Keşanlı Talebe Destanı
FST 11 Kasım 2007
İki gün evvel kulağıma Keşan’da bir öğrencinin yazdığı kompozisyon sebebiyle problem çıktığı çalınmıştı. Padişah ve hain laflarını işitince ben “herhalde gerici bir öğretmen çocuklara Osmanlı padişahları hain değildi derken suç üstü yakalanmış, aferin, 10 Kasım günü alçağa gününü göstersinler” diyerek keyfolacağım sırada olayın farklı ve Keşanlı Ali Destanı ile yarışacak detayları olduğunu gördüm. 10 Kasım münasebetiyle çok daha anlamlı başka konulara değinmem gerekirken, mesaimi buna ayırmayı uygun buldum. Halbuki Dolmabahçe Sarayında kim olduğunu bilmediğim 8-10 kişi Atatürk’ün öldüğü odada İstiklal Marşı okuduktan sonra ağlayan, bu esnada esas duruşunu bozamayan askerin hüzünlü hikayesi çok daha ilgi çekici gelmişti bana. Hele asker yerinden dahi kıpırdamazken bir subay mı, astsubay mı seçemediğim biri gelip askerin gözünü siliyordu. Herhalde kameralar gidince tiyatro bitmiş subay askere “haydi haydi, kameralar gitti, burnunu da kendin sil kerata” demiştir. (Anıtkabir versiyonu da var). Tabii koca koca askerler nasıl durduk yerde ağlayabiliyor ilginç. Asker adama yakışır mı? Türk filmlerine de hayret etmişimdir, soğan mı doğruyorlar aşağıdan diye. Neyse, Keşan’a dönersek, konuyla ilgili haberde şöyle yerler var:
Edirne’nin Keşan ilçesindeki kompozisyon yarışmasında ikinci olan öğrencinin Vahdettin’den “hain” diye bahsetmesi; bir yerel gazetecinin de “Ödül istiyorsan ecdadına küfret” diye yazı yazması üzerine kaymakamlığın başlattığı soruşturma ilçeyi karıştırdı. Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, geçtiğimiz ay Cumhuriyet’in 84. yıldönümü nedeniyle ilköğretim okulları arasında bir kompozisyon yarışması düzenledi. Müdürlük ayrıca torpil olmaması için öğrencilerden kompozisyonlarda kendi isimleri yerine mahreç kullanmalarını istedi. Türkçe öğretmenlerinden oluşan 7 kişilik seçici kurul sonuçları açıkladığında, “Yekta Baydar İlköğretim Okulu 5 sınıfında öğrenim gören ve “Güneş” mahrecini kullanan bir öğrencinin “Cumhuriyet gelince” başlıklı kompozisyonu ikincilik ödülünü aldı. Bu arada dereceye giren kompozisyonlar yerel gazetelerde de yayınlandı. Bu kompozisyonları okuyan yerel Keşan Medya Gazetesi Köşe Yazarı Mustafa Kabakçılı, ikinci olan kompozisyonda öğrencinin son padişah Vahdettin’in ismini kullanmadan “Hain” diye bahsetmesine kızarak, “Ödül istiyorsan ecdadına küfret” başlığıyla bir yazı yazdı.
Bunun üzerine kaymakamlık soruşturma açtı. Olayla ilgili görevlendirilen milli eğitim müfettişleri seçici kurulu oluşturan 7 öğretmen hakkında soruşturma başlatırken, okula da gidip öğrencinin kim olduğunu tespit etmek istedi. Bu arada iddiaya göre eşi astsubay olan okulun Türkçe öğretmeni soruşturmayı öğrenince babası subay olan kompozisyonu yazan İ. Ö.’nün ceza almasını önlemek için başka bir kız öğrenciden “Kompozisyonu ben yazdım” demesini istedi. Kız öğrenci de müfettişlere önce kompozisyonu kendisinin yazdığını söyledi. Ancak iddiaya göre olayın ciddiyeti anlayınca, gerçeği itiraf ederek, kompozisyonu aslında İ. Ö.’nün yazdığını, Türkçe öğretmeninin İ. Ö. ceza almasın diye kompozisyonu kendisinin yazdığını söylemesini istediğini anlattı. Bunun üzerine soruşturma kapsamına İ. Ö. İle Türkçe öğretmeni de dahil edildi. Keşan Kaymakamı Abdülkadir Karataş, soruşturma açtıklarını doğrulayarak, konuşmaktan kaçındı. Edirne Valisi Nusret Miroğlu ise müfettiş görevlendirildiğini belirterek şunları söyledi: “O cümleler, o yaştaki bir çocuğun kuracağı cümleler değil. Soruşturma sonunda tam olarak neyin olduğunu anlayacağız” dedi.
Peki ben ne düşünüyorum? Hakikaten pembe dizi gibi olmuş. Muammaya bak. Yalnız ortada ciddi bir problem var, bir defa soruşturma yanlış yere açılmış. Öğrenci “adını vermeden” Vahidettin’e hain demişse bunda ne mahzur var? Resmi tarihe ve Nutuk’a göre Vahidettin elbette haindir. Benim bildiğim daha Türkiye’de bunun tersini resmi yoldan söylemek mümkün değildir. Ecevit ölümünde önce böyle bir gaflete düştüğünde başta ben ve Süleyman Demirel “Türkiye böyle bir beyanı kaldıracak durumda değildir” şeklinde tepki göstermiştik. Bakın Nutukta Vahidettin hain olarak vasıflandırıldıktan sonra ne deniyor:
Asil bir milleti utanılacak bir duruma düşüren sefil
Kamuoyunu gerçek durumla karşı karşıya bırakmayı tercih ederim. O zaman, Saltanat’ı atadan oğula geçirmek gibi yanlış bir usulün sonucu olarak, büyük bir makam, tantanalı bir ünvan kazanabilmiş bir sefilin, gururu çok yüksek asil bir milleti nasıl utanılacak bir duruma düşürebileceği kendiliğinden anlaşılır. Gerçekten de, her ne sebeple ve ne şekilde olursa olsun, Vahdettin gibi hürriyetini ve hayatını milleti içinde tehlikede görebilecek kadar âdi bir yaratığın, bir dakika bile olsa, bir milletin başında olduğunu düşünmek ne hazindir! Şükre değer bir durumdur ki, bu alçak, mirasına konduğu Saltanat makamından millet tarafından atıldıktan sonra, alçaklığını sonuna kadar getirmiş oluyor. Türk milletinin bu işte önce davranması elbette takdire değer.
Yani küçük kız aslında kompzisyonunda yanlış birşey dememiş. Hatta Vahidettin’in adını vermeyerek hata bile yapmış. Yerel gazeteyazarının alenen konuyu saptırdığı anlaşılıyor. Aslında haklarında soruşturma açılması gerekenler 7 öğretmen değil bunlara saldırıya geçen yerel gazete yazarı, bu adamın ipiyle kuyuya inen Milli Eğitim yöneticileri, vali vs. olmalıdır. Üstelik yazar “ecdadına küfret” derken aynı ifadeyi Nutukta kullanan Atatürk’e de küfürbaz demiş oluyor, ona da ayrıyeten dava açılmalıdır. Gerçi 7 kişilik heyete “siz nasıl bir subay çocuğunu birinci değil de ikinci seçersiniz” diyerek soruşturma açılması düşünülebilir ama o sonraki iş. Söz konusu Nutuk ise gerisi teferruattır.
Ben tehlikenin farkındayım. AKP ve karşı devrimciler artık alenen Nutuk’ta yazılı sahih bir söze muhalefet ederek, üstelik de cüreti artırıp hain diyenlere resmi soruşturma açacak kadar pervasızlaşarak Türkiye’yi kritik bir noktaya sürüklemektedir. Atatürk’e ait bir sözün aksi nasıl iddia edilebilir? Bu noktada şu kampanyaya katılmaya herkesi davet ediyorum. Okuduğum habere göre Açıköğretimliler Birliği Vakfı adlı, muhtemelen önemli bir kuruluş yetkilileri Nutuk’un ilkokullarda ders kitabı olarak okutulmasını önermiş. Şöyle deniyor:
“Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğimize tam anlamıyla anlatılmadığı bir gerçektir. Atatürk’ün laikliği, İslamiyet’in kutsallığının korunması için kurduğu açıktır. Ama bugün laiklik ile İslamiyet’in bir arada olmayacağı yönündeki gafleti, gençlerimize de angaje edilmeye çalışılmaktadır. Atatürk’ün doğa ve insan sevgisi, milliyetçilik duygusu gençlerimize yeterince anlatılmamaktadır. Bugün eğer gençliğimizin bir kısmı sapık ideolojilerin ağına düşüyor ise, bu Atatürk ve felsefeleri bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır. Devletin ilgili kurumları artık bilinçli Atatürkçü nesli yetiştirmek zorundadır. Bunun içinde fazla detaya gerek yok. Atatürk’ün Nutuk kitabının ilköğretim okullarında ‘Ders kitabı’ olarak okutulması yeterlidir. Bunun içindir ki Hükümete Nutuk kitabının, okullarımızda Ders kitabı olarak okutulma çağrısında bulunuyoruz.”
Yazı çok anlamlı, özellikle 10 Kasımda, birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz şu günlerde böyle bir teklifin, hem de Açıköğretim Vakfınca dile getirilmesi, Vahidettin’e hain değildir diyenlere atılan bir şamar değil de nedir? Bu arada vara yoğa miting yapan ilerici, çağdaş vs. dernekler nerede? Alenen Vahidettin Haindir diyenlere saldırı yapılıyor, geride kala kala bir Nutuk bir de Çankaya Belediyesi kaldı, daha uyuyacak mıyız?
Neyse lafı uzatmayalım. Bir de Atatürk’ü Kevin Kostner mi oynayacak derken baktım bir reklamda Atatürk’ü bizim Haluk Bilginer oynamaz mı? Buna da diyecek şey var ama ah işte, zaman lazım.
Popularity: 58% [?]
- Toplum , Yakın Tarih
- Yorum(20)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Sana çok uzun bir yazı yazdım fakat sonra yayınlamaya gerek duymadım gün gelir kimin hain olduğu kimin olmadığı mahşer meydanında ortaya çıkar.(Ama genede bil genelkurmayda saklanan hakiki nutuk da yukardaki ifadeler yer almıyo nutuk Kuran deil ki değiştirilmesin)
Sayın Mck,
Keşke uzun yorumu yazsaydınız. Birde Nutuk’un aslı konusunda bilgim yok.
Uzun yorumum biraz daha sert bir üslupla yazılmıştı sonra gerek duymadım ama genel anlamda Vahdettinin hain olmamasının mantıksal nedenleri üzerinde durmuştum tabi birtakım tarihi olaylarla bağdaştırmıştım ama Sultan Vahdettine bu kadar kolay hain diyebilyorsanız demekki sizinde kendinize göre mantıksal nedenleriniz var ne ben sizin düşüncenizi değiştirebilirim nede siz benimkini o zaman uzun uzadıya yorum yapmaya gerek duymadım.
Ben kimseye hain demiyorum sadece Atatürk öyle diyor, çocuk da resmi görüşü tekrar etmiş, suçlanacak biri varsa çocuk değil karşıdakiler olmalı diyorum.
Bu arada sitedeki diğer yazıları okumadığınız gibi bir izlenime kapıldım, çok da önemli değil. Burası serbest bir platform, sert de olsa istediğinizi yazarsanız memnun olurum.
Hey Allah’ım yaa.
Fethi bey, bunu izah etmenin bir yolu olmalı :-))
Sitedeki yazılarınızın bir kısmını okudum ve gerçekten beğendim fakat böyle bir yazı yazmanız tezat geldi şuan yazıyı tekrar okudum acaba atladığım bi yer mi var diye ama yine ilk okuduğumdaki anlamı çıkardım sorun bendeyse ve siz kimseye hain demediyseniz sorun yok demekki yazı çok kapalı içindeki anlamı kavrayamamışım özür dilerim.
Rica ederim efendim ne özür dilemesi, kimse böyle bir hissiyat içine girmemeli, biraz kapalıysa o da benim kabahatim.
Sayin Mck,
Yazinin satir aralarini okursaniz ve bir de Sayin FST’in diger yazilarindaki usluba dikkat ederseniz ince bir
hiciv yaptigini gorebilirsiniz.
Ya da ben oyle anladim.
Biraz tarizli bir yazı sanırım ama yazarın 3-4 yazısını okuyarakda yazarla ilgili geniş bir bilgi edinemiyor insan sonuçta bu yazıyı ilk okuyan ve yazarın üslubuna sizin kadar yatkın olmayan bir insan benimle aynı anlamı çıkarabilir.
demek koskoca osmanlipadisahina hain diyen ogrenciye utanmadan birde odul verdiler ha? vefasizlar.. nankor adiler!
birde asker cocugu olacakmis o herzeleri yazan velet! onun babasi birkere hakiki asker olsa, onlari yazdiktan sonra onu eve bile almazdi.
bu arada harbi harbi tembih ediyorum buradan hepsi iyi dinlesin:
sakinha simdi koseye sikisinca ataturkun arkasina saklanmayada kalkmayin! ataturk vahdettinin siyasi rakibiydi. simdi baykal nasil erdogana kafasina gore rasgele siraliyorsa ataturkte vahdettine demistir zamaninda biseyler. onlarin siyasi tartismasidir. zamaninda olmustur, o gunler icin dogaldir. ama sen kalkip bacak kadar velete ecdadina kufrettirirsen, birde marifetmis gibi odul falan verirsen, o sehitler o osmanoglullari carparlar adami carparlar! kendinede gelemezsin epey zaman ondan sonra. bunlari hic dusunuyormu o haysiyetsizler acaba? hayret bisey..
Vahdettin Bey konusunda
bütün kaynaklar döner gibi kendi tarafına doğru kesilmiş
bazılarına göre Vahdettin Bey’i aşağılamak vatan haini ilan etmek Atatürkçülüğün bir öğesi bir şartı gibi algılanmış
Hanedan soyundan gelen birisinin kendi milletine karşı bole bir tutum (hainlik) içersinde olacağı ihtimali vermiyorum ben ama Padişah olarak işgalci İngilizlere karşı kendine yakışanı yapmış mı ? onuda bilemiyorum yapmış olabileceği kanaatindeyim ve yapmış olmasını arzuluyorum.
sonuç olarak M.Kemal kendisine muhalif güçleri istemeyen birisi bunu nerden mi çıkarıyorum (bk.Menemen Olayları) ve tabii olarakda
karşısında hemde hanedan soyundan gelen birisini görmek istemicektir
Nutuk, Vahdettin Bey hainmidir sorusuna cevap verebilecek bir kaynak değildir
şahsen…
Bu haberi okuduğumda tam Fethi Beylik demiştim. Yanılmamışım.

Yalnız yazıya 10 üzerinden 3 bile veremedim. Benim bildiğim Fethi Bey çok daha iyisini yazar, bu aceleye gelmiş sanki. Ama problem değil yorumları okuyunca da çok eğlendim. “Ben kimseye hain demiyorum sadece Atatürk öyle diyor..” orda koptum.
fizikci kardes dogru soyluyorsun. ben puan vermedim henuz ama hakkaten elini korkak alistirmis bu sefer fethi beycim. yani bu kendini nazi kampi idarecisi zannedenlere ne dense az. iyisimi ben simdi bir sifir puan cakiveriyim fethi beyede okur olarak tepkimizi koymus olalim.. is baska dostluk baska…. biz burasi daha cengaver bir site olsun derken boyle turkiye gastesi gibi yayincilik yapilirsa bizimde soyleyecek sozumuz olsun oyle degilmi?
ecdadı da haın yaptık ya yazıklar olsun bıze neymıs nutukta boyle yazıyormus iyide nutuk bır tarih kıtabı elbette hayır bır kaynak mı elbette hayır ortaya atılan ey Ataturk dedı ıyıde Ataturk u samsuna gonderen kımdı Ataturk samsuna gıderken bogazda ıngılız gemılerı vardı oradan gecerken belge ıle gecmesı gerekırdı ve de bunun vızesı olması gerekırdı o vızeyı aldıran da ona vahdettın dı yoksa kımse Ataturk un kara kasına kara gozune bakarak vıze vermedı bu ornekler cogaltılır…
Yukarıda MCK adlı kardesın yazdıklarına katılmamak mumkun degıl gercekten nutuk duzgun bır sekılde bıze yansıtıldı mı benım bıraz arastırdıgıma gore hayır hemde kocaman bır ‘HAYIR’ ama bunu kım dınleyecek o ayrı mevzu….
Son olarak sunu soylemek ıstıyorum dıyelım kı Vahdettın yurt dısına gıtmeseydı kurtulus savası sonrasında yurt dısına surgune gonderılmeyecekmıydı bız en ıyısı mı kendımızı kandırmayalım cevabı bılıyoruz ama vıcdanımıza sesıne kulak vermıyoruz bazı nedenlerden dolayo dılerım Allahtan VAHDETTIN bu dunyada olmazsa mahser gununde aklanacak o zaman bu haın yaftası yedırenlerı gormek ıstıyorum
Vahdettin’e olan kininin kökeninde, Mustafa Kemal’in saraya damat olmak istemesi ancak bunun bir türlü gerçekleşmemesi de aranmalıdır…
Manyakadam ve Fizikci,
…
Hamdolsun sitenin puanlama anahtarı elimde, ben de kendime bir 10 puan vererek dengeyi kuruverdim. Ben doğruları yazıyorum, şu yazıda yanlış olan yer varsa verdiğim 10 puanı geri alacağım.
estagfurullah fethi beycim yanlis bisey yok. dogruya dogru simdi.. ama daha cengaver olsun lafini esirgemeyesin elini korkak alistirmayasin istiyoruz. yani herkese annadigi dilden konusmak lazim.
Estağfurullah Fethi Bey. Bizim ki de laf işte. Sanki parasını vermişiz de yazı beğenmiyoruz. Ama suç sizde. Alıştırdınız bizi kaliteye, başka sitede 10 puan olacak yazıyı burda görünce 3 puan versek mi acaba diyoruz.
Hatadan dönmüşsünüz, güzel. Kalite izafidir, bana göre bu yazı daha “gerçekçi” bir yazı. Bunlara da alışın.
bence 10 puanlık bir yazı tamda içimden geçenleri dile getirmişsiniz tebrik ediyorum emeğinize yüreğinize sağlık