Köprü

FST 28 Temmuz 2007

kopru.jpgGazetede bir haber gördüm, iki kardeş Adana’da bir köprü yapmışlar geçen arabadan para alıyorlarmış. Gazete iki kardeş için deli Dumrul benzetmesi yapmış. Şöyle deniyor:

Mersin ve Adana’yı birleştiren ve Çukurova’da yetiştirilen karpuz, kavun, biber, domates gibi tarım ürünlerinin Mersin Limanı’ndan dış pazarlara satılmasında önemli rol oynayan bölgeye vatandaşlar yıllar önce köprü yapılmasını talep etti. Konuyla ilgili görevlendirilen müfettişlerin hazırladıkları raporlar doğrultusunda köprünün maliyetinin 35 milyon YTL’yi bulması nedeniyle plan hayata geçirilemedi. Devletin köprü yapmayacağını düşünen Fidanoğlu ailesi, yaklaşık 3 yıl önce Adana’nın Yaramış ve Mersin’in Yeni Murat köyünün arazilerini kiralayarak Seyhan Nehri üzerine bir köprü yaptı ve köprüyü kullanan araç sahiplerinden ‘geçiş ücreti’ adı altında para almaya başladı. İşletmeciler, bölgede yaz aylarında yoğun bir çalışma yapan biçerdöver ve kamyonlardan 50, traktörlerden 25, otobüslerden 15 ve taksilerden de 3 YTL ücret alıyor. Alınan paralar karşısında herhangi bir makbuz verilmesi söz konusu değil. Fidanoğlu ailesinin yaptırdığı köprü, yol mesafesini 70 km kadar kısalttığı için tercih ediliyor. Günde 100-120 kamyon, 30-40 traktör ve yaklaşık 50 otomobille otobandan bile fazla gelir elde eden vatandaş, köprüde 24 saat nöbet tutuyor.

[…] Kamyoncu Mehmet Okyar, “Yıllardır yapılması beklenen köprü bir türlü yapılmadı. Vatandaşlar tarafından yapılan bu köprüden çok fazla para alınıyor.” ifadesini kullanıyor.

[…] Adana İl Özel İdare Genel Sekreterliği yetkilileri, Türkiye’de kanunların olduğunu belirterek, önüne gelen herkesin köprü yapamayacağını söyledi. Yetkililer, “Hayır için köprü yapılsa dahi hukuki zemine oturtulmalı, ilgili yerlerden izin alınmalı.” dedi. Diğer taraftan Devlet Su İşleri (DSİ) ve Karayolları Bölge Müdürlüğü’ne geçen ‘Tuzla Köprüsü’nün ihalesinin yakın zamanda yapılacağı belirtildi. Açıklamada, söz konusu köprünün DSİ ile ortak yapılan bir protokolle ihale edileceği bildirildi.

Öncelikle Fidanoğlu biraderleri girişimci ataklarından dolayı tebrik etmek lazım. Bunlar Deli Dumrul değil basbayağı Zeki Dumrul imişler. Deli Dumrul hikayesini hatırlarsanız; Dumrul epey çılgın bir adamdı ve fizibiliteden anlamadığı için başarısız bir köprü girişiminde bulunup zarar etmişti. Kendisiyle ilgili derin bir analizi “Deli Dumrul’un Bilinci” diye bir kitapta okumuştum, laf arasında merak eden olur diye sıkıştırayım. Fidanoğlu kardeşler kimseyi zorla kendi köprülerinden geçirmiyor, neden deli Dumrul olsunlar? Boş söz.

Köprücü kardeşler devletin müfettiş marifetiyle bürokrasiye boğduğu bir işi müteşebbis mantığıyla halletmişler ve analarının ak sütü gibi helal bir kazanca imza atmışlar. Kamyoncunun şikayetlenmesine bakmayın, bizde “Allah bu kardeşlerden razı olsun, devleti beklesek elli sene daha köprü için müteahhit zengin ederlerdi, şimdi kısa yoldan limana ulaşıyoruz” demek yerine “köprüyü devlet yapsın, bunların aldığı para çok fazla” diye sızlanmak gelenektir. Ben devlet olsam, DSİ yetkililerinin boş laflarını umursamam, hatta bunları kovar, bu kardeşlerin köprü için yaptıkları tüm masrafı karşılar, kendilerine bir takdir beratı verir ve gelirlerini 10 sene vergiden muaf tutarım.

