Archive for Ağustos 4th, 2007

Özlenen Tablo

FST Ağustos 4th, 2007

bahceli1.jpgSırrı Sakık vardı geçen bir TV kanalında, vay be dedim, 16 sene içinde Türkiye nereye gelmiş. Azgın birKürt milliyetçisi yerine farklılıkların aslında zenginlik olduğunu, aslolanın bölünme değil demokrasi çerçevesinde bütünlük olduğunu vurgulayan bir sağduyu adamı olmuş Sırrı Sakık. Ulusalcı Tercüman gazetesi ve bazı kesimlerin PKK ile işbirliği etmişcesine DTP milletvekillerini kışkırtmaya çalışmalarına acı bir tebessümle karşılık veren Kürt milletvekilleri ilk sınavı başarıyla geçtiler, hem PKK hem de Ulusalcı kesime bir mesaj yolladılar. MHP lideri Bahçeli’nin olumlu tavrı da takdire layık. İnşallah zafer sarhoşluğu içindeki AKP de bu tabloyu iyi değerlendirir. İşte tablodan bir kesit:

bahceli3.jpg

Ben hala ümidimi ve ısrarımı devam ettiriyorum, bu işi çözse çözse DTP ve özellikle MHP çözer, inşallah bu görüntülersürer. Ha, Hürriyet filan şişiriyor, askerler yemin törenine katılmamış diye, belki de “ne işimiz var, herkesin yeri belli” demişlerdir. Sezer zaten eskiden beri katılmıyormuş, ona birşey diyemeyeceğim.

Ufuk, Tren ve Davul

FST Ağustos 4th, 2007

Ufuk Uras bir ara CHP zihniyetini kastederek “bunlar demokrasiye trene bakar gibi bakıyor” mealinde sözler söylemişti. İsteyen derin ve sığ manalar çıkarabilir. Kendisi malum DTP desteğiyle milletvekili seçildi ve Ankara yoluna düştü. Yalnız giderken treni tercih etmiş, bunda CHP ve DSP demokrasi trenini izlesin bakalım düşüncesi ne kadar hakim bilemiyorum. Bir de Ufuk Uras’ın Fatih Ekspresine bindiği söyleniyor, tamam halkla bütünleşme adına güzel ama Posta Treni ile ikinci mevki gitmesi daha uygun düşerdi. Fatih Ekspresinde yataklı gittiyse uçaktan daha konforlu olmuştur.

Öte yandan, Ufuk Uras ve destekçilerini çok naif bulduğumu da belirtmeliyim. Mesela mazbatasını alırken şöyle demiş:

“Bizler sorun yaratan değil, sorunları çözen bir irade oluşturacağız. 38 yıl sonra bir sosyalist milletvekilinin meclise girmesinin sonuçları göreceksiniz. Ne yapıp edip soldaki daralma karşısında bizim amacımız solu büyütmek. Bu mazbata da bizim açımızdan solu büyütmemizin vesilesi olacak”

Bizler kim, Ufuk Uras dışında kim var ki? Sonra 38 yıl boyunca meclise sosyalist milletvekili girmemiş mi? Olacak şey mi canım. Bu Ufuk beyin kuruntusu. “Sosyalist kimliğini öne çıkarmayan” demek istiyor belki ama o konuda da aynı fikirde değilim. CHP, DSP içindeki milletvekillerinin epey bir kısmı sosyalist görüştendir ve Ufuk beye bu konuda taş da çıkartabilirler. Neyse, asıl beni gülümseten “sonuçları göreceksiniz” kısmı oldu. Ufuk Uras meclise girdi, tek başına bir ordu diye bekleyenler var herhalde.

