırmanın dört net sonucu var.

1) AKP tek başına iktidar olamaz.

2) CHP ile MHP’nin koalisyon yapması çok büyük olasılık.

3) TBMM açıldıktan sonra AKP, cumhurbaşkanlığı seçiminin rövanşını almaya kalkarsa yeni hükümetle yeni seçime gidilir.

4. AKP; CHP ve MHP’nin arkasında üçüncü parti olursa kimse şaşırmasın.

Öncelikle Özdemir beye budala diyenleri şiddetle kınadığımı ifade edeyim. Haddini bilmez edepsizler. Haydi önceden “ortada veri yok, sallıyorsun AKP yüzde 30′un altına inecek diye, canın öyle istiyor ama anketler yüzde 40′ın üstünü işaret ediyor, budalalık etmenin manası yok” diyordunuz, alın size kapı gibi araştırma. Hem de öyle kemik yalayıcı yandaş araştırma şirketleri gibi 3-5 bin kişiye yapılmış yalandan şeyler değil. 36 bin küsur kişiye yapılmış. Üstelik anketör de SSAM diye bir yer. Bu isimde bir kuruluşu yeni duydum, adına bakılırsa Susam Sokağında ikamet ediyor olabilir.

Yalnız, Özdemir beyin bildiğini zannetmiyorum ama anketlerde çok kişiye yapılmış olması pek önemli bir nitelik değildir. Mesela seçilen 32 vilayetin mahallelerini gerçeklere göre değil de kafanıza göre seçerseniz, mesela Ankara’da Çankaya, İstanbul’da Kadıköy ağırlıklı 36.000 kişiden alacağınız cevap dengeli dağıtılmış 2000 kişiden alacağınız cevaptan daha sağlıksız olacaktır.

Özdemir İnce “Aydın izlenimlerini” yurt sathına da yaymış, üstelik adını dahi duymadığım bir kuruluşun şıracılığında CHP 1977 ruhunu yakaladı, MHP yüzde 20′yi aşacak diyor. Haydi buna tamam diyelim, AKP nasıl “üçüncü olursa kimse şaşırmayacak?” Öyle ya, 1977 ruhunu sosyalist enternasyonalden kovulma sürecinde yakalayan CHP yüzde 30′u geçti anladık, kerameti kendinden menkul MHP de % 30 mu alacak ki AKP % 25 ile üçüncü parti olacak? Özdemir İnce bu durumu “dört net sonucu var” şeklinde sıraladığı maddelerde sayıyor. Diğer maddeleri ilkokul talebesi bir çocuk da söyleyebileceğine göre en dişe dokunur ve ilginç çıkarım bu ama Nasreddin hoca misali “kedi bu ise et nerede” sorusu akla geliveriyor.

AKP’ye varoşların okumamuş cahilleri, CHP’ye lise ve üniversite mezunu aydınlar rey veriyormuş ama araştırmada MHP’nin seçmen kitlesi hakkında birşey söylenmiyor. DP’nin soru işaretleriyle dolu bir durumu varmış. Analize bakın, ne müthiş bir netice. 36.000 kişiye yapılan anketten bula bula bu sonucu çıkarmışlar. Yahu bana sorsanız ben de “DP’nin durumu soru işareti, MHP’ninki ünlem, Genç Parti noktalı virgül” derdim. Sonra mitingler Baykal karşıtlarını birleştirmişse CHP oyları niyeartacakmış, bu da bir muamma.

Netice itibariyle, Özdemir İnce’nin tahmininin ne kadar objektif ve gerçekçi verilere dayalı olduğu aşikar iken kendisini “böyle tahmin mi olur” diye gülerek budala yerine koyanlar 23 Temmuz günü yiyecekleri şamarla günlerini görecekler, gerçek budalanın kim olduğu ortaya çıkacaktır.

Beni sorarsanız, Haydar Baş-Cem Uzan bandında gidip geliyorum, ilkokul 3. sınıfa laptop dağıtma vaadi netleşirse DP-FM bandına da geçebilirim.

Kapat
E-posta ile paylaş