<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Comments on: İlginç Bir Tez ve Eski Bir Yazı</title>
	<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/</link>
	<description>Memleket Manzaraları</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 19:52:27 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
		<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6754</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 11:35:58 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6754</guid>
		<description>Müzmin Bey,
&lt;blockquote&gt;
Simdi de, Ulgener’i bilhakkin okumus ve genel anlamda da bilgili birisi cikip, oradaki tespitlerden yola cikarak tedavi tekliflerini yazsa ne guzel olurdu&lt;/blockquote&gt;

Bunlardan biri haftaya kitabı bitirip ortaya çıkacak gibime geliyor. Beni sorarsanız, önümüz bayram, gelenek ve görenekleri icra ile meşgul olacağım, ama herhalde haftaya ben de diğerlerine katılırım. 

Yok mu bir iktisat tarihçisi şu blogu takip eden, yahu ne biçim memleketteyiz. Hay bu akademik camianın..., işi blogculara yıkıp maaş, kadro kaygısıyla yan gelip yatıyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Müzmin Bey,</p>
<blockquote><p>
Simdi de, Ulgener’i bilhakkin okumus ve genel anlamda da bilgili birisi cikip, oradaki tespitlerden yola cikarak tedavi tekliflerini yazsa ne guzel olurdu</p></blockquote>
<p>Bunlardan biri haftaya kitabı bitirip ortaya çıkacak gibime geliyor. Beni sorarsanız, önümüz bayram, gelenek ve görenekleri icra ile meşgul olacağım, ama herhalde haftaya ben de diğerlerine katılırım. </p>
<p>Yok mu bir iktisat tarihçisi şu blogu takip eden, yahu ne biçim memleketteyiz. Hay bu akademik camianın&#8230;, işi blogculara yıkıp maaş, kadro kaygısıyla yan gelip yatıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Müzmin Anonim</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6751</link>
		<dc:creator>Müzmin Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 10:40:16 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6751</guid>
		<description>Fethi bey,

Tamam, Ulgener, ilk firsatta okunacaklar listesine dahil edildi.

Tesekkur ederim. Iyi bir kaynak.

Simdi de, Ulgener'i bilhakkin okumus ve genel anlamda da bilgili birisi cikip, oradaki tespitlerden yola cikarak tedavi tekliflerini yazsa ne guzel olurdu [hint hint] :P</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fethi bey,</p>
<p>Tamam, Ulgener, ilk firsatta okunacaklar listesine dahil edildi.</p>
<p>Tesekkur ederim. Iyi bir kaynak.</p>
<p>Simdi de, Ulgener&#8217;i bilhakkin okumus ve genel anlamda da bilgili birisi cikip, oradaki tespitlerden yola cikarak tedavi tekliflerini yazsa ne guzel olurdu [hint hint] <img src='http://www.izlenimler.net/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Müzmin Anonim</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6750</link>
		<dc:creator>Müzmin Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 10:38:20 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6750</guid>
		<description>Bulenet bey,

&lt;blockquote&gt;Elbette, ama devlet aygiti, otoritesi ve kaynagi kullanmadiklari, kanunlar karsisinda ozel musamaha gormedikleri durumda bunun kendiliginden kirilmasi nispeten kolay gozukuyor bana. Ben bu cemaat islerini anlamiyorum hic, benim zmanimda bu kadar kuvvetli degildiler tabii.&lt;/blockquote&gt;

Devlet aygitini kullanmak safhasi daha sonra geliyor.

Devletin aktif mucadele ettigi safhanin bir sekilde gecilmesinin ardindan, devletin seyirci kaldigi bir safha basliyor.

Biz, benim kanaatim, bu ikinci safhanin sonlarindayiz.

Yani, sirada, devlet aygitinin kullanilmasi safhasi var. Ve, galiba, bu safha cok da uzak degil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bulenet bey,</p>
<blockquote><p>Elbette, ama devlet aygiti, otoritesi ve kaynagi kullanmadiklari, kanunlar karsisinda ozel musamaha gormedikleri durumda bunun kendiliginden kirilmasi nispeten kolay gozukuyor bana. Ben bu cemaat islerini anlamiyorum hic, benim zmanimda bu kadar kuvvetli degildiler tabii.</p></blockquote>
<p>Devlet aygitini kullanmak safhasi daha sonra geliyor.</p>
<p>Devletin aktif mucadele ettigi safhanin bir sekilde gecilmesinin ardindan, devletin seyirci kaldigi bir safha basliyor.</p>
<p>Biz, benim kanaatim, bu ikinci safhanin sonlarindayiz.</p>
<p>Yani, sirada, devlet aygitinin kullanilmasi safhasi var. Ve, galiba, bu safha cok da uzak degil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6747</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 09:58:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6747</guid>
		<description>Bu arada ben ipin ucunu biryerlerde kaçırdım herhalde, hızınıza yetişemiyorum. Mevzu başka bir yere dallanmış.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu arada ben ipin ucunu biryerlerde kaçırdım herhalde, hızınıza yetişemiyorum. Mevzu başka bir yere dallanmış.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6746</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 09:57:05 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6746</guid>
		<description>Müzmin Bey,

Ülgener bahsettiğiniz kitapta Batı ortaçağının nasıl ticari kapitalizme dönüştüğünü, buna karşılık başangıç döneminde birey odaklı bir özellik gösteren İslam dünyasının nasıl olup da bu değişmeyi gösteremediğini, bunun insanımızın iç dünyası ile ilişkisini Anadolu'daki yaygın tarikatlerin kitapları (Marifetname vs.), seyahatname ve tarih kitapları, halk ve divan şiirleri, esnaf fütüvvetnameleri vs. ile açıklamaya çalışır. Adını verdiğiniz kitabı tesadüfen geçenlerde yeniden okumuştum, ehli için çok makbul olduğunu söyleyebilirim. Kendisi ilk başta bahsettiğim durumu, yani müslümanların bir türlü ortaçağdan çıkamayışını şöyle özetliyor: 

&lt;blockquote&gt;"Batıda olduğu gibi dar ve sert kalıplarından çıkararak tekrar fertçi-liberal bir görüşe ve o sayede ticaret kapitalizmine götürüp bağlayacak olan ileri adımlar yine birçok sebeplerle daha başlangıçta duraklayıp kalmışlardır. Sonuç: Tekrar toprağa, esnaflığa, esnafça görüş ve düşünüşe, bir kelime ile ortaçağa dönüş."&lt;/blockquote&gt;

Bu minval üzere esnaflık, tasavvuf, ahilik üzerine misaller vererek ilerleyen hocaya göre Osmanlı alt tabaka insanı boyun vermeye alıştırılmış, reaksiyon veremeyen, kanaatkar, bir lokma bir hırka felsefesini benimsemiş bir adamdır.  Öte yandan kitapta üst tabaka ve bunun aşağıya bakışı da ele alınıyor. Mesela ahilere nasihatler veren fütüvvetnamelerin üst tabakaların ihtişamlı ve konforlu hayatına özenen alt tabakanın dizginlenmesi için, "bu ruh sakatlığının" tedavisi için yazıldığı vurgulanıyor. Mesela Aşık Paşa Zade'den yapılan şu alıntı ilginç:

&lt;blockquote&gt;"... Aşıkpaşazade 12. ve 13. asırdan beri tasavvufun ne yolda çığırından çıktığını anlatırken soysuzlaşma sebeplerinden bir kısmını ruhani sınıflara kadar kök salan feodal ihtiraslarda arıyordu. Bir şeyh veya mürşid etrafında toplanmalarının hakiki saiki ona göre, ekseriya mal mülk edinmek ve "beğlenmek" idi. "Şeyhimiz huruç ider biz dahi beğler oluruz" diye düşünen ve avunanların, hatta sonunda umduklarını bulanların sayısı gerçekten az değildi

Kılur namaz ider niyaz hakka
Varur beğ kapusuna hem timar umar&lt;/blockquote&gt;

Hasılı kitap 200 sayfa boyunca bu konular ele alır, okuması gayet hoş, üstünde durduğu noktalar ilgi çekicidir. Müsadere, esnafın zaman zaman başkaldırması gibi konularda da hoş örnekler var. Kitabın en azından bugün rastlamadığımız kadar özgün olduğunu söyleyebilirim. Prof. Ülgener'in müridi diyebileceğimiz öğrencisi İktisat Tarihi profesörü Prof. Ahmet Güner Sayar'ın da bu konuda epey çalışması var.

