Üç Yazı

FST Ekim 7th, 2007

Hocalar blog açıyor, arkası gelir mi acep derken yazmak isteyip de zaman bulamadığım konularda yazdıkları yazıları görünce memnun oldum. Evet, belki de işin ucunda ekmekten olmak da var ama diğer yandan yük de hafiflemiş oluyor. Ha, bir de Ekonomitürk’ten Barış var. Bu arkadaşların hepsini seviyorum da, Barış beyin yeri bir başka. Birçok yazısını okuduğumda “ben de olsam aynen böyle yazardım” diyorum. Neyse yalaka olarak adlandırılmadan yazılara link vereyim:

Üst kurul bu. Bugün Ahmet’e çakar, yarın başkasına…..

Kim Haklı? Kariyer Üzerine

Keske çakan sadece RTUK olsa!

5 Responses to “Üç Yazı”

  1. Baris 08 Eki 2007 - 06:48:05

    Fethi Bey,

    Inanin sizin yazilariniz da ben de ayni hissi uyandiriyor. Tabi sizin uslup konusunda sizin elinize su dokebilmek imkansiz.

    Link icin tesekkurler.

    Baris

  2. Verdiginiz linklerden birinde yazdigim bir yorumu okuyup okumadigi belli olmaksizin, bir paragraftan yola cikarak, yepisyeni bir yazi daha dosenen ekonomiturk rumuzlu bir blogcunun sitesinde ilginc bir diyalogumuz oldu…

    Daha da ilginc olabilirdi, ya da devam edebilirdi ama olmadi.

    Kendisi, bana atfen {yazim yanlisi aynen alinmistir} “Okuyucumus sonra aklı sıra bizi köşeye sıkıştırmış ve demiş ki:” turunden cevherler doktururken iyiydi de, benzer bir uslupla cevaplandiginda kaldiramadi anlasilan ki, yazdigimi sildi.

    Silmis; fakat, sildigi yazima cevap yazmis..

    Bu yazismalara esas olan iki kapak yazisinin ayaklarinin yere degmesini saglayamam; ama cevabinin da havada kalmasina gonlum razi olmadi. O yuzden, orada silinen yazimi –belki merak eden cikar diye– buraya alintiliyorum.

    <KATKI METNI> {tipatip aynisi degildir; bu oraya yazdigimin, bende kalan taslak halidir.}

    Ben bir önceki yazıma taksicilerden tepki beklerken tepki muzmin anonim rumuzlu okuyucumuzdan gelmiş.

    Ben sizin ‘okuyucunuz’ degilim. Sadece, yazdiginiz o yaziyi okudum ve tipki buradaki yazinizda oldugu uzere, masabasinda ve yalap-sap yazilmis oldugunu dusundugumden, bazi yerlerini duzeltmek ihtiyaci duydum.

    Sizinle benim iliskim katkida bulunmak cercevesindedir. Daha fazla degil.

    Okuyucumuzun yorumunu okuyunca meseleyi biraz açmak gerektiğini düşündüm.

    Önce bir noktayı doğru olarak belirleyelim. Okurumuz demiş ki:

    Tekrar edeyim: ‘Okuyucu’ filan diyerek kendinize kastini asan mertebeler vehmetmeyin lutfen.

    Ben burada ‘okuyucu’nuz degilim. Cunku yazdiklarinizdan, malesef, –o kadar istememe ragmen– istifade edebilmis degilim.

    “Issizlik sorunu olan bir sektorde plakak kisitlamasini neden artirmak istediginizi bir daha dusunseniz nasil olur?”

    Birincisi ben taksicilik sektöründe plaka kısıtlamasını artırmak istemiyorum. Tam tersine bu kısıtlamanın kaldırılmasını savunuyorum. Yazımı tekrar okudum ama bu kadar ters bir anlam çıkarılacak bir durum görmedim. Eğer varsa bile o dediğimi unutun, ben tekrar edeyim. İnsanları A noktasından B noktasına ücreti karşılığında götürmek o kadar sofistike bir iş değil, kaldırın taksi plakası kısıtlamasını herkes bunu yapabilsin.

    Klavyeyi kapip hemen yazmaga kosulmadan once yazilanlari bir daha okusaydiniz, asagidaki paragrafi da benim yazdigimi gorecektiniz.

    Ekonomist degilim –cok sukur :P –, fakat, talebin oldugu yerde arzin kisitlanmasi halinde fiyatlarin artacagini; fiyat artisinin onune de arzin artirilmasina imkan verilerek gecilebilecegini duymustum gecenlerde yildiz falima bakan bir falcidan..

    Dolayisi ile, yulkarida alintiladiginiz paragrafimdaki ‘artirmak’ kelimesinin ‘kaldirmak’ yerine sehven yazildigini da gorebilirdiniz belki.

    Ah, acelecilik..

    Okuyucumus sonra aklı sıra bizi köşeye sıkıştırmış ve demiş ki:

    Hay bu havalar.. ‘Okuyucu’suymus..

