Şakalaşarak…
FST 11 Kasım 2007
Öğretmenler günü geliyor, eski defterleri biraz açalım bakalım derken 2-3 gün evvelki haberi hatırladım. Bu haber beni seneler öncesine de götürdü. Ortaokul lise yıllarımda sabahları asker usulü ictima ile içeri girerken müdür ve adamları bizleri takip eder saçı uzun olanları kenara ayırır bunların şakağından, perçeminden, ensesinden bir tutam makasla sırıtarak keserlerdi. Ben suya sabuna dokunmayan, asosyal bir tip olmama rağmen bir defa da kısacık saçımı kestiklerini hatırlıyorum. Ne güzel günlerdi, facebookda yadeden vardır bunları şimdi. Neyse, neredeyse mutluluktan ağlayacağım şimdi, habere dönersek, bu güzel uygulamanın 2007 yılında da, 15-20 yıl sonra uygulandığını görmek çok güzel. Haber şöyle:
Bahçelievler’deki Erkan Avcı Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde öğrenciler her sabah içtimaya alınıyor. Okul bahçesine yaklaştıkça öğrecilerin suratı değişiyor. Saçına bant takan bir kız öğrenci, sıraya dizilmiş öğretmenlerini görünce, öflüyor, ‘Nefret ediyorum’ diyor. Bandını çıkarıp saçlarını topluyor. Yedi-sekiz öğretmen tek tek okula giren öğrencilerin giysilerine bakıyor. Okulun hizmetlilerinden biri de kılık kıyafet timine dahil. O da öğrencilerin gömleklerinin üzerindeki değişik renkteki kazakları topluyor. Geç kalan öğreciler, okul bahçesinde toplanıyor ve birinci ders bitene kadar ayakta bekletiliyor.
Sonunda bahçede yaklaşık 30 öğrenci toplanıyor. Müdür önce “Herkes yakasını açsın” diyor ve kravatları kontrol ediyor. Öğrenciler okul aile birliğinin karar verdiği arkası lastikli kravatları takmak zorunda. Saçları uzun olan öğrenciler çağırılıyor. Müdür, elinde makasla kimi öğrencinin saçının üstünü kısaltıyor, kiminin de ensesini. Yere döküler saçlarsa, danışmadaki nöbetçi öğrenci tarafından süpürülüyor. Saçının kesilen bir öğrenci “Kestirmek zorunda kalayım diye üstünden aldılar. Bir saat müddet verdiler” diyor. İsmini vermek istemeyen bir öğrenci şöyle konuşuyor: “Sınıfta da kontrol oluyor, bazen dersten çıkarılıyor öğrenci. Kapıda sakalı biraz uzamış olanlar varsa, permatik aldırıyorlar. Kapıda kuru kuru tıraş ediyorlar.”
Okul Müdürü Muhitdin Kaya’ya yaptıkları denetimleri soruyoruz. Karşılığında okulun AB ülkeleriyle yürüttüğü projeleri anlatıyor. Kaya, öğrencileri bahçede bekletip derse almamalarının sınıf geçme yönetmeliğine uygun olduğunu söylüyor. Öğrencilerin saç ve favorilerini kesmesini ise şakalaşarak yaptığını anlatan Kaya, “Şakalaşarak demokratik zemini bozmadan yapıyoruz” diyor.
Erkan Avcı Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi kontrol konusunda tek örnek değil. Esenler İbrahim Turhan Lisesi 10. sınıf öğrencisi Ufuk Erhan da kıyafeti uygun olmayan öğrencilerin derse alınmadığını anlatıyor: “Aklınıza gelebilecek her şeye karışılıyor. Herkesi aynılaştırmaya çalışıyorlar.“
Demek AB projesi alıyorlarmış, ne güzel. Acaba konusu ne? Şöyle bir şey olabilir mi “Liselerde müdür, tim, öğrenci şakalaşması ve demokratikleşme sürecine etkileri” veya bir sponsor da alınmış olabilr: “Permatik: Liselerde Susuz Traşta Derbiye Beş Basar, Veli Hassittero” vs.
Yalnız, burada öğretmene, idareciye, müstahdeme kızmamak lazım. Müdür gücünü kanundan alıyor. Milli Eğitim tam olarak da budur. Zannediliyor mu ki resmi eğitim insanların şen, şakrak, soru soran, merak eden fertler olmasını istiyor? Milli eğitim demek sadece belli bir ideolojiye göre öğrencilerin yontulması, adam edilmesi değil; belli uzunlukta saç, belli renklerde kılık kıyafet de demektir. Müdür, hademe, öğretmen maaşlı rejim görevlileridir, onların görevi belli bir görüşün anaokulundan itibaren kafaların içine olduğu kadar dışına da kazınmasıdır. Helal olsun, ben olsam bunların maaşlarına ilave zam da yaparım.
