Köpeğin Kabahati Ne?

FST 29 Ekim 2007

inek544201.jpgGeçen yıl hepimizi şaşırtan bir hadise vardı, hatırlasınız. Bir ineğin sırtında takdiri ilahi Ay ve yıldıza benzeyen leke oluşmuş, “Türklüğü kanıtlanmış inek” denerek olay alkışlanmıştı. Ben konuyu ele aldıktan sonra gelen yorumlarda diğer lekelerin de Avrupa haritasına benzediği, bu ineğin Türkiye ile AB ilişkisini simgelediği ele alınmıştı. Bunu neden hatırlatıyorum? Malum Cumhuriyet coşkusu bu sene de eksilmedi, geçen sene daha mı azdı tam hatırlamıyorum ama önemi yok, işte Bodrum’da coşkuyu yaşayan bir vatandaşımız köpeğine üzerinde Türk yazan bir tişört giydirince Kaymakam ve “bazı vatandaşlar” duruma itiraz etmişler. Haberde şöyle bir yer var:

BODRUM’da sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenen ’Söz Konusu Vatansa’mitingine yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Bu arada, Bodrum’da yaşayan içmimar Tulga Hepiş’in, üzerinde ‘Türk’ yazılı tişört giydirdiği köpeğini mitinge getirmesi gerginlik yarattı. Tepkiyle karşılanan içmimar köpeğin üzerinden tişörtünü çıkarmak zorunda kaldı. Kaymakam Abdullah Kalkan “Şahsın acil olarak yakalanması için girişimleri başlattım. Türk kanunları ve adaleti cezasını verecek” dedi. Bu arada içmimar Tulga Hepiş’in, üzerinde ’Türk’yazılı giysi bulunan ‘Zeynep’isimli Boxer cinsi köpeğini mitinge getirmesi gerginlik yarattı. Yoğun tepkiler üzerine köpeğinin üzerinden tişörtü çıkarmak zorunda kalan iç mimar 35 yaşındaki Tulga Hepiş “Ben Türküm. Köpeğim Zeynep de Türk ve bunu anlatmak için bu tişörtü giydirip mitinge geldik. Ailecek hepimiz Türk’üz ve bundan gurur duyuyoruz. Ancak teröre lanet mitinginde bir grup bizim üzerimize gelerek terör estirdi. Köpeğimin tişörtünü çıkarmak zorunda kaldım. Ancak miting bittikten sonra yine aynı tişörtü giydirip yürüyerek evime gideceğim” dedi.

kopeka.jpgHaber ilginç. Tabii ilginç olan şahsın davranışı değil, vatandaş ve devlet memurunun tepkisi. Adam en sevdiği varlığa Türk tişörtü giydirmiş, buna niye bozuluyorlar? Üstelik köpeğin adı Zeynep imiş, kimse çıkıp “vay, sen nasıl peygamberimizin hanımının adını köpeğine verirsin” dememiş. Bir de şunu anlamak mümkün değil, ineğin üzerine tabii olarak ay ile yıldız konunca seviniyoruz, köpeğe Türk denince üzülüyoruz. Allah tarafından gelince iyi, kul tarafından yapılınca mı kötü? Bir de iki de bir köpeğine “Arap” diyen adama rastlarım, buna kızan da pek görmedim.

Ne biçim iş, ben dahi çözemiyorsam millet iyice zıvandan çıkmış demektir. Yahu adam köpek ailemden, hepimiz Türküz ve bununla gurur duyuyoruz diyor, siz kendisine saldırıyorsunuz. Üstelik Mardinli de değil galiba, bir defa adı Tulga olan bir Mardinli herhalde nadir görülür. Sonra nedense “iç mimar” olduğu da vurgulanmış. Sanki inşaat mühendisi olsa durum değişecekti. Bir sürü detay işte. Allahtan kaymakam “acil olarak yakalanması” için girişim başlatmış, bakalım Türk adaleti karşısına gelen “Zeynep adlı köpeğe Türk yazılı tişört giydiren İç Mimar Tulga bey Bodrum Kaymakamına karşı” vakasında nasıl bir yol izleyecek.

Bu arada inek ne oldu, haberi olan var mı? Kurban yaklaşıyor da, ondan soruyorum.

Popularity: 33% [?]

30 Yorum

  1. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 3:07 pm

    Fethi bey,

    Ne biçim iş, ben dahi çözemiyorsam millet iyice zıvandan çıkmış demektir.

    Endise etmeyiniz; zira:

    Kesemez tig-i belâ Türk ilinin ellerini
    Delemez tir-i kazâ göğsünün imân yerini
    Avrupa dökse de sâhillere hep leşkerini
    Ordumuz kanlı birer gülşen eder hep leşkerini
    Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
    Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini

    Var iken bizde çelikten daha sağlam imân
    Yıldırım yıldırımaz azmini bir ferdin inan
    Ovamızdan göğe dek kahr ile fışkırsa da kan
    Yine din düşmanına biz oluruz âfet-i can
    O iliştirmede dursun arada hoşterini
    Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini

    Engerekten daha vahşi bilinen bir kavmin
    Avrupa bendesi bâziçesidir zâr-u emin
    Müslüman Türk kanını hırs ile massetmek için
    Canavarlar gibi islâl olana saldırırsın!
    Korkumuz yok dişimizle boğarız her birini
    Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini

    Toprağından yetişir Türk ilinin şir-i vega
    Kurumaz dopdoludur bir nice arslanla daha
    Hepsinin salvetine secde eder bek-i belâ!
    Ne belâ oymağıyız! Anlamamışsa üdeebâ!
    Bilmemiş gizli kalan Türk özünün cevherini
    Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini

    Hazret-i Nâmık’a tanzir edemem, dest-ikazâ;
    En nihâyet onun ismiyle bizi etti rehâ
    Eyledi Şark-ı “Kemaliler” ile şûle fezâ!
    Parlatıp gökte”Kemal”in sönük ahterini
    Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini

    :)

    Yahu adam köpek ailemden, hepimiz Türküz ve bununla gurur duyuyoruz diyor, siz kendisine saldırıyorsunuz.

    Haklisiniz. Olacak is degil.

    Olacak is degil, cunku, bildiginiz uzere, ‘Turkluk’ beyan ile ediniliyor.. ‘Ne mutu Turkum diyene’de oldugu uzere..

    Boyle, beyan usulu ile calismanin kolayliklari var. Yukaridaki ornek de buna iyi bir ornektir.

    Her ne kadar, kopegin Boxer irkindan oldugunu bilsek de, irk degildir onemli olan… Kopegin dilinden anlayan ailesidir; ve ailesi kopegin Turk oldugunu beyan etmis ise, kopek –tabii ki– Turktur… Ayni zamanda da muslumandir mutlaka.

    Bu konuda taskinlik gosteren cahilleri neden kaale almak ihtiyaci duydugunuzu pek anlamiyorum.

    Onlar cahil. Siz onlara uymayin diyesim geliyor. :P

    Bu arada inek ne oldu, haberi olan var mı? Kurban yaklaşıyor da, ondan soruyorum.

