Gül ve Diken
FST Kasım 12th, 2007
Geçenlerde Kevin Kostner geldi, Anıtkabir ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanlığında davete katıldı, Ankara’da el üstü protokolü olarak gezdi tozdu. Hatta Melih Gökçek ile gittiği bir lokantada garsonun kendisinin boğazına pala dayayıp “şaka yapma” girişimi de hatırlarda kalmıştır. Peki alakasız eski bir aktör ne demeye Ankara’da resmi işlerle uğraşır? Anladığım kadarıyla “Abi gel sana iş ayarlayalım, son zamanlarda adam gibi film teklifi de almıyorsun, ekmek davası, Türkiye’de nasibini ara” diyen birileri kendisini Atatürk oynama konusunda dolduruşa getirmişler. Bu vesileyle Anıtkabir, köşk, lokanta gibi yerlere sürüklenen, muhtemelen ne olup bittiğini anlamayan aktör de “garip memleket ama ben paraya bakarım” demiş olmalı ki geçenlerde bu ziyaretleri tamamlamış oldu. Ancak Atatürk’ü oynamak öyle Anıtkabir ve kebapçı ziyaretleriyle hallolacak iş değil. Nitekim Kevin kutsal mekanları gezip dolaşırken Hürriyet gazetesinin magazin sayfası anketi Atatürk’ün asla bir yabancı tarafından oynanamayacağına işaret ediyordu.
İşte tam da bu gelişmelerin üzerine televizyonda karşımızda ulu önderi görmeyelim mi? Meğer İş Bankası Haluk Bilginer’e bu ağır görevi yüklemiş. 750.000 dolara mal olan reklamda Atatürk bir çocuğun şaşkın bakışları arasında ona aslında kendisinin de insan olduğunu, eline diken batabileceğini filan anlatıyor. İlk dikkati buraya çekelim: Bakalım uyanık kesimler “nasıl olur, ulu önderin bir fani gibi eline diken batması suretiyle küçük düşürülmesine dur denmeyecek mi” protestosuna ne zaman başlayacaklar.
Reklama gelirsek, öncelikle Haluk Bilginer Atatürk’e burnu dışında benzemiş. Bunu inkar edemem. Diğer taraftan ses tamamen faul. Atatürk’ün sesiyle alakası yok. Aslına uygun ince yapmadıysanız, bari davudi bir ses yapın da millet etkilensin. Reklamı radyodan dinlesek Haluk Bilginer hikaye okuyor sanacağız. Bir de bazıları ikide bir gül kelimesi geçmesini “Abdullah Gül’e mesaj mı veriliyor” diye yorumlamışlar. Buna göre Gül’ün dikeni ile ne yapalım Abdullah Gül’e katlanmak lazım deniyormuş. Ben de dikkat ettim, yerde taş vardı, herhalde rahmetli Erol Taş’a bir atıf yapılıyor diye düşündüm. Çocuğa “Erol Taş gibi kötü adam olma” deniyor mesela.
Bazıları da “efendim Atatürk istismar ediliyor, bir şirket nasıl Atatürk’ü reklamda kullanır, ne iş” diyor. Bir açıdan haklılar. Atatürk istismarı sadece CHP, bazı emekli ve muvazzaf memurlara ait hak olduğundan kapitalist sömürü maksadıyla reklamda kullanılması tartışılır hale gelmiş. Allahtan reklam İş Bankası, yani CHP’nin bankasına ait de oradan kurtarıyorlar. Türkiye Finans bu reklamı yapsa yobazlara haddi hemen bildirilirdi. Sonra reklama yapılan yorumlara bakıyorum da millet ağlamaktan bir hal olmuş. Dolmabahçedeki askeri geçmişler. Sebebini de anlamadım, eline diken battı diye mi ağlanıyor? Yahu Atatürk’ün gerçekten çok iyi bir sürü konuşması var, buradaki sözler ilkokul kompozisyonu gibi nesine “mükemmel” deniyor, nereye 750.000 dolar harcanmış hayret. Beni oynatsalar 750 liraya biterdi, hem de tipim, sesim daha uygun. Haluk Bilginer de “çok gururlandım” türü şeyler söylemiş. Ne diyecekti, utandım mı diyecekti, laf. Kevin Kostner oynasa herhalde ona da bu tür şeyler söyletirlerdi. Parasıyla değil mi.