17 Yorum

  1. kapitalist - 28 Tem 2007 - 7:16 pm

    adamlar zorla mi kopruden geciriyorlarmis? hem kendi istekleriyle geciyorlar hem de sikayet ediyorlar serefsiz adamlar. riske girip araziyi kiralayan kopruyu kuran adam degil mi? catir catir alacak tabii parasini. helal olsun. begenmeyen yandaki araziyi kiralayip kendi koprusunu yapsin.

    (sermaye dusmanligi yapmasinlar. ekmek bulamiyorlarsa pasta yesinler. ben zenginleri severim. bogaz kopruleri de ozellestirilsin. yasasin kapital, yasasin kapitalist.)

  2. izlenimler - 28 Tem 2007 - 7:32 pm

    Kapitalist,

    begenmeyen yandaki araziyi kiralayip kendi koprusunu yapsin.

    Ben sorduruyorum, bakalım DSİ problemi olmazsa hayırlısıyla köprüyü dikeriz yıl sonuna.

    FST

  3. fatih demir - 29 Tem 2007 - 1:17 am

    Fethi Bey,
    Kâr’a ortak ariyorsaniz ben olabilirim :p
    Karsiliginda amerikanin en iyi tasinabilir koprusunu bulur gonderirim… belli olmaz DSI kopru falan yaparsa tasir baska yere kurariz…memlekette koprusuz irmaktan bolca bulunur elbet…

  4. metin-thePoor - 29 Tem 2007 - 11:08 am

    Ben de varım bu işe.

  5. Düşünceler - 29 Tem 2007 - 11:19 am

    Fethi Bey,

    Bizim şirketin bir ayağı da inşaat işlerine bakar. Cumbablıktan ses yok oradan bir avanta kapalım.

  6. Recep Yılmaz - 31 Tem 2007 - 10:22 pm

    Fethi Bey,
    körpü denilen şey dikilmez efendim… Dikerseniz ciddi bir mühendislik hatası yapmış olursunuz. Bırakın para kazanmayı, kamyonculardan dayak yemeniz bile mümkün olabilir. Bence köprüyü yatay yapın :D

  7. Afşar ÇELİK - 03 Ağu 2007 - 1:56 pm

    Ben ayriyetten, DSİ yetkilisine şunu da hatırlattırtırdım: “Bu memleketet herkes önünegelen yere şettiremez, memleketin kanunalrı var! Ne demek öyle DSİ tarafından psocelendirmemiş yerde kenef yapıp da milletten para almak!” Bak iyi aklıma geldi.. Acaba yolalrdakidinlenme tesislerinin tuvalatlerinden alınan paralar çok mudur, çoksa niye çoktur, bvergiye taabi midir?

    Mesela bir vergi memur gelip on- yirmi, gaytan umunesi alarak, ortalama ağırlık üzerinden bir gelir beyanı kontrolü yapamaz mı? “Kardeşim sen gelirim yüz YTL diyorusn ama bak! Gerçek ortada! Buraya günde ortalama 8 kg def-i hacet ediliyor, bu durumda senin en az 200 müşterin olmalı… Vergini kaçırma ki bunalr sana yol, su elektrik olarak dönsün..”

    ” İyi de abi bu kenefi ben yaparkenen devlet yoğudu?”

  8. Bulent Murtezaoglu - 03 Ağu 2007 - 2:11 pm

    Afsar bey,

    ”İyi de abi bu kenefi ben yaparkenen devlet yoğudu?”

    Bunun “ekende yok, bicende yok, yemede ortak” diye giden Osmanli icin soylenmisi de vardir. Ben de severdim o lafi, sonra dusundum ki bunu cok konusursak ‘yemede ortak’ kismi degil de ekmeye bicmeye karisma kismi degisecek. O yuzden artik cok sukur bin sukur deyip pek sesimi cikartmiyorum.

