FST Ağustos 13th, 2007
Hürriyet gazetesinde hep 5-6 isim öne çıkıyor ama Rahmi Turan nedense işin ehli dışında bilinmiyor. Sadece Ekonomi Türk sitesinde seçim çuvallamasına dikkat çekilmişti. Aslında kendisi medyanın eskilerinden. Meşhur olmasının bir sebebi de bir zamanların ünlü Kara Murat çizgi romanının yaratıcısı olması. İşte bu adam bugün Almanlara atfen Türkler IQ’sü düşük geri zekalıdır diyor, arada Aziz Nesin’, filan da işin içine karıştırıyor. Seçim öncesinde 19 Temmuzda şöyle yazmış:
[…] Şimdi, bu pazar günü yine sandığa gidip oy vereceğiz.
Okurlarım “Hangi partiye?” diye soruyor.
Elimiz mahkûm… Ölümü gören sıtmaya razı olur! Hiçbir partiyi beğenmesek de oyumuzu düşüncelerimize yakın birine vermemizde büyük fayda var. İrtica yanlılarına geçit vermek, ufkumuzu daha da karartır, bizi uygar dünyadan koparır.
[…] Bunu ifade ederken herhalde kamuoyu araştırmalarına güveniyor.
Oysa anketlerin büyük bir kısmı aldatıcı. Parayı veren düdüğü çalıyor.
Açık söylüyorum, ben anketlere inanmıyorum. Hiçbiri mantıklı değil. Halkın neredeyse yarısı AKP’ye oy verecekmiş gibi bir hava yaratıyorlar.
Yılların verdiği tecrübe bana, yapılan kamuoyu yoklamalarının çok yanıltıcı olduğunu söylüyor.
Bazı şirketler kasıtlı yapıyor bunu. Bazıları da iyi niyetli olduğu halde, anketörlerinin kurbanı oluyor. AKP’nin alacağı oy oranı yüzde 30′un biraz üstü ya da biraz altı olabilir. İktidar partisinin alabileceği en iyi sonuç budur! Recep Tayyip Bey’i oyuna getiriyorlar, onun vazgeçilmez bir insan olduğu havasını yaratıyorlar!
Biz, uzayda değil bu ülkede yaşıyoruz. Ezilen, sıkıntı çeken, yokluğa itilen halkımızın halini görüyoruz.
[…] 40 yılı aşan bir süredir halkımızın nabzını iyi tuttuğumu sanıyorum. Daha önce de dediğim gibi yanılma ihtimali var ama az… Bu defa da riski göze alıp diyorum ki: CHP ve MHP’nin oylarının toplamı Tayyip Bey’in partisini geçecek. AKP’nin tek başına iktidar olması ihtimali zayıf. Tayyip Bey, sözünü tutup siyaseti bırakabilecek mi? İnanmıyorum ama…
Bir de Fenerbahçenin meşhur başkanı Ali Şen’den bahisle bazı şeyler söylemişti, “Ali Şen’i hepiniz tanırsınız. Fenerbahçe’nin efsanevi başkanı da MHP’nin oylarını büyük oranda artıracağını düşünüyor, CHP’nin ise oy patlaması yaşacağını iddia ediyor.” diyordu. Rahmi Turan sadece kendisi çuvallamakla kalmamış, koca Ali Şen’i de yazısına malzeme ederek rezil etmiş. Bugünkü yazısında “Afedersiniz, biz aptal mıyız” diyor. Sorduğun için söylüyorum, aynen öylesiniz. Yalnız Ali Şen istisnadır. Kendisi ne kadar uyanık ve işbilir olduğunu çok kere ispat etmiştir. Daha önce bu konuda bir yazı yazarak Ali Şen’i tebrik etmiştim, şu günlerde Fener’in içler acısı haline bakarak bir kere daha hatırlatıyorum.
Rahmi Turan, sana da bir tavsiyem var. Yılmaz Özdil’i de yanına alabilirsin, çıkın bakalım “aptallar, geri zekalılar, bizim yazdıklarımızın tersini nasıl çıkarırsınız, pis herifler, donk donk ediyor kafanız, boş beyinliler” diyerek dolaşın, bu iş plazada hakaret etmekle yürümez. Sen git Kara Murat dergisi çıkar.
Bizim vatandaş da sabırlıymış ha, şimdiye İstanbul’da Hürriyet gazetesinin önünde nümayiş yapıp bu heriflerin derhal işten atılmasının sağlanması gerekirdi. Üstelik nümayişe sadece hakarete uğrayan AKP yandaşları değil, eşşek yerine konup yaz günü mis gibi tatillerinden otobüslerle toplanıp getirilen CHP’liler de katılmalıdır. Ne samimi korkular taşıyan CHP’li vatandaşımız, ne de bu korkuları taşımayan AKP’li insanlar bu tiplerin pişkinliğini çekmeye müstehak değildir.
Seçim öncesi tetikçilik yapan tüm yazarlar deşifre edilip büyük pankartlarla tandoğan, Çağlayan meydanlarında protestolar yapılmalıdır. Tuncay Özkan’dan boşalan kürsüye Tarhan Erdem çıkarılabilir. Böyle bir organizasyonda meccanen görev almak da benim için şereftir.
Genç Siviller mi neydi, onlar organize edebilir.
(Bu arada Rahmi Turan’ın yönetimindeki eski bir gazeteden şu hatırayı da nakledeyim. Toplumdan uzak o ruh hali bugün aynen devam ediyor demek değişen şey yok:
Bu kadar da değil elbette. Bu olay onu geçmişle muhasebeye de götürüyor. Rahmi Turan‘ın yönetimindeki Günaydın gazetesinde çalışırken resimlerin altına yazdığı yalanları hatırlıyor. Tezcan şöyle devam ediyor:
“Günaydın’da 3. sayfa haberleri yaparken Rahmi Turan haberlerin sayfalarını belirlerdi. Sayfa sekreteri verilen haberi alıp başlık atar ve redaktöre verirdi. Redaktör de atılan başlığa göre haberi dizayn ederdi. Bir gün 3. sayfanın sekreteri bana geldi attığı başlığı gösterdi: ‘Patron odaya pantolonsuz girince kendisini pencereden attı’ Bu işyerinde patron tacizine uğramış bir genç kızın intihar haberiydi. Ben o gün bu başlığa güle oynaya yazı yazdım. Ama genç kızı ölüme götüren dramla hiç ilgilenmedim. Çünkü bir fanusun içindeydik. Toplumdan ve insanlıktan o kadar uzaktık ki, bir genç kızın intiharından espri üretmeyi bile beceriyorduk! Sami öldürülünce yaptığım bu ve bunun gibi davranışlar gözümün önünden geçti. Benim mesleki değişimimdeki dramatik dönüm noktası işte bu olaylardır.”