Lafı uzatmazsak, bu reklam Atatürk’ü kim oynayacak sorunsalına yeni boyutlar kazandırmış, tartışmayı daha da alevlendirmiştir. Ben Kevin’in menejeri olsam “Atayı dünya çapında bir adam oynasın ki biz de komisyonumuzu alalım” mealinde bir atak yapardım. Bir de Kurtlar Vadisinden bir adam vardı aday olan, dizide öldüğünde gerçek hayatta cenazesi kılınan, o da meydanı bırakacak değildir, para için değil canım, vatan için elbette. Belki haberi alan Polat Alemdar bile “ulan biz dururken Atayı oynamak kimin haddine düşmüş” diyerek ortama bir ayar verir ne bileyim. Ben de beklemedeyim, hani, soran olursa.
Bu arada Engin Ardıç da konuyu işlemiş ve şöyle bitirmiş:
… 10 Kasım sabahları Dolmabahçe Sarayı’na koşup koltuk altı koklar gibi “hava koklayanlar” bunları anlayamazlar Atam.
Aah ah, cumhuriyeti emanet edecek başka çemiş bulamadın mı Atam?
sen memlekete gec gelmissin fethi beycim. daha erken gelip fecri ati doneminde falan yazsaydin bu yazilari simdi fikret tevfik gibi ders kitaplarinda okutuyorlardi seni. simdi ilim irfan kalmadi millet kitap deyil mizah dergisi okuyor, kaldimi sana bir avuc site okuyucusu. ama dusunmeside fiyakali olmuyor deyil hani.. fethi beycim yazmis cizmis zamaninda imdi bazi gencler vay bee ne adamlar yasamis diyor falan… birde simdi suan birden su geldi aklima: ataturkte o zamandegil simdi yasasaydi, madem tipiniz sesiniz falan bu kadar ayni biribirine, o zaman belkide fethi beycim hakkinda bir film yapilir onuda ataturk oynardi. hayat bu bellimi olur??
Manyakadam, hayalgücün epey güçlüymüş.
çocuk “senin eline diken batar mı?” diye şaşırıyor, malum ilkokulda öyle bir beyin yıkama faaliyeti varki atatürk insanüstü bir varlık sanılıyor.
tamam da, bu garabeti sanki çok iyi bir şeymiş gibi niye milletin gözüne sokuyorlarki?
“”"Manyakadam, hayalgücün epey güçlüymüş.”"”
yaniliyorsun fethi beycim.
volkan beyoglumun dedigi gibi, asil ataturku eline diken batmaz sesi tiz cikmaz tuvalete bilem gitmez zannedenlerin hayalgucleri pek guclu.
Ses cok igrenc olmuuuuussss
“Turk milleti caliskandir” dedigini dusunemiyorum bile bu sesin.
Yalnız, reklama konu olan kompozisyon Florya Köşkünde geçmiştir. Ve o esnada Mustafa Kemal’in yanında manevi kızı Ülkü Adatepe bulunmaktadır. Peki o halde neden reklamda bir erkek çocuğu oynatılmıştır? Nedeni, İş Bankası’nın, vasiyetinde yazdığı halde Ülkü Adatepe’ye, Mustafa Kemal’in malvarlığının faizlerini vermemiş olması ve bu yüzden Ülkü Hanım’la İş Bankası’nın davalık olması olabilir mi? Tuhaf…
Siz tabi Turkiyede yasadiginiz icin Ataturk yasamiyo falan zannediyorsunuz. Wallahi de billahi de yasiyor. Benim burda tanidigim Besiktasli, uzun yillardir burada yasayan bir tanidigim var. Oglunun adi da Ataturk

malum Amerikada oglunun ismini ne koyacagina karismadiklari icin Cadillac olan da var Ataturk olan da…
Aslinda o cocugu oynatsalarmis daha da guzel olurmus
yanliz benim merak ettigim birsey var…cocuk turkiye vatandasligi istese “ismini degistirde oyle gel” derler mi bu cocuga?
Fethi bey,
Altin Portakal’daki elestirilerin cogu da benzeri hasetliklerdenmis diyorlar
Müzmin bey,
Bunlar rivayet. Ben bunlara ne haset edeyim. Atayı oynamak her Türkün (çifte vatandaşlar hariç) hayalidir. Paranın lafı olmaz. Bu teferruattır.
Fethi bey,
Milletin ne ilginc fantezileri varmis da hic haberim yokmus benim..
Peki, de –baska her yerde olur verirken– simdi durup dururken cifte vatandasliklari olanlari neden dislar oldunuz?..
Yunan vatandasi da olan bir Selanikli talip olsa hayir mi diyeceksiniz?