    Bu ulkede yasayan (ve yasamayan) herkesin yuzde 99.9999′unun musluman oldugunu dikkate alirsaniz, tipki o sozkonusu kopek gibi, bu inegin de musluman oldugunu farzetmemiz gerekiyor.

    Muslumanin muslumani kurban etmek yolunda bu denli hevesli olmasini ben izah etmekte zorluk cekiyorum bazan.

    Bazan da cekmiyorum: Gecmiste cok ornekleri oldugundan..

  2. FST - 30 Eki 2007 - 3:46 pm

    Müzmin Bey,

    Bu konuda taskinlik gosteren cahilleri neden kaale almak ihtiyaci duydugunuzu pek anlamiyorum.

    Onlar cahil. Siz onlara uymayin diyesim geliyor. :P

    Yani köpek de olsa bir Türkün uğradığı şu muameleye göz mü yumayım? Dünya Türk Olsun derken işin içine inek, kedi köpeğin degireceğini ben dahi tahmin etmiyordum, itiraf ediyorum ama Namık Kemal Zeybek’in dediği gibi “ne zararı var”. Bir ara da ota, böceğe “Yunus Emre”, “Dadaloğlu” gibi isimlerin verilmesi gündeme gelmişti. Demek ki Türklük insan ve hayvanattan öte nebatata hatta taşa, toprağa da teşmil edilebilecek bir özellikmiş.

    Muslumanin muslumani kurban etmek yolunda bu denli hevesli olmasini ben izah etmekte zorluk cekiyorum bazan.

    Bazan da cekmiyorum: Gecmiste cok ornekleri oldugundan..

    Bundan sonra “it taşlamak” gibi deyimlerin de gözden geçirilmesi gerekebilir.

  3. Bulent Murtezaoglu - 30 Eki 2007 - 3:56 pm

    Bir ara da ota, böceğe “Yunus Emre”, “Dadaloğlu” gibi isimlerin verilmesi gündeme gelmişti.

    Tanistirayim:

    Agathidium bushi
    Agathidium cheneyi
    Agathidium rumsfeldi
    Anophthalmus hitleri
    Proceratium google

    Link vermiyorum spam olmasin diye, google biliyor bunlari.

  4. metin - 30 Eki 2007 - 4:49 pm

    Fethi Bey,

    Eliniz değmişken bi de şu günlerde bol keseden esip gürleyen Serttuğrul Efendi ve Facebook milliyetçileri hakkında bi makale yazıverseniz diyorum? (Parası neyse viririk.)

  5. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 4:53 pm

    Fethi bey,

    Yani köpek de olsa bir Türkün uğradığı şu muameleye göz mü yumayım?

    Goz yumum demek bana dusmez. Ben, olsa olsa, oceliklerinizi gozardi etmemenizi onerebilirim.

    Baska bir deyisle, siz bir irkci degil de daha cok bir musluman oldugunuza gore –ben oyle saniyorum–, sozkonusu mahlugun irki aidiyeti degil de inanc baglamindaki aidiyeti uzerinden taskinlik gostermeniz benim acimdan makul olurdu.

    Dünya Türk Olsun derken işin içine inek, kedi köpeğin degireceğini ben dahi tahmin etmiyordum, itiraf ediyorum ama Namık Kemal Zeybek’in dediği gibi “ne zararı var”. Bir ara da ota, böceğe “Yunus Emre”, “Dadaloğlu” gibi isimlerin verilmesi gündeme gelmişti. Demek ki Türklük insan ve hayvanattan öte nebatata hatta taşa, toprağa da teşmil edilebilecek bir özellikmiş.

    Baskalarinin (i.e. irkcilarin) kapisinin onunu temiz tutmak cabanizi anlayisla ve takdirle karsiliyorum; fakat boyle birsey size de irkcilik bulastirabilir –hasa–, onun yerine simdilik farazi fakat ilerde ortaya cikabilecek durumlar hakkinda tedbir amacli tefekkur etmenizi, sonucu da erken-fetva halinde yazmanizi beklerdim.

    Yani, farzedelim, ilgili IcMimar arkadasimiz musluman kimligini one cikarmis olsun…

    Bir basortusu mitingine yine ayni kopek ile istirak etmis olsun ve kopegin sirtina yesil cuha giydirip uzerine de ‘Musluman’ yazmis olsun..

    [Din dedigimiz sey de, tipki Ataturk Milliyetciligi gibi, beyanla belirlendigi icin, boyle bir seyin mumkun olacagini farzedetmek yanlis olmaz sanirim]

    Unutmayiniz ki, kopek ailenin bir parcasi. Aklen de balig degil henuz, dolayisi ile, ailesinin ongordugu dinden olabilir pekala..

    Bu durumda tepkiniz ne olurdu?

    Bundan sonra “it taşlamak” gibi deyimlerin de gözden geçirilmesi gerekebilir.

    Kopekler Seytan midir?

  6. Bulent Murtezaoglu - 30 Eki 2007 - 5:11 pm

    Aman Allah, bu Metin bey bizim Metin bey midir? E blogu var? Bakindim sanki o gibi, bir olum kalim birsey anlatmis eski Metin bey icin. Buralarda baska okuz gibi dolasip bi halttan haberi olmayan varsa haberi olsun.

  7. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 5:17 pm

    Bulent bey,

    Metin bey, elma-z tusunu arayarak kendisini helak ediyor. Halbuki, ctrl-z tusu var ve cok daha yaygin..

  8. FST - 30 Eki 2007 - 5:35 pm

    Müzmin bey,

    Bir basortusu mitingine yine ayni kopek ile istirak etmis olsun ve kopegin sirtina yesil cuha giydirip uzerine de ‘Musluman’ yazmis olsun..

    … Bu durumda tepkiniz ne olurdu?

    Farklı bir tepki göstermezdim. Ben Hz. Muhammet karikatürlerine tepki gösterenleri de hatalı buluyorum. Kaldı ki sizin örneğinizde ve burada Türk kelimesi örneğinde adam köpeği sevdiği için böyle isimlendiriyor. Hatta köpeğin adı “Zeynep” imiş, ki peygamberimizin hanımının adıdır. (Yazıda bunu da belirttim ama nedense gözünüzden kaçmış).

    Irkçılık Türkiye’de hurafe islamcılığından çok daha tehlikeli boyutta olduğu için ve de şu ara gündemde olduğu için ona yüklenmemi “ama müslümanlar için şunu yapsa” diyerek küçük görmeyiniz. Toplumda ırkçılık hastalığı ölümlere sebebiyet veriyor, yağmaya, linçe müsait bir ortam oluşturuyor.

    Din henüz öyle bir noktada değil, (bir zamanlar olmuş olması ayrı konudur) aslında Türkiye’de dindarlar da büyük ölçüde ırkçıdır, hatta her zaman dediğim gibi AKP-MHP tabanı ortaktır, bu da ayrı mesele. Şimdilik ben yakın tehdit gördüğüm konuyu ele alıyorum. Dindar bir adam sevdiği köpeğe yeşil hırka giydirdiğinde onu da ele alacağımdan emin olabilirsiniz.

  9. vadininbozkurdu - 30 Eki 2007 - 6:18 pm

    köpeğe müslüman ismi verilmez , ( bizde böyleydi yani )

    Arap ifadesi Siyah anlamında kullanılır ( selpak gibi yerleşmiş artık,anlam genişlemesi olmuş , kasıt yok ,hayatlarında ne beyaz arap ne de zenci gördüklerinden değil )

    hakaret yokmuş gibi görülmemeli cezalandırılmalı , yoksa millet birbirine öküz-ayı-eşşek…..düz gider

    bayrak da oyuncak değildir , amerikalı don yapıyor diye ben de yapacak değilim ,her konuda örnekseme olacak değil benim için tamamen anlamsız ,orda öyleyse burda böyle diyebileceğimiz hususlar elbette olacak, birileri bundan Türkiyenin özel şartları şarlatanlığı ile prim çıkaracak diye de korkmamak lazım , suimisal misal olmaz……

    köpeğe elbise giydirmek , köpeğe hakarettir diye düşünüyorum , köpek baktıklarını sanarak işkence yapıyorlar hayvanlara
    benim babam da çobandı , köpekleri onun için kurda saldırırdı ama hiçbirine elbise giydirmedi,evin içine de sokmadı , köpeğe köpek gibi davran yeter başka da bişey istemez ,davranamayanlarda problem kendilerinde , hayvanın acziyeti yada eksikliği değil , kendi psikolojik sorunlarını köpeğe yansıttıklarını düşünüyorum , köpeğin köpekliğini yaşamasını engelliyorlar , oyuncak muamelesi yapıyorlar….şiddetle kınıyorum

  10. Bulent Murtezaoglu - 30 Eki 2007 - 6:22 pm

    Fethi bey,

    Din henüz öyle bir noktada değil, (bir zamanlar olmuş olması ayrı konudur) aslında Türkiye’de dindarlar da büyük ölçüde ırkçıdır, hatta her zaman dediğim gibi AKP-MHP tabanı ortaktır, bu da ayrı mesele.

    Bu ‘irkcilik’ lafina aklim ermiyor benim. Turklukten baska birsey bilmeyen on kisiyi yanyana koyun irk olarak birbirine benzeyen kac tne cikar? Hatta ugrassak en olmadik ‘irkci’ miting fotografinda bunun ornegini bulabiliriz. Neyse, buna hep bulasiyorum bir netice cikmiyor. Benin asil diyecegim bu AKP-MHP isine ornek (ve akla ziyan bir benzetme):

    Bize evlat acısı yaşatan teröristlerin ve onlara kol kanat gerekenlerin isteği bizi birbirimize düşürmektir.
    Orhun Anıtları’ndaki sözleri hatırlatmak istiyorum: Üstte gök çökmedikçe ve altta yer göçmedikçe senin birliğini kim bozabilir.

    RTE demis:
    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7586250.asp?gid=180&sz=50131

    Pamukoglu’nun son hadiseden sonraki youtube videolarina da bakmistim biraz, niye bu kadar rahatsiz oluyor RTE pek anlamadim. Bilemedigim bir agirligi mi var halk arasinda o pasanin? Oyleyse “güya bu alanlarda tecrübe sahibiymiş” demekten hukumete fayda gelir mi?

  11. metin - 30 Eki 2007 - 6:26 pm

    Bülent Bey,

    Evet efenim, ta kendisi! Metin-thePoor Bey’e yazın bir haller olduydu. O dönemde eski malikanesinin bahçesinde bir kulübe konuşlandırdı. O kulübede thePoor eklentisini atarak abuklama özgürlüğünü kullandı tepe tepe -Cano Hanım, bakınız bir ikileme daha, not ediniz! Fakat bu özgürlüğün daha en başında tadı kaçtı o ne idüğü belirsiz herifin sansürü yüzünden. Metin Bey bir süredir kendini toparlamaya çalışıyor ve bu kulübede thePoor’culuk oynuyor. Kendisi sanırım Jazzetta 2.0′a hazırlanmakta. İçindeki zombiyi yakında çayıra salmayı planlıyor yani.

    Selamlar, sevgiler.

  12. Bulent Murtezaoglu - 30 Eki 2007 - 6:26 pm

    Demisim ki:

    Bilemedigim bir agirligi mi var halk arasinda o pasanin?

    Tabii bunu yorumlari okumadan demistim. Varmis galiba.

  13. metin - 30 Eki 2007 - 6:28 pm

    Muzmin Bey,

    Bendeniz Cimbom ve Mac taraftarıyım -sanırım biliyorsunuz. O yüzden ctrl-z daha yaygın olsa da elma-z’yi seviyorum.

  14. metin - 30 Eki 2007 - 6:28 pm

    E hadi Fethi Bey! “Tiridine bandım, para virip aldım” türküsünü çığıracaz dedik ya!

  15. T.Suat Demren - 30 Eki 2007 - 6:45 pm

    Bülent bey,

    Buralarda baska okuz gibi dolasip bi halttan haberi olmayan varsa haberi olsun.

    :) Eee marifet bilmakaç derecede pilaviın kaç derecede kaynayacağını bilmek değil, marifet Metin abinin izini sürebilmekte. :-))

    **

    Metin abi,

    İyi gördüm seni çok sevindim.

    Dönüşün muhteşem olacak gibi geliyor..

  16. Recep Yılmaz - 30 Eki 2007 - 7:04 pm

    Hepimiz Zeynep’iz, hepimiz köpeğiz…

  17. FST - 30 Eki 2007 - 7:37 pm

    Metin bey,

    E hadi Fethi Bey! “Tiridine bandım, para virip aldım” türküsünü çığıracaz dedik ya!

    Şu listeyi bir oluşturalım, tost makinesi epey eskidi, Bülent Bey ile Müzmin bey benim alışverişin vergi davasını hallederse listeyi açıklayacağım.

    Ismarlama yazıya da bakacağım ama gecikebilir. Tost makinesi ile bağlantılı bir gecikme midir, orasını bilemem.

  18. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 7:42 pm

    Fethi bey,

    Hatta köpeğin adı “Zeynep” imiş, ki peygamberimizin hanımının adıdır. (Yazıda bunu da belirttim ama nedense gözünüzden kaçmış).

    Walla.. haklisiniz; atlamisim.. Kopegin Zeynep Kamil Hastanesi civarinda dogdugunu filan dusunmus olmaliyim..

    Dahasi, Peygamber’in bir duzineye varan zevcelerinin isimlerini filan ezberimde tutmaga hic merak sarmadim. Zeynep’in de onlardan birisi oldugunu da –dolayisi ile– bilmiyordum.

    Ustune ustluk, Ali, Osman, Bekir vb putperest isimlerinin neden musluman ismi sayildigini da pek anlayabilmis degilim.