“Efendim, bazı öğrenciler de pek terbiyesiz, okulun da bir ciddiyeti var, ne demek, it gibi, serseri gibi gelen öğrenci var, öğretmen ne yapsın” diyenler olabilir. Bunlara diyorum ki, şekil şemale pek meraklıysanız, o zaman çocuğunuzu maaşlı rejim bekçilerinin ustura ve makasına bırakmayın. Bunlarda merhamet yoktur, maaş, kademe, derece ve ek ders dışında akıllarına birşey gelmez, çocuğunuzu muhafaza edin. Zamanında berbere mi göndereceksiniz, ne gerekiyorsa giydirecek misiniz, adam gibi kendiniz halledin. Ben çocuklara bu psikopatlardan zarar gelmesin diye saçlarını neredeyse 3 numaraya vurduruyorum. Yoksa okulda elimden bir kaza çıkacak, müdürle bir iki öğretmeni okulun içinde yığacağım yere.
Neyse, lafı uzatmayalım, 24 Kasımda görüşmek üzere, hadi hayırlı traşlar.
Popularity: 27% [?]
fethi bey demiski: “Yoksa okulda elimden bir kaza çıkacak, müdürle bir iki öğretmeni okulun içinde yığacağım yere.”
bende helalolsun diyorum. nedenmi? dinleyin bakalim: epey sene oluyor, gunlerden bir pazar gunu benim oglani berbere goturup tras ettirdiydim. ertesi gunu gitmis okula, mudur muavini olacak ukela hergelede sabah teftisinde cekmis bunu kenara boyle tras olmaz demis sonrada okulun iki sokak otesindeki berbere yollayip 3 numaraya vurdurtmus kafayi! iki gunde iki tras parasi yani. benim tabi haberim yok. ama aksam olupta cocugu evde asker gibi gorunce oyle dellendimki anlatamam. yani saci kestirdik yetmedi birde tras begendirecegiz herifciogluna. o soytari herif gitsinde kendine baksin once. yolda gorsen simit satiyo demezsin, ruyanda gorsen korkarsin, ama gelmis bizim oglana tras ogretiyor cins herif. bunca sene gecti hala aklima gelince sinirim tepeme cikiyor. o yuzden diyorumki fethi beycim olurda okula yolun duserde bunlara girisecek olursan ikitanede benim icin cak. hemde osmanli usulu olsun 5 parmagin izi ciksin suratinda yarimsaat kendine gelemesin adiler.
bu çağın öğrencilerinde iş yok
eğer yaptırım yapan, yönetmelikler şöle böle diyip suyunuzu sıkan idareciler varsa cezayı kesmesini bileceksiniz
arabasınımı çizersiniz,yolunumu kesersiniz onu bilmem
tabi bu bir çözüm mü?
kesinlikle değil asıl olan okul yönetiminin aile ile iş birliği ve irtibat içersinde olmasından geçer
velisine oğlunuz okulumuzda sigara içiyor,derslerine devamsızlık yapıyor,dersleri sabote ediyor,arkadaşlarıyla geçimsiz,okul kılık kıyafet düzenine uymuyor gibi konularda bigi alış verişi yapması gerekir
bu işler eline makas alıp onun bunun saçını kemeyle,
okula spor ayakkabıyla gelinmez diyerek öğrenciyi geri çevirmeyle olucak işler değildir önce bir ailesini soruştur ikinci bir çift ayakkabı alabilicek parası varmıdır diye yani
ailesiyele irtibatı kopartmaki öğrenci hakkında vericeğin kararlarda koşulları göz önünde bulundur
bu işler için okul aile birlikleri var demeyin insanı güldürmeyin ne işe yaradıklarını hala anlayabilmiş değilim
“Allah’tan kız babasıyım” demeyi çok isterdim ama bunlar kızların da saçını başını rahat bırakmıyor ki… Vallahi ne yalan söyleyeyim, kızıma böyle bir muamelede bulunsalar gider adamı okulun ortasında evire çevire döverim… Bakmayın güler yüzlü olduğuma, tersim pistir… Aslında dayaktır, çeneye tekmedir; bunlar sevdiğim şeyler değil ama hem bunlar başka türlüsünden anlamaz hem de ne güzel yüreğimin şişi iner…
Fethi bey, siz yazar adamsiniz. Bir mesele oldugunda bizlere havale edin, sabah biz dover, aksamina siz yazarsiniz.
Ama en basta su Haydar Uslu var, herkesin ortasinda bogazimdan tutup yere yatirmisti beni. Bismillahi onunla yapar, sonra sizin islere bakariz. Hatta cete kuralim anasini satayim, listede ki siraya gore ogretmen devirelim.
Sitede emegi gecen herkese tesekkurler
http://www.1bilgi.com
Sizleride sitemize bekliyoruz
Nice yillara…