Oyun mu oynuyoruz

FST Ekim 23rd, 2007

350 genç kızımız askere alınmak için şubeye başvurmuş. Levent Kırca da “Gerekirse bu yaşta elime silah alıp yeniden askere gidebilirim” demiş. Tepkileri bir yere kadar anlamak mümkün ama işin tadını kaçırmamak lazım. Sazlı sözlü eğlenceleri kesmek, şehitlerin hatırasına saygı duymak hepimizin vazifesi, kalabalık gruplarca sessiz protesto yürüyüşleri de anlaşılabilir. Ama, millet oradaki askerle dalga mı geçiyor, erat ve subayların canı burnunda bunlar şık elbiseler içinde kuyuruğa girmiş laf olsun diye asker yazılacağız diyorlar.

Asker olmayacağınızı bildiğiniz için, şov olsun diye bu işi yapmıyorsanız, sıkıysa birer otobüs tutun Hakkari yoluna düşün, orada sivil gönüllü olarak çarpışın. Kuzey Irak’a girmeye pek hevesli olanları tutan yok, devletten gizli, hatta el altından destek alarak gitmenize engel olan mı var? Türk askerinin sayı ve techizat yönünden bir eksiği mi var ki millet askere yazılmak için sıraya giriyor? Oyun mu oynanıyor burada, hayret bir vakıa. Ortalıkta bir de uzman ordusu var, kimi dağın taşın jeolojisini anlatıyor, kimi genelkurmaya akıllar veriyor. Azıcık aklın varsa git bir baltaya sap ol, Genelkurmayın senin aklına ihtiyacı olsa çağırır sorar zaten. Ne yalaka medyaymış be, adamı deli ederler.

Dün bir gazetede emekli diplomatın “teröristler biz oraları bombalarken saz çalıp eğleniyorlar” dediğini okudum. Muhtemelen bu tür gelip geçici eylemlere de gülüyorlardır. Aklı başında insanlar medyanın istismar ettiği şehit cenazelerinin PKK ekmeğine yağ sürdüğünü söylüyorlar. Özellikle bizzat genelkurmay başkanı “lütfen bu görüntüleri televizyona aksettirmeyin, düşmanı sevindirmeyin” dediği halde televizyonlar acılı ailelerin dramından rant toplamaya, insanları kışkırtmaya çalışıyorlar.

Nedense bir protestonun suyunu çıkarmayı biliriz, devlet erkanından ortalama vatandaşa kadar herkes senelerdir aynı tekerlemeleri söylemeyi, nutuk ve sloganları atmayı protesto zannediyor, artık kulaklarımız bunu dikkate bile almaz hale geldi. Bu işlerde icraat lazım, teröriste kendi silahıyla karşı konurken, sokaktaki vatandaşın derdine de kulak vermek gerekir. Aslında hem asker hem de sivil yetkililer bu işlerde epey mesafe de aldı, belki de PKK’nın korktuğu da bu olumlu gelişmeler. Diğer taraftan gaza gelinerek yapılan protestolar giderek şu şiirdeki bildiri yayınlamalar gibi anlamsızlaşıyor. Benden söylemesi.

Haberler Bülteni

Bizim köyde üç beş çocuk
Bir bildiri yayınladı
Arkasından büyük küçük
Bir bildiri yayınladı

Bildiriler oldu moda
Bol bol okunur radyoda
Solak uysal var ya o da
Bir bildiri yayınladı

Dediler ki olmaz bu iş
Hatalıdır sağdan gidiş
Heybetlendi sağır İbiş
Bir bildiri yayınladı

Odun, tezek, gübre, saman
Kızdılar aman da aman
Hepsi birden dün bu zaman
Bir bildiri yayınladı

Ne kilim koydu ne hasır
Her tutumda buldu kusur
Kiralanmış kirli nasır
Bir bildiri yayınladı

Reformlardan etti sözü
Kabuğa mimledi özü
Satılmışın döndü gözü
Bir bildiri yayınladı

Soba, mangal, çömlek, çanak
Kızılları karasinek
Tek boynuzlu uyuz inek
Bir bildiri yayınladı

Kırk yıllık hırsız kediler
Asar keseriz dediler
İkiler, dörtler, yediler
Bir bildiri yayınladı

Sağa çatan, sola çatan
Nutuk çekip göbek atan
Arsız Agop, köksüz Vartan
Bir bildiri yayınladı

Yorum

Kıymet vermeyin merete
Kökünden bozuk TRT
Selam kahraman Mehmete
Bir bildiri yayınladı

Hırsız kedi sofra sürür
İtler ürür kervan yürür
Karakoç’um gümbür gümbür
Bir bildiri yayınladı

Abdurrahim Karakoç

11 Responses to “Oyun mu oynuyoruz”

  1. Baris 23 Eki 2007 - 11:23:13

    FST Bey,

    Izninizle bu yaziniza link verdim. Ama link verdigim yazi biraz “hassas” oldugu icin linki kaldirmami isterseniz lutfen haber verin.

    Selamlar
    Baris
    Ekonomi Turk

  2. FST 23 Eki 2007 - 11:31:36

    Merhaba Barış,

    Lafı mı olur, hamam giren terler demişler.

    Selamlar.

  3. vadininbozkurdu 23 Eki 2007 - 14:48:15

    yeri burası değil belki ama ilginç ve hatta vahim bulduğum için yazayım :

    http://www.milliyet.com.tr/2007/10/23/son/sontur11.asp

    “…”Subay kızı olduğun için bununla mücadeleyi babana soracaksın. O da askeri boyutunu anlatacak ‘Niye böyle oluyor’ diye. Biz işin siyasi ve diplomatik boyutuyla uğraşıyoruz.”

    biliyorsunuz orduda bayan subaylar da var , şöyle deseydi nolurdu acaba

    “…Subay kızı olduğun için bununla mücadeleyi ANANA soracaksın ”

    ilginç/komik kısmı geçelim ve vahim kısma gelelim

    “biz işin siyasi ve diplomatik boyutuyla uğraşıyoruz”

    vay be , demek askeri başarısızlıklarda sizin bir suçunuz yok ! ,

    At sahibine göre kişner diye bir söz var ama sayın başbakan atlarla arası pek iyi değil

    saldım çayıra mevlam kayıra……

    Ahmet hakan’ın bir yazısında geçiyordu , ( kıl adam ama bu konuda haklı )

    Hillary Clinton’dan bahsediyor sayın başbakan ” biz kendisinin BEY’i ilede…”

    boyu uzun ,eh yakışıklı da sayılır,güneş gözlüklü halini de seviyorum, bir de az konuşsa başbakanın karizması çok daha sağlam olacak kanaatindeyim ……..

  4. Bulent Murtezaoglu 23 Eki 2007 - 16:24:15

    Fethi bey,

    Asker olmayacağınızı bildiğiniz için, şov olsun diye bu işi yapmıyorsanız, sıkıysa birer otobüs tutun Hakkari yoluna düşün, orada sivil gönüllü olarak çarpışın.

    Insanlarin, hele Hakkari sartlarini yasamamislarsa, bundan korkmak gibi bir derdi yok burada pek. Kirca’nin neslinden dindar veya ateist, milliyetci veya enternasyonalist binlerce insan ne olmadik tehlikeleri yaratti ve kendilerini maruz birakti hatirlarsiniz. Isin fena tarafi yapmayacagi seyi yapacakmis gibi yapmak degil, akl-i selimini kullanmasi beklenen insanlarin — belki de gayet samimi sekilde — siddetin parcasi olmayi arzulamalari. Tehlike korkaklikta veya samimiyetsizlikte degil, tehlike suratle organize siddete donebilecek bir havadan etkilenip o corbada tuzu olsun istemekte. (Hzhubble bey Kirca linkini verirken ona isaret etmisti zaten dunku yorumunda yanlis anlamadiysam.)

    Mesela ‘gidin oraya tas tas ustune koyun’ yahut ‘oraya yatirim yapin’ veya artik neyse bir tavsiyede bulunulsa ve onu diyenin IMKB’de hokkabazlik yapip Istanbul’dan baska yerde calismak istemedigi ortaya ciksa inanirim. Bu oteki oyle degil, insanlarin en azindan o an icin samimi konusuyor olmalari, ve ‘eh haydi oyleyse’ denince pek kivirtmayacaklari kuvvetle muhtemel. ‘SIkIyorsa yap’ denip de geri bastirtilan turden insanlar degiliz biz. En azindan bana oyle gozukmuyor insanlarin davranislari.

  5. FST 23 Eki 2007 - 17:02:00

    Bülent Bey,

    Hzhubble bey Kirca linkini verirken ona isaret etmisti zaten dunku yorumunda yanlis anlamadiysam.

    Evet, ben konuyu başka açıdan ele aldım, Serhan bey farklı amaçla linki vermişti.

    ‘SIkIyorsa yap’ denip de geri bastirtilan turden insanlar degiliz biz. En azindan bana oyle gozukmuyor insanlarin davranislari.

    Belki ama askere yazılmalarına gerek yok ki, yasalar buna zaten uygun değil, laf olsun diye iş yapacaklarına teşkilatlansınlar, askerin bulamadığı mağaraları filan keşfedip hemen imha etsinler demeye getiriyorum.

    Tabii o yazıyı yazdığım sırada biraz asabım bozuk da olabilir.Kaldı ki bunlar milis yazılsa ne olacak, boşa kendilerini öldürtürler hatta askerin ayağına dolanıp işi de zorlaştırırlar.

    Sıkıyorsa geri basma konusunda “yiğitliğin onda dokuzu kaçmak, biri hiç görünmemek” düsturuna dikkat çekerim. Tabii burada durum daha ziyade bir galeyan hali ama ilk anda otobüse atlayanlar iki gün sonra Hakkari’ye vardığında durum orada değişip dönüş bileti arayışına girebilirler.

  6. VadininKangalı 23 Eki 2007 - 17:08:54

    “biz işin siyasi ve diplomatik boyutuyla uğraşıyoruz”

    vay be , demek askeri başarısızlıklarda sizin bir suçunuz yok !”

    Adam gerçekçi o açıdan bakmak lazım. Başbakan orduyla ilişkilerde tam inisiyatif sahibi değil,bunu bilmek zor olmasa gerek. Sözünün geçmediği bir alan ve kurum askerlik.

  7. Tam dün de bu konuya parmak basayım, bu yükselen militarizmin nasıl bir rant söylemine dönüştüğünü göstereyim derken, bugün akşam haberlerde Banu Alkan’ı da “hamasi” şeyler söyleyip, havuz kenarında böyle ‘degajeme degajeme’ şeklinde demeç verdiğini gördüm.

    İşte burası zurnanın çalacak nota bulamadığı için zırt dediği yerdir.

  8. Bulent Murtezaoglu 23 Eki 2007 - 21:34:00

    Hzhubble bey, (Fethi bey de dolayli olarak)

    Tam dün de bu konuya parmak basayım, bu yükselen militarizmin nasıl bir rant söylemine dönüştüğünü göstereyim derken…

    Anliyorum dediginizi ama bu insanlarin samimi olmalarini tercih edermisiz gibi bir havada soylenmesi, ozellikle cogunun samimi olma ihtimali goz onune alindiginda problemin derinligini de gostermiyor mi bize? Bunu bazi diger cekismelerde de gormuyor muyuz? Kim olur vatan icin, kimin dedesi olmustur diye laflar edilirken kullanilan ve icesellestirdigimiz ‘haa oyleyse mubarektir’ mekanizmasi cok mu farkli? Bunu biraz acayim. Pasifistlik veya siddet karsitligi iyidir demek icin yazmiyorum bunu, siddetin ve militarizmin ne suratle akillara geldiginin ve ‘hayir’ demeye getirirken de ‘aslinda samimi degilsin’den hareket etmenin ‘ha gidip hakikaten vurusacaksan mesele yok’ demekten pek farki olmadigina isaret etmek icin gayret ediyorum. Yanlis bir tarafindan mi bakiyorum, yanlis mi goruyorum acaba?

  9. Bulent Murtezaoglu 23 Eki 2007 - 21:35:03

    Hzhubble bey,

    İşte burası zurnanın çalacak nota bulamadığı için zırt dediği yerdir.

    Yukarkini yazarken bunu gormemis degildim. Yani benim dedigimin tersini diyorsunuz demek degildi gayem.

  10. Ben bu işlerin son yirmi yıldır -hayatımızda son yirmi yıldır değişen bir çok şey gibi- değişmesi gerektiğini, eski pavyon kokulu millete yaranma estetiğinin pek bir halta yaramadığını, Fethi Bey’in de söylediği gibi “madem yardım etmek istiyorlarsa, bunun için sivil bazı yöntemler” geliştirmeleri gerektiğini, halkımızın popülizmden canının çok yandığını demek istiyorum. “Sıkıyorsa gidip dövüşsün” de demiyorum, bu işi yapabilecek profesyonel kişiler/birimler olması gerektiğini, bunun hamasî birtakım gevelemelerle dile getirilmesinin bile çok zor olması gerektiğini söylüyorum, o kadar.

    Artı, militarist bir dile angaje olmak, ondan sonra da müstahkem kentlerde “özgür” kişiler olarak hayatımıza devam etmek büyük bir çelişkidir bunu söylemek istiyorum.

  11. vadininbozkurdu 24 Eki 2007 - 08:01:59

    vadininkangalı ;

    onun farkındayım da , sular bugünkünden çok daha sakinken bu konuda birşeyler yapmalıydılar , kontrolsüz güç peşinden hükümeti de sürüklüyor , ne de olsa onların kırıp döktüklerinin faturasını ödeyecek siviller var anlayışı , şemdinli gibi görece lokal bir olayda bile ağırlık konamadı bugün olay uluslarası boyuta geldi ,

    afganistandan asker çekmek gibi basit ve tehlikesiz bir tepki bile göstermeden amerikaya kafa tutmaktan bahsedenler var , haburu kapatmadan kuzey ırak’a savaş açanlar var ……

    en son söylenecek laf en başta söyleniyorsa , bunun tek bir anlamı var konuşmayı-düşünmeyi-sorgulamayı engelleme ,

    hükümet darbeden , krizden , medyadan korkuyor diye dolmuşa binip memleketi maceraya sürüklemesine anlayış gösteremeyeceğim

    direniyorlar farkındayım da çok pısırıkça , %47 seçim + %69 referandum , al sana siyasi güç , medyada basit çağrışımlarla vakit kaybetmemeliler

    babalanmayı generallere karşı yapmalılar , hiç kusura bakmasınlar ama açarsın bir komisyon “sınır güvenliği inceleme komisyonu” falan , hem askerler oyalanır , hemde meclis işini yapmış olur “denetleme işi” ,

    bazı şeyleri denemekten korkmamak lazım , Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olur mu olmaz mı ? deneyene kadar bundan emin miydik ? ama oldu ………

    orduya hakimiyet noktasında da hükümet/meclis denemekten çekinmemeli ,

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş