Jonathan Gullible
FST 25 Ağustos 2007
Liberte yayınları web sitesi açılmış, son kitapları ünlü “Jonathan Gullible’ın Maceraları“nın Türkçe tercümesi. Bu arada Liberte yayınları iyi kampanya da yapmış, mesela Mustafa Erdoğan yönetimindeki Liberal Düşünce Dergisinin 10 yıllık tüm sayılarını 58 YTL’ye alabiliyorsunuz. Aynı kampanya artık çıkmayan Piyasa dergisi için de geçerli. Kaçırmamak lazım. Yeni kitaplar da basılmış, L. von Mises’in ünlü kitabı Sosyalizm Türkçeye çevrilmiş, ki Nobel ödüllü iktisatçı Hayek’in bu kitapla Sosyalist görüşten vazgeçtiği söylenir.
Siteyi dolaşın, liberalizmi merak ediyorsanız, kulaktan dolma bilgiler, yarım yamalak söylentiler yerine orijinalinden öğrenmek isteyene tavsiye ederim.
Popularity: 12% [?]
- Siyaset
- Yorum(102)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Keske kitabi tam cevirseler ve basligini da ‘Cuneyt Andaval’nin Maceralari’ yapsaydilar –aksi halde eksik kaliyor.
Ote yandan
deyislerini, ‘hayat bitince mulk ve ona ait her turlu tasarrufunuz da biter’ diye mi okumak gerekir.
Bu benim durusumdan bile kati degil mi?
fethi bey,
bir-iki gün önce elime iktisatçılar kongresinin broşürü geçti. gene ürgüp’te yapılacaknış. bu sene büyük ihtimalle orada olacağım. artık gelirseniz sizi de görürüm.
Mises’in kitabı da her yerde bulunmuyor. atilla hoca sağolsun, gönderme nezaketinde bulundu. ancak, çevirisinde biraz sorun var. ingilizce aslının bazı kısımlarını önceden fotokopi olarak çektirmiştim. karşılaştırınca ciddi çeviri hatalarına rastladım. hayek bir konuşmasında kitap için “beni sonsuza dek iyileştirdi” der.
Müzmin Bey,
Tam tercüme öneriniz anlamlı belki “Andaval” yerine “Saf” da düşünülebilir.
Hayat bitince o dediğiniz oluyor elbet, ölen açısından. Kalan sağlar malı ve borcu bölüşme derdine düşüyor.
Bliyaal,
O kadar reklamlarını yaptık, bir beleş davetiye de bana gelse belki gelmeyi düşünürüm.
Sosyalizmi ben de yeni temin ettim, henüz okumuş değilim ama dediğiniz gibiyse ikinci baskı için öneri yapabilirsiniz.
Bliyaal bey, o kitap acik su anda:
http://www.econlib.org/Library/Mises/msSContents.html
(Orada baska acik kitaplar da var, tabii hakim egilimi tahmin edebilirsiniz.)
Mises.org’da da var.
http://www.mises.org/books/socialism/contents.aspx
bülent bey, fethi bey,
bahsettiğiniz yeri biliyorum. hatta mises.org’da böhm-bawerk’in pdf formatında bir kitabı vardır ki, benim için gönlümde ayrı bir yeri vardır. :))
Özellikle kampanyalar bölümündeki setlerin ve dergi külliyatlarının fiyatları çok iyi.
Hediye alayım dedim ama beceremedim, sipariş verilemiyor. Sepet boş olduğu halde “bu ürün sepetinizde” diyor tekrar bakıyorum sepet tam takır kuru bakır. Liberalizm kendi ayağına kuşun sıkıyor!..
adnan hocanın cariyeleri adında blog açılmış, o yüzden kapatılmış .
http://adnanincariyeleri.wordpress.com/
Suat Bey,
Bir de IE ile deneyin. Ben de bir türlü sepete ekleyemedim, üstelik 75 YTL üzerine kargo bedava deniyor, 80 YTL olduğu halde 6 YTL kargo yazıyor. Bildirmek lazım.
Denedim şimdi Fethi bey, olmadı İE’de de.
Ben yazdım dün iletişim adreslerine ama cevap gelmedi henüz.
Bana şöyle bir mesaj geldi:
[…]Daha önce öyle problemlerimiz yoktu. Ama dediğiniz hataları kontrol ettim. Şimdi düzeltmeye çalışıyoruz. Teşekkürler. […]
Bence direkt www.liberal.org.tr adresine gidin, oradaki iletişim adresine mail atuıp siparişinizi bildirin…
Eminim, siparişiniz daha çabuk ve kolay elinize ulaşacaktır, bizzat te3crübe ettim…
Liberal değerlere önem veriyorsaınız, liberte yayınlarınıı mutlaka arşivinize sokmalısınız. Tek eleştirim, abngalo-sakson düşünceyi olduğu gibi tercümesi başarıyla yapılırken, Türkiye’ye özgü liberal teori veya iktisadi fikriyat tam ehliyle işlenmiyor bu yayınlarda. O da sanırım yeteri kadar düşünürün toplulukta yer almamasından kaynaklanıyor olsa gerek…
Sevgilerimle
Alper Akalın
3H Genel Koordinatörü
Şu an itibariyle sitede online alışveriş durdurulmuş:
http://www.liberte.com.tr/index.asp
“Teknik bir aksaklıktan dolayı sitemizde satın alma işlemleri geçici olarak durdurulmuştur. Sitemizin bakımı en kısa zamanda tamamlanarak okuyucularımızın hizmetine açılacaktır.”
Neyse, sayemizde eli yüzü düzgün birşey yapılacaktır artık.
Alper Bey,
“Türkiye’ye özgü liberal teori veya iktisadi fikriyat tam ehliyle işlenmiyor bu yayınlarda.”
bölümünü biraz açabilir miyiz? Türkiye’ye özgü liberal teori, Türkiye’ye özgü iktisadi fikriyat ve “tam ehliyle işlenmek” epey kapalı bir cümle gibi görünüyor. Yahut bana öyle geldi.
Selamlar.
FST
Fethi bey,
Alper bey ne der bilmem ama mesela Muzmin beyin orada konustugumuz (Islam ile ilgiliydi zannediyorum) bir konuda aydinlatici yazi yazmayi dusunuyordunuz, oyle seyler ‘buraya ozel’ diye gorulebilir.
Bülent Bey,
Tam o yazıya oturduğum sıralarda özel bir iki problem çıktı, üstüne de seçim patırtısı geldi, hay huy arasında yazı kaynadı. O günkü motivasyonu yakalayabilirsem yazacağım ümidindeyim.
FST
Fethi bey, gonullu iste israr olmaz, keyfiniz gelince/gelirse yazarsiniz — ben ‘nerede kaldi bu?’ demek icin degil, o tip yazilar buraya ozgu gorulebilir demek icin vesile etmistim.
Olsun, iyi oldu hatırlattığınız, ben yine de o vesile ile açıklamış oldum. Gönüllüyüz ama bazen ister istemez hepimiz birşeyleri üstümüze vazife ediyoruz. Bunda bir mahzur da yok.
Türkiye’nin koşuularına göre liberal bir yorum yapılamıyor bu ülkede…
Angalo-Sakson düşünce ne diyorsa, burada sadece tercümesi yapılıyor… Devlet küçültülüsün, bütün fikirler özgür kılınsın, her tür vicdana eşit yaklaşılsın…
Türkiye’de ise bir islam gerçeği var. İslam dininin toplumuzua getirmiş olduğu bazı sosyoloji,k gerçeklikler var; acaba bunlar liberalizm ile nasıl uyumlu olur? Mesela, islamda itaat vardır, liberalizmde sorgulama; ne olacak şimdi?
Ya da devlet meselesi, ülkemiz insanları devletimiz var olsun sağ olsun derken, biz devlet küçültmekten nasıl bahsedebiliriz ya da bunbu Türkiye’ye nasıl uydurabiliriz?
22 tewmmuz seçimleri öncesi akp milletvekili adaylarıyla mahalle ziyaretlerine katılmıştım; herkes devletten iş aş neredeyse eş bekliyor. Varoşlarda yaşayan herkes sosyal devletçi.
E haklılarda, avrupanmın gelir dağılımı en bozuk ülkesiyiz ve liberlizm de gelir dağılımı konusnda hiç bir şey vaat etmiyor. Hatta, bu konuda yapılan iyileştirme çabalarını ahlaksızlık olarak sayıyor LDT’nin tercümesini yaptığı bazı yabancı düşünürler…
LDT’nin bence iktisadi yönü çok zayıf ve Türkiye’nin ekonomik gerçeklikleri ile ilgili orjinal bir tezi var mı emin değilim. Siyasi yönünde ise dernekteki herkes demokrasi paydasında birleşiyor ve bu beni tatmin etmiyor zira ufuk uras ile bile artık bu çizgide…
Saygılar
Alper Akalın
3H Hareketi
Alper Bey,
Anladım demek istediğinizi.
Yalnız liberalizmin ülke koşullarına göre değişen bir yanı olduğunu zannetmiyorum. Ekonomik ve siyasi özgürlükler temel olarak Veda Hutbesinde, İnsan Hakları Evrensel bildirgesinde ya da benzeri bir metinde üç aşağı beş yukarı belli şeylerdir.
İslam’da itaat vardır derken Allah’a itaatı kastediyorsanız bu günlük hayatta tabiat kanunlarına itaat etmek gibi birşeydir. Mesela yağmur yağar, siz buna “yağma” diye itaatsizlik edemezsiniz.
Yok itaat ile dini bazı otoritelerin söylediğine uymak gerekir diyorsanız bu doğru değildir. Kuran’daki bazı hukuki konulara uymak itaattir diyorsanız, yasanın, kuralın olmadığı bir toplum zaten yoktur, en liberal devlette dahi uyulması gereken yasalar vardır. Kurandaki kuralları beğenmiyorum derseniz, mümkündür ama her yasa ister istemez bazı insanlarca beğenilmeyebilir, önemli olan yasanın ortalama insanın günlük hayatının işleyişini zorlaştırmamasıdır. Üstelik insan yapımı yasalar devlet eliyle zorlandığında kaçışı yoktur, din yasalarına göre de epey ağır yaptırımları vardır. Dinden kaynaklanan yasaların devletin yaptığı yasalara göre daha yasakçı yahut özgürlük kısıtlayıcı olduğunu düşünüyorsanız ihtiyatlı olmanızı öneririm. Sonuçta devlet uyguladıkça ikisi arasında fark yoktur ve devlet dine göre çok daha fazla yasa icat edebilecek bir mekanizmadır.
Sosyal adalet vs. konuları başka mesele. Beni de bıraksan hiç çalışmayayım birileri baksın isterim, bunda kınanacak birşey yok. Devlet buna imkan sağlıyorsa insanların hücum edip istifade etmeye kalkması anormal değildir. Sadece varoşlar değil Türkiye’de herkes sosyal devletçidir, her kesim devletten birşey bekler, bunların başında da sanayici, esnaf, tüccar gelir. Liberal birinin “ne yapalım böyle alışılmış, herkes bedava geçinmek istiyor, bunu dikkate almak lazım” yerine bedavacılığa imkan veren haksız devlet imkanlarını azaltacak öneriler getirmesi gerkir ki öyle de yapılıyor zaten.
LDT’nin iktisadi yani “çok” zayıf demişsiniz, bu sonuca nereden ulaştığınızı bilmiyorum, tersinin doğru olduğunu biliyorum. Türkiye’nin ekonomik gerçekliği konusunda tabii ki tezleri vardır, ekonomide devletçi zihniyetin kırılması ile ilgili bir sürü yayınları ve faaliyetleri var. Özel olarak isterseniz size en az 10-15 tane bu konuyla ilgili isim verebilirim. Çoğu üst düzey bürokrat ve akademisyen olan bu insanlar Türkiye’ye özgü liberal görüşlere sahip.
LDT’de demokrasi ortak paydası olduğunu zannetmiyorum, tersine demokrasiden hoşlanmazlar, özgürlüğü öne çıkarırlar. Mustafa Erdoğan’ın yazılarını ve bazı kitaplarını yeniden okumanızı öneririm. Atilla Yayla ile Etyen Mahcupyan arasında da demokrasi-liberalizm çerçevesinde tartışmalar olmuştu. Anayasal demokrasi derseniz anlarım ama sizin kastınız temsili demokrasi anladığım kadarıyla.
Bence liberalizm ve LDT konusunda biraz daha inceleme yapmanız lazım. Belki bilmiyorsunuz ama LDT’nin İslam ve liberalizm üzerine hem ingilizce hem Türkçe sempozyumları, incelemeleri mevcuttur. Hatta 2-3 sene önce din özgürlüğü konusundaki çabaları Türkiye özelinde çok detay ve tabu konulara kadar inmiştir. Yani zannedildiği kadar Türkiye gerçeğine uzak değildir Türk liberalleri, zaten olması da mümkün değil.
Tercüme faaliyetlerini de küçümsememek lazım, hem kaldı ki bu kitapları ilk çeviren liberaller değil 1940′lı yılların Milli Eğitim Bakanlığıdır. Mill, Smith, Hume gibi filozofların kitapları 100 senedir Türkiye’de zaten mevcut. LDT bunları derli toplu elden geçiriyor o kadar. Anglo Sakson gelenek dışında şu ara Avusturya Okulu kitaplarını çeviriyorlar ki, bu bana göre çok önemli bir hadisedir. Zanedersem önümüzdeki haftalarda Mises’in Human Action kitabı da piyasada olacak. Bir de Liberal düşünce dergisinin son sayısında çağdaş liberal filozoflardan yazılar var ki, sadece klasikler değil güncel filozoflara yer vermeleri de önemli.
Selamlar.
FST
Tesekkurler ederim sayın FST;
İncelemelerime devam edip bu tartışmayı daha da alevlendireceğim…
Bilgilerinize:)
Alper bey,
Katkılarınız önemlidir, şimdiden teşekkür ederim.
FST
Alper Akalın’ın LDT ile ilgili görüşlerini hayretle okudum.
Zira biraz yakından takip etse LDT’nin iktisadi eğiliminde Avusturya Okulu’nun yerini görebilirdi.
Bunun yanısıra Türkiye’de liberalizmi savunmak Fethi Bey’in değindiği gibi halk yığınlarına karşı durmak demek.
“Türkiye’nin özel şartları” dayatmasına Alper Bey’in de kapıldığını görmek beni üzdü.
Her memlekette fırıncılar, ekmek yapar, belli bir kârla ekmeği satar, bunun özel şartı falan olmaz.
Az bulunan pahalı, çok bulunan ucuzdur, bunun da memleketten memlekete değişen hali olmaz…
Bir işi devletin yapmasının pahalı, özel sektörün yapmasının ucuz olduğu da dünyanın her yerinde bilinen bir gerçekliktir.
Dolayısıyla devletegöbekten daha bağlı bir toplum olmamızın “ekonomimizin özel şartlarını” oluşturması düşüncesi açıkça saçmalıktır.
Devlet eliyle yürütülen bir yağmayla geçinmek diye bir hak olamaz!
Dolayısıyla, “Üretenler , ticaret yapanlar benden zenginse ben devletin zorlamasıyla onların ekmeğine, servetine ortak olmak hakkımı istiyorum!” gibi saçma bir şey de söylenemez!
Müzmin Bey’inmülkiyet düşmanlığı da cidden komik hale geldi, iyice… Ölen kimsenin malını nasıl tasarruf edebileceğini düşünüyor acaba?
Murisin ölmeden önceki vasiyeti ile veya soyundan gelenlerin “doğal” olarak, mülkiyeti devralması dışında ne gibi “adil” bir öneri savunuyor, söylese de artık bilsek?
Şu “Türkiye’nin özel şartları” takıntısından çok memnunsanız tartışmanın falan hiç bir anlamı yok. Ölmeye yatıp devletten bedava mezar yeri bekleyin ama gözünüzü seveyim akıldanelik etmeyin. Çünkü bütün konuşmalar ancak “laf-ü güzaf” halinde kalıyor.
Atilla Yayla’nın Liberalizm kitabını kütüphaneden aldım, okuyorum. Güzel bir çalışma olmuş.Niye bu zamana kadar okumadım ki
Bir de Anarko-Kapitalizm’i buldum, onu okuyacam.
Mises’in Sosyalizmi o kadar tesirli ise bir de ben bakayım.
Liberte yüzde 30 indirimli satış yapıyor sitesinden.
Şeytana uyup alsam mı.hmm.
Mises’in “The anti-capitalistic mentality” diye bir kitabı mevcud kütüphanede.
Mr No,
Mises’in kitabının Türkçesi de var.
Sosyalizm biraz pahalı, ben olsam biryerlerden otlanırım. Bir de ingilizcesi bedava, oradan da okuyabilirsin.
Yukarıda Bülent Bey linkini vermiş, ok.
Mr No,
İngilizceni test edelim, şu makaleye bir el atıp çevirsen de vatandaş istifade etse:
http://mises.org/story/2937
Bakalım Fatih Terim’e göre durumun nedir?
Murray N. Rothbard “Eğitim; Parasız ve Zorunlu” da ,genel eğitimin gerçek kökeninin ve amacının bizim düşündüğümüz anlamda eğitim olmayıp, yurttaşlık dinine endoktrinizasyon olduğunu açıklar. ”
Translation yanında , transformaton de yaptım.
Zaman verilirse yaparım, simultane olmuyor böyle.
Canım simültane demedik ya, çevir, bloguna koy vatandaş okusun istifade etsin.
Mr No Bey,
Bence soyle olmali :p
Haydi aslanlarım, devamını bekliyoruz. Rekabet iyidir.
Fatih Bey,
Orjinal metne sadık kalmak lazım, yoksa hayat daha kolaylaşır. Açıklamak yerine anlatmak daha uygun.
Fethi Bey,
Est, Fatih Bey’le rekabet etmek kim, ben kim. Bu arada gaza getirme teşebbüslerinizin farkında olduğumun farkında olmalısınız.
“What If Public Schools Were Abolished?”
1)Ya Devlet okulları kaldırılsa?
2)Devlet Okulları kaldırılırsa ne olur?
Önerisi olan?
Mr No Bey,
Ceviri bir sanattir. Orhan Pamuk’u Avrupa’da Orhan Pamuk yapan da cevirmenlerinin dile olan kabiliyetidir….
O yuzden ceviri sirasinda metindeki kelimeler haricinde kelime ekleyip cikarmaz iseniz metinde anlatilmak istenen seyi tam olarak ceviremezsiniz…
Bakin abi tavsiyesi :p Bunu yabana atmayin
Fethi Bey’e de meseleyi savasa donusturerek prim vermeyin, onun amaci metni turkceye cevirttirek
Bence okullar kaldirilmaz kapatilir
Evet, kapatılır daha uygun.
ya arkadaşlar azcık mantıklı olalım. tamam devlet okulları dandiktir, öğretilenler saçmasapan şeylerdir doğru ama siz şimdi bütün okulları özel yaparsanız gariban adam çocuğunu nereye göndersin? şimdiki haliyle çocuk oradan mezun olunca kafa artık hepten gittiği için çocuktan daha bi hayır da gelmiyor ama hiç olmazsa iyikötü bi iş buluyor kendine fena mı?
Edi Bey,
Çeviri yapıyoruz , konunu özü ayrı. Tabii ki masrafı devlet karşılıyorsa endoktrinizasyonu da devlet yapacak. Bizim toplumumuz daha bu libertaryen fikirlere hazır değil.
Eğitimin amacı bireyleri hayata hazırlamak olmalı, Türk Milliyetçisi vatanına milletine bağlı, nesiller yetiştirmek değil. Ya da sosyalist nesiller, inançlı Müslümanlar yetiştirmek değil. Gelecek nesilleri yetiştirirken vatanın ve ulusun beka kaygısı ağır basıyor. Tabii ki hiç bir rejim kendisini yok edecek kitleler yetiştirmek istemez, ama bu kadar beka kaygısı fazla. Asıl amaç iyi kötü bir iş bulacak şekilde yönlendirmek ve eğitmek olmalı. İyi bir vatandaş olarak da hakkını aramayı, trafik kurallarına uymayı felan öğretsinler.
Fethi Bey,
Liberalizm sek içilir mi?
Fatih bey,
O ara amaç, esas amaç vatana hizmet.
Fethi Bey,
Soz konusu vatansa gerisi teferruattir diyorsunuz yani???
Mr No,
Bana göre evet.
O zaman iş değişir. Bugün vatan için çalışalım, yarın da kendi geçimimiz için çalışırız. (Beynelmilel de çalgıcılar arasında buna benzer bir konuşma geçmişti) Bundan sonra para isterim.
“Edi Bey,
Bizim toplumumuz daha bu libertaryen fikirlere hazır değil.”
iyide arkadaşlar sizinlede konuşulmuyor. yani size göre bu millet ona hazır diyil buna hazır diyil hepside süzme salak. olurmu hiç ya? kültür seviyesi düşük olabilir ama millet çoluğunu çocuğunu okula gönderiyor azçok herkes ilgili bu konuyla. yani bu millet hiçbişeye hazır diyilde bi tek televolelere aşağılanmalara darbelere felan mı hazır anlayamıyorumki ya!
Edi Bey,
Liberallerin eğitim konusundaki fikirlerine itiraz edeceğiniz muhatap bendeniz değilim.Ben geçiyordum uğradım.
Help me.
Bunu nasıl çeviririz.
Mr No,
Erkekliğin onda dokuzu kaçmak, biri de ortada hiç görünmemekmiş. Prensipli adamı severim.
Mr. No
Cidden o makaleyi çeviriyor musun?
Başlığını ben önereyim
“Farz-ı muhal, devlet okulları lağvedildi…”
[Eğitime] “İştirakın” kayda değer bir miktarı statükoda yığılmış halde ve bunu değiştirmek çok zor.
Böyle çevirirdim ben..
Rumuzyok,
Bu işin şakası yok. Aman adamı yolundan çevirmeyelim.
Bu bir sınav, puanlamayı tercüme konusunda uzman olanlara (size de olabilir) yaptıracağım. Gerçi arada kopya veriliyor ama ona ses çıkarmayayım.
:))
OLur! Ben de kendi çapımda ufak tefek tercümeler yaparak yolumu kazanıyorum. Mr. No, tercüme bitince at linkini bakalım nasıl olmuş tercümen…
Rumuz Yok Bey,
Osmanlıcaya değil, Türkiye Türkçesine çeviriyoruz
[Eğitime] “İştirakın” kayda değer bir miktarı statükoda yığılmış halde ve bunu değiştirmek çok zor.
Bunun için teşekkürler.
Bir de şuna bakıverin:
Bu kolay gibi ama öyle bir çeviri yapılır ki bu makalenin ana fikri ile tamamen ters olur.
Fethi Bey,
Kendi blogumda basamam çünkü toplum buna hazır değil. ( Ekrem Dumanlı mazereti)
Farz-ı muhal halen kullanımda olan bir kalıp
İlkin, yeni okullar için devlet okulu fikri örnek alınacak.
İlkin, yeni okullar için devlet okulu ideası örnek alınacak. olacak.
Buradaki “idea”, fikir değil Platonik manadaki “Idea”.
mealen:
Amerikan kültüründe, Walt Mart gibi büyük ölçekli girişimlere karşı takınmaya eğilimli olduğumuz tutumun tam aksine, devlet okulları toplumda methedilir, özel kesimde eleştirilir. Toplumda herkes Wal-Mart’ın berbat olduğunu, kalitesiz yabancı mallarla dolu olduğunu ve çalışanları sömürdüğünü söyler. Fakat özel kesimde,biz uygun fiyata kaliteli malları alırız ve burada çalışmak için isteyenler insanlar uzun kuyruklar oluşturur.
Geçtim mi?
10 üzerinden 7 verirdim ben.
Yalnız, “public” ile “private” kelimelerini ingilizce metindeki anlamı verecek biçimde karşılayamamışsın. “public” kelimesini umuma karşı, “private” ise
kelimeleri ile karşılardım.
Yanlışık butona basmışım..Pardon
Yalnız, “public” ile “private” kelimelerini ingilizce metindeki anlamı verecek biçimde karşılayamamışsın. “public” kelimesini umuma karşı, “private” kelimesini ise, kendimizle baş başayken şeklinde karşılardım.
Cümle düşük olmuş.
Rumuzyok,
Genel olarak belki öyle ama bu konuyla ilgili olarak ve Türkiye’de de anlaşılabilmesi için, kamu, özel gibi kelimelerin kullanımında mahzur olmayacağını zannediyorum.
Rumuz Yok Bey,
Public ve private deyince kamu ve özel sektör anlıyorum,
Fethi Bey,
..ve burada çalışmak isteyenler uzun kuyruklar oluşturur. (için nerden çıkmış yahu)
Sektör demeyelim de kesim diyelim. Rumuz yok beyin açıklaması daha kapsamlı, ben ekonomi kitaplarında gördüğüm gibi anlıyorum.
Mr. No ve Fethi Bey,
Metinde dikkat ederseniz, “amerikan kültürü” demiş. Kişilerin davranışın bahsediyor. Dolayısıyla buradaki husus ekonomik sektörler değil. Bireyin davranışlarını betimleyecek kelimeleri tercih etmeliyiz. Ekonomi ile ilgili bir metin çevirseydik, “kamu” “özel” kelimelerini kullanmamız gerekirdi.
Şurada problem var:
Bu nedir? Devlet okullarının bizim yurttaşlık dinimizin bir parçası olduğu gerçeğine karşı yapılacak bazı şeyler var. Bunun başlıca delili insanların, kamu eğitiminin yerel yönetimlerin bize sunduğu bir şey olduğu düşüncesini savunmasıdır. Ayrıca bir psikolojik yön de var. Bizim için iyi olanı onların da bizim için istediğinden içtenlikle emin olarak ,çoğumuz çocuklarımızı onlara emanet ediyoruz.
Ne, neyin delili ya da göstergesi benim çeviride anlaşılmıyor.
“Why is this” ten önceki cümlede herhalde devlet okullarının ABD’de oldukça tutulduğuna ilişkin bir şey olmalı. Bunun nedenlerini açıklıyor.
Siyahla belirginleştirdiğin kısımdaki ilk cümleyi yanlış çevirmişsin..
Şöyle olmalı
“Bu neden böyle? Devlet okullarının bizim yurttaşlık dinimizin bir parçası olduğu, insanların yerel hükümetin bize hizmet ettiğini gösterebilmek için zikrettiği başıca delili olduğu gerçeği ile bunun bağıntısı var.“
Karma eğitimin tersi ne oluyor?
Pardon yanlış yazdım…Şöyle olacak..
“Bu neden böyle? Devlet okullarının bizim yurttaşlık dinimizin bir parçası olduğu, insanların yerel hükümetin bize hizmet ettiğini göstermek için zikrettiği başlıca delil olduğu gerçeği ile bunun bağıntısı var.“
Rumuz Yok Bey,
Heh tamam oldu.Teşekkür ederim. Ben de anladım şimdi ne demek istediğini.
Karma eğitim = Co-education
Tek cinsiyete yönelik okul = Single-Sex school
Why is this ten önceki yukarıdaki ilk paragraf, Wal- Mart olan.
3.
meal:
Fakat onlar ne yapıyor? Murray N. Rothbard, “ Education: Free and Compulsory” adlı eserinde genel eğitimin asıl kökeninin ve amacının bizim anladığımız anlamda eğitim olmayıp, yurttaşlık dinine bir endoktrinizasyon süreci olduğunu anlatır. Bu yurttaşlık elitinin neden evde eğitim ve özel eğitim konusuna şüpheci yaklaştığını açıklar: Şüphenin nedeni özel eğitimin daha düşük test sonuçları yaratacağı korkusu olmayıp, çocukların devletin önemli saydığı değerleri öğrenmeyecek olmasından kaynaklanan korkudur.
Insanlara fikir vermesi bakimindan o yazida bahsedilen emlak vergisi oranlarinin can yakici boyutta oldugunu soyleyeyim. Tabire de dikkat, ‘property tax’ ‘real estate tax’ degil. Tabii cogunlukla halka yansiyan sekli bizdeki emlak vergisi gibi — yani ev icin veriliyor. Bunun Turkiye’de evler icin binde iki olmasi lazim, bicilen degerler de satis degerine oranla dusuk oluyor. Orada ise eyaletine ve odeyenin durumuna filan bagli olarak %3-5 dahi olabiliyor ama bu mulkun piyasa fiyatindan degil bicilen deger ustunden, o bicilen deger piyasa fiyatinin bir orani olarak oynayabiliyor (yani kanunla oran oynuyor, dusuk gosterme degil, bu evlere gelip bakip deger bicen memurlar var zaten). Zannediyorum piyasa degeri uzerinden yapilmis ve efektif orani gosteren bir listeyi linkleyeyim:
http://www.nytimes.com/2007/04/10/business/11leonhardt-avgproptaxrates.html
Tercumenin kendisine mudahale etmek dogru degil ama bu tip tercumeleri yaparken asil dokumanin hedefindeki kitlenin bunu nasil okuyacagini da dusunmek ve notlar koymak makul olabilir. Yani “aa canim ne var 50-100 liralik vergi icin yapilan yaygaraya deger mi?” diyebilir Turkiye’de bunu okuyan. Kazin ayagi oyle degil, yukarki listeden ortalama oran olarak %1.38′i alin, ortalama degil ortanca (median) ev fiyatinin orada $200-250k arasina denk geldigini, ve hane basina (ortanca) brut gelirin $40-50k oldugunu dusunun. Bunlari okuyan kitle buyuk ihtimalle zaten daha fazla oranda veriyor, aradim soyle bir ornek buldum mesela bir tanidigin mahallesinde. Satis fiyati $180k, yerel ve eve bagli vergiler yillik $6930. Az para degil yani. Az para olmadigi icin de ‘bu vergi olmasin’ lafini eden yazi ona gore hevesle okunuyor olabilir tabii.
Bu çeviri iyi olmuş.
“Yurttaşlık dini kapsamında bir endoktrinasyon” desen daha iyi olur kanaatimce.
Anlıyorum ama biz günlük kullanımda özel hayat, özel alan da deriz. Bu çerçevede belki public için “herkesin içinde”, private için “biz bizeyken” de denebilir.
Sizin dediğiniz de tercih edilebilir.
4.Paragraf
“But to blast public schools is not the purpose of this article. There are decent public schools and terrible ones, so there is no use generalizing. Nor is there a need to trot out data on test scores. Let me just deal with economics. All studies have shown that average cost per pupil for public schools is twice that of private schools (here is a sample study).”
Bu yazının amacı devlet okullarını yıpratmak değildir. Devlet okullarının iyileri de var, kötü olanları da, genelleme yapmak doğru olmaz. Test sonuçları verileri üzerinde durmaya da gerek yok. İktisadi açıdan yaklaşayım. Bütün çalışmalar devlet okulundaki bir çocuğun masrafının, özel okuldaki bir çocuğun masrafının iki katı olduğunu göstermektedir. (Bununla ilgili bir numune/örneklem çalışması)
Oldukça iyi.. Ufak tefek düzeltme yaptım.
Bu yazının amacı devlet okullarını tahrip etmek değil. Devlet okullarının iyileri de var, kötü olanları da, genelleme yapmak doğru olmaz. Test puanları üzerinde durmaya da gerek yok. İktisadi açıdan yaklaşayım. Bütün araştırmalar devlet okulundaki bir çocuğun maliyetinin, özel okuldaki bir çocuğun maliyetinin iki katı olduğunu göstermektedir. (Bununla ilgili örnek bir çalışma)
pardon.. Araştırma yerine, senin dediğin gibi “çalışmalar” kullanılmalı. Araştırma “research” kelimesinin karşılığı
Vurgulu cümlede sorun var. Çeviremedim tam.
Vay be, ekip halinde tercüme de ilginç oluyormuş. Bülent beyin yorumlar da önemli. Allahtan şimdilik kimse para filan sormuyor.
Fethi Bey,
vatan için parasız çalışmak ancak bu kadar oluyor
Fethi Bey, tamamını sizin maile atayım. Veto, kabul, halka götürme gibi seçenekler sizi bekliyor.
Evet, işin ucunda para olsa tercümedakikasında biterdi, orası öyle.
Fethi bey,
Vay be, ekip halinde tercüme de ilginç oluyormuş.
Iyi seyler bunlar, benim pilim bitti artik yapamiyorum ama teknik konularda bu isi yaptigim bir ekip vardi, hem konu hem iki dil hem kim nasil dusunuyor anlamakta cok faydali oluyor. Kimsenin aklina gelmemis gibi gozuken birseyi soyleyeyim: bu yazinin yazarindan izni kim alacak?
Bülent beyin yorumlar da önemli. Allahtan şimdilik kimse para filan sormuyor.
Bu tur doktrinlere bakip, ‘Allah Allah deli sacmasi bunlar’ diyecek insan coktur. Bence onlarin deli sacmasi gibi gozukmedigi hatta cekici geldigi kitlenin bizim yasadigimiz hayattan hangi noktalarda farkli bir hayat yasadigi da onemli ve bu tur metinlerin hedef kitleleri icin akillarda nereye oturdugunu bizim okuyucuya nakletmek dogru olabilir. Malesef bunu yapmanin kolay yolu yok. Solcular zannediyorum bunu sinif algisi filan gibi anlatirlar. Hatta ‘yanlis’ algilama icin ‘false consciousness’ gibi bir laflari vardir. O gozlemler bos degil cok duz anlamlariyla alinsa da.
In the end, what would emerge is not entirely predictable — the market never is — but whatever happened would be in accord with the wishes of the public.
Nihayetinde, ortaya çıkacak olan tamamıyla önceden kestirilebilir olmazdı - piyasa hiç bir zaman tamamıyla önceden kestirilebilir değildir - lakin meydana gelen her ne olursa olsun halkın arzuları ile uyumlu olurdu.
böyle derim Mr. No
Bülent Bey,
Telif hakları yasası çıksın, bunu düşünürüz
Şimdilik serbestlik var!
Bülent bey,
http://mises.org/web/3467#reprint
Şurada biraz bilgi var. “Bildirin yeter” olarak alınabilir ama bildirmesek ne olur da denebilir.
http://mises.org/content/privacy.asp
Burada da epey “karışmayız ha” denmiş.
Şimdi bi okudum da, şöylesi daha iyi olur Mr. No
Nihayetinde, ortaya çıkacak olan tamamıyla önceden kestirilebilir değildir - piyasa hiç bir zaman tamamıyla önceden kestirilebilir değildir - lakin meydana gelen her ne olursa olsun halkın arzuları ile uyumlu olurdu.
Şimdiki durumdan bahsediyormuş.. Gelecekten değil.
Bülent Bey,
Aslında bunu başkalarıyla biz konuşmuştuk. Daha önce oradan çeviri yapanları tanıyorum, zannedersem bir eposta yollamışlardı ve çevirileri yayınlıyorlardı. Site şimdi kapanmış gerçi. Hasan Hüseyin Der bakıyordu.
Bir de yazardan mı yoksa Mises.org’dan mı izin alınacak meselesi var ki, bence yazı artık siteye mal olmuş gibi görünüyor.
MrNo,
Malı teslim aldım. Bir göz atayım, verelim bizim liberal sitelerin birine yayınlasınlar, senin de namın yürür. Tabii liberallerle adım çıkmasın dersen durum başka.
Rumuzyok bey,
Kanunla alakasi yok bunun aslina. Saka yaptiginizi biliyorum ama bu onemsiz degil onun icin biraz laf edeyim. Adamin yazdigini onemli bulup, yazisini tercume etmekle kalmiyoruz ustelik ‘bu adam iste bunlari demistir’ diye ismini Turkce konusan dunyada kullanmis oluyoruz. “Beyefendi biz bunu yaptik/yapmak istiyoruz rizaniz var midir? Yaptigimizi belki gormek istersiniz?” (Belki kontrol etmek? Bizim yaptigimiz islerde kontrol ettiren cikti.) vs. vs. denmiyor.
Demenin akla gelmemesi aslinda o yazari temas edilebilir, konusulabilir, genis anlamiyla uyesi bulundugumuz ve bir anlamda (iyi/kotu etkilendigimize gore) beraber fikir urettigimiz bir toplulugun uyesi degil de, mesela, ne bileyim, Catalhoyuk’te comlek yapan ve ancak simdi ‘haa iyi’ diye baktigimiz eserleriyle alakali oldugumuz ve diger acidan ‘yok’ saydigimiz insanlar gibi gordugumuzu de gosterebilir. Yani uc bes boyutta birden o kadar ayri ki bizden, ancak garip kanunlar zorladiginda cift tarafli iletisim ve insani temas yapiliyor (o zaman da insani olmuyor).
Sizin dediginizi vesile edip biraz abarttim ama bunlarin akla gelmemesi bence cok manidar. Ha manasi dedigim gibi midir bilmiyorum tabii.
Fethi bey,
Bir de yazardan mı yoksa Mises.org’dan mı izin alınacak meselesi var ki, bence yazı artık siteye mal olmuş gibi görünüyor.
Bence tercume icin yaptiginiz basarili doldurusu bir de ‘ugrasin temas edin izin alin’ seklinde deneyin. Bu tecrubeler de faydali.
Bülent Bey,
Tabii, dediklerinizde haklılık payı var. Türkiye’de oturmuş bir telif hakkı geleneği yok. O yüzden bizim de aklımıza gelmedi. Benim aklıma gelmedi şahsen. Belki Fethi Bey’in aklına gelmiştir.
Bülent Bey,
Abartma yok, gayet isabetli bir noktayı hatırlatmış oluyorsunuz. Basılı materyallerde bu işe titizleniliyor (tabii bir ölçüde) ama internette yeni yeni düşünülüyor işin telif, tercüme, mütercim ne der boyutu.
Bu örnek elbette ufak birşey ama yazıya bakıp politika geliştirilecek filan olsa işin rengi de değişecektir. Mr No’nun başı belaya girebilir. Yahut bakanlıkta iyi bir koltuk kapabilir, orası belli olmaz.
Rumuzyok,
Ben aslında tamamen laf olsun diye MrNo’ya bu pası atmıştım, hemen çevireceğini beklemiyordum. En azından bu işi kıvırabileceğini göstermiş oldu.
Öte yandan daha önce belirttiğim gibi yine aynı yerden yapılan başka çeviriler için bu konuyu tartıştığımız insanlar olmuştu. O zaman da gidip Mises.org sitesinde az evvel verdiğim linkleri inceleyip ona göre amel etmiştik.
Fethi Bey,
Ben bu fikirleri sahiplenmek bir yana çoğuna hemfikir bile değilim.
Eğitim tam piyasalaşması ilk ve ortaöğrenimde gerekli değil. Üniversite sisteminde özel yaklaşımın hakim olması iyi olur.
Bugüne kadar beni hep devlet destekledi,onun için eğitime “liberal” bakmam durumunda birisi “sen kendin devlette ve devlet parasıyla okudun bu kadar nasıl konuşuyorsun” diyebilir. Tutarlı olmaz.
Biz profesyonel futbolcuyuz, kessen kanım sarı-kırmızı akar
How much?
Yanlış. Başka alternatifin yok zaten. Cüneyt Arkın’a mafya bakıyor ve o da okuyup savcı oluyor. Buna benzer bu iş.
Öte yandan devlete zeval olmasın, şu sistem itibariyle hepimiz devlete müteşekkiriz, tartışma bir tür beyin jimnastiğinden ibaret. Pratikte olacak şeyler değil bunlar.