Ben iyi niyetli adamı severim ama gerçekçi olmadığı takdirde ileride çok dalga geçerler, onu da hatırlatmak isterim. Mesela Ufuk bey mecliste yemin etmeden önce halk önünde yemin etmiş. Halk dediği de her fırsatta davul çalıp halay çeken, hala 1968 yılında yaşandığını zanneden bir grup solcu vatandaşımız. Bu naif solcular benim çözemediğim bir gruptur. Özellikle gençleri durmadan halay çeker, kesik sloganlarla anlamsız şeyler söyler dururlar. SBF’de ODTÜ’de bolca vardır. Yalnız Ankara’dan gelen bir dostum, çok acıklı bir şey anlattı, Kemalist gençler SBF’de Sosyalist gençlere iyi bir sopa çekmişler, Sosyalistler de o zaman kadar, 40 yıldır defol dedikleri polisin koruması altında SBF’den çıkmak zorunda kalmışlar. Hey gidi günler, bireysel değişimleri görüyoruz ama bazen böyle kurumsal değişmeler de dikkat çekebiliyor.

Türkiye’de Ufuk beyin düşündüğü anlamda bir solculuk tutmaz. “Sol” kelimesine antipati vardır ve bunun silinmesi de kısa vadede mümkün değildir. Benzer şey liberal için de geçerlidir ama liberaller özellikle başörtüsü konusunda halkın gözüne girdikleri için “liberal” kelimesi artık vatandaş arafından hala alay etme maksatlı kullanılmakla birlikte nisbi bir sempati de görmüştür. Halbuki sol ve sosyalistler her fırsatta davul çalıp halay çekmekle standart bir köy düğünü görüntüsünün ötesine geçememişlerdir. Köylüler ise kent meydanlarında davul çalıp hoplayan bu garip tiplere muhtemelen şaşkınlıkla bakmaya devam etmektedirler.

Ufuk bey eline bir kazma almış, güya bir de madenci şapkası geçirmiş kafasına “emek eksenli, demokratik ve sosyal bir cumhuriyete dönüştürelim” gibi şeyler söylüyor. Peki işçi, köylü vs. Ufuk beye paralel mi düşünüyor? Muhtemelen hayır. Bakın şurada Ufuk Uras ile birlikte yürüyen topluluklar ve eylemlerden resimler var. Allah için CHP mitinglerinden farkı ne? Bağdat caddesinde keman çalarak kampanya yapan bir partinin lideri eline kazma aldı, anlaşılmaz sözler söyledi diye ciddiye alınır mı? Diğer resimlere bakın, ille de birkaç davulcu, saçı kısa kesilmiş, tuzu kuru olduğu belli entel görünümlü 1968 yılından kalma hanımlar, yuvarlak gözlüklü kaba sakallı adamlar, sırtı çantalı mat renkli tişört giymiş kızlar, kulağı küpeli, gururlu bakışlı oğlanlar vs. Sonra birçok insanın oy verirken “ne yapsak CHP’ye mi yoksa Ufuk Uras’a mı versek” kararsızlığı yaşadığını, tercihini CHP’ye yönelttiğini de biliyorum. Misal Ayşe Arman bunu itiraf etmişti. Bizim Metin Bey gibi “Ufuk dostumu severim ama kusura bakmasın despotlara karşı bu defa AKP” diyebilen hakiki sosyalist delikanlıların sayısı çok azdır.

Ufuk Uras’ı severim, Metin beyi daha çok severim. Lakin hayalcilik bana göre değil. Üstelik davul, halay ve zılgıttan da hiç hoşlanmam, davet edildiğim halde ne köy ne de şehir düğününe gitmek istemem. Sosyalistleri de sürekli aynı tip cümleler kurdukları, kafa ütüledikleri için ayrıyeten kınarım. Şu kemanı, davulu, sırt çantasını, mat tişörtü atın adam gibi bir köye gidin de birşeyler öğrenin. Bakın 23 yaşında ilk defa köy gören bir milletvekilimiz o vesileyle Sosyoloji kitaplarını çöpe atmış, belki siz de yarım asır boyunca bıkıp usanmadan Türkçeye tercüme edilen sosyalizm külliyatlarını kağıt toplama kampanyasına hediye edersiniz.

Ha, kampanya harici bana bir nüsha gönderirseniz hayır demem, davulu da alabilirim, şark odası yaparsak duvara iyi gider.

Kapat
E-posta ile paylaş