Şirket Yönetimi
FST 13 Eylül 2007
Ben işletme yönetiminden anlamam, uzaktan ilgim dahi yoktur. Bu işlerde iyi para olduğunu duyarım ama yönetim danışmanlığı bana göre değil. Öte yandan asıl paranın nerede olduğunu size söyleyeyim, Atatürk üzerine kitap çıkarmak her zaman tutan bir stratejidir, paraya sıkışırsanız “Atatürk ve Din”,”Atatürk ve Sosyalizm”, “En büyük Devrimci Atatürk”, “Atatürk Şiirleri” gibi birşeyler karalayın, mutlaka ihtiyacınızı giderirsiniz.
Bunları neden söylüyorum, geçenlerde kitapçıda dolaşırken “Mustafa Kemal Şirket Yönetseydi / Atatürk’ten Organizasyon ve İnsan Yönetimi Dersleri” başlıklı bir kitap gördüm. Maddi olarak sıkışık olmasam hemen alacaktım ama ister istemez erteledim. Kitabı hemen alma isteğimin sebebi “Allaah, yaşadık, işte şirket yönetiminde kayıp halka, Türk sanayisi kefeni yırtacak” düşüncesinden ziyade “herif acaba neler saçmalamış, bu da bir maharet” şeklindeki meraktı. Bir süre önce katıldığım bir konferansta konuşmacılardan biri sözünü hararetli bir ifadeyle “En büyük iktisatçı Atatürk’tür” diye bitirdiğinde yanımdaki dayanamayıp “ben Adam Smith diye biliyordum, demek ki yanılıyormuşuz” diye fısıldadığında bakalım iş nerelere varacak diye söylendiğimi de hatırlıyorum.
Neyse, kitaba dönersek, bir internet sitesinde kitabın içeriğiyle ilgili bilgilere baktım, bir haber sitesinde de yer alıyor, şöyle şeyler yazıyor:
Mustafa Kemal Şirket Yönetseydi
”Kitabın amacı, tüm dünyada ihtiyaç duyulan iyi yöneticilerin gelişmesine destek olmaktır. Bunun içinse Mustafa Kemal Atatürk’ten daha iyi bir örnek olamaz. Büyük bir şirketin yöneticisi olduğunda Mustafa Kemal’in yönetim ve liderlik tarzlarının bu şirketin performansını nasıl belirleyeceğini hiç hayal ettiniz mi? Mustafa Kemal, şirketin karını artırmak için neler yapardı. Stratejisini nasıl belirlerdi?Çalışanlarını nasıl motive ederdi?”
Kitabın amacını ve bazı soruların cevabını sizlere bırakıyorum ama “Atatürk şirket yönetseydi” ibaresini gördüğümde benim aklıma şunlar gelmişti:
1. Öncelikle rakip şirketler faaliyet alanından çekilmek zorunda kalacağından bu şirket muhtemelen bir tekele dönüşürdü
2. Şirket içinde akşamları büyük bir sofra kurulur ve yönetim kararları bu sofrada alınırdı
3. Şirket içinde “Türk amelesi en asil hissiyatın insanıdır”, “Muvaffakiyetin yegane yolu çalışmak, çok çalışmaktır” türü vecizeler duvarlara asılırdı.
4. Genel müdür Atatürk ise kalemi mahsus müdürü muhtemelen İsmet Paşa olurdu
5. Japonların Toplam Kalite Yönetiminden önce Türk Yönetim Tarzı olarak Kemalizm yöneticilik literatürüne girer bugün ders olarak okutulurdu
6. Muhtemelen şirkette grev yasak olurdu
Bunları çoğaltmak mümkün, kitabı bir ara bulursam içine bakayım ne yazmışlar. Strateji, örgüt, verimlilik gibi kulağa hoş gelen kelimeler var, Atatürk’ü alet etmedikleri bir bu branş kalmıştı bakalım sırada ne var. Misal, “Atatürk jeoloji mühendisi olsaydı”, “Atatürk ve İnşaatçılık”, “Bir reklamcı olarak Atatürk” olur mu, olur. Adam ülkeyi yönetmiş, yedi düvelin sırtını yere getirmiş, herifin yazdığı kitaba bak, Atatürk pazarlama, imalat müdürü olsaydı diye saçmalıyor. “En Büyük Girişimci Atatürk” deyin bari de tam olsun.
Yazarı parlak buluşu ve vuracağı paradan dolayı tebrik ederim. Resimde 2. Baskı yazıyor, işler iyi anlaşılan. Yakında işletme fakültelerinde temel ders kitabı da olur. Allah bereket versin.
- Siyaset
- Yorum(22)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Bir ara Ankara Üniversitesi asistanları, “Marksizm ve …” adı altında seminerler düzenliyorlardı. “Marksizm ve Hukuk”, “Marksizm ve Felsefe” vesaire… Sonra bu seminerlerin metinleri İmge Yayınları tarafından kitaplaştırıldı. Seminerlerin bazılarını biliyordum fakat kitaba bakınca bir kısmından haberdar olmadığımı anlamıştım: “Marksizm ve Sanat”, “Marksizm ve Müzik” filan gibi temalar da işlenmiş meğer. Çok gülmüştüm, eksiklerini de kafamdan ben tamamlamıştım: Marksizm ve Suluboya, MArksizm ve Patates Baskı Tekninleri filan…
Aslında Kemalizm ve üç nokta (”Kemalizm ve …) seminerleri de tertip edilse keşke, faideli olur kanaatindeyim. Mesela ilki “Kemalizm ve Heykel” olabilir. Sonrası gelir nasıl olsa.
Eğlenceli mevzular bunlar, dikkat çekmeniz isabet olmuş
Sıtkı Bey,
Demek Beypazarlısınız, ne güzel, orada epey havuç suyu içmiş ve bir konakta kahvaltı etmiştim. Biraz sapa yer ama belediye başkanınız ve halk iyi reklam yapmıştı.
Meraktan soruyorum, Beypazarlı Reco ile tanışır mısınız? “Zilli Naciye ve Kovboylar” adlı albümü olan sanatçı.
FST
fethi beycigim adama diyorsun abartma diye ama sende abartiyorsun. ataturk 7duvelle savasmadiki, bi tek yunanlarla ve ingilizlerle savasti. haa ingilizler canakkalede hep kendi askerleri olmesin diye yedi somurge milletten adam koymuslardi orduya dersen o baska.
Mustafa Kemal’in bir sözü daha var, mealen aktarıyorum.
“Tarih hakkımızda iyi niyetli insanlarmış fakat iktisattan anlamıyorlarmış diye yazacak” demiş. orjinalini bulamadım.
Bir de şöyle bir şey var:
http://iibf.ege.edu.tr/
Aslında o kadar da anlamıyor değillermiş. 1923-1929 arası liberal politikalar izlenmiş, 1929 Bunalımından sonra devletçiliğe ve müdahaleciliğe yönelinmiş. Küresel konjoktür takip edilmiş. Planlama o zamanlar için ilerici bir kavram. Demirağlar projesi de fena değilmiş.
Yakinda “Ataturk’ten Karate Dersleri” diye bir kitap cikarsa sasirmayin. Bahsettiginiz kitabi gordugumde bana da garip gelmisti. Su da var yanliz, bu kitap belli bir kesime hitap ediyor. “Hurriyet Okurlari” diyelim, ~%5′lik bir kitle. 2. baski olsun ne olacak, her baski 10,000 olsa 2 baski 20,000 eder, eh Hurriyet tiraji ~600,000 ise memlekette o kadar fasist Kemalist var demektir, bunlarin arasindan boyle dandik bir kitaba para verecek 20,000 adam cikmasi cok ta imkansiz degil.
Cemal bey’e katılıyorum.
Bir zaman da Nutuk’un şifresi yayinlanmıştı:
http://www.dusunceler.org/kitap-dergi/2007/01/08/nutukun-sifresi/
Allah bilir o da kaç baskı yapmıştır.
Bir de baskı adetleri iyice düştü. Artık 1000 adede bile yeni baskı diyorlar.Komedi.
Suat Bey,
1000 adet kitabı 5-6 yılda bitirince şükreden yazarlar var, ben o açıdan bravo diyorum.
Hele hele 20.000 satmışsa adam ihya olmuş hızla “Kuranda Şirket Yönetim Sırları” kitabına başlamıştır bile.
Hepinizi saçma yorumlarınızdan dolayı tebrik ediyorum. Ben kitabı aldım ve okudum. Çok güzel yazılmış ve Türk yöneticilerine çok doğru yol gösteren bir kitap.
Sizler kitabı hiç okumadan bu kadar yorum yapmışsınız.Bu sizin ne kadar zeki olduğunuzu gösteriyor!!
Ali Bey,
Şirket yönetiminin sırlarına vakıf olmak istiyorsanız Peter F. Drucker’ı tavsiye ederim. Kitabı da para vererek alacağımı zannetmiyorum, çevrede görürsem okurum.
Yazar “Aristo General Motors’u Yönetseydi” adlı kitaptan esinlenmiş olmalı ama Türkiye’de bir kitabın adına Atatürk, Kuran vs. girince ilk yapmamız gereken bu işten pirelenmek olmalıdır.
Bence bu kitap Atatürk’ü istismar amaçlıdır, yani onun adını kullanarak para kazanmak için yazılmıştır. Buna da yanlış diyemem, adam işin sırrını çözmüş, tebrik ederim.
FST
Mustafa Kemal şirket yöneticisi olsaydı o şirket “iş odaklı” olurdu, “oğlum, ben sana raporu bitirmeni değil, ölmeni emrediyorum” diyen otoriter, pek haz etmediğim yönetici tiplerinden biri olurdu, ben de Gandi’nin şirketine geçerdim.
Mustafa Kemal’in yönetici olduğu şirketin durumu da takipçisi olan emekli paşaların yöneticisi olduğu şirketlerden pek farklı olmazdı. Bir tek yabancı misafirler şirketin duvarlarında asılı Atatürk çerçevelerini daha az yadırgarlardı belki.
Başbakan olduktan kısa bir süre sonra Arçelik fabrikasını ziyaret eden Turgut Özal genç Arçelik çalışanlarına hitaben mealen şöyle demiştir: “Vakti ile bu firmada ben de çalışmak istedim, nasip olmadı. Ne kadar değerli olduğunuzu anlayın”. Türkiye’de Atatürkçü ve/veya Özalcı geçinen çoktur, ancak kimse firmasının yönetimini bunlar çapında insanlara asla bırakmaz. Yok mu HAMDİ YAYLALI efsanesini yazacak bir kahraman?
Murat Bey,
Hamdi Yaylalı’yı bilsek ne güzel ama bırakın efsaneliğini adamı bile duymuş değilim.
Murat bey,
Ozal’in bir aralar Sabanci’da ust duzey yoneticilik yaptigini ve Sakip Aga’nin Ozal hakkinda ‘Yahu, bu adam bizi batiracak; tek satir not almiyor toplantilarda’ dedigini biliyorsunuz, degil mi?
Kitabı okumadan içi hakkında yorum yapmanız çok doğru bir davranış değildir kanaatineyim.
Ben deki okunmuş kopyayı size yollayabilirim.
Fransa’da Napolyon CEO olasydı diye kitap var.
İngilterede 1.Elizabeth CEO olsaydı diye kitap var.
Kapağa ve isme bakıp yorum yapmak size yakışmıyor.
Doğru biriyseniz yollayacağım kopyayı okuyun, içeriğini tarışalım. Bizlere yakışan bu olmalıdır.
Ali Bey,
Kitabı yollamanıza gerek yok, zahmet olmasın, ben temin ederim.
İçeriğe gelince, Atatürk’ten yola çıkarak şirket yönetimi kitabı yazılabilir mi? Muhtemelen ağırlıklı olarak liderlik ve askerlikteki teşkilatçılıktan (organizasyon) mülhem birşeyler söylenebilir. Ama bu tüm askerler için mümkündür ve zaten yönetim-organizasyon işinin temeli askerlik ve dini teşkilatlanmalardır. Napolyon ve diğer ünlüleri Atatürk ile kıyaslamak da doğru değil, malum bizde Atatürk ismi yol, köprü, baraj, camiye varana kadar içeriğini kaybetmiş, istismarcıya oyuncak olmuştur.