  9. Bulent Murtezaoglu - 03 Ağu 2007 - 2:16 pm

    Dedigimin tamamnini buldum galiba:

    “şalvarı şaltak osmanlı,
    eğeri kaltak osmanlı,
    ekende yok biçende yok,
    üründe ortak osmanlı,
    dertte yok tasada yok
    yemede ortak osmanlı”

    Suradan:

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=9952554

  10. hhder - 03 Ağu 2007 - 5:30 pm

    Bir de Yalçın Küçük tarafından uyarlanmış Zorlu versiyonu* vardı sanırım.

    *Zorlu’nun karayolları arazisini almasına atfen…

  11. Murat AYGEN - 10 Ağu 2007 - 10:59 am

    Müteşebbis ruhlu vatandaşlarımı can-ı gönülden kutluyorum. Ancak onların yerinde ben olsa idim, mülakat yapmaya gelen gazetecilere “eğer içinizde biraz memleket sevgisi varsa bu köprü haberini (daha pek çok haberi ettiğiniz gibi) oto-sansür edin” derdim. Önümüzde duran vazifenin artık bir inşaa vazifesi değil, BİR ENKAZ KALDIRMA VAZİFESİ olduğunun acaba kaçımız farkında?

  12. izlenimler - 10 Ağu 2007 - 11:04 am

    Murat Bey,

    Umulur ki bu haber enkaz kaldırma faaliyetine de yardımcı olsun.

  13. Murat AYGEN - 10 Ağu 2007 - 11:13 am

    İnşaallah, inşaallah, ancak vatandaşın o haberi o gözle okumasına yardımcı olacak mürşidleri nereden bulacağız acaba? DeSoto festivali de tıpkı Ahmedinecad festivali gibi fiyasko ile bitmedi mi? Belleğimiz ne kadar zayıf.

  14. izlenimler - 10 Ağu 2007 - 11:30 am

    Benim bu konuda tanıdığım tek adam var o da sizsiniz. Yazıp çizeceksiniz, çare yok.

  15. Murat AYGEN - 10 Ağu 2007 - 2:32 pm

    Çok teşekkür ederim, beni şımartıyorsunuz, elimden geleni yapacağım inşaallah.

  16. Murat AYGEN - 11 Ağu 2007 - 11:41 am

    SÜPER KAYITLI BİR EKONOMİDE BU KÖPRÜ NASIL YAPILIRDI?

    Önce müteşebbis vatandaşımız bu nehrin üstünde (ve altında) her türlü köprü, tüp-geçit, vs. inşaa etme FİKRİNİN patentini alır ve bu hakkını tescil ettirmiş olurdu. Tıpkı değerli bir müteşebbisimizin bundan böyle kurulacak Kanal A, Kanal B, … , Kanal Z TV istasyonlarının bu alameti-farikalarını kendi adına tescil ettirmiş olduğu gibi. Çok meşhur bir köşe yazarı bu uygulamayı yadırgayan bir yazı yazmıştı. Varsın yazsın, “insanlığı çocukluk ve delikanlılık çağlarında tutmak isteyen” mecnunların bu ve benzeri cahilliklerini yine biz Marksist-Leninist-hatta-Maoistler hoşgöreceğiz. Her neyse, bir sonraki aşamada devlet bu fikri hayata geçirecek müteşebbisin mülkiyet, köprüden geçecek kamyonların can ve mal güvenliği, v.b. hakları güvence altına alacağını taahhüt eden bir imtiyaz ihdas eder ve fikir sahibine de inşaa edilecek köprünün belli bir hissesini verirdi. Tıpkı Chester İmtiyazı gibi.. Bundan sonra da T.C. Ulaştırma Bakanı imtiyazı alan firmayı “lisansların üzerine yatmayın, kazmayı bir an önce vurun” diye “uyarır”dı (!). Böylece köprü sessiz-sedasız inşaa edilir ve hizmete girmiş olurdu.

  17. Murat AYGEN - 08 Eki 2007 - 2:42 pm

    Biz boş konuşmuyoruz netekim:

    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=597782

    Şu Zaman iyi gazete. Bir de şu 1989 Dış Ticaret Darbesi’ni ifşaa etse daha da iyi olacak :-)

Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş