Blogcu ve Maddiyat
FST Ekim 28th, 2007
Bugün Derinsular sitesinde bir yazı gördüm. Serdar Bey kendisini “yazacağım dediğin yazı nerde kaldı” şeklinde azarlayan bir okurundan söz ederek, parasını mı verdin de yazının hesabını soruyorsun diye şaka yollu düşündüğünü ifade ediyor. Kendisi daha sonra Amazon.com’dan bir istek listesi oluşturduğunu, istekte bulunacaklara ancak bu listeden kendisine bir hediye yahut hediyeler göndermiş olmanıza göre cevap vereceğini söylüyor.
Ben bunu görünce biraz düşündüm. 3 senedir burada yazıyorum, birkaç defa tamamen yazmayı bırakma noktasına geldim, sağolsun epey dostumuz ısrar etti, vazgeçip yola devam ettim. Bazen google reklamı al, hosting paran olsun çıkar diyen oluyor. Sitenin ziyaretçi sayısı buna uygun değil, bir de başka sebeplerle düşünmüyorum. Serdar beyin yazısını görünce bunları düşündüm. Acaba böyle bir uygulamaya ben de gitsem ne olur?
Misal az önce kıdemli ve söylediğine önem verdiğim yorumcularımızdan biri son yazıların ton olarak itici hale geldiğinden bahisle “Biraz dinlenmek gerekiyor mu acaba” demiş. Muhtemelen haklı olabilir. Serdar beyin yazısı ile bu ikisi üstüste çakışınca ben de bir liste oluşturayım, bu listeden küçük bir hediyeyi tarafıma yollayan bazı konularda öncelik kazansın diye düşündüm.
(Gerçi kimsenin bir şey alacağı var mı ayrı da) navlun zorluğundan dolayı listeyi Amazon.com’dan oluşturmak istemiyorum, ama Türkiye içinde böyle bir yer var mı onu da bilmiyorum. Son zamanlarda bazı kitaplara bakıp ancak iç çekebiliyorum. Daha geleneksel bir yolla kitap listesi hazırlasam acaba “şu adama istediğimiz konuda yazı yazdıralım” yahut “yetti artık, paranı verelim de sus” diyecek babayiğitler çıkar mı?
Ben listeyi hazırlayayım, gönül listenin başına bir LCD TV (inanın ne olduğunu bilmiyorum, millet geçenlerde bir market açılışında bu şey için birbirini çiğnemiş), bir laptop, bir profesyonel fotoğraf makinesi, bir tost makinesi, su ısıtıcı da koymak ister ama gerçekçi olmak lazım. Yoksa şansımı denesem mi? Neyse, bakalım ve görelim.
Bu konu dışında ise, ben anlamsız hediyeler yerine nakit parayı tercih eden biriyim. Misal bir eviniz oldu, evlendiniz diyelim ne kadar çanak, çömlek, saat, borcam tepsi, vazo şu bu eve dolar kalır. Halbuki 3-5 YTL de olsa nakit parayı verin canım ne istiyorsa onu alayım, değil mi? Kendim de hediye yerine nakit para vermek isterim ama çevreden “a-aa, olur mu hiç, ayıp, ne görgüsüz adamsın, şurada hediyelik eşya var” diye kınarlar gider bir leğen, garip bir biblo yahut hediye alacak kişinin işine muhtemelen yaramayacak, yarasa da onun sevmediği bir renk olabilecek birşey alırım ister istemez. Buradan nakit para konusunda açık ya da örtük bir mesaj vermiyorum, aklınıza birşey gelmesin. Sadece hediye konusunda eskiden beri düşündüğüm bir konuyu gündeme getiriyorum.
Kısaca, bana listedeki ürünlerden en az birini hediye edenlerin sitede söz hakkı da artacaktır. Fukara olanlar özel mesajla bildirsin, onlara çaktırmadan kıyak geçerim.
- Blog
- Comments(17)
fethi beycim cok dogru dusunuyorsun. hem bu hediye meselesi senin yazdiginlada sinirli degil. misal adamin biri tutuyor tamda isinize yarayacak guzel birsey aliyor ama birbaskasida tutup aynisindan birtane daha getiriyor. birseyde diyemiyorsun tabi siritip tesekkur ediyorsun geciyor gidiyor. yani uyduruk seylere para harcamaya ne gerekvar ki? adamada yazik sanada yazik.
ama magazalar artik bununda kolayini buldu fethi beycim. hediye ceki denen birsey var. gel bizim burayabirgun cayimi ic sonra seni alayim gotureyim yenikaramursel falan magazasina. veriyorsun parayi aliyorsun hediye cekini, adam kendisi gidiyor magazaya neyi eksikse onu aliyor, hem hediye veren ne alayim derdinden kurtuluyor hemde hediye alan icinden “ulan ben bunu ne yapacam ne ise yarar bu nane” gibi seyler gecirmekten ve luzumsuz riyakarlik yapip hediye verene siritmaktan kurtuluyor. bence artik bunun yayginlasmasi lazim. ayiptir olmaz diyenler cok konusmasin. bi ise yaramaz zimbirtilari hediye diye getirmek ayip degilde adam gibi hediye ceki vermek mi ayip? hayret bisey.
bu arada unutmusum bu yazara hediye kampanyasi iyiymis bence hiz vermek lazim. ne yani bekri coskun gibileri yalan dolan yazip klimali plazada oturacaklar ceplerine paralari dolduracaklarda serefiyle namusuyla gercekleri soyleyen fethi bey gibiler ac mi gezecek? olmaz oyle sey. essek degilizya aliriz biseyler.
yalniz parayi veriyorsak dudugude biz calariz ona gore. yani alirim bir hediye ama oyle ciplak bacakli buzdansi resimleri sitede daha yayinlanmasin isterim.
sayın,
manyakadam
o bahsettiğiniz şahıs satılık herifin teki bastırın parayı iki dakikada sizin istediğinizide yazsın noolcak(ki soylememe gerek yok biliyosunuzdur)
adamların kelime hazneleri ve hayal dünyaları geniş kurgalamalarıda süper
hal böyle olunca yalan dolan yazmak pek zor olmuyo
ayrıca
gibisinden güzel bi cümle sarf etmişsiniz
bende ortaya daha çok para koyup sizin istemediklerinizi yaptırırım
kıroyum emme para bende mevzusu
işte insanoğlunun insanlığı bole satılıyo
koleler ve kuklalar bole yaratılıyo
cukkayıda kendini en iyi pazarlayan dolduruyo
saygılarımla….
Scat,
Dur yahu şurada bir projeye girişelim dedik. Köle, Cukka da nesi. Bu şekilde bağıştan kurtulacağını düşünüyorsan o ayrı.
Fethi bey,
Dur yahu şurada bir projeye girişelim dedik. Köle, Cukka da nesi.
Bu dediginiz sekilde is yapilmasinin vergilendirilmesi nasil olur acaba? Herhalde serbest meslek makbuzu kesilip stopaj filan yapilmasi lazim, degil mi? Oyle al gulum ver gulumun illegal olmasi lazim. Gerci burasi efendim kayit disi gak gak gak diye nutuk atanlarin evlerine nakitle calisan temizlikci soktuklari zaman ayni halti ettiklerinin farkinda olmadiklari bir yer ama olsun, bilelim neymis diye. Bilen var mi?
Bir de bu ‘bana hediye alanin dedigine ona gore bakarim’ dogru bir yaklasim degil. Tarif acik degil cunku. Evvelce yaptiklarima gore bana hediye alin demek daha dogru, ileriye yonelik olarak da ’su konuyu su kadar paraya islerim, para tahhutlerini surada topluyoruz’ demek daha makul olabilir.
Bunlar denenir, icerik uretenlerin bir sekilde siparis almalarina yeddi eminlik gibi bir hizmet yapacak teknik alt yapiyi kurmaya talip olan da cikar. (Var bunun ornekleri.) Bu isleri duzgun yapmak icin once devletin boyle bir altyapiya (yukarida ima ettigim gibi) nasil karisacagina bakmak lazim.