Kitabın içinin tartışılması ayrı bir konu, “Atatürk şunu yapsaydı” başlıklı bir kitabın niçin yazılmış olabileceği üzerinde düşünmek apayrı bir konudur. Türkiye’de maalesef sui misal çoktur.
Öte yandan, söz, kitabı okuduğumda içeriğinden de bahsedeceğim.
Selamlar.
FST
Google’a Hamdi Yaylalı’yı sordum. Tüm sözcükleri doğru yazdığınızdan emin olun falan diyor. Yani Google bu sayfayı indekslediği zaman İnternet’te “Hamdi Yaylalı” ifadesini içeren tek site bu olacak. Yaşadınız Fethi Bey. Bir efsane var ve bundan bahseden tek site sizinki. Hitleriniz visitleriniz şaha kalkacak. Şuraya bi yere Adsense falan koyun paraya para demezsiniz.
Muhterem fizikçi,
Ben bu YAYLALI’nın adını “o” fabrikada çalışırken bir Devlet Sanatçısı’nın elektrik teknisyeni kardeşinden dinlemiştim. İkisi de Hakk’ın rahmetine kavuştular, ancak başka tanıklar bulunabilir diye düşünüyorum. Konu ile ciddi olarak ilgilenenlere elimden gelen yardımı yaparım.
Saygılarımla,
Murat Aygen (Endüstri Yük. Müh.)
Fethi Bey,
Aslen Beypazalı olmamakla birlikte, bu küçük şehri pek sevdiğimden mütevellit, fahri Beypazarlıyım; velakin havuç suyu içemiyorum. (vatan haini sayılır mıyım aceba?:)
Unutmadan, bahsettiğiniz şahs-ı güzideler ile tanışıklığım yoktur fekat ismi bu derece ilginç olanın cismi daha da ilginçtir herhalde; kader ağlarını örmüş ise, birgün kendileri ile müşerref oluruz. Şimdilik Eski Ankara Bağımsız Milletvekili Adayı (Ankaralı) Namık Uğurlu Beyfendinin plakları ile musıki konusunda kifaf-ı nefs eyliyoruz
Selamun Aleyküm;
Kitabı bende raflarda görmüştüm. Pazarlamanın suyuna gidilerek yazılmış olma ihitmali yüksek bir kitap. Ali Bey okudum güzel demiş. Şirket sahipleri ve yöneticileri parayı bastırıp bir çok alanda uzmanlaşmış insanlardan seminer alıyorlar. Gidip kitap alıp okumuyorlar. O kitaplar şirketi olmayanlar için, hani bir gün şirketi olur alan hazırlıklı olmalı insan. Zaten CEO dedikleri şeyde bi konferanstan en az 10 bin 20 bin dolar, euro neyse alan adamları şirkete yönetici yapmak. Atatatürk şirket yönetseydi ve yaptıkları kitap olsaydı şirket sahipleri de yöneticileride o kitabı okumazdı, okusa bile ama okuyayımda şirketimi yöneteyim demezdi.
Türkiyede de beş belki on yıldır kitaplar için işleyen bir sistem var. Öyle ya da böyle üzerinden merak toplyabileceğin bir kitap yaz, reklamı yapılsın, tüm kitapçılarda, süpermarketlerde, kırtasiyelerde, gazete ve dergilerde o kitap göz önünde olsun sen de şu kadar yazdım şu kadar sattım diye hava at. Son çıkanlar, en çok okunanalar hangi listede bunun dışında kaç tane kitap var? Ben şimdi “kraliçe karınca insan olsaydı neler neler yapardı” diye bir kitap yazsam aynı yolları izlesem sattığım kitaba kitap demem.
Küçük bir ihitmal o kitap doğru düzgün bir tez çalışmasıdır. Kitaplaştırılmıştır. O da kolayca tesbit edilebilir. Eğer öyleyse piyasada yer bulabildiği için tebrik edilir. ama kitap okunup şirket yönetilmez. Tez falan değilse zaten neden yazıldığı belli. Gelsin paralar.
Allah’a emanet olun…
sirket yonetmek memleket yonetmeye asker yonetmeye benzemez. bence batirabilirdi.