Buna gucunuz yeter mi?
Müzmin Bey,
Bu iş başka. Sizce öyle değil mi? Türkiye’de herşey tartışılabilir ama Atatürk hariç.
Yunanlı vatandaşı da bana değil konuyla ilgilenen Hürriyet Magazin servisine sormalısınız
Bu arada Kevin Kostner Türk vatandaşlığına başvurmalı, menejerine hatırlatnak lazım, Haluk Bilginer malı götürecek, Kevin kurtlarla dansa devam edecek.
Fethi bey,
Haluk Bilginer’in oyunculugunu begenirim. ‘Polis’te izledim ve oldukca iyi idi.
Onomastik analizle bakacak olursam, Haluk Bilginer’in Yunan vatandasi olmasi halinde bile bu rolu oynamaga uygun gorulecegini soyleyebilirim.
Tabii ki, herseyin dogrusunu Allah bilir. Biz bilmeyiz.
Müzmin bey,
Ben de ama sadece komedilerde diye sınırlamak isterim. Polis nasıl izlemedim ama Şener Şen gibi büyük oyuncuların komedi dışında düştükleri durum hoş değil. Haluk Bilginer de en iyi olduğu komedide kalmalıdır. Bu sebeple iyi oyuncu olmasına yürekten katılmakla birlikte Atatürk veya bir başka siyasiyi -komedi dışında- oynamasını doğru bulmuyorum.
İş Bankası’nın reklâmı, çok önemli iki noktanın ispatı oldu. Reklama sorgusuz sualsiz övgüler dizenler ise maalesef gafil avlandı.
Birincisi: “Amerikalıların Kurtuluş Savaşı gibi bir savaşları olsaydı, merkep dırıltısına çektikleri filmle gişe rekorları kıran Hollywood yapımcıları neler yapardı kim bilir?” serzenişindeki “Türk sinemasının uyuşukluğu”nu tescilledi. Mesele illa bir Hollywood starını getirmek değilmiş; Haluk Bilginer’den çok iyi Atatürk olabiliyormuş meğer. Fakat “devlet para versin ben film çekeyim” mantığıyla, ancak TRT soğukluğunda izlenmesi namümkün “Cumhuriyet” ya da 1920’ler etraf hep tozluymuş hissi veren “Kurtuluş” gibi filmler çıkıyor. Türk tiyatrosunun duayeni bilmem neyi diye lanse edilen Rutkay Aziz taşrada üçüncü sınıf temsiller veren panayır kumpanyalarının yeteneksiz oyuncularından biraz daha iyi bir oyunculuk ile “körükörüne tiyatroseverler”in gönlüne, “aydın ve ilerici” olmanın verdiği avans ile yine “taht” kurabiliyor. Lafın kısası, demek ki yapılabiliyormuş hem de devlet desteği olmadan!.. Çağdaş, ilerici, katıksız kemalist sanatçılara iş çıktı, tabii üzerlerine alınırlarsa.
İkincisi: Atatürk’ün de eline diken batar, Atatürk’ün de eli kanarmış!.. Maalesef bu ikincisi daha acıklı bir problem. Birincisi çalışarak aşılabilecek birşeydi nitekim kısmen de olsa aşıldı. İkincisi bir zihniyet dönüşümünü gerektirir ki, bu dönüşümü isteyenlerin zihni dahi bu anlayışla şekillendiği için, bizatihi kendi içinde zor bir meseledir.
Atatürk’ün “tanrı” olmadığını anlamak için ilk kademe eğitimden epey uzaklaşmış, resmi tarihin tavsiye ettiği okumaların epey zıttı bazı şeyleri okumuş, bazı tehlikeli sularda düşünmüş olmak gerekir. Üniversitede öğretmenlik filan okuyanın iflah olması pek mümkün değildir zira bu fakülteler hali hazırda sistemin devridaimini sağlamaktadır.
Bu sularda gezinmek tehlikeli zira bu ülkede Atatürk’e “adam” demek üç yıldan başlıyor. Bir profesör halen bu itham ile yargılanıyor. Engin Ardıç’ın dediği gibi, Atatürk’ün memleketi emanet ettiği çemişler, hal-i pür-melal’lerinin farkında bile değiller, bu reklam filmine övgüler diziyorlar.
Sıtkı Bey,
Tevellüdü 80 sonrası birinin şu yorumu beni çok ümitlendirdi. Beypazarlı Reco’yu severdim, Sıtkı’yı da sevecek gibiyim.
Selamlar.