Dikkat buyurun: ABD kimi ülkeye bomba, kimine de US$ yağdırıyor! Biri bedenleri, diğeri ise ruhları tahrip ediyor. Bize yakışanı buna da şükretmek ve (ünlü bir şarkının güftesinden uyarlama yaparak) “Gökten bomba değil, Dolarlar yağsın / Bırakın paraya Faşistler kansın” deyip geçmektir.
eyvah eyvah demagoji işe yaramadı anlaşılan
en iyisi muhtarlıktan fakirlik belgesi aliim
ayrıca ikematgah senedi
4 adet vesikalık resim
savcılıktan sicil kaydı v.s
lazım olabilir
bide lütfen noter onaylı belge istemeyin noterde adamı baya bi yoluyolar
Fethi bey,
O kidemli ve soyledigine onem verdiginiz munasebetsizin kim olduguna emin degilim, ama onun yerinde ben olsam dediklerini bir serhle izah yoluna giderdim:
Once ‘caustic’ kelimesinden baslamak lazim. Itici degil de, tahris edici demek daha dogru olur. Kostik soda vb gibi kimyasallar, derisik halleri ile deri ile temasa gectiginde bu tur etkide bulunurlar. Olumcul olmaz –genellikle–, fakat bol su ile derhal yikamak gerekir
Blog yazmak konusunda size soyleyebilecegim cok seyimin oldugunu iddia edemem, ama kamusal ortamda yazmak acisindan bazi tecrubelerim oldu. Kisinin –tarfikte takilip kalmis olmaktan tutun da, hafiften dahi olsa grip olmasi bile– agzinin tadini kacirabiliyor. Bu da yazilara yansiyabiliyor. Amator dahi olsa, yaptigi isi (blog yazmagi) ciddiye alanlar icin bu daha da etkili olabiliyor; yazmak zevk alinan bir faaliyet olmaktan cikip bir ‘gorev’ (hatta bir angarya) haline gelebiliyor. Bu da, farkedilmedigi zaman, magmaya dogru bir sarmal olusturabiliyor.
Bendeniz, gecenlerde yukarida tasvir etmege calistigima benzer bir durumdaydim. Simdi ismini hatirlamadigim buradaki yorumculardan birisi, pek de nazik olmasa dahi, bana bir tatil gerektigini soylemisti. Ilk okuyusumda pek hosuma gittigini iddia edecek degilim; ama hakliydi. Birkac gunluk tatil bana iyi geldi.
Ben size de tatile cikin demiyorum –siz o durumda degilsiniz gibi gorunuyor. Ama, arka arkaya cok yazi yazdiniz gibime geldi. Bu da insani yoruyor. O yuzden belki dinlenmek konusunu dikkate alirsiniz diye umit etmistim. [Birakin gidin demiyorum –hasa!–, sadece bir iki gun.]
Hediye konusuna gelince. Aslinda haklisiniz. Sizin yazdiklarinizdan bir seyler ogrenen, dertlerini dile getirdiginizi dusunen kisilerin –afedersiniz ama, essek degiller ya– takdirlerini bir sekilde gostermeleri tabii ki beklenir… yani, uygun olur.
Olur da, bunun nasil olabilecegini ben henuz kestirebilmis degilim. PayPal (ya da Google Checkout) gibi bir sey kullanmak yoluyla bu olabilir mi bir bakmam lazim. Bakmak istedigim sey de, benim anonim kalmamin mumkun olup olmadigidir. Eger gonderici anonim kalabiliyorsa cok iyi olur.
Anonim kalmanin ne geregi var sorusunu –bu blogu takip eden, cogunun da elhamdulillah mulsuman olduguna emin oldugum– karilerinizin soracagini pek sanmasam da, ‘hayir amacli veren elden oteki elin bile haberdar olMAmasi geregi’ni hatirlatabilirim.
Bu promosyoncu yaklasim bana hep –bir devlet tekeli olan (oldugu donemlerde)– TRT’nin reklam almasininin anlamsizligini animsatir. Halkin vergileri ile (daha sonra da, ek olarak bandrol filan gibi gelirlerle) yasayan bir kurumun neden reklam aldigini oldum olasi anlamis degilim. Daha fazla gelire ihtiyac varsa, butceden kolayca aparilmasi mumkunken, neden reklam alirlar?
Amator bir blogun neden bu tur bir promosyon yapmak ihtiyaci duydugunu da pek anlayabilemedigimi soylemek istiyorum.
Ama, bu tur seyleri anlayamamis olmak onlarin olmasina mani olabilmek anlamina gelmedigi gibi, herkesin de ayni sekilde anlayaMAmasi anlamina da gelmiyor tabii ki..
Bulent bey,
Uzman filan degilim tabii ki. Fakat, bahsettigimizi sandigim rakamlar, goturu usulde vergilenecek mertebede olacagini dusunuyorum. Dolayisi ile, ciddi anlamda defter tutmak filan gerekmeyecek bence.
Ote yandan, uzun zamandir gecerli olan kambiyor mevzuatimiza gore, (galiba elli bin dolar limit vardi) belli limitlerin altinda yurtdisina para transferi musaadeye tabi degil. Yani, nereye ne odediginize kimse karismiyor. 49,999 USD’ler halinde odeyebildiginiz icin, esasen limit de yok demektir.
Bu durumda, paranin gidecegi hesabi yurtdisinda –mumkunse uygun bir miniminnacik adacikta– acarsaniz, isteyen istedigi kadar parayi gonderebilir.
Orada birikmis parayi da, vergiye tabi olmayacak sekillerde (mesela, galiba yazilim satisi gibi tesvikli ‘ihracat’ kapsaminda) getirebilirsiniz.
Kisacasi, bu tur islerde herzaman oldugu uzere, siz paradan haber verin. Gerisi kolay.
Müzmin Bey,
Açıklama için teşekkürler. Tabii benim yazımdaki tek ciddi yerin “ev hediyesi olarak borcam yerine nakit verilsin” konusu olduğunu buradan açıklama imkanı verdiğiniz için ayrıyeten size ve yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.
Bülent Bey,
Zannedersem buralardan elde edilecek gelirler büyük meblağlara ulaşmayacağından korkutucu vergilik bir durum söz konusu olmayabilir. Belli meblağlar konusunda ise Müzmin beyin yöntemi devreye girebilir.
Şaka bir yana kısa vadede benim gibi Türkçe yazan ve çoğu google ile arayıp gelen 600-700 tekil kullanıcının izlediği biri, blog işinden yıllık 100-200 USD reklam geliri dışında birşey kazanamayacaktır.
Bu amaçla blog işine giren olduğunu da zannetmiyorum, halimden memnunum. Ha, bir parça dinlenme iyi olmaz mı? Elbette ama 29 Ekim patırtısı rahat bırakmıyor. Önümüzdeki haftasonu bir tatil yöremize gideyim en iyisi, kafa dinlerim.
Fethi bey, Muzmin bey,
Hic belli olmaz, ayda 400 kusur lira alan adamdan 75 lira vergi alan bir devletten bahsediyoruz (dahasi da var, asagiya linkini koydum). ‘Birsey olmaz’ ile ‘bundan sana zarar gelmesi mumkun degil’ arasinda fark var. Bence de birsey olmaz, o ayri.
Disaridan gelen/gidene MASAK da karisiyor, hatta ABD devleti de (zannediyorum Isvicre’den bile butun dunyayi fisleyebilmek icin EFT kayitlarini almislar). O $50k isi, bir sekilde bankanin ihbar etme mecburiyeti olan miktar diye biliyorum. Uzununu ben de bilmiyorum, ama karismiyorlarsa sasarim. Insanlar sabahtan aksama kadar illegal bir suru is yapiyor olabilirler (bunu soylemeye gerek var mi? yapiyorlar tabii haberli habersiz).
Neyse bakin ne kolay al gulum ver gulum:
http://www.ist-def.gov.tr/pratikb/asgariucretnethesap.htm
hocam, kaç yıldır internette bişeyler yapmak için çabalayan ve şuanda banka kucağında bi güzel götürülen biri olarak sölüorumki alınız ve de acele ediniz! ben mesela bloğu sırf onun için açtım ve de çalışırken kimi ayarlayabilirsem ayarlayacağım yoksa aç kalıcaz.. zaten 3. dünya ülkesindeyiz zaten muhalifiz zaten kucaktakıyız -kendim için söylüyorum- biraz hit yapayım mesela ben hemen alıcam.. bu arada bayramınızı kutlamıyorum..
Bulent bey,
MASAK filan takip eder; suc unsuru bulurlarsa baska, ama, normal hallerde kanunen yapacaklari bir sey yoktur.
Asgari ucretin vergilendirilmesi baska, ticaretin vergilendirilmesi baska. Her devirde tesvikler ve bosluklar vardir, malum. Su anda TC’de Internet uzerinden satislara bir tesvik var mi bilmiyorum; ama, tek kurus verginin alinmadigi –kazancin vergisiz oldugu– yollar var. Kanunsuz (kara/gri para) turunden kazanctan da bahsetmiyorum.
Yurtdisindaki paranizi buraya sermaye olarak getirirseniz sizden kimse vergi almaz. O sermayeyi gun be gun yer ve sirketinizi iflas ettirirseniz de kimse sizden vergi almaz. [Daha kestirme yollari da var tabii ki… Dedim ya, siz paradan haber verin. Yolu bulunur. ]
Muzmin bey, anliyorum da, sunu mu diyrosunuz: ben simdi Fethi beye fesmekan yaziyi yazmasi karsiliginda X para yollasam, yarin siz filanca yazi icin Y para yollasaniz, bu tamamen legaldir vergisi kirtasiyesi yoktur? Demiyorsunuz bunu bence, devletin ilismeyegi sekilde gostermenin/yapmanin yollari var diyorsunuz. Ben bilmiyorum nedir muamelesi ama bu dedigim sekilde yapilir ise muhakkak bir sekilde ya yasaktir ya vergiye tabidir gibime geliyor (olmaz bir sey herhalde, o ayri).
Bulent bey,
Bildigim kadariyla, yurtdisi hesaba aktarilan paranin nedenini nicinini soran yok. Vergi/rusum/harc vb ise sadece gumrukten iceriye mal ya da hizmet faturasi girince ortaya cikiyor. Dolayisi ile, aniden Fethi bey bana fatura kesmek, ben de bunu kisisel defterime isletmek icin karsi konulmaz bir arzu duymazsam, devletin karisacagi bir sey degil bu.
Benzer sekilde, Fethio beyin TC’deki hesabina yurtdisindan bir para geldiginde de kimsenin sordugu yok (isci dovizinden vergi mi aliyorlar saniyorsunuz?). Ulkeye doviz getiren herkesin basimizin uzerinde yeri oldugunu nasil unutursunuz?
Kisacasi, parayi gonderen de alan ozel sahislar ise, tuzel sahislar degilse, devletin bu islemle (teror/uyusturucu suc ihtimali haric) bir alip veremedigi yok.
blog yazarlığı bence kendi aramızda parasız alışveriştir.
ilkçağlardaki matematik hesabı gibi .
karşılıksız birşey vermem zaten. Alış veriş, yani Fikire karşı fikirdir.
Onun için beni neden anlamıyorlar diye ağlayan yazarlardan hiç olmadım.
insanlara birşey anlatmaya çalışmam. Sadece kendimi geliştirmek için deneyimleri kullanırım .
Mesela Fethi beyden bir yazı isterim. Şu konuda yazacaktınız, neden yazmadınız derim.
Benden alacağı hiçbirşey yoksa, “de git başımdan desin”
ben neden yazıyorum. insanlar için bişey yapmam ben .
kendi fikirlerimi olgunlaştırıyorum. yaşamı öğreniyorum. Yaşamı gerçeğine uygun kurgulamak için fırsat yaratıyorum ve sizleri kullanmış oluyorum . siz de öyle yaparsanız ödeşmiş oluyoruz:)
Bir de haklar konusu var. o başka bir konu.
[…] İzlenimler - Blogcu ve Maddiyat […]