Tabii bunlar konumuzla ne kadar ilgili bilemem ama bir yerlerden ucundan tutulabilir.

Ek: Bu arada kitapta Osmanlı insanının madde ve paraya bakışı üzerine ilgimi çeken bir örneği aktarmak isterim, Sabri bey Şeyh Galib'in Halis Ahmet Dede adlı tarikat erinin vefatına düştüğü tarihi şöyle açıklar (s.47):

&lt;blockquote&gt;"...Saf (halis) sikkenin boyuna tedavülden kaçırıldığını göre göre hadiseye nasıl bir alışkanlık peyda etmiş olmalıdır ki Dede'nin elden çıkarılışını dahi şair zeki ve zarif bir kelime oyunu ile aynı imaja getirip bağlamıştı:

"Nakd-i halis gibi Ahmed Dede çıktı elden"&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Müzmin Bey,</p>
<p>Ülgener bahsettiğiniz kitapta Batı ortaçağının nasıl ticari kapitalizme dönüştüğünü, buna karşılık başangıç döneminde birey odaklı bir özellik gösteren İslam dünyasının nasıl olup da bu değişmeyi gösteremediğini, bunun insanımızın iç dünyası ile ilişkisini Anadolu&#8217;daki yaygın tarikatlerin kitapları (Marifetname vs.), seyahatname ve tarih kitapları, halk ve divan şiirleri, esnaf fütüvvetnameleri vs. ile açıklamaya çalışır. Adını verdiğiniz kitabı tesadüfen geçenlerde yeniden okumuştum, ehli için çok makbul olduğunu söyleyebilirim. Kendisi ilk başta bahsettiğim durumu, yani müslümanların bir türlü ortaçağdan çıkamayışını şöyle özetliyor: </p>
<blockquote><p>&#8220;Batıda olduğu gibi dar ve sert kalıplarından çıkararak tekrar fertçi-liberal bir görüşe ve o sayede ticaret kapitalizmine götürüp bağlayacak olan ileri adımlar yine birçok sebeplerle daha başlangıçta duraklayıp kalmışlardır. Sonuç: Tekrar toprağa, esnaflığa, esnafça görüş ve düşünüşe, bir kelime ile ortaçağa dönüş.&#8221;</p></blockquote>
<p>Bu minval üzere esnaflık, tasavvuf, ahilik üzerine misaller vererek ilerleyen hocaya göre Osmanlı alt tabaka insanı boyun vermeye alıştırılmış, reaksiyon veremeyen, kanaatkar, bir lokma bir hırka felsefesini benimsemiş bir adamdır.  Öte yandan kitapta üst tabaka ve bunun aşağıya bakışı da ele alınıyor. Mesela ahilere nasihatler veren fütüvvetnamelerin üst tabakaların ihtişamlı ve konforlu hayatına özenen alt tabakanın dizginlenmesi için, &#8220;bu ruh sakatlığının&#8221; tedavisi için yazıldığı vurgulanıyor. Mesela Aşık Paşa Zade&#8217;den yapılan şu alıntı ilginç:</p>
<blockquote><p>&#8220;&#8230; Aşıkpaşazade 12. ve 13. asırdan beri tasavvufun ne yolda çığırından çıktığını anlatırken soysuzlaşma sebeplerinden bir kısmını ruhani sınıflara kadar kök salan feodal ihtiraslarda arıyordu. Bir şeyh veya mürşid etrafında toplanmalarının hakiki saiki ona göre, ekseriya mal mülk edinmek ve &#8220;beğlenmek&#8221; idi. &#8220;Şeyhimiz huruç ider biz dahi beğler oluruz&#8221; diye düşünen ve avunanların, hatta sonunda umduklarını bulanların sayısı gerçekten az değildi</p>
<p>Kılur namaz ider niyaz hakka<br />
Varur beğ kapusuna hem timar umar</p></blockquote>
<p>Hasılı kitap 200 sayfa boyunca bu konular ele alır, okuması gayet hoş, üstünde durduğu noktalar ilgi çekicidir. Müsadere, esnafın zaman zaman başkaldırması gibi konularda da hoş örnekler var. Kitabın en azından bugün rastlamadığımız kadar özgün olduğunu söyleyebilirim. Prof. Ülgener&#8217;in müridi diyebileceğimiz öğrencisi İktisat Tarihi profesörü Prof. Ahmet Güner Sayar&#8217;ın da bu konuda epey çalışması var.</p>
<p>Tabii bunlar konumuzla ne kadar ilgili bilemem ama bir yerlerden ucundan tutulabilir.</p>
<p>Ek: Bu arada kitapta Osmanlı insanının madde ve paraya bakışı üzerine ilgimi çeken bir örneği aktarmak isterim, Sabri bey Şeyh Galib&#8217;in Halis Ahmet Dede adlı tarikat erinin vefatına düştüğü tarihi şöyle açıklar (s.47):</p>
<blockquote><p>&#8220;&#8230;Saf (halis) sikkenin boyuna tedavülden kaçırıldığını göre göre hadiseye nasıl bir alışkanlık peyda etmiş olmalıdır ki Dede&#8217;nin elden çıkarılışını dahi şair zeki ve zarif bir kelime oyunu ile aynı imaja getirip bağlamıştı:</p>
<p>&#8220;Nakd-i halis gibi Ahmed Dede çıktı elden&#8221;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Bulent Murtezaoglu</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6745</link>
		<dc:creator>Bulent Murtezaoglu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 09:50:30 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6745</guid>
		<description>Muzmin bey, 

&lt;i&gt;Dunyada en onemli seyin mulkiyetin kime ait oldugu ya da mulkiyetin nasil tasarruf edilmesi gerektigini sanan (ve boyle dusunenlerin en moderni bence gectigimiz asirda kalmis olan) liberallerimizin hala daha farkinda olmadigi temel bir sey bu bence.

Mulkiyettyen cok daha onemli bilginin kimin tekelinde ya da tasarrufunda oldugu.&lt;/i&gt;

'Liberal' diye kime dediginize bagli.  Bu konudan, ustelik muesses duzen tarafindan mulkiyet aleyhtari ilan edilebilecek sekilde[1], 'bilgi'nin mulkiyete tabi olmasini inceleyen ve daha onemlisi bunu ozgurlukcu durtulerle yapan cok insan var (burada da var).   Ben liberalizmin burada arzu edilen, kabul edilebilir, veya buranin derdine deva birsey oldugundan emin degilim (oyledir diyene de detaylarda eziyet etmekte sizin yukunuzu biraz hefifiletebilirim belki), ama cahil/kotu niyetli vs. soytarilarla doktrinlerden biraz haberdar olanlari ayirmak da lazim herhalde.  

&lt;i&gt;Devletten cok daha dar bir cevre (mahalle?) olabildiklerinden dolayi, muntesiplerinin hemen hemen herseyini cok daha iyi kontrol altinda tutabiliyorlar. Bu kontrole de, muntesiplerinin fikirsel gida edinim sekilleri, icerigi vb de dahil.

Baska bir deyisle, muntesiplerinin beyinlerini dumura ugratiyorlar.&lt;/i&gt;

Elbette, ama devlet aygiti, otoritesi ve kaynagi kullanmadiklari, kanunlar karsisinda ozel musamaha gormedikleri durumda bunun kendiliginden kirilmasi nispeten kolay gozukuyor bana.   Ben bu cemaat islerini anlamiyorum hic, benim zmanimda bu kadar kuvvetli degildiler tabii.   

[1] Buralar senlenmeden evvel dolastigim bir yerde "three bllind mice" rumuzlu ve buyuk ihtimalle meslegi propaganda olan bir gurupla dalasmistim.   Ilgilenenler, ustelik yukarida isaret ettigim sekilde 'sol' etiketini uzerine olan bir blog girdisinin altindaki yorumlara bakabilir:

http://lessig.org/blog/2004/02/the_tyranny_of_labels.html</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muzmin bey, </p>
<p><i>Dunyada en onemli seyin mulkiyetin kime ait oldugu ya da mulkiyetin nasil tasarruf edilmesi gerektigini sanan (ve boyle dusunenlerin en moderni bence gectigimiz asirda kalmis olan) liberallerimizin hala daha farkinda olmadigi temel bir sey bu bence.</p>
<p>Mulkiyettyen cok daha onemli bilginin kimin tekelinde ya da tasarrufunda oldugu.</i></p>
<p>&#8216;Liberal&#8217; diye kime dediginize bagli.  Bu konudan, ustelik muesses duzen tarafindan mulkiyet aleyhtari ilan edilebilecek sekilde[1], &#8216;bilgi&#8217;nin mulkiyete tabi olmasini inceleyen ve daha onemlisi bunu ozgurlukcu durtulerle yapan cok insan var (burada da var).   Ben liberalizmin burada arzu edilen, kabul edilebilir, veya buranin derdine deva birsey oldugundan emin degilim (oyledir diyene de detaylarda eziyet etmekte sizin yukunuzu biraz hefifiletebilirim belki), ama cahil/kotu niyetli vs. soytarilarla doktrinlerden biraz haberdar olanlari ayirmak da lazim herhalde.  </p>
<p><i>Devletten cok daha dar bir cevre (mahalle?) olabildiklerinden dolayi, muntesiplerinin hemen hemen herseyini cok daha iyi kontrol altinda tutabiliyorlar. Bu kontrole de, muntesiplerinin fikirsel gida edinim sekilleri, icerigi vb de dahil.</p>
<p>Baska bir deyisle, muntesiplerinin beyinlerini dumura ugratiyorlar.</i></p>
<p>Elbette, ama devlet aygiti, otoritesi ve kaynagi kullanmadiklari, kanunlar karsisinda ozel musamaha gormedikleri durumda bunun kendiliginden kirilmasi nispeten kolay gozukuyor bana.   Ben bu cemaat islerini anlamiyorum hic, benim zmanimda bu kadar kuvvetli degildiler tabii.   </p>
<p>[1] Buralar senlenmeden evvel dolastigim bir yerde &#8220;three bllind mice&#8221; rumuzlu ve buyuk ihtimalle meslegi propaganda olan bir gurupla dalasmistim.   Ilgilenenler, ustelik yukarida isaret ettigim sekilde &#8217;sol&#8217; etiketini uzerine olan bir blog girdisinin altindaki yorumlara bakabilir:</p>
<p><a href="http://lessig.org/blog/2004/02/the_tyranny_of_labels.html" rel="nofollow">http://lessig.org/blog/2004/02/the_tyranny_of_labels.html</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Müzmin Anonim</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6742</link>
		<dc:creator>Müzmin Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 09:06:07 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6742</guid>
		<description>Bulenet bey,

Sizin soylediklerinize devamla bir iki sey daha 'bence' tonuyla eklemek istiyorum:

Ben, cemaatlere agirlikli olarak bu yuzden hic sicak bakmiyorum. Su yuzden:

Devletten cok daha dar bir cevre (mahalle?) olabildiklerinden dolayi, muntesiplerinin hemen hemen herseyini cok daha iyi kontrol altinda tutabiliyorlar. Bu kontrole de, muntesiplerinin fikirsel gida edinim sekilleri, icerigi vb de dahil.

Baska bir deyisle, muntesiplerinin beyinlerini dumura ugratiyorlar.

Muntesiplerinin bu dumura ugratilmisliginin cemaatlere (liderlerine veya cekirdek kadrosuna) efektif cok faydalari var: Ayni frekansa (rezonansa) sokulan cok sayidaki birey, cemaatlere siyasi veya fiili guc bah$ediyor. Dolayisi ile, daha genis kitleleri dumura ugratiyorlar.

Kisacasi, bilginin yayilmasini, paylasilmasini, artirilmasini, cesitlendirilmesini --hulasa-i kelam, zenginlesmemizi-- engelleyici rol oynuyorlar...

Dunyada en onemli seyin mulkiyetin kime ait oldugu ya da mulkiyetin nasil tasarruf edilmesi gerektigini sanan (ve boyle dusunenlerin en moderni bence gectigimiz asirda kalmis olan) liberallerimizin hala daha farkinda olmadigi temel bir sey bu bence.

Mulkiyettyen cok daha onemli bilginin kimin tekelinde ya da tasarrufunda oldugu..

Bilgiyi serbest kilarsaniz, ne ceberrut devlet, ne orumcek kafalilardan mutesekkil cemaatler, ne de silahla sizi bir yerlere sevkedecek zinde kuvvetler onemli tehdit olabilir.

Ama, nedeyim ki, liberallerimizin akillari sadece ve sadece satip savip 'serbest' (!) kalmaga saplanmis..

Bu durumda, onlar da benim acimdan bir cemaat oluyorlar.. Baska orumcek kafalilar yani..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bulenet bey,</p>
<p>Sizin soylediklerinize devamla bir iki sey daha &#8216;bence&#8217; tonuyla eklemek istiyorum:</p>
<p>Ben, cemaatlere agirlikli olarak bu yuzden hic sicak bakmiyorum. Su yuzden:</p>
<p>Devletten cok daha dar bir cevre (mahalle?) olabildiklerinden dolayi, muntesiplerinin hemen hemen herseyini cok daha iyi kontrol altinda tutabiliyorlar. Bu kontrole de, muntesiplerinin fikirsel gida edinim sekilleri, icerigi vb de dahil.</p>
<p>Baska bir deyisle, muntesiplerinin beyinlerini dumura ugratiyorlar.</p>
<p>Muntesiplerinin bu dumura ugratilmisliginin cemaatlere (liderlerine veya cekirdek kadrosuna) efektif cok faydalari var: Ayni frekansa (rezonansa) sokulan cok sayidaki birey, cemaatlere siyasi veya fiili guc bah$ediyor. Dolayisi ile, daha genis kitleleri dumura ugratiyorlar.</p>
<p>Kisacasi, bilginin yayilmasini, paylasilmasini, artirilmasini, cesitlendirilmesini &#8211;hulasa-i kelam, zenginlesmemizi&#8211; engelleyici rol oynuyorlar&#8230;</p>
<p>Dunyada en onemli seyin mulkiyetin kime ait oldugu ya da mulkiyetin nasil tasarruf edilmesi gerektigini sanan (ve boyle dusunenlerin en moderni bence gectigimiz asirda kalmis olan) liberallerimizin hala daha farkinda olmadigi temel bir sey bu bence.</p>
<p>Mulkiyettyen cok daha onemli bilginin kimin tekelinde ya da tasarrufunda oldugu..</p>
<p>Bilgiyi serbest kilarsaniz, ne ceberrut devlet, ne orumcek kafalilardan mutesekkil cemaatler, ne de silahla sizi bir yerlere sevkedecek zinde kuvvetler onemli tehdit olabilir.</p>
<p>Ama, nedeyim ki, liberallerimizin akillari sadece ve sadece satip savip &#8217;serbest&#8217; (!) kalmaga saplanmis..</p>
<p>Bu durumda, onlar da benim acimdan bir cemaat oluyorlar.. Baska orumcek kafalilar yani..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Bulent Murtezaoglu</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6737</link>
		<dc:creator>Bulent Murtezaoglu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 08:13:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6737</guid>
		<description>Muzmin bey, 

Bir de sunu gozardi etmemek lazim belki, su noktadan sonra eger kuresellesme ve nete birsey olmazsa bazi isler tarihteki akislarindan cok farkli bir mecraya ozel bir gayret sarfedilmeden girebilir.  Eskiden iste gordugunuz gibi bilim adamlarinin 'getirilmeleri' gerekiyordu bizim cocuklarin onlarla etkilesimde bulunmalari icin, kutuphaneye kitabin 'getirilmesi' ayni sekilde.  Bu getiricilerin ufku ve capi yeni neslin ufku ve capini sInIrliyordu.   Artik oyle degil ki?   Bu insanlarin ulasilir olmasi, (sanal da olsa) onlarla ayni ortamlarda bulunulmasi, bilgiye ulasim filan 'getirici makam' gerektirmiyor gittikce artan sekilde.   

Tabii 'biz' birsey yapmadik bunun hallolmasi icin ama hallolamayan problem 'onlar'in cabalarinin sonuclarini iser istemez paylasmalari ve (hatta ekonomik acilma baglaminda) dayatmalari ile kendiliginden ortadan kalkmak yoluna girdi.  Bu paylasma isini de hafife almamak lazim, su anda bile ABD'de uretilip netten ulasilan bilgi/arsiv/hizmet bir anda oranin sinirlariyla kisitlansa, dunyanin diger yerlerinde (en azindan benim gibi) insanlarin hayat standardi ne kadar duser?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muzmin bey, </p>
<p>Bir de sunu gozardi etmemek lazim belki, su noktadan sonra eger kuresellesme ve nete birsey olmazsa bazi isler tarihteki akislarindan cok farkli bir mecraya ozel bir gayret sarfedilmeden girebilir.  Eskiden iste gordugunuz gibi bilim adamlarinin &#8216;getirilmeleri&#8217; gerekiyordu bizim cocuklarin onlarla etkilesimde bulunmalari icin, kutuphaneye kitabin &#8216;getirilmesi&#8217; ayni sekilde.  Bu getiricilerin ufku ve capi yeni neslin ufku ve capini sInIrliyordu.   Artik oyle degil ki?   Bu insanlarin ulasilir olmasi, (sanal da olsa) onlarla ayni ortamlarda bulunulmasi, bilgiye ulasim filan &#8216;getirici makam&#8217; gerektirmiyor gittikce artan sekilde.   </p>
<p>Tabii &#8216;biz&#8217; birsey yapmadik bunun hallolmasi icin ama hallolamayan problem &#8216;onlar&#8217;in cabalarinin sonuclarini iser istemez paylasmalari ve (hatta ekonomik acilma baglaminda) dayatmalari ile kendiliginden ortadan kalkmak yoluna girdi.  Bu paylasma isini de hafife almamak lazim, su anda bile ABD&#8217;de uretilip netten ulasilan bilgi/arsiv/hizmet bir anda oranin sinirlariyla kisitlansa, dunyanin diger yerlerinde (en azindan benim gibi) insanlarin hayat standardi ne kadar duser?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Müzmin Anonim</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6732</link>
		<dc:creator>Müzmin Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 06:58:23 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6732</guid>
		<description>Fethi bey, 

Dar ul Funun vb gibi orneklerden maada, Bulent beyin verdigi ornekte oldugu sekilde, eller uzerinde getirilen bilim adamlarinin neden kusturulup gonderildigine bakmak belki daha faydali olur --bence.

Yani, niyetlerin de uzerinde olan, baslangictaki iyi niyetlerin dahi ustesinden gelen bir dinamik varmis gibi gorunuyor.. Bu sizce nedir?

[Yok yok. Bunun cevabi, oyle hemen, 'basiretsiz siyasetciler' filan olamaz. Daha derin bir sey olmak zorunda bence.]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fethi bey, </p>
<p>Dar ul Funun vb gibi orneklerden maada, Bulent beyin verdigi ornekte oldugu sekilde, eller uzerinde getirilen bilim adamlarinin neden kusturulup gonderildigine bakmak belki daha faydali olur &#8211;bence.</p>
<p>Yani, niyetlerin de uzerinde olan, baslangictaki iyi niyetlerin dahi ustesinden gelen bir dinamik varmis gibi gorunuyor.. Bu sizce nedir?</p>
<p>[Yok yok. Bunun cevabi, oyle hemen, &#8216;basiretsiz siyasetciler&#8217; filan olamaz. Daha derin bir sey olmak zorunda bence.]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Müzmin Anonim</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6731</link>
		<dc:creator>Müzmin Anonim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 06:52:03 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/10/09/ilginc-bir-tez-ve-eski-bir-yazi/#comment-6731</guid>
		<description>Bulent bey,

&lt;blockquote&gt;[...] ‘yoksullara inme’yi ‘yoksullara ulasan, onlarla ilgilenen’ manasinda kullanmis gibi geldi bana, ‘vahiy’ manasinda degil.&lt;/blockquote&gt;

Dogru. ben sosyolojik anlamda muhatap olunan/alinan kitle/sinif/zumre/katman anlaminda soylemistim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bulent bey,</p>
<blockquote><p>[&#8230;] ‘yoksullara inme’yi ‘yoksullara ulasan, onlarla ilgilenen’ manasinda kullanmis gibi geldi bana, ‘vahiy’ manasinda degil.</p></blockquote>
<p>Dogru. ben sosyolojik anlamda muhatap olunan/alinan kitle/sinif/zumre/katman anlaminda soylemistim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