    Irkçılık Türkiye’de hurafe islamcılığından çok daha tehlikeli boyutta olduğu için

    Buna Bulent bey de degindi yukarida.. Turkiye’deki ‘irkcilik’ ile hurafe Islamciliginin ne farki var ki? Ikisi de gercek olmayan seylere inanmagi matah bir sey zannetmiyorlar mi?

    Ustelik, irkcilik hurafeciligi cok daha yeni degil mi? Yeni ve gecici..

    ve de şu ara gündemde olduğu için ona yüklenmemi “ama müslümanlar için şunu yapsa” diyerek küçük görmeyiniz.

    Estagfurullah. Kucuk gormuyorum tabii ki. Ama, uzun zamandir bekledigimiz bir yazi var –hatirlayacaksiniz mutlaka–, o yaziya bir turlu siranizin gelmeyisi fakat bu tur leblebi-cekirdek mevzualara zaman ayirisinizin sebebini merak etmiyor da degilim..

    Toplumda ırkçılık hastalığı ölümlere sebebiyet veriyor, yağmaya, linçe müsait bir ortam oluşturuyor.

    Elhak dogrudur.

    Dorudur ama, acaba din ve mezhep kavgalari daha az sayida yagma, linc ve olumlere mi yol acmistir; ya da acmak potansiyeline sahiptir?
    [Not: Bu birini kayiralim, otekini engelleyelim demek degil tabii ki. Ikisini de kayirmayalim demektir. Ve, olcekli sekilde davranalim anlamina gelmesi arzu edilir.]

    Din henüz öyle bir noktada değil,

    Hmmm.. evet, serpilip gelismesi icin zaman tanimak lazim [mi? :) ]

    aslında Türkiye’de dindarlar da büyük ölçüde ırkçıdır,

    Katilmiyorum.

    Bunu, “hem dindarlik hem de irkcilik esasen sinif catismasidir” deseydiniz katilabilirdim.

    Şimdilik ben yakın tehdit gördüğüm konuyu ele alıyorum.

    Genis insan kitleleri acisindan bakildiginda size hak vermemek elde degil. Ama, bireyler acisindan bakinca, bence digerini DE onemsemek gerekiyor. Zihnen dumura ugramis bireyler saglikli bir toplum etmezler onermesi isabetliyse tabii ki.

    Dindar bir adam sevdiği köpeğe yeşil hırka giydirdiğinde onu da ele alacağımdan emin olabilirsiniz.

    Burada onemli olan ne olacak acaba?.. Adamin dindar olmasi mi, kopege giydirdigi hirkanin rengi mi? :P

  19. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 7:52 pm

    Metin bey,

    Bendeniz Cimbom ve Mac taraftarıyım -sanırım biliyorsunuz. O yüzden ctrl-z daha yaygın olsa da elma-z’yi seviyorum.

    Cimbomla olan iliskinize karisamam –ilgi alanima girmiyor.

    Mac meselesine gelince, istediginiz takimi tutmak ozgurlugunuze karisamam tabii ki.

    Aslinda, ben, son bir yildir iki defa denedim Mac ile anlamli bir beraberlik kurmagi.

    Once, bir Mac Mini aldim. Hic bir seye yaramdi. Uzerinde calistiracak yazilim bulamadim. Surada bir yerde duruyor. Isterseniz size verebilirim [ciddiyim].

    Daha sonra da, yakin zamanda, kurmaga calisip da bir turlu istedigim kadar sessiz bir makina kuramayisim yuzunden, gittim aile servetimi bir 8-cekirdekli Mac Pro’ya yatirdim.

    Olaganustu sessiz bir makinam oldu. O kadar sessiz ki, uzerinde gelen OS X’i silip yerine Windows 2003 ve Linux kurmama ses cikarmadi.

    Ben de [isletim sistemini saymazsaniz] bir Mac-sever oldum sayilir.

    Ama, ‘z’ katkili elma bana uymuyor pek; ne yeterince sentetik, ne de yeterince dogal.. O yuzden, klavyesini de kullanmiyorum.

  20. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 8:00 pm

    Bulent bey,

    Pamukoglu’nun cok seveni oldugunu dusunuyorum.

    Kitaplarinin galiba hepsini okudum. Halkimizin ezici cogunlugunun takdir edecegini dusundugum gayretleri oldugunu kabul etmek zorundayim. Zor zamanlarda sahrada mucadele vermek, bunu da fiilen yapmak gibi bir surecten gecmis bir Pasamizdir.

    Fakat, sorun su: Fiili mucadelede, ustelik de silahli mucadelede, bu denli yogun bulunmus kisilerin konuyu bir kurmay analitikliginde degerlendirmeleri kolay olamayabiliyor… Her meseleyi yerinde ve derhal fiili mudahale ile halletmek gerektigini dusunuyor hale gelebiliyor demek istiyorum.

    Bu bakimdan, RTE’nin dediklerinin isabetli olmadigini soyleyemem… Pamukoglu gercekten iyi bir askerdi, cok da faydali hizmetleri oldugu ortada. Kendisine sukra borcu oldugumuzu da kabul etmek lazim. Ama, asker uniformasini tasidigi surece yapmasi gereken faaliyeti sivil hayata –bu sekilde– tasimasinin dogru olduguna emin degilim. Yanlis (kendisinin de istemeyecegi) sonuclara gitmek riski tasiyor bence.

  21. Bulent Murtezaoglu - 30 Eki 2007 - 8:41 pm

    Muzmin bey,

    Ama, asker uniformasini tasidigi surece yapmasi gereken faaliyeti sivil hayata –bu sekilde– tasimasinin dogru olduguna emin degilim. Yanlis (kendisinin de istemeyecegi) sonuclara gitmek riski tasiyor bence.

    Ben rahatsizlik yaratan ifadenin ne oldugunu dahi anlamis degilim. Basbakanin konusmasina bakarsaniz, garip ifadelerle Pmukoglu’na konusuyor gibi gozukurken emeklinin yaninda simdikileri de araya katip belki TV’dekileri vesile ediyor gibi anlamak kabil. Sizin dediginizden sikayetin asil kaynaginin simdiki askerlerin bir emekli askerin konusmasindan duyduklari rahatsizlik olabilecegi de cikiyor. Anlamadim yani, tam nedir mesele diye ama RTUK’u filan devreye soktuklarina sebep olan, hatta ilk gun basina verip verisirirkenki rahatsizlik ne ile ilgili idiyse hala o gibi gozukuyor. Yanlis mi anliyorum?

    Basbakanin o sussun bu sussun o hain oteki bilmemne tarzi konusmalari hos degil. Bu konjonkturde, ozellikle AKP tarafinin girdigi ozgurlukcu hava ile tamamen ters, acayip bir hal. Ne deseydi derseniz, tabii benim kulagima hos gelecek olan basbakanin isini gorur mu bilmem ama soru sorulursa “Turkiye’de hukumet kimseyi susturacak degil, vatandaslarimiz neyin spekulasyon oldugunu tartacak olgunluktadir” filan gibi bir laf edip yuruyup gitmesini tercih ederdim. Eger hukumet veya GK ulasip de sus denmesine ragmen konusmaya devam ediyorsa bu pasa, demecle filan susacak degil herhalde.

  22. Muzmin Anonim - 30 Eki 2007 - 9:17 pm

    Bulent bey,

    Ben rahatsizlik yaratan ifadenin ne oldugunu dahi anlamis degilim.

    Ben, ortada bir ‘the ifade’ oldugunu sanmiyorum. Bunun, daha cok, belli bir yogunluga erisen konusmalar oldugunu dusunuyorum.

    Basbakanin konusmasina bakarsaniz, garip ifadelerle Pamukoglu’na konusuyor gibi gozukurken emeklinin yaninda simdikileri de araya katip belki TV’dekileri vesile ediyor gibi anlamak kabil.

    Eminim bu da vardir. Tek tek soyleyemedigi seyleri, bizde, –madem ve hazir firsat cikti– topyekun soylemek gelenegi hep olmustur. Boylece bir kisiye cevap hakki da dogmaz ve cevap verenler de ‘yarasi olan gocunur’ prensibi geregi kendini ele vermis sayilir. Dahasi, kimin nereye cevap verdigi anlasilamadiig icin, kendisi hain ilan etmis de sayarlar insani. Bu bakimdan, RTE’nin tarzi ustaca bile sayilabilir.

    Sizin dediginizden sikayetin asil kaynaginin simdiki askerlerin bir emekli askerin konusmasindan duyduklari rahatsizlik olabilecegi de cikiyor. Anlamadim yani, tam nedir mesele diye ama RTUK’u filan devreye soktuklarina sebep olan, hatta ilk gun basina verip verisirirkenki rahatsizlik ne ile ilgili idiyse hala o gibi gozukuyor. Yanlis mi anliyorum?

    Ben, Hukumet’in cok da hizla Irak’a suruklenmek istemedigini anliyorum. Yani, evet, elleri mahkum gibi gorunuyor ama bunu yavaslatmaga calisiyorlar.

    Yavaslatmalarinin mi dogru, yoksa derhal Irak’a girip yapilmasi gerekenin yapilmasini saglamak mi sorusunun cevabini bilmiyorum. Tek gordugum, Hukumet’in bu konuda agirdan almagi tercih ediyor gibi gorundugudur (TSK da cok farkli degil gibi, aslinda).

    Butun bulari soyleyince, bana birilerinin ‘peki, o zaman bunca numayisi kim yaptirtiyor?’ sorusunu sormasi mumkun –ve beklenir– ama, buna cevap verebilecegimi sanmiyorum.

    Basbakanin o sussun bu sussun o hain oteki bilmemne tarzi konusmalari hos degil.

    Iyi de, benzer sekilde, TSK da bazi hararetli laflardan, maksadini asan yuruyuslerden rahatsiz… Yani, guruh ruhu ile davranilmasini da, buna yol acilmasini da engellemek istiyorlar. bu bakimdan, nacizane, hak vermiyor da degilim.

    Ortada, kendisini (ve ulkeyi) bir maceraya (ve, dolayisi ile, atese de) atmaga gonullu ne de cok sayida insan var…

    Hani, evet, bu denlki fedakarlik iyi bir sey de sayilabilir; ama, kullanilmak ihtimalini de dikkate alip, biraz daha kontrollu olmak daha iyi olur bence.

    Bu konjonkturde, ozellikle AKP tarafinin girdigi ozgurlukcu hava ile tamamen ters, acayip bir hal.

    Ben bu ozgurlukcu havalarin hep o oldugunu –yani, ‘hava’ oldugunu– dusunegeldigim icin, bana cok garip gelmiyor. Umarim, bu havalara aldanip grip olanlarimiz, yataga dusenlerimiz cok olmaz..

    Ne deseydi derseniz, tabii benim kulagima hos gelecek olan basbakanin isini gorur mu bilmem ama soru sorulursa “Turkiye’de hukumet kimseyi susturacak degil, vatandaslarimiz neyin spekulasyon oldugunu tartacak olgunluktadir” filan gibi bir laf edip yuruyup gitmesini tercih ederdim.

    Iyi olurdu. Ama, hararetin bir hayli yukseldigi bir donemdeyiz. Bunca sene, ben, bu kadar yogun ve yaygin bir duygusalligi yasadigimizi hatirlamiyorum.

    Benim oturdugum yerde, belediye baskani, isi gucu birakip, herkese birer mektup gondermis. Yaninda da bir Turk bayragi.. 29 Ekim’de bunu asmamizi istiyor..

    Aferin.. Aferin de.. nereden icap etti bu kadar ‘ulkeci’ olmak?

    Bu iste bir bityenigi var ya.. hadi hayirlisi..

    [Not: Belediye Baskani MHP, CHP, BP vb gibi bir partiden degil. Olsa, bu bayrak dagitimi sasirtmazdi beni; ama degil..]

    Eger hukumet veya GK ulasip de sus denmesine ragmen konusmaya devam ediyorsa bu pasa, demecle filan susacak degil herhalde.

    Bunu bilemem.. TSK’da da tek damar yok. Kimisi sahin, kimisi daha az sahin.. Pamukoglu’nun kimin sozunu dinleyecegine emin degilim. Ustelik, (eminim, vaktinden evvel emekli edildigini dusundugu icin) pek de kimsenin lafini dinlemeyebilir.

  23. Mister No - 30 Eki 2007 - 11:59 pm

    Fethi Bey,

    Bu arada inek ne oldu, haberi olan var mı?

    Dağa kaçmıştır :)

    Çok iyi yakalamışsınız bu vakayı , süper. Türklüğün sembolü köpekgillerden bozkurt zaten, burada kızılacak bir şey. Türkçülüğün kurtla temsil edilmesine bir şey demiyorlar da buna kızıyorlar geri zekalılar. Köpek kurttan daha değerli bir hayvandır. Davarları bu adi kurtlara karşı savunan Kangal gibi ekmeğini emeğiyle kazanan köpekler var.
    Ben de zıvanadan çıkacağım yaw.

    Ben de bugün bir kitap aldım paylaşayım linkini.
    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=112325&sa=28947240&session=89712915588254751710&LogID=

  24. Bulent Murtezaoglu - 31 Eki 2007 - 6:50 am

    Muzmin bey,

    Ben, ortada bir ‘the ifade’ oldugunu sanmiyorum. Bunun, daha cok, belli bir yogunluga erisen konusmalar oldugunu dusunuyorum.

    Ben cok kisa bir iki seye bakmistim. Simdi seyrettim hadise oldugu gun yapilan programin iki saatlik filmini bulup. Haklisiniz, (dedigine ‘laf mi bu yani?’ muamelesi yapilan Baykal dahil) pek kimse memnun kalmamistir hep oyle konusuyorsa, belli bir ifadeye gerek yok. Diyecek fazla birseyim yok. Bu pasanin soylediklerinin cevabini zaten milletin bilmesi lazimdi simdiye kadar. Bilinmiyor demek ki, etkili oluyor ve sus denmesimdan baska care kalmiyor. Bunu evvelsi gun burada konustugumuza baglayayim. ‘Bunun hal yolu bu silahli gucu yok etmektir’ diyen insanlara cevaben soylenegelen ’sanki sen yapacaksin?’ asagilamasi oralarda askerleriyle bulunmus biri icin islemiyor tabii. Belki etkili olmasinin bir nedeni de budur.

    Dahasi, kimin nereye cevap verdigi anlasilamadiig icin, kendisi hain ilan etmis de sayarlar insani. Bu bakimdan, RTE’nin tarzi ustaca bile sayilabilir.

    Var zahir bir marifeti ki belli bir zaman zarfinda dediklerini alt alta koyup okudugumuz zaman biraz manasiz gelmesine ragmen insanlar kendisini basarili buluyorlar.

    Yavaslatmalarinin mi dogru, yoksa derhal Irak’a girip yapilmasi gerekenin yapilmasini saglamak mi sorusunun cevabini bilmiyorum. Tek gordugum, Hukumet’in bu konuda agirdan almagi tercih ediyor gibi gorundugudur (TSK da cok farkli degil gibi, aslinda).

    Ben de bilmiyorum dogrusu nedir diye. Bir de, malum, bazi seyleri ufkun hemen otesine iteleyerek halletmeden gorunmez yapacak sekilde hareket etmek idarecilerin isine gelen bir sey — itelenmesinin bu gunku fiyati ucuzsa tabii. Askeri ve sivil kanadin birbirlerine guvendiklerinden de emin degilim. Butceye yuk, AB surecine zararli olacak bir davranis hukumeti zayiflatip gidici kilabilir, ayni sekilde herhangi bir askeri basarisizlikta TSK aleyhinde yogun propaganda yapmaya hazir bir kalabalik var. (AB icin ’surec’ diyorum, nihai hedeften baska bir ise yariyor o cunku). Eger hal buysa, bunu bir adim ileri goturdugumuzde iki tarafin da digerinin kendisine aldirtmak istedigi karar ve yaptirtmak istedigi isten suphelendigini dusunmek makul olur belki. Buna da diyecek fazla bir seyim yok. Oyuncularin yakin gecmisteki basiretsizligi ve capsizligindan filan dem vurmak kabil belki ama eger normal sade vatandas 301 de sayilan hemen her kurum hakkinda oyle diyecek hale geldiyse olanlari/gordugunu yanlis anliyordur demek daha isime geliyor. O oyle, oyle de mevcut durumda PKK’ya kumanda edebilen Turkiye’nin tum gundemini belirliyor, kararlara zorluyor ve/veya propaganda zemini yaratiyor demek de yanlis olmaz herhalde. Bu son meseleyi her eve 100m2 bayrak da assak da cozemeyiz. Siyasisi, askeri, basini filan dahil disariya bu tur bariz zaaf gostermeyecek sekilde akil hadi o olmuyorsa izan sahibi gibi davranmak lazim herhalde (’birlik ve beraberlik icinde’ klisesi degil aklimdaki, topluca esek olunmasin diyorum).

    Butun bulari soyleyince, bana birilerinin ‘peki, o zaman bunca numayisi kim yaptirtiyor?’ sorusunu sormasi mumkun –ve beklenir– ama, buna cevap verebilecegimi sanmiyorum.

    O gun olanlari kimsenin yaptirmasi gerekmiyor. Millette son 15-20 sene icinde bir arabalara binip sokaga dokulme, meydana gidip bagiris cagiris yapma aliskanligi hasil olmus. Futbol maclarindan sonra da yapiliyor bu, durup dururken hic sokaga cikmamis insanlar ’simdi bunu yapmak lazimdir’ deyip bir gunde bu hale gelmediler. Organize politik orgut olanlar zaten bu isleri yapmayi biliyorlar, o ayri ama aklinizdaki normal zamanda siyasi sebeple bunlari yapmayan vatandas tabii. Bunu Cumhuriyet mitingi isinde de gorduk, ozellikle 80 sonrasi buyumus insanlar tedirgin olmuyorlar demek oyle kalabalik haline gelmekten.

    Iyi de, benzer sekilde, TSK da bazi hararetli laflardan, maksadini asan yuruyuslerden rahatsiz… Yani, guruh ruhu ile davranilmasini da, buna yol acilmasini da engellemek istiyorlar. bu bakimdan, nacizane, hak vermiyor da degilim.

    Rahatsiz olmayi birakin korkulacak seyler bunlar. Marjinal yaftasi yapistiranlari polisin su veya bu miktar siddet uygulayarak dagitmasi kolay ama hakim ideoloji sokaga cikinca o aracin kullanilmasi da o kadar dogru degil. Etnik, ideolojik veya ekonomik azinligin devletin sopasiyla tanisikligi var ama cogunluk bunu boyle dusunmuyor. (Bakin obur tarafta ‘buna tesebbus edene muhakkak kirtasiye vergi filan bir fenalik yaparlar’ dedim refleks olarak mesela, cogunluk devleti gorunce ‘bu bana simdi bir sey yapar’ demiyor ki?).

    Ben bu ozgurlukcu havalarin hep o oldugunu –yani, ‘hava’ oldugunu– dusunegeldigim icin, bana cok garip gelmiyor. Umarim, bu havalara aldanip grip olanlarimiz, yataga dusenlerimiz cok olmaz..

    Evet ‘hava’ ile ilgili bence, malum, yel degirmenleri hava akimini iyi kullanabilecekleri tarafa donerler. Unu oguttukten sonra mesele yok diye dusunmek kabil. Tabii boyle firildaklar da vardir — goze hos gozukmekten baska neye yarar onlar bilmem.

    Iyi olurdu. Ama, hararetin bir hayli yukseldigi bir donemdeyiz. Bunca sene, ben, bu kadar yogun ve yaygin bir duygusalligi yasadigimizi hatirlamiyorum.

    Tek sekilde de tezahur etmiyor bu. Eger Besiktas-Liverpool macinda tribunlarde olanlar anlatildigi kadarsa, bu girilen havanin muhakkak bir dahli vardir o iste de. ‘Bu adamlar hep boyle’ ile izah edilemeyecek yogunluk ve devamlilikta isler yaptirtmak kolay degil otuz bin kisiye. Hikaye su:

    http://www.redandwhitekop.com/forum/index.php?topic=197107.0

    (Ne bileyim, benim kendi sahsi tarihimde kalabaliklarla alakam sokaga cikma yasagi bittigi gibi sokaga firlama turunden futbol manyakligindan ibaret, burada siyasi mitingde ajitatorluk filan tecrubesi olan varsa yazsin ogrenelim neymis nasilmis diye.)

    Bu iste bir bityenigi var ya.. hadi hayirlisi..

    Kitle manipulasyon araci olarak da hizmet edecek seyler iyice oturdu galiba, dolayisiyla ozellikle birseyler yapilmasa da pozitif geri-besleme ile insanlar suratle bir hale girebiliyorlar belki. Bityenigi olmasi gerekmiyor, ihtiyac da yok. Degirmenden gidelim, su belli bir sekilde akmak isterken onunden cekilip kenarina degirmen kurmak suyu baska turlu akitmaktan kolay tabii. Zor olan, insani kalabaligini su gibi gormeyen, ‘yahu bunlarin bir de beyin gucu olmali’ diyenlerin isi kalabaliklar sokaklardayken.

  25. FST - 31 Eki 2007 - 9:57 am

    Bülent Bey,

    Bu ‘irkcilik’ lafina aklim ermiyor benim.

    Benim kullanmayı sevdiğim bir ifade değildir ve Türkiye’deki durumla ilgili daha önce birşeyler yazmıştım. Müzmin bey bana yazdığı yorumda kullandığı için ben de oradan devam ettim.

    Türkiye’de dindarlar da ırkçıdır derken Osmanlı’dan kalma gayri müslim için “yahu gavura gavur da mı diyemeyeceğiz” mantığını kastettim biraz. Bir de başka yerde linkini vermiştim, şu açıklamalar da bana makul görünüyor:

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=173267

    ….Genellikle sağ kesim, bütün vatandaşlara ‘Türk’ denilmesini istiyor. Bu sağ kesim de şu. Türkiye’de bir modern politik sağ var. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi ve mensupları oluyor. Bir de geleneksel sağ var. Bu, ‘geçmişimize sahip çıkalım’ diyen muhafazakâr ve kültürel sağ oluyor. Bu iki grup da, farklı nedenlerle ‘Türkiye’de Türkler yaşar, burası Türkiye’dir, burada yaşayan halklar da Türk’tür’ diye düşünüyor. Bu öyle benim kanım seninkinden üstün diye bir tartışma değil. Söylemek istedikleri şu: ‘Her toplumda bir egemen halk vardır ve bu toplumda egemen halk biziz.’ CHP’yi anlayabiliriz. Çünkü CHP Türkçüdür, milliyetçidir. Sağın gelenekçi, muhazakâr kesimi ise, onlar da imparatorluğu kaybetmiş olmaktan mustariptir, tarihsel olarak dertlidir. Osmanlı’ya dönüş özlemi yoktur ama Cumhuriyet’in Osmanlı kadar güçlü bir devlet olmasını isterler. Osmanlı’yı Türkler kurduğu için de herkese Türk derler. Aslında Türk muhafazakârlığı, Aleviler Türk olduğu halde Kürtlere daha yakındır.
    Niye?
    Nedeni dindir. Çünkü geleneksel toplumda ırk bilinci yoktur. Halkta tarihsel olarak Şafi , Sünni ve Alevi olma bilinci vardır. Etnisite, ırk, ulus kavramıyla düşünmek modernlerin bakış açısıdır. Üstelik modernlerde bile Sünni Alevi evliliği reddediliyor. Türk-Kürt, Sünni-Şafi evliliği sorun yaratmıyor.
    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Kürtler, Çerkezler, Abazalar sadece Türk olarak tanınmaktan nasıl bir rahatsızlık duyuyorlar?
    Çerkez, Abaza, Pomak, Boşnak bundan rahatsız olmaz ama bir Kürt rahatsız olur. Bir Kafkasyalı devlete karşı kimlik iddiasında bulunabilir ama toprak talebinde bulunamaz. Onun toprağı Türkiye’nin dışındadır. Onlar bize sığınmış halklardır. Kürtler ise biz yokken de buradaydı. Kürtler ve Türkler birlikte yaşamaya mecburlar. Türkiye’de etnisite bilinci tutmayacak.
    Türk milliyetçiliği tutmadı mı?
    Tutmadı. Kürt milliyetçiliği de tutmayacak. Milliyetçilik Türkiye’de tutmaz. Biz, imparatorluk halkıyız ve çok renkliyiz. Bundan daha güzel bir halk bulunamaz. Her şey var.
    ….
    Bir Türk, Türklüğünden toplumun bütünlüğü için vazgeçer mi?
    Bizdeki Türkçülük Batı’daki formlarında değil. Türkiye’de milliyetçilik devlete tapmaktır, devlete kayıtsız şartsız bağlılıktır. İnsanlar devleti korumak için Türklükten vazgeçerler. Zaten son dönemde ‘Türklük aslında ırk kategorisi değil, kültürel bir kategori, bir coğrafyayı, benzer hayat tarzını yaşayanları temsil ediyor’ diyorlar.

  26. Bulent Murtezaoglu - 31 Eki 2007 - 10:21 am

    Fethi bety sagolun, aliniya iliseyim:

    CHP’yi anlayabiliriz. Çünkü CHP Türkçüdür, milliyetçidir. Sağın gelenekçi, muhazakâr kesimi ise, onlar da imparatorluğu kaybetmiş olmaktan mustariptir, tarihsel olarak dertlidir.

    Bu biraz garip geldi bana. CHP gokten zembille inmis degil, kuruculari Osmanli devlet aygitinin icinden geliyor, ve ayni imparatorluk kaybetme izdirabi ve bunun caresi olarak Osmanli’nin millet dedigi degil bizim simdi millet dedigimiz turden bir vatandas kitlesine sahip olma arzulari var diye dusunuyorum. Niye boyle yazmis bu yazar? Ben cahilim bu konuda, kacirdigim nedir?

    Oldu olacak alinti yapmadiginiz yere de bulasayim:

    Modern eğitim almamış insanlar kendilerini ırka atıfta bulunarak ifade etmezler. Irk kavramı modernite döneminde çıktı. Bunu, bezelyenin kalıtım yasalarının keşfine götürebiliriz. Bitki ve hayvanlarda deney yapılmasaydı, insanların da ortak genlerden geldiği fikri doğmayacaktı.

    Bu sacma geldi bana. Bin turlu ornek bulunabilir ama benim kisitli tecrubemden gayet irkci olabildiklerini gordugum kita Cinileri geldi aklima, google sunu buldu:

    http://science.jrank.org/pages/10955/Race-Racism-in-Asia-Race-Racism-in-China.html

    Alinti:

    Common ancestry is a common theme in Chinese history. Recognized as having one of the world’s oldest civilizations, China’s history shows the rise of a common sense of culture and identity early in its history. A common legend believed by many Chinese is that they (Han Chinese who form the dominant ethnic group in contemporary China) are descendants of the “Yellow Emperor” (Emperor Huang-ti), who is said to have ruled in the fifth millennium B.C.E. The focus on patrilineal descent—clearly discernible in the seventeenth century (late Ming, early Qing) but clearly existing before—has been another component of this racial focus. Indeed, Chinese descriptions of themselves as a “yellow” race predated European use of such terms. Evidence from Chinese scholars and common folk notions in the early Qing period suggest that the color harked back to their common descent from the “Yellow Emperor.” With connotations of purity and imperial grandeur, this was used to claim the superiority of the Chinese to other races in the early Qing period. Such definitions of the “yellow race” usually included the Manchu and did not threaten the legitimacy of their rule. Both Confucian and folk notions of patrilineal descent supported such racial aspects of Chinese identity.

    Bezelye filandan bahsedilmemis, bahsedilen zamanlar da eski.

  27. metin - 31 Eki 2007 - 11:11 am

    Bülent Bey,

    Sayın profesör gayet kayda değer şeyler söylüyor. Ben de okumuştum. Ben “saçma” diyemeyeceğim ama “eksik” diyebilir ve ancak öyle katılabilirim size bu konuda.

  28. metin - 31 Eki 2007 - 11:18 am

    Muzmin Bey,

    Yaw bakmayın benimki de tırışkadan Cimbom’luluk. Onbirini say deseniz birinin bile adını bilemem.

    Mac’e gelince… Teşekkür ederim, verirseniz almam demem valla. Benim işimi öyle bir görür ki Mac mini!

    Sizin açınızdan tercihe şayan olmayabilir ama reklamcılık, basın-yayın, müzik, mimari vb sektörlerde Mac daima tercih edilegelmiştir ve bu da işin doğasına uygundur. Benim bu teknolojik zımbırtılara pek aklım ermez ve MacOS ile Windows dışında da işletim sistemiyle karşılaşmışlığım yok, dolayısıyla tereciye tere satmak da istemem ama diyebileceğim budur.

    (Belki konu dışı olacak ama, işletim sistemleri değil de klavyeler konusunda tavrım nettir, onu da söyleyeyim: İster Mac’te çalışayım, ister PC’de, F klavyeyi aslanlar gibi savunurum!)

  29. metin - 31 Eki 2007 - 11:20 am

    Suat Bey,

    Çok teşekkür ederim. Dönüşüm nasıl olacak bilemem ama, herşeyin gün günden daha da çıkmaza girdiği, kötüye gittiği bir ülkede hayata dönseniz ne yazar dönmeseniz ne yazar diye düşünmekten de kendimi alamıyorum müzmin kötümserliğimle…

  30. Muzmin Anonim - 31 Eki 2007 - 2:04 pm

    Bulent bey,

    ‘Bunun hal yolu bu silahli gucu yok etmektir’ diyen insanlara cevaben soylenegelen ’sanki sen yapacaksin?’ asagilamasi oralarda askerleriyle bulunmus biri icin islemiyor tabii. Belki etkili olmasinin bir nedeni de budur.

    Evet. Bu, bizde var oldugunu pek farketmedigimiz, meritokratik yanimizdir.

    Kimse Pamukoglu’nun bilmemkimler sulalesinden oldugu icin seviyor, destekliyor degil. Pamukoglu, kelimenin tam anlamiyla, gelir dagilimi itibariyle, toplumun en alt kesimleri (oralarda askerlik yapan, gonullu gidenlker haric, kayirmalarla daha rahat bir yerlere alinamayan vatandasin cocuklari ile) ile bir rezonans yakalamis durumda..

    Askeri ve sivil kanadin birbirlerine guvendiklerinden de emin degilim.

    Katiliyorum.

    Buna, bir de Muglali sendromunu eklemek lazim. Sivil iradenin iradesini acikca beyan etmedigi hallerde asker kilini kipirdatmaz. Kipirdatirsa da, o iradeyi once devralmak yolunda bunu yapar.

    O oyle, oyle de mevcut durumda PKK’ya kumanda edebilen Turkiye’nin tum gundemini belirliyor, kararlara zorluyor ve/veya propaganda zemini yaratiyor demek de yanlis olmaz herhalde.

    Dogru. Ve, icimde bir his var, yillar sonra bu konuda cok ilginc seyler okuyacagiz bence. Ama, simdi mumkun degil tabii ki.

    Bunu Cumhuriyet mitingi isinde de gorduk, ozellikle 80 sonrasi buyumus insanlar tedirgin olmuyorlar demek oyle kalabalik haline gelmekten.

    Cumhuriyet mitinglerindn once de Cuma mitingleri vardi. Ortak pek az seyi olan insanlari bir guruh haline sokup yurutmanin ne denli kolay oldugunu belki de oralarda test ettik biz.

    Etnik, ideolojik veya ekonomik azinligin devletin sopasiyla tanisikligi var ama cogunluk bunu boyle dusunmuyor. (Bakin obur tarafta ‘buna tesebbus edene muhakkak kirtasiye vergi filan bir fenalik yaparlar’ dedim refleks olarak mesela, cogunluk devleti gorunce ‘bu bana simdi bir sey yapar’ demiyor ki?).

    Ortada, bir cesit, ‘hazir kufretme, yakma-yikma firsati cikti; katilip biz de desarj olalim’ zihniyeti var sanki.. Bir cesit Latin Amerika festivali benzeri..

    Bu da, bu tur seylerin kontrol edilebilirligini neredeyse ortadan akldiriyor.

    Bunu, bu riski, gormek gerekiyor.

    Cok sakat bir ‘guc’ bu.

    Evet ‘hava’ ile ilgili bence, malum, yel degirmenleri hava akimini iyi kullanabilecekleri tarafa donerler. Unu oguttukten sonra mesele yok diye dusunmek kabil. Tabii boyle firildaklar da vardir — goze hos gozukmekten baska neye yarar onlar bilmem.

    :)

    Firildaklar onemlidir.. estetik acidan tabii ki :P

    http://www.redandwhitekop.com/forum/index.php?topic=197107.0

    Besiktas’in yonetimi hep secme olmustur zaten.. :P

    Kitle manipulasyon araci olarak da hizmet edecek seyler iyice oturdu galiba, dolayisiyla ozellikle birseyler yapilmasa da pozitif geri-besleme ile insanlar suratle bir hale girebiliyorlar belki.

    Harekete gecirmek acisindan sistem tamam da, kontrol etmek acisindan acemilik var bence.

    Bityenigi olmasi gerekmiyor, ihtiyac da yok.

    Bityenigi, olcekte var bence.. Yani, bu kadar buyuk olcekte olmasini ne gerektiriyor/sagliyor?

    Degirmenden gidelim, su belli bir sekilde akmak isterken onunden cekilip kenarina degirmen kurmak suyu baska turlu akitmaktan kolay tabii.

    ‘Yanina degirmek kurmak’ degil gibi.. bana daha cok, akisi yonlendirme gibi geliyor. Geliyor da, butun guzergahi tasarlamak konusunda beceriksizlikler var gibi. Butce mi yeterli degil; yoksa baska baska hafriyatcilar kenarindan kosesinden guzergahi degistirmege mi calisiyorlar da engellenemiyorlar; bilmiyorum.

    Zor olan, insani kalabaligini su gibi gormeyen, ‘yahu bunlarin bir de beyin gucu olmali’ diyenlerin isi kalabaliklar sokaklardayken.

    Bir de kalabaliklari muhatap almanin dogru olmadigini soylemek ve ikna edici olmak zor :)

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş