Eğitim mi Değil mi?
FST Ağustos 10th, 2007
Geçmiş zaman “özel Kuran Kursu açılmasın, dini de en iyi devlet maaşlı memuruyla öğretir” yaygarası varken ben buradan yola çıkıp “özel Kuran kursunu anladık, dine antipati var ama karate kursunun, biçki dikiş kursunun, şöförlük kursunun, bağ budamacılığı kursunun, grayder operatörlüğü kursunun kabahati nedir, devletten izinsiz neden kafama göre kurs açamayayım, kabusta mıyız yarabbi, çıldırtmayın adamı” temalı bir yazı yazmıştım. (Bir de uyarı yapmıştım). Bazı devletçi dostlarımız “olmaz, devletin kontrolünde olmazsa maazallah anarşi olur, devletin sopası iyidir” dediğinde “siz böyle eşşek oldukça daha çok semer vuranınız bulunur, ben de inadına çocukları kaçak kuran kursuna göndereceğim, mahalledeki çocuklara da gizlice Nutuk, futbol, eskrim dersi vereceğim, sıkıysa şikayet edin” cevabını vermiştim.
İşin boyutları öyle noktaya gelmiş ki Aziz Nesin’in oğlu bir dağ başında (üstelik Tübitak desteğiyle) meccanen çocuklara matematik okulu açayım derken babasının hikayelerini bile dram haline getirecek olaylar zuhur etmiş. Aslında olayın hikayesi eski, Radikal gazetesi evvelcede gündeme getirmiş, hatta bir yerlerde Bülent Murtezaoğlu da konuya işaret etmişti. Neyse artık iş iyice çığrından çıkmış, şu habere bakın:
Aziz Nesin’in oğlu Prof. Dr. Ali Nesin, 10 yıldır sürdürdüğü geleneği bu yıl İzmir’e taşıdı. Öğrencilerle birlikte Şirince’de Aziz Nesin Vakfı’na ait arazi üzerinde bir yapı inşa edildi. Burada üniversite öğrencileri ve matematikçi diğer hocalar bir araya gelerek, problem çözecek, matematikle eğlenecekti. Amaç kimsenin matematikçi olarak yetiştirilmesi, eğitilmesi değildi.
Ancak bir süre sonra matematik köyünün kapısına mühür vuruldu. İlk mühür Selçuk Savcılığı’ndan geldi. Savcılık ‘kaçak eğitim kurumu’ açmaktan başlattığı soruşturmada ‘delillerin karartılmaması’ için önlem alıyordu. Bu mühür itiraz üzerine kaldırıldı. İkincisi ‘kaçak inşaat’ mühürüydü. Bunun kaldırılması için izin süreci sürüyor.
Matematik keyfini paylaşmak için bir araya gelen insanların başına tüm bunlar neden geliyordu? Çünkü bürokrasiye göre burada yapılan ‘eğitim’di ve Türkiye’de mevzuata göre bir ‘eğitim’in yasal olması için öncelikle izne ve daha önemlisi denetime tabi olmasıydı. Böyle bir organizasyon için Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ne yaptığını bildirmek ve izin almak gerekiyordu.
Para yok, sertifika yok…
Ali Nesin’e göre ise bu organizasyonun izinli olmasına gerek yoktu. Köydeki gençlerin yaş ortalaması 25-27′ydi. Kimseye kurs verilmiyordu. Maddi karşılığı yoktu, sertifika ya da diploma yoktu. Üniversite öğrencileriyle yazı matematikle geçiriyorlardı o kadar. Bunun denetime veya izne tabi olmasına gerek olmamalıydı.
Ancak Türkiye’de mevzuat böyle bir buluşmayı ‘izin alınmadığı’ takdirde ‘yasadışı’ sınıfına sokuyordu.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Genel Müdürlüğü’nden üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 17. maddesine göre ‘her yerde yapılan eğitimin denetiminden ve gözetiminden Milli Eğitim Bakanlığı’ sorumlu. “Normal şartlarda evde yapılan eğitimde bile Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetimi gerekir” diyen bakanlık yetkilisi şu bilgileri aktardı:
“Kamu kurum ve kuruluşları, vakıflar, dernekler, belediyeler ücretsiz bir iş yapacaklarsa bile bunu Çıraklık Yaygın Eğitim Müdürlüğü’ne bildirerek yapabilir. Diyelim bir üniversite matematik kampları düzenleyecek. Kendi öğrenci ve personeline düzenliyorsa, ona biz müdahil olmayız. Üçüncü şahıslara açık olduğu an, sıkıntı oluyor. Parayla yapacaklarsa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nden, parasız yapacaklarsa Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü’nden gerekli izni almalılar.”
İzmir İl Mİlli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan’sa şöyle konuşuyor:
“Yapılan şey paralı ya da parasız fark etmiyor. Bu tür şeyler devletin izni ve kontrolüyle yapılıyor. Haberler çıktıktan sonra Ali beyi aramayı düşündüm. ‘Bir entelektüel olarak bu konuda nasıl yardım edebiliriz’ diye soracaktım. Bize başvuruları yoktu. Başvuru olursa her türlü yardımı sağlarız.”
Prof. Dr. Ülkü Azrak da dernek bile olsa ortada bir organizasyon varsa ve ‘eğitim’ veriliyorsa, en azından bildirim yapılmış olması gerektiğinin altını çiziyor.
Eğitim mi değil mi, incelenir
Ceza hukukçusu Doç. Dr. Adem Sözüer’se bir araya gelinip bir konunun tartışılması, konuşulmasının izin kapsamında olmayacağını söylüyor ancak, “Eğitim kurumlarının ne şekilde olduğu mevzuatta yazılıdır. Böyle bir faaliyetin eğitim olup olmadığı incelemeyle ortaya çıkar. Eğitim kurumu değilse, serbest faaliyettir” diyor.
Sonuçta Türkiye’de bir ilk olan ‘matematik yaz kampı’nda mühür duruyor, problem çözülmeyi bekliyor.
Normal şartlarda evde yapılan bile denetlenmeli haa. Hasst, neyse, çoluk çocuk da okuyor burayı, Normal şartları biliriz, 1 atmosfer basınç, 25 derece, dağın başına çıkacağım, basınç düşer en azından orada veririm özel dersi. Yorum morum yapmıyorum, parasız ders veriyorum, mahallenin çocuğunu topçu yapacağım, gelsin denetlesin baklım göbekli milli eğitim müfettişleri, iki çalımda belini kırar, sert bir şutla inim inim inletirim. Bedava blogculuk dersi de var, bilgisayarı görse korkudan kaçacak hödük müfettiş neyimi denetleyecekmiş, nice pehlivandır ben de bileyim bakalım.
Ali Nesin komünisttir, gençleri matematik dersinde Allahsız yapar diyenler, yahut bunu aklından geçirenler, bir daha bu bloga uğramayın, bugün ters tarafımdan kalktım. Ağır konuşurum.
Unutuyordum, bu olayın hemen akabinde “Ali Nesin kaçak yapı yaptı” gibi sinsice hareket eden Zaman gazetesine de şunu hatırlatırım. Yarın Fethullah hocanın dersaneleri erbabının ve sözcüleri Zaman gazetesinin mutat halde sadece zeki, ileride kendi reklamlarını yapacak seçme çcukları alıp dağda matematik ve din eğitimi verirken jandarma kovalayınca zırlamaya hakları yoktur artık. Bugün Ali Nesin’e oh olsun diyen, dün DEP kapatılsın oyu veren Refah Partililerin kendi partileri de kapatılınca apışmasına döner. Daha yenecek çok ekmek var. İlle de bunları hatırlatmak istemiyorum, bir şey anlamsızca yasaksa “yasak olmasın, kim olursa olsun” demeyi öğrenelim artık.
İlgili linkler: Kaçak Eğitim Verenleri Ne Yapalım?, Engin Ardıç Yanılıyor