Benim merak ettigim bir soru var –daha dogrusu cevabini merak ediyorum:
Kemalizmin gercekten bir din oldugunu dusunen salih Musluman var midir acaba?
Müzmin Bey,
Ben Kemalizmin “saf” mensuplarınca bir din gibi görüldüğünü ama onların bunu fark etmediğini tahmin ediyorum. Bu konuda eski bir yazıda muharref İslamın ritüellerine çok benzer yönler olduğuna işaret etmiştim.
müslüman için tek din vardır oda İslam’dır
kemalizmi din olarak adlandırmak bir müslümana bence yakışmaz
ama korkunç bir gerçek kemalizm baya bi tarikat gibi bişey olmuş
ne bilim yeşilci sermayeden alış veriş yapmam,yobazın oğluna kızımı vermem tabirlerini Atatürkçü halkın! ağzından baya bir duyar hale geldik ne yalan söylim
Şu linkteydi
Bir de şu var
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=186800
9 Mayıs 2006
ben bu konuyu kaçırmışım
yok ya bunlar harbiden şaşırmış
ya işin en tarjikomik tarafı sanki.. sanki değil resmen öyle
Hz.Muhammed(s.a.v) efendimiz ile Atatürk’ü rakip yapmışlar
senin peygamberin mi?
benim önderim mi ?
Allah acilen akıl fikir versin
bide kaçırdıkları bir nokta var
Efendimizin ölümü tüm İslam Alemini yasa boğan bir olaydır yani beynelmineldir
Atatürk’ün ölümü ise Türküye Türklerini bağlar yöreseldir
Orta Asyalı bir soykardeşimiz Banane lan senin atandan diyebilir(diyebilir bi tarafa kesin öyle der :D)
Muzmin Bey,
Bize okulda Ataturk’un kopeginin ve atlarinin adini sormuslardi final sinavinda… Doru ile Karabas mi neydi… her neyse….
Anasinin,babasinin, kizkardesinin,evlatliklarinin isimlerinin bilindigi, kucukken karga kovaladiginin, savasta gogsune sarapnel carptiginin, leblebi rakiyi sevdiginin, bilmem hangi sarkida huzunlendiginin, karpuz cekirde siluetinin arandigi, her yerde veciz sozleri olan ve tum okullarda her sabah amentusu olarak tekrarlanan, heykellerinin golgesine isyeri acmanin ayip sayildigi , kabrine ziyaretci sayisinin ulkenin genelkurmay baskanliginin anasayfasinda duyruldugu birsey din degil ise nedir???
Eger o baska birsey ise bunun tarihte bu kadar uzun bir baska ornegi var midir?
Yok yok kesinlikle dindir… Aklima Kabe arabin olsun bize cankaya yeter geldi de
sayın fatih demir,
öğrencilik yıllarınız hangi dönemlere rastlar merak ettim
ben öğrenciyken Atatürk ismi dışında sadece aile bireylerinin isimlerini hatırlarım
napalım o kadar öğrettiler
hanımın isminin bile Latife olduğunu çok sonradan öğrenmişimdir.
şuraya bak atına,köpeğine kadar ezberletmişler
herhalde hayvanseverdi izlenimini vermeyi amaçlamış o günkü müfredaatı yapanlar. gerçi olabilir hayvanseverdir,insanseverdir,vatanseverdir de
bu kadarıda artık pesdir yani
yahu ben de seyrettim reklami hic de guzel oynamamis bilginer. resmen ezilmis rolun altinda. ne yapsin adamcagiz belki korkmustur belki de acayip tedirgindir. nitekim cocugun oyunculugu daha dogal ve samimi idi. belki kostner oynarsa daha iyi olur. yabanci biri icin daha az stress yapar herhalde.
Walla 80 ihtilali sonrasi yillar… genclige hitabetten, en bilinen ozlu sozlerine kadar herseyleri ezberlettiler…
Hatta Ataturk olmedi yuregimde yasiyor hala, uygarlik savasinda da bayragi o tasiyor… Basogretmen, baskumandan…
Hatayin derdi ile kahrolan, ulke meseleleri ile derdinden sigara ve raki icmekten siroz olan Yuce Turk… Isminin baska birine verilmesi yasak olan Onder… Kurtarici, Onder, Kilavuz, Mesih,Kuisatz Haderah, Muaddib!
Hatta ben universiteye kadar siniflardaki resimlerden bizleri izledigini bile sanirdim… Saga gitsen gozunun icine icine bakardi, sola gitsen bakardi… korkumuzdan kopye bile cekemezdik de Ataturkun resmine gore konum alirdik….
hey gidi hey… insanin Komiser Sekspir filmindeki gibi gidip atanin heykeline sarilip “cok cektim be atam, cok cektim be atam” diyesi geliyor… Huzunlendim yine… leblebi de yok ki bu gavurun memleketinde!
ooo baya eski demek ki her nekadar kabul etmesekde
eğitim sistemimizde gelişme var
anlamışlar Atatürk’ün köpeğinin,atının adıyla
hayvanseverlik bilinci kazandırılmaz
neyse nerden dönmüşlerse artık kâra geçtiklerini varsayalım
Fatih bey,
“Walla 80 ihtilali sonrasi yillar.”
İlginç bir durum.
Mister No,
Ilginc???
Ne bakimdan ilginc? Cocuklugunuzu Turkiyede gecirdiyseniz ilginc degil “normal” gelmesi gerekirdi…
Ben o donem bunlari yadirgayan amcamdan baska bir insan hatirlamiyorum. (Akinci o derlerdi , dinleme onu, ben de Osmanli akincilari ile karistirirdim… “Ne gozel adam akinci iste” derdim
)
İlginç olan şu, ihtilal yönetiminin bu kasıtlı yapmış olabileceği.
Ben buna katilmiyorum…
Bence bilakis o gune kadar bu sekilde yapilan egitim o tarihten itibaren “zorunlu din dersleri” ile falan obur yone cevrildi…
Cunku bilen bilir 80li yillarda solcular Ataturk’u cok agir elestirmislerdir…
Her neyse ne nasil oldudan daha cok onumuzde neler bizi bekliyor beni daha cok ilgilendiriyor su siralar…
o değilde bu hintli müslümanlar nolucak ? bunların paraları felan. hayır yarın bir gün gandi iki felan diye bi muhterem zat bi omurgalı hazret çıkar bunları ayaklandırır, ermeniler gibi türlü lobiler felan yaptıraraktan işbankası ve cehapeyi kemalistlerin ellerinden alırsa o zaman bu kemalistler napıcak ben onu düşünüyorum. olur, olur, olur..
bu arada fatih demir beyin sitesinin neden kapandığını çok merak ediorum. -kırmızı yazı gördüm- maili felan olmadığı için burdan sormak zorunda kaldım.
özür tüm wordpress komple yine gitmiş galiba bravo diorum. merakım geçti mide spazmı başladı bende elh. bugünleri de gördük.
adamolmaz’ın Haluk Bilginer hakkındaki yorumuna katılmıyorum. “içerik” olarak pek benzemese de “şeklen” atatürk’ü tutturmuşlar reklamda. 80 sonrası meselesine gelince; bendeniz de o gruba dahil biri olarak şunu söyleyeyim ki, atatürk hakkında bilmemiz “gerekmeyen” ne varsa hepsini biliyoruz. köpeklerinin adından tutun, kovaladığı kargalara kadar…
Kemalizm’in din olması meselesine dair birkaç kelime de edeyim elim değmişken: kemalistlerin pek hoşuna giden bu reklam, kemalizmin (en azından kemalistler tarafından bakınca) bir din olduğu kesin zira reklamdaki çocuğun soruları ve hayreti bunun ispatıdır: “senin eline diken batıyor mu? senin elin de kanıyor mu?” Cevap olarak da “batmaz mı? kanamaz mı?” deyip sonra “neyse sen bırak onu bunu da asıl şu mesele bilmem ne” diye lafı araya kaynatıyor (atatürk rolündeki) haluk bilginer. aslında orda kafasının tası atsa şöyle cevap verirdi: “tanrı mıyım ulen ben lavuk, tabi kanar elim”. mesela yani!..
eğer bu reklamda bir anormallik görmüyorsa insanlar, o zaman kemalizm bir dindir. yok anormalliğin farkında iseler, farkında olanlar için durum başkadır.
bilmem anlatabilemedim mi?
Türkücü Sümer Ezgü, ‘Sarı Zeybek’ şarkısına çekeceği klipte, Atatürk’ü canlandıracak. Klip için, Fatih Terim ve Hülya Koçyiğit gibi isimlere de davet gidecek..
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=291937/Sumer-Ezgu-klip-icin-Ataturk-olacak
[…] o noktada haklısınız. Malum, siteyi izleyenler bu şerefli göreve benim de talip olduğumu hemen hatırlayacaktır. Yani size sıra gelmesi zor. Hele de şu verdiğiniz pozla bırakın Atatürk’ü rahmetli […]