    Vay canina.. Pek de ‘okunmaga deger’ seyler yaziyor oldugunuzu saniyorsunuz anlasilan..

    “Sadece liberalizm tanrisina sirin gorunmek ise, once bankalardan baslasak nasil olur?
    Yani, mevduat toplamak konusunda verilen su imtiyazlardan?”

    Buna hayır diyeceğimi mi sandınız? Keşke diyorum, keşke. Ama bu imtiyazlarla birlikte herkese mevduat garantisi saçmalığının da kalkması lazım. Hemfikir miyiz?

    Tabii ki ‘keske’ dersiniz.. “Akli sira” akilli olan her yeni yetme, her turlu ‘bekara kari bosama’ isine derhal evet der tabii ki..

    Bir tek akilli sizsiniz, ve bir de piyasadir degil mi?

    Birakin bankalari bir yana, dunyanin neresinde elini direksiyona atan herhangi bir sumuklunun taksi isletebildigini saniyorsunuz?

    Liberalizmin mevcut Kabe’sinde mi? NY’da mi?

    Yoksa, Medine’sinde mi? Londra da mi?

    I’ve got news for you:.. None. Nil. Nada.

    Read and investigate before you write!

    Madem bizim tutumumuz liberalizm tanrısına şirin görünmek olarak değerlendirilmiş.

    Bunu ben degil, Fethi bey yazmisti.

    Ama, dedim ya, okuma ozurlu olunca insan, yazdiklari da sallama oluyor.

    Bu ozrunuzu gordugum icin, yadirgamiyorum cok fazla.

    Ben de diyorum ki: O aptal sosyalist beyinlerinize şunu sokun artık, asla piyasadan daha akıllı olamazsınız.

    Ever heard of anthromorphism?

    O –var oldugunu umit etmekte oldugum– beyninize siz sunu duhul ettirseniz nasil olur:

    Piyasa dediginiz sey bir canli degildir.

    Olsa olsa bir sophisticated feed-back mekanizmasidir ve herzaman da saglikli isledigi tartismalidir.

    Piyasa aptal bir siz akıllısınız, kurallarla imtiyazlarla ekonomik çarkı döndürebileceğinizi, en azından değiştirebileceğinizi sanıyorsunuz. Piyasa da size ders üstüne ders veriyor, hala ama… deme derdindesiniz.

    Olmamis.

    Benim ne deme derdinde oldugumu bana sorsaniz daha iyi olurdu.

    Taksicilere bir garezim yok. Taksiciler ölsün bankalar yaşasın diye bir derdim de yok. Taksicileri bir örnek olarak verdim. Hatta bunu açık açık belirttim. Concentrated benefits, dispersed costs diye. Şu fahiş fiyatlı taksi plakalarının neyin fiyatı olduğunu düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Eğer birileri bu fiyata taksi plakası satabiliyorsa bunu birilerinin ödüyor olması gerek. Kim ödüyor, bulamadınız mı?

    Taksi plakasi piyasasi o denli likit degil. Bu bir.

    Taksi plakasi alanlarin kahir ekseriyeti, eline gecmis parayi nasil degerlendireceginden bihaber bir suru gariban. Bu iki.

    Bir sene once taksi plakasina verdigi parayi baska yerlerde degerlendirse cok daha iyi getirisi olacagindan bile haberi olmayan insanlardan bahsediyoruz. Bu uc.

    Bunlar ekonomide oyuncu bile sayilmazlar. Yastikalti yerine taksi plakasi alan tiplerden bahsediyoruz. Bu dort.

    Ayrica, oratda da bir taksi karteli filan yok. Bu bes.

    Dahasi, taksiye rakip bir suru ulasim sekli var. Fiyatlarini, dolayisi ile, taksiciler istedikleri gibi belirleyemiyorlar. Karli bir iskolu oldugunu dahi iddia edemem. Araclarini sigorta bile yaptiramiyorlar. Bu da alti.

    Dolayisi ile, olmayan bir seyleri vehmedip, bir seyler yazmissiniz.

    Konuyu ucundan kenarindan incelemeden yazmak olur da bu kadar da olmaz.

    Merak etmeyin, eğer piyasada sağılan kimseyi göremiyorsanız sağılan sizsiniz.

    Aferin.. Caktirmadan bir Amerikan lafini da tercume etmis oldunuz bu arada. Tekrar aferin..

    Simdi bakalim buradan ilerde ne gibi hikmetlerle karsilasacagiz?

    Normal piyasa koşulları çalışsa vatandaşın daha az ücretle daha iyi hizmet alacak.

    Neymis bu ‘normal piyasa kosullari’?

    Gunun yarisini bos gezen taksilerin plakalarinin satisi mi engelleniyormus?

    Yoo..

    Ama, bu sizi durdurur mu –’fikriniz gelmis’; besbelli..

    Daha fazla taksi olacağı için daha fazla taksici iş bulacak.

    Bravo. Iskembe-i kubra iyi calismis burada..

    Bir de, hazir elimiz degmisken, Ankara’ya da liman yapsak ne guzel olurdu degil mi? Hem, benim sevgili Angarali hemserilerim, taze taze tuzlu su olta baligi da yerlerdi.. Yaaa..

    Taksicilerin halen bos gezdigini bilmeden, iskembeden, istihdam dagitiyorsunuz..

    Bravo benim okuyucusu bol ekonomistime..

    Durumu daha kötü olacak olanlar sadece taksi plakası sahipleri. Yani erken gelip kuyunun başını tutanlar.

    Taaabi..

    Taksi plakasinin deger artisini da hesaba katsaniz bile, yillik kazanclari hic bir zaman o plakanin bedelinin faizine dahi yetismeyen birilerinden bahsettiginizi bilmediginiz icin, kimsenin de sizi ciddiye almayacagini umit ettiginiz icin, yazin gecin…

    N’olacak.. klavyenin kemigi mi var?..

    Bu durum sadece taksicilik sektöründe böyle değil. RTÜK’ü de aynı, BDDK’sı da SPK’sı da. Alın size öğretmenlerle ilgili ekonomix’in link verdiği yazı.

    Ben isterem hergun bir tufan gele.. ama, gelmez ve bir ‘rebel without a cause‘ olarak, bir ‘ciddiye alinmamis anarchist‘ olarak oylece ortalikta kalirim.. mi demek istediniz acaba? :)

    Nerede devlet bir işe el atmış, dengeleri bozmuş, birilerinin cebinden alıp diğerine aktarmış.

    Bu devletin gorevi midir yosa siyaset kurumunun mu?

    Siyasetin olmadigi bir yer veya zaman biliyor musunuz?

    Sizin sosyalist ve planlamacı teorileriniz kağıt üzerinde çok güzel duruyor da bir de örneğini görebilsek?

    Sosyalist ya da planlamaci oldugumu soylemedim. Ama, ben ortada bir adet dahi olsun liberal ekonomi gorebilmis degilim. Sizin bildiginiz bir cennet-i ala var mi?

    Daha açık nasıl anlatayım.

    Kolay. Size iki maddelik bir yontem oneriyorum:

    1) Yazdiklarinizi yayinlamadan once mutlaka okuyun. Aradan en az yirmidort saat gecmeden de yayinlamayin.

    2) Yazdiklariniza katkida bulunanlarin yazdiklarini da okuyun. Onlar sizin okuyucunuz filan degil; size katkida bulunmaga calisan kimseler olabilir –ve mazallah, birseyler ogrenirsiniz belki.

    </KATKI METNI>

  3. FST 09 Eki 2007 - 11:57:27

    Müzmin Bey,

    Yorumunuz nedense moderasyona takılmış, kurtardım. Liberaller aleyhine atıp tutunca site otomatik harekete geçiyor anlaşılan :)

  4. Fethi bey,

    Bunu baska bir yerde daha yazmistim: Ben atttigimi tutmam.. baskalari tutmak isterse de onlara karismam :)

    Fakat, liberaller bahsine donecek olursak..

    Gokkusagini kovalamak gibi ulvi fakat bir o kadar da anlamsiz hedef ve yontemler dile getirenlere biz eskiden liberal filan demezdik…

    Gokyuzunde geceleri parladigi icin, ‘ay tarafindan cezbedilmis’ anlaminda kullandigimiz kelimeden mulhem, ‘meczup’ derdik…

    Sabah mahmurlugunda gozunu acmis acmamis belli degilken, ‘orada duzenleme olmasin’, ‘burada otorite olmasin’, ‘beride kisitlama olmasin’ filan gibi –daha onceleri kimsenin aklina gelmemis (!)– durr-u cevher vu hikmetler serdetmege liberal olmak diyorsak, buna basta anarsistler olmak uzere, tuyu bitmedik yetimelere kadar herkes katilir –gulmekten katilir..

    Ben, bu ulkedeki liberalizme farkli bir yoldan hizmet etmek (katkida bulunmak) istiyorum.

    Fikirleri, onerileri yumusakcalar familyasina denk dusenlerin, ortulu anarsist/nihilistlerin ayirdedilmeleri veya ayaklarinin yere degmesiyle bunun saglanabilecegine yonelik umutlarim henuz kaybolmadi.

  5. FST 09 Eki 2007 - 12:22:04

    Müzmin Bey,

    Ben, bu ulkedeki liberalizme farkli bir yoldan hizmet etmek (katkida bulunmak) istiyorum.

    Kendi adıma, bu katkıları takdir ettiğimden emin olabilirsiniz, ümitsizliğe kapılmaya gerek yok.

    Öte yandan hizmetinizi devletçilik, milliyetçilik, sosyal demokratlık gibi alanlara yönelttiğinizde haberimiz olsun, belki bir ucundan tutarım.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş